Sayfa 2 / 2 İlkİlk 12
Toplam 23 mesajın 16-23 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #16
    Üye
    Rekursion Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.12-2003
    Son Giriş
    18.03-2017
    Saat
    16:40
    Yaşadığı Yer
    Alamanya
    Mesaj
    618
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: andante
    İnan sen yazmamış olsaydın yazmayı düşünüyordum. Eğer biri kız çocuğu ve sakatsa ve ailesinin ekonomik durumu bir de iyi değilse işte sadece ona 10 puan veririm diye.
    hehe, istersen o on puani hemen öle veriverme andantecim, biraz daha tasarruflu ol; ya o kiz ve ailesi bir de yabanci uyrukluysa?... hele bir de counluktan ayri bir dinin mensubuysa napicas, nereden bulucas o kadar puan?... söylemeye bile cesaret edemiom ama; ya bir de türkce bilmiosa bu kiz? aman allam!! hele bir de ailesi bile yoksa, yetimse hepten yandik demektir :P... en iisi bu kadar bol keseden daitiverme, yine üc puanda kal sen, karshimiza neyin cikicaa hic belli olmas :P... (komik bi konu degil aslinda, özür! :|)



    en cok ayrimciliga kim ugruyo, en cok aciyi kim cekio vs gibi garip bi konuya girmek istemiom, zaten oturanboga da öyle bishi sormamish... "10 puan üzerinden degerlendirme" derken "ayrimciliga ugrayanlar listesinde" (böle bi listenin mümkünlügünden bile shüphe ederim) sakatlarin hangi sirayi aldigini sormusha hic benzemio (yoksa yanilio muyum, oturanboa?)... "sakatlarin ugradigini düshündügümüz ayrimcilik hayat kalitelerini 10 üzerinden kac ile (olumsuz) etikilio?" gibi falan algiladim ben bu soruyu... ve örn. sakat bi cocugun, türlü bahaneler öne sürerek, egitim hakkinin ihlal edilmesi ya da yashitlarininkinden cok daha kisitli / düshük kaliteli egitim almasi mesela tipik bir menedishtir bana göre ve 10 üzerinden koskocaman bi 10 alir benden, ashagisi imkansiz kurtarmas (bu sakat olmayan kadinlarin ugradigi ayrimciliga 10/10 vermicem anlamina gelmes!) ...

    yani demek istedigim; ugradiklari ayrimciligin önemli bi boyutu olmadigini, sadece ufak tefek haksizliklara maruz kaldiklarini, azicik dishlerini sikarak bununla kolayca bashediceklerini düshünüp 10 üzerinden 2 verebiliriz ya da cok önemli, hayati konularda bile dishlandiklarini düshünüp on üzerinden 10 verebiliriz, ya da "orta sheker" der, 5 puan veriririz... ve bunlarin dogrulugunu/yanlishligini tartishabiliris... oysa burda ayrimcilik pastasindan kishilere hisseler dagitilmaya bashlanmish ... (eger ortada bi "care/cözüm pastasi" varsa ve ondan hisseler dagitilicaksa ishte o zaman kimin kimden daha cok ihtiyaci oldugunu arashtirabiliris tabe; ayri bi konu olur)...


