Sayfa 7 / 16 İlkİlk ... 34567891011 ... SonSon
Toplam 226 mesajın 91-105 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #91
    Üye
    necati bacak Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.06-2008
    Son Giriş
    15.10-2017
    Saat
    12:06
    Yaşadığı Yer
    İSTANBUL
    Mesaj
    126
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Şu yalan dünyada herkes gelip geçici olduğuna göre, insanlar kendi meselelerini bırakıp allahın işine ne karışırlar bilmem ki. insanı allah yaratmış ona ruh vermiş ve de emanet etmişise insanı canabi allah yönetiyorsa bana verdiği engeli senin neyıne de öyledir böyledir diye yorumluyorsun demekki senim inancından sorunun var. beni yaratan bana ne layıksa ve de neyi layık görmüşüse ona razı olmak zorundayım.
    Eyüp peyganberin diline kurt düşmüş de gine allahım sana şükürler olsun demiş. benim düşüncem nasıl yaratılmışısak başımıza gelenede öyle razı olmamızdır gerisi boş

  2. #92
    Üye
    eminim63 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    29.06-2005
    Son Giriş
    10.05-2016
    Saat
    13:40
    Yaşadığı Yer
    urfa
    Mesaj
    45
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Kâfirûn SURESİ

    1. Ey Muhammed! De ki: "Ey kafirler!
    2. "Ben sizin taptıklarınıza tapmam."
    3. "Benim taptıgıma da sizler tapmazsınız."
    4. "Ben de sizin taptığınıza tapacak dağilim."
    5. "Benim taptığıma da sizler tapmıyorsunuz."
    6. "Sizin dininiz size, benim dinim banadır."

  3. #93
    Üye
    musab Avatarı

    Üyelik Tarihi
    25.03-2008
    Son Giriş
    27.10-2008
    Saat
    23:07
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    23
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    evvella hepinize Allah'tan sabır ve şifa diliyorum. allah yar ve yardımcınız olsun...
    birde bizim site yöneticileri niye din ile alakalı forum açmıyorlar. halbuki açsalar dini bilgisi olan bir sürü engelliler vardır. onlar oradan sğlam bilgiler sitedeki engellilerle paylaşabilirler.

    insalara verilen engeller illahi bir ceza değildir. bir kere bunun bilinmesi gerekiyor. zaten imanın 6 şartından biriside kader ve şere iman etmektir.
    bu imanın şartlarını bilen ve iman eden bir insan illahi bbir ceza olmadığını daha iyi anlayacaktır.
    insanlara verilen hastalık, müsübet engel gibi hastalıklar insana niye veriliyor gelin o konuya bakalım. evet insanlara verilen hastalıklar ve engeller toplum için bir ibrettir. birde Allah çok sevdiği bazı kollarını dünyada sıkıntı çektirirki ahiret hayatının daha huzurlu olmasını vermektedir. birde bazı insanların günahları çoktur. yine Allah o insana sıkıntı verirki bu dünyada ahirette o sıkıntı ve acılar o insana kefaret olacaktır. bilinmesi gerekirki en büyük sıkıntıları ve acıları başta peygamberler, sonra alimler ve sırasıyla Allah'ın veli kollarına verilmektedir. eyerki bu bir illahi cceza olsaaydı Allah bu sıkıntı ve kederleri en çok sevdiği peygamberlere vermezdi...
    bilinmesi gerekirki hz. eyüp (a.s.) gibi çok ağır hemde çok ağır bir hastalıkla mücadele etmiştir. zaten iman eden bir insan bu dünyanın fani olduğunu ve bu dünyanın gelip geçici olduğunu bilirse ve iman ederse böyle bir şeyin ceza değil tam tersine bir hayırdan ibaret olacağını anlayacaktır. evet değerli üyeler gerçekten bu dünya fani ne zaman ölüp gideceğimiz beli değil belki her an gidebiliriz...

    birde diyanetle alakalı diyanetin tabiki engellilerle alakalı bir sürü faliyet yapması gerekiyor. öncelikle daha önceleri yapılan camilerde engelliler için hiçde elverişli değil. hep bu devirde malesef camilerimizin süsü düşünülmüştür. tabiki caminin iy olması gerekiyor ama öncelikle yapılması gereken şeylerde yapılmalıdır. belkide bu gün bir sürü cami vardır ama içinde namaz kılan ya 4 yada 5 kişiden olan camiler günümüzde mevcuttur. diyanetin yapması gereken bir sürü faliyetler vardır engelliler için...


    risale-i nur külüyatından lemalar kitabında hasta ile alakalı şöyle bir nasihat vermiştir. "ey bir çare hasta, senin hakkın of vah demek değildir senin hakkın elhemdulillahtır. hastalıklar değerine görede hayır kazandırır. bazı hastalıklar vardır bir günü 1 sene namaz kılmaya denktir. ama inanan hasta" evet arkadaşlar biz ah vah desek bile yani bize verilen hastalıktan dolayı isyan edersek bile elimize zarardan başka hiç bir şey geçmez.
    bir hadisi kodsi ile bitireyim. Allah şöyle der" sen benim dünyadaki iki gözü görmeyen kollarıma deki yeterki onlar imanlı ölsünler ben onları surgusuz sualsiz alıp cennetime koyacam" aynı şekilde kademesine görede hastalıklar için böylesi hadisler mevcuttur.
    hepinize selam ve saygılarımı gönderiyorum... hep selam ve dua ile kalın...

