Sayfa 1 / 2 12 SonSon
Toplam 28 mesajın 1-15 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    08:14
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.909
    Alınan Beğeniler
    951
    Verilen Beğeniler
    1.237

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Çocuklara sakatları ve sakatlığı anlatmak

    Hepiniz karşılaşmışsınızdır sakatlığınızdan, tekerlekli sandalyenizden veya kullandığınız cihazdan korkan 3-5 yaşlarındaki çocukların anne-babasının arkasına koşturup şaşkın şaşkın sizi süzmesiyle ve “bu neden böyle?” diye anne/babasına sormasıyla. Veya sizden cesaret alıp, “sen niye bu arabanın [tekerlekli sandalye] üstünde oturuyorsun?”, “sen niye böylesin?” diye sormasıyla...

    * Çocukların hangi sorularıyla karşılaşıyor, onlara ne cevaplar veriyorsunuz ve büyüklerin ne tür cevaplar vermesi gerektiğini düşünüyorsunuz?
    * O karşılaşmaların önemi ve çocuk üzerindeki etkisi konusunda ne düşünüyorsunuz?
    * Sizce sakatlığı olan biri ile tanışan/konuşan çocukla, farklı olanla hiç karşılaşmamış çocuk arasında ne tür temel karakter farklılıkları olur?

  2. #2
    Üye
    A_GEYiK Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2006
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    16:16
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.507
    Alınan Beğeniler
    29
    Verilen Beğeniler
    30
    Blog Mesajları
    20

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Daha önce yazmıştım bir başlıkta: yazdığımı kopy edeyim.

    ...Bir de sakat kalan oyuncakları düşünün. Ben, yeğenimin hiç özürlü bir oyuncağı olduğunu görmedim. (Ya da hatırlamıyorum.) Yalnız sakat kalan oyuncak bebekleri oldu. Oyun esnasında kolu, bacağı kırılan/kopan, bu durumda O'na oyuncaklarını atmama bilincini aşıladım ve diğer oyuncaklarından daha da çok sevmesini. Bu durumun sıradanlığını, henüz o bebeğin ölmediğini, bir oyuncak olarak onunda hayatını devam ettirebileceğini...
    Bu sayede oyuncağını hayatından çıkarmadı, tıpkı beni de hayatından çıkaramayacağı gibi.
    Bu durum, büyüdüklerinde bizlere karşı bakış açısının temellerini oluşturacaktır.

  3. #3
    Üye
    Sema Avatarı

    Gerçek Adı
    Sema
    Üyelik Tarihi
    28.07-2004
    Son Giriş
    12.12-2017
    Saat
    17:16
    Yaşadığı Yer
    A.
    Mesaj
    4.345
    Alınan Beğeniler
    33
    Verilen Beğeniler
    17
    Blog Mesajları
    28

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    İlginç bir durumla karşılaşmış gibi inceleyerek baktıklarında , gözlerinden yakalayıp gülümsüyorum. Bu gülümseme karşısında her çocuğun davranışı birbirinden farklı oluyor. Kimi hemen annesinin yanına gidiyor , kimisi soru sormaya başlayor. Çoğunlukla meraklarını gidermek için basitçe açıklama yapıyorum.

    Yeğenlerim gözlerini dünyaya açtıklarından beri alışkın oldukları için çok normal karşılıyorlar. Belli bir yaşa gelene kadar ne zaman iyileşeceğimi sorarlardı sadece , artık sormaz oldular bu durumun geçici olmadığını kabullendiler.
    Mutfakta birşeylerle meşgulken bastonumu bırakır , o şekilde dolaşırım. Yeğenim Berke'yi -3-4 yaşlarındayken- bastonsuz düşeceğim korkusuyla beni hep 1 adım gerimde elinde bastonla beklerken bulurdum Hastayım ben bu çocuklara

  4. #4
    Üye
    meral Avatarı

    Üyelik Tarihi
    12.04-2007
    Son Giriş
    01.04-2008
    Saat
    02:34
    Mesaj
    5
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    çocuklarımızı engelliler konusunda mutlaka eğitmek onları bilgilendirmek engelliye bakış açılarını değiştirmek için eğitmek gerekiyor. engelli çocuklarımızla kaynaştırma eğitimine ağırlık verilmeli bence var ama yeterli değil.ü
    halen bazı aileler çocuklarının engelli çocuklarla birlikte okumasını oynamasını istemeyen aileler var.
    cem yılmazın dediği gibi eğitim şart

