Sayfa 3 / 4 İlkİlk 1234 SonSon
Toplam 49 mesajın 31-45 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #31
    Üye
    SiyahPelerinliAdam Avatarı

    Üyelik Tarihi
    31.05-2004
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    20:18
    Yaşadığı Yer
    Sivas
    Mesaj
    598
    Alınan Beğeniler
    24
    Verilen Beğeniler
    6

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    sevgili andante;

    yazdığım kelimelerle ne ifade etmeye çalıştığımı dipnottaki açıklamayı dikkate alarak okursan problem yok... özgürlük ve hürriyet 'in gerçekte ne olduğuyla ilgili değişmez bir yargıya sahip değilim, hatta senin aklındakiler aklıma yatarsa kabul de edebilirim ama burada önemli olan cümlemde o kelimelerle neyi ifade etmeye çalıştığım... dipnotu bu yuzden yazdım zaten, bu kelimeler çok açık ve tartışmasız bi anlama sahip olsaydı dipnota gerek duymazdım

  2. #32
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Tamamdır siyahpelerinli adam

    Burada değil ama başka bir platformda, bunu tartışalım.Cidden önemli bir konu bu benim için.Burada konudan uzaklaşmamak adına, noktayı koyuyorum ve anlaştığımızı var sayıyorum.

  3. #33
    Üye
    SiyahPelerinliAdam Avatarı

    Üyelik Tarihi
    31.05-2004
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    20:18
    Yaşadığı Yer
    Sivas
    Mesaj
    598
    Alınan Beğeniler
    24
    Verilen Beğeniler
    6

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    "otobüsleri (ve hatta kaldirimlari) sana göre yap(a)madik ama bunu biraz olsun telafi etmek icin ishkenceyle bindigin bu araclara para ödemeni shart koshmuyoz/koshamioz ('para almaktan utanioz' da denilebilir)
    Para almaktan utanıyoruz... Harika bi ifade olmuş :wink:
    Gerçekten bedava olması çarpıklığın kanıtı adeta...

  4. #34
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    "Neden"lerle "sonuç"ların yerini değiştirmeye ne kadar meraklısınız yaaaaa :P
    Önce halil-yılmaz, şimdi de Rekursion ..

    Daha önce:
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Baben
    Nedenle sonucun yerlerini değiştirirsek senin sorduğun "kardeşim sen sakatsın sakatlara 2022 maaşı veriliyor dolayısıyla seni işe alamayız bu mudur yani?" sorusunu sorabiliriz.. Sen söyle yapmalı mıyız böyle bir abukluğu? ... Pozitif ayrımcılık, burada "sonuç"tur. Belki başka bir şeyin nedeni olabilir ama bu olayın nedeni/bahanesi olamaz!..
    Burada, "sakata iş verilmemesi" ayrımcılıktır! Yani nedendir. Ancak, tam istenilen düzeyde olmasa da, 2022 maaşı senin deyiminle "telafi" edici bir haktır! Yani "sonuç"tur.

    Ama yine senin dediğin gibi,
    "haddini bil, otur köshende, ortaligi karishtirma, biz sana hakettigin 'sadakayi' verioruz nasi olsa" anlamina gelir daha cok... yapilan ayrimciligi bi nevii desteklemek olur...
    ya da
    devlet de böyle düshünüo olmali ki ne egitim kurulushlarini herkes icin ulashilabilir hale getirio ne de "bu cocuk sakat, ugrashtirmayin, okiypta nolucak!" diyen garip kafali "egitimcilerin" hadlerini bildirio... niye bildirsin ki, nasi olsa "2022" var! ...
    diye düşünürsek, sonucu neden/bahane/gerekçe yapmış oluruz ki, çok tehlikeli bir mantık yürütme olur! Çünkü bu mantıkla yeryüzünde "kazanılmış hak" ve hakları geliştirme mücadelesi diye bir şey bırakmayız..

