Sayfa 1 / 3 123 SonSon
Toplam 31 mesajın 1-15 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    14:53
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.874
    Alınan Beğeniler
    935
    Verilen Beğeniler
    1.230

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Evde Bakım Hizmeti ve Bağımsız Yaşam

    Bülent Küçükaslan*
    BİANET / 15 Ekim 2007

    Malum, Avrupa Birliği süreci –iyi kötü- işliyor... Bu çerçevede 20 Mart 2006 tarihinde "Özürlüler Sosyal Politika ve İstihdam" gündem maddesiyle bir oturum gerçekleştirilmiş ve tarama süreci raporu yayınlanmıştı. Oradan anlıyoruz ki, bizim bürokratlarımız (Özürlüler İdaresi Başkanlığı’nın koordinasyonuyla) AB düzenlemelerini inceliyor ve Türkiye’deki düzenlemeleri AB’deki düzenlemelerle eş hale getirmek için plan hazırlayıp, o plana göre Türkiye’de yasal düzenlemeler gerçekleştiriyorlar.
    Kulağa hoş geliyor doğrusu... Çünkü biliyoruz ki (eleştirilecek birçok yanı olsa da) AB ülkelerinde yaşayan sakatların her türlü sosyal, ekonomik, sağlık hakları güvence altına alınmakta ve saygın bir birey olabilmenin en önemli koşulu sayılan bağımsız yaşam olanakları oldukça üst seviyede karşılanmaktadır.

    Bağımsız Yaşam
    Sakatlığı bulunanlar için bağımsız yaşam demek, aslında herkesle gerçekten eşit olabilmek demektir. Ya da şöyle söyleyeyim; Türkçede biz söz vardır ya “Veren el alan elden üstündür” diye (Google bunun Hadis olduğunu söylüyor), işte bu sözdeki “üstün”lere malzeme olmamaktır sakatlar için bağımsız yaşam. Kimseye muhtaç olmadan, kimsenin komplekslerini gidereceği “dev aynası” olmadan, kimseye kendisini tatmin etmesi için malzeme olmadan, kimseyle sadaka/zekât temelinde muhatap olmadan yaşayabilmektir. Saygı görmek, birey olmak, özgür olmaktır.
    Pekii, kime karşı özgür, kimle eşit olmaktan bahsediyoruz? Ailemize, komşumuza, arkadaşlarımıza, marketteki satıcıya, otobüs şoförüne, belediyedeki görevliye... herkese, ama herkese karşı.

    “Ağır Özürlü”ler
    Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre, “(B)eslenme, giyinme, yıkanma ve tuvalet ihtiyacını giderme gibi öz bakım becerilerini yerine getirmede, kendi başına hareket etmede veya iletişim kurmada zorluk ya da yoksunluk yaşayan ve bu becerileri başkalarının yardımı olmaksızın gerçekleştiremeyen” (vurgular bana ait) kişilere “ağır özürlü” deniyor.
    Pekii bu kişiler (özellikle bakımları için kendilerine yardımcı olan ailelerinden) nasıl bağımsız olacaklar, muhtaç oldukları kişilere karşı nasıl eşit olacaklar, nasıl birey olacaklar, nasıl tavır alıp tercihlerini ortaya koyabilecekler? Ya da bu kişileri “onların” sorumluluğuna (ve omuzlarına) bırakmak nasıl bir toplumsal ve hukuksal tercihtir?
    30 Temmuz 2006 tarihine dek aklımıza gelmeyen sorular bunlar! AB müktesebatına uyum çerçevesinde biraz araştırınca bizimkiler, böyle bir konunun varlığından haberdar olup, burada da birşeyler yapılması gerektiğini “anlıyorlar”; ve o tarihte, Bakıma Muhtaç Özürlülerin Tesbiti ve Bakım Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmelik yayımlanarak, ileri derecede sakatlığı bulunan kişilerin bakım ihtiyaçlarının evde ya da bir kurumda karşılanmasına katkı sunulmaya başlanıyor.

