Sayfa 2 / 3 İlkİlk 123 SonSon
Toplam 36 mesajın 16-30 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #16
    Üye
    fatoş60 Avatarı

    Gerçek Adı
    fatoş
    Üyelik Tarihi
    22.02-2008
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Turhal, Tokat
    Mesaj
    248
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    BENDE İZLEYEMEDİM PROGRAMI SİZİN YORUMLARINIZI OKUYUNCA İYİKİDE İZLEMEMİŞİM DIYORUM YOKSA ÇOK SİNİR OLURDUM PEGASUS ARKADAŞIMI TEBRİK EDİYORUM YÜREGİNE SAGLIK BİZLERİ TEMSİL ETTİGİ İÇİN

  2. #17
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Proğramı izledim..Açıkçası proğramı ikiye ayırabilirim..Pegasus ve diğerleri..

    Pegasus bildiğim pegasus..Hiç şaşırmadım, neyse oydu..Bilinçli, yürekli ve kavgacı..

    Diğerlerine gelince ; Pegasus konuşuncaya kadar al gülüm-ver gülümdüler..A.Albayrak ve Gazilerimiz eminim hala
    kendilerine niye eleştiri geldiğini düşünüyorlardır..Sevimli, gelenekçi ve ezberci olan (asla kişisel değil) bakış
    açıları küçücük bir eleştiri ile dağılıverdi..Hayatları boyunca topladıkları bilinci, bundan sonraki hayatları
    boyunca sorgulamaya çalışacaklarına eminim artık..

    Evren arkadaşımızın NORMALİZASYON sergileyen, harika başlayan, herkes gibi olan, yarışma boyuncaki tutumunu
    medyanın nerelere götürdüğü, işe neresinden baktığı perçinlendi..Medya bizleri acınası varlıklar olarak görmek
    istiyor..Belkide sağlam insanları ''bakın sizden kötüler var, halinize şükredin.'' mantığı ile uyuşturuyor.
    KIYASÇI MEDYA yani..

    Örgütlü denilebilecek, özellikle görmeyenlerin temsilcilerinin sadece ve sadece toplanan paraya odaklanmaları
    kafalar da çok çok sorulara neden oldu..Şık değildi, aç gözlülüktü ortaya çıkardıkları..

    Ali Kırca engelliler ile ilgili organizasyonlar da ''engelli olmasına gerek yok..Hele hele toplama işinde iyi ki
    siz yoksunuz'' derken ÇİRKİNLEŞTİ..Ancak ne yazık ki HAKLIYDI..

    İşte bu noktadan sonra en ağır sorumluluğu ben oturanboğanın kucağına koyuyorum..Engelliler.biz üyelerinin
    engellilik bilinci oluştu..Örgüt bilinci ve örgütlenme başlamalı diyorum..

    Haaaa..Birde şu güzellik yarışması meselesi var..Bunu tartışmaya açalım hemencecik..

  3. #18
    Üye
    basak23 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    17.10-2007
    Son Giriş
    21.05-2010
    Saat
    11:47
    Mesaj
    33
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    bence Ali Bey? alel acele hazırlanmış alt yapısı olmayan tamamen popiler ekran kaygısı güdüsü ile yaklaşmış olaya. arkadaşlarında dedği gibi... bizim sorunumuz ne güzellik yarışması ne gösteri saçmalığı. biz iş ekmek ve toplumsal haklarımızın merkezinde çözüm istiyoruz.Bizim için çıkan kanunlarınve yönetmeliklerin uygulanabilirliği ve denetimi konuusnda program yapılmalıydı. yazık ki Ali Bey? de topumsal psikolojiden ve enpatiden nasibini almadığını burda gösterdi.saygılarım la..

