Sayfa 1 / 4 1234 SonSon
Toplam 48 mesajın 1-15 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Bu günlerde çevrenizde ve medyada görüyorsunuzdur... Her taraf ramazan çadırları ile donatıldı. İrili, ufaklı ama hepsi dolu... Şimdi de bu moda oldu galiba...

    Bu artık öyle bir hal aldı ki... Bunun bir incelenmesi, bir üzerinde düşünülmesi, nereye geldik diye bir sorgulanması gerekir diye düşünmekteyim...

    Bu çadırlar başlangıçta, yoksul insanlara ramazan boyunca yemek yardımı için kurulyordu. Oralara gidenlerde gizli saklı bir şekilde, karnını doyuruyordu... Bazıları ise doğrudan yemek yapıp dağıtıyordu.

    Sonraları ise ne olduysa oldu, sanırım beş yıldızlı otellerdekine inat; Buralar moda oldu....

    Burada olanlar ise, her tür ahlakın, her tür insanlığın, üzerinde horon tepilmesidir. Yardım gizli yapılırdı...
    Artık unutuldu... Yardım alan gizlenirdi, es geçiliyor... Utanma kalktı ey insanlar... Ben zenginim, sen yoksulsun, bir ay boyunca sana bakıyorum ya, daha ne istiyorsuna, dönüştü...

    Daha vahim olanı, bu iş resmileşti... Aklın hayalin alamayacağı zenginlik, aklın hayalin alamayacağı yoksullukla bu çadırlarda barışıyor... Bu işi resmi devlet kurumları organize ediyor artık.. Zengin olanların vicdanı bu çadırlarda temizleniyor... Yoksul olanlar ise onları kendi vicdanlarında aklıyor, onları ANLIYOR.
    Veren el, alan elden üstündür deniliyor...

    Devletin temel görevi, vatandaşlarını, ALAN EL' olmaktan kurtarmaktır. Yani başka bir birey/ler den sadaka, bahşiş, alır durumda olmaktan kurtarmaktır. Ama resmi kurumlar, insanlarımızın dayanışması sayesinde birazcık sosyal gelir dağılımı düzeliyor diye bayram edecekler neredeyse.

    Yoksa bu YOKSULLUK BAYRAMI' mı acaba? Yoksulluğun pekiştirildiği, kutsandığı, gelecek kuşaklara devredilecek bir yoksulluk bayramı...
    Saygılar..

  2. #2
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Doğru söze ne denir?

    Sadece önünde saygıyla eğilinir.....

  3. #3
    Üye
    Gothica Avatarı

    Gerçek Adı
    Saliha C.
    Üyelik Tarihi
    26.06-2005
    Son Giriş
    10.12-2017
    Saat
    15:24
    Yaşadığı Yer
    Kırgız Yurdu Ulupamir
    Mesaj
    6.857
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    2
    Blog Mesajları
    3

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    abi çok doğru bi tespitte bulunmuşsun.

    Ortalığa bu tür çadırların kurulması çok rahatsız edici bence. Sanırım artık açıktan, ortada rencide ediliyo yoksul kesim. ( gerçi içine baksanız yoksul insan zor bulursunuz! )

    İlla yapılacaksa bi hayır her zaman yap kardeşim di mi ama? yok sul her zaman yoksul, keza aç her zaman aç. sadece Ramazanda değil!

  4. #4
    Üye
    Halil Avatarı

    Üyelik Tarihi
    03.11-2006
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Bayburt
    Mesaj
    820
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Devletin temel görevi, vatandaşlarını, ALAN EL' olmaktan kurtarmaktır. Yani başka bir birey/ler den sadaka, bahşiş, alır durumda olmaktan kurtarmaktır. Ama resmi kurumlar, insanlarımızın dayanışması sayesinde birazcık sosyal gelir dağılımı düzeliyor diye bayram edecekler neredeyse.
    Kuyucak abi yazında`ki yardımın gizli yapılması vurgusuna sonuna kadar katılıyorum ve roacımın`da dediğim gibi buraya gelenlerin sırf fakir insanlar olmadıklarını görüyor ve biliyorum.


    Öte yandan her şeyi`de devletten beklememek lazım geldiğini söylemeden geçemeyeceğim

    Örnek okul yaptırmak devletin göreviyken eğitime katkı olması adına şahıslar`da okul yaptırabiliyor buna`da kardeşim okul yaptırmak devletin görevi sana`mı kalmış okul yaptırmak diyemeyiz herhalde.

