Sayfa 4 / 5 İlkİlk 12345 SonSon
Toplam 70 mesajın 46-60 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #46
    Üye
    Rekursion Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.12-2003
    Son Giriş
    18.03-2017
    Saat
    16:40
    Yaşadığı Yer
    Alamanya
    Mesaj
    618
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Baben Mesajı Gör
    "Pozitif ayrımcılığı olmayan, yapılamayan bir ayrımcılığa "AYRIMCILIK diyebilir miyiz?
    Ayrımcılığı "özel" [doğrusu "gerçek"] (tüzel, kamusal olmayan, sivil) kişiler, yani sen-ben-biz yapabilir miyiz? Yaparsak bunun pozitifi nasıl olur? Ondan önemlisi "kıymet-i harbiyesi" ne olur?" diye sormuştum.
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Baben Mesajı Gör
    Gerçek kişinin yaptığı "ayrımcılık" nasıl bişeydir? Örneğin, dolmuş şoförüdür.. Sakat bir arkadaşı dolmuşuna almamıştır. Yani tam anlamıyla "Engelli" yapmıştır! Bi yerde "kamu" hizmeti yapmaktadır. İlgili mevzuatla sorumludur. Yaptığı AYRIMCILIKTIR!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Baben Mesajı Gör
    "birey/kişi/insan ancak ötekileştirme yapar, ayrımcılık yapmaz/yapamaz.. Yapsa bile kimse iplemez.. Ayrımcılığı: Devlet(kamu organları)/tüzel kişiler, kısaca otorite sağlayan kurumlar yapar.."
    en ufak bi kamu hizmeti yapma nietinde olmayan, birey/kishi/insan olarak arabasiyla gayet özel bi shekilde gezmeye cikmish olan ben yaya gecidinde sadece tipini begendigim yayalara yol veririm deyip de, 'tipsiz' yayalarin gecish hakkini ihlal edersem kimsenin iplemicenden (daha dogrusu, ipleme hakki olmadigindan) emin misin? ... walla hic denemedim ama az önce baktim; 50 euro para cezasi ve dört ceza puani alirmishim =)...

    kamu hizmeti yapan dolmush shoförünün ilgili mevzuatla sorumlu tutulmasi ile benim ilgili mevzuatla sorumlu tutulmam arasindaki fark tam olarak nedir?... onun sakat yolcuya yaptigi ayrimciliktir da benim 'tipsiz yayaya' yaptigim degil midir - secebilme hakkimi kullanmish oldugumu iddia edemem heralde? ... eger bunlardan birini veya her ikisini ayrimcilik olarak kabul ediosan pozitifi nedir peki bunlarin?...

    özel/gercek-tüzel ayrimiyla cok da fazla alakasi yok gibi gelio bana, babenjim - bireysel tutumlara ve inisiyatiflere terk edilemicek sosyal shartlar söz konusu oldugunda tüzel kishiler kadar gercek kishilerin de haklari, dolayisiyla da sorumluluk ve görevleri vardir, dolayisiyla da ayrimcilik yapmalari mümkündür...

    ama eger diosan ki, "bireysel tutumlara ve inisiatiflere terk edilemicek sosyal shartlari tespit etme ve yaptirimi konusunda ihmalkar (ya da ayrimci) davranarak toplumun bazi kesimlerini dezavantajda birakan devlet, gercek kishiler tarafindan ayrimciliga ugrayabilme firsatini bile vermio onlara (kendine saklio o zevki )" itiraz edemicem ...


    "positif ayrimciliga" gelince; onun bayragini yükseltmeyi ne kadar önemsedigini biliom, babenjim... ve bu konuyla ilgili yazdigin bütün mesajlarini okumama ragmen isinamadim gitti bu deyime ... eger positif ayrimcilik, ayrimciligin ziddiysa (özellikle de kanun karshisindaki) eshitlik dengesini her ikisi de bozar... biri digerinden daha övülesi degildir... ayrimciligin eserlerini pozitif ayrimcilikla ortadan kaldirmaya calishmak, kani kanla yikamak gibi bishi oluo ... bi bakima da ayricaliklar degil midir zaten ayrimciligi meydana getiren...

    insanlarin temel haklarini, ayrimcilik yapmadan herkes icin garanti altina alma amaciyla yapilan düzenlemelerin ismi "pozitif ayrimcilik" veya "ayricalik" kelimeleriyle tanimlanmamali... hayati önem tashiyan haklarimizdan bile "ayricalik/privilege" diye bahsedilmesini yanlish buluyorum... bi yaya gecidine, bi bisiklet yoluna "pozitif ayrimcilik" demeye ne kadar az ihtiyac duyuluosa, engelli otoparklarina, rampalara da öyle demeye o kadar az ihtiyac duyulsun istiorum... (ayrimcilik yapmamanin ismi de "positif ayrimcilik" oluyo ya, pess walla! diom )...



    selamlar, sevgiler, muckslar ...

