Sayfa 1 / 2 12 SonSon
Toplam 17 mesajın 1-15 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    03:09
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.940
    Alınan Beğeniler
    954
    Verilen Beğeniler
    1.250

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Özürlülere Yönelik Ayrımcılık

    Yrd. Doç. Dr. Kasım Karataş
    Hacettepe Ünv. S.H.Y.O. Öğretim Görevlisi
    Kaynak: “Ufkun Ötesi” bilim dergisi (1 Mayıs 2002).


    (...)
    Günümüzde insanlık “herkesi içine alan, herkese uygun bir toplum modelinden” yoksundur. İşte bu nedenle insanlık çoğu kez sorunlar karşısında kendisini çaresiz hissetmektedir. (...) Bir toplumun gereksinimlerini karşılayacak hizmetler/çözümler üretirken öncelikle “normal insanlar için” harekete geçiliyor, “ötekiler” için “sonra yaparız” deniliyor. (...) Yaratılan bu eksik modelle toplumun bir bölümü dışlanıyor, sonra da bu dışlamanın yarattığı olumsuzluklarla da pekişen sorunların içinden çıkılamıyor. Dışlanan bu kesimleri toplumla bütünleştirecek (entegre edecek) yollar aranıyor. Ne yazık ki, bir yandan dışlama süreci sürerken, bütünleşme çabaları da başarısız kalıyor. (...) [bu çözümsüzlüğün] nedeni yaklaşımdaki bu yetersizliktir.

    Bir toplum, kendisini oluşturan bileşenleri iyi tanıyor, onlar hakkında gerçekçi, geçerli bilgiler topluyor ve yaşamı, tüm bileşenleri eşit oranda dikkate alan bir anlayışla planlayıp/şekillendiriyorsa özlenen toplum model,ine doğru yol alıyor demektir. İşte “herkesi içine alan toplum anlayışının temel” budur.

    Farklılıklar özünde yadırganacak durumlar değildir. Çünkü farklılık, biz insanların doğasında vardır. Bu fark yalnızca özürlü olmakla değil; pek çok açıdan birbirimizden farklıyız. Hepimizin farklı özellikleri, farklı gereksinimleri var. Güçlerimiz de zayıflıklarımız da farklı. Bu yüzden hepimizin içinde yaşadığı toplum, birkaç kişinin ya da belirli bir kesimin özellikleri temel alınarak şekillendirilemez. Özürlü insanların ihtiyaçları en az özürlü olmayan insanların ihtiyaçları kadar, toplumun düzenlenmesini etkilemeli[dir]. Bu da onların özel bakım isteğinden değil, onlar da herkes gibi toplumun bir parçası olduğundan yapılmalıdır. (...) Herkes, ‘yaptığı hizmetlerden’ özürlülerin de yararlanmasını sağlamaktan sorumludur. Bu sorumluluk herkesindir. Bu sorumluluk doğal ve sürekli bir sorumluluk olarak algılanmadıkça, yerine getirilemez.
    (...)
    Özürlünün karşılaştığı ‘engelin’ temelinde, sahip olunan ‘özür’ değil; özrün yarattığı farklılığı bahane eden toplumun, özürlüye karşı geliştirdiği ‘engelleyici tutumlar’ yatmaktadır.

    Ayrıca özürlülerin kendileri de, sahip oldukları farklılığı, farklı davranmanın ve kendilerine farklı davranılmasının haklı bir gerekçesi sayarak (zaman zaman bunu bir kazanç sayarak) ayrımcı uygulamaları pekiştirecek tutum ve davranışlar içerisinde olabilmektedir. (...) Bu anlamda özürlüyü kendisinden gelecek ayrımcılığa karşı da korumak gerekmektedir.
    (...)
    Özürlüler gündelik yaşamlarında (...) sayısız ayrımcılık örnekleri yaşamaktadır.
    (...)
    Özürlülere yönelik ayrımcılığın önlenmesinde en etkili unsur, onları iş yaşamına sokmak, üretken kılmaktır.
    (...)
    Unutulmamalıdır ki özürlülerin istihdamı önündeki en büyük engel, önyargıdır; önyargıyı aşmanın en etkili yolu da çalışma yaşamında gösterilecek başarıdır.
    (...)
    Farklı olmak “farklı muameleye tabi tutulmanın” haklı gerekçesi olamaz. Engelliler de herkes gibi, başka hiç bir sebeple değil; salt insan oldukları için onurlu bir yaşamı hak etmektedirler. Bunun için toplumsal yaşama tam katılımın önündeki her türlü engel kaldırılmalı ve eşitlik ilkesi gereğince yaşamın tüm alanlarında desteklenmelidirler.

