Sayfa 2 / 4 İlkİlk 1234 SonSon
Toplam 48 mesajın 16-30 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #16
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    10:17
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.943
    Alınan Beğeniler
    963
    Verilen Beğeniler
    1.251

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Merak eden arkadaşlarımız vardır diye bir not düşeyim: Bugüne dek bu yazıda dile getirdiğim çağrı ile ilgili olarak hiç bir STÖ yöneticisi bana geri dönüş yapmadı. Başka bir platformda konuyla ilgili görüş belirtilmişsei onu bilmiyorum...

    Bu durumun beni şaşırttığını söylersem yalan olur. Zira benim sakat örgütlerine dair fikirlerim ve tecrübelerim tam da bu sessizliği teyit eder şekilde olmuştur her zaman. Onca örgütün, ünvan peşinde koşan yöneticilerin köşe kapma yarışında araç olduğunu düşünüyorum. Kartvizit örgütler... Devletin veya yerel yönetimlerin sakatlık konulu davetlerine çağrılmayı, orada boy göstermeyi sağlayan bir kartvizit! Böyle olunca, sorun olarak görülen şeyler de "oralarda boy gösterememek"ten ibaret oluyor tabii.

    Neyse, bu tür tartışmalar bir sonuç doğurmuyor gibi görünse de, aslında neyin ne olduğunun anlaşılması açısından öğretici oluyor. Demek ki STÖ'lerden ümidi kesip, daha farklı yöntemler bulmalıyız... Buluruz.
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  2. #17
    Üye
    Ahmet Tarık Avatarı

    Üyelik Tarihi
    16.11-2009
    Son Giriş
    19.04-2010
    Saat
    16:51
    Mesaj
    34
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bülent hocam, bir önceki yazımda ifade etmeye çalıştığımda buydu, seninde söylediğin gibi Amerikayı yeniden keşfetmeye gerek yok, bunu ümitsizlik olarak algılamayın ancak görünen köy klavuz istemez diyede bir söz vardır. STÖ lerinin kendi arasındaki birliğinden ziyade burada veya etrafımızdaki engellilerin biraraya gelerek yapabilecekleri konusunda fikir üretilirse belki ortaya birşeyler çıkabilir.

  3. #18
    Üye
    yalnizbiropera Avatarı

    Gerçek Adı
    ŞULE TÜZÜL
    Üyelik Tarihi
    16.06-2005
    Son Giriş
    15.03-2013
    Saat
    09:49
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    39
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bulent merhaba,

    Dernek ve olusumlarla ilgili her zaman ciddi bir karamsarligim var ama son zamanlarda daha yogun. Gecenlerde ressam Ahmet Yesil’in bir fikri cok hosuma gitmisti: tum engelli derneklerinin kapatilmasi, bunun yerine engellilerin savasi mevcut sivil toplum orgutlerinde, ornegin insan haklari, kadin haklari, egitim, spor dernekleri vs gibi yerlerde surdurmelerini oneriyordu. Bu derneklerde de benzer sorunlar var, ama ben engel sorununun baska sorunlarin ayrilmaz parcasi oldugunu dusunuyorum bir suredir. Engelli dernekleri hele son hukumetle birlikte, devletin kamuya kendini aklayan politikalarinin bir parcasi olarak gundemde, hukumet ve bir suru yer engelliler uzerinden prim topluyor, obur tarafta ulkenin icine ediyorlar.

    Toplumun bize “zavalli oteki” bakisina, engelli etkinlikleri ile degil, tum otekilerin yaninda yer alarak ve savasarak daha etkin bir sekilde cevap verebiliriz gibi geliyor.

    Bugun benin icin ulkedeki en buyuk engel “kadin olmak”. Tore cinayetlerinin hala devam etmesini, namus ugruna hala kadinlara eziyet edilmesini en ciddi sorunlardan biri olarak goruyorum. Engelli kadin bu bakis acisindan payini daha beter aliyor.

    Konuyu dagitmak istemiyorum, dusuncelerimi paylasmak istedim.

    Hakli isyanina gonulden katilarak, sevgiler...

