Sayfa 2 / 3 İlkİlk 123 SonSon
Toplam 40 mesajın 16-30 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #16
    Üye
    Rekursion Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.12-2003
    Son Giriş
    18.03-2017
    Saat
    16:40
    Yaşadığı Yer
    Alamanya
    Mesaj
    618
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    ilanin yeni anayasa ile ne kadar ilgili olup olmadigini bilemicem ama diledigin meslegi secebilme özgürlügünü, senin gercekten yapip yapamadiklarindan ziade etrafindaki insanlarin tasavvur etme kapasitesi () sinirlior malesef... bu üzücü bishi, evet... ama bundan daha da üzücü olani, bunun "herkes" tarafindan normal karshilanip sorgusuz shartsiz pat diye kabul görmesi... aynen sevgili hozgul'ün dedigi gibi, bashka türlüsünü hak etmioz mu ne?! ...


    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: hozgul Mesajı Gör
    Şu pozitif ayrımcılık yerine eşitlik ilkesi konusunda enerji harcıyaydık şimdi başka şeyler konuşuyor olacaktık.
    demeden edemicem; sevdim "seni" arkadashim ...



    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: OturanBoğa Mesajı Gör
    "sakatlar bu ilana başvuramaz, sakatlar sadece onlar için yapılan ilanlara başvurabilir" denseydi, işte o zaman bu tavır TCK ve anayasaya eklenen madde sayesinde cezalandırılırdı ve kişinin işe alımı dava süreciyle gerçekleştirilirdi. Anayasaya eklenen madde İMKB'nin, "ama ben sakatlar için pozitif ayrımcılık yaptım, sakat kadrosu açtım, oraya başvursunlar" demesinin önüne geçiyor.
    shu cümle mi gecicek bunun önüne, bogambogam?
    “Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.”
    gördüklerini bir de ben görebilsem ... madde 10'un diger (eski) kisminda bu tedbirlerin, "toplumsal yashama katilip ondan faydalanabilme konusundaki firsat eshitligini saglamak icin alinan tedbirler" ve/veya "birey icin eshitlik ilkesini garanti altina alma amaciyla alinan tedbirler" oldugu falan yaziodur umarim... yoksa o tedbirleri diledigin yere cekebilirsin ... cocuklarla ayni baglamda anilioz ne de olsa - aklima tuhaf tuhaf sheyler gelio walla ... her tarafimiz pamuklarla sarili, el üstünde tutularak güven ve huzur icinde calishabilicemiz sakat kadrosu dishinda calishtirilmamak gibi bi tedbir bu tanima pek de aykiri degil gibi gelio bana...

    ha! bu baglamda - ince eleyip sik dokuosun diceksiniz belki bana ama - shu "sayilmaz" sözcügüne de uyuz oldum... "(...) alınacak tedbirler, o insanlari eşitlik ilkesinin dishina itmemek icindir” filan gibi daha net bishe yazmaliydi bence orada... ne demek "saylimaz", peh!... ("aslinda aykiridir ama biz göz yumup saymayalim hade ki büyüklük bizde kalsin" demedikleri kalmish bitek )...

    bishi daha kafami karishtirio, onu da söylim tamam; shehitlerin dul ve yetimleri icin alinan tedbirlerle sakatlar icin alinan / alinmasi gereken tedbirler ayni kefeye konulabilir mi?... konulmali mi sizce... bence farkli sheyler bunlar...


    sevgiler ...

  2. #17
    Üye
    alanya Avatarı

    Üyelik Tarihi
    07.07-2010
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    00:56
    Yaşadığı Yer
    Antalya - Alanya
    Mesaj
    379
    Alınan Beğeniler
    7
    Verilen Beğeniler
    5
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Evetçi arkadaşlar neredesiniz bakın işte size ikiyüzlü bir pozitif ayrımcılık örneği daha...

    Gerçi siz yine körü körüne savunacaksınız bunları.

    Ama sadece oylarınızı almak için anayasaya uyduruk madde koyanların, yasaya aykırı bir biçimde 38.000 engelli kadrosunu keyfiyen boş tutmaları bile size bunların ikiyüzlü olduğunu anlatmıyorsa ben size ne desem boş...