  2. #47
    Üye
    iremsu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    17.02-2010
    Son Giriş
    Saat
    Mesaj
    485
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ben bisiklet yolları istiyorum;neden?
    -egsoz dumanı solumaktan bıktım,
    neden?
    -benzin almaya param yok
    neden?
    -bisiklet daha ucuz
    neden?
    -çok şişmanım zayıflamak için ....

    bunlar hakımıdır?

    ben rampa ve bizim gibiler için yol istiyorum.neden ?
    -çünkü FELÇLİYİM!benim için yürümek gibi bişi bu,

    bunlar hakkımıdır?

    bu örneklerden yola çıkarak bence pozitf falanı olmadan ''eşit koşul ''yaratmak adına hakların verilmesi lazım.Hatta vermeyenlere yaptırım yolu açılmalı ...onun dışında ayrımcılık falan denilen şey heryerde heran herzaman var ayrımcılığın pozitifide bence de yatar.BANA GÖRE POZİTİFTİR....sana göre(burdakı sen herhangi bir kişi) ayrımcılığı yaratabilir.

    baben bey,bana göre ayrımcılığı körüklemekten başka ve ayrımcılığı ayrıştırmaktan başka bişiye yaramaz pozitif ayrımcılık.....
    önce haklar verilsin bak!hakkı olanlar haklarını alsınlar gerisi kolay

  3. #48
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Rekursion Mesajı Gör
    en ufak bi kamu hizmeti yapma nietinde olmayan, birey/kishi/insan olarak arabasiyla gayet özel bi shekilde gezmeye cikmish olan ben yaya gecidinde sadece tipini begendigim yayalara yol veririm deyip de, 'tipsiz' yayalarin gecish hakkini ihlal edersem kimsenin iplemicenden (daha dogrusu, ipleme hakki olmadigindan) emin misin? ... walla hic denemedim ama az önce baktim; 50 euro para cezasi ve dört ceza puani alirmishim =)...
    Sen orada bir tür "bireysel suç" işliyorsun.. Bu türünün adı da var hatta: "Kamu düzenini bozma suçu!"

    İşte bunu: "Devlet, (otorite, egemen güç, erk vb.) yaptığı zaman bireysel olmaktan çıkıyor "kamusal" oluyor!.. Büyüklerimiz "devlet suç işlemez(!)" dediği için de topuna birden "AYRIMCILIK" diyorlar, diyoruz..


    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Rekursion Mesajı Gör
    kamu hizmeti yapan dolmush shoförünün ilgili mevzuatla sorumlu tutulmasi ile benim ilgili mevzuatla sorumlu tutulmam arasindaki fark tam olarak nedir?... onun sakat yolcuya yaptigi ayrimciliktir da benim 'tipsiz yayaya' yaptigim degil midir - secebilme hakkimi kullanmish oldugumu iddia edemem heralde? ... eger bunlardan birini veya her ikisini ayrimcilik olarak kabul ediosan pozitifi nedir peki bunlarin?...
    Yukarıda dokundum. Biraz daha açayım.

    Kamu hizmeti yapan dolmuş şoförünü bağlayan mevzuatla seni bağlayan mevzuat birçok yerde aynı değildir! Sen "sakat" yolcuyu ister alırsın arabana, ister almazsın.. Ama dolmuş şoförünün bunu deme hakkı yoktur! O nedenle burada dolmuş şoförü ayrımcılık yapan durumundadır! Ve diyelim ki, dolmuş şoförü de "tipini beğenmediği yayalara" yol vermedi! O zaman orada şoför de bireysel suç işlemiştir.. Cezası neyse öder..

    Ve o şoför de, aynı zamanda gerçek kişi olduğu için; yaptığı ayrımcılığın pozitifini bulmak çok çok zordur! Ancak, mahkemeye verirsin, ceza alır, para cezası olan kısmı pozitif haklarla ilgili yerlere harcanır.. Denklem tamamlanır.. OK?


    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Rekursion Mesajı Gör
    "positif ayrimciliga" gelince; onun bayragini yükseltmeyi ne kadar önemsedigini biliom, babenjim... ve bu konuyla ilgili yazdigin bütün mesajlarini okumama ragmen isinamadim gitti bu deyime ... eger positif ayrimcilik, ayrimciligin ziddiysa (özellikle de kanun karshisindaki) eshitlik dengesini her ikisi de bozar... biri digerinden daha övülesi degildir... ayrimciligin eserlerini pozitif ayrimcilikla ortadan kaldirmaya calishmak, kani kanla yikamak gibi bishi oluo ... bi bakima da ayricaliklar degil midir zaten ayrimciligi meydana getiren...
    'Ayrıcalık'ın "hak" anlamıyla birbirine taban tabana zıtmış gibi görünen bir anlamı daha var:
    a. Başkalarından ayrı ve üstün tutulma durumu, imtiyaz: “Ölüm önünde herkes bir, ayrıcalık yok kimseye.” -T. Oflazoğlu.
    İşte senin burada dediğin "ayrimciligi meydana getiren"dediğin anlamı tam da bu!.. Türkçede vardır öyle kullanıldığı yere göre anlamı değişen bazı kelimeler. Ama bunda benim suçum yok valla. Tamamen masumum

    Evet.. Daha önceleri de pek çok kez tartıştık bu konuyu.. Bir türlü ısındıramadık gitti seni.. Pozitif ayrımcılığın Ekşisözlükte şöyle bir yorum var:
    nicolas sarkozynin ic isleri bakani oldugu sirada verdigi demecler sayesinde fransanin gundemine giren ve hala da cikmamis olan kavram
    (bkz: discrimination positive)
    Olmazsa bunu verelim sana.. Sarkozy'e (mesafece) daha yakınsın bizden.. Bi koşu gidip "ne demek istedin" diye de sorman mümkün..