    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: andante
    Benim ülkemde kadinlara ayrimcilik yapilirken, düsüncelerine göre insan ayrimi yapilirken, etnik kökenine göre ayrimcilik yapilirken sadece sakatlara karsi ayrimciligin üzerine gidilmesinin ve bu anlamda iyilestirme çabalarinin yapilmasi da baska bir ayrimciliktir.
    bu konuda o kadar korkmana gerek yok, bence... sadece sakatlara yapilan ayrimciligin üzerine gitmemiz pek mümkün degil zaten, cünkü sakatlar sadece sakat degil!... ayni zamanda kadin/erkek dirler de, yetishkin/cocukdurlar da, yashli/genctirler de, düshünceleri de var, eshcinsel de olabiliorlar, onlarin da bi etnik kökeni, bi dini, bi dünya görüshü, bi yashama tarzi, bi... bi.... bi neblim, sakatlik dishinda ayrimciliga sebep/bahane görülen nice, nice sheylere de sahiptirler (yukarda verdigin "yoksul sakat kiz cocugu" örneinde ki gibi mesela)... bütün bunlardan siyrilip sadece sakat olmamizla ve bu yüzden ugradigimiz ayrimciliga younlashmamiz mümkün mü sence?... aslinda ne demek istedigini anliom andante... belki de ayni sheyleri söylemeye calishioruz... ama, cellmaam.in da dedigi gibi, sakatlar sanki hersheyden ayri bi türmüsh gibi karshilashtirma yapildigini görür gibi oldum ve dayanamadim (mesajima da biraz patavatsizca girdim galiba, sorry, umarim kizmamishindir) ... bütün bu saydiklarimizin üzerinde duran "yaratiklar" degilis biz...

    elbette ki ayrimciligin tümüne karshi durmaliyis... bunu yapmadigimizi nerden cikariosun? (özellikle de bu bashlik altinda bunu dogrulayacak bishi göremiom)... evet, asil sorun ayrimci kafalarda yatior tabii ki ama ben shahsen kendi kafamin bu kafalardan tamamen uzak oldugunu iddia edecek cesareti bulamiom... hepimizin de ister istemez farkinda olmadan bi türlü ayrimcilik yaptigimizi düshünüom... önemli olan farkinda olduktan sonra tekrarlamamak... burda yapilmaya calishilan da "sakatlara ayrimcilik" konusunda biraz olsun farkindalik yaratarak ayrimciliga karshi koymak... yoksa "ayrimciliga bitek sakatlar ugrar" mesajini vermek degil...

    bu yüzden, sevgili andante, nasil ki sen (sakat olmadigin halde) sakatlara ayrimcilik yapildigina inandigin icin burdasin ve ayni zamanda bashka yerlerde ayrimciliga ugradigina inandigin bashkalariylasin, bu sitenin diger üyeleri de öyle yapior olamaz mi?... herkes "aglashmak" icin mi toplanmish buraya?... sakatlardan bashka hic kimseye ayrimcilik yapilmadigina inanan tek bir kishi var mi burda, cok merak ediom :? ...

    bütünüyle ele alalim tabe ama kompleks bir sorun olan ayrimcilia sakatlarin acisindan (da) bakmak bölücülük yapmak, ayrimciliga sebep olmak mi oluo?... nesi yanlish ki karmashik ve kocaman bi problemi kücük parcalara bölerek, o parcalarin acisindan bakarak cözmeye calishmanin?... bütünlügünü unutmama shartiyla / parcalarin birbirini "inkar" etmemesi shartiyla hic bi sakincasi yok... hatta gayet ii ve herkesin zaten günlük hayatinda bile kullandigi bi metod olduunu düshünüom... bazi sheyleri bölmek hemen bölücülük yapmak anlamina gelmes ki... "divide and conquer" (böl ve hakim ol) sadece bazi krallarin düshmani bölerek yenmek icin haince yaptigi planlar degil (babenjime selam ) ... hersheyde oldugu gibi bunu da kimin ne icin hangi nietle kullandigina bagli olarak cok ishe yarayabilio ...




    savashma konusuna gelince; elbette ki "savashmak" önemlidir ama bunu israrla birilerinden beklemek ne kadar dogru?... savashmayip, elini kolunu baglayip hersheyi bashkalarinin yapmasini beklemek kendine yapabilicen en büük kötülüktür tabii ki, evet... ama elini kolunu baglayip, engellilerin "etrafa" bolca serpishtirilmish engellerle savashmasini seyrederek beklemek de en az o kadar yanlish, hele ki bir de bu engeller counlugun yaptigi ayrimciligin eserleriyse, bir de senin de bunda (dolaili/dolaisiz bir payin varsa)... sanirim sorun beklemek... herkes birilerinden bishi beklio, kimse (ilk önce) harekete gecmek istemio... ama yillaaardir hepimizin as cok malumu olan türkie shartlarinda counlukla bashkalarinin yardimina, eline bakan, yapacagi hemen her ishte bashkalarina muhtac olan, ve hatta belki de yillarca sokaga bile cikamamish sakatlardan hoppadanak diye hersheyin farkina varip cetin mücadeleci olmasini beklemek ne kadar dogru? bilemicem... en iisi kimse kimseyi beklemsin, bisheylerin farkinda olan harekete gecsin, bishiler yapsin... ne mi?... neblim ben, yapsin ishte bishiler :P


