Sayfa 3 / 6 İlkİlk 123456 SonSon
Toplam 87 mesajın 31-45 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #31
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Bülentçim, elbette sakatlık negatif bişiy.. Yoksa biz niye pozitif ayrımcılık için mücadele ediyoruz ki??

    Evde bakım hizmetleri için devletin personel, zaman, ödenek ayırdığını düşün. Ya da şu maddeye göre
    Geçici Madde 2 - Kamu kurum ve kuruluşlarına ait mevcut resmî yapılar, mevcut tüm yol, kaldırım, yaya geçidi, açık ve yeşil alanlar, spor alanları ve benzeri sosyal ve kültürel alt yapı alanları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılmış ve umuma açık hizmet veren her türlü yapılar bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yedi yıl içinde özürlülerin erişebilirliğine uygun duruma getirilir.
    işlem yapacak yetkiliye/elemana "sakatlık negatif değildir" de.. sopayla kovalamazsa seni n'olayım?

    Hiç akıllarında/planlarında yokken karşılıksız (ya da tam karşılığını alamadıkları) masraf çıkarmışız başlarına.. Negatif dediğin nedir ki başka?? Ve kendisi negatif olunca dili de negatif oluyor.. Sen dilediğin kadar reddedebilirsin.. Tınlayan yok

    Empati yap/alım biraz..

  2. #32
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    20:18
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.941
    Alınan Beğeniler
    954
    Verilen Beğeniler
    1.250

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Gündelik yaşam herkesin ihtiyaçları düşünülerek düzenlenmesinden daha doğal ne olabilir ki? Pozitif hak toplumda baskılanan kesimlere verilir; kadınlara, cinsel kimlik mağdurlarına, mültecilere, azınlıklara, sakatlara vb. Burada negatiflik kadınlıkta, cinsel kimlikte, mültecilikte, Ermenilikte-Yahudilikte-Müslümanlıkta-Rumlukta-Kürtlükte veya sakatlıkta değil, onları gözardı ederek kurulan sistemdedir.
    Bu konunun başlığında ifade edilen "şiddet" sakatların sakatlıklarının sonucu mu? Değil tabii ki.
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  3. #33
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    E.. yok ki!! Olsa tükkan senin..

    Başka Dünya yok.. Başka sistem yok.. "Başka İstanbul yok!!"

    Ama, kadınlar: Var, cinsel kimliği farklı olanlar: Var, mülteciler: Var, Ermeniler-Yahudiler-Rumlar-Kürtler: Var ve Sakatlar: Var ve hep olacak!!! Ve ayrımcılık, ötekileştirme, baskı hep olacak!!! Ve bu gruplar da bunlarla hep mücadele edecekler!! Hayat bu demek yav

    Bak ilgili yazımı şöyle bitirmiştim:
    Devleti/kamu yönetimini oluşturan organlar/kişiler ne kadar çağdaş dünyaya, akla ve mantığa + bilime uygun davranmayı becerebilirlerse; "pozitif ayrımcılık" o kadar başarılı olur! Ama her ikisi de* hayatın gerçekliğidir. İkisinin de olmadığı bir dünya düşlersek, başka bir dünya aramalıyız.
    * Ayrımcılık ve pozitif ayrımcılık

  4. #34
    Üye
    Rekursion Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.12-2003
    Son Giriş
    18.03-2017
    Saat
    16:40
    Yaşadığı Yer
    Alamanya
    Mesaj
    618
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    insanlarin tavshan dogurmasindan mi bahsedioruz ki bugday tanesinden bugday cikar, bashka bishi cikamaz, dogasi budur diye bi örnek veriosun sevgili mona, shashirttin beni? ... bugday tanesinden cikan hersheye bugday dedigimiz gibi insandan "cikan hersheye" de - ceshitliliklerinden bagimsiz olarak - insan dicez tabe... bir türe ait bir canli bashka bir tür olmaz demeni nasil tercüme ediym ben shimdi bu konuya? =)... sakat dogan insan, sakatlanan insan bashka bir tür mü oluyo ... (böyle düshünmedigini biliorum tabii ki, takiliorum sadece biraz )... 'insan' taniminin beden bütünlügüyle yapildigini düshünseydin, "Önce insanım" gibi bi cümle kurmazdin ... ayrica, insan bedeni (ve ruhu), dogasi geregi sakatlanmaya o kadar müsait ki, asil bunun tersi dogasina ters düsherdi diye düshünüom ...