    Aslında ben de, yana yakıla "illa bu olacak" diye diretmiyorum! Ama TDK'nın tanımındaki mantığı tuttum ve oradan yola çıktım.. Yoksa ister "hak" deyin, ister "hede", ister "hödö"! Bana ne!



    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Rekursion Mesajı Gör
    (ayrimcilik yapmamanin ismi de "positif ayrimcilik" oluyo ya, pess walla! diom )...
    Ona ben de öyle diom da.. Bu deyim/lerin daha net ve anlaşılabilir tanımlarının olması; bir de "biz"den olması gerekir. Yoksa herkes işine geldiği gibi kullanır böyle..

  4. #49
    Üye
    CaMaDaM Avatarı

    Gerçek Adı
    Zekeriya Ünal
    Üyelik Tarihi
    10.11-2006
    Son Giriş
    03.04-2012
    Saat
    14:24
    Yaşadığı Yer
    Adana
    Mesaj
    100
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Negatif ayrımcılıkla ilgili konuşmak istiyorum ben.. Bu konuda kendi kendime oturup bir yazı yazmıştım.. Yazımda da belirttiğim gibi: (Negatif) ayrımcılığın, iştahı bir türlü dinmeyen, vahşi bir yaratık olduğunu düşünüyorum.. Belki bir ejderha.. Sen, ben, o, biz, siz, onlar diye ayırmanın sonu yok.. İnsanlık olarak birbirimize ayrımcılık uygularken, birbirimizi yaftalarken bilmeden bu tek dişi kalmış canavara hizmet ediyoruz..

  5. #50
    Üye
    Rekursion Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.12-2003
    Son Giriş
    18.03-2017
    Saat
    16:40
    Yaşadığı Yer
    Alamanya
    Mesaj
    618
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    "hödö"yü tuttum, babenjim!
    üsgünüm ama hala isindiramadin beni - belki ben seni sogutturabilirim ...



    lafi cok fazla uzatmadan, kisaca ve kabaca tarif edicek olursam ayrimcilik nedir?
    "kashi gözü" sebebiyle bi insana kötü (negatif) muamele yapmak...
    öyle ise ayrimcilik denen illetin pozitifi ancak nasil olabilir?
    "kashi gözü" sebebiyle ona iyi (pozitif) muamele yapmak...
    pozitif ayrimciligi, daha önce ugranilmish olan (negatif) ayrimciligin biraktigi yikintilari tamir etmek icin - yani iyi bi niyetle güzel bi amac icin - kullansan da, o olgunun 'ruhunu' degishtiremessin, babenjim... ikisi de cirkin!... birinde negatif muamele görüosun, digerinde pozitif muamele ama ikisinde de herkesle eshdeger bi insan olmandan cok, "kashina gözüne" borclu oluosun o muameleyi ... ayrimciligi ayrimcilik yapan da budur zaten...

    biriyle digerini gidermeye calishmak, kendini ve insanlari kandirmaktan bashka bishi degil benim gözümde... dahasi; sakincali buluorum... belki cok kisa bi vadede faydali gibi durabilir, ama 'uzun' vadede, bi yeri tamir ediym derken habire bashka yerleri yikarsin bu yöntemle... negatifi dogrudan ayrimciliksa pozitifi de dolayli ayrimciliktir yane - aradaki tek fark budur...

    oysa olmasi gereken, "kashima gözüme", sakatligima veya bunlar yüzünden ugradigim ayrimciligin bana cektirdigi (vah vah tüh tüh dedirten) acilara göre degil, herkesle eshdeger bi insan oldugum temeli üzerinde durarak verilmeli bana haklar... hic kimsenin o acilari bana cektirmeye hakki olmadigina cevrilmeli dikkatler... yani ayrimciilik yapmamaya!!!...

    örn. engelli parkyerleri sakat oldugum icin degil, herkesle eshdeger bi insan olarak o yerlere ihtiyac duydugum icin hakkim olmali... benim o engelli otoparkini kullanabilmem, bashka birinin yaya gecidini, trafik lambasini, otobüs duragini, demir yollarini, (benim cikamadigim) kaldirimlari kullanabilmesindan daha pozitif bi hak degildir!...

    saglam bi cocugun egitim hakkiyla sakatligi olan bi cocugun egitim hakki eshdegerdedir... birininki digerinden degerli degildir!... o haktan faydalanabilmek icin cocugun biri iki düzenlemeye ihtiyac duyar digeri de besh düzenlemeye, ama ikisinin de ihtiyaci eshdegerdedir - ayni derecede önemsenmesi gerekir... ayrimcilikla da pozitif ayrimcilikla da alakasi yoktur bunun!...

    bu yüzden de hic kimsenin cikip sakat cocuga, "sen de cok masrafli oluosun ama haaa! az masrafli olan saglam cocuklara haksizlik oluo bu!" diyemeyecegi gibi, "bakin! biz sakat vatandashlarimiza ne kadar da güsel pozitif ayrimcilik uyguluos; sakat olduklari halde saglamlarin arasina girmelerine müsade edip, saglamlar gibi yashatios (aman allam! ne müthishiz biz böyle!")" demesini de yanlish buluom...


    anlatabilio muyum, babenjim - icimden bi ses "gene anlatamadin, hede, hede, hödö, hüdü..." dio ama? ...

    öbüldün ...

