Sayfa 1 / 2 12 SonSon
Toplam 26 mesajın 1-15 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    angel'm Avatarı

    Üyelik Tarihi
    03.11-2005
    Son Giriş
    31.03-2013
    Saat
    23:03
    Yaşadığı Yer
    ...
    Mesaj
    45
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Arkadaşlarla oturduk. Bir kafede çay içiyoruz. Biraz hoş boş sohbet ettikten sonra konu nerden açıldı, bilmiyorum köleliğe geldi. Arkadaşlardan biri “köleliğin şekerin bulunmasıyla ilintili olduğunu “söyledi. ”İlk köle ticaretinin hem altın madenlerinde hem de şeker pancarı tarlalarında çalıştırılmak için Afrika’dan İspanyol Amerika’sı sömürgelerine götürülmek üzere 15 yy’da başladığını“ ekledi. Sonra devam etti, “Afrika’nın coğrafi konumu buna uygunmuş. Afrika’da kabileler arasında çıkan savaşlar sonucunda önce birbirlerini köleleştirmişler. Sonra da onları batılılara satmışlar. “

    Yanımdaki arkadaş kükredi hemen. “Sen bunları nerden okudun? Farkında mısın? Bu söylediklerinle köleliği meşrulaştırıyorsun “dedi. Sonra ekledi, “İlk kölelik antik dönemde çıktı. Köleliğin altında yatan neden artık değerdir. O dönemde köleler öldürülüyorlardı. Sonra artık değer ortaya çıkınca köleler çalıştırılmaya başladı. Bu işe en çok köleler sevindi. Çünkü artık öldürülmeyeceklerdi. Bugün, eğer ben mini etekli, eli yüzgün düzgün hizmetçi tutamıyorsam bu artık değerim olmadığı içindir.

    Başka bir gün sokak çocuklarından söz ediyoruz. Sosyo-ekonomik nedenlerle sokakta barınan çocuklara ilişkin olarak devletin gerekli tasarımları oluşturmadığını söyledim. Bir arkadaş hemen itiraz etti. “Sen böyle konuşarak sokak çocuklarının durumunu meşrulaştırıyorsun “dedi. Sonra düşündüm. Hak verdim.

    Şimdi bu iki örnekten yola çıkarak şuraya gelmek istiyorum. Bu toplumda sakatlık olgusu bu ve benzeri biçimlerde meşrulaştırılıp çeşitli şeylerin üstü mü örtülüyor?

  2. #2
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    18:52
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.925
    Alınan Beğeniler
    954
    Verilen Beğeniler
    1.246

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Biraz daha açar mısın lütfen? Daha somut örnekler verirsen, eminim tartışma çok güzel ilerleyecek...
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  3. #3
    Üye
    angel'm Avatarı

    Üyelik Tarihi
    03.11-2005
    Son Giriş
    31.03-2013
    Saat
    23:03
    Yaşadığı Yer
    ...
    Mesaj
    45
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ben yaşadıklarımdan yola çıkarak somut örnekler verdiğimi sanıyordum. Demek ki, anlatamadım. İlk verdiğim örnekte anlatmak istediğim şuydu. Tarihi bize yanlış öğretiyorlar. Köleliğin ortaya çıkmasının nedeni, ekonomi- politiktir. Ama bizlere köleliği, kabile savaşları, coğrafi koşullar gibi çeşitli nedenlerle açıklayarak köleliği meşruymuş gibi kabul etmemizi sağlıyorlar. Böylece Batı dünyasının çok uygar olduğunu kanıksıyoruz. Oysa o uygarlığın altında milyonlarca insanın katledilmesi var. Kimse bunun hesabını sormuyor.

    İkinci verdiğim örnekte ise, sosyo-ekonomik nedenlerle sokakta barınan çocuklara ilişkin olarak devletin gerekli tasarımları oluşturmadığından yola çıkmıştım. Sokak çocuklarının gerek belli bir aile biçimlerinin olmayışı gerekse yoksulluk v.b. nedenlerle sokaklarda yaşamalarını söylemek o durumu normal kabul etmek değil midir? Böylece, tüm insanlara aynı şeyi düşünmeleri konusunda örtülü bir dil kullanıyorum. İnsanlar bu durumu kanıksıyorlar. Yani meşrulaştırıyorum.