  4. #94
    Üye
    musab Avatarı

    Üyelik Tarihi
    25.03-2008
    Son Giriş
    27.10-2008
    Saat
    23:07
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    23
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    bu konudaki bütün cevapları okudum hemen hemen...

    konudaki cevaplar gösteriyorki arkadaşlarımız 2 bölüme ayrılmışlar.

    örneğin bazı arkadaşlar demişlerki, ne cenneti bu tarafta çile öbür tarafta karşılığı huzurmu verilecek. evet arkadaşlar inanan için öyle olacak. bu tarafta çile çeken bir insan şayet iman etmişse Allah'a, huzur bulacak. hemde tahmin edemiyeceğiniz şekilde huzur bulacaklardır.
    hatta dünyası hep sıkıntı hastalıkla geçen bir insan ölüp cennete girdiği zaman diyecekki keşke dünyada bana daha çok hastalık gelseydide benim cenneteki mertebem daha yükseklerde olsaydı.

    bir de bazıları diyorki ahiret olmayacak... ahiret olacak yüce yaratan nasıl bu dünyayı ve bizi hiç yoktan yarattıysa, öylede öldükten sonra bizi diriltecektir. eee bizi hiç yoktan yaratan niye 2. kere diriltmesin hatta bir işi 2. kere yapmak daha kolay olur.

    birde bolunduğunuz yerde çıkın dışarıya veya dünyayı aklınızca bi gezin, neler neler varmış doğada sizce yaratılan bunca şeyler tesadüfmüdür.
    yada öncelikle kendi uzularına bir bak bak aklına, bak kalbine, bak gözlerine ve daha bir sürü şey.
    aslında biz insanlar çok nankörüz Allah (cc) bir sürü nimetle nimetlendirmiş bizi ama biz teşekür bile edemiyoruz. sizce yapmamız gereken teşekür değilmidir.


    yıkılmış darvinin hayatına gerimi dönüyoruz.


    şükürler olsun... bu engel bana Allah'tan gelmiş başkada yok ötesi.
    hepinize selam ve saygılarımı gönderiyorum... hep selam ve dua ile kalın...

  5. #95
    Üye
    guzgulleri Avatarı

    Üyelik Tarihi
    28.01-2008
    Son Giriş
    10.11-2012
    Saat
    21:35
    Yaşadığı Yer
    KARABÜK
    Mesaj
    58
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    nasıl ki kainatta her canlının yaradılışında bir hikmet varsa bence biz Allah(cc) ın birer lutfuyuz (birisi size bir hediye verdiğinde onu da verseydi şunu da verseydi diye isteme hakkımız var mı? yaradan dilediğine dilediğini verir bi tane eksik verdi diye diğer verdiklerine karşı saygısızlık etmeyelim benim naçizane düşüncem budur ) sevgiyle kalın

  6. #96
    Üye
    musab Avatarı

    Üyelik Tarihi
    25.03-2008
    Son Giriş
    27.10-2008
    Saat
    23:07
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    23
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    bu konudaki yorumların az çoğunu okudum. Şöyle bir durum tespit ettim. Sitedeki arkadaşlar 2’ye ayrılmışlar.
    Bir kere Allah (cc) abes (gereksiz, boş) şey yapmaz. Yarattığı her şeyinde üstünde düşünülse alınacak büyük ibretler vardır.

    Bazı arkadaşlarımızın düşüncesinde şöyle bi şey var. Biz öldükten sonra nasıl dirileceğiz. Yani bu dünyada acı çile çekeceğiz bu dünyada acı çile çektiğimiz için öbür alemde bize diyeceklermiş siz dünyada çok çile çektiniz gelin size cennet.
    Evet arkadaşlar ister inanın ister inanmayın, bu dünyada engelliysen ve Allah (cc)ye iman etmişsen elbette cennete gireceksin. Ama yok Allah sana engel vermiş sende her fırsatta Allaha başkaldırıyorsan isyan ediyorsan o zaman durumlar değişir. Yinede diyoruz Allah bilir.
    Nasılki Allah bu dünyayı hiç yoktan var ettiği gibi öbür alemide aynı öyle yaratacaktır. Bir kere bu dünyayı yaratıysa 2. kere öbür alemi niyeki yaratamasın. Bir şeyi 2. kere yaratmak daha kolaydır. Hemde o yaratıcı sübhandır. (bütün noksan sıfatlardan münezehtir, uzaktır). Hemde rahmandır, rahimdir.

