Sayfa 4 / 4 İlkİlk 1234
Toplam 49 mesajın 46-49 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #46
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    18:24
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.882
    Alınan Beğeniler
    940
    Verilen Beğeniler
    1.231

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Pozitif hak, ortada bir eşitsizliğin varlığı halinde gündeme gelen (geçici) bir argümandır. Yani, önce bir haksızlığın olduğu tespiti olur (aaa, herkes rahatça şun-şunu yapıyor, ama sakatlar/kadınlar/eşcinseller vb. yapamıyor, daha doğrusu çeşitli mekanizmalarla yapamaz hale getiriliyor), sonra o eşitsizlik giderilsin diye (o eşitsizliği doğuran ya da sebep olan, ya da eşitsizliğin ortaya çıkmasını engelleyemeyen düzenlemeleri ortadan kaldırmak için) yeni düzenlemeler öngörülür. İşte bunlara pozitif haklar/düzenlemeler deniyor. Bunlar hem geçicidir, hem de bir sorunun varlığına dikkat çekerler.
    Bu süreçte kanun yapıcılar birşeylerden ders alır, ve "normali" herkes için erişilebilir/kullanılabilir hale getirmeye yönelik düzenlemeler yaparlar. Ve eğer sonunda herkes gerçekten eşit hale gelmişse, o andan itibaren pozitif/ekstra hak verilmesine de gerek kalmaz zaten... Ama o aşamaya dek bazı grupların korunması gerekmektedir.

    Yani, "kardeşim önce önümüze engeller koyuyorsunuz, sonra o engeleri kaldırmak için ekstra haklar veriyormuş gibi yapıyorsunuz. Siz bize engel olmayın, başka şey istemeyiz.." demekle, pozitif haklar talep etmek çelişmez. Şöyle düşünelim. Liberalizim ne vaaz eder: Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler.... İyi ama bıraktığında "güçsüz olanlar" hep eziliyor! Hah! İşte burada devlet, "bırakmıyoruz, aksine, haddinizi/sorumluluğunuzu bilin" demiş oluyor....

    Ama son tahlilde Halil'in -olumlu anlamda- cüretkar olması çok çok çok önemli ve hatta yaşamsal. Evet, önce önümüze engelleri kim koyduğunu açık açık ifşa etmeliyiz. Sonra bir geçici çözüm olarak pozitif düzenlemeleri talep etmeliyiz, ve fakat son kertede hedefimizin (olması gerekenin) eşit/engelsiz/özgür/adil bir yaşam ve yaşam koşulları olduğunu unutmamalıyız, unutturmamalıyız. Hedef bu yani... Engelleyenleri/dışlayanları bu edimlerinden/tutumlarından men etmeliyiz...
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  2. #47
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ayrımcılık şart !

    Baben sözü dinleyip, kendi görüşlerimi anlatmak istedim. Pozitif ayrımcılık da, ayrımcılık değil mi? Bunun sonucu negatif ayrımcılığı (OLGU YADA VERİ) kabul etmiş olur muyuz?
    Bize düşen ayrımcılığı toptan red etmek değil midir?

    Bence bize düşen tek şey var, ÇÖZÜM üretmek. Binlerce yıllık biriken engelli sorunları barajını, dinamitlemek... Şu anda, yani ANDA, düşünmek ayrı şey, olayın felsefesine kapılıp, uzun vadede düşünmek ayrı şey. Bu barajı dinamitleyecek elimizdeki tek güçte şu anda, POZİTİF AYRIMCILIKTIR.

    Burada üzerinde durulması gereken kavramlar vardır muhakkak. Bunlar;
    -Pozitif ayrımcılık kimsenin istediği/verdiği bir lütuf değildir, olmamalıdır. Burada iyilik, sevap-günah vs yerine temele, İNSAN ONURU konulmalıdır. Yapılan işlem, son anlamda pozitif ayrıma tutulan kişilerin, evrensel-ulusal insani değerlerle, yaşamasının altyapısını sağlamak olmalıdır.
    -Pozitif ayrımcılık, bir ayrıcalık, İMTİYAZ istemeye dönüşmemelidir.

    Çok kısa zaman önce, yeni oluşacak sivil anayasada engellilerin yeri olmalıdır diye açılan başlıkta benim önerim şuydu: en temel sorunlarımız olan, ekonomik, kentsel yerleşim ve cinsel sorunların çözümü, anayasa güvencesi altında olsun.