    Sakatlık olgusuna geldikte… Bunu da ilk aklıma gelen somut bir örnekle açıklamak istiyorum. Bu sitenin forumlarında çocuk felci geçiren bireyler, “Hatırla Sevgili “ adlı dizi de, çocuk felcinin devletin gerekli önlemleri almamasından dolayı olduğunu anladıklarını yazmışlardı. Ben ise, bu duruma çok şaşırmıştım. Bir insan çocuk felci geçirip neden kaynaklandığını nasıl bilmez? Belleğimiz nasıl dumura uğratılıyor ki, gerçekleri göremiyoruz?

    Sakatlığın en çok ekonomik açıdan düşük gelirli ailelerde ortaya çıktığı söyleniyor. Bunu derken yine bir durum bizlere çok meşru olarak gösterilmiyor mu?

    Bu konuda örnekler çoğaltılabilir. Örneğin, hastaneye gittim. yatak yok. Bir yatakta iki hasta yatıyor. Orada mikrop kaptım. Menenjit oldum. Sonra da gözlerimi kaybettim. Bunalımlara girdim. Dünyam karardı. Eee…. Sonra… Tesadüf bu ya! Sakatların olduğu bir siteye ya da sivil toplum örgütüne gittim. Kendim gibi insanları görünce mutlu oldum. Meğerse ne kadar çok sakat varmış. Bir tek ben değilmişim. Orada kendimi öyle huzurlu duyumsuyorum ki…

    Böyle bir örnekte kişi sakatlığı meşrulaştırmıyor mu?

    Burada bir paradoks var. Hem sakatlığa yol açan nedenler göz ardı edilerek sakatlık meşrulaştırılıyor. Hem de toplumun o bireylere farklı bakmasından dolayı kişi kimi çelişkiler yaşıyor. Devlet hem sakatlığa yol açan nedenleri ortadan kaldırmıyor. Hem de yaşama koşullarını o kişilere göre düzenlemediği için sakatlar toplum içine giremiyor. Sonra da, büyük bir ikiyüzlülükle kimi sakatların çok başarılı olduğu söyleniyor.

    Yanlış mı düşünüyorum?

  4. #4
    Üye
    Rekursion Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.12-2003
    Son Giriş
    18.03-2017
    Saat
    16:40
    Yaşadığı Yer
    Alamanya
    Mesaj
    618
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    haaa! ben de sokak cocuklari örneginden yola cikarak sanmishtim ki mesela sakatlara bakim hakki, shu hakki, bu hakki vermektense ishin köküne gidip insanlarin sakat olmamalariyla ilgili calishmalar yapilmali demek istiosun ... yalniz;sakatligi olan bi insan bashka sakatlari görünce "meger yalniz deilmishim" diye huzur duymasi sakatligi meshrulashtirmak oluo mu sahiden?... sakatligi kökten cözülmesi gereken veya cözülebilicek bi sorun olarak ele alabilir miyiz ki?... sakatlik sorunu demek bile tuhaf oluo zaten; bu toplumun bi sakatlik sorunu var :P...


    Devlet hem sakatlığa yol açan nedenleri ortadan kaldırmıyor. Hem de yaşama koşullarını o kişilere göre düzenlemediği için sakatlar toplum içine giremiyor. Sonra da, büyük bir ikiyüzlülükle kimi sakatların çok başarılı olduğu söyleniyor.
    bunu o kadar güzel söyledin ki, ellerine saglik

  5. #5
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    18:52
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.925
    Alınan Beğeniler
    954
    Verilen Beğeniler
    1.246

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Çok farklı bir yöne mi çekmiş olacağım bilemiyorum ama, şöyle bir açılım yapmak istiyorum (başlıkla çok ilgisizse bu yazdığım, ayrı bir başlık olarak da açabilirim?):

