Sayfa 2 / 3 İlkİlk 123 SonSon
Toplam 32 mesajın 16-30 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #16
    Üye
    Laus_Deo Avatarı

    Üyelik Tarihi
    31.03-2005
    Son Giriş
    22.08-2009
    Saat
    22:38
    Yaşadığı Yer
    Erdek
    Mesaj
    616
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    =A_GEYiK,
    Bu konuda buralarda ahkam kesmek benim haddime değil elbette.Ancak okurken yazılan yorumları; içlerinden hiçşüphesiz alakadarlı olanlara bakıp kendi kendime sorular soruyorum.Neden,niçin,nasıl,yada nasıl olmalıydı gibi.

    Lakin,A_GEYİK >>> in sorusunu anlamkta epey zorluk çektim :? Kız olsa Erkek olsa ne fark eder gardeşim :!: :?:

    Burada vah vah mı demeliyiz :?:

    Anlayamadım.

  2. #17
    Üye
    pathetique Avatarı

    Gerçek Adı
    mademoiselle piaf
    Üyelik Tarihi
    20.10-2006
    Son Giriş
    25.09-2010
    Saat
    20:21
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    31
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    her ne kadar engelli bi birey olmasam da toplumun engellilere özel ilgi ve yardım etme dürtüsüne biraz başımdan geçen biraz komikçe bi anektod ile tanık oldum diyebilirim şöyle ki:

    önceden yaptırdığım kan testinin sonuçlarını almak için labaratuara gitmiştim ki bi baktım her yer dolu oturacak tek bir yer bile yok köşedeki tekerlekli sandalye dışında. eh baktım herkes oturuyo yıllanmaz bi utanmaz olarak ben de geçtim sandalyeye oturdum. oturmamla beraber etrafın hafif kınayıcı hafif de tebessümlü bakışları üzerimde toplandı tabi. herneyse öylece hepberaber labaratuar çalışanını beklerken zıpırlık bu ya (veya öküzlük de denebilir görüşe bağlı) dedim şunla bi tur atayım da vakit geçsin. ben böyle anlamsızca takılırken labartuar çalışanı çıkageldi ve bana sakat olduğum için (güya) öncelik vererek hemen işleme başladı ki ben itiraz etmeye vakit bulamadan (tamam tamam öküzüm biliorum) sonuç kağıdımı çıkarıp bana doğru getiriyodu ki ben kalkmaya yeltendim. yeltenmemle beraber sandalyenin ayaklığına takılıp yere yapışmam bir oldu (paranormal bi ceza olsa gerek!) söylememe gerek yok tüm labaratuar yerlerde tabi ancak çalışan kızcağız aşırı dertli ve panik olmuş durumda çünkü düşmemi otomatikman sakatlığıma (yine güya) bağlamış kafasında yerden kaldırmaya çalışıo beni. eh birden ayaklarımın üstüne dikildiğimi görünce benden ölümüne tiksindiğini gözlerinden okuduğumu söyleyebilirim

    neyse demek istediğim toplum iş engellilere gelince gerçekten hassaslaşıo ve bunun bi şekilde kullanıldığını görünce de (evet bildiniz benim yaptığım) sert bi tepki ortaya koyuyo. sorulara gelince:

    * Sizce sakatlığı bulunan kişilere mutlaka yardım edilmeli mi; o anda yardım istemeyen birisine 'yardım etmek' doğru mu?

    - eğer yardıma ihtiyacı varsa yardım etmemek gibi bi lüksü olamaz sanırım “insanım” diyebilen bi insanın ancak eğer yardım istemiosa da boşuna sazan gibi atlayıp hem kendini hem karşı tarafı da rencide etmek biraz anlamsız gelio insana. ancak bi de yardıma ihtiyacı olanın yardıma ihtiyacı olduğunu beli edememe gibi bi sorunu varsa işte o zaman baya bi ince çizgi oluşuo yardım etmek ve etmemek arasında. toplumun da yerli yersiz bi engelli görünce yardıma atılmasının nedeni belki de biraz da bu olsa gerek kim bilir…

    * Yardım-eden-kişinin-gözlerinin-dolması konusunda ne düşünüyorsunuz? Yardım etme dürtüsünde bir eşitsizlik sözkonusu mu?