    Devletin temel görevi vatandaşları ALAN EL olmaktan kurtarmak olduğu`da doğrudur lakin günümüzde hiçbir ülke bu işlevi tam olarak yerine getirememekte Amerika`da dahi pek çok insanın açlık ve sefalet çektiği bilinen bir gerçekken bizim ülkemiz için bunu şu aşama`da devletten beklemek biraz hayal gibi geldi bana.

    Hadd-i Zâtında bu türden sosyal dayanışmaların olması (Tabi`ki insanların onurunu rencide etmeden ve olayı bir reklama dönüştürmeden) dünyanın başka ülkelerinde pekte görülmeyen ve bize özgü haslet`ler olup doğru düzgün yapılması halinde bu türden eylemlerin devam etmesi taraftarıyım….

  5. #5
    Üye
    ertandagli Avatarı

    Gerçek Adı
    ertan
    Üyelik Tarihi
    29.10-2005
    Son Giriş
    09.11-2017
    Saat
    13:16
    Yaşadığı Yer
    k. maraş
    Mesaj
    111
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    cadırlardaki yemek yiyenlerde mafyalaşık

    ist dede bir kere girelim dedik arkadaşla beraber dayak yedikk

  6. #6
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    17:29
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.940
    Alınan Beğeniler
    954
    Verilen Beğeniler
    1.250

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    'Sakatlığı olanların ahlakı' yazımda, "bir mükâfat alabilmenin ‘bonus getiren şeyler’i midir sakatlar?" diye sormuştum. Bu çadır mevzuu da aynı şey bence. Sadece sakatları çıkar, yoksulları koy senaryoya...

    Bu çadırlar, sosyal devletin yerine "hayırsever" devlet/vatandaşın, eşitlik yerine ise zekat/fitre ve din "adalet'inin geçirildiğinin tescillenmesi ve içselleştirilmesinin göstergesi bence.
    Kimse sormuyor, "ben neden o çadırda birilerinin verdiği bi kap yemeğe muhtaç hale düşürüldüm?" diye, kimse düşünmüyor; "yahu ben de eşşekler gibi çalışıyorum, iş arıyorum, emeğimle geçinmek istiyorum, ne oluyor da onca çabama rağmen bu bi kap yemeği alabilmek için sıraya girmem gerekiyor?". İnsanlar ölümle korkutulup sıtmaya razı edildiklerinin farkında değiller. Sistem öyle bir işliyor ki, insanlar kendilerini ezen iktidar mekanizmalarının değil farkına varmak, ona alkış tutan konuma geliyorlar bir süre sonra...
    Neden herkes gibi eğitim alamıyorum, neden fakir bırakılıyorum, neden istediğim yaşamı kuramıyorum, neden istediğim halde iş bulup çalışamıyorum, neden (değil insanca yaşamak) aç kalmamak için 12 saat çalışmak zorunda kalıyorum, neden ülkedeki 100 aile ülke zenginliğinin yüzde 35'ine sahip, neden bu 100 aile her gün daha da zenginleşirken biz yoksullar her gün daha çok yoksullaşıyoruz, neden ben 12 saat çalşırken geçinemiyorum da hayatlarında çalışma nedir bilmeyen insanlar finans rantlarıyla günlerini gün edebiliyorlar, neden ben bir kap yemeğe muhtacım, kimin haddine bana bir kap yemek vermeyle kendini üstün görmek..?

    Çok çok çok değer verdiğim sevgili Kadir Cangızbay hocanın nesne-insan diye formuile edebileceğim çok güzel bir benzetmesini aktarmak istiyorum (Komprador Rejimin Anatomisi, s. 36-37):