  4. #19
    Üye
    uday Avatarı

    Gerçek Adı
    yusuf
    Üyelik Tarihi
    23.05-2009
    Son Giriş
    14.06-2016
    Saat
    16:47
    Yaşadığı Yer
    kayseri
    Mesaj
    140
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    sakatlar insiyatifi ele alamaz çünki tutkunluk yok
    banacilik boşvermişlik almış başını gidiyor

  5. #20
    Üye
    ataka34 Avatarı

    Gerçek Adı
    Musa
    Üyelik Tarihi
    22.05-2009
    Son Giriş
    15.02-2015
    Saat
    12:23
    Yaşadığı Yer
    istanbul-sinop
    Mesaj
    152
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    arkadaşlar sormazlarmı adama daha önce nerelerdeydiniz diye...bundan önceki hükümetler ne maaaş veriyordu engellilere...bakın boş kadrolarda açıdı...dernekler diyorsunuz,dernekler ne işe yarar?ben yaklaşık 1ay önce akülü arabamın şarzı bitiğinde ,aksaraydaki sakatlar derneğine gittim.asansörle bindim kafeteryaya geçtim...şarz cihazı sordum dernek yetkilerine bana şarz cihazı yok dediler...bir arkadaş geldi arbasıyla cihaz vardı onda 1 saat onun cihazına taktım...o bana dediki sen derneğe bakarsan yaya kalırsın...meğer dernekte şarz cihazıda varmış hatta altındaki ortopedi işyerinde...bana söylemediler yok dediler...şimdi ben derneklere nasıl bakayım...burada birazda siyaset kokuyor..ben akp li değilim ama...bizler bu iktidar sayesinde biraz rahatladık...hatırlayın maaşlar nereden nereye çıktı...unutmayın biz bu toplumun bir parçasıyız gemide hepimiz varız...biz engelliyiz diye toplumdan kendimizi soyutlamamamız lazım...biz bu ülkede sıkıntı olduğunun farkındayız ve bu sıkıntıyı,sağlamı ile engellisi ile beraber çekeceğiz ve aşacağız...

  6. #21
    Üye
    brukan Avatarı

    Gerçek Adı
    haydar
    Üyelik Tarihi
    07.07-2008
    Son Giriş
    26.11-2010
    Saat
    08:53
    Yaşadığı Yer
    VAN
    Mesaj
    59
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ne yazıkkı oyle cıddı anlamda bu konuyu önemseyen pek fazla kişi kalmadı STÖ ve resmi oluşumlar bile oturan boğa'ya aynen katılıyorum. bir gün yeter artık lan bıktık sızden derlerse hiç şaşırmayın arkadaşlar. çünkü çok duydum bu lafları ondan.kısacası Allah'a emanetiz. haydı sizlerde Allah emanet olun. bu arada her kesin geçmiş kurban bayramıda kutlu olsun
    sevgiyle kalın

  7. #22
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Yine birileri, bişeyleri keşfe çıktı anlaşılan..

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: OturanBoğa Mesajı Gör
    .. Hiç bir şeyi yeniden keşfetmeye gerek yok. Oralarda nasıl yapmışlar, devletten nasıl paçayı kurtarmışlar, bugün gelinen noktada sakat hareketi nasıl ortaya çıkmış... bakılır ve Türkiye'ye uyarlanır...
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Ahmet Tarık Mesajı Gör
    ..seninde söylediğin gibi Amerikayı yeniden keşfetmeye gerek yok, *..
    Var Bülendim var.. Bak Ekşi'de ne demişler:
    amerika'yı yeniden keşfetmek 8. yeniden kesfedilmesine gerek olmayan kita asya, avrupa hatta antartika olsa bir yere kadar mantikli olacak, ama sözü edilen kita önce kolomb sonra da americos vespuci denen amca tarafindan kesfedildigi için ironik bir deyim. demek ki neymis amerika'yi yeniden kesfetmek elzemmis. "ilk kesfettigin haliyle birakirsan iki tane hindistan'in olur. bir tane bile amerika'n olmaz."
    Yani.. Genelde anlaşılanın tam tersi!


    * Ahmet, sen üzerine alınma.. Bülent, ekşi sözlüğü de, 'ironi'yi de sever. O yüzden biraz takılayım dedim.

    Şimdi benim yorumuma gelelim..

    Gazetecilerin ünlü 5N1K yöntemiyle sorgulayalım önce..