  6. #51
    Üye
    neptune Avatarı

    Üyelik Tarihi
    24.04-2005
    Son Giriş
    04.07-2010
    Saat
    11:05
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    459
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Rekursion Mesajı Gör
    biriyle digerini gidermeye calishmak, kendini ve insanlari kandirmaktan bashka bishi degil benim gözümde... dahasi; sakincali buluorum... belki cok kisa bi vadede faydali gibi durabilir, ama 'uzun' vadede, bi yeri tamir ediym derken habire bashka yerleri yikarsin bu yöntemle...
    Hatta belki de teorik olarak, bu şekilde negatif ayrımcılığın doğal olduğunu kabul etmiş ve bir yönden bunu desteklemiş bile oluyoruz.

  7. #52
    Üye
    ancıl Avatarı

    Gerçek Adı
    selçuk
    Üyelik Tarihi
    09.06-2007
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    17:23
    Yaşadığı Yer
    ankara
    Mesaj
    823
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ben ayrımcılığa kesinlikle karşıyım ama herkesin aynı koşullarda hak sahibi olmasından yanayım, T.C Anayasası eşitlik ilkesi açıkça belirtiliyor. Bazı kişiler; ben eşitlikden yana olduğum için kendi çıkarları için bu durumu kabul etmiyorlar. bu durum beni değil, toplumu ilgilendirir.

  8. #53
    Üye
    Veritas Avatarı

    Gerçek Adı
    Doğa
    Üyelik Tarihi
    20.12-2009
    Son Giriş
    05.08-2015
    Saat
    18:04
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    3.010
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sevgili Baben abicim muck

    Önce bana hitaben söylediklerin üzerine biri ki cümle kurmak istiyorum. Gece vakti de şu pozitif ayrımcılık konusuna giriş yapmayı planlıyorum.

    Örnek verirken ben de gündelik politikalar üzerinden "tü kaka" yapmak istediğim için yapmadım. Sadece milyonların evine en rahat giren tahammülsüzlük örneklerinin en yakın tarihlilerini verdim. Böylesi bir yöntemi izleme sebebim de kağıt üzerinde var olan yasaların uygulamaya geçilememesini pekiştirebilmek içindi.

    Teşekkür ediyorum.

  9. #54
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    "İçindeki ses" doğru söylüyor Rekucum.. Her zaman dinle onu..


    Yaa AYRIMCILIK denilen olayı niye bu kadar basite indirgiyorsunuz, hafife alıyorsunuz anlamıyorum.. Sanki "birileri" istediği için oluyormuş, "ötekiler" istemeyince de kaldırılacakmış gibi..

    Anladım.. Sen "bunları yapınca başımıza kakıyorlar.. Biz de 'Kakılmış'la İtilmiş'i " oynamak istemiyoruz" diyosun..


    Koy bi tarafa "pozitif ayrımcılığı" da, "engelliliği" de.. Beklesinler bi köşede..

    ÖTEKİLEŞTİRME ve AYRIMCILIK canlıların tarihiyle birlikte başlıyor! Ama konumuz "insan" olduğundan diğer canlılar kapsama alanı dışında şimdilik..

    Erkek ve kadın diye iki AYRI cins var mı? Var! Zaman zaman birbirlerini (Ataerkil/Erkek egemen toplumda: erkekler kadınları) dışlamıyorlar mı? Dışlıyorlar.. Töre cinayetlerinden tutun, okutulmayan kadınlardan, kamu yönetimindeki kadın aleyhine olumsuz istatistikten, millet meclisindeki kadın sayısına kadar hemen her alanda 'kadın ayrımcılığı' var mı? Var!

    Canlılar; doğar, büyür, yaşlanır ve ölür! Yaş grupları AYRI AYRI mıdır? Çocuklar, gençler, yaşlılar vb. diye.. Evet! Bu grupların arasında ÖTEKİLEŞTİRME ve AYRIMCILIK var mıdır? Olmaz olur mu?

    Yerkürede ırk çeşitleri var. Sayısını bilmiyorum şimdi.. Siyah, beyaz, sarı, kızıl, buğday tenli, esmer, melez vb. diye AYRIlmışlar.. E.. bunlar makyajla bu hale gelmediklerine göre bunlar (ve yukarıda saydığım gruplar) arasındaki ÖTEKİLEŞTİRME ve AYRIMCILIĞIN doğal olmadığını iddia etmek komik olmuyor mu?

    Duruuuun.. Daha bitmedi.. Hatta başlamadık bile henüz.

    Şurada verdiğim Dünya üzerindeki dinler haritasında 256 din ve mezhep falan varmış.. İrili ufaklı.. Bu AYRIM aşağı yukarı insanlık tarihiyle birlikte başlıyor.. Ve bugünkü haline evriliyor..

    Siz hiç duydunuz mu "benim dinim kötüdür.. Öbürleri iyidir.. Bana gelmeyin.. Onlara gidin" diye abuk bir laf.. Ama eminim ki tersini duymuşsunuzdur mutlaka! Eşyanın tabiatı bu çünkü.. eee.. Bir de bunların yaygınlaşması, çoğalması, güçlenmesi olayı var.. Çıktı mı sana bir "düşmanlık, savaş" gerekçesi daha?.. Peki, bu AYRIMCILIK değildir de nedir?

    Ve başa geldik..