  5. #5
    Üye
    sevgiyle-100 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.04-2007
    Son Giriş
    17.10-2012
    Saat
    02:33
    Yaşadığı Yer
    OSMANİYE
    Mesaj
    24
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    selam
    her çocuğa her cevabı vermek yanlış oluyor onların anlayacağı dilden konuşmak lazım.ben en çok verdiğim şu cevabı seviyorum ve çocuklarında hoşuna gdiyor onlara diyorum ki
    ben annemin babamın sözünü dinlemediğim için ve tabağımdaki yemekleri bitirmediğim için böyle olduğumu söylüyorum
    ama kendi kızım büyüyünce ona nasıl bir cevap verecem bilemiyorum

  6. #6
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    08:14
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.909
    Alınan Beğeniler
    951
    Verilen Beğeniler
    1.237

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    sevgiyle-100, bence verdiğin cevap çok yanlış. Verdiğin cevapla diyorsun ki çocuğa, "ben bi suç/günah işledim ve cezalandırıldım".
    Bu durumda çocuk için sakatlar/sakatlık:
    1- Lanetlenmiş, cezayı hak etmiş kötü insanlar
    2- Tekinsiz, uzak durulması gereken insanlar,
    3- Yemek yemesi ya da iyi olması, iyi şeyler yapması için sürekli korkudan beslenen bir eğitim temelden yanlış bir eğitimdir. Çocuk, doğru olanı mantığı kabul ettiği için doğru şeyler yapmalıdır. Korku ya da zor karşısında "iyi" olan çocuk, "pondunu yakaladığında" kendi/kötü oluverir.

    ***
    Arkadaşlar, daha somut, diyaloglar içeren şekilde konuyu ele alırsak çok daha anlaşılır olur bence. Çocuk ne/nasıl soruyor? Siz ne/nasıl cevap veriyorsunuz?
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  7. #7
    Üye
    basaranesmer Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.07-2005
    Son Giriş
    15.09-2008
    Saat
    16:51
    Yaşadığı Yer
    ankara
    Mesaj
    43
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Kızkardeşim doğduğunda 12 yaşındaydım. Anneme bir gün büyüyüp "neden" diye soracak dedim Annem "hayır seni hep böyle gördüğü için sormaz öyle alışır" dedi. ama benim dediğim çıktı. Zannediyorum 4-5 yaşlarındaydı arkadaşlarıyla ettiği kavgaya şahit oldum. Arkadaşları "senin ablan sakat" dediler. O ise avazı çıktığı kadar bağırıyordu... "Siz benim ablama sakat diyemezsiniz..." Bundan bir kaç gün sonra akşam 9-10 civarlarıydı. bahçemizdeki salıncakta birlikte sallanırken büyük an gelmişti... Ve sordu "abla sen neden böylesin" Ona bir hastalık geçirdiğimi bu yüzden böyle olduğumu bunun kimsenin suçu olmadığını Allah ın böyle istediğini anlattım. Tabi takdir edersinizki o yaş için konu direk Allah ın nerde olduğununa nasıl olduğuna kaydı...
    Şimdi bir kızım var. Bir süre önce beni böyle kabul etmeme gibi bir çabası vardı. sürekli değneklerimi saklıyor kendince benimde babası anneannesi ya da diğer insanlar gibi yürümemi istediğini anlatıyordu. Ona defalarca geçirdiğim hastalığı anlattım. Sonunda anladı ve beni kabul etti. Ama biliyorum ki bu kabullenme kreşe kadar böyle gidecek. Diğer çocukların beni görmesiyle yeniden bir süreç yaşanacak belli mi olur belkide benim bulunduğu yere gelmemi arkadaşlarının yanında olmamı istemeyecek.
    Bir de biliyor musunuz çocuk ne yaparsan yap merakını yenemiyor. Hafta sonu gezmeye gittiğimiz yerde iki değnekli bir bayan arkadaş gördük. Biz oturuyorduk. değneklerim yerdeydi. Kızım yüksek sesle "Anne bak tiyze denek va" dedi (anne bak teyzenin değneği var) Bayan duyacak diye aklım çıktı. Çünkü üzülmesini istemedim başka birinin. Ama duysaydı ben de kendimi gösterirdim. diyeceğim o ki çocuğu eğitsende çocuk özürlü biriyle yaşasa da yinede çocuk. Nerde ne yapacağı belli olmuyor. sağlam birinin çocuğu bu cümleyi muhakkak ki "anne o teyze neden değnekle yürüyor" anlamında kullanacaktı. Benim çocuğumsa "anne bak o teyzeninde senin gibi değnekleri var" anlamında kullandı.
    Bence çocuklara gerçek sebepler mutlak suretle anlatılmalı. ama bunun kimsenin suçu olmadığı yaradılış farklılığı kadar normal birşey olduğu da hissettirilmeli