    patron da işçileri için, aynı mantığı kullanır: "Ben onlara para veriyorum, günde 16 saat eşşşek gibi çalışsınlar.. hak mak yok onlara, sendika, toplu-sözleşme, grev falan benim kitabımda yazmaz!"-ki bunu (hatta daha kötüsünü)yapanlar da var- Oysa, patronun kazancından bir bölümünü işçilere ücret olarak verdiği para, işçilerin emek gücünü katarak hammaddeyi meta haline getirdikten sonra onun satılmasıyla elde dilen paradır. Yani işçi için; emeği "neden", aldığı para "sonuçtur". patron; bunu tersine çevirerek verdiği parayı "neden", emeği "sonuç" haline getirmek ister.

    Bu konuyu ilk açtığımızda "eğitim" konusu üzerinde durmamıştım, ama madem konuyu oraya getirdin, kısaca değineyim. Eğitimle (lise sonrası, yani üniversite) sağlam olsun, sakat olsun tüm insanların kazandığı ya da kazanmak istedikleri durum, eski pozisyonlarından daha iyi yaşamalarını sağlayacak bir gelir düzeyidir. Yani 2022 maaşı ya da asgari ücretli iş, işte burada "neden" durumuna geçer; "eğitim"le bu geliri artırmak gayreti içerisine girilir. Bu da herkesin en doğal hakkıdır! Kimse: "babasının ücretli işi var, oğlunu/kızını okutmasa da olur" diyemeyeceği gibi "2022 maaşı alan sakatlar okumasın da diyemez!"


    Not: Burada, halil-yılmaz'ın durumunun biraz daha farklı olduğunu geç de olsa fark ettim. Çok çok özür dilerim. ops: ops: Ama yukarıda yazdıklarımı da silmeye gönlüm razı gelmediğinden aynen duruyor. :P Nota not: Bu notu mesajı yazdıktan 6 saat sonra ekledim.


    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Rekursion
    ... otobüsleri engellilerin de kullanabilecegi hale getirmek ise pozitif ayrimcilik degil, ayrimcilik yapmamaktir...
    Burada hemfikiriz zaten.





    Üzgünüm sana bu konuda "Yuppie ah yeah!!!" dedirttirecek hiç bi güç yok bu dünyada. Onu da bir sonraki paragrafta "Matrix" benzetmesi yaparak anlatmaya çalışmıştım. O nedenle kafa yormayı bile gereksiz buluyorum..

    Bir başka topicte:
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Baben
    İnsanların hiç birisi bir diğeriyle tıpatıp aynı değil. Aynı yumurta ikizlerinin bile görünüşleri aynı sadece, iç dünyalarında çok çok büyük farklılıklar olabiliyor. İşin güzelliği de bu belki de.. Düşünsenize, aynı fabrikadan çıkmış gibi "tek tip" insan olsaydı nice olurdu halimiz.
    Düşünsene.. O zaman uğruna mücadele yapılacak bir "pozitif ayrımcılığımız" bile olmayacaktı. Mücadele olmayınca, başarı ya da başarısızlık diye de bişey olmayacaktı. Bunlar olmayınca "keyif almak ya da almamak" duyumuzu da yitirecektik.. Şekersiz muhallebi gibi bir hayatımız olacaktı. Bunu da "ben almiim" kalsın.. :twisted:


    Sabahın 6'sı oldu sayende. Son sorunu da sonra cevaplayım olur mu?

  5. #35
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Aferits arkadaşımız burada gerçekten bunlarımı dile getirmek istemişti? Yoksa site içindeki bazı insanların davranışlarınımı? Site içinde olan arkadaşların,
    birbirleriyle ilişkilerinde, asgari olarak uyulması gereken ,sevgi saygı kurallarınımı dile getirmek istemişti?