    Bir dışarıya çıkın ve semaya bakın havada duran güneş, ay, gezegenler, yıldızlar nasıl duruyor. Bakın kainata ne kadar müthiş yaratılmıştır. Veya kendi üstünüzdeki nimetlere bakın. Akıl, kalp, ve diğer organlar ne müthiş bir şekilde yaratılmıştır. Ve onutmayalım bu bütün nimetler insan için yaratılmıştır. O halde her şey bize verilmişse bizim yapmamız gereken şükürü yapmamız gerekmiyormu biz bu dünyaya misafir olarak gelmişiz ev sahibine teşekür etmemiz gerekmiyormu? Birde bize bir sürü nimetler verilmiş. Bir tane nimetini almış diye biz buna ihtirazmı edeceğiz. Aklımızı bir çalıştıralım lütfen arkadaşlar.
    Örnek: bir insan diyelim bir köye misafirliğe gitti diyelim. Ve o köydeki bir adamda o misafiri alıp evine götürdü ve misafirini iyi bir şekilde ağırladı diyelim sizce o misafir ev sahibine teşekür etmesi gerekmiyormu?

    Sizlerden isteğim inanan ve inanmayan herkes, kuran-ı kerimin mealini bir okusun ve anlamaya çalışsın. Ve aklınca şöyle bir durum çıkarsın. Şimdiki dünyadaki insanlar bu kitaba göre hareket etseler yani bu kitabın çerçevesinde yaşasalar. Acaba bu günki dünyanın halini nasıl göreceksiniz...


    Hepinize selam ve saygılarımı gönderiyorum. Kalın selametle…

  7. #97
    Üye
    masiva Avatarı

    Gerçek Adı
    Fatma
    Üyelik Tarihi
    21.06-2006
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    326
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Yaşadığının ilahi bir ceza olduğunu düşünen aklı başında(!) engelli bireye bu ülkenin ihtiyacı yoktur.. Çoktan kaybedilmiş bu şahsa bir şeyler vermeye çalışmak ta boş ve abesle iştigal olduğu için; evet diyaneti ben de hakketten kınadım şimdi.. vay düşüncesizler vay…

    3 aylıkken çocuk felci geçirmiş.. tabi o kadar zor doğdu annesinin canını aldı.. yetmedi gecenin bir yarısı ağlar uyutmazdı annesini.. al sana ilahi ceza/tokat seni akılsız seniii.. gördün mü böyle olursun işte..oh hak ettin sen bunu...

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: ahmetyildiz
    Bu kafalar ile nereye kadar Toplum olamadik ki ummet ummet diye diye?
    Hakkıyla "ümmet ümmet.." denilebilseydi, bugün bu safsata tartışma konusu olarak açılmazdı..

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: ahmetyildiz
    Kapatin su kurumu gereksiz yere sirtimizdan maas aldiklari yeter artik ya
    Öyle mi olduğunu düşünüyorsunuz gerçekten, yazık kininiz nasıl perdelemiş gözlerinizi. Hangi kaynaklardan besleniyorsunuz acaba? Bugün modern dediğiniz ülkelerdeki yozlaşma ve toplumsal çöküşün çürümüşlüğün hatta kokuşmuşluğun sebebi inançsızlıktır. Hangi dini inanca sahip olursa olsun inanç insanı bir şeye benzetiyor.. olmayınca da işte böyle ne olduğu belirsiz bir şekil alıyor.

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: ahmetyildiz
    Neden Engelliler evden cikamiyor neden ciktiklarinda sinir bozucu rahatsiz edici bakislara maruz kaliyoruz ve insanlar aciyarak bakiyor bize bunu cevabi aranmali bu cevapta dinin rolu var biz saklanacak utanilacak insanlar olarak gorulduk. Neden akraba evlilikleri ozendirildi bu evliliklere kim dur diyecek kim dedi..

    Neden basta engelliler dusunulmedi camiler yapilirken neden unutuldu bu ulkede Alafiranga gavur icadi tuvalet kagıdı ise gereksiz bir seymis gibi gosterenler dahi cikti !!

    Bu kurum bizim vergilerimizle gecinen bir kurum derhal bu kurum tasfiye edilmeli benim gorusume gore...
    Bu dinin peygamberinin ya da kitabının bu dediğinize teşvik ettirecek bir tek sözünü söyleyin bir daha asla konuşmayacağım. Bu kahrolasıca düzende embesillerin ve kafasızların yaptıkları yüzünden çekiliyor bu çileler.. tutup da birine etiketlemeyin zira embesillerin ucu dönüp dolaşıp dokunmasın bir yere….. ve ayrıca şükür ki bu ülke sizin düşüncelerinize göre hareket etmiyor.