    Oysa engelliler genelde görmezden gelinen, acınan, evde, sokakta, işyerinde, vb. koruma altında bulundurulması gereken kişiler olarak algılanmaktadırlar. Engellilere yaklaşımda dinsel-geleneksel kökenli ‘vicdani yaklaşım’ bireysel, korumacı ve bastırıcı bir tutumdur. Bu yaklaşıma göre iyi bir toplumda, iyi bir insan ‘muhtaç’ kişileri de düşünür. (...) böyle yaptığında engelliler için toplumsal görev yerine getirilmiş olmaktadır. Çağdaş yaklaşım ise insanların bu türden duygu ve düşüncelerini reddetmez; ancak insanların sorunları ve gereksinimleri karşısında sorumluluğu ağırlıklı olarak kamuya (sosyal devlete) yükler. (...) Bu sorumluluk ise tek tek bireylerin, grupların, toplulukların... farklı nedenlerden kaynaklı ve tümüyle kendi inisiyatifler, içerisinde gerçekleşen ‘iyilik yapma’ dürtülerine bırakılamaz. Bunları bir hak olarak tanımlıyorsak [ki böyledir] hakkın yerine getirilmesinde bir de ‘muhatap’ bulunmalıdır; o da devletten başkası değildir.

    Bu anlayışla bakıldığında, devleti sosyal sorumluluklarında uzaklaştırma ve yerine ‘sivil toplumu’ ikame etme yönünde son yıllarda giderek artan çabaların özünde çağdaşlık karşıtı çabalar olduğu hemen fark edilecektir.
    (...)
    “Kimsenin yarın engelli olmayacağının garanti edilemeyeceği” gerçeğinin sık sık anımsatılması üzerine bina edilen, korkuya dayalı davranışlar yerine; başkalarına karşı da sorumlu olduğumuz bilinci konulmalı ve bu bilincin gereği olan kamusal sorumluluklar yerine getirilmelidir.

    Ayrımcılıkla Savaşım


    (...)
    Öncelikle sorunların çözümü için gerekli iradenin varolması gerekir. Odağına insanı alan bir yaklaşımla, çözüm üretme ve uygulama sürecinde, sorunun etkilediği tüm tarafların etkin katılımına başvurulmalıdır.
    (...)
    Ayrımcılıkla savaşımda, öncelikle böyle bir olgunun varlığının kamuoyunca bilinmesi büyük önem taşımaktadır. (...) Günümüzde, burada sözü edilen toplumsal farkındalık olgusunda ‘medyanın’ rolü büyüktür. Ancak özürlülere yönelik ayrımcılık konusunda medyanın soruna daha çok acıma duyguları içinde yaklaştığı, sağlıklı bir ele alış üretmediği bilinmektedir. Bu anlamda öncelikle medyanın yaklaşımı düzeltilmelidir.
    (...)
    Ayrımcılığın önüne geçilebilmesi için eğitime büyük önem verilmelidir. (...) Ayrımcılıkla savaşımda en önemli konu, bakış açımızın genişletilmesidir. Bu amaçla, ayrımcılık karşıtı bir eğitim sistemi kurmak ve özellikle de çocuk yaşta eğitime önem vererek, toplumsal yaşamın her alanında ayrımcı uygulamalara izin vermemek gerekir.
    (...)
    Engellilere yönelik ayrımcılık, toplumun gündemine yerleştirilmeli ve toplumun kendi kendini sorgulaması için bir yol açılmalıdır.
    (...)
    Ayrımcılığı yaratan maddi koşulların olabildiğince ortadan kaldırılması ve doğal kabul edilebilecek farklılıklardan bir ayrımcılık türetilmemesi için ayrımcılık karşıtı bir bilincin geliştirilmesi gerekir. Bu doğrultuda temel kabul, herkesin farklı ve herkesin eşit olduğuna olan inançtır