    "Şunu yapamıyorsun, şuraya gidemiyorsun, eğitim alamıyorsun, işe giremiyorsun vs.vs.vs., çünkü sakatsın" denilerek;
    1- Fatura bedene/kişiye çıkarılıyor
    2- 'Anormal-beden' üzerinden 'normal-beden'in meşrulaştırılması sağlanıyor.
    3- Bu sayede biz sakatlar (ve tabii herkes) kendimizi eksik (öyle ya, 'tam' olan 'şu'ymuş) kabul ediveriyoruz ve bunu içselleştiriyoruz.
    4- Bedenine söz geçiremeyen ve 'şunu-şunu' yapamayan-edemeyen kişiler olarak bir 'ekisk-öteki' şeklinde kurgulanıyoruz. Ondan sonra bu eksikliklerin giderilmesi için birilerinin ('tam olalım diye) müdahale etmesi de meşrulaştırıılmış oluyor. Yani bedenler üzerinde -dahi- söz hakkı başkalarının/iktidarın eline teslim etdilmiş oluyor.
    5- Bedenin ve varoluş şekilllerinin müdahale edilebilir olduğunu içselleştirmiş bireyler yaratıldıkça, artık herkesin (her iktidar sahibinin; anne-çocuk, öğretmen-öğrenci, işveren-çalışan vs.) başkaları üzerinde söz söyleme hakkının olduğunu da 'normal' saymaya başlıyoruz. Yani artık herşey değiştirilebilir, çeşitli bahane ve gerekçelerle herşeye ve herkese müdahale edilebilir; çünkü sakatsın/kadınsın/çocuksun/yaşlısın/yoksulsun...

    Bu bahaneler hem bir çok şeyin (savaşların, yoksulluğun, sömürünün vs.) üstünün örtülmesi için hem de herşeye müdahale etmek için kullanılıyor.

  6. #6
    Üye
    angel'm Avatarı

    Üyelik Tarihi
    03.11-2005
    Son Giriş
    31.03-2013
    Saat
    23:03
    Yaşadığı Yer
    ...
    Mesaj
    45
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Rekursion,

    Dil, lastik gibi Nasıl anlamak istersen öyle anlaşılabiliyor.

    Tabii ki, ben yazdığım örneklerde her ne kadar yoksulluğun, sömürünün üstünün örtüldüğünü belirtmek istedimse de, sonuçta benim açımdan herhangi bir sınırlama söz konusu değil.

    Sizin yazdıklarınız hakkında sözü bu konuda düşüncelerini yazmak isteyen arkadaşlara bırakıyorum. Daha sonra kendi yorumlarımı ekleyeceğim.

  7. #7
    Üye
    Rekursion Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.12-2003
    Son Giriş
    18.03-2017
    Saat
    16:40
    Yaşadığı Yer
    Alamanya
    Mesaj
    618
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    yukarda "sanmishtim" diye yazdiklarimi ille de öyle anlamak istedigim icin öyle anladigimi düshünme lütfen... aksine, ille de öyle anlamak istemedigim icin aciklamalarini bekledim, hemen ziplamadan ... aciklama gelince de "oh! neyse ki yanlish anlamishim!" diye düshündügümü belirtmek istedim sadace, hepsi bu ...


    sormak istediim bikac bishiler var ama shu an cikmam gerekio, sorry :-|...

  8. #8
    Üye
    Halil Avatarı

    Üyelik Tarihi
    03.11-2006
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Bayburt
    Mesaj
    820
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sakat lık Gayrimeşru bir durummudur?

  9. #9
    Üye
    neptune Avatarı

    Üyelik Tarihi
    24.04-2005
    Son Giriş
    04.07-2010
    Saat
    11:05
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    459
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    angel'm, sanki örneklemelerin birbirleri ile çok ilgili değil ve özellikle ikinci mesajında çok temel bir hata varmış gibi geliyor ama hemen çıkartamadım; birkaç kere daha okumam gerek.


    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: OturanBoğa
    2- 'Anormal-beden' üzerinden 'normal-beden'in meşrulaştırılması sağlanıyor.
    3- Bu sayede biz sakatlar (ve tabii herkes) kendimizi eksik (öyle ya, 'tam' olan 'şu'ymuş) kabul ediveriyoruz ve bunu içselleştiriyoruz.
    4- Bedenine söz geçiremeyen ve 'şunu-şunu' yapamayan-edemeyen kişiler olarak bir 'ekisk-öteki' şeklinde kurgulanıyoruz. Ondan sonra bu eksikliklerin giderilmesi için birilerinin ('tam olalım diye) müdahale etmesi de meşrulaştırıılmış oluyor. Yani bedenler üzerinde -dahi- söz hakkı başkalarının/iktidarın eline teslim etdilmiş oluyor.
    Sanırım angel'm bunların tam tersini söylüyor, yazıya göre