    Bumerang diye bi alet vardır hani,nereye atarsan at,hangi yöne atarsan at, aynı noktaya döner ya hani... Tartışmalarda bunu hissetmeye başlıyorum bazen...
    Dağıtmayı oldum olası severim de... Kafamı toparlayamıyorum, yaşlılık işte.

    Benim tanıdığım biri var,adı Yüksel,köyden... Bu arkadaş köyün en sevilen adamı desem inanın.Yüksel evden örneğin,ilaç almaya ilçeye gitmek için çıkar. Karşısına çıkan yaşlı bir ninenin ekmeğini alır. Sonra bahçeye su salmaya gider, bir arkadaşıyla. Yolda giderken bozulan minübüsün tamiri ile ilgilenir. İlçede karşılaştığı bir tanıdığının kaymakamlıktaki işlerine bakarlar. Akşam olur eve dönüncede; Hanımına ''ya hanım,aklımda bi iş vardı ama,bir türlü çıkaramıyorum'' der.Benimki bu hal olsa gerek.
    Sevgiler....

  6. #36
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Yaa sevgili kuyucak,

    Dokunma geyiğimize.. :P

    Nereye giderse gitsin.. Onu bari özgür bırakalım..

    Bir çok başlıkta oluyor bu.. "Başlığıa aynnnen sadık kalacaksınz." diye bir ayet inmemiş, değişmez anayasa maddesi de yok.. Hatta forum kuralı bile yok.. Önemli olan seviyeyi düşürmeden bilgi/düşünce paylaşımında bulunmak.. Gerisi hikaye.. Yemişim başlığın konusunu.. :P

    "Laf lafı açar" derler. Ayrıca "Su akar, yatağını bulur" diye bir söz de var.

  7. #37
    Üye
    Halil Avatarı

    Üyelik Tarihi
    03.11-2006
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Bayburt
    Mesaj
    820
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Pardon arkadaşlar kafama bir şey takıldı bu 2022 maaşını pozitif ayrımcılık olarak değil de sosyal devlet olmanın gereği olarak düşünemeyiz mi? Sanki sapla saman karışır gibi yada kavram karga gaşımı yaşıyoruz nedir anlayamadım bir yerlerde bir yanlışın olduğunu sezer gibiyim ama bir türlüde jeton düşmedi….

  8. #38
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    E. "sosyal devlet olmanın gerekleri" de pozitif ayrımcılık başlığı altında incelenemez mi? "Ülkedeki vatandaşlararası sosyo-ekonomik ayrımın giderilmesi için, ayrımcılıktan birinci derecede sorumlu olan devlet/kamu tarafından yapılan iyileştirici/telafi edici çabalar" olarak tanımlayamaz mıyız sosyal devleti? :roll: (Yeni bir tanım buldum galiba, sanırsam, heralde :P )

  9. #39
    Üye
    Halil Avatarı

    Üyelik Tarihi
    03.11-2006
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Bayburt
    Mesaj
    820
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Birde şu “Pozitif ayrımcılığın” sözlük anlamına bakıp düşünelim sonra tam gaz devam ederiz bu işi bir sonuca bağlarız belkim



    Pozitif ayrımcılık

    ahada şokkkkk yazıyı tam okumadan buraya koydum sonra kaldığım yerden devam ettim ama 22. ve 23. maddeler beni çileden cıkardı allahını seven biri bu maddelerden ne anladığını bana anlatsın.......

    Ve şu sorularımı cevaplasın

    Kaldırımlara rampa yaparak engellilerin erişimini kolaylaştırmak umuma açık tuvaletleri engellilere uygun hale getirmek “Pozitif ayrımcılık” mıdır?

    vikipedi`ye olan inancım bile sarsıldı

  10. #40
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Yani sevgili halil!!!!

    Açıkcası güldürdün beni.

    Sadece o maddelere mi takılı kaldın? Diğer maddeler sana göre tepeni attıracak cinsten değil öylemi? Çoğu oldukça bilimsel bu tanımların altıncısının son bölümünü pek sevdiğimi söylemeliyim.