    Nedir bu katkılar, ve yararlanma şartları nelerdir?
    ‘Ağır özürlü’ ibareli sağlık kurulu raporuna sahip, günlük yaşamında kendisine yardımcı olacak birine mutlak ihtiyaç duyan, kendine ait veya hane toplam gelirinin birey sayısına düşen ortalama tutarı bir aylık net asgarî ücret tutarının 2/3'ünden (yani bugün itibarı ile aylık 270 YTL’den) daha az olan kişiler için; İl/İlçe Sosyal Hizmetler Müdürlüklerince, bakıcılara: 1) Yatılı Bakım Merkezlerinden günde yirmidört saat süreyle bakım hizmeti alıyorsalar iki aylık net asgari ücret tutarında, 2) Gündüzlü Bakım Merkezlerinden günde sekiz saat süreyle tam gün hizmet alıyorsalar bir aylık net asgari ücret tutarında (bakım merkezlerinde istihdam edilen bakıcı personel tarafından merkezde ya da evde 4 saat hizmet alıyorsalar asgari ücretin yarısı tutarında), ve 3) akrabaları tarafından günde yirmidört saat süreyle evde bakılıyorsalar bir aylık net asgari ücret tutarında ödeme yapılıyor.

    Düzenlemedeki yanlışlar/eksikler
    Öncelikle bu düzenlemeler yapılırken de sakatlarla ilgili sivil toplum örgütleriyle istişarede bulunulmadığını hemen söyleyeyim. Yine sakat olmayanlar sakatlar hakkında birşeyler hazırladı ve bizler ancak önümüze geldikten sonra görebildik düzenlemeyi; yani yine özne değil, nesne konumundaydık!
    Düzenlemeye gelince, aylık 270 YTL’den az geliri olmak şartı hiçbir AB normuna uymamaktadır. Benim 271 YTL gelirim varsa ne olacak, ya da ağır sakatlığı bulunan birden fazla çocuğa sahipsem, aynı kriter mi uygulanacak bana da? Ya ailem çok zenginse ve/fakat ailemle huzurlu değilsem ve onların bakımına/parasına muhtaç olmak istemiyorsam? Peki ya çalışmak istiyorsam; ayda 1000 YTL maaşla bir iş bulduysam, işe gidip gelmek için araba almam (çünkü toplu taşıma araçları bana uygun değil) ve işyerinde yemek-içmek-tuvalet vb. ihtiyaçlarım için bir yardımcı çalıştırmam gerekiyorsa, o zaman ne olacak? Ya üniversite okumak istiyorsam, okula gittiğim (yani dışarı çıktığım) için bana bakım desteği vermeyecek mi devlet? Peki ya emekliysem ve emekli maaşımla evde bir başıma ya da ailemle yaşıyorsam, ya da benim bakımımla ilgilenen akrabam emekliyse ne olacak? Varolan düzenlemeye göre cevapların hepsi olumsuz!
    Devlet beni eve tıkmak mı istiyor, yoksa topluma karışmamı mı? Devlet benim bağımsız ve özgür bir birey olmamı mı istiyor, yoksa ezik bir “hiç” mi?

    Bakım Hizmetinin gerekçesini anlamamak
    Görüldüğü üzere burada hükümet bağımsız yaşam hakkı diye bir kaygı gütmemiştir. Yaptığı şey, zekât verilecek en uygun kişilerin bulunması ve onlara (Başbakanın sık sık kullandığı üzere) iane verilmesidir.
    İane, Radikal 2’nin 15 Ekim sayısında Tennur Koyuncuoğlu’nun ifade ettiği gibi, iyilik düşüncesinden, dini ya da ahlâki bir borçtan, ya da örf ve adetten kaynaklı karşılıksız yardım anlamına gelirken, yani hukuksal değilken, hak, devlet-birey arasındaki güven ilişkisine karşılık gelmektedir. Bir başka deyişle iane “veren el”ken, hak, kimse “alan el” olmasın diye devletin varolmasıdır.