    • "[...] toplumsal kaostan bahseden insanın durumu aslında, önceleri, milyonlarca yıl aşağı akmaya alışmış, sonra bir gün barajın bendine rastlayıp, mutlaka akılmayabileceğini de gördükten sonra (hidrolik türbinin kanatlarına çarpa çarpa da olsa) hala akabildiğine şahit olarak içi biraz rahatlamış, şehirde kullanılmak üzere yüksek depolara pompalandığında ise iyiden iyiye şaşırıp, özgürce bir daha akabilmekten tam ümidini kesmişken, bir süre sonra kendisini önce güzel bir kadının küvetinde, ama hemen akabinde de kanalizasyon şebekesinin pisliği içinde bulan suyun durumuna benzemektedir.
      Söz konusu suyun mecrası gerçekten de kaotiktir, ama kendisi açısından; yoksa gerçekte ortada kaos felan değil, suyu kullanan her kim ise, işte onun açısından fevkalade rasyonel bir mekanizma, ve de suyun kendi tercihlerini ortaya koyup kendi kurallarını dayatmadığı (diyelim barajdan akmam, depoya girmem ya da küveti terk etmem demediği) sürece, kendisi açısından hep ve tümüyle kaotik kalması mukadder; suyu kullanmak üzere bu mekanizmayı kurmuş ve işletiyor olan insan içinse tam tamına düzenli bir işleyiş vardır."
    Bugün, "çadırlar çok güzel, toplumsal dayanışma" vb. sözler söyleyen kişileri, Roma İmparatorluğu zamanında, "ne güzel karnımız doyuyor, efendilerimiz yaşamamıza izin veriyor" diyen kölelere benzetiyorum. Evet, sahiden de izin verildiği ölçüde yaşamak mümkün, ve evet, sistem çok güzel işliyor; su akıyor... akıyor da...!?

  7. #7
    Üye
    ada Avatarı

    Üyelik Tarihi
    09.01-2007
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    17:08
    Yaşadığı Yer
    İzmir/Karabağlar...
    Mesaj
    527
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    3

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    aslına bakarsanız bir nevi bu çadırlar birilerinin rant sağlamasını,birilerininde oh be yan gel yat ziniyetini tetikleyen bir durum...

    nedeni ise gayet açık;
    bir japon atasözü derki**Aç adama balık vermektense balık tutmayı öğret**
    biz toplumu kolaycılığa alıştırıyoruz aslında..1 ay karınlarını doyururup 11 ay aç gezmelerini daha sonra;kapkaç ve üç kuruşa tetikçi olmalarını sağlamaktansa,onların kendi ekmeğini kazanmaları için iş yerleri açmalı,karınlarını nasıl doyuracaklarını anlatmalıyız...

  8. #8
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Tufan TÜRENÇ
    tturenc@hurriyet.com.tr

    İşte Erdoğan’ın yarattığı Türkiye


    İSTANBUL Bağcılar’da dev bir iftar çadırı. İçersi tıklım tıklım.Yetkililere göre 3 bin kişi var.
    Bunlar, birbirini ezerek içeri girmeyi başaran şanslı insanlar.

    Çadır ikiye bölünmüş.
    Sağ taraftaki masalara erkekler, sol taraftakilere de kadın ve çocuklar oturtulmuş.
    Masalara tencerelerle yemekler konmuş.
    Her masa servisini kendisi yapıyor.
    Yemek bol, tencere boşalınca hemen yenisi getiriliyor.
    Mönü: İftariyelik, mercimek çorbası, çoban kavurma, pilav, baklava.

    * * *
    Salonun dip tarafında bir platform var.
    Platforma kurulan 10 masa ise VIP konuklara ayrılmış.
    Orada oturma ayrıcalığına sahip VIP konuklara papyonlu garsonlar hizmet ediyor.
    Gelenlerin hepsi "Ne yapalım, durumumuz hiç iyi değil onun için çoluk çocuk karnımızı doyurmaya geldik" diyorlar.
    Yemek sona erince bütün yalvarmalarına rağmen içeriye giremeyen çocuklar çadıra dalıp masalarda kalan yemeklere saldırıyorlar.
    Kimileri parçalanmış ekmeklerle zeytinleri topluyorlar, kimileri tencerelerde kalmış olan pilavları servis kaşıklarıyla yemeye çalışıyorlar.

    * * *
    Yurdun hemen her tarafında "muasır medeniyetlerden" uzak, iç paralayan bu tablolar hep aynı...
    Sosyal devlet anlayışıyla taban tabana zıt bir sistem.
    Yoksul, çaresiz insanları iktidara muhtaç etme siyaseti.
    Onlara refah yerine iane dağıtarak "Allah razı olsun" dedirtme yöntemi.
    ...
    Devamı:

  9. #9
    Üye
    Laus_Deo Avatarı

    Üyelik Tarihi
    31.03-2005
    Son Giriş
    22.08-2009
    Saat
    22:38
    Yaşadığı Yer
    Erdek
    Mesaj
    616
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: ndipi
    Ramazan ayında kurulan çadırlar sadece yardıma muhtaç insaların karınlarını doyurması anlamı çıkarılmasın arkadaşlar.Evet yapılan bir yardım ne kadar gizli olursa o kadar sevaptır.Kimsenin gururu incilmeden yapılan bir yardımdır bu.Ama şimdi bu cadırlara gelenlerin hepsi yoksul insan yada yardıma muttaç değil bunu söylemek isterim.Aslında bu cadırlar bence halkın biriri ile kaynaşması yönünde çok gzüel bir olgu.Ben hep tv kanallarında izledim bu cadırda ifder edenleri ama bir keresinde bende o çadırın içinde bulundum ve iyikide bulunmuşum.Oyle güzel öylesine sıcak bir ortam bulunmaz benden söylemesi eyerki imanınız varsa lütfen birde siz gidin derim o zman ne demek istediğimi anlarsınız.
    Size bu konuda katılıyorum.Ramazan da kurulan iftar çadırları sadece ve sadece fakir fukara için açılmaz.Dinimizde,birlik olmak,beraber olamak sevaptır.Ancak şu konuyu da belirtmeden geçemeyeceğim.Özellikle İstanbul da kurulan bir çok ramazan çadırında yapılan tespitlerde; İftarını açmak için gelenlerin çoğunluğunun toplumun fakir fukara dediğimiz zümresinden olduğuna,bir kısmının evinde yemeği aşı olduğu halde salt beleş olduğu için iftar çadırlarına rağbet gösterdiği ve çok çok cüz-i bir kısmının ise iftarını evinde açamayacak durum da olan seferi yada zaruretlerinden dolayı olan kişilerin olşturduğudur.

    Görünen tabloda ve ülkemiz için konuşursak eğer halkımızın büyük bir çoğunluğunun bu tür etkinlikler ile sevgili oturanboğanın yazdığı gibi ("Bu çadırlar, sosyal devletin yerine "hayırsever" devlet/vatandaşın, eşitlik yerine ise zekat/fitre ve din "adalet'inin geçirildiğinin tescillenmesi ve içselleştirilmesinin göstergesi bence.Kimse sormuyor, "ben neden o çadırda birilerinin verdiği bi kap yemeğe muhtaç hale düşürüldüm?")halkımız böyle aşağlık bir muhtaçlığa sokuluyor ne yazıkki.

    Sonuç olalarak; ndipi'nin yazdıkları olması gerekenler. Dinimizin bize bahşettiği güzel ahlaklı olmanın,İslamın toplumculuk ilkesinin en güzel örneğidir ramazan ayı ve ramazan iftar yemekleri.Ne yazıkki gerçekleri de görmemezlik yapmak bizi bu muhtaçlık çemberine sokanlara kol kanat geremekten öteye gitmeyecektir.

    Saygı ve sevgilerimle.

  10. #10
    Üye
    Hasan DURMUŞ Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    13.03-2006
    Son Giriş
    31.01-2015
    Saat
    01:20
    Yaşadığı Yer
    Trabzon
    Mesaj
    839
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ramazan çadırlarını işlevi ve amaçları NDİPİ arkadaşın bahsettiği konumda işlevini yapan bir etkinliktir arkadaşa aynen katılıyorum.
    Verilen yemeğın zengin ve fakiri hiç bir zaman olmaz bizler ramazanda evimizde hiçmi zengin ahbabimizi ağırlamıyoruz.Çatırlarda verilen yemek
    hem yoksul vatandaşlara açık hemde evine iftar vaktı evine yetişemiyenlere ayrıca insanların kaynaşması diye düşünüyorum bu
    amacın dışında kullanıldığını tahin etmiyorum.
    Ramazan çatırlarını hiç bir zaman yardım olarak düşünmemeliyız bu şekilde düşünürsek hata yaparız o zaman yardımın her halde gizli olanı makbuldür.Neden diyeceksınız Peygamber efendimiz (sav) zamanında evliyalar bu gibi yardımları hep akşam karanlığından sonra yaparlardı vede kapı onlerıne bırakıp kapıyı çalar görünmeden giderlerdi.
    İşin özü iftar çadırlarındaki verilen yemek ile yapılan yardımı birbirlerinden ayırt etmek lazım diye düşünüyorum.