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: OturanBoğa
    3- Sakat biri nasıl anlayacak sakat kalmasının ilahi ceza mı yoksa ödül mü olduğunu? Ne biliim, mesela birinin yaşamını kurtardığımı varsayalım, ama aynı ben daha sonra birini öldürmüş olayım. Sonra aradan kısa bir süre geçince de sakat kalayım. Doğal olarak kafam karışıyor tabii, şimdi ben iyiliğimin mükafatını mı aldım, kötülüğümün cezasını mı?
    Neden ille de olaylara bir kulp takılmak zorunda mı? Ceza ya da ödül olmak zorunda mı yaşadıklarımız? Neden öyle olmasını istemiş ve olmuş diye bakamıyorsunuz? Merak etmeyin ödüller ve cezalar burada değil, kutunuzu açmak için bu kadar aceleci olmayın! Henüz Allah’ın sunduğu GERÇEK HAYAT bitmedi, reklam arasına da girmedi devam ediyor.. Bittiğinde herkes kutusunu açacak.. yalnızca şundan emin olun ki, ayağınıza bir diken bile battıysa bunun hesabını tutuluyor ve sorulacaktır.

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: pegasus
    Kaderi hayır ve serri verende Allah ise hangi mantıksal kıvırtmayla kitap yazıp bunun bir ceza olmadıgına beni inandıracaklar. Bunu yapacaklarına laik bir ulkede vergilerimizin hangi hakla bu yobazlar guruhuna yedirildigini acıklasınlar
    Eminim kimsenin sizi inandırmak gibi bir derdi yok.. teşbihte hata olmasın ama deveye hendek atlatmayı denemeleri daha mantıklı duruyor.. Durduğunuz yer her yönden öylesine çürümüş ki, aşağı düşmesi an meselesi.. anlatmak için kimse yanınıza dahi yaklaşmaya cesaret edemez emin olun rahat olun.

    Burası laik bir ülke değil aynı zamanda.. TC Anayasası'nda doksan bin çalışanı olan, maaşları devet tarafından ödenen ve islam dini için dinsel propaganda ve fetva merkezi olarak görev yapan Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan bahsedilir... Diyanet İşleri Başkanlığı, siyasal partiler ve seçim yoluyla sorgulanıp lağvedilme olasılığına karşı da ayrıca anayasal bir güvence altındadır. Laikliğin de devletin ülkesindeki bütün dinlere eşit uzaklıkta olması olduğunu düşündüğümüze göre, yine çuvalladınız demektir… Laik devlet için camii, kilise ve havra arasında hiçbir fark yoktur, devletin bir kişiliği olmadığı gibi dini inancı da olmaz ve bunlarla ilgili hiçbir tasarrufu kaygısı müdehalesi yoktur, olmamalıdır.. bilginiz olsun…

  8. #98
    Üye
    nar_ud Avatarı

    Üyelik Tarihi
    19.07-2008
    Son Giriş
    19.09-2008
    Saat
    20:06
    Mesaj
    19
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ilahi ceza değil de,bir imtihan vesilesi olduguna inanıyorum.

  9. #99
    Üye
    bilgeadam Avatarı

    Üyelik Tarihi
    06.07-2008
    Son Giriş
    20.07-2017
    Saat
    14:15
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    509
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ama şu var engellilere göre camilerimizin dizany olması çok güzel bir şey zira camiye gittiğimde hem zorluklarla karşılaşılıyor hemde sanki halılar kirlenicek diye almamazlık yapıyorlar bir kere başıma gelmişti kapnın orda namaz kıldırmışlardı halılar kirlenmesin diye

  10. #100
    Üye
    MaviSevgi Avatarı

    Üyelik Tarihi
    25.07-2008
    Son Giriş
    25.09-2008
    Saat
    20:35
    Yaşadığı Yer
    Bursa
    Mesaj
    6
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Engelli olmak iki türlü ; biri bedenen öteki ruhen ya da fikren...

    Evvela bedenen özürlü olan kişiler kendilerini dünyanın sonuna hazırlamasınlar, bu bir ceza değildir zira beyinlerinde veya kalplerinde engel olan milyonlarca insan çevremizde öyle ki bunlar kendilerinden bile bir haberler...

    Şimdi tekrar düşünmekte fayda var, bu insanlar kendilerinden habersiz yaşayarak hayatlarına pekala devam ederlerken, bedeninde zorluklar olup da gülden güzel gönüllü, misten kokulu fikirli olan beden engelli arkadaşlarım niye bunu ceza olarak görürler ?

    Görelim bakalım Mevlam ne eyler,
    Ne eylerse güzel eyler...

    Sevgiler, saygılar, başarılar...