    Çoğunlukla çoğu işlerde buna benzer iş yaptığımızı da düşünmüyor değilim

  11. #41
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    18:52
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.925
    Alınan Beğeniler
    954
    Verilen Beğeniler
    1.246

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sakatların neden "halden anlar" olmaları gerektiğine ve ayrımcılık yapmamaları gerektiğini bu haftaki yazımda tartışacağım..

    ***
    Vikipedi'ye bir zamanlar yazdığım açıklama:

    • Negatif Hak

      Negatif hak, bir toplumda ayrım yapmadan, azınlık-çoğunluk demeden herkese tanınan haklardır; ör. Toplu ulaşımdan yararlanma, mülk edinme, eğitim-sağlık vb. haklar.

      Ne var ki sakatlığı bulunan kişiler bu haklardan yararlanamamaktadırlar. Çünkü herkes için olması gereken bu haklardan yararlanma koşulları, sakatlar gözardı edilerek planlandığı/düzenlendiği için (tekerlekli sandalyeye uygun olmayan toplu ulaşım araçları, yüksek kaldırımlar, asansörsüz binalar, rampasız girişler, mimarisi uygun olmayan eğitim kurumları, alışveriş merkezleri, ayrımcı tutumlar vs.) son tahlilde kullanılamaz haldedir. Yani sakatlığı olan (ya da azınlık olan) kişiler dezavantajlı hale düşmekte ve bu negatif haklardan yararlanamamaktadırlar. İşte böylesi durumlarda pozitif ayrımcılık devreye girmektedir

      Pozitif Ayrımcılık/Hak

      Yalnızca “dezavantajlı” gruplara mensup bireylere verilen ekstra haklardır. Dezavantajlı gruplar herkesin rahatça kullanabildiği Negatif Hakları çeşitli sebeplerden dolayı kullanamadığı için; onlar ancak bazı özel birtakım haklara sahip olurlarsa çoğunlukla gerçekten eşit olma şansını yakalayabilecekleri için, fazladan haklarla desteklenmelidirler.

      Örneğin ülkemizde herkesin kamuya açık tuvaletlerden yararlanması bir (negatif) haktır. Ne var ki tekerlekli sandalye kullanan veya başka sakatlığı bulunan kişiler çoğu zaman bu tuvaletlerden (merdivenler, dar alanlar vb. sebeplerden dolayı) yararlanamazlar. Bu durumda devlet bu tuvaletlerin açılması ve kullanılması ile ilgili düzenlemelere bir madde ekleyerek bu dezavantajlı grup için ekstra pozitif düzenleme yapar ve der ki: "tuvaletlerin girişinde şu-şu ölçülerde rampa, tuvalet kabinleri, kapıları, lavabolar şu-şu özelliklerde olmak zorundadır". İşte bu durumda devlet dezavantajlı kişiler için bir pozitif hak öngörmüş, bu kişilerin herkesle gerçekten eşit olabilmesini ve negatif haklardan yararlanabilmesini sağlamış oluyor.

      Tekrar etmek pahasına: Pozitif ayrımcılık fazladan bir hak değildir. Sadece herkesle gerçekten eşit olunabilmesinin garanti altına alınmasıdır.

  12. #42
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: halil-yılmaz
    Birde şu “Pozitif ayrımcılığın” sözlük anlamına bakıp düşünelim sonra tam gaz devam ederiz bu işi bir sonuca bağlarız belkim

    ...
    vikipedi`ye olan inancım bile sarsıldı
    Sevgili halil-yılmaz, o alıntısını yaptığın yer: Ek$i sözlüktür, vikipedi değil..

    Ek$i sözlük ki, internet dünyasının bildiğim en süper geyik ortamıdır. Hiçbirimiz oradaki baba geyikçilerin eline su dökemeyiz.. :P

    Bir sayfası vardır ki ilk maddesi şöyledir:
    1. yeni ekşi sözlük marşının ilk mısrası.
    Bu sayfanın adı da: bu sitede yazilanlarin hicbiri dogru degildir .. gerisini sen hesapla..

