Sayfa 2 / 2 İlkİlk 12
Toplam 23 mesajın 16-23 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #16
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    E.. doğruya "doğru" demek lazım.. Her ne kadar yazının sonuna doğru bazı şeyleri birbirine katmışsa da Sezar'ın hakkı Sezar'a..

    Amerika nireeeeeeee, Irak nire? (hatta Kore nire, Vietnam nire?) diye sorabiliyorsak, Persia nireeeeeeee, Sparta nire? de diyebilmeliyiz. (Hadi ortalığı biraz daha karıştırayım, :twisted: ) Orta Asya nireeeeeeee, Anadolu nire? sorusunu soramıyorsak "objektiflik" denilen kavram, analitik düşünceyle birlikte top oynamaya mı çıktılar acaba?

  2. #17
    Üye
    Pegasus Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.11-2003
    Son Giriş
    09.12-2017
    Saat
    01:35
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    834
    Alınan Beğeniler
    40
    Verilen Beğeniler
    19

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Türkiye de aydın olmak Hıncal Uluç gibi birşey olmak olunca yapılacak yorumda bu kadar olur. Biz sanki o filmde kim haklı kim haksız eleştirisi yapıyoruz. Sanki 'Faşist' suçlamasının kaynağı savaşın haklı tarafının kim olduğuyla ilintili. Oysa filmdeki faşizan zihniyet sadece sunumla ilgilidir. Nasıl ki yunanlı Büyük İskender işgalciyse tabiki doğal olarak Persliler de işgalcidir. Ve tabiki oradaki 300 delikanlı yunanlı arkadaş da vatanlarını savunmaktadır. Yani tarihi olarak gerçek faşist belki de Pers İmparatoruydu bunu bilemeyiz. Ama şunu bilebiliriz; tarihi bir filmde bir tarafı güzel diğer tarafı çirkin gösterirsen ve bütün üstün özellikleri bir tarafa yükleyip diğer yanı iğrençleştirirsen bunun adı 'Faşizm'dir. Yani burada faşist olanlar o 300 spartalı değil. Hıncal o müthiş zekasıyla eleştirileri ülkesini savunan ve bu filmle hiç alakası olmayan Yunanlı 300 askere yapılmış gibi değerlendirmiş. Hatta eleştirilerin yönü burası olmadığı gibi filmde oynayan o yakışıklı aktörler de değildir. Faşizan yaklaşımın gerçek faili o filmi hazırlayanlardır, yoksa ülkesini savunanlar değil. Hıncal bey burayı bilerek ya da bilmeyerek atlamış. Aslında bu yazıya cevap vermiş olmak bile üzücü.

    Yazıda filmdeki repliklerden esinlenmiş bir cümle de var. "Dünyanın ilk Demokrasisi kurulacakmışmış" bir kafa ancak bu kadar oryantalist olabilir. 500 binlik şehirde sadece 40 bin kişiye verilen bir seçme hakkı ve geri kalanların köle olarak bu insanlara hizmet etmesini sırf bir seçme ve seçilme eylemi olduğu için demokrasi olarak değerlendirmek tam bir aydın tavrı olsa gerek! O zaman demokrasi denilen şeyin günümüzdeki anlama geldiğini düşünüyor olmalı. Kelimenin tematikanlamı bir yana düz anlamda oradaki demokrasi belki de Pers imparatorlugundan daha geridir. Bugün İran da cumhuriyet rejimi var ingiltere de sembolik krallık... Hangisi daha demokrat?...



    Geçen yıl Sabancı Üniversitesinde engellilerle ilgili bir panelde konuşmacıydı ve abuk sabuk zır cahilce bazı yorumların ardından söz alıp sormuştum kendisine;

    "Ülkemizde engelli dediğimiz kesimin kollektif algılanışında görülen bazı olumsuzlukların ortaya çıkmasında medyanın da bazı rolleri var. Engellilerin genel olarak sunumundaki sorunlar yanında mesela çalıştığınız gazetede zaman zaman engellileri "zavallı" gibi göstererek dilencilik yapan bi,r kurumun reklamları yayımlanıyor. Siz bu reklamların verdiği zararların farkında mısınız ya da bu reklamlara yönelik mücadele edeceğinizin sözünü burada verebilir misiniz?"