  11. #101
    Üye
    aksahin Avatarı

    Üyelik Tarihi
    16.07-2007
    Son Giriş
    18.05-2016
    Saat
    17:01
    Yaşadığı Yer
    ANKARA/KEÇİÖREN
    Mesaj
    948
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    İnsan kendini rahat hissetmediği ve ihtiyaçlarını karşılayamadığı zamanlarda bile bunun kendisine verilmiş ilahi bir ceza olduğunu düşünür.
    Hastalıkla veya sağlıkla alakalı bir şey değildir.
    Arzu etmek ve elde edememek,biz insan oğlunun içinde bulunduğu en zor kavramdır.
    Nefsin tatmin olunmayışı ve körletilememesi insanın kendisinde bir hata aramasına sebep olur.Tabiki sonuç ortadadır eksik olan bir uzvu veya sınırlı olan hareketleridir tek suçlu.Sebep sonuç ilişkisine bakıldığında ortaya çıkan tek şey ''ben neden sakatım''düşüncesidir.Etrafımızdaki bizden başka canlılar olduğunuda unutmayalım.
    Onlara baktığımızda her şeyin bir dengenin unsuru olduğunu göreceğiz.
    Eğerki bu dengenin formülünü çözebilseydi insan oğlu zaten bu gün bu konuları konuşma ihtiyacı bile duymazdık.
    KUL HAKKIYLA GELMEMEMİZİ İSTEYEN BİR YARADANIN NASIL KULUN HAKKINI ELİNDEN ALABİLECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORSUNUZ ONA ANLAM VEREMİYORUM.
    Belli bir yaşa gelmiş bir insanı cezalandırdı (amellerinden dolayı) diyelimde,ana karnında ki bir bebeğe kesilecek nasıl bir ceza olabilir.Ben çözemedim varsa çözen buyursun.
    Şimdi yine birileri bu yazımı islama ve benide yobazlıkla suçlayacaklar ama,bu sadece benim kendi gördüklerimden yola çıkarak oluşturduğum bir kanaattir.
    KUR'AN DA BAHSİ GEÇMEYEN HİÇ BİR ŞEYE İNANMAM.

  12. #102
    Üye
    mezopotamyali kederi Avatarı

    Gerçek Adı
    ASYA
    Üyelik Tarihi
    02.02-2008
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.371
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    "Birini güzel diğerini çirkin yarattı ;ya da beni sakat, uyuz olduğum adamı sağlam yarattı,elin oğlu parayla oynuyor,benim açlıktan nefesim kokuyor "diye Allah'a hayıflananlara demeden geçemiycem.İyi de kardeşim,Güzel,çirkin,sağlam,sakat,zengin,fakir... Bunlar Allah'ın değil ,kulların kriterleridir...İnsanoğlunun canı sıkılmış saçma sapan sınıflandırmalar koymuş.Olaya bu kadar basit bakıyorum...

  13. #103
    Üye
    Pegasus Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.11-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    18:03
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    834
    Alınan Beğeniler
    40
    Verilen Beğeniler
    19

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ben bir önceki mesajımda dediklerimi tekrarlamak istiyorum. Çünkü yazdıklarım pek anlaşılmamış.

    Bazı arkadaşlarımız yazdığım metindeki ironiyi özellikle görmezden gelmişler. Mecburlar. Çünkü aksi halde içinde bulundukları mantıksal çıkmazla yüzleşmek zorunda kalacakalrdı ki bu bazılarımız için çok ağır olabilir.

    Tabiki hayat böyledir ve herşey zıttıyla vardır. Sakat varolduğu için sağlam vardır. Ve aslında bunların hepsi birer soyutlamadır. Ancak tamamen doğal ve doğa yasalarıyla açıklanabilecek bu sakatlık olgusunu dinin içine yerleştirdiğinizde kendi kendinizle çelişkiye düşmeniz kaçınılmaz oluyor. Bizde işte bu çelişkilerinizi sizin terminolojinizle dile getiriyoruz. yoksa benim allaha neden bazı insanları sakat, çirkin, yoksul, hasta yarattığı yönünde bir soru sormam imkansız.

    Mesele hayata imanın temel bileşenlerinden olan kader gözlüğüyle bakan arkadaşlarımızın mevcut sakatlıklarını dini bağlamda açıklamakta zorlanıyor olmalarıdır. bu zorlanma hali ürettikleri mantığın içerdiği tutarsızlığa sırt çevirerek ve yokmuş gibi davranarak giderilmeye çalışılıyor. Konu bundan ibarettir.

    Soru basit ama çeşitli; sakatlık kaderin bir gereği ise bu durumu yaratan Tanrının belli kişileri bu sorunların muhatabı yapmasındaki gerekçe nedir? Neden biri sakat diğeri sağlamdır? Tanrı bu seçimi bir ceza olarak mı yoksa bir lütuf olarak mı bir insana vermektedir? Eğer bu bir imtihansa ve seçme hakkınız olsaydı siz bu şekilde imtihan edilmeyi tercih eder miydiniz?