  8. #8
    Üye
    Fuzulim Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.07-2005
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Erzurum
    Mesaj
    328
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Çocuk olsa iyi. Bazen koskoca adamlar bile yanıma sokulup soruyolar? Ya sen niye böyle yürüyorsun? Bu tür sorular karşısında birçok zaman gerçeği anlatıyorum ama bazen öylesine alakasız kişiler tarafından, alakasız ortamlarda, alakasız zamanlarda bu tür sorular geliyorki onları bozmadan kendimi alamıyorum. Bu durumlarda;
    -- Eeee Abi bugünde böyle yürümek istedim. Yarına bişeyim kalmaz merak etme sen.
    Ya da
    -- Bende senin gibi böyle meraklıydım. Sakat birine sordum niye bu şekilde yürüyorsun diye. Oda beni bu hale getirdi.
    Ya da
    -- Al sepetten Bir hıyar. Yermisin yemezmisin.
    -- SANA NE!
    Gibi cevaplar veriyorum.

    Yinede bu tür durumlarla muhatap olduğumuzda pek takmamak gerek. Engellide olsa herkesin kendiyle barışık olması, hayatın bazı olumsuz anların da gülerek geçmesini bilmek gerek. Bunu başardığınız takdirde engelli olduğunuzu kimse farketmeyecektir bile. Kuruntu, aşırı sıkılganlık, birşeyleri gizleme ihtiyacı gibi hallerimiz olursa bu hallerimiz mutlaka diğerleri tarafından sezinlenir ve kendimize saygımız olmadığı gibi bir yanlış anlama ortaya çıkar. Kendine saygısı olmayana hiç kimse saygı göstermez.

  9. #9
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Evet çoğu kez edindiğimiz davranışların sorumlusu yetişkinlerdir. Bu anlamda fatoş 42 doğru bir tepitte bulunmuş"yetişkinler sağolsun"

    Bildiğimiz gibi çocuklar dünyaya geldiği andan itibaren bilmedikleri bu yaşam biçimin de merak ve sorgulayan gözlerle etraflarına bakarken,öncelikle korkusuzdur. Onları korumak adına belki de ilk önce yasaklayıcı cümlelerimizle"cızzzz" kelimesini öğretirken kendimize göre biçimlendiririz.

    5 yaşındayken geçirdiğim bir trafik kazası nedeniyle gözlerimi hastane de açtım. Çok önemli değildi ama 5 yaşındaki bir çocuğun bedeni çarpmanın etkisiyle havalanmış ve yere inmişti, sol kulağım arabanın farını parçaladığından yırtılmıştı sadece.

    Gözlerimi ilk açtığımda bana bembeyaz dişleriyle gülümseyen kapkara bir adamla karşılaştım. İlk işim gözlerimi kapatmak oldu hemde sımsıkı.

    Beyazların dünyasında gözlerini açan ve yaşantısında hiç zenci görmeyen bir çocuğun dünyasında bu ilkti ve korkmuştum. Bilmediklerimize karşı merakla birlikte korku insanın doğasındadır. Gözlerimi hafifçe açarken kapkara adam aynı güleryüzlülüğüyle bana bakmaya devam ediyor ve bana sorula soruyordu.

    O an yanımda biri olup;

    " Aaa Sanem çok ayıp ediyorsun, hiç korkulur mu, o sadece bir zenci aç bakayım gözlerini..."

    Demedi. Diyebilirdi ama, çünkü çoğunlukla buna benzer cevaplarımız oluyor.

    Yanımda bulunan annem de bana bakan doktor da bir çocuğun bu anlık korkusunu anlamış ve herşeyin doğal akışının sürmesini sağlamıştı.

