Sayfa 1 / 3 123 SonSon
Toplam 33 mesajın 1-15 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    O bir.... O bir .... O bir... Diye başlardı beyazın programı, eski yıllarda... Bazı engelli arkadaşları Teatral biçimde yazmayı denemiştim eskiden.. Tanımlamaya çalıştığım arkadaşlarımı, önce temel engelli özelliklerini sıfatlarla, tanımlamaya çalışacaktım… En sona da mesleki yada temel insani yönlerini ele alıp, tek bir engelli koyacaktım.. Sonra iş tıkandı… Bunlar kalanlar…
    Tabi biraz elden geçirdim… Hepinize bir önerim var: Bu oyunu birlikte bitirelim… Burada benim sıraladığım, karakterini kalın çizgilerle belirttiğim her engelli gurubuna herkesin itiraz hakkı var…
    Yanlış olmuş, eksik olmuş, birbirine girmiş deme hakkı var herkesin.. Bende ekleme yapmak istiyorum deme hakkı da var, yazmak isteyenlerin.. Burada benim istediğimse; Bu kişiliklerin içlerini dolduracak, anekdotlar, hikayeler, anılar, masallar, konuşma metinleri…
    Bu oyun, anonim bir eser olsun… Bizim olsun… Ne dersiniz?

    1- O bir DİNAZOR, Engelli.. Hiç yürümemiş, görmemiş, duymamış, yani tam olmamış hiç... O böyle bir yaşama alışmış (?). Artık hiç koşmak istemiyor, hiç görmek istemiyor, hiç duymak istemiyor(muş?) O böylesine alışmış(?).. Fark etmiyormuş yani… Mış, muş, falan ve filan...

    2- O bir KIYASÇI, Engelli... O, görmeyen yanında ortopedik, ortopedik yanında duymayan, duymayan yanında görmeyendir. Kafası iyi çalışır (?)... Kendinden kötü olanların olduğunu bilmek(!) , onun iyi olmasına yeter. O hep daha beter durumda olanı düşünür… Onun ‘’daha beter sınırının’’, sınırlarından hepimizin korkması lazım sanırım… Her şeye daha beteri var gözüyle bakar çünkü… Kimseye de zararları yoktur aslında, tabi onları dinlemediğiniz sürece…

    3- O bir KEŞİŞ, Engelli. O kendini tanrının sevgili kulu olarak görür.. Sınav yeri olan bu fani dünyada başarılı olanlara, isyan etmeyenlere öte dünyada akıl almaz zenginlikler/güzellikler bağışlanacağı bilgisine/inancına sahiptir.. Bir kolu yok, ayağı tutmuyor, beli kırık… Ne keder, ne gam ... Ne mutlu ona ki, ’’ben seçilmişim’’ duygusu içindedir… Şükürcülük biraz ütopik bir durum… Aslında dünyadaki bütün inançlarda acı çekmek, acıya katlanarak ruhu terbiye etmek, çekilen acıların sonunda da ödüllendirilmek vardır. Hatta tanrıya yada büyük cennete bile bu yönden ulaşılacağına inanan çok büyük sayıda insan var yeryüzünde… Bir farkla ama; Engelli olanları tanrı seçiyor. Engelli kişiye acıya katlanıp arınmak düşüyor.
    Yani engellinin seçme şansı yok. Keşişlikte ise, kişinin bu yolu seçmesi, kendi özgür iradesine bağlı… Orada biraz çelişki var… Olsun yaaaa, engelli keşişlik, bu yolun doruk noktası olur bence…

    4 -O bir İSYANKAR, Engelli.. Ona göre, herkes suçludur. Engelli olmasında herkesin, ama herkesin suçu vardır… Suçu olmasa bile sessiz kalarak, suça ortaklık etmiştir herkes. İnandığı halde, tanrı bile suçludur. Onu seçmiştir çünkü… Niye başkasını değil de kendisini seçmiştir? Onun bir sürü iyi nitelikleri olmasına rağmen, sadaka vermesine, iyilikler yapmasına rağmen, engelli olmak için onu seçmek başlı başına hatadır. Oysa Ülkemizde engelli olmayı hak eden o kadar çok kişi vardır ki… Bunca katil, bunca yetim hakkı yiyen varken… Bunca ırz düşmanı varken, onun engelli kalması kabul edilebilecek bir şey değildir. Sevdiği halde ailesi suçludur.. Arkadaşları, dostları, çevresi suçludur. Devlet suçludur… Suçsuz olan, acı çeken bir tek kendisidir… Her kes suçlu olmasa, onun acılarına merhem olurlardı! Herkes suçlu değilse bile onun engelli kalmasında, şu an dalga geçer gibi, onun karşısında sağlıklı olmaları, onu çileden çıkarmaya, isyan ettirmeye yetmektedir. Bunların ilacı yoktur… Bunlara dayanacak küp icat edilmedi daha…