    Bu arada hayata dair (iş, evlilik, sosyal konular vb.) her konu anayasayla düzenlenir. İşinize geldimi bu anayasaya aykırı diyeceksiniz, işinize gelmedimi bu konunun anayasayla ilgili olmadığını söyleyeceksiniz...

    Yok öyle yağma, kısaca biz futbol takımı tutar gibi siyasi parti tutuyoruz desenize şuna...

  3. #18
    Üye
    İdeal Avatarı

    Üyelik Tarihi
    03.11-2008
    Son Giriş
    04.12-2017
    Saat
    16:36
    Yaşadığı Yer
    Türkiye
    Mesaj
    160
    Alınan Beğeniler
    11
    Verilen Beğeniler
    13
    Blog Mesajları
    11

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Pozitif ayrımcılık fazladan bir hak değildir. Sadece herkesle gerçekten eşit olunabilmesinin garanti altına alınmasıdır

  4. #19
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    08:56
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.873
    Alınan Beğeniler
    935
    Verilen Beğeniler
    1.229

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Hakan, "Şu pozitif ayrımcılık yerine eşitlik ilkesi konusunda enerji harcıyaydık şimdi başka şeyler konuşuyor olacaktık." sözüne kısmen katılıyorum, ama şunu unutmadan: Bu pozitif ayrımcılık için "biz" yani sivil toplum örgütleri anayasa aşamasında hiç bir enerji harcamadık. Ayrıca "pozitif hak"tan tümden vazgeçmek çok radikal bir hukuki tercih. Bunu sosyolojik olarak tartışabiliriz ve büyük olasılıkla senle çok yakın görüşlerimiz olur, ama pozitif haklardan vazgeçmek konusunda gündelik yaşama dair konuştuk mu, o zaman bu hakların kaldırılmasına tümden karşı olurum. "Yarışabilirlik" "gölge etme başka ihsan istemem" mantığı eğitim ve çevre konusunda belli bir yol katetmiş sakatlar için kulağa hoş gelse de, çok çok çok çok geniş bir kesim için faciaya yol açar. Bu "pozitif ayrımcılık" konusuna dair bir yazı yazayım kısa sürede, onun üzerinden tartışalım..

    AKP için en temel eleştirim benim, adamlar kafalarına göre düzenlemeler yapıyorlar ama "bizlere" sorup bizim görüşlerimizden "etkilenmiyor"lar. Bu anayasa değişikliğinde de böyle oldu. Yeni anayasa konuşulurken bu tongaya düşmeyelim... Sizler KASDER olarak veya işte diğer örgütler olarak bir çalışma yapıyorsanız bu konuda, lütfen bizimle paylaşın ve burada da tartışılmasını sağlayın. Böylece anayasa tartışmaları başladığında ne istediğimiz konusundan net olabiliriz...

    Rekumrekum, demişsin ki: shu cümle mi gecicek bunun önüne, bogambogam? “Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.”

    Madde madde sıralarsam karışık anlatmamış olurum:
    1- Buradaki ilanın ve İMKB'nin yaptığı ayrımcılığın anayasada yapılan değişiklikle bir ilgisi olmadığını söylüyorum ben. Hakan "var" meailinde yazınca, ona istinaden;
    2- Bu haliyle ilgisi yok, ama sıradan bir ilana bir sakat başvursaydı ve İMKB bu başvuruyu "sakatsın" diye reddetseydi, o zaman işlediği suçun yanı sıra anayasadaki değişiklik de lehimize kullanılabilirdi:
    3- İMKB "sakatlar için sakat kadrolarımız var" diyecekti büyük olasılıkla, işte o zaman biz de "alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz" madddesine dayanarak, "bize sağlanan pozitif hak varolan negatif hakkımıza halel getirmez" diyebiliriz...
    İlle de anayasa bağlamında konuşacaksak, ancak bu temellendirmeyle olabilir diyorum yani...

    Ha, bu anaysadak varolan maddeler ya da yapılan değişiklikler bence ideal olan mı? Tabii ki hayır. Bence en ideal 100'se, varolan hal 5'tir! Yani yapılması gereken çooook şey vardır.