    eksik olana tam, tam olana eksik, yeshil olana kirmizi, sicak olana soguk demeni bekleyen yok ki zaten... insanlari, hayvanlari, bedenleri, eshyalari vs. sahip olduklari özelliklere göre kategorilere ayir istedigin kadar, benim acimdan bi sakincasi yok... ama o özelliklere sorun/kötü/vs. gibi kavramlar yapishtirdigin an antenlerim dikilir, yakindan incelemek isterim... "sakatlik bashli bashina bir sorundur" diyen sen degil misin? shimdi de sac köklerinin sakatligini önemsemeyebiliosan, "o ariza yasham alanimi daraltmio ki!" diebiliosan, sorun olan sakatlik mi yoksa yasham alaninin daralmasi mi?... yarin sabah kalksan ki, bir fiziksel ariza sonucu sirtindan kanatlar cikmish... insanlarin tepeleri üzerinden ucarak istedigin yere gidebiliosun... o zaman da her fiziksel ariza yasham alanimi daraltio der miydin?... ben demezdim galiba ... bunun dishinda elbette ki anliorum seni, sevgili monalisa, bagimsizlik, kendi yashamimi sürdürebilme vs gibi konulari ben de cok önemsiorum ama bunlari bile insan dogasina baglamaya cekiniorum acikcasi... (not; böyle ince eleyip sik dokuyarak sinir bozuyosam özür dilerim gercekten ama "sakatlik bashli bashina bir sorundur" cok önemli bir iddiadir benim icin )

    ***

    babenjim, "hep olacak, hep vardi, hic bishi degishmicek, hayat budur" dierek kara tablo cizip durma, yahu! ... degishior elbette... degishicek de tabe... cocuklari, ailelerin mali yerine koyan bakish acilari ve kanunlar da degishti/degishior mesela... artik onlar da insan yerine konuluyor, para karshiligi satilamiorlarmish artik en azindan, onurlu yasham hakki taninior kendilerine, öz ebeveynlerine karshi bile korunma hakkina sahipler artik... degishior babenjim ...pozitif ayrimcilik kavrami cikali kac gün oldu ki?... "sakatlar ishe yaramaz, degersizdir, onlari öldüremeyiz, günahtir ama saglamlarin arasina karishmasinlar, toplumun kenarinda bir yerlerde bashkalarina fazla yük olmadan kendilerine verilen artiklarla yashamlarini sürdürsünler" düshüncesinin yaygin oldugu zamanlarda var miymish öyle bir kavram? ... duydun mu hic?... önce kenarlarda bi yelerde yashama hakki tanindi, sonra da teknolojik imkanlarin müsaitliginden midir nedir, saglam insan kalibina sikish depish sokulma shartiyla, saglamlarin arasina girmelerine izin verildi ... shimdi ise "pozitif ayrimcilik" zamanindayiz ... pozitif ayrimciligin bence tek ya da en iyi yönü, azinliklara yapilan ayrimciligin ve bunun yanlishliginin idrakinin göstergesi olmasidir... almanlarin cok sevdigim bir atasözü vardir; "einsicht ist der beste weg zur besserung" = "idrak, islaha giden en iyi yoldur" diye... ümitliyim ben, babenjim ... idrak etmemiz (ve dolayisiyla ettirmemiz) icin elimizden geleni yaprasak bakarsin ilerde "pozitif ayrimcilik" gibi bi kavrama gerek bile duyulmaz ...

    ha! ama diosan ki "unut gitsin! ayrimcilik insanin dogasindadir!"...
    ben de derim ki "insan, kendi dogasiyla oynayabilme, onu degishtirebilme veya bastirabilme konusunda cok usta bir canlidir! ... yikamassin ümidimi!!! ...

  5. #35
    Üye
    nova Avatarı

    Gerçek Adı
    Özgür
    Üyelik Tarihi
    07.09-2006
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    18:47
    Yaşadığı Yer
    bodrum/mugla
    Mesaj
    993
    Alınan Beğeniler
    5
    Verilen Beğeniler
    8

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ugranılan şiddet değil belki ama bir ceşit işkencedir, her turlu engel ile ülkemizde yasama cabası.. hani bi ekstra yardım yada özerklik istemiyorum adıma ama saglıklı insanlarla eşit kosullarda yasayabilmek cok daha iyi olurdu tıpkı yurt dısındaki gibi

  6. #36
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Yaf Rekucum, ben nerede demişim "hic bishi degishmicek" diye hı? Dedim ki: Ve ayrımcılık, ötekileştirme, baskı hep olacak!!! Ve bu gruplar da bunlarla hep mücadele edecekler !!

    Elbette mücadelenin ortalarında degishecek bishiler.. Yeni yeni kazanımlar olacak! Ama mücadele hiç bitmeyecek! Bu gruplar da hep olacak!! Olmaması için, Hitler'in yaptığı gibi fırınlara doldurup yakmaktan kestirme yol bulunamadı şimdiye kadar.. Onun da ne salakça bir yöntem olduğunu tartışmak gereksiz..