    5-O bir SUÇLU, Engelli… Kendisinin yada ailesinden birinin işlediği bir suçun bedelini ödemektedir. O işlenen suçun ne olduğunu gayet iyi bildiği için, başına geleni ‘’Allah’ın tokadı’’ olarak görür… Bu ilahi adalete de fazla isyan ederse daha beterinden korkmaktadır… Daha fazlasını bile hak ettiğini düşünür.. Karma duygusunun bir şekli deyip geçelim…

    6-O bir MUTLU, Engelli.. Engelli doğmuş olmaktan, engelli kalmış olmaktan, ne kadar memnun olduğunu anlatmaya çalışır hep… Sakatlığın kötü/engelleyici olmadığını, aksine kendi gelişiminde çok olumlu etkileri olduğunu söyler … Özellikle kırsal kesimlerde ve beden gücü gerektiren işlerde çalışılan yerlerde, azda olsa düzenli bir gelire sahip olmak güzel bir şeydir… Bu düzenli gelir yaşamı kolaylaştırdığı gibi, sosyal bir statü ve tembellik özgürlüğü getirir insanı… Bunların karşılığı olan sakatlık bazen bir lütuf gibi görülebilir… Kendisiyle, ailesiyle, doğayla, sevgilisiyle, kitaplarıyla sevdikleriyle baş başa kalma zamanı daha çoktur engellinin… Yaşasın sakatlık derse bile, hiç şaşırmayın…’ ’Bir dönüm bostan, yan gel yat Osman’’ halleri yani…

    7- O bir SİNYALCİ, Engelli… Neden, nasıl, niçin, ne kadar, ne zaman? Bu soruların anlamı yoktur… Engellidir ve engelli olanların isteme, dileme, göz hakkı vardır… Bodoslamadan dalar bunlar her yere… Valilerin, belediye başkanlarının, kaymakamların başlarının belasıdırlar… Bunlardan kurtuluş yoktur. Bunlardaki isteme azmine ve yöntemlerine her zaman hayranımdır. Bakanlık korumalarını bile terörize ederler. Bunlardan ancak vererek kurtulabilirsiniz. Dikkatli olmak gerek. Sinyalcilerin ne isteyeceği, kimden isteyeceği hiç belli olmaz…

    8- O bir GÖLGE, Engelli … Aynı sinyalci engelli gibi, sorunların kökü, başı, onu ilgilendirmez. Ne söylesen, ne anlatsan, neye davet etsen, alacağın cevap bellidir; ’’Kusura bakma sakatım’. Bunlar bir tek, ‘’Hiçbir şeye karışma ‘’ sözünü dinlerler. Ha var, ha yok… Ne var, ne yok… Hep aklıma Orhan Veli’nin Süleyman Efendisi gelir, bu kişileri düşündükçe…

    9- O bir ŞİŞİRİLMİŞ, Engelli… Aaa bak ne güzel öğrendi okumayı…. Aaaa bak ne güzel bitirdi okulunu…. Aaaa bak ne güzel, bir işe girdi… Aaaa bak ne güzel, evlendi… Çocukları doğdu, ev sahibi oldu, ehliyet aldı, arabası oldu vs. vs. Aferine, alkış istemeye alışmış bir engellidir. Bak onun yaptığını sağlamlar bile yapamıyor… Aferin adama/kadına.. Alkışlanır ancak bunlar. Hepimiz sizinle gurur duyuyoruz… İlk eleştiri yada hafife almada tökezlerler. Alkış olmayınca yönlerini, hedeflerini şaşırırlar.. Alkışı İstemeye başlar, vermezsen de, ana avrat küfrederler. Her şeydeki gibi işte, hormonun iyisi olmaz… Doğal gelişim en iyisidir…