    Not: Düşünüyorum da, aslında derdim AKP'Nin sahiden herkesi ikna edecek şekilde sağlam temellendirilerek eleştirilmemesi. AKP gibi neoliberal bir partiyi eleştirmek için İMKB'nin bilmem ne zaman yayınladığı iş ilanına ihtiyaç duyulmamalı, bu ilanı gösterip "ne oldu anayasa" denmemeli. Bu çok sığ geliyor bana... Yukarıda da yazdım, madem ideali arıyoruz, madem AKP'nin sakatları dinlememesini eleştiriyoruz; e hadi o zaman yeni anayasaya dair tüm önerilerimizi madde madde tartışalım ve belirleyelim. Bunu hem STK'lar arası görüşmelerle hem de bu platformda tartışarak olgunlaştıralım. Bu hem daha politik geliyor bana hem de akıllıca.

  5. #20
    Üye
    farukt Avatarı

    Gerçek Adı
    faruk
    Üyelik Tarihi
    29.04-2010
    Son Giriş
    06.09-2017
    Saat
    16:32
    Yaşadığı Yer
    mersin
    Mesaj
    145
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ne alakası var şimdi kardeşim anayasyla filan bunun , şimdi kalkıpda her meselleyii anayasayaya , referanduma baglamak hoş degil ,hem girmediki yasal düzenleme henüz kitaba.....

  6. #21
    Üye
    bulutus Avatarı

    Gerçek Adı
    aşkın
    Üyelik Tarihi
    05.10-2010
    Son Giriş
    12.12-2011
    Saat
    21:30
    Mesaj
    71
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Herkese Merhaba...
    Ben 8 yıl Büyük bir banakada İdari işlerde çalıştım ve evlilik nedeniyle ayrıldım..
    bugün bir bankanın sitesinde İdari işler Araç yetkilisi arandığını gördümki bu benim işim,insan kaynaklarını aradım durumu belirttim bana verdikleri cevap bağırasım geldi,engellileri ancak şube muhaberat elamanı olarak işe aldıklarını belirttiler..
    şu an kendimi zor tutuyorum insan kaynakları yöneticisini arayarak tekrar konuşmamak için...
    ne yaparsak yapalım bizi kabul etmiycekler....

  7. #22
    Üye
    evlekli Avatarı

    Üyelik Tarihi
    03.09-2008
    Son Giriş
    13.12-2014
    Saat
    01:14
    Mesaj
    75
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Yeni ana yasa da engellilere mücdeler olsun diyorladi ne mücdesi olacak bir gelişme yok sanirim bence milyonlarca engellinin düygülariyla oynadilar engelilere mücde felan vermeyecekler

  8. #23
    Üye
    düşle Avatarı

    Üyelik Tarihi
    30.12-2009
    Son Giriş
    10.12-2017
    Saat
    22:59
    Yaşadığı Yer
    06
    Mesaj
    257
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    10
    Blog Mesajları
    4

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bankaların engelli ayıbı!, Star Gazetesi
    "Sadece bir bankanın özürlü çalıştırmamak için geçen yıl 9.6 milyon lira ceza ödemeye razı" paralar nereye gidiyor? Onu ogrenmek mumkun mu?

  9. #24
    Editör
    hozgul Avatarı

    Gerçek Adı
    Hakan Özgül
    Üyelik Tarihi
    18.02-2010
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    01:52
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    678
    Alınan Beğeniler
    182
    Verilen Beğeniler
    72

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Değerli Arkadaşlar,

    Son Anayasa değişikliğinin eşitliği tesis etmeyi amaçlamadığını ifade etmiştik. Pozitif ayrımcılık üzerine dödürülen tartışmaların ilerleyen günlerde sonuçlarını göreceğimizi söylemiştik. Aşağıda bir ilan var. 6. maddesine lütfen göz atın. Selamlar, Hakan

    http://www.tbmm.gov.tr/duyurular/bel...si_12_2010.pdf

    TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINDAN
    Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreterliği Teşkilatının yasama hizmetlerinde çalıştırılmak üzere, yarışma ve yeterlik sınavı ile (40) uzman yardımcısı alınacaktır.
    [...]
    6. Devamlı olarak görev yapmasına engel olabilecek, daimi vücut ya da akıl hastalığı ile vücut sakatlığı ya da özrü bulunmamak,
    [...]