  4. #19
    Üye
    mezopotamyali kederi Avatarı

    Gerçek Adı
    ASYA
    Üyelik Tarihi
    02.02-2008
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.371
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Takip ettiğim hiçbir tartışma programında sonuca gidildiğini görmedim.Ya da Sezar'ın hakkının Sezar'a verildiğini. Sorunlarımızı anlatabileceğimiz tek organ medya değil arkadaşlar.Beklentileriniz mi vardı bu programdan? Eğer öyleyse şaşıyorum size.Bizim sorunlarımız öyle birkaç programla düzelebilecek cinsten değil. Kendi içimizde bile binlerce parçaya bölünmüşüz.Bunlardan en tehlikelisi olan da bence "acıtasyon" yapanlar.Engelliler biz sitesinde şahsen tanışmadığım ,ama bir duruşu olduğuna inandığım birkaç kişi de olmasa ben bile "sakatlığın acınası" birey olduğuna inandıracaktım kendimi. Bu sitede emeği geçen arkadaşları yürekten kutluyorum.Bence misyonlarını ellerinden geldiğince yerine getiriyorlar.Bir televizyona ya da tartışma arenasına inanın ihtiyacınız yok.Olsa fena olmaz ama malesef mikrofon onlarda. Burası da bir meydan...İnanın sesiniz burdan da duyuluyor...

  5. #20
    Üye
    WaLe Avatarı

    Üyelik Tarihi
    02.07-2005
    Son Giriş
    27.10-2013
    Saat
    16:22
    Mesaj
    304
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Engelli olma durumunun konu edinildiği hiç bir Tv programı yoktur ki kugusu demojiye dayandırılıp insanların acıma duygularının reatig olarak geri kazanımına yönelik olamasın.

    Çünkü sorunların insanların beyinlerinde değilde vicdanlarında çözülebileceğini sanan cahil bir toplumuz biz. Bu tür programlarda bu topluma yönelik olduğundan çok fazla birşey beklemek doğru olmazdı zaten.

  6. #21
    Üye
    aylin2481 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    10.03-2008
    Son Giriş
    27.10-2013
    Saat
    23:25
    Yaşadığı Yer
    izmir
    Mesaj
    62
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    bende izlememiştim ve görüyorum ki hiçbir şey kaybetmemişim laf olsun torba dolsun şeklinde bir program olmuş anladığım kadarıyla reyting uğruna hazırlanmış
    sorunların ve çözümlerin dile getirildiği bir program olmamış

  7. #22
    Üye
    tarık polat Avatarı

    Gerçek Adı
    tarık
    Üyelik Tarihi
    19.08-2007
    Son Giriş
    31.01-2016
    Saat
    03:31
    Yaşadığı Yer
    kayseri
    Mesaj
    11
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    sevgili arkadaşlar mesele albayrak değil bence toplumun geneli öyle düşünmüyormu sağdece albayrak eleştirmeyelim bence. mağlesef toplumun geneli bu düşünce de birleşiyor işte bize düşen birlik ve beraberlik içinde toplumun bu bakış açısını değiştirmeliyiz buda hemen olacak bir iş değil sabırla çalışarak yapabiliriz.

  8. #23
    Üye
    yener_01 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    26.12-2006
    Son Giriş
    29.12-2008
    Saat
    13:05
    Yaşadığı Yer
    Adana
    Mesaj
    278
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    dogru bülent ve digerleri diye ayırmak lazım progarmıı
    ama bu kadar insan çagırıp ve hepsine söz vermeye çelışarak hangi sorun çözülebilirkii programın yarısı tanışma faslı ile geçtii hayat hikayesi anlatmakla bazılarının agzından laf taksitle çekıyo zten birde bunlar dernek yönetiçiligi yapmakla övünüyolarr
    hani boşa geçen bir kaç saat ten başka bişi olmadı benim için
    adrurahim beyin ogluna kız ayarlamaya çalışması herkesin uykusunıu açtı sanırımm

  9. #24
    Üye
    Denizkızı_26 Avatarı

    Gerçek Adı
    Çiğdem
    Üyelik Tarihi
    15.06-2007
    Son Giriş
    15.05-2017
    Saat
    22:57
    Yaşadığı Yer
    Eskişehir
    Mesaj
    167
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Program gerçekten çok kötü ve çok aşağılayıcı olmuş. Ben bu programı Ali Kırca'ya hiç yakıştıramadım...