    10- O bir star/GIRGIR, Engelli… Toplumda moda olan şeyleri, engelliler içinde yaşamaya çalışır… İlgi çekmek için bir yönünü geliştirir.. Ünlü olma duygusu ile yanıp kavrulur… Çapkınlık, canlar yakmak, hayranları olmak… Olmasa bile oluşturmaya çalışmak, hayalini kurmak, öyle sanmak varmış gibi göstermek, yalan söylemek … İnsana özgü şey bunlar… Toplumdaki her kesimin bir yansıması elbet olacak engelliler içinde… Ayrıca engelli dışındaki insanların da hep başarıyı yakaladığı söylenemez. Bazıları Cem Yılmaz kadar gırgırdır. İnsanları güldürmek gibi bir görevleri olduğunu sanırlar. Banu gibi kendisini rezil etmesinler yeter… Severim ben onları yaaa…

    11- O bir CAZGIR , Engelli… Hemen toplumun can alıcı yerini bulur ve nokta atışını yapar. Genellikle tersten alır her şeyi… Düğündeyseniz cenazeden, cenazedeyseniz düğünden bahseder. Mutluysanız, mutluluğun anlamı olmadığı, mutsuzsanız ötenazi hakkınız olduğu söylenir bu kişi tarafından size… Dikkat, size söyler, kendisine değil… O etrafa yaydığı düşünceleri bir gün bile düşünse, ilk başta kendisi etkilenirdi…O söylediklerinden etkilenmez… O aksine düşünce ve ironi yaparak öne geçmeye çalışır… Bağıra çağıra, ezber bozan, ama aslında hiç anlamı olmayan ortada ne varsa, ona muhalefet eden söylemleri, eylemleri olan kişidir. Sabun gibidir yani, ele avuca da gelmez, elde avuçta da tutulmaz… Bir nevi makyevelist kişiliktir bu tipler.
    Girdiği her toplumu dağıtmayı becerebilen engellidir… Gerçi bu tip her kesimde acayip bolca bulunur.. Ancak toplumumuza has bir özellik olan ‘’ bağırana yol verelim , belki arkasına teneke bağlar güleriz, eğleniriz’’ mantığı ile, cazgır engellinin öne çıkma arzusu kolayca uyuştuğu için, bu tipin önü açılmaktadır.

    12- O bir VAZGEÇMİŞ, Engelli.. Dünyadaki her tür hakkından vazgeçmiştir… Tüm alacaklarından, oluşan ve oluşacak tüm haklarından feragat etmiştir… Tüm borçlarını ödemiştir…O kendini yok sayar, insanlarında onu görmesinden rahatsız olur… İnsanların onu rahatsız etmemesi için, hiçbir şeye sahip olmak istemez. O kendinden vazgeçmiş, huzuru, rahatı, kendini yok saydırmakta bulmuştur. O içinde bulunduğu derinlikten çıkarılmaya karşı müthiş dirençlidirler… Bu zorla tutunmaya, illa yaşamak duyusuna, iğrenç bir olay gibi bakarlar… Ölmesi gereken ölmelidir… Yaşaması gerekende iyi yaşamalı. Kendi elleri ile bir sona hazır olmadıklarından katlanırlar yaşama. Hele bir de felsefi derinlik varsa, mutlu oldukları bile söylenebilir… Aç gözlülüğe bir isyandır… Yada vermenin, gerekirse bir hırka bir lokmaya düşecek kadar vermenin doruğudur… Bak ben bunlara laf etmem, ettirmem de arkadaş.

    13- O bir İSTEKLİ, Engelli.. Üzerine titrenilmesinden, ilgiden memnun o… Hele bir de ileriye dönük hayalleri yoktuysa bu duruma düşmeden önce, değmeyin keyfine onun… Kim ister iyileşmeyi bundan sonra? İyileşince gelecek sorumluluklardan kurtulmanın, baskıdan sıyrılmanın en kolay yolu engelli kalmak… Sürekli olarak çocuk kalmanın, küçük bir çocuk gibi ilgi görmenin tek yolu engelli kalmaktır. İyileşmemek için dua eden bile gördüm ben… Bunlar dayaklık işte…

    14- O bir kalender, çılgın, dost, arkadaş… O bir çeşme, bilge, sanatçı, sanat sever… O bir insan … O bir ana/baba, sevgili, can/canan… O bir yoldaş be …


    NOT: Ekonomik olarak ‘’Kurban’’ deyin sağlam olan, ezilenlere… Koyun bakalım klişeleri, değişen bir şey var mı bir bakın?