  10. #25
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    08:56
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.873
    Alınan Beğeniler
    935
    Verilen Beğeniler
    1.229

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Hakan, burada sorun olan şeyi anlamadım? Başvurulan işi yapmaya mani bbir sakatlık varsa bu kişilerin başvurmamasından daha doğal bir şey olabilir mi? Bildiğim kadarıyla işi yapıp yapamayacağına dair veriyi de sağlık raporları sağlıyor? Yanılıyor muyum? Ben mi bişeyleri atladım?

  11. #26
    Editör
    hozgul Avatarı

    Gerçek Adı
    Hakan Özgül
    Üyelik Tarihi
    18.02-2010
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    01:52
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    678
    Alınan Beğeniler
    182
    Verilen Beğeniler
    72

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Merhaba Bülent,

    Aslında çok açık. Devlet uzman yardımcısı alacak. Şartlarını sıralamış. Fakülte, yabancı dil vs... ama 6. madde diyor ki özürlüysen gelme. Şimdi siz tekerlekli sandalye kullanıyorsunuz. Tüm aranan özelliklere sahipsiniz. İşveren diyorki alamam çünkü daimi sakatlığın var. Devamlı olarak görev yapmasına engel kusuru olmayacak ve özrü olmayacak. Bu ifade doğrudan ayrımcılıktır. Öte yandan işi yapıp yapamayacağına işveren nasıl karar veriyor? Şimdi bende diyorum ki Bülent web sayfasında yazamaz. Benim kanaatim yazamayacağınız yönünde. Pardon da siz hangi ehliyetle hangi işi yapıp hangi işi yapamayacağıma karar veriyorsunuz? 40 bin kadro neden boş? işçilerde 23 bin kadro neden boş. bu tür ilanlar da engellileri engellemiyor mu? Hiçbir gelişmiş memlekette uzman arıyorum ama sakat olursa alamam diyemezsiniz. derseniz canınızı okurlar. ama biz iyi niyetle "ya vardır bir hikmeti" diye düşündük, düşünmeye devam ediyoruz. Tecrit ediliyoruz.

    Ayrımcılık: Aynı durumdaki kişilere farklı, farklı durumdaki kişilere aynı iş, işlem ve muamele yapmak. Sizce bu tanıma yukarıdaki ilan girmez mi?

  12. #27
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    08:56
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.873
    Alınan Beğeniler
    935
    Verilen Beğeniler
    1.229

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sen hukuki olarak daha iyi bilirsin bu dili tabii ki, ama ben bu ifadeden ("Devamlı olarak görev yapmasına engel olabilecek, daimi vücut ya da akıl hastalığı ile vücut sakatlığı ya da özrü bulunmamak") açık olarak şunu anlıyorum: devamlı-olarak-görev-yapmaya-engel-bir-sakatlık-hastalık-olmamak.
    Yani sakat olup olmamak değil burada kısıtlama, şart olarak konan şey, bahsi geçen görevi yapmaya engel bir sakatlığın olup olmaması.

    Ha, buna kim karar verecek? Yani "bu kişi bu görevi yapamaz" diye kim karar verecek, bu soru sorulmalı tabii.

    Eskiden MEB'de mesela Ankara'da toplanan bir heyet karar verirdi. Sonra bu heyet bu işi bıraktı, belirleyici olan sağlık raporudur denildi. Aynı şekilde, yeni atamalarda da belirleyici olan şey sağlık raporları oluyor. Buradan bakınca, "çalışmaya mani bir durumu bulunmamaktadır. Bedenen xxx koşullarda çalıştırılamaz" vb. ibareli raporlar istihdam için iş görür.

    Ha, buna rağmen kurumlar "yok kardeşim sen sakatsın" der ve işe alım sürecinde ayrımcılık yaparsa, malum, suç işlemiş olur ve hakkında hem ceza davası açılır hem de kararın geri alınması için idare dava edilir...