  10. #25
    Üye
    abalı Avatarı

    Gerçek Adı
    osman
    Üyelik Tarihi
    23.01-2005
    Son Giriş
    05.12-2015
    Saat
    13:21
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    163
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    DESENİZE BAŞTAN AŞAĞA GİNE FİYASKO

  11. #26
    Üye
    ovgucebir Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.03-2008
    Son Giriş
    04.01-2011
    Saat
    01:43
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    17
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Herkese Merhaba,

    Bu programdan sonra engelliler.biz’e üye oldum. Ben yaklaşık 10 yıldır Multipl Skleroz (MS) hastasıyım. 2 yıldır da bu nedenle yürüyemiyorum ve tekerlekli sandalye kullanıyorum.
    Programı izledikten sonra aklımda tek bir şey kaldı. O da Bültent Bey’in toplumun engelli/ sakat ezberine karşı asil duruşuydu.

    Programla ilgili tüm görüşlerinize katılıyorum tek bir şey hariç; Acum Ilıcalı’nın düzenlediği yardım kampanyasıyla ilgili “postmodern dilencilik” kavramına. Çünkü asıl eleştirilmesi gerekenin postmodern dilenciliğe mecbur bırakan sistem olduğunu düşünüyorum. Görmeyenleri bilgiyle buluşturacak bilgisayarları, yürüyemeyerleri yürütecek akülü sandalyeleri doğal bir hak olarak ücretsiz verecek bir sosyal güvenlik sisteminden ve daha burada sayılması gereksiz birçok özgürlükten bizi yoksun bırakan siyasetçiler olmalıdır eleştirilerimizin hedefi. Tabi onları iktidara getirenleri de unutmayalım... engelli çocukların sadece %6’sı okula giderken, türbanlılar üniversiteye giremiyor diye yırtınanları da...

    Yine de ne olursa olsun bu tür programlar engellilerin “var olduğunu” toplumun yüzüne çarpmak açısından bir faydası olmuştur mutlaka. Ben bu programı izlediğime, sizler gibi toplumun engelli ezberini bozmaya yemin etmiş harika insanlarla tanıştığıma çok memnunum.

    Bir arkadaşın da belirttiği gibi bu platform mutlaka bir sivil toplum örgütüne dönüşmelidir.

    Unutmadan... programı izlerken ister istemez şu dizeler döküldü benden, paylaşmak istedim. “Öteki” olmadığımız günleri görebilmek dileğiyle...

    Öteki

    Ben ötekiyim
    Yanınıza geldiğimde önce gözleri aşağı baktıran
    Sonra yürek yaktıran
    Vicdanın ateşine yenik düşürüp
    Yardım eli uzatılan

    Ben torbadaki bir kutu yumurta içinde eve kırık gelenim
    Maça bir sıfır yenik başlayanım

    Söyleyecek çok sözüm olsa da
    aranızdayken her zaman suya yazı yazanım

    Sesi çok yüksek çıksa da
    Duyulmayanım

    Ben ötekiyim
    Çünkü, biliyorum hiçbir zaman sizden biri değilim.

    14 Mart 08
    Söz engellilerde programını seyrederken...

  12. #27
    Üye
    Pegasus Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.11-2003
    Son Giriş
    12.12-2017
    Saat
    18:03
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    834
    Alınan Beğeniler
    40
    Verilen Beğeniler
    19

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Teşekkürler arkadaşlar...

    Arkadaşlarımızdan iki eleştiri gelmiş. Kendilerine teşekkür ediyorum.

    Görme engelli arkadaşlarımızın hukuk eğitimlerinin ardından konservatuar eğitimleri de almış olmaları ve programda bu özellikleriyle öne çıkmalarını eleştirmem haksız bulunmuş.