    (Kolay anlaşılsın diye bir şema yaptım. Yanlışım varsa düzeltelim!

    emacb - Sakatlar artık inisiyatifi ele almalı! [Tartışma]

    Aslında olay daha karmaşık! İlgisizmiş gibi görünse de bir "Türkiye Geneli" sütunu ekledim.. Çünkü bu problem, salt şûra, organizasyon, insiyatif vb. problemi değildir! Amiyane tabirle "bilek işi"dir.. O "bilek" var mı, bir de ona bakalım..

    Bi kaç yerde yazdım. En son şurada yazmışım:
    "Avrupa, Amerika yapmış işte.. Tekrar keşfetmeye ne gerek var.. Onları örnek alırız" dersen yürümez bu iş.. Demedi deme.. Sen hele bir oraları keşfedecek düzeye gel, o geleneğe, o donanıma, o bilince sahip ol.. …
    Yani bu olay sadece; başkalarının yaptığını kopyalayıp-yapıştırmakla olacak iş değil! "Bilek" meselesi, gelenek meselesi, kültür meselesi.. Var mı bunlar: YOK!

    Onun için sana "geri dönüş" olmamış; onun için Ahmet Tarık, "görünen köy klavuz istemez" diyor.

  8. #23
    Üye
    aferits Avatarı

    Gerçek Adı
    Ferit
    Üyelik Tarihi
    15.07-2004
    Son Giriş
    23.10-2017
    Saat
    21:37
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.279
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    24 bin üyesiyle hala birilerinden medet umuyorsak başkalarının bizi görmesini gözetmesini bekliyorsak,salya sümük ağlaşıyorsak, daha çook bekleriz.

  9. #24
    Üye
    koçero Avatarı

    Üyelik Tarihi
    04.12-2009
    Son Giriş
    16.09-2010
    Saat
    14:50
    Yaşadığı Yer
    istanbullll
    Mesaj
    53
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    24 bin abartılı bir sayı bence...

    forumlarda aktif olan üye sayısına bakmamız gerek!

  10. #25
    Üye
    CaMaDaM Avatarı

    Gerçek Adı
    Zekeriya Ünal
    Üyelik Tarihi
    10.11-2006
    Son Giriş
    03.04-2012
    Saat
    14:24
    Yaşadığı Yer
    Adana
    Mesaj
    100
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    OturanBoğa'nın yazısının sonunda arka arkaya sıraladığı sorulara verecek bir cevap bulamıyorum.. Bulabilecek bir insan evladı da tanımıyorum.. Maalesef yıllardır bu "maskeli balo" sürüp gitmekte.. Ama neyse ya, "Allah devletimizden razı olsun, hamdolsun.." Engelliler olarak kendi aramızda örgütlenip, bizim için bir şeyler yapıyormuş gibi görünenleri seyretmek yerine, kendi yaşamlarımıza, kendi haklarımıza sahip çıkmadığımız, kısacası UYANMADIĞIMIZ sürece; maalesef bu konuyu daha çook tartışırız..

    Sivil Toplum Örgütleri.. Bugün Türkiye'de biz engellileri temsil etmek için kurulan birçok dernek, vakıf, federasyon vs. Kaplumbağa gibi kendi kabuğuna çekilmiş ve birbiriyle rant için savaşır durumda.. Hal böyleyken STÖ'lerden umut beslemek biraz zor.. Bu mücadele için en iyi çözüm, takım elbiselerden arınmış, gerçek bir sivil hareket bence!

  11. #26
    Üye
    Ahmet Tarık Avatarı

    Üyelik Tarihi
    16.11-2009
    Son Giriş
    19.04-2010
    Saat
    16:51
    Mesaj
    34
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Baben abi, bir süredir iş yoğunluğu nedeniyle siteye giremediğim için yazınızı yeni gördüm, bir yorum yapmışsınız ve üzerime alınmamam gerektiğini söylemişsiniz. Yazınızın sonunda da “Yani bu olay sadece; başkalarının yaptığını kopyalayıp-yapıştırmakla olacak iş değil! "Bilek" meselesi, gelenek meselesi, kültür meselesi.. Var mı bunlar: YOK! Onun için sana "geri dönüş" olmamış; onun için Ahmet Tarık, "görünen köy klavuz istemez" diyor.” Demisiniz.