    Başbakan, seçim öncesinde Samsun mitinginde konuşurken, “Öğrencilere ders kitaplarının ücretsiz temin edilmesiyle ilgili olarak bana soruyorlar” diyordu, “fakire veriyorsunuz tamam, ama zengine neden veriyorsunuz?”. Bu soruya Başbakan şu cevabı veriyormuş (mitingde de güçlü bir sesle tekrarlıyor): “Öğrencinin zengini fakiri olmaaaaaz! Öğrenci öğrencidir”
    Evet, Sayın Başbakan, bağımsız yaşamak isteyen sakatların da zengini fakiri olmaz. Bağımsız yaşam bir haksa -ki haktır-, o zaman bu eksik düzenlemeyi tamamlamak da zaruriyettir; ve bu hem insan haklarının hem de örnek aldığımız AB normlarının gereğidir.


    * Engelliler.Biz Platformu Yöneticisi / Engelliler.Biz: Ayrımcılık illeti ile sorunu olup, haksızlıklara karşı taraf olanların mekanı!

  2. #2
    Üye
    Nuran Ayan Avatarı

    Üyelik Tarihi
    30.09-2007
    Son Giriş
    27.12-2008
    Saat
    20:08
    Mesaj
    40
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Evde Bakım Hizmeti adı altında verilen yardımı almak için Sosyal Hizmetler Kurumuna başvuru yapıp bu ücretin talebi onaylandıktan sonra herhangi bir gerekçe ile bu hizmetin kesilmesi söz konusu olabiliyormuş diye bir duyum aldım.Sizce bu doğru olabilirmi?Şayet doğru ise bu adil bir davranışmıdır?Birde bu evde bakılan tüm özürlülere verilmeli bence yani sizin dediğiniz gibi bunda özürlünün geliri söz konusu olmamalı.

  3. #3
    Üye
    Onur Avatarı

    Üyelik Tarihi
    26.04-2003
    Son Giriş
    02.03-2009
    Saat
    12:22
    Yaşadığı Yer
    Antalya
    Mesaj
    108
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Yüce devletimiz limiti koymuş. 270 YTL'sı varsa kişnin muhtaç, fakir, bağımlı-bağımsız v.s. olması fark etmiyor o kişi T.C. standartına göre aylık kazancın yeterli olarak görülüyor. Bir tür yasak savma türünden başlatılmış uygulama bu. Yine her zaman olduğu gibi uygulamanın suistimal edilmesini engelleyememenin verdiği endişeyle limit komik rakamlara indirgeniyor. Sonuçta engelliye verilen mesaj "evinde ailenle yaşama devam et, sadakan hazır". :!: :?:

  4. #4
    Üye
    Halil Avatarı

    Üyelik Tarihi
    03.11-2006
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Bayburt
    Mesaj
    820
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sosyal devlet olabilme bunun koşullarını yerine getirebilme biraz`da ekonomi ve sivil toplum örgütlerinin etkin çalışmasıyla ilintili bir olay gelir gider dengesinin sürekli bozuk olduğu ve bütçede sürekli açıkların olduğu bir ülkede doğal olarak sosyal devlet kavramı bir istek olmanın dışına çıkamıyor ve mevcut sivil toplumun hükümetler üzerinde yeteri kadar baskı unsuru oluşturamaması`da buna eklenince iş istekten çıkıp hayal oluyor..

    O.Boğanın örnek verdiği A.B ülkeleriyle bizim aramız`da`ki fark`da buradan kaynaklanıyor zaten. Güçlü bir ekonomi ve ses getiren sivil toplum örgütleri.

    O.Boğa bu düzenleme yapılırken sakatlarla ilgili sivil toplum örgütleriyle istişarede bulunulmadığı eleştirisini getiriyor bura`da kendisine hak veremeyeceğim çünkü hükümetler bir düzenleme yaparken sivil toplum örgütlerine gidip bakın biz böyle bir düzenleme yapacağız sizin bu konudaki görüşleriniz nedir demez. Bunun tam tersi olur yani sivil toplum bir öneri hazırlar hükümete sunar bunu her platform dada dile getirir ve takipçisi olur.