    Buna benzer bir soruydu. Cevabı şöyleydi;

    "Valla kardeşim ben bu ülkede birşeylerin düzeleceğine inanmadığım için gazeteme de öyle bir talepte bulunamam. Dürüstçe söyleyeyim sana..."

    Cevaben kendisine iyi ama ta bahçelievlerden sizi dinlemek için buraya geldim. Bunun sebebi sizi toplumda değişimleri sağlayacak bir aydın olarak görmemdi. Şimdi bu sözünüzle bir aydın tavrı mı sergilemiş oluyorsunuz? demiştim. Oda "Evet başka Sorué diyerek bana abuklayan bir marjinal muamelesi çekmişti.

    O zaman vermiştim notunu. Hıncal Uluç un yorumları bu nedenle bizim bakkal Ökkeş emminin yorumlarından daha değerli değil benim için. Hatta çok daha anlamsız ve değersiz.

    Aydın olma onurunu onun gibi anlayan birisi doğal olarak işte anlamları böylesine iç içe sokacak ve gariptir ki bu yazısını Kemal abimiz gibi bir üstadın sitemize taşımasına da vesile olabilecektir.

    Acı olan budur.

    Acı olan bir diğerşey de Babür abinin de bu eleştiri/msi/trak şeyi olumlamasıdır.

    Küstüm ben oynamıyom.

  3. #18
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bir tanede benden demokrasi örneğine güzel bir örnek

    Bu Yunanlılar öylesine demokrattılar ki, müzik ya bildiğimiz müzik işte, müzikle ilgilenmek sadece ve sadece sarayın adamlarınca yapılabilirdi. Kölelerrrrrrrrr onlarda kim asla müzikle ilgilenemezlerdi bile.

    Gerçekten çok demokratlardı. Yaşasın demokrasi....

  4. #19
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Yaa bu zat; Sevgili andante'nin deyimiyle "alacakaranlık", benim deyimimle "aydınımsı"ların önde gideni! Her tarafı aydın olsa kaç yazar! Ben "yazının sonuna doğru bazı şeyleri birbirine katmış" diyerek dediklerinin tümüne katılmadığımı belirttim.. Ama bu, "bu adam, hiçbir zaman, hiçbir şeyi doğru söylemez" anlamına gelmez.. "Durmuş saat, günde iki kez doğruyu gösterir" derler..

    Senin "acı" tanımlamalarına katılmıyorum Pegacım.. Asıl acı olan bakışlarındaki önyargı! Gerçi zaman zaman hepimiz yapıyoruz ama az acı yemeğe lezzet verir, biliyorsun.

    Hem, Hıncal, senin yazına cevap vermiş değil ki.. Hatta yazının tümünde bir film eleştirisi dahi yapmış değil.. Senin değindiğin konulara değinmemiş bile.. Niye üzerine alındın ki?

  5. #20
    Üye
    Rekursion Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.12-2003
    Son Giriş
    18.03-2017
    Saat
    16:40
    Yaşadığı Yer
    Alamanya
    Mesaj
    618
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Babenjim
    Hem, Hıncal, senin yazına cevap vermiş değil ki.. Hatta yazının tümünde bir film eleştirisi dahi yapmış değil.. Senin değindiğin konulara değinmemiş bile.. Niye üzerine alındın ki?
    dur, ben cevap vermeye calishiim (ben de olsam üzerime alirdim yane);

    cünkü babenjim;
    (yanlish anlamadiysam tabe) pegasus.un film hakkinda söyledikleri hincal uluc.un poposuyla güldügü "fashist film" diyen o "birisi" her kimse, onun söyledigi kapiya cikio; pegasus da bu filme "fashist" dio, "irkci film" dio (bizim burda henüs vision.a girmedi film, seretmedim yane ve hakkinda hic bi fikrim yoktu ama pegasusun anlattigi gibiyse -ki öledir kesin, okuduklarima pek shashmadim- "fashist" film demesini hakli buluom) ...