    Yanılıyor muyum?

  13. #28
    Editör
    hozgul Avatarı

    Gerçek Adı
    Hakan Özgül
    Üyelik Tarihi
    18.02-2010
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    01:52
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    678
    Alınan Beğeniler
    182
    Verilen Beğeniler
    72

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Mesut B., Derya Y., SGK, Maliye Muhakemat Müdürlüğü. Bu yazdığım isim ve kuruluşlar tıpkı dediğin gibi oldu. Başvuru yaptılar, kazandılar ama atamaları yapılmadı. Hem de bazılarını Danıştay kararı ile. Mesela Mesut ve Derya'nın davalarında başvuru yapılamaz diye bir ifade yoktu. Gerekçe nedir biliyor musunuz? Siz engelliler için açılmış KPSS'ye değil de normal KPSS'ye girmişsiniz. Eee, ne var yani dediler, ama yetmedi. TBMM'nin yayında ise en başında böyle bir ifadeye yer veriyorlar ki baştan meseleyi çözmek için.

    Sevgili Bülent,

    En çok ne dokunuyor biliyor musunuz? Yapanın yanına kâr kalmıyor mu, işte çileden çıkıyorum. Daha önce de söylemiş olmalıyım. Türkiye'de engelliler 1950'lerde Birleşik Devletlerdeki siyahi vatandaşların durumunda. Birleşik Devletlerde bu ayrımcılığın içinde kin ve nefret vardı. Türkiye'de ise bu duygulardan uzak. Daha çok cehalet, yardım etme, koruma, merhamet ve acıma duygusu ile yaklaşım var. çok büyük kentlerden birinin vali yardımcısı bana dedi ki: size acısınlar, merhamet etsinler, yardım etsinler. bunlar bizim milli duygularımızdır ne var ki bunda? Neden rahatsız oluyorsunuz? Meseleye onlar böyle bakıyorlar. Kattiyetle bir insan hakkı meselesiyle yaklaşmıyorlar. Tıbbi model hep önde. Sakat bu işi yapamaz. Sınava giremez. Şimdi söyleyeceğimi meslek gruplarını aşaladığım için söylemiyorum ama ya hademe ya da santral memuru olur derler. Bir tane uzman yok, uzman yardımcısı yok, hakim savcı hiç yok. Genel müdür namevcut. Resmen ve resmi bir tecrit.
    Selamlar,
    Hakan

  14. #29
    Üye
    Kalem Avatarı

    Gerçek Adı
    Melek
    Üyelik Tarihi
    18.07-2010
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    00:58
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    11.631
    Alınan Beğeniler
    329
    Verilen Beğeniler
    89

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bahsedilen Danıştay kararlarından birini buldum. Başka varsa sonra tarayacağım...
    Önemli gördüğüm ilgili yeri kopyalamak istiyorum:

    "...
    Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği düşünüldü:
    Dava, Kamu Personeli Seçme Sınavını kazanarak Sosyal Sigortalar Kurumu Hatay İl Müdürlüğüne memur olarak yerleştirilmesi yapılan davacının atamasının yapılmamasına ilişkin 27.1.2005 tarihli işlemin iptali ve mahrum kalınan parasal haklarının işlem tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.
    Ankara 10. İdare Mahkemesinin 28.2.2006 günlü, E.2005/523, K:2006/510 sayılı kararıyla; ÖSYM tarafından duyurulan tercih klavuzunda davacının yerleştirmesinin yapıldığı kadronun atama şartları arasında özürlülük durumuna ilişkin bir koşula yer verilmediğinden, raporunda özürlü olarak işe girmesine mani bir hali bulunmayan davacının, KPS Sınavında yüksek bir puan alarak atamaya hak kazandığı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptali ve mahrum kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı 3.3.2005 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmiştir.
    Davalı idare; ilan edilen kadronun özürlüler için olmadığını ileri sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.
    657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinde; Devlet memurluğuna alınacaklarda aranılacak genel ve özel şartlar belirtilmiş ve'' 53 üncü madde hükümleri saklı kalmak kaydı ile'' denilerek özürlülerin Devlet memurluğuna alınmalarına olanak tanınmış olup..."
    ALMIŞ OLDUĞU SAĞLIK RAPORUNDA ÖZÜRLÜ OLARAK İŞE GİREBİLECEĞİ BELİRTİLEN DAVACININ, GENEL SINAV SONUCU YERLEŞTİRİLDİĞİ KADROYA ATAMASININ YAPILMAMASINDA HUKUKA AYKIRILIK BULUNMADIĞI HK.<
    Danıştay 12. Daire; Karar yılı: 2006, Karar No:4487, Esas yılı: 2006, Esas NO: 2864, Karar tarihi: 08/11/ 2006
    Sunulan gerekçelerle Danıştay'ın böyle karar alması çok normal. Kararı incelediğinizd göreceğiniz gibi 657 sayılı Kanun 48. maddesindeki "53 üncü madde hükümleri saklı kalmak kaydı ile'' ibaresine ve 53. maddeye atıfta bulunulmuş.
    Böyle bir gerekçeye dayandırılan (ÖSYM tarafından duyurulan tercih klavuzunda davacının yerleştirmesinin yapıldığı kadronun atama şartları arasında özürlülük durumuna ilişkin bir koşula yer verilmediğinden, raporunda özürlü olarak işe girmesine mani bir hali bulunmayan davacının) bir itiraz Danıştay tarafından tabi ki reddedilir. Çünkü Ortada 657 sayılı Kanun 48. madde var. Mahkeme mevzuata bakar. Mevzuat neyse o yönde karar verir. Fakat işin ilginç tarafı İş Kanunu 30. maddedeki değişikliğin bir ayrımcılığa yol açacagını düşünen bir mantığı burada niçin kuramıyoruz?
    657'deki 53. madde; engelliler için alınmış bir tedbir olarak 10. maddede değişiklik yapılmadan önce Anayasa'ya göre eşitlik ilkesini bozan pozitif bir ayrımcılık olarak yorumlanabilir (Daha önceki Anayasa'nın eşitlik ilkesine göre eşitliği bozan bir madde bu) ve bu madde, Anayasa'daki yapılan dğişiklikle eşitliği bozan bir madde olmaktan çıkmıştır.
    Çünkü Anayasa'nın 10. maddesi engelliler için alınan tedbirlerin eşitlik ilkesini bozmayacağını söyler.
    Ve hiçbir şekilde "engellileri ayrı ayrı kategoride değerlendir" anlamına gelmez. Çünkü Anayasa'nın aynı maddenin 1. fıkrasına göre, "Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım
    gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. "
    KPSS sınavlarına normal olarak özürlüler de girer. Aranan niteliklere uygunsa atanabilir. Bunun aksine bir hüküm yok zaten. Atamaların yapılması konusunda atıfta bulunulan mevzuat bellidir. Aranan niteliklere uygun olmadığı takdirde ataması yapılmayabiliyor. Ama bunun dayanak noktası özürlülerin ayrı sınava girmesinin gerektiği asla olamaz.
    Dayanak alınan özürlü sağlık raporunda açık ve net bir şekilde özürlünün çalışıp çalışamayacağı alanlar belirlenir ve ilgili kamu kuruluşu yorumlar ( sorun da bu yorumdan çıkıyor zaten), niteliklere uyuyorsa özürlü bile olsa atama yapar. Fakat burada sorun mevzuattan öte kamu kuruluşlarının engelliye bakış açısındadır.
    Yani böyle yorumlara ayrımcı ve eşitsiz bakan bir görüşün hakim olduğu doğru.
    Özürlüler için yapılan pozitif düznlemelere bakarak "siz sadece özürlüler için açılmış kadrolara ve sınavlara girebilirsiniz" demek, Anayasa'nın 10. maddesine aykırıdır.
    Çünkü eşitliği bozuyor ve ayrımcılığı körüklüyor. Özürlüler için alınan tedbirler, Anayasa 10. maddesi'nin 1. Fıkrasının yanında bir artıdır sadece.
    Pek anlatamamış olabilirim ama bu konuya dair mevzuatı ve uygulamaları araştırmaya devam ediyorum. Zaman zaman katılacagım bu tartışmaya.
    Bu olaya çok benzettiğim İş Kanunu 30. madde değişikliğine itiraz gerekçeleri mesela. Orada ayrımcılık yapılıyor, toplum içinde ayrı kamplar açılıyor diye rahatlıkla karşı çıkan mantık sırtını neye dayıyorsa burada da sırtını aynı yere dayayabilir.
    Ve, yenii bir adres: Anayasa'nın 10. maddesi
    ...
    OSYM KPSS 2010-1 Klavuzu'nda aşağıda kopyaladığım alıntıya da bakalım. Danıştay, kararında sunulan gerekçeye karşılık, 657 sayılı Kanun'un 48. maddesini dayanak almış. Klavuzda geçen genel ve diğer şartlar da zaten aynı Kanun 48. ve 53. maddeye göre hazırlanmıştır.