    Eminim bir çok okuyan bıyık altından gülmüştür. Ama Rekursion bunun doğrusunu anlatır bize. Örneğin Almanya'da ağır sakatlığı olan kişilere özel hemşire veriliyor ve genellikle bunlar eşler oluyor, ciddi paralar alıyorlar ayrıca da.
    Örneğin bir pozitif ayrımcılık teklifi yapsak; Evlenecek engelli vatandaşlara
    devlet ev ve araba yardımı yapar, iş bulur. Bakın o zaman popüleriteye sakatlardaki.
    Saygılar...

  3. #48
    Üye
    Halil Avatarı

    Üyelik Tarihi
    03.11-2006
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Bayburt
    Mesaj
    820
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    kuyucak demişki

    Eminim bir çok okuyan bıyık altından gülmüştür. Ama Rekursion bunun doğrusunu anlatır bize. Örneğin Almanya'da ağır sakatlığı olan kişilere özel hemşire veriliyor ve genellikle bunlar eşler oluyor, ciddi paralar alıyorlar ayrıca da.
    Örneğin bir pozitif ayrımcılık teklifi yapsak; Evlenecek engelli vatandaşlara
    devlet ev ve araba yardımı yapar, iş bulur. Bakın o zaman popüleriteye sakatlardaki.
    Saygılar...
    Ne yalan söyleye`yim ben bu teklifi tuttum hem bekarım hem arabam yok hem`de evlenmek istiyorum….

    Amma bunu böyle dersem daha önceki yazdıklarımla çelişkiye düşmüş olurum`ki bu durum`da Babem abim tepeme biner valla hani sen lütuf istemiyordun diye sorar. belki`de haklıdır sormakta ama bence bu teklif her şeye rağmen tartışılmalıdır şimdi bunu pozitif ayrımcılık olarak değil`de sosyal devlet olmanın gereği olarak tartışsak desem bu sefer`de Babem abi kıvırma diyecek iyimi gel`de çık işin içinden…..


    Ama coğusu söylemese`de cinsellik biz engelliler için cok ama cok önemli bir konu nasıl yapılır bilmiyorum ama mutlaka bir çözüm yolu bulunmalı bulunabilinirse tabi....

  4. #49
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: kuyucak
    ...

    Çok kısa zaman önce, yeni oluşacak sivil anayasada engellilerin yeri olmalıdır diye açılan başlıkta benim önerim şuydu: en temel sorunlarımız olan, ekonomik, kentsel yerleşim ve cinsel sorunların çözümü, anayasa güvencesi altında olsun.

    Eminim bir çok okuyan bıyık altından gülmüştür. Ama Rekursion bunun doğrusunu anlatır bize. Örneğin Almanya'da ağır sakatlığı olan kişilere özel hemşire veriliyor ve genellikle bunlar eşler oluyor, ciddi paralar alıyorlar ayrıca da.
    Örneğin bir pozitif ayrımcılık teklifi yapsak; Evlenecek engelli vatandaşlara
    devlet ev ve araba yardımı yapar, iş bulur. Bakın o zaman popüleriteye sakatlardaki.
    Saygılar...
    E.. böyle bir teklif anayasaya konulacak madde için yapılırsa "bıyık altından gülünür" tabii..

    Çünkü, "cinsellik" kişisel bir olgudur/sorundur, çözümü de kişisel olmalıdır. Bunu anayasa maddesi haline getirirsen toplumsallaştırmış/genelleştirmiş olursun. "Kişisel tercihlerin ayrımcılık mı, değil mi olduğu" tartışması burada başlıyor işte (bkz. türban)..

    Sonra, Türkiye gibi, bu tür sorunların sadece sakatlar için değil de, sağlamlar için de bir aysberg gibi devasa problemler oluşturduğu bir ülkede, anayasaya böyle bir madde konulduğunda inanın ilk itiraz sağlamlardan gelecektir hatta "isyan" çıkacaktır.

    "Onlara var da bize yok mu" diye. :shock:

    Hatta "sizin sosyal haklarınız bizde olsaydı bizim köyün alayı i… olurdu, kardiş" :twisted: diye biten fıkradaki gibi, sakatların sayısı da birden bire 18 milyona çıkarsa hiç şaşmamak gerek.. Her şey dengeli olmalı..




Sayfa 4 / 4 İlkİlk 1234