    Bu sorular benim değil. İçinde bulunduğu hali dini mantıkla açıklamaya çalışan arkadaşlarımızın soruları olarak görülmelidir. Ben bu durumu dini bağlamla açıklamıyorum çünkü.

    Benim için kader denilen şey; insanın bireysel olarak bizzat kendisinin ve içinde bulunduğu koşulların ürettiği oldukça karmaşık bir sonuçlar bütünüdür. Ben Tanrıya inanmakla birlikte Tanrının dünyevi hayata bahsedilen şekilde ilahi bir ceza ya da lütuf mantığıyla müdahale ettiğine hiçbir şekilde inanmadığım için bu soruların ve bu konuda yazdıklarımın öznesi ben değilim.

    Yani bana göre bugün müslümanların içinde bulunduğu ağlanılası hal bir kader değil bizzat tarihi ekonomik, kültürel, sosyolojik ve maddi olarak çok çeşitli olguların doğal bir sonucudur. Yoksa Tanrı müslümanları ilahi bir ceza olarak işgal ettirmiş falan değildir. Y da Amerikan askerlerimin iğrenç hakaretlerine maruz kalan Iraklı müslümanlar bu durumu Tanrının bir lütfu olarak yaşamamaktadır. Tıpkı biz sakatların yaşadıklarının da bir imtihan ya da lütufla alakası olmaması gibi. Ama mantık böyle devam ettikçe müslüman toplumların daha çok çile çekecekleri gerçeği bireysel anlamda da bizlerin yolunu aydınlatabilir.

    Bugün kızsanız da birgün anlamanız ümidiyle.

    Şimdi bu olaya imani temelde bakan arkadaşlarımızın ciddi çelişkileri olduğunu görüyorum. Ve bu çelişkilere dikkat çekmek istiyorum. İnancını rasyonel bir düzlemde yaşayan ve ifade eden arkadaşlarımız var. Bu arkadaşlarımızı İslam felsefesinde İbni Sina, Farabi, İbni Rüşt gibi alimlerin temsil ettiği Meşşai akımının devamı olan akılcı iman eğiliminin tezahürü olarak görüyor ve saygı duyuyorum. Bu arkadaşlara Mezopotamyalı Kederi ni örnek verebilirim. Demiş ki arkadaşımız;

    Allah'ın merhametli olduğuna inanıyor;ve özrümde direkt rolü olmadığına inanıyorum.İnsan ne ederse kendine.Doğduğumda çok sağlıklı bir bebekmişim.Ta ki 9-10 aylık olana kadar.Sonra ne olmuş?Ne olacak dikkatsizlikten doğan bir ihmal ve hain bir mikrobun vücuduma girmesi...Şimdi o mikrobun benim vücuduma girmesi dışında eminim var olma nedeni başkaydı.Belki de yararlı bir iş ,oluş için yaradılmıştı.Üzüm gibi...Üzümü salkımından yersen üzüm yemiş olursun,ama suyunu sıkar,bekletirsen sarhoş olursun.
    Kısaca özetlemek gerekirse –benim anladığım kadarıyla- bu arkadaşlarımız yaşadığımız sorunsalların ilahi bir temeli olduğunu reddediyor ve Tanrının insanlara verdiği aklın olması gerektiği gibi kullanılmaması neticesinde yine Tanrının yarattığı alemin doğal kurallarının işleyeceğini ve sakatlık, hastalık ya da benzer negatif olayların meydana geleceğini iddia ediyorlar. İmanın rasyonel şeklidir bu ve benim tarafımda da büyük saygı görür. İtiraz etmem ama kendimce yine soru işaretlerim kalır. Bu soru işaretlerini dile getirmekten de çekinmem çünkü bilirim ki karşımda imanını Tanrının verdiği akılla temellendirmeye çalışan bir birey vardır. Bu yüzden derim ki son dönemlerin islamla alakası olmayan kader açıklamalarına (Tanrının başımıza gelecekleri alnımıza yazmadığı sadece başımıza gelecekleri bildiği yönündeki manevralar. Son dönemlerde kader kavranmının kendine içkin tutarsızlıkları nedeniyle ortaya atılan bu kavramın islamdaki kader anlayışıyla alakası olmadığını anlamak için 800 lü yıllarda özellikle İslam felsefesinde Mutezile akımının kader sorgulamalarını okuyarak görebiliriz) sığınmadan bana sakatlığın İslam inancındaki ‘kader’ kavramıyla bir açıklamasını yapar mısınız? Ben de böyle “akılsız bir ateist” olarak aydınlanmış olurum…