    Sevgili Baben abi siz bizim büyüğümüzsünüz, sizin tecrübeleriniz bizim için çok önemli, onun için yazdıklarınıza alınganlık yapacak değilim, özellikle konu Engellilerin bir araya gelerek seslerini duyurmasıysa bu konuda başarıyı başarısızlığa her zaman tercih eder ve kendi çapımda desteklemeye çalışırım. Lakin ortada bir vakıa varken olaya Bilek meselesi, gelenek meselesi, kültür meselesi sözleriyle ütopik yaklaşımlarla değil daha gerçekçi bir açıdan bakmayı yeğlerim.

    Vakıa diyorum çünkü Bülent Bey bu başlığı açtığında ilk yorumumda “engelliler konusunda faaliyet gösteren derneklerin bir araya gelerek bir çalışma yapması daha da önemlisi bu çalışmaları devam ettirebilmesinin beklenti oluşturmasının iyi niyetle ortaya konulmuş bir temenniden öteye gidemeyeceğini ÜZÜLEREK ifade etmiştim, nitekim Bülent Bey bir sonraki yazısı yazdıklarımı teyid eder niteliktedir. (Alıntı yapmayı bilmediğimden dolayı ilgili yorumlar okunabilir)

    Sanırım benim meseleye bakış açımı yanlış anladınız (yada ben sizin yorumunuzu anlayamadım) çünkü benim söylediğim birşeyler yapılacaksa bu konuda Sivil Toplum Kuruluşlarından herhangi bir beklentiye girilmemesi gerektiği konusundaydı. Üzülerek ifade etmeliyimki halende aynı görüşteyim,

    Birde yazınızdan alıntı yapmışsınız, demişsinizki ; “Avrupa, Amerika yapmış işte.. Tekrar keşfetmeye ne gerek var.. Onları örnek alırız" dersen yürümez bu iş.. Demedi deme.. Sen hele bir oraları keşfedecek düzeye gel, o geleneğe, o donanıma, o bilince sahip ol..”

    “Amerikayı yeniden keşfetmeye gerek yok” sözünü siz “biz birşeyler yapmayalım Amerika ve Avrupanın yaptığını yapalım, onları örnek alalım” demek olarak algılarsanız tabiî ki devamında “… böyle yürümez bu iş Sen hele bir onları keşfedecek düzeye gel, o geleneğe, o bilince sahip ol” dersiniz. İyi hoşta, bu sözün ifade ettiği en basit anlam “defalarca tecrübe edilen ve sonuçları aynı olan alaylara benzer bir durumda, kardeşim sen bu işin sonuçlanmasını bekleme buda diğerleri gibi aynı olacak sonuç seni şaşırtmasın anlamında amerikayı yeniden keşfetmeye gerek yok” anlamıdır. Bu benzetmeyi nasıl oldu da Amerikalılar yapmış biz onları örnek alalım, olarak algıladınız ve yazınızdan alıntı yaptınız bende o kısmı anlayamadım.

    Bu konuda birşeyler yapmak için Kan ve gözyaşı (sömürgecilikle) üzerine kurulmuş her iki (m)edeniyetede ihtiyacımız olmadığını düşünüyorum Ancak bu ülkede dernek olarak birşeyler yapmayı düşünüyorsanız da aynen dediğiniz gibi kendi bilek gücünüzle birşeyler yapmanız gerekiyor neyazıkki...

    Bu vesileyle herkesin yeni yılını tebrik eder sağlık, mutluluk, huzur ve hayırlar getirmesini temenni ederim.

  12. #27
    Üye
    Prens Esat Avatarı

    Gerçek Adı
    Esat
    Üyelik Tarihi
    05.01-2008
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    17:46
    Yaşadığı Yer
    Akdeniz-Antalya
    Mesaj
    1.474
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    kendi şüramizi kendimiz gayet başarili birşekilde aypariz ve baya bir etkili olur...

    hatirlarsaniz geçenlerde bir grup engelli arkadaşlarimiz metrobüsü rpetosto etmişti 15-20kişilik grup ve medyada gayet geniş yanki buldu her haber kanali haber yapti.

    bizim istediklerimiz belli 1ay önceden tarih belli olursa ankaraya miting düzenleyebiliriz ve inaniyorum ki b site sayenizde 200kişi katilir belki daha afzla aramizda biri profesyenolce şekilde geçiçek kamaranin önüne istediklerimizi ana başliklar halinde söylüçek

    ne dersiniz bu fikrime?