    Sevgili dostlar eleştirim asla ve asla mandolin çalınmasına değil tabiî ki. Görmediği halde son derece güzel enstruman çalan arkadaşlarımız bu yanlarıyla takdire şayandır. Ancak hukuk fakültesini birincilikle bitirdiklerini hemen her programda tekrarlayan doktoralı hukukçu arkadaşlarımızın bu hukuk bilgilerine rağmen bunca mağduriyet hakkında söyleyecek bir şeylerinin olmaması düşündürücü değil mi?

    Eğer onca hukuk eğitimi size bu mağduriyetler ve haksızlıklar hakkında söyleyecek bir şey kazandırmamışsa bu eğitimi vurgulamanın anlamı nedir? Hukuk fakültesini birinci ve ikinci bitirdikleri bilgisi bu arkadaşlarımızın ağzından döküldükten sonra programın formatı gereği bizi yerden yere vuran düşüncenin yakıtı haline getiriliyor. Şöyle sakince bir düşünmenizi rica ediyorum. Bu bilgi dudaklardan döküldükten sonra nasıl bir seyir izliyor? İnsanlar birincilikle bitirilmiş bir hukuk fakültesinden ne bekliyorlar ve siz onlara ne sunuyorsunuz? Birden elinize bir mandolin alıp (Doğrusu çok da başarılı şekilde) çalmaya başlıyorsunuz. Hukukçu kimliğinize ve birinciliğinizle yaptığınız özel vurguyla oluşan beklentilerin yerini engelli bir hukukçu olmanın beraberinde sanki hukuk mesleğini icra edemediği için enstrüman çalmakla yetinen engelliler algısına bırakıyor. Düzen bizden asla başarılı bir hukukçu, doktor, siyasetçi, iletişimci, düşünür, mühendis vb olmamamızı beklerken siz bu tavrınızla bu algıları besliyorsunuz. Ama gönül isterdi ki özel hayatlarında ve hatta siyaset meydanın da dahi müziğe olan bu yatkınlıklarının yanında doktora derecesi alacak kadar iyi bildikleri hukuk üzerinden de bizlerin sancısına ilaç olacak önermeler dile getirilsin. Ama olmuyor olamıyor. Benim üzüldüğüm işte budur. Ne hikmetse batı toplumlarında mesleki kariyerlerinde önleri açıldığı için başarılı olarak kolektif algıdaki engelli imgesini parçalayıp saygın bireyler olarak hayata katılan engellilerin yaptıklarını bizler yapamıyoruz. Bunun bizden kaynaklanan sebeplerinin yanında sistemin önümüzü kapatması da önemli rol oynuyor. İşte ben eğer kendilerinden kaynaklanıyorsa bizzat kendilerine, yok eğer sistem hukuk mesleğini icra etmelerine izin vermiyorsa da bu gerçeği açıkça ifade etmedikleri için yine bizzat kendilerine eleştirimi dile getirdim.


    "Postmodern dilencilik" kavramı eğer bir yerden okuyup farkında olmadan kullanıyor değilsem bana ait. Bu kavram aslında engellilerle ilgilenen sosyal bilimcilerin üzerinde ciddi çalışmalar yapabilecekleri bir terim bence. Dilenciliğin ne olduğu malumken bunun postmoderni nasıl oluyor, diye sorabilecek arkadaşlara kısaca "kitle iletişim teknolojileri üzerinden yapılanı" şeklinde cevap verebiliriz.