    ve cünkü babenjim;
    hincal uluc yazisinin teee bashinda da bazi sheyleri birbirine katmish... "ben aydinim!" diye gecinen biri, insanlarin söylediklerine hemencecik poposuyla gülmek yerine, o "apaydin" beynini aydinlara yakishir shekilde kullansaydi "fashist/irkci film" demekle bi zamanlar vatanini savundugu söylenen 300 kishiye "fashist" demenin arasinda oldukca büük bir fark oldugunu (*) görür hepimizi daha mutlu ederdi (en azindan yazisini okudum okuyali kurtulmaya calishtigim, sürekli "ic gözümün" önünde canlanan, "etrafa kahkalar savuran koca bi döt" sahnesini seyretmek zorunda birakmazdi beni... "bu aydin adam baya bisheyleri birbirine karishtirio, hangi uzuvlarin hangi ishe yaradigini bile" desem hakaret etmish olmam, di mi? :? :P) ...

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: (*) Pegasus
    Sanki 'Faşist' suçlamasının kaynağı savaşın haklı tarafının kim olduğuyla ilintili. Oysa filmdeki faşizan zihniyet sadece sunumla ilgilidir. Nasıl ki yunanlı Büyük İskender işgalciyse tabiki doğal olarak Persliler de işgalcidir. Ve tabiki oradaki 300 delikanlı yunanlı arkadaş da vatanlarını savunmaktadır. Yani tarihi olarak gerçek faşist belki de Pers İmparatoruydu bunu bilemeyiz. Ama şunu bilebiliriz; tarihi bir filmde bir tarafı güzel diğer tarafı çirkin gösterirsen ve bütün üstün özellikleri bir tarafa yükleyip diğer yanı iğrençleştirirsen bunun adı 'Faşizm'dir. Yani burada faşist olanlar o 300 spartalı değil. Hıncal o müthiş zekasıyla eleştirileri ülkesini savunan ve bu filmle hiç alakası olmayan Yunanlı 300 askere yapılmış gibi değerlendirmiş. Hatta eleştirilerin yönü burası olmadığı gibi filmde oynayan o yakışıklı aktörler de değildir. Faşizan yaklaşımın gerçek faili o filmi hazırlayanlardır, yoksa ülkesini savunanlar değil. Hıncal bey burayı bilerek ya da bilmeyerek atlamış. Aslında bu yazıya cevap vermiş olmak bile üzücü.
    eh, neptune.nin dedigi gibi amaclarina ulashiolar da hane... en azindan hincal uluc örneginde görebilios bunu; amaclanilan etkinin altinda öyle kalmish olucak ki burda söylenilen noktayi fark edememish... iice kaptirmish kendisini, yazisinda da bi tarafi kahramanlashtirip diger tarafi yere batirmish adeta... eleshtirdigi "bizim entel" artik kimse, onun yaptigini düshündügü sheyi asil kendisi (irmagin "karshi" tarafinda durarak) yapmish, kasten mi yapmish acaba?!... eger hincal bey bu konuda tek bashina deilse bu film yapimcilari ishini gercekten biliorlar... ne yapsam, girmesem mi filme, neptune? ... ama girsem bile benden bi kazanim elde edemesler; burda okuduklarimdan sonra beni etkilemeyi unutsunlar artik, engelli kimlik kartimi gösterip sinemaya para da ödemem, oh olsun onlara!!! :twisted: (bi an hain efialtes'i icimde hisseder gibi oldum :mrgreen...