    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  2. #2
    Üye
    KanatlıTırtıl Avatarı

    Gerçek Adı
    Vefa
    Üyelik Tarihi
    04.03-2003
    Son Giriş
    07.12-2017
    Saat
    09:47
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    319
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Güzel çalışma.
    ELLERIN DERT GÖRMESİN.

  3. #3
    Üye
    Mariah Avatarı

    Üyelik Tarihi
    13.05-2003
    Son Giriş
    09.03-2005
    Saat
    10:08
    Yaşadığı Yer
    Trabzon
    Mesaj
    8
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Yazanın, yorumlayanın ve yayınlayanın bilincine sağlık. Keşke bu yazıyı yetkililer de dahil herkese okutabilsek...

  4. #4
    Üye
    Dr Nazan Baykan Avatarı

    Üyelik Tarihi
    16.09-2003
    Son Giriş
    30.12-2003
    Saat
    10:20
    Yaşadığı Yer
    ayan görme merkezi/istanbul
    Mesaj
    1
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sevgili Forum
    Yazı hakikaten çok güzel yazılmış. Tamamına ulaşmaya çalışacağım.Ben de acizane görüşlerimi belirtmek istiyorum ki bunlar da yazıyı destekleyen görüşlerdir
    Dikkat ediyorum görme engelli çocuğu olan aileler olayın ailede yarattğı psikolojik sürecleri ne denli süratla atlatıp, çocuklarının bir birey olduğunu, kişiliğinin olumlu yönde gelişmesi ve özgüveninin oluşması gerceğini ne denli erken anlar ve buna dönük çaba içine girerlerse o çocuklar hayatta o kadar başarılı oluyor. Burada vurgulamak istediğim en erken dönemde ailede engelli çocuğun engeli olmayan çocukla eşdeğer tutulması ve ileriye dönük eşit hedefler belirlenmesi ama farklı taktiklerle .

    Okul içinde de farklı davranış sergileyen engelli çocuklara ayırımcılık yapılmaması gerekir. Örneğin hiç görmeyen bir çocuk ailede paltosunu asmayı öğrenmemiş ise sınıfa gidince paltosunu yere atabilir. Paltoyu yardım gayesi ile yerden alıp arkadaşlarının asması bence o çocuğa iyilik yapmak demek değildir. Aynı şekilde bu çocuğun yemek sırasına girmemesi, arkadaşlarının onun tepsisini taşıması iyilik değildir. Gerekli olan ona neyi nasıl yapacağını öğretmekle olur ki buda kanımca bu saatten sonra ülkemiz de ancak milli eğitim müfredatına konacak ve özürlülük kavram ve kapsamını anlatan dersle sağlanabilir.Tabii toplumsal anlayışın ve medyanında desteği çok önemli.
    Burada özürlü aileleri de çok önemli. Kendi yaşamlarından kesitleri,yaşadıkları sevincleri,üzüntüleri, zorlukları gereğinde multimedyada canlı olarak yansıtabilmeliler.Çocuklarını, bir çok zorluğa göğüs germe pahasına da olsa çocuk parkına götürüp etrafa kendi çocuklarının da diğer çocuklar gibi olduğunu, oynamak , arkadaş edinmek gereksinimi olduğunu anlatmalılar. Bütün bunlar mutlaka yapıcı ve non-arabesk tarzda olmalı .
    Çocukluğundan itibaren takip ettiğim albino bir hastam var.Erkek çocuğu
    Aile bu çocuğa ilk öğretim çağından itibaren hedef belirledi. Enine boyuna konuştuk.yapabilecekleri ve yapamıyacakları.Çocuğun da kaabiliyetleri doğrultusunda yabancı dile yöneldi. Bu amacla tüm lise yaşamı boyunca elinde dürbünü_Uzak görme için_her sene İngiltereye gitti, bu sene sınavlarda başarılı olacağını düşünüyorum. Aynı şekilde başka bir albino hastam var. Az görmesi olduğu için ailede, çocukta hayata küskün, ilköğretimden terk.
    Her şey sözde ve yazıda çok güzel de birde çark daha hızlı dönmeye başlasa.(Kanımca çark dönmeye başladı ancak slow motion)
    Sevgiler
    Dr.Nazan Baykan