    Geçtiğimiz yıl star tv idi sanıyorum. "Özürlüler" vakfı engellilere yönelik bir yardım kampanyası düzenlemiş ve burada, manken mi şarkıcı mı unuttum, bir arkadaş tıpkı cami önlerinde dilenenlerin ifadeleriyle "Allah rızası için" gibi cümleler kullanarak engellilere yardım istiyordu. Bu yardımlarla bir rehabilitasyon merkezi açılacakmış. Bu merkezden hala bir ses yok. Bu konuda yöneltilen sorulara henüz cevap verilmiş değil. Her neyse bu programda dile getirilen yardım çağrılarıyla insanların yardım duyguları kışkırtılmaya çalışılıyor. Ancak bu yapılırken doğal olarak "engellilere acınması gerektiğinin" altı çiziliyor. İşte medya eliyle sergilenen bu tutum bizzat Albayrak ın davranışında olduğu gibi engellilere yönelik bir adım atılacaksa bunun ancak merhamet duygusuyla atılması gerektiği yönündeki yanlış algıyı pekiştiriyor. Yardım edilen engelli birey kendince ihya edilirken yaratılan bu kolektif algı hepimize geri dönen, bizleri hareketsiz kılan, mahkum ve mağdur eden kültürel bir koza oluşturuyor.

    Postmodern dilenciliğin getirisi, dilenen kişiyi de içine alan ve bizleri ötekileştiren bir kültürel atmosfer oluşturuyor. Çünkü yapılan şey cami önündekinden farklı olarak kitlesel bir nitelik arz ediyor. Bu kitlesel kültürleme sayesinde tek tek konuşarak aşamayacağımız bir duvar inşa ediliyor. Bu durum medyanın karını emzirirken bizi aç ve çaresiz bırakıyor. Bir işe başvuracağımız zaman CV lerimize "engelli ve vicdani merhamet duygularına muhtaç bir işgörendir" şeklinde bir ibare yerleşiyor. Biz görmesek dahi medya insanların duyarlılıklarını kaşıyarak elde ettiği karlarla o ibareyi bizim cv lerimize yerleştiriyor. Tabi cv yi okuyanların dünyasında işler medyada sunulan tek tük duyarlılık gösterilerindeki mekanizmalarla işlemez. İş dünyasında çalıştığınız firmaya katkı yaptığınız müddetçe çalıştırılırsınız. Bu acımasız dünyada acıma üzerine kimse engelli işe almaz. Alırsa da işte çıkar böyle ekranlarda "bakın ben ne kadar vicdan sahibi biriyim" diyebilmek için kullanılır. Sizde oturursunuz o patronun yanı başına ve emeğinin karşılığını alan onurlu bir birey olarak değil de gösterilen lütufa minnet duyan çaresiz bir kişilik olarak gözlerinizi kısarak gülümsersiniz...

    Oysa hepimiz biliyoruz ki eğitim aldıkları bölümleri birincilikle bitiren ve topluma çok büyük katkılarda bulunabilecek engelliler de herkes gibi üreten, veren ve verdikleri oranında da çabalarının karşılığını alması gereken onurlu insanlardır. Çağımız beden gücünün yerini çoktan bilginin ve düşüncenin gücüne terk etmiştir. Böyle bir çağda eskinin çaresizliklerinden beslenen acıma kültürünü besleyerek getirim elde etmektense herkes gibi her kurum da engellilerin önündeki engeli kaldırmak için duyarlı olmalıdır, onlara acımak için değil.

    Kaldı ki bu yarışmalarla sosyal sorumluluk yaptığını sanan medya sergilediği pratikle çok daha önemli gerçeklerin üstünü örtüyor. Bütün bu duyarlılık gösterileri engellilerin haklarını gizil bir şekilde yok sayıyor. Sevgili dostlar bizler anayasal olarak bu ülkenin eşit vatandaşlarıyız. Anayasal olarak devlet bizlerin sosyal hayata tam ve eşit şekilde katılmamız için her türlü düzenlemeyi yapmak zorundadır. Bu asla bir lütuf değildir. Bakın programda gördünüz. Birçok gazi arkadaşımız ülkeleri için her türlü fedakârlığı yapmışlar. Bu insanlara yardım toplamak hayatımda görebileceğim en büyük abukluk örneğidir. Devlet ve toplum aslında borçlu oldukları kişileri bir yandan hayatın dışına iterken öte yandan borçlu oldukları bu kişilere yardım ediyormuş gibi yaparak görülebilecek en büyük saçmalığı ve haksızlığı sergilemiş oluyor. Devlet kendisine karşı görevini yerine getiren vatandaşlarına karşı görevini yerine getirmeyip onları birilerinin acıma duygularına terk edilmekte ve medya da tüm bu abukluklara karşı destekleyici, onaylayıcı ve aklayıcı bir tutum takınmaktadır. İşte tüm bu sistem kitlesel acındırma yöntemleri olarak özetlenebilecek 'postmodern dilencilik' yoluyla gerçekleşiyor.