    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Pegasus
    Salondan çıkınca önüme gelen gençleri çevirip film hakkındaki düşüncelerini öğrenmek istedim. İlginçtir bazıları benimle konuşmak istemediler. Hatta şaşıracaksınız belki ama benden korktular. Bana korku dolu gözlerle bakıp hızlı adımlarla uzaklaşanların sayısı sanırım sekizden fazlaydı.Güleyim mi şaşırayım mı şaşırdım kaldım. Sanırım filmdeki kambur karakterin etkisindeydiler hala. Evet ben o kadar çirkin değilim tabi ama sonuçta sakatım ne olur ne olmaz ! Gülüyorum ama bu kadar acı işte durum.
    :shock: ama bu korkunc bishi... filmdeki sakat karakterin etkisinde kaldiklari icin öle yaptiklarindan emin misin?... belki de kiymetli vakitlerini calicani düshündükleri icin korku dolu gözlerle hizli, hizli uzaklashmishlardir senden?... umarim budur sebep... hayir, hani, insanlar seyrettigi filmlerin, okudugu kitaplarin, kisacasi hashir neshir olduklari hersheyin etkisi altinda kalabilecegi kesin ama bu ölcüde ve bu kadar acik mi?... sen en iisi yakin zamanda hic bir sakat karakteri bulunmayan bi filme gir, cikishta yine ayni shekilde önüne geleni cevirip film hakkinda düshüncelerini sor... bakalim ayni tepkiyi göstericekler mi?... eger göstermezlerse, eneeeeeeeee!!!... tehlikeli film...


    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: andante
    Bu Yunanlılar öylesine demokrattılar ki, müzik ya bildiğimiz müzik işte, müzikle ilgilenmek sadece ve sadece sarayın adamlarınca yapılabilirdi. Kölelerrrrrrrrr onlarda kim asla müzikle ilgilenemezlerdi bile.
    yapma andante! adamlarin demokratliklarina dil uzatma... yani ama ne bekliodun ki... biz köpeklerimisi, kedilerimisi, kushlarimizi, baliklarimizi, atlarimizi, ineklerimizi müzikle ilgilendirtio muyus?!... demokrasi insanlar icindir, köleler icin deil... e, tabi müzik de... :P

    öbüldünüs...

    not: yaw oturanboa, düzelt shu siteyi, bi mesaj yazincaya kadar canim cikti, sinirlerim bozuldu walla ...

  6. #21
    Üye
    bayke Avatarı

    Gerçek Adı
    Kemal
    Üyelik Tarihi
    06.04-2005
    Son Giriş
    07.02-2009
    Saat
    15:10
    Yaşadığı Yer
    İSTANBUL/Beykoz
    Mesaj
    756
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    yafu ben bu adamı sevmem ama okurum .yazılarının çoğu -bana göre- sabun köpüğü misalidir. fazla ağırlığı ve derinliği yoktur.
    amaaaa..!
    bezen ülke gündemini haftalarca meşgul eden en çetrefilli konulara öyle değişik
    bakış açısıyla yaklaşır ve hiç kimsenin aklına bile gelmeyen bir yorumda bulunur ki inanın arka arkaya bi kaç sefer
    vayy beee çekerim. ulan derim...
    - niye hiç bi yazar gazeteci yorumcu olayın bir de bu yönü olabileceği konusunda
    düşünmüyor/düşünemiyor. sadece hıncal'ın mı aklına geliyor bu..!
    belki 100 yazısından birinde yakalıyorum bu performansı.
    ve bu %1 için ısrarla okuyorum adamı.