    Pozitif ayrımcılık da bunların ortadan kaldırılması için diil, -sen bu deyimi sevmezsin ama- yarışa geriden başlayan bu gruplarla aradaki farkı kapatmak için yapılır.

    Pozitif ayrımcılığın bitmesi demek, ayrımcılığın yapılmıyor/bitmiş olması, demektir.. Ayrımcılığın bitmiş olması demek, insanlar arasındaki grupların bitmiş olması denektir! Düşünebiliyor musun? Her insan, aynı fabrikadan çıkmış otomobiller/robotlar gibi olsun.. Ben düşünemiyorum..

    Üzme beni..

  7. #37
    Üye
    ayyüzlü Avatarı

    Gerçek Adı
    ayyüzlü
    Üyelik Tarihi
    11.10-2008
    Son Giriş
    09.10-2017
    Saat
    11:46
    Mesaj
    19.971
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    en başta sağlık acısından yaşattıklarıyla egelli olmak başlı başına sorun.sadece engelliye değil aileyesinede büyük sorun. sadece insan oğlu sabırlı bir yaratık katlanma gücüne sahip.

    insanda üstün olma güdüsü oldukca da hiç bir zaman o itopik hayal gercek olmayacak hiçbir zaman pozitif ayrımcılık ortadan kalkmayacak sadece düşüncesi hayal bence

    şaka gibi mutlu olmak, huzur bulmak için kolunu bacağını kesip mutlu olduğunu belirten kişiler var inanamıyorum.Aklı salim biri insanın alacağı bir karar olamaz bu.o kişilerin psikolojik bir rahatsızlığı vardır yada yaşadığı veya yaşattığı bişeyi diyeti olarak görüp kendilerini vicdanen rahatlatıyorlardır.

  8. #38
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sevgili ayyüzlü,

    Pozitif ayrımcılığın kalkmasını istemeyiz zaten.

    Bak burada yazdım: pozitif ayrımcılık:
    İşe alımlardaki %3 kontenjanından tutun, malulen ya da erken emekliliğe kadar, toplu ulaşımda engelliye yapılan özel indirimden tutun, engellilerle ilgili tüm yasa, tüzük ve yönetmeliklerin her maddesi bu ayrıcalıkların belgelenmiş hâlidir.
    Bizim çabamız; bu hakların kalkması için değil, tersine daha da artırılması içindir..

  9. #39
    Üye
    ayyüzlü Avatarı

    Gerçek Adı
    ayyüzlü
    Üyelik Tarihi
    11.10-2008
    Son Giriş
    09.10-2017
    Saat
    11:46
    Mesaj
    19.971
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Babür abi burada çok güzel ifade etmişsiniz.

    ama Rekursion arkadaşın ''elimizden geleni yaprasak bakarsin ilerde "pozitif ayrimcilik" gibi bi kavrama gerek bile duyulmaz ... '' ifadesine itafen bunun güzel bir itopik hayal olduğunu ifade etmiştim

  10. #40
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Haklısın o zaman..

  11. #41
    Üye
    Rekursion Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.12-2003
    Son Giriş
    18.03-2017
    Saat
    16:40
    Yaşadığı Yer
    Alamanya
    Mesaj
    618
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    belki de bugünün bazi gerceklikleri bi bazamanlarin ütopyasiydi, kimbili?!

  12. #42
    Üye
    monalisa Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.04-2008
    Son Giriş
    14.01-2016
    Saat
    21:05
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    335
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Harikasın şeker kız!

    Senin yazma biçimin, tartışma biçimin öyle kendine özgü ki! Sanki benimle tatlı tatlı sohbet eden biri var karşımda. Soran, sorgulayan, yeni bakış açıları sunan biri canlanıveriyor belleğimde! İnan, verdiğin yanıtları okuyunca kendi kendime gülümsüyorum. Asla asla sorgulayan bilince ve özgür düşünceye karşı herhangi bir sinirlenmem söz konusu olamaz. Tam tersine kanım kaynar bu tip insanlara!

    Şimdi sana ben ne diyem:) Elbette burada insanların tavşan doğurmasından söz etmiyoruz:) Buğday tanesinden söz etmiyoruz:) Ya da sakatlanan insanın başka bir tür olmasından tabii ki, söz etmiyoruz:) Ancak, hani sen demişsin ya! İnsanın sırtından kanatları çıkıp uçsa diye! Valla! Çok güzel olurdu. Hahaha! Bunu düşünmek bile insana büyük haz veriyor. Birdenbire aklıma mitolojide gökyüzünde altın arabalarıyla dolaşmaya çıkan tanrılar, tanrıçalar geliyor…

    Onları kendimi, düşüncemi anlatmak için örnek verdim. Ben dünyaya bakarken bütünlüklü bakmayı seviyorum. Her ne kadar burası engelliler sitesi olsa da, biz sakat olmaktan söz etsek de, dünyaya parçalı değil, bütünlüklü bakmalıyız diye düşünürüm. Bu anlamda genelden gelerek çok kısa bir giriş yaptım. Sonra da tikele geldim.