  5. #5
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Gelin bu sitenin bir hizmeti olarak bir fikir birliğine varalım... Her yerde herkesin ortak savunabileceği engelli geçim standartını saptayalım. Nasıl ki engellilerin kullanabileceği asansörlerin, tuvaletlerin, yatak odalarının ve banyoların evrensel olmasa bile yurdumuzda standartları var... Bizim de, yüzdelere ayırarak hatta, standart geçim gelirimiz şu olmalı diyeceğimiz verilerimiz olmalı... yüzde elli engelli olan şu kadar, yüzde yetmiş engelli olan şu kadar, üstündeki engelliler içinde şu kadar geliri olmalı ki insanca yaşayabilsin diyelim. Hatta buna evli olmasını ve çocuklarının durumunu da ekleyebiliriz...

    Valla şaka yapmıyorum... Nasıl ki ülkemizde bi açlık sınırı var... Nasıl ki dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı yayınlanır yıllardır. Biz de burada bir bakış açısı geliştirelim ve şu derece engelli bireyin bırakın başka yerleri, ülkemizdeki asgari şartlarda yaşaması için şu kadar geliri olması lazım diyelim... Bunu diyebilelim... Diyebilirsek, bakın bakalım bize verdiklerini iddia ettikleri SADAKA'mıymış, HAK'mı ?

    Hak' ın hesaplanması da o kadar zor bi şey değil. İki yoldan yapılabilir.
    -Hükümetin durmadan kişi başına düşen geliri artırdık diye dünya aleme duyurduğu rakamlardan...
    -Yıllık üretilen mal ve hizmetlerin toplamı olan milli hasıladan payımıza düş(MEY)en haktan
    İki yoldan da gitseniz bulacağınız rakam yıllık 6-7 bin dolar arası bir paradır. Tüketim endekslerinden gidilirse 10 bin doları rahat bulursunuz. Türk halkının standartı budur. Yanlış anlamayın olması gereken budur. Yoksa aylık 150 dolar altında sürünen milyonlar var.

    Ülkemizdeki sakatların yüzde olarak epey bi kısmı zaten yukarıda saydığım şartların dışındadır.
    Yüzde olarak yada pozitif ayrımcılık istemeyecek durumda olanların da durumunu düşünürsek,
    yüzde elliye kadar olanlara 6000x1.50= 9000 dolar,
    yüzde yetmişe kadar olanlara 6000X1.70= 10200 dolar
    üstündekilere de 6000X2=12000 dolar gibi yıllık gelir verirsen ancak ve ancak ülkemiz standartlarına ulaştırabilirsin sakatları...
    Benim teklifim bu oldu hep... Ayrıca bazıları anımsar yeni hazırlanan anayasada bizlere ev, araba, eş bile istemenin HAK olduğunu düşündüm ben.

    Gerisi bana göre sadaka kültürüdür... En üzüldüğüm de, Avrupa Birliğinin ENGELLİ HAKLARI ANAYASASI gibi hazırlanmış şablonunun içi SADAKA kültürüyle dolduruluyor olması.

    Hollanda'da Belediyelerin engellilere yapmak zorunda oldukları hizmet kitabını okusalar utanırlar... Sınır mınır yok kardeşim. Ne ihtiyaçsa, o sağlanıyor...
    Saygılar

  6. #6
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    14:53
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.874
    Alınan Beğeniler
    935
    Verilen Beğeniler
    1.230

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bu yazımın ardından, zihinsel engelli iki çocuğu olan bir anneden aşağıdaki elektronik mektubu aldım. Beni,m uzun uzun yazarak anlatmaya çalıştığım şeyi bu anne çok daha kısa ve öz olarak formüle etmiş; teşekkür ederim.
    Evet, tam da bu annenin feryadı gibidir durum:

    • "merhaba,
      ben iki zihinsel engelli çocuk annesiyim. bakım hizmetleri ile ilgili yazınızı okudum, inşallah bu yazdıklarınız dikkate alınır ve yapılan hata düzeltilir, çünkü çok güzel yazmışsınız, bizim de duygu ve düşüncelerimizi dile getirmişsiniz.
      benim çocuklarım 23 ve 19 yaşlarında. ikisi de ağır özürlü; biri %90, diğeri %95 kayıplı. eşimle ikimiz emekli devlet memuruyuz. kişi başına düşen gelirimiz 375 ytl, yani zengin sayılıyoruz! ama hiç kimse sormuyor ki yardıma ihtiyacın var mı? diye.
      sabahtan, çocuklar yatıncaya kadar evde koşturuyorum, ne pişirirsem bütçemiz sarsılmaz diye hesaplıyorum, asla sosyal yaşantım yok, ara sıra çocuğumun elinden tutup markete gitmekten başka. o da çoğu zaman brnumdan geliyor, ayakları tam basamadığı için oğlum yoruluyor, benim de içim sızlıyor.
      ben çok zor şartlarda çalıştım. çocuklarıma annem ve ayrıca bir bakıcı baktı. 15 dk. uykuyla işe gittiğim oldu, ama üretici olduğum için devlet bizi cezalandırıyor! çoğu özürlü haklarından mahrumuz, bakım hizmeti için de öyle. ne olur sanki bizlere de verse, ben de yardımcı alıp biraz nefes alsam ölmeden; çok şey mi istiyoruz acaba?!
      özürlüler şuurası 19-23 kasımda bakım hizmetlerini görüşmek üzere toplanıyor. inşallah mağduriyetimiz giderilir, biz de nefes alırız,
      sizin de dediğiniz gibi, ağır özürlü demek, bakıma muhtaç demektir, bakacaklarsa hepsine baksınlar; ya da gelsinler 24 saat onları misafir edeyim evimde, görsünler nasıl bakıldıklarını
      görüşmek üzere, iyi günler diliyorum."

  7. #7
    Üye
    Halil Avatarı

    Üyelik Tarihi
    03.11-2006
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Bayburt
    Mesaj
    820
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Valla abi yapmasına yapalım`da değişen ne olacak`ki? Kendi adıma bu ülkedeki engelli kişilerden tut`da engellilerin haklarını savunduğu söyleyen derneklere kadar bende en ufak bir umut ışığı yok TSD Bayburt şubesi 4-5 ay önce açıldı ilk üye olanlardan biride benim zaman zaman gidip cay kahve içerim ve inanır mısın bu derneğin cay kahve ikramı yapmak için kurulduğu düşüncesi bende uyanır çünkü bunun dışın`da yaptıkları/yaptığımız bir şey yok en basitinden üyesi olduğumuz şu siteyi bile biraz inceleyince bu umarsızlığımız ortaya çıkıyor engelli sitesi olmasına rağmen engellileri bire bir anlam`da ilgilendiren konulara kaç üye yazı yazıyor gır gır geyik bölümüne kaç üye yazı yazıyor buradan bile anlaşılabilir ve hala bu insanların içerisinde burası engelliler sitesi sağlamlar üye olmamalı düşüncesi varsa hem`de bunu Internet kullanan engellilerden duyduğum`da umutsuzluğum kat be kat artıyor…

    Engellilerle ilgili çıkan yasalar`da hemen hepsinde bir ton saçmalık var bu saçmalıkları dile getirecek fikri takip noktasın`da sonuna kadar bu saçmalıkları dile getirecek ve engellilerin üzerindeki bu “ölü toprağını” atacak bir “Nelson Mandela” çıkmadıkça çok daha debeleniriz…

  8. #8
    Üye
    ayşenaz Avatarı

    Üyelik Tarihi
    13.08-2007
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    ankara
    Mesaj
    44
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    slm
    AB AB diye bağırıyorlar AB ülkelerinde engelli özürlü olmasına gerek kalmadan bakılan korumaya alınan insanlar var.
    Aile yakınım yurtdışında eşi eroinden öldü bir kızıyla kaldı .
    O ülke kuzenimi sosyal adı altında kurumuna aldı ev, maaş, terapiler, kurslar (meslek edindirme kursu ve yabancı dil eğitimi ) verdi.
    Halende alıyor . Çocuğu o ülkenin vatandaşı olduğu için onada maaş vs yaralanıyor.
    Bizde ise halen en basit sürekli çevre düzenlemesi yapıldığı halde ( kaldırımlar sökülüp yapılıyor ) engelliler için yol düzenine kuramadılar ki evde bakım maaş işini halletsinler ...