    -yardım edenin gözlerinin dolması da bi dürtü gibi bişey olsa gerek. ama yine de anlamıorum gerçekten dostum diyebileceğim iki insan da engelli ve onlara yardım ederken hiç hüaaaa kankaaammm noldu sana böyleee diye gözyaşlarına boğulmadım abarttım tabi de gözlerim bile dolmadı lakin bunu gayet normal bişey olarak gördüm ve görmekteyim eh bu da kişiden kişiye değişen bi dürtü olsa gerek…

    * 'Yardım etmek' ile 'acımak' kavramları arasında her zaman bir bağ var mı; sakatlar sözkonusu olduğunda bu bağ kuruluyor mu?

    -söz konusu bile olamaz cınacak durumda olmak kesinlikle çok çok başka bi durumdur. ama tekrar ve ısrarla toplumun bunun henü ayrımına vardığını hatta bazen sakatların kendilerinin bile bunun ayrımına varabildiğini düşünmüorum…

    * Mutlu-eden-yardım ile mutsuz-eden-yardıma dair yaşadığınız bir anekdot paylaşır mısınız?

    -eh bu soru engellileri kapsıo olsa gerek ama belki girişteki anektod buna dolaylı da olsa bi cevap gibi olur gibi gibi…

  3. #18
    Üye
    Laus_Deo Avatarı

    Üyelik Tarihi
    31.03-2005
    Son Giriş
    22.08-2009
    Saat
    22:38
    Yaşadığı Yer
    Erdek
    Mesaj
    616
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Pegasus
    Dağıttım sanırım. Bir tür dertleşme olarak alınız efendim.
    Yok dağıtmadın dostum.Tam da bam teline dokundurmadın bastın.
    Doğruyu söylemek gerek her ne durum altında olursak olalım doğrudan yana olmak gerek.Sen de doğruları söyledin.Var gerisi dertleşme olsun.

    Acımaktan ziyade,değer vermek daha doğru bir kavram olur sanırım.İnsan olmaya değer vermek.Yada İnsan olmanın gereğine değer vermek.Adı sanı ne olursa olsun Ne iş yapacak olursak olalım hümanist düşünceler kalbimizin bir köşesinde beynimizin ise baş köşesinde oturmalıdır.Bunun adı acımak değildir.Umursamakmıdır :?: Evet umursamaktır.


    Saygı ve Sevgilerimle.

  4. #19
    Üye
    mahmut Avatarı

    Gerçek Adı
    mahmut kaplan
    Üyelik Tarihi
    28.05-2003
    Son Giriş
    28.09-2017
    Saat
    18:02
    Yaşadığı Yer
    Amasya
    Mesaj
    100
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Herkesin yardıma ihtiyaç duyduğu zamanlar olduğu engellide yardıma ihtiyaç duyacağı anlar olacaktır.Ceketini dişleriyle alan bir kişininde bunları aştığını düşünüyorum.Ben çalıştığım yerde merdivenleri iki kişinin yardımıyla çıkıyorum.Bazen kimse olmuyor.Birileri yanımdan geçiyor.Bana yardım etmek istemiyorlar.Bu onların tercihi diyip normal karşılıyorum.Biz bu gibi durumlarda bize acıyan kişilerin yaklaşımını abartmıyormuyuz.Bu eylem tekraralandığında onlarda bu durumu kanıksıyor.Ben engelliyim (yaşam tarzı olarak kendimi öyle görmüyorum) bana üzelende olur,benden kaçanda bana herkes gibi yaklaşanda.Bence olayı kendi içimizde halletmeliyiz.Acıma edebiyatını bırakıp kendimizle barışık yaşamalıyız.Biçok sağlam kişiye yardım ettim.Yardımımdan dolayı üzüleni görmedim

