Sayfa 2 / 2 İlkİlk 12
Toplam 18 mesajın 16-18 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #16
    Üye
    wedo Avatarı

    Gerçek Adı
    WEDO
    Üyelik Tarihi
    07.03-2005
    Son Giriş
    09.06-2017
    Saat
    01:34
    Yaşadığı Yer
    İzmir
    Mesaj
    332
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Bu yazdıklarımın başlıkla pek alakası yok, ancak solu bilmeyenlere faydalı olacağını düşündüm.

    Siyasal kavramlar olarak sağ ve sol kavramları, başka birçok modern siyasal kavram gibi Fransız Devriminden doğmuştur. Devrim meclisinde eski düzenin, yani krallığın, aristokrasinin ve ruhban sınıfın çıkarlarını savunanlar mecliste başkanın sağında kalan sıralarda, bunlara karşı çıkanlar ise soldaki sıralarda oturuyorlardı. Böylece eski düzene karşı tavrın meclis oturma düzeniyle ilişkilenmesi sonucu sağ ve sol kavramları doğdu. Döneme ve ülkeye göre değişebilen somut konumların ötesinde, genel olarak sağ, siyasal ve toplumsal anlamda gericiliği, tutuculuğu; sol ise ilericiliği, insanlığın gelişimi yönünde değişime açıklığı, daha fazla özgürlüğü temsil eden kavramlar olarak şekillenmişlerdir.

    Fransız Devrimi döneminde radikal burjuvazinin siyasal temsilcileri soldu, aristokrasininkiler sağ. Ancak kapitalizmin ilerici barutu tükendiği ölçüde burjuvazi sağın, devrimci işçi sınıfı ise solun genel adresi oldu. İşçi sınıfı bir sınıf hareketi olarak kendisini ortaya koyduğu andan itibaren hem bir zamanların devrimci burjuvazisinin savunduğu ve insanlığın tarihsel ilerleyişini temsil eden değerlere daha tutarlı biçimde sahip çıkmış, hem de bunun ötesine geçerek kendi sınıf doğasının ve tarihsel gerçekliğinin gereği olan daha evrensel değerlerin savunucusu olmuştur. Burjuvazi siyasal ayrıcalıkların kaldırılmasını savunurken işçi sınıfı bunun ötesine geçerek toplumsal ayrıcalıkların kaldırılmasını savunmuştur. Zaten bir dönem işçi hareketi tarafından kullanılan, ama teorik olarak hatalı “sosyal demokrasi” terimi de buradan doğmuştur.

    CHP, çoğunluğa belletildiği gibi, en azından 60’ların ikinci yarısından itibaren sosyal demokrat bir sol parti olmuş mudur? Her şeyden önce CHP diğer sosyal demokrat partiler gibi işçi hareketinin içinden gelmemiştir, örgütlenmesi işçi sınıfına dayanmamaktadır, üye bileşimi işçi ağırlıklı değildir. Siyasal çizgisinin ve programının da ağırlık noktası, işçi sınıfı için en azından kapsamlı reformlar –bunların gerçekleştirilip gerçekleştirilmemesinden ayrı olarak– olmamıştır. Ne yaptığının çok iyi farkında olan Ecevit de hiçbir zaman başlattığı ve sürdürdüğü hareketi “sosyal demokrat” olarak adlandırmadı, bilinçli olarak “ortanın solu”, “demokratik sol” gibi başka nitelemeler kullandı. Bu dönemde yapılan değişikliğin özeti, partinin varoluş temelini oluşturan Kemalizm ile sosyal demokrasinin bazı yönlerinin eklektik ve yüzeysel biçimde birleştirilmesidir. CHP 70’lerdeki güçlü sol yükseliş boyunca sosyal demokratlığa nispeten daha yaklaşmış, ancak her zaman Kemalizm unsuru onun alttaki özü olarak kalmaya devam etmiştir. Esasen Kürt hareketi ve İslamcı hareketin yükselişinin damgasını vurduğu 90’lı yıllar ve rejimin buna yanıtı niteliğindeki 28 Şubat örtülü darbesi, bu özün yeniden belirgin biçimde öne çıkması için zemin oluşturdu. CHP o gün bugündür köklerinden gelen bu yönü her bakımdan daha da belirginleştirmektedir.

    Tarihsel nedenler ve sosyalist hareketin hataları sonucu Türkiye’de siyasal bir işçi sınıfı mücadelesi geleneği ve kültürü yeterli ölçüde oluşmamıştır. O nedenle Türkiye’deki siyasal yelpazenin ağırlık noktası da dünya geneline göre daha sağda olmuştur. Yeryüzündeki belki de en korkak ve kıyıcı burjuvazinin ülkesinde böyle olmaktadır işler. Türkiye’de siyasal arena genelde sağın işgali altındadır. Kimisi Kemalizme, kimisi İslami motiflere ya da dindarlığa, kimisi faşist milliyetçiliğe, kimisi muhafazakârlığa, kimisi de liberalizme vurgu yapmaktadır.

    Bu şartlar altında proleter devrimci geleneği yaratmak için mücadeleci, öncü işçilerin çok ter akıtması gerekiyor. İşçi sınıfının tarihsel çıkarları açısından solun gerçek adresi devrimci sosyalizmdir ve insanlığın tüm büyük sorunlarının çözümü de buradadır. Dünyayı anlamak ve değiştirmek isteyenlerin, tutarlı bir sol arayışı içinde olanların gitmesi gereken yer de burasıdır.



    --------------------------------------------------------------------------------

  2. #17
    yavuz
    Misafir Üye
    yavuz Avatarı

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    sizi tanımıyorum fakat yazılarınızı birer olgunluk abidesi olarak hep takip ediyorum ;
    ve yine kutluyorum sizi
    yazınızı sonuna dek okudum fakat bu konuları çok iyi bildiğimi iddaa ettiğim halde net bir uslup kullanıp cevap yazamıyorum nedeni :ise;
    solda olup o görüşü savunmanın bir ayrıcalık olduğunu ve bunun da ezilen halkın haklarını aramalarında çok etkin rol aldığını bilmenin da hi suç olduğu bir ortamda yaşıyoruz ;
    yani bu ülkede ben sakat değilim ben özürlü değilim v.s ..ben sadece bazı hareketleri kısıtlanmış bir engelli bireyim diyemezsin başkaldırı diye gözaltına alınırsınız.
    bu sadece basit bir örnekti yani kısaca sı solda düşünceni tam anlamı ile ifade edemezsin buna izin vermezler ......................
    bu konu ile ilgili yazmak istemiyorum yoksa sevgi ile yeşeren bu güzelim site benim siyasi görüş,üm yüzünden kapatılabilir ............

  3. #18
    Üye
    mehmet_barcin Avatarı

    Gerçek Adı
    mehmet
    Üyelik Tarihi
    24.08-2008
    Son Giriş
    05.03-2015
    Saat
    19:04
    Yaşadığı Yer
    izmir/buca
    Mesaj
    57
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Ben ne sağın nede solun özürlülerle ilgili bi teori geliştirmediğini düşünüyorum hatta hiç birşey demiolar özürlülüler hakkında ama sağcılar özürlülere "allah yaratmış kader" deyip geçiolar solcular ise özürlülere ayrı bi parantez açmamakla birlikte gerek proleterya diktatörlüğünde gerksede sosyalizmde kişilere yapabileceği oranda iş verilir dio bu bağlamda özürlülerde devrimle özgürleşecektir




Sayfa 2 / 2 İlkİlk 12