    6500-7000 yıl önce dünya üzerinde ilk SINIFLI TOPLUM oluşmuş! Yani insanın insanı SÖMÜRMESİ çağı başlamış.. Yukarılarda söylediğim "boğaz" meselesi nitelik değiştirmiş.. Can alıcı, her şeyi belirleyen duruma gelmiş.. Salt bunlar yüzünden nice abuk savaşlar yapılmış, kanlar dökülmüş.. Şimdi söyleyin bakalım: Efendi-köle, ağa-köylü, patron-işçi arasındaki ayrımlar ve dışlamalar girer mi bu ÖTEKİLEŞTİRME ve AYRIMCILIK teorimize.. Hem de nasıl!

    Bu arada.. Dinler, ırklar ve sosyal sınıfların karmaşık ilişkileriyle dünya üzerinde AYRI AYRI ulus, ülke, beylik, devlet vb. oluşuyor.., Geçen biyerde rastladım.. Bunların da (dünya üzerindeki devletlerin) sayısı 256.. Zaman içerisinde daha fazla tabii.. Yok olup giden de var, parça pinçik olan da.. O nedenle sayı o kadar önemli değil! Ama her biri haklı ya da haksız SAVAŞLARLA meydana gelmiş, birilerinin EGEMENLİĞİnin söz konusu olduğu alan/lar.. Ayrımcılığın eseri değil midir bu?

    Yani kısaca "kashla, gözle" geçiştirilemiyor.. -Ki- gördüğün gibi, engellilere gelmedim daha.. (İlk yazıda zorunlu olarak sadece 'engellileri' almak durumunda kalmıştım! )


    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Rekursion Mesajı Gör
    ayrimcilik denen illetin pozitifi ancak nasil olabilir? "kashi gözü" sebebiyle ona iyi (pozitif) muamele yapmak...
    Hayır! Kaşı gözü sebebiyle uğradığı ayrımcılığın etkilediği olumsuz durumu bir ölçüde gidermeye çalışmak için verilir o ekstra haklar! Bu ikisi arasında fark var!

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Rekursion Mesajı Gör
    ikisi de cirkin!... birinde negatif muamele görüosun, digerinde pozitif muamele ama ikisinde de herkesle eshdeger bi insan olmandan cok, "kashina gözüne" borclu oluosun o muameleyi ...
    Yine değil! Zaten "esh deger" olmayan insanlara ("eşit koşullarda yaşamadığı düşünülen") sağlanan bir destek o hödö ! Sen (veya başka bir engelli) kendinizi niye ayrı tutuyorsunuz ki engelliler grubundan?
    Tamam haklar eşdeğerdedir ama birisi o hakka ulaşabilmek için daha çok zorlanıyorsa.. Devlet ya da kamu organları (ne güzel ironi değil mi? Ayrımcılığı da yapan kendisi, pozitifini de..) destek vererek o hödöyü hayata geçiriyorlar..

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Rekursion Mesajı Gör
    bu yüzden de hic kimsenin cikip sakat cocuga "sen de cok masrafli oluosun ama haaa! az masrafli olan saglam cocuklara haksizlik oluo bu!" diyemeyecegi gibi, "bakin! biz sakat vatandashlarimiza ne kadar da güsel pozitif ayrimcilik uyguluos; sakat olduklari halde saglamlarin arasina girmelerine müsade edip, saglamlar gibi yashatios (aman allam! ne müthishiz biz böyle!")" demesini de yanlish buluom...
    Bunları diyenler 'beriki'lerse (yani örgütlü, devlet topluluğunun bir üyesi ise) öküzlüğündendir! Onunla ilgili birey değil, bağlı olduğu STÖ'sü ilgilenir.. Hak ettiği cevap itinayla verilir. Devletle o muhatap olur.. Gereken yapılr.. Yok bir 'öteki' demişse yine öküzlüğündendir! Çünkü bir şekilde kendisi de yararlanıyordur bu 'hödö'den.. Onu demesi bile hatadır.. Yine bağlı olunan STÖ'ler kapışırlar..

    Boşuna mı diyoruz sanki "Haydi çocuklar örgütlenmeye" diye?..



    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: neptune Mesajı Gör
    Hatta belki de teorik olarak, bu şekilde negatif ayrımcılığın doğal olduğunu kabul etmiş ve bir yönden bunu desteklemiş bile oluyoruz.
    Yani, muhalefet olsun diye mantığa ters takla attırmak oluyor biraz bu!

    Ayrımcılığın ne derece doğal olduğunu anlatmaya çalıştım yukarıda.. Ama her doğal olan meşru değildir ki!

    Hak anlamlı ayrıcalığın tanımını açarak pozitif ayrımcılığı bir kez daha tanımlayım:

    "Toplumdaki diğer kişiler ile eşit koşullarda yaşamadığı düşünülen belli gruplara, belirli koşullarla haklar tanıyarak onları destekleme."

    Belirli koşullarla tanınan haklara bu denli karşı çıkıldığına göre, aynı mantıkla cevap vereyim:

    Hatta belki de teorik olarak, bu şekilde haksızlığın meşru olduğunu kabul etmiş ve bir yönden haksızlıkları desteklemiş bile oluyoruz.

    Ben beğenmedim Beğenen varsa çıksın öne..