  9. #9
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    14:53
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.874
    Alınan Beğeniler
    935
    Verilen Beğeniler
    1.230

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bir de yazıya koymayı unuttuğum bi ayrıntı var, şimdi fark ettim: Ağır sakatlığı bulunan birden çok çocuğa sahip aileler için aynı (279 YTL) sınır uygulanması da saçma sapan ve mutlaka düzeltilmesi gereken bir detay!
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  10. #10
    Üye
    Grafiker Avatarı

    Gerçek Adı
    Fatih
    Üyelik Tarihi
    04.07-2005
    Son Giriş
    03.06-2010
    Saat
    01:44
    Yaşadığı Yer
    Samsun
    Mesaj
    336
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Zaten dikkat edersek Engellilerle ilgili düzenlemelerde, ne kadar az kişi yararlanırsa o kadar iyi mantığı var..Bizim eve 130 TL daha az girse mesela bende yararlanabiliyordum.Peki bu 130 TL benim bakımım için ihtiyacımı karşılıyomu hayır.

    İşin en ilginci, Babam bu imkandan yararlanabilirmiyiz diye bilgi almaya gittiğinde, orda ki yetkililerin hiçbir hesap yapmadan, önce gerekli evrakları getirin sonra bakarız ısrarlarıydı. :lol:

    Benim bu konuda merak ettiğim Yurtdışında maddi durumları ne olursa olsun bu tür hizmetlerin tün Engellilere verilip verilmediği..

    Bizde konulan çıtanın altı ve üstündeki kişilerin maddi olarak farkı yok zaten. Yani arada 150 TL fark oluyor belki.Bu işin sadece parasal boyutu.

    1 engellinin tek başına yaşadığını düşünelim.Aylık geliride 1000 TL olsun.Bu kişinin evi kendisinin değil...Ev kirası, elektrik, su, telefon gitti paranın yarısı.Geriye kalan parayıda bakıcıya verse ne olacak.Bu kişi fotosentezle yaşamıyorki. O 1000 TL'de çok iyimser bir gelir :lol: .

    Bakım hizmeti kişinin maddi durumuna göre değerlendirilmemeli bence.Belki burda kişinin durumu çok iyiyse Devlet sadece hayati konularda bakımı karşılamakla yükümlü olur.

  11. #11
    Üye
    berkecan12 Avatarı

    Gerçek Adı
    berk
    Üyelik Tarihi
    22.07-2007
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    sivas
    Mesaj
    75
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    evet bakım üçretini verdiler bize ama eğitim hakkımızı elimizden aldılar keşke bu kararı alanlar benim oğlumla tek bir gün geçirseler :x

  12. #12
    Üye
    Pegasus Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.11-2003
    Son Giriş
    09.12-2017
    Saat
    01:35
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    834
    Alınan Beğeniler
    40
    Verilen Beğeniler
    19

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Şimdi şunu bi açıkça söyleyin arkadaşlar. Diyelimki evde sigortalı çalışanların toplaam geliri hane üyelerinin sayısına bölününc aylık bahsettiğiniz 279 ytl den az bir gelir çıksın. Ancak sigortalı çalışanlardan birisi de bizzat evde ihtiyaçları ailesi tarafından karşılanan engelli olsun. bu durumda bu kişinin annesi bu bakım maaşını alamıyor mu?