  11. #11
    Üye
    Fuzulim Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.07-2005
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Erzurum
    Mesaj
    328
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Aklıma takılmıştı ve bir gün babama sordum.
    Baba Kurban etinden neden sadece fakirlere vermiyoruzda, zenginlere de hatta kurban kesenlere bile dağıtıyoruz?
    Babam:
    Oğlum kurban etinden sadece fakirlere dağıtırsak onlara fakir olduklarını hissetirmiş oluruz. Bu sebeple ihtiyacı olmayanlarada dağıtıyoruzki fakir insanların gurur incinmesin, kendilerini farklı görmesinler.
    Ramazan çadırında fakir ve zenginin bir arada yemek yemesi mantığıda buradan geliyor işte. Yani bu çadırlarda ötekileştirmeme çabası var.
    Burada akşama kadar ötekileştirme konusunda yazıp çizenler, neden acaba işin bu yönünü hiç düşünemiyorlar. Yoksa konu din olduğunda düşünmekmi istemiyorlar?
    Bizde Ermeniyiz hatta diyebilecek kadar toplumla barışık olanlar neden ramazan çadırında bizde fakiriz, bizde müslümanız diyemiyorlar.
    Ramazan çadırlarında sadece fakirler yiyecek diye bir şart olsaydı fakirler böylesine gönül rahatlığıyla gidip orada yemek yiyebilirlermiydi sizce?

    Hem bütün bu olanları sadece fakirlere yardım olayı şeklindemi algılıyorsunuz?
    Dini ve milli birlik ruhuyla, tek cadır altında her zümreden insanın huzur içinde bir arada bulunmasının ne sakıncası olabilir? Bunu neden eleştiriyorsunuz? Dini birliktelikler birilerini kıskandırıyormu yoksa?
    Bazı din veya milli birlik düşmanlarının bundan rahatsız olmasını anlayabilirim ama buradaki aklı başında insanların Ramazan çadırındaki asıl gaye ve yapılmak isteneni anlamamaları, anlamamak istememelerini anlayamıyorum doğrusu.
    Teessüf ederim.

  12. #12
    Üye
    Laus_Deo Avatarı

    Üyelik Tarihi
    31.03-2005
    Son Giriş
    22.08-2009
    Saat
    22:38
    Yaşadığı Yer
    Erdek
    Mesaj
    616
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Öncelikle en azından ben o tür insanlar arasına girdiğimi asla düşünmedim.Zaten yazarken de belirli gözlemlere dayandırdım.Ama bak gerçekten haklısın ve böyle olması gerçekten çok istenen bir durum.Birlik beraberlik bu işin ruhunda var olan güzellik.Bu konuda hem fikiriz.Fakat bir konu var ki yukarıda açıklamaya çalıştım.Sadece evlerinde yemek yapmak istemedikleri için defalarca aynı iftar çadırına gelen insanlar var.Yahuu bunun neresi birliktelik ruhu???? Bu olsa olsa beleşçilik ruhu :wink: Ayrıca evinde iki lokma yiyeceği olmyan yüzbinlerce insan var ülkemizde ve geçen gün bir gazetede yayınlanmıştı manşetten şöyle diyordu kalın puntalar ile yazılmış olarak " ON BİR AY AÇ BİR AY TOK"Şimdi bunun neresi sosyal devletçilik? Yahuu bunun neresi humanistlik ? Nerde kaldı birlik beraberlik? Bakın birlik beraberlik yok ama açlık hat safada dostlarım.Bu Olay resmen MUHTAÇLIĞI işaret ediyor bana,keşke beynimdeki güzel ve olması gereken duyguları ötelemeseydim.

    Saygı ve sevgilerimle

  13. #13
    Üye
    Fuzulim Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.07-2005
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Erzurum
    Mesaj
    328
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    HAYIR ABİCİM SİZİN BU DÜŞÜNCELERİNİZE KESİNLİKLE KATILMIYORUM.
    RAMAZAN ÇADIRLARI TÜRK MİLLETİNİN KONUK SEVERLİĞİNİN GÖSTERGESİDİR.
    TRİLYONLARCA PARALARIN BOŞA ALKTIĞI O KADAR GEREKSİZ YATIRIMLAR VARKEN ELEŞTİRE ELEŞTİRE TÜM KAMUNUN HİZMETİNE AÇIK RAMAZAN ÇADIRLARINIMI BULDUNUZ?
    HEM BU DENLİ MİLLİ BİRLİK RUHU İÇİNDE İNSANLARIMIZIN BİRBİRİNE KAYNAŞMASINA SEBEP OLAN VE BU BİRLİKTELİĞİ ÇOK UCUZA BELKİDE EN UCUZA MAL EDEBİLECEĞİMİZ YÖNTEM OLAN RAMAZAN ÇADIRLARINI ELEŞTİRMEK ÇOK BÜYÜK BİR HAKSIZLIK VE ÇOK BÜYÜK DÜŞÜNCESİZLİKTİR.
    BU SENE GİDEMEDİM HENÜZ. AMA HATIRLATTIĞINIZ İYİ OLDU. VAKİT BULUR BULMAZ GİDECEĞİM.
    ORADAKİ FAKİR, ZENGİN, GÜZEL, ÇİRKİN YAŞLI, GENÇ HER KESLE, YURDUMUN İNSANIYLA, TEK BAYRAK ALTINDA , AYNI EZANLA BERABER ORUCUMU AÇACAĞIM.
    Not: Maddi durumum oldukça iyidir. Buna rağmen gideceğim. Varmı itiraz olan?