  10. #55
    Üye
    neptune Avatarı

    Üyelik Tarihi
    24.04-2005
    Son Giriş
    04.07-2010
    Saat
    11:05
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    459
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Baben Mesajı Gör

    Ayrımcılığın ne derece doğal olduğunu anlatmaya çalıştım yukarıda.. Ama her doğal olan meşru değildir ki!
    Çok güzel. Zaten söylediğimiz bu işte. Ayrımcılık, doğal ortamda doğaldır; örneğin ormanda farklı filumlara ait olarak filan yaşıyorsak. :

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: neptune Mesajı Gör
    Yırtıcı büyük balıkların davranışlarını hiç incelediniz mi bilmiyorum. Onları sadece iki düşünce motive eder. "Bu yenir mi?" ve "Bu bana zarar verir mi?". Geri kalan her şey önemsizdir ve kurallarını koyup geri kalan her canlıya ayrımcılık uygulayacak kadar güçlüdürler.
    Ama eğer uygar bir toplumda yaşadığımızı düşünürsek; yanlış anlamadıysam, Reku diyor ki; neden - örneğin - hastanelerde acil hastalara pozitif ayrımcılık uygulanmıyor da, basitçe onlar acil serviste tedavi görüyorlar; ya da cerrahi müdahale yapılacak hastalara da, tedavilerinin hap yutan ya da merhem sürünen hastalarınki gibi acısız olmaları için pozitif ayrımcılık uygulanmıyor da, basitçe anestezi veriliyor; ya da neden gözü bozuk olan insanlara pozitif ayrımcılık uygulanmıyor da, SGK gözlük parası ödüyor, vs, vs; ama engellilere "pozitif ayrımcılık" uygulanıyor.

  11. #56
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Valla "Çok güzel."'i okuduğumda "bir noktada olsun anlaşıyoruz" bari, diye sevinmiştim ama.. Sonu gelmedi.

    Son verdiğin örnekler fazlaca spesifik olmuş.. Pek anlayamadım.. Ancak, "SGK'nın gözlük parası öd"emesi kelimenin tam anlamıyla POZİTİF AYRIMCILIKtır işte.. Dahası.. "devlet tarafından desteklenen tüm sigorta kuruluşları bu amaçla çalışırlar", bile diyebiliriz.. Ama güzel yurdumda bunun bile içine ettiler o başka..

  12. #57
    Üye
    neptune Avatarı

    Üyelik Tarihi
    24.04-2005
    Son Giriş
    04.07-2010
    Saat
    11:05
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    459
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Baben Mesajı Gör
    Valla "Çok güzel."'i okuduğumda "bir noktada olsun anlaşıyoruz" bari, diye sevinmiştim ama.. Sonu gelmedi.

    Son verdiğin örnekler fazlaca spesifik olmuş.. Pek anlayamadım.. Ancak, "SGK'nın gözlük parası öd"emesi kelimenin tam anlamıyla POZİTİF AYRIMCILIKtır işte.. Dahası.. "devlet tarafından desteklenen tüm sigorta kuruluşları bu amaçla çalışırlar", bile diyebiliriz.. Ama güzel yurdumda bunun bile içine ettiler o başka..
    Anlaşıyoruz, az kaldı.
    Ama tabii ki SGK'nın gözlük parası ödemesi bir pozitif ayrımcılık değildir. Reku'nun söylediği, devletin kimine üç, kimine beş ihtiyaç giderilmesini sağlayan bir düzenlemesidir. Ama mutlaka gözlük için bir pozitif ayrımcılık örneği istiyorsan; tersine SGK'sı olmayan hastaya devletin yeşil kart vererek gözlük temin etmesini gösterebiliriz.


    İşte beraberce yavaş yavaş doğruyu buluyoruz. Daha önce ayrımcılığın devletle değil, halkla ortaya çıktığını söylemiştim ve buna itiraz edilmişti. Sonra Rekursiyon, kavrama çoğumuzun daha önce bakmadığı bir yönden baktı ve böylece süreç biraz daha aydınlanır oldu.

    Sen demiştin ki:
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Baben Mesajı Gör
    Birçok kesim veya taraf yok ki! Sadece resmî (devlet, otorite, oligarşi, erk ne dersen de) ve sivil toplum söz konusu..
    ...
    ...
    Çoook çeşitli elde ediliş biçimi var bu hakları elde etmenin. Durum neyi gerektiriyorsa o yapılır. Yeter ki; sapına kadar örgütlü bir güç kayağı olan devletle çata çat pazarlık yapan, onurlu bir duruşla mücadele eden örgütlü bir sivil toplumun olsun!

    Ama eğer bu yönden bakarsak; devlet hem ayrımcılık yapıyor, hem de bu ayrımcılığı pozitif ayrımcılık uygulayarak ortadan kaldırmaya çalışıyor. Farkedeceğin gibi bu oldukça anlamsız bir argüman.

    Ben yine tekrar edeyim: Ayrımcılığı yapan senin sivil toplumun zaten. İşte toplumsal yaşamda eşitsizliklerle karşılaşanlar için bu pozitif ayrımcılık kavramı ortaya çıkmış. Pozitif ayrımcılık uygulamasını yapan da devlet.

    Üstelik bu pozitif ayrımcılık uygulaması ise, bu şekilde, toplumların içinde eşitlik olmadığının, insanların birbirlerinin haklarına saygı duymadıklarının bir tescili hatta kabullenişi oluyor. Bir de Rekursiyon'un işaret ettiği sakıncaları taşıyor, hatta kimi zaman farklı kesimlerin birbirine diş bilemesine bile neden olabiliyor. Adı pozitif ayrımcılık uygulaması olduğunda, toplumda kaç kişi engellilerin vergisiz araç almasını haklı görüyor sence?