  5. #20
    Üye
    JimOmErikaRin Avatarı

    Gerçek Adı
    Gökhan Tanrıverdi
    Üyelik Tarihi
    16.01-2007
    Son Giriş
    31.01-2012
    Saat
    18:57
    Yaşadığı Yer
    Istanbul
    Mesaj
    21
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Yahu anlaşılmayacak ne kalmış ki kız gayet rahat kendi ceketini giymek üzere almış ve giymeye çalışmış yanında arkadaşı varken senin nezaketen olsun ceketi giydirmen garip ve üstüne yanağından öpmüşün bu daha abes :S yaşamla ilgili bir durum bu insanların kendi yaşamları ile bağlantılı zaten kolları olmayan birinin yanına gittiğinizde kollarının azıcık oynaması sarılma anlamındadır zaten. hoş sarılamayacak durumda bunu beklemek doğru değil zaten ama hala sanat camisanı dahil etmek yersiz bence kazım kanat bunu neden yazmış, sanat camiası özelllikle her kesime yardım eden ve giden bir yaşayış tarzına sahip değilmi zaten kameralar karşısında konuşmak ve sonunda aramamak o camiaya mahsus bir durum. Anlamsız bir yazı olmuş zaten (engelsiz) engelli arkadaşlarla birlikte olan bir zati muhterem görünüş itibari ile bazı şeyleri göz göre göre istemesi garip olurdu değil mi? "Sarılmak için kolların olması gerekmez asıl önemli olan olmayan kollarının beni sardığının hissine varmam bence"...

  6. #21
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sevgili arkadaşlar, bu konuyla ilgili olduğunu düşündüğüm Melih Aşık ın bir yazısını okudum biraz önce ve sizlerle paylaşmak istiyorum.

    Dostumuz, "Kurban Bayramı'nda o kadar çok kutlama mesajı aldım ki doğrusu böyle şeylere önem vermeyişime rağmen yine de çok mutlu oldum" dedi...

    Ancak bir konu canını sıkmış. Çünkü eğitimlerine ya da iş bulmalarına yardımcı olduğu birkaç gençten hiç mesaj gelmemiş... İki kelimelik zahmete girmemişler...

    Evet genelde teşekkür özürlüyüzdür. Nankörlük de yaygındır. Ama Arthur Schopenhauer'in o tespitini de akıldan çıkarmamak gerekir... Der ki büyük filozof:

    "İnsan yardım ettiği kişileri sever. Ne var ki, yardım alanlar borçlu kaldıkları kişileri hatırlamak değil, unutmak isterler. Çoğu kez unuturlar da."

    Bu izah dostumuzu teselli etti ama.... "Yine de insan bir teşekkür bekliyor" demeden duramadı...
    * * *
    Hâlâ iyiliğine karşılık bekleyen dostumuza bu defa da Aurelius'tan birkaç satır aktardık:

    "İyilik etmekle kendi doğana uygun olarak davranmış olman sana yetmiyor mu da bir ödül bekliyorsun karşılığında? Gözün gördüğü için ya da ayakların yürüdükleri için senden ödül istiyorlar mı? Bunların kendilerine özgü işlevlerini yerine getirmek için yaratılmış olmaları gibi, iyilik yapmak için dünyaya gelmiş olan insan da iyi bir eylem yaptığında yalnızca varoluş nedeninin gerektirdiğini yapmıştır.."
    kaynak