  13. #28
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Ahmet Tarık
    Lakin ortada bir vakıa varken olaya Bilek meselesi, gelenek meselesi, kültür meselesi sözleriyle ütopik yaklaşımlarla değil daha gerçekçi bir açıdan bakmayı yeğlerim.*
    "Bilek meselesi"ne hadi neyse diyeceğim de (daha sonra biraz daha duracağım üzerinde..) "gelenek meselesi ve kültür meselesi"ne nasıl "ütopik yaklaşım" denir anlayamadım??? İkisi de, Tarih biliminin işlediği, sapına kadar reel kavramlar..

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Ahmet Tarık
    Vakıa diyorum çünkü Bülent Bey bu başlığı açtığında ilk yorumumda “engelliler konusunda faaliyet gösteren derneklerin bir araya gelerek bir çalışma yapması daha da önemlisi bu çalışmaları devam ettirebilmesinin beklenti oluşturmasının iyi niyetle ortaya konulmuş bir temenniden öteye gidemeyeceğini ÜZÜLEREK ifade etmiştim, nitekim Bülent Bey bir sonraki yazısı yazdıklarımı teyid eder niteliktedir. (Alıntı yapmayı bilmediğimden dolayı ilgili yorumlar okunabilir)*
    "Amerika'yı keşfetmek" deyimi konusunda Bülent'in senin kadar olumsuz değil, tam tersine olumlu düşündüğünü sanıyorum.. Yaptığım alıntıda:
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: OturanBoğa Mesajı Gör
    .. Hiç bir şeyi yeniden keşfetmeye gerek yok. Oralarda nasıl yapmışlar, devletten nasıl paçayı kurtarmışlar, bugün gelinen noktada sakat hareketi nasıl ortaya çıkmış... bakılır ve Türkiye'ye uyarlanır...
    .. öyle diyordu.. Benim yorumum onaydı daha çok.. Ve STÖ'lerin bugünkü yapılanmasından niye fayda gelmediğini şemayla sorgulamıştım..

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Ahmet Tarık
    İyi hoşta, bu sözün ifade ettiği en basit anlam “defalarca tecrübe edilen ve sonuçları aynı olan olaylara benzer bir durumda, kardeşim sen bu işin sonuçlanmasını bekleme buda diğerleri gibi aynı olacak sonuç seni şaşırtmasın anlamında amerikayı yeniden keşfetmeye gerek yok” anlamıdır. Bu benzetmeyi nasıl oldu da Amerikalılar yapmış biz onları örnek alalım, olarak algıladınız ve yazınızdan alıntı yaptınız bende o kısmı anlayamadım.*
    Bazı deyimlerin bir tek anlamı yoktur.. Yorumlayana ve konunun biçimine göre değişir anlamları. Yukarıda dedim.. Bülent, o deyimi olumlu yönüyle algılamış.. Ben de bu anlayışla gidilirse bir yere varılamayacağını, temeli yoksa üzerine bina dikmenin sonucu olmayacağını taa ekşi sözlüğe giderek anlatmaya çalıştım.. Gerçi orada çok daha değişik ve çarpıcı bir yoruma rastladım.. Onu da buraya getirdim..

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Ahmet Tarık
    Bu konuda birşeyler yapmak için Kan ve gözyaşı (sömürgecilikle) üzerine kurulmuş her iki (m)edeniyetede ihtiyacımız olmadığını düşünüyorum Ancak bu ülkede dernek olarak birşeyler yapmayı düşünüyorsanız da aynen dediğiniz gibi kendi bilek gücünüzle birşeyler yapmanız gerekiyor neyazıkki...
    O ayrı.. Sivil toplum örgütlenmesini tartışıyoruz burada.. O kan döken, gözyaşı döktürenler sivil toplum değil ki! (Gerçi sivilin içerisinde de var. Ama sözünü etmeye bile değmez. Ya da tartışma konumuz o değil. Her iki tarafta da var çünkü..) O vahşeti işleyen bizzat devletin kendisi.. Yani "resmî", yani silahlı güçleri yönlendiren kurum..

