Toplam 4 mesajın 1-4 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    spastik Avatarı

    Gerçek Adı
    Oğuz
    Üyelik Tarihi
    15.09-2005
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    01:36
    Yaşadığı Yer
    samsun
    Mesaj
    468
    Alınan Beğeniler
    106
    Verilen Beğeniler
    24

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Hayal

    Herkes eminim hayatında bir dönem yada dönem dönem yasamındaki imkanların yada imkansızlıkların farklı olsaydı ne kadar farklı bir insan olabileceğini yada olduğun insandan çok uzak bir insan olabileceğini hayal etmiştir. Örneğin fakir bir ailenin çocuğu olarak büyüyen birisi yatağa yattığında zengin bir ailenin çocuğu olsaydım acaba nerede olabilirdim, bu beni ne kadar değişik bir insan yapardı, yada olduğum yerde çok farklı bir yerde olabilir diye hayal edebilir. Yada bunun tam terside geçerli. Aslında bu insan gelişiminin bir parçası yasamın her döneminde yada an an varoluşunu sorgulayan bir yapı insan beyni.
    Özellikle insan hayatında önemli kırılma noktaları olduğunda bu düşünceler daha da ağır basıyor insan zihninde bütün olasılıkları düşünüyor, bazen mutlu bazen de mutsuz etse de. Kırılma noktası ne kadar derin ise düşüncelerde bir o kadar derinleşiyor zamanla içinde çıkılmaz bir sarmana dönüşüyor. Sorular soruları kovalıyor daha sonra yargılamalar suçlamalar yargısız infazlar yapılıyor, bazen benliğe bazen karşı benliğe bazen ise tanrıya. Arabesk toplumda içimizdeki kırılganlıkların acısını genelde kendimizden çıkarmak yada karşı tarafı suçlamak gibi de bir eğilimimiz var.
    İşte tamda bu noktada beni ilgilendiren kırılma noktası geliyor aklıma. Bu kırılma noktası sanırım burada olan insanların ortak kırılma noktası. Yani engellimiz yada engellerimiz. Bir engele sahibiz doğuştan yada sonrada, bir kişiliğimiz ve benliğimiz bir meslek sahibiyiz bir şehirde yaşıyoruz beğenilerimiz ve beğenmediğimiz şeyler var, evliyiz yada evlenmek üzereyiz yada bir birlikteliğimiz var , geride yasamış , yaşanmamış, yarıda kalmış aşklarımız var, beğendik yada beğenilmedik, hoşlandık hoşlanmadık.

    Gerçekten bunların hepsi ne kadar bize ait değerler. Ne kadarı bizim elimizde idi yada ne kadarı içinde bulunduğumuz fiziksel şartlar altında şekillendi yada şekillenmedi. Dünden getirdiklerimiz şartlar farklı olsaydı bugün için içinde yaşadığımız şey olur muydu. Ben ilk önce kendim için soruyorum. Ortada bir oğuz var işi olan beğenileri olan geçmişte ve şimdide hayatında insanlar olan. Belli bir kentte yasayan. Peki engelli olmasaydı şimdi olduğu oğuz olur muydu şimdi olduğu yerde olur muydu? Şimdiki mesleği olur muydu.şimdi aşık olduğu kişilere aşık olur muydu şimdi yaptığı işi yaparmıydı.şimdi yaşadığı kentte yasarmıydı.
    Hepinize zaman zaman yasadığınız beden ruhunuza dar geldiği olmuyor mu? Ve yabancılaşmıyor musun zaman geçtikce kendinize???????

  2. #2
    Üye
    everest Avatarı

    Üyelik Tarihi
    20.03-2008
    Son Giriş
    25.06-2009
    Saat
    14:30
    Mesaj
    12
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    beden ruha nasıl dar gelir...

    bence insan neyi isteyip neyi isteyemeyeceğininin sınırlarını iyi bilmeli, aksi pek tabii hayal kırıklığıdır, ezikliktir, kederdir...

    bir kişi bir kapıdan red edildi ise aynı kapıyı 40 kez aynı koşullar altında tekrar tekrar çalmak yerine red edilişinin nedenlerini iyi bir şekilde etüt edip eksiklerini giderecek formullerle farklı kapıları farklı koşullar yaratarak şansını başka türlü denemeli...

  3. #3
    Üye
    mezopotamyali kederi Avatarı

    Gerçek Adı
    ASYA
    Üyelik Tarihi
    02.02-2008
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.371
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    "Bir ben var bende,benden içeri..."

    "Bir ben var ki benim içimde... Benden öte benden ziyade..."

    Birileri bunu bizden yüzyıllar önce düşünmüş hatta dile dökmüş.İnsan değişiyor ama bazı düşüncelerin bazı çatışmaların bazı hesaplaşmaların üstünden zaman geçmiyor.

  4. #4
    Üye
    spastik Avatarı

    Gerçek Adı
    Oğuz
    Üyelik Tarihi
    15.09-2005
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    01:36
    Yaşadığı Yer
    samsun
    Mesaj
    468
    Alınan Beğeniler
    106
    Verilen Beğeniler
    24

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Zaman geçiyor mu. Yoksa zaman buldozer gibi üzerimizden mi geçiyor.hayatımız yada hayallerimizin,geçmişimiziz yada geleceğimizin.hangi bahane avutur gençliğimizi,hangi ilaç geriye getirir gecen yılları yada yıllarımızı mı desem yada o yıllar gerçekten bizim mi.kaç mevsim aşk pazarında geçti yalanlarla ve düş sattık aldanmışlara. Kaç kere uçurduk hayallerimizi sereserpe. Kaç sefer boşverebildik yaşamımızı geldiği gibi olsun diyebildik kadere bırakabildik inansakta inanmazsakta kaç sefer o bizim kaderemizin olabildi yada. Kaç sefer hayatımız önümüzden öylece akıverdi ve biz kaç sefer öyle donuk gözlerle izledik o hayatı ve o hayat kiminse.