    beğenelim beğenmeyelim türkiye'nin en çok okunan gazetesi buna tam sayfaya varan bi yer ayırmışsa ve bu adam türkiye'nin en yüksek para alan gazetecisiyse (bi dedikoduya göre ayda 20.000$) vardır bi hikmeti.
    ve sabah vatan millet sakarya muhabbeti yapmayan ticari bi gazetedir.
    şirkettir orası. okunmayan, kar etmeyen adamı şutlarlar.
    bi gün hıncal'ı savunacağım hiç aklıma gelmezdi yaa

    sakatlar haftasında falan güzel yazılar döktürür. bilmem kaç yıl önce ayağı kırılmış, tekerlekli sandalye kullanmış aylarca.. yolu ABD ye düşmüş , heryerde sırf tekerlekli sandalyeli olduğu için VIP muamelesi görmüş.
    oradaki sakatların durumuyla buradakileri mukayese eden güzel yazılardır bunlar .

    HU yeni açılan her mekanın onur konuğudur. köşesinde o mekanı anlatır..tarafsızdır överde söverde.
    kanyon'daki ve maslak TİM deki sinema ve gösteri merkezlerini anlatıyor.. koltuklar harikaymış, otoparkı müthişmiş sahne genişmiş, tuvaletinde bile LCD ekranlı reklam yayınlayan monitör varmış vs vs.

    sakatlarla ilgili yazılarına güvenerek bi gün ona mail attım.
    o kadar gezip tozuyorsunuz yediğiniz içtiğiniz sizin olsun hiç olmazsa sinema tiyatro konser salonu gibi mekanları anlatırken engellilere uygun düzenlemeler yapılıp yapılmadığını da yazsanız medeniyetin ölçüsü WC lerdeki LCD ler değil bu tür uygulamalardır dedim. sitemizin ilgili linkini de verdim. bak dedim buraya da yazarız.
    cevap gelmedi.
    sonra düşündüm... yafu dedim şu sitede bile o kadar sinemaya,konsere,tiyatroya giden var. ama bi iki kişi dışında lütuf buyurup gittikleri yer hakkında üç beş laf yazan yok. hıncal niye yazsın..! ama sakatlarla uzaktan yakından ilgisi olmayan konuda geyik yapan ego tatmin eden çok (ben dahil)
    baksanıza ana konu filmdeki kötü karakterin sakat olmasını tartışacağımıza nelerden söz ediyoruz.
    ***

    aydın olma onuru gibi yuvarlak bi lafa hiç takılmıyorum.
    bi dönem atatürk'e saldırmayana aydın denmiyordu. aydın olma adına biz de bolbol saldırdık.
    burjuva devrimcisi dedik.
    proloter devrim için her türlü koşul uygundu, emperyalizme karşı verilen savaşta işçiler köylüler kan döktü, can verdi ama o ilk meclise aşiret beylerini toprak ağalarını çağırdı dedik.
    çankaya'da ki şampanyalı baloları örnekledik.
    savaştan çıkmış fakir ulusa savarona ne gerekti dedik.
    millet kıçına giymeye don bulamazken o en şık kostümlerle geziyordu dedik.
    dedik oğlu dedik.
    demeyenlere aydın denmiyordu çünkü.
    şimdi AKP ye saldırıp atatürk diyen herkes aydın kabul ediliyor.


    2500 yıl önce elit bi azınlığa seçme seçilme hakkı tanınması demokrasi olamaz tabii.
    ama daha 6-7 sene önce türkiye'de bi tartışma yaşanmıştı.
    bi profosörün oyuyla dünyadan bi haber, köyünden dışarı adım atmamış hatçe bacının
    oyu nasıl eş değerde olur ve ülke kaderini belirler diye.
    ve bence bu hala güzel bi sorudur.

    daha yüzyılın başına kadar bi çok avrupa ülkesinde kadınlar oy kullanamıyordu bi de çocukları kat..demekki toplam nüfusun 2/3 ü oy kullanamıyormuş. 2400 yılda anca gelinen nokta bu.

    hayatta en sevdiğim sestir çatlak ses...demokrasi aynı zamanda çatlak seslere tahammül edebilmek demektir.
    ve alternatif fikir üretmek ya da üretenleri gündeme taşımak anafikri reddetmek demek de değildir.