    2-Olması gereken normal beden ve 'Anormal-beden'in meşrulaştırılmasına, yani ötekileştirilmesinin doğal sayılmasına karşı çıkıyor
    3-Engelli kesimin eksik olmasını toplumun ötekileştirerek içselleştiriverdiğini söylüyor
    4-"Tam" olabilecekken "öteki" olmaya izin verilmesini, yani bunun önlenmeye çalışılmamasını ve eğer olmuşsa buna müdahale edilmemesini kınıyor, (@Halil Yılmaz; angel'm sakatlığı değil bunu gayrimeşru olarak nitelendiriyor)


    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: OturanBoğa
    Bu bahaneler hem bir çok şeyin (savaşların, yoksulluğun, sömürünün vs.) üstünün örtülmesi için hem de herşeye müdahale etmek için kullanılıyor.
    Yine sanki tam tersi; bu bahanelerle, söylediği olumsuzlukların toplum tarafından normalleştirildiğini ve kişilerin ötekileştirilmesinin doğal karşılandığını ve müdahale edilmesi için gerek bile kalmamasını eleştiriyor.
    Aslında ikiniz de iyi niyetli ama farklı pencerelerden bakıyorsunuz.

    Umarım yorumlarken tamamen yanlış mantıktan yola çıkmamışımdır.

  10. #10
    Üye
    angel'm Avatarı

    Üyelik Tarihi
    03.11-2005
    Son Giriş
    31.03-2013
    Saat
    23:03
    Yaşadığı Yer
    ...
    Mesaj
    45
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Belki daldan dala atlamış olabilirim. Ama, sonuçta eleştirdiğim normal olarak kabul edilmemesi gereken öğeleri normal kabul edip, sonra da onun üstünden kimi çıkarımlar yaptığımızı, nesnel olanı göremediğimizi düşünüyorum.

    Kendi öznelliği içinde dünyaya bakan insan, hastalığının, rahatsızlığının nedenini merak etmeden, araştırmadan, sorgulamadan yaşıyor. Zaten bizden de istenen bu. Sistemin gözüyle dünyaya bakıyoruz.

    “Dünya o kadar karmakarışık” bir yer ki, kimileri trafik kazalarından, kimileri akraba evliliklerinden, kimileri doktor hatalarından v.s. v.s. sakat kalıyor. Kimileri de, cehaletten. Tüm bunları öyle kanıksamışız ki, fakir fakir. Orospu orospu. Fakirin çocuğu sakat olabilir. Ne var bunda? Trafik kazaları mı? Olsun canım… İnsan yaşamının ne önemi var? Zaten hergün milyonlarca insan ölüyor. Hergün milyonlarca insan doğuyor. Biri de sakat kalmış. Yaşama sıkı sıkı sarıl sen. Sakatlığı kabullen, yaşa. Sakatlık, dünyanın sonu değil ki… İş kazaları mı? Patronlar önlem mi almamış? Almamışsa almamış! Bir kolu mu kopmuş? Ayağına protez mi takılacakmış! Yaşamda her şey insanın başına gelir. Ne var bunda? Kötü hastane koşullarını yüzünden mikrop mu kaptım? Menenjit mi oldum? Olabilir. Gayet normal bir şey… Üç-beş sene alışamam bu yaşama. Sonra da, benim gibi bir sürü insan var diyerek kendi kendimi teselli ederim. Kıyamet kopmadı ya!

    Bir kere dünya karmakarışık bir yer değil. Bunun altını çizmek istiyorum. Bu dünyada bir yönetenler var. Bir de yönetilenler var. Bir ezenler var. Bir de ezilenler var. Ülkemizde insanlar, çeşitli nedenlerle sakat kalıp yaşamlarını sürdürüyorlar. Ama o nedenler bizlere öyle bir sunuluyor ki, biz o nedenleri sorgulamıyoruz bile. Kullandıkları dille gerçekleri örtüyorlar. Benim itirazım buna.

    Evet, Neptune doğru anlamışsın beni. Sağlıklı bir bedene sahip olmak varken, neden devletin almadığı ya da işverenlerin almadığı önlemler yüzünden sakat kalıp yaşamımı sürdüreyim? Engelli kümeler, engelli bireyler, neden sistemi eleştirmiyor da, sakat kaldığında onu kabul edip etmemekle uğraşıyor?