    TV lerde sergilenen yardım programlarının yerine medya nasıl olup ta kendi kahramanlarını acınılacak bireyler haline getirebildiğini sorgulamalıdır. Kaldı ki bu ülkede bireylerden destek alan "minnettar bireyler" olmamak için gazi olmaya da gerek yok. Evrensel insan hakları ve rasyonel bazı gerekçelerle de bizler devletimizden ve toplumumuzdan bu hakları talep etmeliyiz. Örneğin hepimiz vergi veriyoruz. Devlet elektriğimizden tutun da suyumuza kadar gerek bizlerden gerekse ailelerimizden korkunç meblağlar tahsil etmekte. Aynı şekilde engelli bir birey olsak bile bazılarımızın dedeleri bu ülkenin kurulusunda cephelerde şehit olmuştur. Ölen dedelerimize " sen öyle bir ülke için ölüyorsun ki gelecekte senin ölerek sakat kalarak kurduğun bu ülkede sağlamlar mutlu ve başarılı; sakatlar ise hayatın dışında olacak. Eğer sakat bir torunun olursa o da bundan nasibini alacak" demedi. Benim hem annemin dedesi hem babamın dedesi gittikleri cephelerden geri gelmediler. Onlar bizler dışlanalım birileri zevki sefa içinde yasarken bizler sırf sakat olduğumuz için hayattan soyutlanalım diye ölmediler...

    Evrensel hukuk anlayışıyla toplumsal düzen kadın-erkek, yaslı-genç, siyah-beyaz, sakat-sağlam ayrımlarıyla değil herkes için düzenlenir. Sosyal hayatın herkes için eksiksiz katılım sağlayacak şekilde düzenlenmesi medeniyetin esasıdır. İşte bu yüzden engellilerin haklarını gasp edenleri ifşa etmek ve engellilerin seslerini duyurması için destek olması gereken medya postmodern dilenciliği bir kenara bırakıp kendinden bekleneni yapmalı ve bu çığlıkları duyurmalıdır. Ancak Siyaset Meydanı'nda görüldüğü üzere bu konudaki ezberler bozulmamakta çok şiddetli direniş göstermektedir.

    Bu durum mevcut engelli oluşumlarının tutumlarıyla doğrudan ilintilidir. Sorunların sebepleri için fikir, çözümleri için proje üretmeyenler eksikliklerini "çok çaresiz ve yardıma muhtaçmışlar" görüntüsü çizip yardım toplayarak gizliyorlar. Böylece kolayına kaçtıkları bir düzen kurarak üzerlerine düşenleri yerine getirdiklerini düşünmemizi sağlamaya çalışıyorlar. Sorunun ve çözümsüzlüğün en büyük noktalarından biri de budur.

    Bu ülke gümrük birliği nedeniyle her yıl milyarlarca dolardan olmaktadır. buna karşılık AB ile yapılan anlaşmalar gereği AB nin kasalarında yüz milyonlarca avroluk fonlar vardır. Ülkemiz gümrük birliğiyle milyarlarca avro kaybederken sırf proje üretilemediği için bu fonlardan yararlanamamaktadır. Engelli dernekleri usulüne uygun şekilde projeler yaparak engelliler için yüz milyonlarca avroluk destekleri sessiz sedasız alabilirler. Bu sayede tv lere çıkıp ondan bundan yardım dilenmez ve hepimizi etkileyecek "zavallı engelliler" çeşmesinden su taşımamış olurlar. Ama kolay her zaman cazip gelmektedir. Programda seviyelerini gördüğümüz insanların bu yanlarıyla proje üretecek vizyona sahip olmadıkları olanları ise mevcut densizlikleriyle o kurumlarda yaşatmayacakları ortadadır.