    BAŞVURU GENEL ŞARTLARI VE DİĞER HUSUSLAR
    Kamu kurum ve kuruluşlarının boş kadrolarına yerleştirilmek için yapılacak başvurularda
    uyulması gereken genel ve özel koşullar aşağıdadır. Tercihler yapılmadan önce aşağıdaki
    koşulların dikkatle okunması son derece önemlidir.
    1. BAŞVURMA GENEL ŞARTLARI
    İlan edilen kadro veya pozisyonlara atanmak için başvuracak adayların aşağıdaki genel şartlara
    sahip olmaları gerekmektedir.
    ...
    6) Kılavuzda yer alan “pozisyonları” tercih edecek adaylar için;
    Görevini devamlı yapmasına engel olabilecek vücut veya akıl hastalığı veya vücut sakatlığı
    ile özürlü bulunmamak. (Hangi görevin devamlı yapılmasına, hangi vücut veya akıl hastalığı
    veya vücut sakatlığının engel olacağına resmi sağlık kurullarından alınan raporların
    incelenmesi suretiyle ilgili kurumlar tarafından karar verilecektir.)
    Kılavuzda yer alan “kadroları” tercih edecek adaylar için;
    Görevini devamlı yapmasına engel olabilecek akıl hastalığı bulunmamak.
    7) Tercih edilecek kadro veya pozisyonlar için aranan diğer başvuru şartlarını taşımak

    ÖZÜRLÜ ADAYLARIN DİKKATİNE:
    Özürlü statüsündeki adayların, kamu kurum ve kuruluşların bu kılavuzda yer alan kadro veya
    pozisyonlarını tercih etmeleri halinde, puanları ve tercihleri çerçevesinde yerleştirilmeleri
    mümkün bulunmakla birlikte, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve bu Kanun’un 53 üncü
    maddesinin birinci fıkrası hükmü gereği hazırlanan Özürlülerin Devlet Memurluğuna Alınma
    Şartları İle Yapılacak Yarışma Sınavları Hakkında Yönetmelikte özürlü memur istihdamı ayrıca
    düzenlenmiş olup, buna göre kamu kurum ve kuruluşları toplam dolu kadro sayılarının (taşra
    teşkilatı dâhil) %3’ü oranında özürlü çalıştırmak zorunda olduklarından, bu suretle istihdam
    edilecek özürlüler için özürlü açığı bulunduğu sürece her yılın Nisan-Mayıs, Temmuz-Ağustos,
    Ekim-Kasım dönemlerinden bir veya bir kaçında kurumsal bazda ayrı bir sınav uygulaması
    yapılmaktadır.
    Memur olmak isteyen özürlü vatandaşların; özürlü kontenjanı çerçevesinde Özürlülerin Devlet
    Memurluğuna Alınma Şartları ile Yapılacak Yarışma Sınavları Hakkında Yönetmelikte belirtilen
    prosedür çerçevesinde ilan edilecek kamu kurum ve kuruluşlarına ait kadrolara atanabilmeleri
    için bu kurum ve kuruluşlara başvurmaları ve ilgili kurum veya kuruluşlarca yapılacak sınavlarda
    başarılı olmaları halinde memur olarak istihdam edilmeleri de mümkün olabilecektir

    http://www.osym.gov.tr/dosya/1-53020...klama20101.pdf
    NOT: Sorun tesbiti ve çözüm önerileri için bu tartışmaları önemsiyorum.