  7. #22
    Üye
    Pegasus Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.11-2003
    Son Giriş
    09.12-2017
    Saat
    01:35
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    834
    Alınan Beğeniler
    40
    Verilen Beğeniler
    19

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Resurkion o kaçarcasına uzaklaşan gençlerin belki de işleri vardı bilemiyorum. Ama benden çekindikleri kesin. Tabi bu çekinmenin sebebi salt o filmde izledikleri olmayabilir. Sadece akıl yürütüyorum, hani net ve saltık bilgi değil tabi bu.


    Kemal abi yav sana ciddi yazı yazmak da yakışıyormuş he

    Hıncal ın zaten sakatlar konusunda tüm yazılarında panellerde vb tek anlattıgı o ABD macerasıdır. Baska birşey anlattıysa da ben denk gelmedim. Güzel yazmasına gelince. Hıncal ın çok okunması iyi bir yazar olmasından değil aksine hafif konularda yazması nedeniyledir. Güzel yazıları vardır mutlaka, ama bu sakatlar konusunda dişe dokunur bir yazısını ben hatırlamıyorum. Ama genel olarak o kadar parayı sana bana verseler emin ol biz nobeli aday oluruz abicim Hem arada bir güzel yazı yazmak marifet midir yav. Neyse bence sallayalım bu adamı gitsin. O torunu yaşındaki kızlarla yaptıkları üzerine yazılar yazsın dursun.


    Madem sordun ve yeri de gelmişken söyleyelim abicim.

    Geçtiğimiz günlerde Şişli de Cevahir alışveriş merkezindeki devlet tiyatrosu Cevahir sahnesi ne gittim. Sahneye gidilen hol kısmına rampa yapmışlar ve sahnenin olduğu yere cıkabiliyorsun. ama sahneye çıkılmıyor. Bende gişedeki görevlilerden yardım istedim. Adamlar oflaya puflaya cıkardılar sahneye.

    Neyse az sonra oyun başladı. Ben oyuncuların oyunu icra ettikleri sahnenin ucunda duruyorum. Oyunculardan biri içeri girdi ve oynamaya başladı. birden beni görünce şaşkın şaşkın bakakaldı bir anlığına. Bu da nasıl geldi buraya diye düşündü sanırım.

    Neyse oyun fena değildi. Ve inmek için tüm salonun boşalmasını bekledim. İnsanlar şaşkın şaşkın geçip gittiler yanımdan. En son çıkana gişeciyi çağırmasını söyledim. Sağolsun geldiler indirdiler ama bu durum hoş değildi tabi.

    Ben de çıkıp İstanbul devlet tiyatrolarına ve kültür bakanlığına duyarlılıkların en yüksek olması gereken sanat dünyasında engellilere yönelik uygulanan bu başçevirişi kınadığımı ve ilgili sahnelere gerekli düzenlemelerin yapılması gerektiğini vb yazdım.

    Uyuyan güzelin dikkatini çeker mi bilmiyorum ama bu kültürlü bakanlığımızdan tenezzül edilip bir cevap bile gelmedi. Müdürlükten de tabi...

    Gelişmeler ne olur bilmiyorum ama aynı sahnede Nazım hikmeti anlatan bir oyuna bu yüzden girmekten vazgeçtim. Zaten bu başlığı açmama sebep 300 spartalı filmine de o oyuna gitmekten vazgeçtiğim için girmiştim. Tiyatro salonuyla sinema salonları aynı yerde çünkü.

    Taksim Sahnesi ve Aziz Nesin Sahnesi tekerlekli sandalyeler için uygun. Onun dışındakileri bilmiyorum.



    Not: Atatürk konusunda yola geldiysen mesele yok.