  5. #5
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    03:09
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.940
    Alınan Beğeniler
    954
    Verilen Beğeniler
    1.250

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alın size devletin/diyanet'in ve daha da beteri buna gururla önayak olan engellilerin yaptığı ayrımcılık

    Diyanet, Kocatepe Camii'ni özürlüler için yeniden inşa ediyor. Özürlüler için musalla taşı, ayrı namaz kılma ve abdest alma yeri, özürlü dilenciler için ayrı mekan yapılacak, körler için özer parke döşenecek...

    ANKARA (star)

    Türkiye'deki özürlüler ilk camilerine kavuşuyor. Ankara'daki Kocatepe Camii, özürlü mimar Şükrü Sürmen'in çizdiği projelerle özürlüler için yeniden dizayn edilecek. Özürlülerin saf tutmaları için namaz alanlarında, musalla taşının yanlarında özürlüler için özel alan, özürlü dilenciler için özel mekanlar yapılacak.

    Kocatepe Camii'nde yapılacak değişiklikleri belirlemek üzere özürlü mimar Şükrü Sürmen, Diyanet İşleri Başkanlığı İdari ve Mali İşler Daire Başkanı Mehmet Altınsoy, Başbakan'ın özürlü danışmanı Faruk Öztimur incelemelerde bulundu. Kocatepe Camii'nde özürlüler
    için yapılacak değişiklikler şöyle:
    - Özürlü asansörü kurulacak.
    - Özürlülerin musalla taşının yanında saf tutabilmeleri için özel bir yer yapılacak.
    - Özürlülerin cami içine girmelerini sağlayacak özel düzenekler kurulacak. tekerlekli sandalyeyle camiye girilebilecek.
    - Körlerin daha rahat kullanımı özel bordür taşı döşenecek. Körler için özel ayakkabılık yapılacak.
    - Özürlüler için özel tuvalet ve abdest alma yeri yapılacak.
    - Özürlülerin cami içinde namaz kılma mekanları olacak.
    - Merdivenlere özürlüler için özel bariyer ve korunak yapılacak.
    - Özürlü dilencilerin cami alanı içinde rahatlıkla dilenmelerini sağlayacak mekanlar ve oturak düzenekleri kurulacak.
    Yanlış biliyorsam düzeltin lütfen; bu ülkede dilenmek YASAK değil mi!
    Hadi bu yaşanan bir gerçek, yani istesek de istemesek de dilencilik var..
    Peki devlet "Engellilere özel dilenme alanı" yaparsa, bu zaten toplumun gözünde "acıma duygusu"ndan başka bir yeri olmayan engellilerin "imajını" ne hale getirir?

    "Özürlülerin kendileri de, sahip oldukları farklılığı, farklı davranmanın ve kendilerine farklı davranılmasının haklı bir gerekçesi sayarak (zaman zaman bunu bir kazanç sayarak) ayrımcı uygulamaları pekiştirecek tutum ve davranışlar içerisinde olabilmektedir. Özürlü-toplum ilişkisi içerisinde karşılıklı beslenen bir olgu olarak benimsenip içselleştirilen ayrımcı uygulamalar, ciddi bir itirazla karşılaşmadan, zamanla, yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelmektedir.

    Bu anlamda özürlüyü kendisinden gelecek ayrımcılığa karşı da korumak gerekmektedir.