    Neptune demiş ki;

    Yine sanki tam tersi; bu bahanelerle, söylediği olumsuzlukların toplum tarafından normalleştirildiğini ve kişilerin ötekileştirilmesinin doğal karşılandığını ve müdahale edilmesi için gerek bile kalmamasını eleştiriyor.
    Tam da söylemek istediğim buydu. Tam isabet!

  11. #11
    Askıda Üyelik
    tarelif Avatarı

    Gerçek Adı
    Elif Köse
    Üyelik Tarihi
    19.08-2005
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    İstanbul-Erzurum-Gemlik
    Mesaj
    408
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Acelem var fazla yazamayacağım.Sence ne ypalım?Hadi konjenital olanlar bir şekilde hayatını idame ettiriyor.Her ne kadar arada med cezirler yaşasak ta...Birilrini suçlamak olayı çözümler mi,sonucu değiştirir mi?Sorgularsın,nedenini öğrenirsin ama hergün nedenlerle,soru işaretleriyle yaşamak yükümüzü ağırlaştırmaz mı?Evet kendim gibi birilerinni olması,aynı engele sahip kişiler grubuna dahil olmam,teselli bulmam bu mu meşrulaştıran durum?Bu aynı deneyimlerden yararlanmak Amerika'yı 100 bin defa keşfetmek durumunda olmamak anlamına gelmez mi?Bu konu yeni engelli olmuş ya da daha kabullenememiş kişileri psikolojik bunalıma batırmaz da ne yapar?Kısaca durumunuzu sorgulamıyorsanız ölün mü diyorsun?Ne alaka diyebilirsin ama ben bunu anladım.Sistemi eleştirmek mi?Sistem bizi ne kadar umursuyor ki,biz sistemi eleştirelim...Enerjimi harcayacağım çok konu var.Sistemi seçim zamaında eleştiriyoruz zaten.Sandıktan öncesi ve sonrası var.Önceyken vaadler,pembe düşler ama sonrası şarampol. Hem sakatlığımı kabullenmeyeyim de ne yapayım rolümü mü değişeyim? Çeşitli şeylerin üstü mü örtülüyor derken,zaten o çeşitli şeyler forumda konu açılldıkça konuşulmuyor mu?Yok eğer arkadaşlarınla sohbet ettiğin konuyu illa engelliler konusuyla bağdaştırmak için bu kadar uğraştığını söylüyorsan amenna.

  12. #12
    Üye
    WaLe Avatarı

    Üyelik Tarihi
    02.07-2005
    Son Giriş
    27.10-2013
    Saat
    16:22
    Mesaj
    304
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    O kadar çok kavram birbiri içerisinde kullanılmışki ben konuyu hala çözemedim dersem yalan olmaz..

    Sanırım konu anladığım kadarıyla ,

    "Meşrulaştırmak - Ötekileştirmek - Müdahale" kavramlarının birbirleri ile ilişkilerinin doğruluğu vaya yanlışlığı üzerine kurulu.

    Ben bu kavramlara ek olarak bir kavram daha eklicem "Gerçek"

    Bir negatif unsurun gerçekliğini kabul etmek ve onunla ilgili sosyal politikalar üretmek o negatif unsuru meşrulaştırmak anlamına gelmez.

    Engelli olma durumunun ötekileştirilmesi ve nedenlerine yönelik bir müdahalenin yapılmamasının meşrulaştırılması ise şikayet edilen bunun yine engelli olma gerçeğini kabul etmekle ilgisi olmadığını düşünmekle birlikte böyle bir bilinçli meşrulaştırma çabası gözlemlemiyorum.

  13. #13
    Üye
    angel'm Avatarı

    Üyelik Tarihi
    03.11-2005
    Son Giriş
    31.03-2013
    Saat
    23:03
    Yaşadığı Yer
    ...
    Mesaj
    45
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Gözlerimden uyku akıyor. Şu anda yazılanlara yanıt veremeyeceğim. Zamanım olursa, daha sonraki günlerde yazarım.