  7. #22
    Üye
    Rekursion Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.12-2003
    Son Giriş
    18.03-2017
    Saat
    16:40
    Yaşadığı Yer
    Alamanya
    Mesaj
    618
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    gerek teshekkür almak icin olsun, gerek shahit olanlara "aaa, ne iyi insan!" dedirtebilmek icin olsun, gerek cennete girmek icin olsun, gerekse kendi dogasina uygun hareket ederek mutlu olmak icin olsun bi "tatmin olma" meselesi var gibi ortada ... olmasin demiom, iyilik yapilmasin da demiom... insanlar iilik yaparken ya da iilik yaptigi icin ishkence ceksin de demiom, sadece ishkence cekerek yapilanlar iiliktir, davranishlar hic bi shekilde mutluluk hissedilmeyerek yapilirsa asildir, gerisi boshtur da demiorum... ama hani ne blim? :?... hic bi karshilik almadan iyilik yapmak beni ne kadar mutlu etse bile iyilik yaptigim kishinin gercekten ihtiyaci var mi yapmak istedigim o iyilige, istio mu o iyiligi yoksa bazi önyargilarimdan dolayi bana mi öle gelio da hemen ziplamak istiom diye biraz olsun sorgulamaliyim kendimi... biraz olsun caba sarfetmeliyim anlamak icin... yapmak istedigimin, o kishiye gercekten iyilik mi yoksa kötülük mü oldugunu biraz olsun düshünmeliyim ziplamadan önce ... cevabi kendi kendime bulamiosam sormaliyim...

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: pathetique
    ancak bi de yardıma ihtiyacı olanın yardıma ihtiyacı olduğunu beli edememe gibi bi sorunu varsa işte o zaman baya bi ince çizgi oluşuo yardım etmek ve etmemek arasında. toplumun da yerli yersiz bi engelli görünce yardıma atılmasının nedeni belki de biraz da bu olsa gerek kim bilir…
    bicok kes hissettim bunu;
    bazen insanlar öle bi atiliolar ki bana yardim etmeye, karshi koyabilmem imkansis oluo... agzimi acip "gerek yok" falan demeye kalkishsam bile "aaa, hic önemli deil, lafi mi olur? ne var ki canim biraz yardim edersek! seve seve! seve seve..." gibi sözlerle susturuluyom hemen ... bi de bakmishinis bütün "gerek yok" demelerime ragmen yapmishlar yapicaklarini - counlukla da bu yaptiklari yardimdan fazla, ishimi zorlashtirmak oluo ... yardima ihtiyacim var ama isteyemiom, utaniom falan saniolardir heralde... artik karshidan bakanlara öyle mi görünüom yoksa kendilerini benim yerime koyuyorlar da "ben olsaydim söyleyemesdim" falan diye mi düshünüorlar, bilemicem ... bildigim tek shey, bu problemi ortadan kaldirabilicek basit bi cözüm var; yardim etmemi ister misin diye sormak ...

    sevgiler ...

  8. #23
    Askıda Üyelik
    tarelif Avatarı

    Gerçek Adı
    Elif Köse
    Üyelik Tarihi
    19.08-2005
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    İstanbul-Erzurum-Gemlik
    Mesaj
    408
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Yoksa anlatılan hikayede yardım edilen genç kız değil ki... Genç kızımız, yazarın mutlu olması için, izin vermiş o kadar... Onun bu işten ne kadar mutlu olacağını hissetmiş, üstelik de kendisini öpmesine bile izin vererek, ona yardım etmiştir... Çoğu zaman biz yardım ederiz, yardımı kabul ederek...
    Saygılar...
    Kuyucak bu düşüncede hemfikiriz.Sana yardım edilirken,sen de yardım ediyorsun.Yani yardımlaşma...Nasıl yardım ediyorsun karşındakinin işe yarama duygusunu fitilliyorsun,birşey başarma,insanlık binasına bir tuğla koymaya ve en önemlisi mutlu olmasına...

    Evet oturan boğa adam sorabilirdi de,ama bazı konular yeraltındaki notlarda kaldığında orijinalitesini koruyabiliyor.