    İşte bu yüzden sancılarımız devam edecektir. Umuyorum ki bir gün bizler engelliler.biz platformu olarak bütün bu düzeni devrimci bir anlayışla yıkacak ve yerine onurun en güzel bayrağının dalgalandığı işler yapacağız....

  13. #28
    Üye
    berfin Avatarı

    Üyelik Tarihi
    07.06-2005
    Son Giriş
    10.12-2017
    Saat
    18:17
    Yaşadığı Yer
    dünya
    Mesaj
    123
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    9

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Kaçırdım programı Siyaset Meydanı uzunca bir dönemdir berbat bir halde,kanalları dolaşırken gözüme çarpmıştı ama durmadım atv'de ,keşke beni biri durdursaydı youtubeye bakıyorum şuan herşey var,bu haftaki program yok

  14. #29
    Üye
    Pegasus Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.11-2003
    Son Giriş
    12.12-2017
    Saat
    18:03
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    834
    Alınan Beğeniler
    40
    Verilen Beğeniler
    19

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Övgücebir aramıza hoş geldin. Güzel şiirin için de teşekkürler. Umarrım bahsettiğin algıları besleyen medya, siyaset, kültür vb gibi tüm kaynakları hep birlikte kuruturuz.

  15. #30
    Üye
    Hoskal Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.08-2004
    Son Giriş
    08.01-2016
    Saat
    17:02
    Mesaj
    69
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    1-Abdurrahim ALBAYRAK, Beyaz, Kubat, Ali KIRCA, Reha MUHTAR, Oğuz YILMAZ vs. vs. vs. Bu gibi kişiler bizim canımız sıkıyorlar, bizi rahatsız ediyorlarsa eleştirmeliyiz. Bunlar halkın genel anlayışını yansıtıyor olsalar dahi eleştirmeliyiz. Asıl halk eleştirilmelidir çünkü. 2- Pegasus'un hukuk fakültesini birincilikle bitiren, doktora yapan engelli hukukçuların, hukukçuluklarını "azmin zaferi" anlayışına hapsetmeleri ile ilgili eleştirisine katılıyorum. Görmeden mandolin çalmak, piyano çalmak vs. mesele değil! Ekranlarda, müzisyenlerin bazan enstrümanlarını gözlerini kapatıp çaldıklarını görürsünüz. Ben de gözlerimi kapatıp çalabiliyorum. Çünkü hemen hemen her müzisyen gözlerini kapatıp enstrümanını icra edebilir. Haa! Çok güzel çalıyorlar, mest oldum! Evren'in ve eşinin de sesi çok güzel! Ama bu sadece güzel bir yetenek! Bunun engellilikle bir ilgisi yok. Ama her hukuk fakültesi öğrencisi birinci olamaz. Ortada bir başarı varsa o da budur. Asıl meselelerden biri şu: Her yıl mezun olan onlarca belki yüzlerce hakimlik-savcılık yapabilacek engelli hukukçu, hakim-savcı olamıyor! Medya bunu işlemez! Gelişmiş ülkelerde tekerlekli sandalye kullanan hakimler var, bizde neden yok demez. Bunun için siyaset meydanı düzenlemez. Program "azmin zaferi"yle başlar, "postmodern dilencilik"le sona erer. Elde var sıfır! İşte bu noktada "'(engelliler).biz'den biri" olan Pegasus'u tebrik ediyorum. Sonuç olarak engelliler.biz olarak ilerisinde olduğumuz, ülkemizin, toplumumuzun, tüm kurumlarımızın ve de medyamızın engelli anlayışını; geliştirmek, değiştirmek, ilerletmek için büyük iş düşmekte bize.




Sayfa 2 / 3 İlkİlk 123 SonSon