    Lâkin, linkini verdiğin sayfadaki 21. maddeyi daha çok tuttum ben.
    21. cinsiyetçilik yahut azınlıklar gibi iki populer konuyla sınırlı algılanmaması gereken bir politika biçimidir..
    misal, yol kenarlarına kaldırımlar yapmak, negatif haklar kapsamında, herkese yolda güvenli yürüme olanağı verir..
    ancak, yürüme engelli ve tekerlekli sandalyeye bağımlı vatandaşların da o kaldırımlardan faydalanması için kaldırım başlarına eğim vermek bir pozitif ayrımcılık örneğidir..

    ha, o eğimleri, biz karda kayıp düşüyoruz diyen esnafın çimentoyla kapaması yahut tahta ile basamaklandırması da bir nevi öküzlük örneğidir ama o, bambaşka bir başlık konusu..
    Ve o sayfadan aldığım başka bir link de beni nereye götürdü:
    Pozitif ayrımcılığın engelliler üzerindeki etkisi
    Doğdukları andan itibaren fiziki farklılıkları, sosyal politika uygulamaları ve düzenleme eksiklikleri dolayısıyla başkalarının yapabildiği birçok mahrum bırakılan engellilerin bu durumunu azaltabilmek adına bazı yasal düzenlemeler yapılmıştır. Pozitif ayrımcılık adına, işe uygun insan bulmanın yanında iş yerini de insana uydurma prensibi benimsenmiştir. Bu düzenlemelere göre; işverenler engelli çalışanlarına doğrudan ya da dolaylı olarak ayrımcılık yapamazlar. Engellilerin çalıştığı alanlarda yapacakları iş, onların fiziksel yetkinlikleri dahilinde olmalıdır bu bağlamda çalışma yerinin engelli çalışanlar için uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Bunun yanında, 100 çalışandan daha fazlasına sahip olan işveren, 3% oranında engelliye iş imkanı sağlamak zorunluluğundadır. Bu sayede engellilere iş hayatında da fırsat tanıyarak, topluma kazandırılmaları amaçlanmıştır. Bu da pozitif ayrımcılığın engelliler açısından ulaşmak istediği en temel hedeftir.
    Pozitif ayrımcılığın dengeli bir şekilde uygulanması önemlidir. Engelli bir çalışan, yaptığı bir hatadan dolayı uyarılmıyorsa, pozitif ayrımcılığın yapısı etkisi kaybolarak beraberinde sorunlar getirebilir.
    Yani halilcim,

    Senin yukarıda konuştuğmuz durumun, üsteki metinde altını çizdiğim yere göre hukuksal bir durum. Eğer delilli ispatlı uğraşabilirsen, AİHM'ye kadar yolu var. Bunun için ayrı bir pozitif ayrımcılığa/hakka gerek yok, bence! OK

  13. #43
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Rekursion
    ...
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: babenjim
    Pozitif ayrımcılığı olmayan, yapılamayan bir ayrımcılığa "AYRIMCILIK diyebilir miyiz?
    bu soruyu neden sorma geregi duydugunu anliamadim ama hersheye tersinden (de) bakmayi severim ya hani bu yüzden soruyu tersyüz edip sana iade etmek istiom, kabul edersen tabe; her "pozitif ayrimciligi" gerektiren olgu ille de ayrimcilik sonucu olushan bishi midir? ...
    ...

    not; shu "pozitif ayrimcilik" deyimine isinamadim gitti, "pozitif hak" ile ayni sheyleri cagirishtirmio nedense bana... hatta "pozitif hak" yerine de "telafi hakki" denilmesi daha iyi olur gibime gelio...
    Rekucum,

    Sözümü unutmuş değilim.

    her "pozitif ayrimciligi" gerektiren olgu ille de ayrimcilik sonucu olushan bishi midir?
    diye sormuşsun..