    Rekursiyon ben de , hayal kırıklığına uğradım,deruni ifadeler beklerken konuyu acayip değiştirmiş.Yazı virajda jarampole yuvarlanmış bir nevi.Ama başlığını fiyakalı Kazım Kanat.Ama konu kanatlanmış…

    Rekursion demiş ki:
    walla, kizin veya erkek arkadashinin neyi, neden yapmish olacagi bi kenara da...
    bu adamin problemini anliamadim ben ...


    maalteessüf bu ceridenin garbi nüshaları da türkçe
    bilveçhile idrakinizi terakki ettirebilmek için türkçenizi inkişaf ettirmelisiniz.

    kuyucak sen froyd'u bile pes ettirip saçını başını yoldurursun dicem başka bi şey demicem.

    Bayke bu yazınla mütebessüm oldum. Latifen süper olmuş.Oktay amca bu yazını görse seninle eminim gurur duyardı bayke.

    A_geyik,bizim kültürde sorduğun sorunun cevabı ,çok normal karşılanırdı.İşte buna deli oluyorum.Kadın evlendikten sonra engelli olursa erkek terk eder ,kimse bişi demez,ama kadın terk edince milletin ağzına sakız olur.Bizim mahallede böyle biri var.Adam gazi eşi terk edip gitmiş,kızına annesiyle birlikte bakmış büyütmüş.Taaaa bizim komşu onun lafını konuşuyor.Daha şimdiden sakız olmuş bile.

    Acımak duyguların yoğunlukta olduğu bir eylem,yardım etmek ise hareketin.Bir birine sebep oluyor.Bir nevi duygu harekete katalizörlük ediyor.Spontan olarak gelişiyor.

    Aslında acımak(merhamet),yardım etmek ve yardım istemek insanın fıtratında var.Bizim bunu kabul etmememiz bunun yokluğuna delalet etmez.Ama sorun şurada cereyan ediyor,akıl ile kalbi senkronize kullanamamakta.O anki duygu yoğunluğundan nsıl yardım edeceğini ya da etmesi gerektiğini tayin edemiyor.Yardım etme adabını bir anlığına sistemdışı bırakıyor.İşte bu noktada biz yardım edilen taraf yeri geliyor öfkeleniyor,yeri geliyor üzülüyoruz.

    Ezcümle;4 ay önce oğlumu hastaneye götürdüm ,babasıyla sırada beklerlerken dedim gidip öğle namazını eda edeyim.Namazı kıldım,dedim ortam müsait,temiz bari çocuğun mamasınıda yapayım.İki tane çarşaflı bayan beni görünce yardım edeyim mi dedi.Bu biberona dökeyim suyu,iöyle içireyim.(tabi ben içimden yuh dedim)Akıl devredışı kaldı.Güya yardım ettiğini sanıyor.Sonra çocuğuma mama yaptığımı söyleyince,pardon,tamam o zaman dediler.Hergün buna benzer kaç olayla karşılaşıyoruz,kimbilir…

    Doğan Cüceloğlu ile bir seminer molasında sohbet ederken,bir anısı üzerine konuşmuştuk.Birgün arkadaşını ziyarete gitmiş,evde afacan bir çocuk,altı bezli…Çocuk koltuğa çıkmak için azami uğraş sergiliyormuş.Her deneme sonucunda popo üstüne güm.Ama çocukta pes etme yokmuş.Doğan hoca dayanamayıp çocuğa yardım etmiş.
    Sora arkadaşı şu çarpıcı sözü söylemiş;siz çocuğa yardım ettiğini düşünerek onun başarma mutluluğunu elinden almış oldunuz…
    İşte Kazım Kanat’ın yazısındaki kızın boyfriend’i kızın başarma mutluluğuna engel olmamak için ,onun tercihine saygı duyuyor.Hayatını dişleriyle yaşasa da…
    Birçoğumuz sonuçlara önem verir,süreç önemsenmez…Halbuki bir şekilde hayatımızı idame ettirebiliyoruz.Asıl ehemmiyet verilmesi gereken sonuca ulaşmaktaki o çetrefilli yollar.İşte insanı kamile (ana cinsiyet ayrımı yapmışım)eden unsur bu.İnsanı huzura erdiren koşulan labirentler…Sonundaki ışığı göremesem de ,bırakın ben kendi tünelimde ilerlemek istiyorum.Işığı mühimseyen kim…