    Zenci doktorumuz elinden gelen her türlü şefkati bana gösterirken, yapması gerekenleri yaparken, beyaz doktorumuz Rodop tan daha farklı bir şey yapmıyordu açıkcası.

    Kuşkusuz sorularımım olacaktı, sonraları ve cevaplarını da alacaktım. Hastaneden çıktığımda babam bana bir oyuncak zenci bebek aldı, adını Leyla koydum ve en sevdiğim bebeğim oldu yıllarca.

    Büyüklerin çocukların bu sorularına verdikleri cevap onda başka soruları ve merakları oluşturacak cinsten olmaması gerektiğini savunuyorum.Abartılı olmayan, gerçekleri içinde barındıran basit cümleler kurulmasından yanayım.

    Cevaplar verilirken kullanılan ses tonunun önemine de inanalardanım. Çoğunlukla konuşuruz ve farkında olmadan öyle bir ses tonu ortaya çıkar ki bu ses tonumuz bir çocuk için son derece önemlidir. Çünkü tonlama gerçekten bir çok şeyi ve bir çok soruyu ortadan kaldırabilir.

    Tabikii yaşantısında bir sakatla karşılaşmamış çocuk yukarı da kendime göre örneği verdiğim merak ve korku karışımı tavrını sergileyecektir. Bunu doğal karşılamak zorundayız.

    Çevresinde ve yakınlarında sakat olan bir çocuk diğerine göre bir adım öndedir ama bunu bilmeyen bir çocuk bu bir adımı kolaylıkla telafi edebilir yeter ki yetişkinlerin yaklaşımı doğru olsun.

  10. #10
    Üye
    CEREN Avatarı

    Üyelik Tarihi
    31.10-2005
    Son Giriş
    27.02-2016
    Saat
    15:38
    Yaşadığı Yer
    İstanbul/Denizli
    Mesaj
    1.605
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Çocuğun soruşunda bir art niyet yada kırma düşüncesi olmadığı için ona ayaklarımdan rahatsız olduğu için böyle yürüyorum cevabı en kestirme cevaptır ..
    Her engelli görüşünde rahatsızlığından dolayı böyle bir durumun içinde olduğunu düşünecektir.
    Yalın sözler en karmaşık açıklamalardan daha iyi anlaşılıyor çünkü..

    Onun o küçücük dünyasını ceza, suç sonucu oluşmuş bir durum gibi yansıtmak onun ileride de engelli insanı suçlanmış ceza verilmiş biri olarak görmesini engelleyecektir.

    10 yaşında engelli olduğum için düşünüyorum da çocukken insanların nasıl yürüdüğüyle yada engelli olup olmamasıyla pek ilgilenmiyordum...Okulda vardı mesela tekerlekli sandalyede bir arkadaşımız onunla çıkar bahçede oynardık..ne bileyim akrabalarda vardı öyle kimseler ..Dikkatimi çekmemişlerdi yada korkmamıştım hiç..
    Ama büyüdükçe ve engelli olunca anladım ki onlar engelli ...

  11. #11
    Üye
    sevgiyle-100 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.04-2007
    Son Giriş
    17.10-2012
    Saat
    02:33
    Yaşadığı Yer
    OSMANİYE
    Mesaj
    24
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    sayın bülent bey
    sizde engelli biri olarak bu sorularla karşılaşmışsındır.peki sen ne cevap veriyorsun?

  12. #12
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sevgili eşim Çiğdem Hanımın görüşleridir.

    Çocuk sahibi olmak isteyen ve küçük çocuğu olan arkadaşlara tavsiyem;
    bu olayı kafamızda kurguluyarak , düşünerek daha büyük bir sorun haline getiriyoruz.
    Anne olmaya karar verirken bunları düşünmekten boğulmuştum.
    Ama anne olduktan sonra gördüm ki hiç birşey düşünerek halledilmiyor.
    Çocuğun doğal gelişimi içinde sürekli sorunlar ve çözümler değişiyor.
    Anne yada babanında yada her ikisinin sakat olması diğer sorunlardan farklı olmadığını
    zamanla görüyorsunuz.
    Bizim izlediğimiz yöntem ;çocuğumuza bizim farkımızın SADECE ve SADECE
    yürümekte zorlanmak olduğunu ,diğer insanlardan FARKIMIZ olmadığını anlatmak
    yada hissettirmek oldu.Ayrıca her konuda çocuğumuza farklılıkların olabileceğini
    bunun da olması gerektiğini anlatmaya çalıştık.Eşimin yaptığı çocuğumuzun kafasından
    EN' leri çıkarmaya çalışmak oldu.Buradaki amacı da kahramanların olduğu kadar
    bizler gibi insanların da olabileceğini vurgulamaktı.
    Çocuğumuzun okula başlama döneminde, kafamda sürekli onun bizden utanacağı hatta
    okula gitmemi istemiyeceği korkusu olmuştu; ancak korktuklarımı bir yana bırakın
    aksine hiç bir sorun yaşanmadığı gibi okuldan arkadaşları ve öğretmenleri ile sürekli
    iletişim halinde olmamızı istedi.
    Oğlumuz bizim zorlandığımız anlarda üzülüyor ama bizimle de gurur duyuyor.