  14. #14
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    E.. Fuzulim, bu başlığı da polemik konusu yaptın, görüş belirtmeyenlere de laf sokuşturmaya kalktın ya ne diyim sana..

    İlkin, sanal âlemde kimse yazMAdıklarından sorumlu değildir! Çünkü yazmamanın onlarca nedeni olabilir.. Henüz okumamış olabilir, gereksiz polemiğe çekmek istemez, o anda cevap yazmaya uygun değildir vb. vb.

    Sonra, ramazan çadırlarının ve oradaki hataların eleştirilmesi niye bu kadar rahatsız etti sizi anlayamadım. :roll: Bu çadırlar geleneksel bir şey değil ki; dini ve milli birlik, beraberlik, ruh vb. başlığı altında incelensin. Abartıyorsun bence..

    Bildiğim kadarıyla bu çadırların başlangıçtaki amacı, büyük kentlerde, yoğun trafikten dolayı evlerine zamanında yetişemeyenlere kolaylık sağlamaktı. Daha sonraları, hemen her işimizde olduğu gibi, yeni amaçlar eklendi, ilk amaç sulandırıldı vb. vb.

    Eleştirilen konu, elbette hatalı görülen, olumsuz yanlardır. Böyle bir yanı görüp de eleştirmemek, din, vatan, millet vb. adına yanlışı savunmaya kalkmak hatanın çoğalmasına neden olur.

    Tamam.. Çadırlar olsun ama yukarıda alıntı yaptığım makaledeki gibi, ya da arkadaşların anlattığı hatalar olmasın! Bunu yapmanın da tek yolu HATALARI ELEŞTİRMEKTİR. Varsa başka bir yolu söyle..

  15. #15
    Üye
    Halil Avatarı

    Üyelik Tarihi
    03.11-2006
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Bayburt
    Mesaj
    820
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Bu olaya sebep-sonuç ilişkisi gözüyle bakalım birazda…

    Ramazan çadırları ülkemizde`ki yoksulluğun,işsizliğin,fakirliğin bir sebebimidir?

    Tabi`ki hayır olsa olsa bir göstergesi olabilir ancak.

    O.Boğa üstadımın kimse sormuyor "ben neden o çadırda birilerinin verdiği bi kap yemeğe muhtaç hale düşürüldüm?" sorusuna karşın bende diyorum`ki evet kimse sormuyor “kerameti kendinden menkul bir mankenin yüz bin dolarlık bir arabaya nasıl bindiğini” bir profesörün bile ömrü billah çalıştığı halde binemeyeceği arabaya nasıl bindiğini?

    Dokuz kişiye bir bir kişiye dokuz ekmeğin düştüğü gelir dağılımında`ki devasa açığın olduğu bir ülkede ramazan çadırlarının tüm bu olayların sorumlusu olduğunu söyleyebilirmiyiz?

    Sebep sonuç ilişkisi/zinciri gözüyle bakıldığında sonuçu sebep olarak göstermek detaylar`da boğulup gerçeği görmemize engel olabilir……

    Fuzulim demişki

    Not: Maddi durumum oldukça iyidir. Buna rağmen gideceğim. Varmı itiraz olan?
    Yok be Fuzulim kimin ne itirazı olacak üstelik maddi durumunun “oldukça iyi olmasına” sevindim yakında Erzurum`a geliyorum senden patlayana kadar çağ kebabını gönül rahatlığıyla yiyebilirim..

    Nota ….not yinede sen her yerde maddi durumunun çok iyi olduğunu söyleme ben gibi beleşçiler kafana üşüşebilir. :wink:




Sayfa 1 / 4 1234 SonSon