    Sadece bu şekilde ayrımcılığın düzeltilmeye çalışılması ya da düzeltilebileceğine inanılması ise, aslında, hep şikayet ettiğimiz, toplumun eğitim yerine ceza ile düzeltilmeye çalışılmasının, aynı mantığın, belki de daha zıt bir kavramda ama aynı bakış açısındaki tezahürü olarak ortaya çıkıyor.

    Ancak daha önce de söylediğim gibi, devlet kollektif, mistik, vs bakış açılarıyla göründüğü gibi felsefi, ilahi, soyut, vs bir kavram değil. Onu idare edenler içimizdeki insanlar. Senin yeğenin, benim komşum, Kuyucak'ın oğlunun arkadaşının babası, vs. Hatta bu forumun bile ileride devleti yönetecek üyeleri olacak. Örneğin Pegasus konusunda oldukça ümitliyim.

    O yüzden, eğer ayrımcılığı ortadan kaldırmak istiyorsak, önce toplumdan, yani kendimizden, eğittiğimiz çocuklarımızdan başlamalıyız. Zira toplumsal yaşamda ayrımcılık ortadan kalkmadığı sürece, yine daha önce söylediğim gibi devlet kimi alanlarda pozitif ayrımcılık uygulamaya devam etmek zorunda kalacak; üstelik yine bu pozitif ayrımcılık uygulamaları, devleti o anda idare eden kişilerin bireysel görüşlerine göre şekilleneceği için, kimi ayrımcılıklar devam edecek, kimilerinin farkında bile olunmayacak, kimisi özellikle uygulanacak; özellikle zorla kazanılanlar olmak üzere pozitif ayrımcılık uygulamaları ise, ayrımcılığın toplumda ortadan kalkmasına değil, diğer ayrımcılığa uğrayan guruplar içerisinde güce ulaşan (ya da örgütlenen mi desek ) kesimin ayrıcalık elde etmesine dönüşecek.

    Bundan korunmak için ise, yine daha önce söylediğim gibi ayrımcılık kavramını engellilik, cinsiyet, vs gibi şekilde değil, anlamında değerlendirmek gerek. Bu da, kişide algıda öznel seçiçilik ortadan kalkmadan; yani bir engelli sadece kendi haklarına saygı duyulmasını normal karşılamayıp, aynı zamanda içinde olmadığı diğer grupların, örneğin, hastaların, kadınların, çocukların, tüketicilerin, devoteelerin, eşcinsellerin, satanistlerin, bilim adamlarının (ya da bazı topiklerdeki karşılığı ile darwinistlerin ), ateistlerin, misyonerlerin, vs,vs, yani "herkesin" - çağdaş hukuk kuralları içindeki - tüm düşünce ve davranışlarına ve eşit koşullarda yaşama hakkına da saygı duyulmasını normal karşılayana kadar da içselleştirilmeyecek.

    Nasıl ki toplum düzenini sağlamak, suçtan korunmak için en kolay ama az fonksiyonu olan yöntem ceza ise; ayrımcılığı ortadan kaldırmak için en kolay ama en az fonksiyonu olan yöntem de pozitif ayrımcılık. En fonksiyonel ama en zor olan yöntem ise toplumun daha çok uygarlaşması. Bu kolay mı? Tabii ki çok zor. Biz de hep kolay yolu seçeriz. Ama en azından insanların birbirlerine, büyük ölçüde, ait olduğu gruba, mevkiine, cinsiyetine, parasına, düşüncesine, inancına, cinsel yönelimine, vs göre değil de sadece insan olmasından ötürü saygı duyduğu toplumlar gibi hiç olmassa belirgin bir düzeyde başarılı olmuş örnekleri var. O düzeye yaklaştıkça ayrımcılık da, pozitif ayrımcılık da yavaş yavaş azalacak.

    Sevgiler.

  13. #58
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: neptune Mesajı Gör
    Ben yine tekrar edeyim: Ayrımcılığı yapan senin sivil toplumun zaten. İşte toplumsal yaşamda eşitsizliklerle karşılaşanlar için bu pozitif ayrımcılık kavramı ortaya çıkmış. Pozitif ayrımcılık uygulamasını yapan da devlet.

    Yapma gözünü seveyim.

    Sırf solcu olduğu için Uğur Mumcu'yu, gayrimüslim olduğu için Hrant Dink'i yedek subay olmayı hak ettikleri halde askerliklerini "er" olarak yapmalarını sağlayan SİVİL TOPLUM değil mi?!

    Sakatların işsiz kalmaları da SİVİL TOPLUM yüzünden!?

    Yüksek kaldırımları da SİVİL TOPLUM sarmış başımıza!?

    Sevgili Kuyucak'ın şurada ve şurada sözünü ettiği plaj rampalarını da ilkin yaptırmayan, gündeme getirilmesinden sonra ancak yaptırmak zorunda kalan da SİVİL TOPLUM değil mi?!

    Ya da Sevgili Oya'nın şurada aylardır didiştiği "İzmir Büyükşehir Belediyesi" de SİVİL TOPLUM ÖRGÜTÜ ?!


    Bu kadar basit düşünme lütfen!..



    İlkin, toplumu sivil ve resmî diyerek ikiye ayırıyoruz! (Ayırmışlar zaten de... Biz argüman olarak kullanıyoruz.)

    RESMÎ Toplum (berikiler); tüm devlet organları'ndan (hükümet, yerel yönetimler + tüzel kişilikler (şirketler vb.) ve otoritesi olan güçten (efendi, ağa, patron, şeyh, şıh vb.'den) oluşuyor..