    Bizim de birçok kişi başarma sevincimizi elimizden alıyorlar,her ne kadar adına yardım deselerde.Çözüm rekurun dediği gibi,adabınca yardım isteyip istemediğimizi sormak.Ben bu yardım etmedeki abartıyı ,trafik kazalarında ya da buna benzer afetlerde aklı ,mantığı background edip kazazedeyi kargatulumba,çuval gibi taşımalarındaki estetiksizliğe benzetiyorum.Yardım etme kardeşim,etme,herşeye burnunu sokmasan olmaz zaten.Ammada itidalsiz(dengesiz)olduk yahu.Biz ifrat ve tefritlerde dolaşırken karşımızdakinin haleti ruhiyesini unutuyoruz.Yardım edilecek yerde tepkisiz kalırız ya da yardım istemeyen kişiye yardım ederiz.Bırakın isteyen istediği gibi yaşasın.
    Gündelik hayatta bizi yakinen tanıyan hiç kimse biz yardım istemedikçe yardım etmez.Mutluğumuzu elimizden almaz,diğerlerinden bana ne ki,üzüleyim.

    Not:Saçmalıklarımla foruma verdiğim eziyetten dolayı özür dilerim.

  9. #24
    Üye
    everest Avatarı

    Üyelik Tarihi
    20.03-2008
    Son Giriş
    25.06-2009
    Saat
    14:30
    Mesaj
    12
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    gülmek ve ağlamak birbirinin zıddı gibi duruyor ama bana göre ikiside tek bir duyguya hitab ediyor...TATMİN olma duygusu.

    bu yüzden tiyatronun simgesi bir tarafta gülen bir yüz öteki tarafta ağlayan bir yüzdür, yani bazen canımız aglamak ister bazen de gülmek ama bana göre bunlar bir birinden ayrı şeyler değil.

  10. #25
    Üye
    ovgucebir Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.03-2008
    Son Giriş
    04.01-2011
    Saat
    01:43
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    17
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    istemeden gelen yardımlardan hiç hoşlanmıyorum.
    Size geçenlerde başıma gelen bir olayı anlatayım;

    yüzmeye gittiğim spor salonunun soyunma odasında yanıma bir kadın geldi, "yardım ister misiniz?" diye sordu. teşekkür edip geri çevirdim.
    Bu beni yeteri kadar irite etti zaten. sonra ben giyinmeye başladım, tekrar başımda bitti ve pantolonumu giydirmek için yeltendi. Baktı ki ben suratımı asıyorum. "Rahatsız olmuyorsunuz di mi?" diye sorunca, dayanamayıp "evet rahatsız oluyorum, lütfen izin verin de giyineyim" dedim.

    Onu kırmak istemezdim ama onun da beni kendimi aciz hissettirmeye hakkı yoktu. O sevap işleyecek veya bir sakata yardım etiği için başını yastığa rahat koyacak diye ben neden kendimi kötü hissedeyim?
    Bence hepimiz, istemeden yardım etmek için çıldıran bu insanlara karşı duruşumuzu belli etmeliyiz.