  2. #2
    Üye
    shukufe Avatarı

    Üyelik Tarihi
    20.01-2007
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    ankara
    Mesaj
    5.451
    Alınan Beğeniler
    112
    Verilen Beğeniler
    168

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    bu cok cıddı kelımelerı ben engellı olarak kabul etmıyorum kendım ıcın
    ben bır savascıyım
    baska turlu
    ya bu deveyı gudeceksın
    ya bu dıyardan gıdeceksın
    hayat herseye ragmen guzeldır
    varsın saglam olanlar bızler ıcın oyle sansın

  3. #3
    Üye
    QuetZalCoatl Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.07-2007
    Son Giriş
    11.11-2017
    Saat
    19:45
    Yaşadığı Yer
    Antalya
    Mesaj
    224
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    2

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    2- O bir KIYASÇI, Engelli... O, görmeyen yanında ortopedik, ortopedik yanında duymayan, duymayan yanında görmeyendir. Kafası iyi çalışır (?)... Kendinden kötü olanların olduğunu bilmek(!) , onun iyi olmasına yeter. O hep daha beter durumda olanı düşünür… Onun ‘’daha beter sınırının’’, sınırlarından hepimizin korkması lazım sanırım… Her şeye daha beteri var gözüyle bakar çünkü… Kimseye de zararları yoktur aslında, tabi onları dinlemediğiniz sürece…

    hehe komik geldi abi bu bana sondaki laf süper

    güzel yazmışsın ama ben kendimi bunlardan birine oturtamadım

  4. #4
    Üye
    E®KAN Avatarı

    Gerçek Adı
    ERKAN
    Üyelik Tarihi
    11.05-2007
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    1.348
    Alınan Beğeniler
    4
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Hepsini red ediyorum...
    Ben de diğerleri gibiyim sadece biyolojik noksanlarım olabilir ve buda
    bazı psikolojik eksikliklere yol açabilir ve getirisi de vardır bir yandan.
    Ama ben bir insanım. tüm sorunlara rağmen yaşamayı seviyorum, çoğu
    insandan da kat kat güçlüyüm........

  5. #5
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Tiyatro anlatma tekniklerinden birisi ; Seyreden/okuyanın kahramanlarla bütünleşmesi, onunla adeta ruh ikizi gibi olup, arınmasıdır...Mesajı almasıdır...
    -Yine anlatma tekniklerinden birisi ; Seyredenin/okuyanın, kahramanlardan, olaylardan yabancılaşmasıdır. Anlatılanın/oynananın bir karekter anlatımı
    olduğunu bilir seyirci/okuyucu...Kalın çizgilerle çizilen, abartılan bir yönlerini elbet
    birebir ''kendinde'' bulamaz kimse...Ama mutlaka ''başkalarında'' bulacaktır...

    Amaç zaten öne çıkarılan engelli kişiliklerin, kimlik haline gelmesinin önlenmesdir.
    Üretimle anılmaktır...Her birey nasıl anılıyorsa, engellininde öyle anılmasıdır.

  6. #6
    Üye
    narziss Avatarı

    Üyelik Tarihi
    31.07-2007
    Son Giriş
    06.11-2016
    Saat
    02:27
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    57
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Kuyucak ağabey, şu cazgır tip bölümü çok hoşuma gitti yaa...Düğünde cenazeden,cenazede düğünden bahsetmek adamda mizah anlayışı olduğunu ama bu anlayıştan kendinin bile farkında olmadığını gösterir.Birde'' yol verin öne geçsin sonra arkasına teneke bağlar güler eğleniriz!''deyişi atasözü olacak .
    Birde bu tahlilleri tam olarak ne kendimde nede başkasında görebiliyorum,ama inanıyorum ki, bende dahil bu tahlillerin bir kısmı bizlere uyuyor aslında yalnız engellilere değil bütün insanlara uyuyor.
    Eline sağlık çok güzel olmuş...