    E.. heralde.. Pozitif hakkı tanıyan kurum/işletme vb. durup dururken, ortada ayrımcılık yokken "al sana pozitif hak veriyorum, tepe tepe kullan" demez.. Derse mutlaka arkasında başka bişeyler ararım ben.

    Bir de o "telafi hakkı" olmuyor. Başka anlamı varmış çünkü

    Ben sana bi soru sorayım.. Kabul edersen tabe..
    Yukarıda halil-yılmaz'ın iş konusundaki ayrımcılıkla anlatığı olay, Alamanya'da yaşanır mı, yaşanırsa sonuç ne olur?

  14. #44
    Üye
    Halil Avatarı

    Üyelik Tarihi
    03.11-2006
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Bayburt
    Mesaj
    820
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Evet Baben abi haklısın alıntı yaptığım yer E$ki sözlük fakat daha sonra vikipedi`yede paktım orda`ki tanım`da benim anlayışıma ters düştüğü için vikipedi ye olan inancım sarsıldı dedim zaten o anda şok yaşadığım için bunları acık`la yamadım O.Boğanın yazısın`da vikipedi`nin pozitif ayrımcılık tanımını tuttuğunu görmem şu an bana ayrı bir şok yaşatıyor (benim tanıdığım yada tanıyabildiğim kadarıyla o.boğa buna tanıma isyan etmesi gerekirdi)dünden beri şoktayım yani…

    Bir kere daha neden bu tanımlara karşı çıktığımı anlatayım belki beni anlayan birileri olur kaldırımlar o ülkede yaşayan insanların trafiğin akışını bozmadan ve kendi can güvenliklerini tehlikeye düşürmeden kullanmaları için yapılır peki o ülkede yaşayan insanlar için yapılır diyoruz engelliler o ülkede yaşayan insanlar değilmi? Sen devlet olarak sakatlar için kaldırımlarda yeterli düzenlemeyi yapmazsan ben buna ayrımcılık derim yok eğer yaparsan`da bunu adına /yada başına pozitif kelimesi ekleyerek sanki hakkı olmayan ekstradan bir şey vermiş gibi görünmene /göstermene benim vicdanım razı gelmez aynı şeyler toplu taşıma araçları,umuma acık tuvaletler için`de geçerlidir bildik mana`da sağlam insanlar bu haklardan yararlanıyorsa bende sakat olarak yararlanmalıyım benim yararlanmam için bir düzenleme yapılırsa`da bunun adına pozitif ayrımcılık demek yine benim anlayışıma göre sanki hakkım olmayan bir şeyin birileri tarafından bana lütuf`da bulunulmuş gibi gösterilmesidir…..

  15. #45
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Halilcim,

    Şimdi bir yarış düşün. 7 kişi aynı çizgiden başlıyor, 1 kişi 10 metre geriden başlıyor. İşte pozitif hak bu kişiyi sıfır noktasına getirmek için verilir. Ama o kişi (veya başkası) diğerlerinden 10 metre önden başlarsa o zaman "lütuf" olmuş olur.

    Yani konu, OturanBoğa'nın orada da yazdığı gibi: "Tekrar etmek pahasına: Pozitif ayrımcılık fazladan bir hak değildir. Sadece herkesle gerçekten eşit olunabilmesinin garanti altına alınmasıdır." Neymiş?.. Pozitif hak, "başına pozitif kelimesi ekleyerek sanki hakkı olmayan ekstradan bir şey vermiş gibi" gösterilmek değilmiş.

    Sen ayrıntılara ve "lütuf gibi gösterilmesine" takılma hiç. Onlar kendilerini tatmin etmekten başka bir şey yap(a)mıyorlar. "Sadaka verdik, sevaba girdik" sanıyorlar. Garibanlar.. :evil: :twisted:




Sayfa 3 / 4 İlkİlk 1234 SonSon