    OLMAZ SA OLMAZIMIZ şu oldu: Çevremizden bize acıyarak yada küçümsüyerek
    yada değişik bakanları kazıdık.Çevremizdeki insanlarla sürekli iletişim halinde ve
    sosyal yönümüzün gelişmiş olmasının katkısı çok büyük oldu.

    Kısacası sen kendine acımazsan çocuğundan sana acımaz sadece sever.

  13. #13
    Üye
    Hasantalay Avatarı

    Üyelik Tarihi
    13.05-2006
    Son Giriş
    03.05-2011
    Saat
    23:50
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    66
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    genelde küçükler abi geçmiş olsun sen niye böyle yürüyorsun

    sorusuna karşılık ben şimdi yok akraba evliliği yok erken doğum ana rahmine ters düşmüşüm sinir damarları ezik desem küçük çocuğun kafası karışacak ve anlamayacak ve sorular birbirini kovalar bir konuşmanın içinde bulmamak için

    Karşıdan karşıya geçerken arabalara ve trafik ışıklarına dikkat etmedim kamyon çarptı

    sizler karşıdan karşıya geçerken dikkatli geçin büyüklerinizin elini tutun
    şimdi o çocuklar her karşıdan karşıya geçerken beni düşünüp trafik ışıklarına ve arabalara dikkat ediyorlardır

    belki yalan söylüyorum ama öğretici bir yalan

  14. #14
    Üye
    Nafiye Avatarı

    Gerçek Adı
    Nafiye
    Üyelik Tarihi
    17.06-2004
    Son Giriş
    26.07-2016
    Saat
    19:00
    Mesaj
    243
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Benim çevremdeki çocuklar ayaklarım ampüte olduğunda abla senin ayakların nerde diye sorarlardı. Bende onlara ilk etapta doktorlar tamir edip göndericekler dedim uzun süre protezlerimi kullanmadığım için ne biçim doktorlarmiş hala yapmadılar diye çok kızmışlardı.

    Protezleri kullanmaya başladığında sevinçleri müthişti.Karşıma geçip bak sende zıplayacaksın oynayacaksın bizimle diyip beni çekiştirmeye başladılar.

    Sonrada protezi ellemeye başladılar ve ama bu gerçek bacak değil ki dediler
    ve gerçeği öğrendiler sonrada olsun bunlarla yürüyebiliyorsun diyip beni teselli edişleri harikaydı.

    Bi keresinde ise protezimi giymeye kalktılar çok komikti Bana niye olmuyo bu ya demeleri vs vs

  15. #15
    Üye
    EsRaNaS Avatarı

    Üyelik Tarihi
    27.11-2005
    Son Giriş
    12.06-2010
    Saat
    13:45
    Yaşadığı Yer
    bUrSa Ve HaTaY
    Mesaj
    779
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Ben bunlarla çok karşılaşıyorum çocuklar annelerine soruyolar anne neden böyle yürüyor diye ve gülüyorum sonradan nede olsa onlar çocuk diğerek bişey hissetmiyorum.ama bunu büyüklerde yaşayınca başka oluyor tabi.iş yerime bazı bayanlar görüyorlar beni çalışırken yanımdada sopayı görünce birbirleriyle konuşuyorlar bana bakarak tabi.sanki engelli birinin çalışması anormalmiş gibi geliyor.bu benim başıma çok geliyor hastanede.bakışlar ve gizli gizli konuşöalar.ama etkilenmiyorum çünkü alıştım aalışmak zorundayım.değilmi?




Sayfa 1 / 2 12 SonSon

Başlığın Etiketleri