  7. #7
    Üye
    nihal63 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    03.12-2007
    Son Giriş
    23.03-2009
    Saat
    10:55
    Yaşadığı Yer
    eskişehir
    Mesaj
    36
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sevgili Kuyucak,

    Yazdığınız karakter tipleri çok hoşuma gitti. Sadece bu tiplemeler tüm insanlara özgü, engellilere özgü değil. Yani küçük oynamalarla herkese uyarlanabilir. Engelliler arasında bunlara uyanlar olabileceği gibi, engelsizler arasında da uyanlar çok. Çünkü karakter özellikleri insanlar tarafından oluşturulur ve engellilikle çokta bağlantısı yoktur. Belki şöyle diyebiliriz: engelsiz insanlarda negatif kişilik özellikleri %60 ise, engelli olanlarda, yaşam şartları gereği, bu oran %70'lere çıkabilir. Bu söylediğim Türkiye gibi gelişmekte olan ya da az gelişmiş ülkelerdeki engelliler için; gelişmiş ülkelerde ise bu oran tam tersi diye düşünüyorum. Bu ülkelerde engelliler için yaşam öyle kolaylaştırılmış ki engelliler hayata çok pzitif bakıyor, tabi halkın kültür düzeyini de göz ardı edemeyiz. Örneğin, işe alırken engelli-engelsiz ayırımı yok, işi kimin daha iyi yapacağı önemli. Ya da evlenirken fiziksel görünüşe değil, karakterine öncelik veriyor insanlar... Sonuç olarak, yazdığınız tiplemeler herkese uygun olduğu için engellilere özgünmüş gibi göstermezseniz daha güzel olur, bir de dediğiniz gibi içleri örneklerle süslenirse daha eğlenceli bir hale dönüşür...

  8. #8
    Üye
    KUZEY Avatarı

    Üyelik Tarihi
    17.02-2005
    Son Giriş
    27.08-2017
    Saat
    11:32
    Yaşadığı Yer
    walton/ingiltere
    Mesaj
    706
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    kuyucak arkadas tskler... bastan sona okudum ozellikle "3- O bir KEŞİŞ..." bu kisim cok guzel kaderci toplumun genel bakis acisi yeni somurge ulkelerin bir cogunda bu bakis acisi gecerli... sorgulamak arastirmak mucadele etmek yoktur birileri mucadele eder onlar icin nasilsa ... bir baska bakis acisi getirmeye calistim kendimce ) alinmayin alinacak birsey yok herkesin kendine gore bir dunya gorusu var... sorgulama arastirma olmasa hastaliklarin tedavisi konusunda bir arastirma olmaz bazi hastaliklarin tedaviside bulunmazdi nasil olsa boyle dunyaya geldik cekilmesi gereken birsey cekerim derdik bu bakis acisi cok fazla birsey kazandirmaz bizlere hersey kader demek degildir birazda gerceklere bakmaliyiz... bozuk arabayla yola ciktik diyelim yolda araba durdu birden kadermi diyecegiz...

  9. #9
    Üye
    basari Avatarı

    Gerçek Adı
    başar
    Üyelik Tarihi
    30.12-2004
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    09:02
    Yaşadığı Yer
    Bursa
    Mesaj
    1.558
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    o bir uzaylı :lol: buda benden olsun anlamı bu dünyadan değil demek :lol: ufo gören müthiş türk açıkladı :mrgreen:

  10. #10
    Üye
    daylight Avatarı

    Gerçek Adı
    Aysel
    Üyelik Tarihi
    16.01-2008
    Son Giriş
    28.07-2012
    Saat
    22:26
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    431
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    kuyucak.....
    13- O bir İSTEKLİ, Engelli.. Üzerine titrenilmesinden, ilgiden memnun o… Hele bir de ileriye dönük hayalleri yoktuysa bu duruma düşmeden önce, değmeyin keyfine onun… Kim ister iyileşmeyi bundan sonra? İyileşince gelecek sorumluluklardan kurtulmanın, baskıdan sıyrılmanın en kolay yolu engelli kalmak… Sürekli olarak çocuk kalmanın, küçük bir çocuk gibi ilgi görmenin tek yolu engelli kalmaktır. İyileşmemek için dua eden bile gördüm ben… Bunlar dayaklık işte…


    Bu ne biçim bir usluptur bir açıklama yapabilirmisiniz, yaa bayadır yazılarınızda bir sertlik var.
    öfff yaa boşverin bazan susmak en büyük en güzel cevaptır bence........................................