    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Pegasus
    Engelli birey kendisine konulan engelleri aşmak için mücadele vermelidir. Bu, varoluşunun kaçınılmaz kanunudur. Yani engelli olmanın kanunu 'engellenmiş olmak' değil aksine ' bu engellerle savaşmak' olmalıdır...
    bu son cümleni anliamadim, biraz acar misin?... engelli olmanin, ya da bashka bishi olmanin, "kanunuyla" neyi kastediosun, en cok bunu anliamadim... "sharti"? "önkoshulu"? "belirtisi"? "sonucu"? "tanimi"?... bunlardan birini mi kastediosun "kanun" derken???... "engellenmish olmak" neyin kanunu peki?... bir de "engelli bireyin kendisine konulan engelleri ashmak" derken engeli ashmak ile kaldirmak arasinda bi ayrim yapio musun yoksa ayni anlamda mi kullaniosun?.... yani sonuc olarak söylediklerin "engelleri ashma mücadelesi engelli bireyin ishidir, bashkalarini bundan sorumlu tutamaz" anlamina gelmio di mi sölediklerin?... yok, gelmiodur... yazinin tümüne uymas o zaman cünkü...

    üff kafam karishti, ben gidiom ...

  2. #17
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    18:24
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.882
    Alınan Beğeniler
    940
    Verilen Beğeniler
    1.231

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Rekursion, tam da senin anladığın şekilde dedim tabii ki. Yoksa beni çok çok doğru anladığın üzere, 'kim daha çok ayrımcılığa uğruyor' sorusunu sormam

    Ama başta soruu doğru ifade edemedim. Gerçekten de yanlış anlaşılıyordu. Onun için dün gece değiştirdim ve şu hale getirdim:
    * Bu menedişlerin temel İnsan Hakları’nı ihlal anlamına geldiğini düşünüyor musunuz, ve 10 puan üzerinden değerlendirme yapmanız istense, sakatların yaşadıkları sorunlar içinde uğradıkları ayrımcılığa ne kadar önem atfedersiniz?

    Amacım, sakatlar kendi sorunlarına baktığında ya da birileri 'sakatların sorunları nedir' diye düşündüğünde, bu sorunlar içinde ayrımcılık'ın nasıl algılandığı ve ne kadar önemli sayıldığını öğrenmek.
    Sakatlar temel sorunlarının ayrımcılık olduğunu ve en çok bununla mücadele etmeleri gerektiğini biliyor mu?
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  3. #18
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Canım benim,

    Ya sen ne sevimli şeysin Rekursion!!!!

    Şimdi bir tanem. Dün akşam sevgili otranboğayla biraz konuştuk. Gerçekten ilk haliyle yanlış anlaşılabilecek bir cümleydi sevgili oturanboğanın ki. Öyle düşünmediğini bilmiş olsam da ben yazılı olarak sorulan soruya göre yanıt veririm. Ve dün sevgili oturanboğa o kısmı değiştirdi.

    Ve bende ona şimdi buna göre yanıtlar çok daha farklı olur ve cevap vereceğim dedim.