  15. #30
    Üye
    Kalem Avatarı

    Gerçek Adı
    Melek
    Üyelik Tarihi
    18.07-2010
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    00:58
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    11.631
    Alınan Beğeniler
    329
    Verilen Beğeniler
    89

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    BİR NOT DAHA: Devlet memurluğuna alınacaklarda aranan genel ve özel şartlarda 657 Sayılı Kanun 48. madde esas alınır. 48. maddenin engellilerle ilgili fıkrası:

    "7. 53 üncü madde hükümleri saklı kalmak kaydı ile görevini devamlı yapmasına engel olabilecek ... akıl hastalığı ... bulunmamak."
    657 sayılı Kanun'a göre kapsama dahil olan tüm kamu kurum ve kuruluşları 48. maddeyi dikkate almak zorundadır. Ayrı ayrı bu uygulamayı kurum ilanları bazında göstermeye gerek yok.

    Ayrıca yine aynı Kanun 53. madde der ki:
    "Madde 53 - Mevzuata uygun olmak kaydıyla; özürlülerin mesleklerine uygun münhal kadrolara atanması, mesleklerini icra veya infaza yardımcı araç ve gerecin kurumlarınca temin edilmesi esastır. Özürlülerin Devlet memurluğuna alınma şartları ile hangi işlerde çalıştırılacakları, mesleklerini icra ve infazda hangi yardımcı araç ve gereçlerin kurumlarınca temin edileceği, zihinsel özürlülerin hangi görevlere atanmasında asgari eğitim şartından istisna edileceği hususları Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Özürlüler İdaresi Başkanlığı ve Devlet Personel Başkanlığınca müştereken hazırlanacak yönetmelikle düzenlenir.
    (Ek fıkra: 30/05/1997 - KHK-572/15 md.) Kurum ve kuruluşlar bu Kanuna göre çalıştırdıkları personele ait kadrolarda %3 oranında özürlü çalıştırmak zorundadır. %3'ün hesaplanmasında ilgili kurum veya kuruluşun (taşra teşkilatı dahil) toplam dolu kadro sayısı dikkate alınır.
    (Ek fıkra: 30/05/1997 - KHK-572/15 md.) Kurum ve kuruluşlar, çalıştırdıkları ve işten ayrılan özürlü personel sayısını üç ayda bir Devlet Personel Başkanlığına bildirmekle yükümlüdür. Bu Kanun kapsamındaki kurum ve kuruluşlarda, ikinci fıkrada tespit edilen oranda özürlü personel çalıştırma yükümlülüğünün yerine getirilmesinin takip ve denetiminden Devlet Personel Başkanlığı sorumludur."

    48.maddeye göre özürlüler için 53. maddedeki hakları saklıdır. Zaten özürlüler için alınan tedbirlerle ilgili olan maddelerden biri de budur.

    Ayrıca konumuz ile ilgili aynı Kanun 26. maddeyi de buraya kopyalamak lazım:

    "HAK İDDİA EDİLEMEYECEK DURUMLAR
    Madde 26 - KPSS'de yüksek puan almak, kamu kurum ve kuruluşlarında görev almada tek başına bir hak teşkil etmez.
    Yanlış, yanıltıcı veya yalan beyanda bulunanlar ile Başvuru Belgesi'nde ve Tercih Formu'nda kodlanmayan, yanlış kodlanan veya tutarsızlık bulunan bilgiler yüzünden yerleştirmesi yapılamayan veya daha alt tercihlerine yerleştirilen adaylar, bu durumdan dolayı bir hak iddia edemez.
    Kamu kurum ve kuruluşlarının atama için öngördükleri koşulları karşılayamayan adaylar, yerleştirmeden doğan tüm haklarını kaybederler."




Sayfa 2 / 3 İlkİlk 123 SonSon