    Bu bence saçmalığın daniskası. Bizim selonun kulakları cınlasın. Adam boyundan aşağı felç ama buna rağmen çalışıyor. Kollarını az çok kullanabilmesine rağmen yanında sürekli çlışan bir eleman onun gündelik ihtiyaçlarını karşılıyor. Selo kazandıgı paranın neredeyse yarısından cogunu bu adama veriyor. Şimdi bu ve benzer arkadaşlarımız çalıştıkalrı için onlara bakanlar bu maaşlrı alamayacak öyle mi? Bu hükümetin uygulama kriterleri bena cinnet geçirtecek en sonunda.

    Yahu bir sakat emekli babasıyla yaşıyor olsun. Adam 500ytl maas alsın. Sakatımız da sigortalı olarak çalıssın. Etti sana 900 küsür. Şimdi bunların bir de kardeşi olsun. anne baba kardeş ve sakatın kişi başına geliri 250 ytl nin altında oluyor. Bu bakım aylıgı için mal varlıklarının olmadıgı da kesin olmasına rağmen bu anne cocugunun banyosunu, teizliğini vb yaptırmasına rağmen bu bakım aylıgını alamayacak bu durumda. Neden? çünkü sakatımız çalışıyor. Ne yapacak çalışmayıp? Çalışıyor olması onun bakıma muhtaç olmadıgı anlamına mı geliyor?

    Mesela ben çalışıyor olsam bile evde ailemin desteği olmadan yalnız basıma nasıl yasayabilirim? Yemeğimi hazırlayamam, ev temizliğimi yapamam, çamaşırlarımı yıkayamam vb vb...Bütün bunları yapan aile ferdim bunları yapmaya mecbur mu? Ysrın Allah korusun onlara bir şey olsa ne olacak? Bir engelli aldıgı asgari ücreti tamamen verse bile bu gündelik işleri yaptıracak bir yardımcı tutamaz. Bunlar nasıl bir mantık güdüyor anlamıyorum.

  13. #13
    Üye
    Mehmet YALCIN Avatarı

    Üyelik Tarihi
    07.04-2007
    Son Giriş
    14.01-2012
    Saat
    22:54
    Yaşadığı Yer
    kırşehir/merkez
    Mesaj
    1.311
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    şimdi nerden başlasam bilmiyorum..
    Ama bence bu olayda şu ayıptan kurtulmamız şart 270 lira saçmalıgı ben bunun gibi ayıp saçma bi durum daha göremiyorum...

    Gelelim konuya demek istediklerime:
    Bu konuya sayın 'halil yılmaz' da deginmiş
    ben emin olun sitede bir çok arkadasıma bakım maaşı alabilmesi 2022 maaşı alabilmesi için elimden geleni yaptım
    marifet diye anlatmıyorum.. Olayın acı tarafını anlatacam siteye üye olalı aylar olmuş 500 den fazla mesaj atmış bir çok arkadaş halen bakım maaşından haberdar degil inan ben önerdim söyledim.. şimdi dersiniz ki bu adamlar 500 mesajı nere atmışlar oyunlar eglencelik ıvır zıvırlara....


    Anlam veremiyorum bu bakım maaşına o kadar çok şeyleri hesaplamak gerekiyorki okuma yazması olmayanlar ne yapıyorlar anlamıyorum
    kişi başına düşen gelir 270 saçmalıgı buyur burdan yak...

    Ya arkadaş küçümsemiyorum bu parayla bi ay evini geçindiren milyonlarca insan var ama devlet bizlere 430 lirayı vermek için neden bu kadar çaba sarfediyor olaya bide şurdan bakarmısınız