    Bu yardım etme çılgınlığı bir son bulmalı! Bu bu çılgın :nöbete girenleri de kurtaralım! :x

  11. #26
    Askıda Üyelik
    tarelif Avatarı

    Gerçek Adı
    Elif Köse
    Üyelik Tarihi
    19.08-2005
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    İstanbul-Erzurum-Gemlik
    Mesaj
    408
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Övgübiçer ama gerçekten yardıma ihtiyacı olupta isteyemeyen ya da çekinen birisi için bu sorular bazen iyi oluyor.Mesela ben senin şu giydiğin pantolonu yardımsız giyemem ve bu bayan bana yaklaşıp sorsaydı evet derdim.Mesela kıyafet alacağım zaman illaki tezgahtar yardımcı olur,yardım isteyim istemediğimi sorar gerek yoks yok derim,var ise bu soru can simidi niteliği taşır benim için.Ama abuk sabuk şeyler içinde yardım edeyim mi denmesi rahatsız edici elbette.Senin deyimine yardım etme nöbetine bazen izin verelim , karşımızdaki cidden mutlu olacaksa bu mutluluğu esirgemeyelim.

  12. #27
    Üye
    ovgucebir Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.03-2008
    Son Giriş
    04.01-2011
    Saat
    01:43
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    17
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sevgili tarelif,
    Benim de zaman zaman yardıma ihtiyacım oluyor elbette. MS hastası olduğum için bir günüm bir günüme uymuyor. Bazen ben de o lanet pantolonu üstüme geçirebilmek için akla karayı seçiyorum.
    İşte o zaman, yanımdaki bir hanımdan rica edip bana yardımcı olmasını istiyorum. Bundan daha doğal bir şey olamaz.
    Ancak bu yardım nöbetine girenlerin derdi başka. Onlar bize ACIYORLAR.
    Ben de bana acınmasını İS - TE - Mİ- YO - RUM.
    Onların mutlu olmasına izin vermeye gelince....
    Yok artık, mutlu olacak başka bir şey bulsunlar. Mesela, bizim de sağlamlarla eşit haklara sahip vatandaşlar olduğumuzu savunsunlar. Ayrımclığa karşı bayrak açsınlar.
    Yardım etmek isteyen böyle yardım ederse hem kendisi hem de biz sakatlar mutlu oluruz.

  13. #28
    Askıda Üyelik
    tarelif Avatarı

    Gerçek Adı
    Elif Köse
    Üyelik Tarihi
    19.08-2005
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    İstanbul-Erzurum-Gemlik
    Mesaj
    408
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sevgili ovgubicer,
    benim kasdettiğim (o noktaya değinmeyi unutmuşum) acıyarak yapılan yardım deği,gerçekten mutlu olacaksa dediğim buydu,ama netleştirememişim.Acıyan insan önce kendine acımalı ki kendi de insan.Ben de bana acınmasını istemiyorum.Öyle olduğumu farkettiğimde çok kabalaşıyorum.,belki karşımdaki anlar diye ki,anlıyor da...Ayrımcılığa karşı önce kendimiz bayrak açacağız,sonra aile,akrabalar ve bu şekilde yayılacak.Bu ayrımcılık konusu,kaç perdeli olduğunu bilmediğimiz yaşam oyununda demirbaş mefhum ki,her alanda gündeme geliyor.Bana yardım edecek kimsede beşerden insan olmaya geçme safhasındaki basamakları çok iyi okursa beni daha çok mutlu eder.