    Öte yandan olayı yine imani temelde sorgulayan ancak islam felsefesinde İmam gazalinin çizgisinin tezahürü olan Musab gibi arkadaşlarımız, kader kavramına aynen İslam dininin içerdiği şekliyle yaklaştıkları için istemeden de olsa garip bir durumun içine yuvarlanmadan edemiyorlar. Bu arkadaşlarımız kader konusunu gerçekten islamdaki alınyazısı mantıgıyla ele aldıkları için sakatlık kavramının tanrı tarafından belli bir mantık temelinde bizlere sunulduğunu düşünmekte ve konuyu bu açıdan ele almak zorunda hissetmekteler. Şimdi bakalım bu arkadaşımız nasıl bakmış olaya;

    evet insanlara verilen hastalıklar ve engeller toplum için bir ibrettir. birde Allah çok sevdiği bazı kollarını dünyada sıkıntı çektirirki ahiret hayatının daha huzurlu olmasını vermektedir. birde bazı insanların günahları çoktur. yine Allah o insana sıkıntı verirki bu dünyada ahirette o sıkıntı ve acılar o insana kefaret olacaktır. bilinmesi gerekirki en büyük sıkıntıları ve acıları başta peygamberler, sonra alimler ve sırasıyla Allah'ın veli kollarına verilmektedir. eyerki bu bir illahi cceza olsaaydı Allah bu sıkıntı ve kederleri en çok sevdiği peygamberlere vermezdi...

    Buradan çok rahatlıkla görüleceği üzere sakatlık kavramı birinci rasyonalist imani geleneğin temsilcileri olan arkadaşların baktığı gibi ele alınmamakta yani tanrının insiyatifi dışında insanların gerçekleştirdiği bir hata sonucu tanrının kurduğu yasaların bir sonucu olarak görmemekteirler. Bu arkadaşlarımız sakatlığı bizzat tanrı tarafından inmsiyatif kullanarak ibret olması için uygulanan bir tanrısal edim olarak degerlendirmektedirler. Ancak bu edimin içinde bir hayır olduğu iddia edilmekte öte dünyada başımıza gelen bu felaketlerin mükafatını alacağımız söylenmektedir. Peygamberler de çeşitli, olumsuzluklarla karşılaştığı için bizim başımıza gelenleri gözardı etmemiz istenmektedir. Öyle ya peygamber bile çile çekmişse sen kimsin ki şikayet ediyorsun deniliyor... Yine arkadaşımız "bazı insanların günahları çok olduğu için Tanrının o insanlara sıkıntı ve dert verdiğini" söylüyor. Böylece öteki dünyada Tanrı bu kulunun günahlarına kefaret olarak çektiği acıları göz önünde bulunduracak. Yani görüleceği üzere bu yaklaşım açıkça başımıza gelenlerin Tanrısal bir boyutu olduğunu iddia ediyor.

    Geçtiğimiz günlerde çöken kaçak kuran kursunda ölen 18 minik kız evladımızın aileleri şikayetçi olmamışlar. Çünkü kızlarının kuran öğrenirken ölmeleri nedeniyle cennete gidecek şehitler olduklarını söylemişler. Bir de eklemişler "kızlarımız Antalya daki köpüklü diskoda ölenler gibi ahirete gitseydi daha mı iyiydi" Yani orda eğlenen insanları aşağılıyor bu vatandaşlarımız. Köpüklü partide eğleniyorlarsa kesin imansızlar çünkü... ama kendi yavrularının o önlemsiz binalarda göz göre göre ölüme yollanmalarını "Allahın Tecellisi"olarak görüyorlar. Kader deyip kendi vicdanlarını rahatlatıyorlar. Bazı dinci gazeteler de "şehit oldular..." üfürmeleriyle bu ailelerin şikayetçi olmaması için propaganda yapıyor. Herkes suskun. O minik yürekler sırf aileleri istedi diye o binalara gittiler. Öldüler...Devlet suskun ana babaları suskun. Herkes suskun...Kader manevrası o kadar işe yarıyor ki kimse çıkıp ağzını bile açamıyor. Burada sakatlığı ibret olarak gören arkadaşlarımız o minik kızların ölmesini de eminim ki ibret alınacak bir olay olarak görüyorlardır. Ne diyelim belki o kızlarında öteki dünyada kefaret olması için ödeyecekleri günahlarına karşılık cezalandırıldıklarını düşünmek en mantıklı açıklama" dır. Ben bunları gördükçe Tanrının verdiği akıl ve vicdanımın travma geçirmesine engel olamıyorum. Benim inandığım bir tanrı kesinlikle var ama görüyorum ki biz çok farklı tanrılara iman ediyoruz...

    İmani noktada öne sürülen bu fikirlerin uzlaşabilmesi mümkün mü? Ben bu soruyu bu arkadaşlara dürüstçe yöneltiyorum. Bu konuda yapılacak samimi sorgulamaları da oldukça önemsiyorum. Yeter ki kimse kimseye düşünce ve inançlarını empoze etmeye kakmasın.