    Söylemek istediğini çok iyi anladım tabiki. Ama ben bu puanlamayı yaparken üstüne basa basa benim ülkemde diye cevap verdim.Senin durumunu çok iyi anlıyorum. Almanya da olmak ile Türkiye de olmak arasında kesinlikle farklar var. Daha iyi daha kötü diye bir şeyin içine girmek istemiyorum ama sonuçlar nesnel koşullara göre değişiklik gösterir. Bu sebeple ben seni anladım sen de beni anladın.

    Yeniden düzenlenmiş biçimiyle olayı değerlendirecek olursam,sadece gördüklerimi söyleyeceğim tabikii hem buradan hem de dışarıdaki doğal yaşamdan öğrenebildiğim kadar.

    Bizim sakatlarımız sakatların sorunlarını bilmekle beraber kaderci bir zihniyetle kabullenişleri de var. Genel anlamda tabii. Ve gerçekten sadece sakatlıkla ilgili olarak değil diğer konularda da mücadele etme yollarını bilmiyoruz sakatlarda sağlamlarda. Bunu yaşayarak öğrenmemiz gerekirdi ama bizlere bazı haklar sunuldu, bizler bazı konularda mücadele etmiş olasak ta genel anlamda insan hakları gibi en doğal haklarımızı elimize geçirebilmek için yapılması gerekenleri bilemiyoruz.

    Bunun nedenleri çok. Bu ayrı tartışma konusu.Buna hiç girmiyorum.

    Ve ne yazık ki benim ülkemde sakatlarımız temel sorunlarının ayrımcılık olduğunun büyük bir oranla farkında değil. Bu sebeple sakat vatandaşlarımızın olması gereken davranışı sergilemediğine puan verirsem 10 üzerinden ancak 1 verebilirim.

    Oysa yeni biçimiyle gerçekten sakatlarımız ayrımcılık konusunda büyük bir oranla haksızlığa uğruyorlar. Tıpkı bana göre kadınlar gibi, çocuklar gibi, ekonomik anlamda çok iyi olmayan vatandaşlar gibi. Bir sıralamaya tabii tuttuğumuzda nicel olarak belki kadınlar, arkasından çocuklar ayrımcılığa uğruyor ama sonuçta ister sakat olsun, ister kadın olsun, ister çocuk olsun ne olursa olsun bu ülkede bu insanlar kesinlikle aynı şiddette ayrımcılığa uğruyorlar. İşin özü aynı. Hepsi 10 puan üzerinden 10 alır inan buna. Ama nicel olarak kadınlar ,vs. diye bir sıralama yapıldığıında benim söylediğim ortaya çıkabilir.

    Yeni yazım biçimiyle bunu tartışmadığımız için ben de bu anlamda bir puan vereceksem 10 veririm sakatların ayrımcılığına, anlatabildim mi?

  4. #19
    Üye
    Laus_Deo Avatarı

    Üyelik Tarihi
    31.03-2005
    Son Giriş
    22.08-2009
    Saat
    22:38
    Yaşadığı Yer
    Erdek
    Mesaj
    616
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Oturan Boğanın sorularına cevap olarak ;

    -Kesinlikle uğruyor.

    -Engelli yada engelli olmasın,tüm insanlara yapılan insan hakları ihlallerini kesin kes kınıyorum. 10 Puan üzerinden bir değerlendirme yapacak olursam eğer,Ülkemizde sakatların yaşadıkları sorunlar için uğradıkları ayrımcılığa 8 verirdim.

    -İnsan Haklarının İhlalerinmden Tabiki İlk başta devlet yönetimleri sorumludur. Devletin Hiyerarşik yapısında her birim kendine bir pay çıkarmalıdır. İkinci olarak,bizim ve ailelerimizin topluma olan bakış açımızın bu ihlallere zemin hazırladığını düşünüyorum.Kısaca Toplumsal Düşünce.

    -Kimi İnsanımız bu ayrımcılığın farkında.Kimi insanımız ise,ki bendce büyük bir çoğunluk kanıksamış durumda.