    Ben yukarıda insan tanımından söz etmedim. Yalnızca sakatlık kavramından söz ettim. Sakatlık ilineksel bir tanım olabilir ancak. İkisi çok farklı. Sakatlık insanı niteleyen bir durum. Bu durumun ise, bir yoksunluktan kaynaklandığını söyledim. Sonra da yoksunluğun ne olduğunu söyledim. Siz burada doğal olarak ya da birşeyin doğası gereği sahip olmaması gereken niteliği başka türlü değerlendirdiğiniz için ben de her canlı varlığın bir doğası olduğunu belirtmek için tüm doğadan örnek verdim. Sonra da insan denen canlı varlığın biyolojik olarak organizmasının bir bütünlük gösterdiğini ve o organizmanın parçalarından biri eksikse ya da tam çalışmıyorsa birini diğerinden nasıl ayıracağımızı sordum? Ben sorumun yanıtını alamadım.

    Ben ayırmıyorum varlıkları kategorilere… İnsanlık ayırmış zaten… Yoksa, istediğin kadar sakıncası var/yok diye söyle. Evet, ben “sakatlık bir sorundur” dedim. Bunu yadsımıyorum ki… Ama kötü demedim. Sorun başka şey… Kötü başka şey…

    Tabii, kesinlikle şu konuda sana katılıyorum. Bugün üstünde durmamız gereken, bedenin eksik olan yanı değil, devletin hizmetler üretirken diğer insanlara göre hareket etmesidir. İşte bizlerin de üstünde durmamız gereken noktanın bu olduğunu düşünüyorum. Sana katılmamak olası değil.

    Ancak, sakatlık genel bir kavram. Bu sakatlık kavramının türleri var. Bunlara da kabaca topallık, körlük, sağırlık v.b. v.b. diyebiliriz. Kellik şu anda sakatlık kavramı içinde değerlendiriliyor mu bilmiyorum. Eskiden sakatlık kavramı içinde değerlendiriliyordu sanırım.

    Buradan şuraya geleceğim. Sakatlık genel bir kavram olmasına karşılık, diğer kategorilerden her biri o kümenin ortak özelliklerini belirtmektedir. Yani, o kavramın ayrımlarıdır. Bu anlamda, körle, topalı, topalla körü bir ve aynı tutup bir kefeye koyup değerlendiremez ya da yaşam alanlarının kısıtlanması bakımından özdeş kılamazsın. Her birinin ayrı ayrı incelenmesi gerekir.

  13. #43
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    20:18
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.941
    Alınan Beğeniler
    954
    Verilen Beğeniler
    1.250

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    cekirdek kullanıcı adlı üyemiz aktarmıştı başka bir mesajda:

    "Size kim öğretti, derinizin renginden nefret etmeyi?
    Size kim öğretti, saçınızın dokusundan nefret etmeyi?
    Size kim öğretti, burnunuzun biçiminden, dudaklarınızın biçiminden nefret etmeyi?
    Size kim öğretti, kafanızın tepesinden topuklarınıza dek kendinizden nefret etmeyi?
    Size kim öğretti, kendi türünüzden nefret etmeyi?
    Size kim öğretti, birbirinizin yakınında dahi bulunmak istemeyecek kadar ırkınızdan nefret etmeyi?
    Evet, kendinize sormalısınız, size kim öğretti, Tanrının sizi yarattığı şekilden nefret etmeyi?"
    Malcolm X

    Kim!?
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  14. #44
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ehe.. ben de hemen altında cevap vermiştim o mesaja Bülentçim..

    Bu sorular bir ironidir (bence), cevabı tekil ya da bireysel değildir, koskoca bir toplum/lar ve tarih söz konusudur.. Dibine kadar da haklıdırlar kendilerinden "nefret" etmekte, kara derili kardeşlerim..

  15. #45
    Üye
    monalisa Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.04-2008
    Son Giriş
    14.01-2016
    Saat
    21:05
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    335
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Meydan okuyorum ölüme…
    Ölüme meydan okuyacak bir cesaretin var mı?
    Rengi, cinsiyeti, milliyeti, etnik kökeni, dini ne olursa olsun…
    Topal, kör, kambur, cüce, sağır, dilsiz…
    Hiçbir ayrım yapmadan…
    İnsan türünü, tüm insanlığı tüm aşkla sevebilir misin?
    Evet, diyorsan, meydan okuyorum ölüme…
    Al senin olsun yaşamım!
    Nefreti değil, sevgiyi yaşatmak için!




Sayfa 3 / 6 İlkİlk 123456 SonSon