  14. #14
    Üye
    Rekursion Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.12-2003
    Son Giriş
    18.03-2017
    Saat
    16:40
    Yaşadığı Yer
    Alamanya
    Mesaj
    618
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: tarelif
    Sistemi eleştirmek mi?Sistem bizi ne kadar umursuyor ki,biz sistemi eleştirelim...
    ishte tam da bunun üzerine gitmesini önerio angel'm engellilere ... üzerine gidilmediini eleshtirio; birilerinin umursanmayishinin (daha doorusu üstü örtülmeye calishilan konularin), engelliler tarafindan ciddi anlamda sorgulanmayishini eleshtirio... yoksa "sakatligi olan birey sakatligiyla barishtigi an sistemin hatalarini meshrulashtirmish olur, sakin ha barishmasin, sakat/hasta bedeninden ömür boyu nefret etsin, zindan etsin hayati kendine - ve bunu her firsatta göstermeyi de ihmal etmesin ki hic kimse sistemin hatalarini unutmasin, hangi boyutlara geliomush o hatalar, görsün herkes!" demek istediini sanmiom pek ... yanlish anlamadiysam tabe ...


    ama yine de tam olarak anlayamadigimi düshünüom bu konudaki durushunu, sevgili angel'm... dolayisiyla cekiniom biras bu bashliga bishiler yazmaya...

    Sağlıklı bir bedene sahip olmak varken, neden devletin almadığı ya da işverenlerin almadığı önlemler yüzünden sakat kalıp yaşamımı sürdüreyim? Engelli kümeler, engelli bireyler, neden sistemi eleştirmiyor da, sakat kaldığında onu kabul edip etmemekle uğraşıyor?
    yapilan ciddi yanlishlar var diosun... üstü örtülmeye calishilan onca sheyler var diosun; yoksulluk, sömürü, haksizlik, umursamazlik, insana deger verilmemesi, alinmayan önlemler vs. vs... bunlari sorgulamak varken, neden tam da sorgulanmasi gerekenlerin sonuclarini (burda; o sonuclardan biri olan sakatligi) kabul edip etmemekle cebelleshio insanlar diosun (*)... hic te fena demiosun bence ; bütün bunlar dururken, sanki engelli bireyler sakatligiyla bariship hayata siki sikiya sarildigi an bütün problemler cözülücek, ortada hic bi sorun kalmicak, karshilashilan bikac engelcik de ashilarak (ne de olsa ashilmak icin vardir onlar, fazla takmamak lazim ) bi yerlere gelinebildi mi (bashka bi deyishle; sakat olmayanlarin kolaylikla yapabildikleri, sakatlar tarafindan büük eforlarla basharildi mi) tadindan doyulmicak, hayat bayram olucak, laylaylom mush gibi davranilmasini ben de dooru bulmuorum... ve malesef gerek sakatlar tarafindan gerekse saglamlar tarafindan, toplum genelinden böyle bi yaklashimin yaygin oldugunu düshünüom :? ( =) eski üyelere hatirlatilir; (azmin) bashari(si) öykülerine olan düshkünlügü eleshtirmemin bashlica sebebi de buydu zaten, ayrica kimse kizmasin ama biras "sadistce/mazoshistce" gelio bana bu düshkünlük, bu alkishla(n)ma güdüsü :roll:)...

    (eger seni hepten yanlish anlamadiysam ?) buraya kadar iyi güzel de, sevgili angel'm, sanki bütün bu olanlarin sorumlulugunu sakatlarin omuzuna yüklüyomushun; sakatlarin, sorgulanmasi gerekenleri sorgulamayishina bagliomushun hersheyi gibi anlashilabilio yazdiklarin... elbetteki sorgulamasi lazim engelliler ama bu sadece engellilerin ishi mi?... tek sorgulamayan onlar mi?...

    özellikle de alinmayan önlemler yüzünden insan hayatinin/sagliginin tehlikeye atilmasiysa, ceshitli yanlishlar yüzünden insanlarin ölmesi/sakat kalmasiysa sorgulanmasi gereken, bu, HERKESI ilgilendiren bi sorun deil mi? :?... sakatlari bashkalarindan daha mi cok ilgilendirmesi gerekio?... tamam, sakatlar (daha doorusu bi kismi) bu tür hatalarin maaduru oldugu icin herkesten daha cok gocunmasi, daha cok "ayaklanmasi" gerekio diye düshünebilir belki insanlar... ama shimdi ben de cikip da; madem bu sorgulamayla kimselerin sakat kalmamasi amaclanio, o zaman asil saglamlarin ishidir bu sorgulama cünkü benim icin nasi olsa ish ishten gecmish, bashbasha kaldigim/birakildigim durumumla bashedeyim hele bi önce, bunu basharip da köshemden kipirdayabilirsem, gidip birilerini sorgularim dersem nolucak? ... bana atilan topu aynen iade etmish olmas miyim? ... tekrar bana gelir top, tekar atarim, oynaris bi güsel :P... engelli olmakla ya da olmamakla direkt ilgili görmüom bu meseleyi; insan olmakla ilgili... bu yüsden istisnasiz herkesi ilgilendirio...