    Görüldüğü üzere olayın ele alınışında sağdan soldan edinilmiş derme çatma dini bilgileri büyük bir istekle sağa sola savuran arkadaşlarımızın söylemlerini çokça aşan bir boyut var. Sakatlığını, dini, meseleleri sizin gibi ele almayan insanları aşağılamayı bir kenara bıraktığımız gün güzel şeyler olacak. Herşeyden once farklı düşünen insanları ikna etmeye çalışmayı bir kenara koyun. Farklı düşünenlerden korkmayı kendi imanınıza bir tehdit sayıyorsanız kendi imanınızın gücünü sorgulayın. İnsanları dinleyin, sadece onların nasıl düşündüklerini anlamak için, onları mahkum etmek yargılamak için değil. Çünkü bu hiçbirimizin haddine düşmez. Burada eleştireceğimiz şeyler olabilir. Bunlar her iki düşüncenin içinde farkettiğimiz mantıksal kıvırmalar, manevralar, ikiyüzlülükler olabilir. Ama bunları yaparken sadece mantıksal tutarsızlığa dikkat çekme hakkına sahibiz. Ki bunu bile abartamayız. Zira dini meseleleri hangi mantığa oturtabileceğimizi kim bilebilir. Yine de bu tutarsızlıkları dile gerirmekten öte kimsenin kimsenin düşüncesini aşağılayacak kadar yüksekte olmadığının farkına varalım lütfen.

  14. #104
    Üye
    hakanarslan Avatarı

    Gerçek Adı
    Hakan
    Üyelik Tarihi
    07.03-2006
    Son Giriş
    29.08-2014
    Saat
    14:31
    Yaşadığı Yer
    Denizli/merkez
    Mesaj
    320
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ne yazıkkı türkiyede islami egıtımler devlet kontrolunde yapılmamaktadır. Cesıtlı kuran kurslar ve ıslamı faalıyet adı altında kurulan dernek ve vakıflar sokak aralarında acılan kuran kurslar. Bırcok ınsana ıslamı bılgılerı yanlıs yada işlerıne geldıklerı gıbı ogretmektedır. Ben 6 aylık iken koyumuze hemsıre gelıyor ikiz kardesıme cocuk felcı aşısı yaıyor bana sıra gelınce kalmıyor. Aıleme dıyorkı cocugunuzu en kısa surede şehre goturun ve felc asısı yaptırn dıyor. Bızımkıler onemsemıyor. bana cocuk felcı aşısı vurlamadıgı ıcın felc gecırdım Kardesımde bırsey yok tabıykı o vuruldu aşıyı. Annem de yazları hep kuran kursa gıtmıs oralardan almıs dini egıtımını. Hep der oglum bu senın alın yazın Allah boyle yazmıs. Bende anneme kızardım hep. Anne sız bana felc aşısı vurdurmayın kendı ıhmalınızı sucunuzu Allaha havale ederek kurtulun. Mesella ızmıt depremınde askerı lojmanlar cokunce ne dedı dıncı basın. fakat sımdı kuran kurs cokunce ne dıyor dıncı basın. Bırı olunce kefere oldu dıger taraf şehıt oldu. Bız muslumanlar kader ve ıman kavramını mutlaka oturup bır daha sorgulmamız lazım yoksa bu mantıkla gıttıgımız surece her alanda dunyada gerı kalmaya mahkumuz. Allah hıc murat edermı Allah ınsanların alnına ıraktakı ıgrenc katlıamları bosnadakı tecavuzlerı yazarmı. Ben Allaha ınanan bır ınsanım annemın etkısıyle dını ınanclarımda cok kuvvetlı ama kader ve ıman konusuna pegasusun baktıgı acıdan bakıyorum. Pegasus sana bır cok konuda katılıyorum. Sımdı ben engellı kaldım bır omur boyu. Benım engelım ılahı bır cezamı anne babamın ıhmalımı.

  15. #105
    Üye
    Cigdem Kuyucak Avatarı

    Üyelik Tarihi
    01.08-2008
    Son Giriş
    20.07-2013
    Saat
    17:25
    Yaşadığı Yer
    Antalya
    Mesaj
    168
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Başlığı görünce aklıma ortaçağdaki cüzamlılar geldi.

    Aradan geçen onca zamanın hala bu soruyu sordurtuyor olmasınada inanamadım.
    Hangi insanın aklına bu soru takılıyor acaba, çok merak ettim.
    Diyelimki tanrı kullarını bu şekilde cezalandırdı.
    Eh olur ya ,adam çok günah işlemiştir ;tanrıda bir trafik kazasıyla cezasını kesmiştir.
    Peki;zihinsel engellilerde acaba günahkar olan kul hangisi doğan çocukmu, anne yada babamı?




Sayfa 7 / 16 İlkİlk ... 34567891011 ... SonSon

LinkBacks (?)

  1. 07.08-2009, 19:47