  14. #29
    Üye
    mdz Avatarı

    Gerçek Adı
    Mehmet
    Üyelik Tarihi
    04.03-2008
    Son Giriş
    26.08-2016
    Saat
    17:36
    Yaşadığı Yer
    ANKARA
    Mesaj
    76
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Selam..
    Dört yaşlarında bir kızım var.giyinmesinde,legolar ile oynarken yada herhangi bir anında yapamayacağını yada zor yapaçağını düşündüğüm şeylerde (genelde yardım istemesini beklerim ) bazen kızım yardım istermisin birlikte daha çabuk daha kolay yapabiliriz istersen yardım edebilirim derim.
    Kimi zaman ilk önce hayır ben yapabilirim der.uğraşır sonra yardım ister evet zormuş der.bense evet şimdi birlikte yapalım sonra senin bunu yapaçağını biliyorum derim.vb.
    Eğer sormadan yardım yapmaya kalkarsanız kızar ayrıca ben yapabilirim der.
    Neyi nasıl sunduğun önemlidir. Engelli olsun engelsiz olsun
    yardım etmenin içerisine sevgiyi saygıyı ve içtenliği ekleye
    biliyor ve bir okadar da karşılık bekleme ezme güçsüz ve muhtaç gösterme gibi davranışlara meydan vermeyecek şekilde bilince çıkartılarak insanların birbirine yardım etmesi insani bir davranıştır.su içmek gibi yolda gördüğün birine merhaba aydın günler demek gibi sıradan birşeydir.
    Eğer birisi bana merdiven çıkarken yardım ettim diye kendini dev aynasında görüyorsa bence onun sorunu ne olmuş yani merdiven çıkarken senden yardım istemişim.ne olmuş yani..
    Bizler yardım isterken iç huzursuzluk ile ( kendini çaresiz hissederek vb ) yardım istersek bizim kafamızda bazı çözülmesi gereken noktalar var.demek ki kendim doğru kabul etmiyorum bu şekilde yaşamayı ...
    ...bir gün dünya görüşü ile yaşama bakışı ve pratiğine geçirdiği hayatı ile orta derecede saygı duyduğum bir arkadaşıma şaka olsun diye benim normal kabul edemeyeceğim bir olayı yapmışım gibi yanımda anlattılar bende onları destekledim evet öyle dedim.
    Arkadaş yaa üzerine gitmeyin yapmış bir kere yazık dedi.
    Bende gülme koptu ne yazık mı yani böyle bir olay yapaçağım ve yazık diye kabulleneceksin öyle mi dedim engelli olduğum için affertme var öyle mi dedim.bu başka bir insan da kabul edilir mi ... Gibi söylemlere geçtim. Ve işin doğrusu anlatıldı
    arkadaşım söyleyediğine pişman...
    Bunu şu nedenle anlattım kendinin bilinçli olduğunu düşünen hayatta haksızlıklara karşı durmuş insanlar dahi engelliye nasıl bakaçağını ne yapaçağını nasıl davranaçağını bilmiyor.hatta engellilerin sorunlarının ne olduğunun bile farkında değiller.
    çünkü bizler anlatmayı olayları gündeme getirmeyi bilmedik
    kadın hakları vb.leri mücadele sonunda kadın erkek omuz omuza dendi
    bundan sonrada engelli engelsiz omuz omuza demek için
    kendimizi tanıyıp kendi mücadelemizi başlatmalıyız.
    Teşekkürler

  15. #30
    Üye
    gulenyuz Avatarı

    Gerçek Adı
    gülen
    Üyelik Tarihi
    23.05-2009
    Son Giriş
    04.07-2010
    Saat
    13:55
    Yaşadığı Yer
    olmak istediğim yerdeyim
    Mesaj
    392
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    arkadaşlar:ben henüz tedavim tamamlanmamış bir mücadele içindeyim bacağımla..ve hamd olsun her işimi kendim görüyorum tek bacaklada olsa..kolaymı?değil tabii..ama kendim böyle istiyorum..daha dün yaşadığım sinir bozucu olaydan yola çıktım ve paylaşmak istedim..benim bu halimi etrafımdaki herkes bildiği halde yanıma yklaşan herkez bu annem dahi!!elimi neye atsam (sen durrr )oluyo sinir oluyorumyaa zaten bebek gibiyim emekledim kavramaya çalışıyorum bıraksalar belkide daha hızlı iyilişicem ama yokk))anlamıyorlarmı bilmiyorum?anlatığım halde hep böyle oluyor...ben benim gibi olanlara yardım istemediğimiz sürece edilmemesinden yanayım..sizler ne düşünüyorsunuz?haksızmıyım?




Sayfa 2 / 3 İlkİlk 123 SonSon