    Ayrımcılık kültüre öyle bir yerleşmektedir ki "uçlaşmış biçimleri" söz konusu olmadıkça farkedilmez olabilmektedir. Kolayca fark edilmeyen, bu biçimleri ile rahatsız etmeyen; dolayısıyla karşı konulup mücadele de edilmeyen ayrımcılık örnekleri çoktur. Bunlar çoğu durumda "sözde olumlu görünümler" bile taşıyabilmektedir. Engelli bir dilenciye, daha gönül rahatlığıyla para verilmesi, buna örnek gösterilebilir"
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  6. #6
    Üye
    Onur Avatarı

    Üyelik Tarihi
    26.04-2003
    Son Giriş
    02.03-2009
    Saat
    12:22
    Yaşadığı Yer
    Antalya
    Mesaj
    108
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bir engelli olarak yaşamım boyunca birçok kereler toplumca acıma gözüyle bakıldım.Hayrettir ki bu durum,eğitim düzeyi ne olursa olsun değişkenlik gösterdiği idi.Gerçekçi yaklaşım gösteren kişiler azınlıkta olsa da bu durumun kişilikle alakalı olduğu idi.Ben bundan şu sonucu çıkardım.

    Toplum bize çoğunlukla geçmişten gelen "toplumun değer ve önyargılarına" göre davranmaktalar.Gerçekçi ve farklı bir tavır sergileyememekteler.Şu da var ki toplum görüşlerini değiştirecek,daha sağlıklı yaklaşım sergileyecek kadar "yaşamın içinde" engelli olduğu söylenemez.Bu durumu düzeltmek adına her iki tarafında uygun adımlarla birbirlerine yaklaşmaları şart.

  7. #7
    Üye
    KanatlıTırtıl Avatarı

    Gerçek Adı
    Vefa
    Üyelik Tarihi
    04.03-2003
    Son Giriş
    07.12-2017
    Saat
    09:47
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    319
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Özürlü dilencilerin cami alanı içinde rahatlıkla dilenmelerini sağlayacak mekanlar ve oturak düzenekleri kurulacak.

    ops: ops: ops: ops: ops: ops: ops: ops: ops: ops: ops:

    bu ne mide bulandırıcı bakış açısı.

    yuh ya yuh.

    oldum olası derneklerden nefreet ederim..............
    abiler.. boşa kasıyoruz sanki.
    10bin yıl sonra teknoloji, bilimi, tıp ilerleyip de bedensel engeller dert olmayınca mı düzelecek herşeyy.._?

  8. #8
    gokhan
    Misafir Üye
    gokhan Avatarı

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Merhaba,
    Oturan Boğa, Ufkun Ötesi'nin Mayıs 2002 sayısına internetten baktım, yazıyı bulamadım. O sayıda olduğuna emin misin? Bu arada nasılsın, iyisindir umarım; site bayağı iyi işliyor görünüyor. Ayrıca herkese selamlar. Rahatça dilenme düzeneklerine ne diyeyim bilemiyorum. İş bulamayan, dışarı çıkamayan, 'hayattan özürlü' olarak algınan vs. vs. her türlü şekilde ezilen engelliler için de 'boşver abla/abi ya, hayat dediğin nedir ki, geçer gider, takma sen' servisi sunmalarını talep ediyorum.
    Ama ilginç bayağı, devlet kendi yasasının dışına çıkıyor 'iyilik' adına: engellilerin 'istisnai' konumuna örnek.
    görüşmek üzere

  9. #9
    Üye
    Rekursion Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.12-2003
    Son Giriş
    18.03-2017
    Saat
    16:40
    Yaşadığı Yer
    Alamanya
    Mesaj
    618
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    :shock: eneeeeeeeee ben boshu boshuna okuomushum yaw... ne uurashiom burda gece gündüs yok sinavmish yok ders calishmish... paaaah... geliim tr'ye oturiim kocatepe camiinin bi kösheciine... güsel güsel dileniim... hemde raat raat valla...
    bi de shöle boynumu büküp köpek bakishiila baktimi millete 2 ayda kösheyim.... muahahahhahaAAAAAAAha : )p

  10. #10
    Üye
    KanatlıTırtıl Avatarı

    Gerçek Adı
    Vefa
    Üyelik Tarihi
    04.03-2003
    Son Giriş
    07.12-2017
    Saat
    09:47
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    319
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    rekursion.. sen baya eğlenceli bir arkadaşsın yahu..
    sevdim seni
    valla güzel geçoosun dalganı.