    ***

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: neptune
    Aslında ikiniz de iyi niyetli ama farklı pencerelerden bakıyorsunuz.
    bu güsel bishi elbette, farkli pencerelerden ayni olaya, ayni ii nietlilikle bakan iki ayri insan ... ama bence bundan daha da güzel (ya da ishe yarar) olani, her iki pencereden tüm ii nietliliile bakan tek kishi (arada bi yer deishtirip dierinin penceresinden bakmak da fena olmas diom yane )

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: neptune
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: OturanBoğa
    Bu bahaneler hem bir çok şeyin (savaşların, yoksulluğun, sömürünün vs.) üstünün örtülmesi için hem de herşeye müdahale etmek için kullanılıyor.
    Yine sanki tam tersi; bu bahanelerle, söylediği olumsuzlukların toplum tarafından normalleştirildiğini ve kişilerin ötekileştirilmesinin doğal karşılandığını ve müdahale edilmesi için gerek bile kalmamasını eleştiriyor.
    kendi söylediklerimden tetiklenerek :P baktigimda ikisi de hakli görünüo benim penceremden ... ama ayni olguya bakarak mi oturanboa müdahale edilmesini sakincali buluo ve angel'm müdahale edilmeye gerek bile görülmemesini eleshtirio?... bana farkli sheylerden bahsediolar gibi geldi :?... biri insanca yashamak adina önleyici bi müdahaleden bahsedio, digeriyse insanlarin özeline/hakkina tecavüz edebilen müdahaleden gibi geldiydi bana :? (sakatlik örnegine tercüme edicek olursam; durup dururken insanlarin sakat kalmasina ne gerek var ama sakat bedenleri de ne pahasina olursa olsun "tam" yapmak icin kasilmanin da bi alemi yok; ilerde ne düshünüp ne hissedebilecegi hic hesaba katilmadan cocukken ameliat edilerek kendilerine bi cinsiet tain edilen hemafroditler geldi shimdi spontan olarak aklima; kendisi icin yaptigimiz bu secimle ilerde mutsuz olur mu acaba? aman olsun, yeter ki bu belirsislik bi an önce yok edilsin, normale cevrilsin bu insan :-|)... ikisinin görüshü de ii nietli ve güzel elbette, ikisinin de degindigi konu dikkate alinmali, ihmal edilmemeli... ama biri dierini yok edicek bi shekilde ele aliniosa, her iki bakish da zararli olabilir diom ve cikiom ishin icinden :mrgreen: ...

    sevgiler ...




    (*) bu arada; kölelikle, sokak cocuklariyla vs bariship barishmama, bu olgulari kabul edip etmeme gibi sorunla cebelleshio mu ki insanlar ...

  15. #15
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Bizler zaten kimsenin sahip çıkmadığı, babası konusunda karar verilemeyen, gayrimeşru çocuklarız... Aslında belli bizim babamız, nesebimiz.. Şimdilik inkar ediliyoruz sadece... Öyle ya bir gecelik uzaylı yada gavur işgali sonucu olmadık bizler.

    Baba diyorki; du bi bakak, şu DNA, kemik testleri bi bitsin, elbette seni de geçircez üstümüze... Seni de evercez, ev vercez, iş vercez, aş vercez... Soyadımızı vercez... Biz gayrimeşru çocuklar meşruiyet derdindeyiz zaten...

    Angel'm ise bizden başka şeyler istiyor.. Yeni gayrimeşru çocuklar olmasın diyor... Şimdilik bizim şahitliğimiz geçmiyor meleğim..

    O ''hovarda baba'' metresleriyle ilişkilerini ya resmileştirsin, yada onları terketsin... O metresleri zaten herkes biliyor...

    Rükü, iyi tutmuşun ''baba''nın kulağından




Sayfa 1 / 2 12 SonSon