    Avrupa'daki sivil toplumun son 500 yılındaki kilometre taşlarına bakalım:
    "Reform, Rönesans, Aydınlanma Hareketi, Sosyal Devrimler, 1. ve 2. Dünya Savaşları" vb. İlk dördü, sivil toplumları tarafından, o senin "kan ve gözyaşı" dediğin saçmalıkları yapanlara karşı, onları yapan batı devletlerine karşı yapılmıştır! İlginçtir ki; Engelli Hareketi, 2. Dünya Savaşı sonrası sıçrama yapmış, hız kazanmıştır..

    Peki, biz neresinde varız bu kilometre taşlarının? Hiçbir yerinde olmayıp, copy-paste ile bir şeyler yapmaya kalkınca anca bu kadar oluyor. Taşıma suyla değirmen dönmüyor..

    ***

    "Kendi bilek gücümüz"e değineyim biraz da.. Çağdaş toplumda kaba kuvvetin egemenliği bitmiştir! Bakmayın siz; ikide bir orada burada patlak veren savaşçıklara! O savaşlarda kazananlar, kaba güçleriyle değil, silahlara yansıttıkları bilimsel zekâlarını kullanarak kazanıyorlar! Yani, sevgili İrem'in sözünü ettiği "savaşçı gelenek" pek bi işe yaramıyor artık.. Hele sivil toplumun mücadelesinde hiç yeri yok, kaba gücün.. Ama onun yerine bir alternatifi konulamadığı için; hâlâ "var" sanılıyor.. Ve ortaya garip garip, saçma sapan görüntüler çıkıyor.. (Bkz. Haber bültenlerindeki memleketimden insan manzaraları! Ergenekon'undan tut kozmik oda zırvasına kadar.. Biz de ciddi ciddi izliyor ve yorum yapıyoruz bu deli saçmalarına.. Yanarım, yanarım da ona yanarım..)

    'Çağın silâhı kalemdir' demiştim bir başka yazımda.. Bilimdir, felsefedir, düşüncenin ifadesidir. Sorunlara karşı ne kadar doğru bir şekilde, sağlam duruşla, onurla; bilimi, felsefeyi, düşünceni ifade etmeyi becerebilirsen o kadar başarılı olursun.. Kaybediyorsan beceremiyorsun demektir! Kısaca budur!

    Yani bileğin/kalemin ne kadar güçlüyse, onunla ürettiklerini ne kadar büyük kitleye yayabilirsen o kadar güçlüsündür' demektir. İşte STÖ'ler de burada devreye girer! Ama elbette şu andaki STÖ'lerle değil.. Ama yok başka yolu!.. Tarih yazmamış henüz!..

  14. #29
    Üye
    Ahmet Tarık Avatarı

    Üyelik Tarihi
    16.11-2009
    Son Giriş
    19.04-2010
    Saat
    16:51
    Mesaj
    34
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Abi ben okadar karamsar bir insan değilim, kastedilen şu andaki stö lerdi ve sizinde son cümlenizde dediğiniz gibi bende aynı konuya dikkat çektim ve böyle bir birliğin gerçekleşeceği noktasında bir inancım olmadığını ifade ettim ve dedimki ; birşeyler yapmak için bir birlik bekleniyorsa bu hiçbirşey yapılmayacak anlamına geliyor... bunun mefhumu muhalifi birşeyler yapılmasını istiyorsan sen yapıcaksın, ben yapıcam yada birşeyler yapılmalı diyen yapacak.. kastettiğim bundan ibaretti, onun dışında yazdıklarınıza genel olarak katılıyorum, sadece meselenin farklı yönlerini dile getiriyor gibiyiz, enazından bana öyle geliyor

  15. #30
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Doğru gelmiş..
    Sen burada* yenisin.. Önemli konularda meselenin görünen ve görünmeyen tüm yanlarını masaya yatırırız. Hatta bazen öyle olur ki, yola çıktığımız noktayı unutur, ilgisiz şeyleri de tartışırız. İşin güzelliği de o aslında..

    * Başka yerlerde de öyle olur mu, bilmiyorum..




Sayfa 2 / 4 İlkİlk 1234 SonSon