  11. #11
    Üye
    necati bacak Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.06-2008
    Son Giriş
    15.10-2017
    Saat
    12:06
    Yaşadığı Yer
    İSTANBUL
    Mesaj
    126
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ben engeli olmayı kendim istemedim ve kimsede istemez yaşamın
    içinde herşey olabiliyor ama bunları normal nasil yaşanıyorsa bizde
    öyle mucadele etmek zorundayız şunu iyi bilmek lazım yapılacak başka
    birşey olmadığına göre bizler olduğumuz gibi yaşamalıyız ama tabiki
    kendi varlığımızın olduğunu herkesin bilmesi için mucadele etmek ten
    başka çaremizin olmadığını bilmemiz gerekir tıpkı bu siteyi kurup bizleri
    buluşturan arkadaşların mucadelesi gibi bizde üzerimize düşeni yapmamız
    gerekmektedir bizde normal insanlar gibi yaşamalıyız derim

  12. #12
    Üye
    SiyahPelerinliAdam Avatarı

    Üyelik Tarihi
    31.05-2004
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    01:52
    Yaşadığı Yer
    Sivas
    Mesaj
    598
    Alınan Beğeniler
    24
    Verilen Beğeniler
    6

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Hahaha hoş olmuş ellerine sağlık... bende bunların hepsinden bi miktar var korkarım, kötü bişi diil galiba.. :}

  13. #13
    Üye
    Pegasus Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.11-2003
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    18:03
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    834
    Alınan Beğeniler
    40
    Verilen Beğeniler
    19

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!


    Acaba bu şekilde katogorize edilebilecek insanlar var mıdır?

    Gerçekten tüm hayatını dile getirilen bu kalıplara uygun şekilde geçiren engelliler.

    Ben sanki bu ve yazılmayan ddaha bir çok karakteristik içerisinde bir döngü olarak insanların gezip durduğunu düşünüyorum.

    Yani bir engelli hayatının bir döneminde bu kalıplardan herhangi birisine girip çıkabilir.

    O esnada Hasan abi gibi bir gözlemcinin radarlarına yakalanmışsa ensesinden tutulup hemencecik senin yerin burası denilerek ilgili kategoriye tıkılabilir.

    Oysa insan enteresan bir canlı. Evet belki hayatını büyük bir çoğunlukla bu kategorilere uygun yaşayan kişiler de vardır. Ancak ben daha çok bunların belli dönemlerde hemen hepimizin kısa süreli de olsa uğrayabileceği limanlar olduğunu düşünüyorum.

    Şahsen keşişlik gibi limanlara hiç uğramasam da benim de uğradığım limanlar olmuştur bunların içinde.

    Fakat genel olarak beni kapsayan bir liman bulamadım aralarında. Üstelik gariptir bunlar gibi kendimin de ait olduğu bir kategori yapmaya çalıştım ve beceremedim.

    İnsanların tek renkleri olduğunu sanıyoruz bazen. Oysa insan renk değiştirebilen bir canlı. O an için rengini kırmızı gördüğümüz birisini kırmızı sanabiliyoruz. Adam eve dönüp kızını kucağına aldığındaysa pembe oluveriyor oysa. İşte psikolojide kişilik testlerini sorgulanır yapan tam da budur. Zeka testinin aksine kişilik testleri son derece tartışmalıdır.

    Bir hafta önce ölüdenizde yüzerken benim rengim neydi, şimdi ne mesela...

    Ben kendimi kategorize edemedim. Sürekli değişen duygu halimle nasıl yapabilirim bunu. Kendime dair söyleyebileceğim tek şey en üzgün olduğum anlarda bile asla yolumdan vazgeçmediğimdir. Ötesi berisi hep yalan...Vazgeçmeyen güçlü karakteri oynadığımızda bile çok üzgün olabiliyoruz çünkü...

  14. #14
    Üye
    shukufe Avatarı

    Üyelik Tarihi
    20.01-2007
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    ankara
    Mesaj
    5.451
    Alınan Beğeniler
    112
    Verilen Beğeniler
    168

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    :roll: ops:
    saglam olan ezılenler
    hadı engellıler
    ben anlamadımkıııı

  15. #15
    Üye
    ersin3424 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    17.06-2008
    Son Giriş
    25.10-2009
    Saat
    23:59
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    20
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    o bir mutlu konusuna aynen uyuyorum




Sayfa 1 / 3 123 SonSon