    Kanıksanmışlıktan arınmak için, Topluma bakış açımızın gözden geçirilmesi gerekmekte ve bunu yerine getirmek için ise Ülke genelinde halkı bilinçlendirme faaliyetlerinde büyük rol oynayan MEDYA şirketlerine büyük görevler düşmektedir.

    saygılarımla.

  5. #20
    Üye
    Pegasus Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.11-2003
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    18:03
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    834
    Alınan Beğeniler
    40
    Verilen Beğeniler
    19

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Rekursiyon senin için ne demek istediğimi açayım biraz.

    Montesqu idi sanıyorum, "yasalar iki türlüdür" demişti. "Bir insanların yaptıkları bir de insanların tabi oldukları".

    İnsanların tabi oldukları yasalar doğa yasalarıdır. Doğmak, ölmek gibi.

    Ancak bu süre içinde kendilerinin oluşturdukları bazı yasalar da vardır.

    Ekonomik, sosyal, siyasal vb.

    İnsanı bu kanunlar içerisinde değerlendirecek olursak yine kendi oluşturdukları edimleri tutumları bu genel kavramın içine sokabiliriz belki.

    Eğer yaşamanın da bir kanunu var sa bana göre o, uyulması gereken genel bütünü ifade eder.

    İşte o bütünde bizler yaşamak için hayata ve içerdiklerine karşı mücadele etmeliyiz.
    Nasıl ki yaşamın kanunu mücadeleyle şekilleniyorsa engelli için de hayatın kanunu önüne konulan engellere karşı mücadele etmektir.
    Diyalektik diyeyim de Babür abiye pas çıksın.

    Diyalektikte buna köle-efendi dialektiği denir. Bunları Hegel'den ve orjinalinden okuyabilme şansına sahip olduğun için mutlu olmalısın.

    İşte nasıl ki Hegel tarihi ezilenlerin ve ezenlerin mücadele sahası olarak görmüşse ve bu evrensel bir kanunsa bizim de engelliler olarak tabi olmamız gereken kanun bu diyalektik yasa gereği mücadele etmektir.

    Zaten hani aksi de pek mümkün değil ya. Tarihte hangi kesim köleliği, aşağılanmayı, yoksayılmayı sürekli kabul etmiştir ki?

    Böyle bişey işte.

    Ama yazımda dediğim gibi bu yoksayılma, aşağılanma, horgörülme ya da şimdilerin moda deyimiyle ötekileştirme düzenlemelerde tamamen ortadan kalksa bile bu tutumları ortaya çıkartan bilşsel şema yerinde duracaktır ve herşeyden önce kişinin kendi bilincinde kolayca aşılamayacaktır. Çünkü insan herşeyden önce kullanmak için kendisine verilen ama kullanamadığı organlarının itkisi altında olacaktır ki bu çok derin ve uzun bir konu.Ayrıca burada gereksiz de...

  6. #21
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Biriniz selam göndermişsiniz, biriniz pas vermişsiniz. Bana da onları görmek düşüyor herhalde?

    Ama önce konu ile ilgili bişeyler yazayım..

    Epeyce uzun bir zamandır asosyal bir hayat yaşadığım için, kendimi kapsama alanı dışında hissediyor ve Sevgili OturanBoğa'nın sorularına direkt cevap vermeyi doğru bulmuyorum.

    Amerika'nın Muhammed Ali'den önceki, ünlü Dünya Ağırsıklet Boks Şampiyonu Joe Louis, bir röportajında "Beyazlardan yasal olarak intikam almak için boksu seçtim" gibisinden bişeyler söylemiş. Kodum mu oturtacak yane. Ayrımcılıkla bireysel mücadele bu kadar olur! Peki, "kodum mu oturtamayanlar" ne yapacak? Onlar da ya Etek Sarı türküsünün şu dizelerini okuyacak:
    • " Bir gömlek diktirdim golu düğmeli düğmeli
      Herkes kaderine boyun eymeli lele eymeli "
    ya da bilinçlenip, örgütlenip, gerçek anlamda "biz" olup "engelleri aşma savaşı" verecekler!