  8. #23
    Üye
    hakanarslan Avatarı

    Gerçek Adı
    Hakan
    Üyelik Tarihi
    07.03-2006
    Son Giriş
    29.08-2014
    Saat
    14:31
    Yaşadığı Yer
    Denizli/merkez
    Mesaj
    320
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    BEN PEGASUS a yorumlarında katılıyorum...(film hakkında) sımdı bana anlatmak ıstedıgı konu baslıklarından bırı şu gıbı geldı "engellı ınsanlar dızılerde fılmlerde hep kötü ve haın olarak gosterılıyor" (notırdamın kamburu harıc) ıkıncı konu ıse fılmın bayagı carpıtılmıs olmasıdır.. Eger dıkkat ettıysenız amerıkalıların yunan kulturune olan duskunlugu ve bu konuda yaptıkları fılmlerdır.. (Bence tartısmanın boyutunu PEGUSUs un anlattıgı konudan dısarı cıkarmamak lazım..) bunuda normal karsılamak lazım bır gecmısı olmayan bır ulke degılmı amerıka.. belkıde ıclerındekı gecmıs ve tarıh boslugunu bu yolla kapatmak ıstemektedır..

    ADEM HASGüL(YAZAR VE YORUMCU FILM HAKKINDAKI YORUMU)
    Filme bakalım; 700 Thespiae lı ve 400 Thebesli den hiç bahsedilmiyor. Çok az bir bölümde Arkadyalı oldukları belirtilen bir komutan ve birkaç askeri görünüyor ve filmin sonuna doğru savaş meydanından kaçıyor. Korkak bir tip yaratılmış. Ve çok yalın bırakılmış. Kral Leonidas’ın savaş stratejileri ile ilgili tarihte net bir bilgi olmamasına rağmen 1962 yılında çevrilen filmde bile savaş sahneleri stratejiler üzerine kurulmuş. Ve 700 Thespiae linin katkısı bu filmde vurgulanıyor. Şimdiki filmde hiçbir strateji yok. Stratejideki en önemli unsur olan Kalkan ve Mızrakların önemi çok az verilmiş. Eş Kral Leotychidis hiç yok. Sanki tek kral varmış gibi bir izlenim verilmiş. Diğer Yunan devletleri ile olan ilişki hiç yok. Oysa bu savaşta en önemli unsur Atina ile ilişkilerdi. Yunanlıların tek ulus kavramına bir cümle dışında değinilmemiş bile. Yunan tarihine yazılmış ifadeler bile değiştirilmiş. Savaş meydanındaki Pers elçisi teslim olmaları yönündeki uyarılarına verdikleri tarihi cevaplar değiştirilmiş. Bu savaşta Pers karlı Xerxes’in kardeşinin bu savaşta öldürülmesi gibi ayrıntılar filmde hiç yer bulmamış. Filmin son sahnesinde Kral Leonidas bütün adamlar ile beraber ölüyor ancak tarih kaynaklarında Kralları öldükten sonra Spartalılar onun cesedini Pers Kralına vermemek için çabalıyor ancak hepsi ölüyor.

    yazar arkadasımın yaptıgı yoruma gore bu fılmde aslında yunanlıların tepkı gostermesı lazım.. nedense yunanlılar dan cok ıranlılar tepkı gosterıyor... bu fılmden yola cıkarak ıranlıların yanı fars toplumunun barbar oldugu gıbı bır kanı olussada gercekte boyle bır gorusöne surulemez
    Batı kültüründe, farslar özellikle de Rönesans Avrupa’sında büyük izler bıraktılar. Rönesans Avrupa’sının Endülüs yoluyla İslam bilim ve kültürüyle tanışması buna en büyük örnektir. tarıhtede cok buyuk fılazof ve bılım adamları hep fars lılardan cıkmıstır... Hehamenişiler ve Sasaniler bu devletlerın tarıhı ve avrupaya kazandırdıkları kultur devrımı hala tarıh kıtaplarında yer almaktadır..




Sayfa 2 / 2 İlkİlk 12