    devlet hastanesi sağlık kurulu bakıma muhtaç raporu veriyo
    sigorta ve bagkur aldıgımız maaşları evraklıyo (alıyosak tabi)
    muhtar evrakını veriyo
    bunları tamamlıyosun bide oturuyosun hesap yapıyosun bu kişi başına düşen gelir için..
    Herşeyin tuttu diyosun ki oldu bizim lahmacun fırını
    veriyorsun evrakı tamam siz gidin eve gelecez bekliyosun günlerce heyet gelecekya bi kırmızı halı sermedigin kalıyo :!:
    Geliyo evde bakıyo neye bakıyon kardeşim sen anlamıyorum rapor var maaş belgeleri var muhtar köylümüz işte vermiş evrakı daha sen eve gelip neye bakıyon devletin birbirine güveni yok rapor yalan mı diye gelip yatakta görecekler illaki...
    Haa unutmadan bide şu var gelen işgüzar memurlar sanki cebinden veriyo parayı soruyolar bide yapılacakların listesini veriyo :!: :!:
    Bunlar yapılacak haa geliriz yapılmazsa keseriz parayı..suludan tarla veriyo sanki

    aglarmısın gülermisin kardeşim yazık be bu milletin bunca ihtiyaç sahibi insanına inanın çalışanlardan 270 lirayı geçecek diye zam istmeyenler var patronda biliyosa işi engelli evladın var sana biraz zam yapalım diyesi gelir

    arkadaşlar lütfen çevramizdeki insanları bilinçlendirelim bize kimse sahip çıkmıyo ama biz birbirimize sahip olalım durumu bu şekilde olanları aydınlatalım


    mehmet yalçın..

  14. #14
    Üye
    narziss Avatarı

    Üyelik Tarihi
    31.07-2007
    Son Giriş
    06.11-2016
    Saat
    02:27
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    57
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bu konuda o kadar çok anlamadığım şey var ki,benim bu yasadan yararlanmak için tüm kriterlerim uyuyor.%100 engelli raporum var ama sosyal güvenlikten yetkililer gelince benim tek başıma banyo yaptığımı,tuvaete gittiğimi ve yemek yediğimi öne sürüp yararlanamazsın diyorlar.Oysa ben dializ hastasıyım bir gün iyi olursam diğer gün berbat durumda olabiliyorum.ekonomik durumumuz berbat benim yüzümden annemde düzenli bir işte çalışamıyor.

  15. #15
    Üye
    umudcan Avatarı

    Üyelik Tarihi
    25.02-2008
    Son Giriş
    03.02-2016
    Saat
    23:48
    Yaşadığı Yer
    Antalya
    Mesaj
    97
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Değerli arkadaşlarım;okuduğum bir yazıyı,belki bazı arkadaşlara bir faydası olur düşüncesi ile aynen kopyalıyorum.Sağlık mutluluk dolu günler dilerim...

    Engelli ailelerin asgari ücret
    Alanya İlçe Sosyal Hizmetler Müdürü Çetin Geyik, engelli yakınlarına bakan 140 kişiye aylık 434 YTL verildiğini belirtti. Geyik, evlerde yakınları tarafından bakımları yapılan zihinsel ve bedensel engelli kişiler için hükümetin hayata geçirdiği uygulamanın tüm hızıyla devam ettiğini söyledi. Uygulamaya vatandaşların büyük ilgi gösterdiğini belirten Geyik, 2007 yılının Kasım ayında başlatılan uygulamayla şu anda ilçe merkezi, köyler ve beldelerde bulunan 140 zihinsel ve bedensel engelli vatandaşa bakıldığını ifade etti. Engelli vatandaşların bakımını üstlenenlere asgari ücret tutarında aylık maaş verildiğini anlatan Geyik, “Bu konuyla ilgili olarak birimimize çok sayıda başvuru oluyor. Zihinsel ve bedensel engelli vatandaşlarımıza bakmak isteyenler önce araştırılıyor. Engelli insanlarımıza bakacak olan kişiler, idari ve sağlık heyeti tarafından inceleniyor. Engelli insanlarımıza bakıp bakamayacakları detaylı olarak araştırılıyor. Bakması için herhangi bir sorun yoksa başvuran kişinin dosyası valilik makamına gönderiliyor. Valilik onayladıktan sonra o kişi engelli vatandaşımıza bakmak ile yükümlü hale geliyor. Bu şekilde bakıma muhtaç kişinin yakınına maaş bağlanıyor” diye konuştu
    15.2.2008




Sayfa 1 / 3 123 SonSon