    Geçen ayki köşe yazımda AYRIMCILIK ÜZERİNE bişeyler yazmıştım. Ama cevap gelmediğinden tartışamadık. Orada sözünü ettiğim yanlışlar hâlâ sürüyor.

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: nbayar

    Evet "gülenkız"ın da dediği gibi her zaman ayrımcılığı uğruyoruz. Bu kimi zaman bizim için olumlu kimi zamansa kötü oluyor, fakat ne yazık ki her ikisi de canımızı yakıyor.

    Olumlu yani pozitif ayrımcılık can yakmak için değildir!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Baben
    Yarışa başlarken - (eksi)de olanları, 0 (sıfır) noktasına getirme çabaları..
    dır. Yani kazanılmış haklardır. Bunların da "can yakması" söz konusu olmamalıdır.



    Ayrıca tekrar söyleyeyim: "… negatif ayrımcılık diye bir şey yoktur! Ayrımcılığın kendisi negatiftir çünkü."




    Devleti/kamu yönetimini oluşturan organlar/kişiler ne kadar çağdaş dünyaya, akla ve mantığa + bilime uygun davranmayı becerebilirlerse; "pozitif ayrımcılık" o kadar başarılı olur! Ama her ikisi de hayatın gerçekliğidir. İkisinin de olmadığı bir dünya düşlersek, başka bir dünya aramalıyız.
    demişim orada. Yani mücadele, "ayrımcılığı yok etmek" üzerine olmayacaktır. Çünkü -olmaz ya- ayrımcılık, yok edildiği zaman, pozitif ayrımcılıkla kazanılmış hakların kaybedilmesi söz konusu olacaktır! Salt bu nedenle bile; ikisinin de hayatın 'olmazsa olmaz' gerçeklikleri arasında olduğunu kabullenmek ve stratejiyi buna göre çizmek zorundayız. Yani, ayrımcılığı ortadan kaldırmaya kafa yormaktan çok, pozitif ayrımcılıkla kazanılan hakların nasıl çoğaltılabileceğini düşünmeliyiz.



    Rekursoncum, evet, çooook haklısın. Da.. O "böl ve yönet"i "birleştir ve yönlendir" biçimine getirmeliyiz. Hani bir ilke var: "Herkes çalışır, herkesten yeteneğine göre alınır, herkese ihtiyacı kadarı verilir." İşte buradaki ".. herkesten yeteneğine göre alınır" kavramı senin dediğin o "kötü nietli olmayan" bölücülüğe örnek..Bir başka örnek de: Engelli kavramı içerisindeki "ortopedik engelli, görme engelli, duyma engelli vb." bölümlemeler.. OK mi?


    Pegacım; burada TEZ: (sakat) insan, ANTİTEZ: engeller, ÇARPIŞMA engellerle/ayrımcılıkla savaş, SENTEZ: mutlu son diye bir formül geliştirebilir miyiz acep? Tabii, bu formülün içerisinde de, nicel birikimler yeterli sayıya ulaşana kadar sayısız formül olacaktır. Onlar da, Rekursion'un "bisheylerin farkinda olan harekete gecsin, bishiler yapsin... ne mi?... neblim ben, yapsin ishte bishiler :P"idir!

  7. #22
    Üye
    Halil Avatarı

    Üyelik Tarihi
    03.11-2006
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Bayburt
    Mesaj
    820
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ya şimdi birilere bana kopyacı diyecek ama buda konuyla direk bağlantılı olduğu için kopyalamaktan kendimi alamadım

    ÖZÜRLÜLERE YÖNELİK AYRIMCILIK VE AYRIMCILIKLA SAVAŞIM: http://www.engelliler.biz/SosyalBaki...im_karatas.htm

  8. #23
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Demin unutmuşum. ops:

    Konunun anlam ve önemine (azcık) ilişkin bir karikatür: :lol:

    serdem8ge4 - [Haftanın Konusu] Ayrımcılık / Menetmek...




Sayfa 2 / 2 İlkİlk 12