  11. #11
    Üye
    Pegasus Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.11-2003
    Son Giriş
    12.12-2017
    Saat
    18:03
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    834
    Alınan Beğeniler
    40
    Verilen Beğeniler
    19

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ne soyleyecegimi bilemiyorum...Demek camilere engelliler icin dilenme yeri yapilacak..İste kafasını mistik sacmalıklarla se3ekillendirmiş yobaz guruhunun engelli bireye biçtigi rol...Bu hominidlerle mucadele etmeyen tum engelliler onursuzdur...Bir engelli olarak anormal bir hakaret olarak algılıyorum bu haberi ve dogru olmadıgını umud ediyorum...

  12. #12
    Üye
    Cigdemy Avatarı

    Gerçek Adı
    Çiğdem
    Üyelik Tarihi
    02.04-2003
    Son Giriş
    28.11-2016
    Saat
    21:01
    Yaşadığı Yer
    Kocaeli
    Mesaj
    702
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ne söyleyeyim........
    Sustum söyleyecek sözüm kalmadı benim...........(sevdigim bir şiirin ilk satırıydı yeri geldi kullanıyorum cidden ama......)
    SUSTUM SÖYLEYECEK SÖZÜM KALMADI BENİM..........

  13. #13
    Üye
    Rekursion Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.12-2003
    Son Giriş
    18.03-2017
    Saat
    16:40
    Yaşadığı Yer
    Alamanya
    Mesaj
    618
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    : )) saol tirtil eksik olma ama.... dalga gecmiim de ne yapiim be tirtil yaaa... :?
    okadar sacma ki, ya ciidem gibi susucam ya da böle gecicem dalgami ishte... :roll:

  14. #14
    Üye
    SiyahPelerinliAdam Avatarı

    Üyelik Tarihi
    31.05-2004
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    06:56
    Yaşadığı Yer
    Sivas
    Mesaj
    598
    Alınan Beğeniler
    24
    Verilen Beğeniler
    6

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: OturanBoğa
    Özürlü dilencilerin cami alanı içinde rahatlıkla dilenmelerini sağlayacak mekanlar ve oturak düzenekleri kurulacak.
    [/quote]

    Puahahahhahahaaaaa!!!! Abi ne bu yaaa!! Gerçek mi buu!!! Şaka gibi valla!!
    Hay Allam Yaa! : ))))))

    Aslında bu maddelere ekleme felan yapıp öneri olarak göndersek!
    - Minumum 250 bin lira verme zorunluluğu vardır.
    - Dilenci lere verilecek minimum para miktarı heryıl Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından hazırlanan yıllık TÜFE deki enflasyon artışına göre hesaplanacaktır!
    - Dilenciler mekanlarında rahat görünebilecek bir noktaya "FİYATLARIMIZA "ALLAH VERGİSİ" DAHİLDİR" yazısını çerçeveletip asmak zorundadır...

    Puhahahhaaa.. Ağlanacak halimize gelde gülme şimdi!.. : ))))

  15. #15
    Üye
    nuran Avatarı

    Üyelik Tarihi
    01.06-2004
    Son Giriş
    14.12-2017
    Saat
    09:40
    Mesaj
    372
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    rekursion haklısın ne çalışıp duruyozki biz... o camiden bi köşede ben kiralasam...yok öle gelen oturacak!kiralık olmalı.... ops:
    hatta sakatlara ayrı...görme engellilere ayrı....
    biz boşuna yırtılıyoz yok toplumla kaynaşmaymış yok eğitimmiş....
    canııııım devletim ne güzel düşünüyo işte bizi......




Sayfa 1 / 2 12 SonSon