    SİVİL Toplum (ötekiler) da bunların dışında kalan (ama aynı zamanda bu devlet organlarında da çalışabilen) gerçek kişiliklerden oluşuyor..

    Ayrımcılık, maddî sonuçlar doğurmaktadır! Yüksek kaldırımlar ve uygun olmayan binalar yüzünden, okula gidemediği için yeterli eğitimi alamayan ve işe giremeyen sakatlar; askerde subay olamayan gayrimüslimler; çocuk, kreş vb. sorunlarının olacağı için ve 3. sınıf vatandaş olduğu düşünüldüğü için okutulmayan ve işe alınmayan kadınlar vb.'nin her biri MADDİ SONUÇLAR doğurmaktadır ve bunların herbiri devletin sorumluluğu altındadır!.

    "Görüntüyü bozuyor" diye sakat işçiyi işe almayan banka sahibi/sorumlusu/müdürünün de bankası istediği kadar "özel şirket" olsun SİVİL değildir!


    SİVİL TOPLUM üyeleri, başkalarını ancak Ötekileştirebilir (dışlayabilir)!..

    Müslümanlar; Hıristiyanları ve Yahudileri (Satanistleri, ateistleri falan da katabilirsin bunların arasına) Türkler; Kürtleri, Çingeneleri vb., erkekler; kadınları ve çocukları, sağlamlar sakatları ancak karşılıklı olarak ÖTEKİLEŞTİREBİLİR! Ama bunun Ayrımcılık gibi, onunla aynı şiddette MADDİ SONUCU yoktur! Çok çok birbirlerinin dükkânından alışveriş etmezler, evlerini kiraya vermezler, Reku gibi (aslında hiiiiiiiç sanmam da) yol vermezler! Diğerleri de: "çok da tınn" derler.. "Başka dükkan mı kalmadı, başka ev mi yok, başka geçit mi kalmadı" derler.. Eğer şartları gerektiriyorsa güvenlik güçleri devreye girip ceza almasını sağlarlar! Ama bu ayrımcılığa değil, bireysel suç ya da ötekileştirmeye girer!

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: neptune Mesajı Gör
    Ama tabii ki SGK'nın gözlük parası ödemesi bir pozitif ayrımcılık değildir. Reku'nun söylediği, devletin kimine üç, kimine beş ihtiyaç giderilmesini sağlayan bir düzenlemesidir. Ama mutlaka gözlük için bir pozitif ayrımcılık örneği istiyorsan; tersine SGK'sı olmayan hastaya devletin yeşil kart vererek gözlük temin etmesini gösterebiliriz.

    Niye??

    Tanımı buraya alıp irdeleyelim:
    "Toplumdaki diğer kişiler ile eşit koşullarda yaşamadığı düşünülen belli gruplara, belirli koşullarla haklar tanıyarak onları destekleme."
    - Gelir düzeyi yüksek kişiler ile çalışanlar.
    - Belli grup: SGK'lılar
    - Belirli koşullar: Belli bir süre çalışmış olmak, çerçevenin parasının belli bir kısmı vb. koşullar..
    - Haklar: -Burada- Gözlük alımı
    - Destekleme: Devlet destekli bir sigorta kurumunca (SGK) parasının ödenmesi..

    Görüldüğü gibi; daha mağdur, ya da en mağdur, yeşil kart, mor kart gibi kavramlar yok tanımın içinde! Sadece "belli gruplar" var.. Başka belli gruplara da başka haklar tanınarak destekleniyor! Burada "devlet" desteği de önemli şart değil.. O sadece "organizatör".. Sosyal devlet bunun için var zaten! Pozitif ayrımcılığın adil olarak yapılabilmesi için!..

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: neptune Mesajı Gör
    Ama eğer bu yönden bakarsak; devlet hem ayrımcılık yapıyor, hem de bu ayrımcılığı pozitif ayrımcılık uygulayarak ortadan kaldırmaya çalışıyor. Farkedeceğin gibi bu oldukça anlamsız bir argüman.
    Hiç de anlamsız değil! Her şeyi bir SÜREÇ içinde düşünmek o kadar zor mu oluyor yaa?
    Yani devletleri totaliter-demokratik diye ayırabiliyoruz da, zaman içerisinde netgatif ve pozitif ayrımcılığı yapabilen bir kurum olarak niye göremiyoruz? Pozitif ayrımcılığı yasal bir şekilde hayata geçirene kadar devlet de ayrımcılık yapıyor! Sonra maddi kaynağı olan bir SUÇ haline dönüşüyor, ayrımcılık yapması! Burada; 1- Salt devlet değil ayrımcılık yapan! Tüm resmî toplum, otorite olan herkes.. Efendi, ağa, patron, şeyh, şıh vb.. Tüzel kişiler'den söz ediyoruz.. Bir sonraki aşamaya gelindikçe daha önceki düzenin otoritesi birden bire yok olmuyor ki.. Kalıntıları çok uzun süreler yaşayabiliyor. 2- Evet.. Çelişki gibi görülüyor ama değil! Zıtların birlikteliği var çünkü burada! Sentez oluşana kadar geçecek süreç içerisinde çelişkiler devam eder! Edebiyata bile konu olmuştur bu çelişkiler. Tam Aziz Nesinlik denir mesela.. Şimdi de bazı köşe yazarları konu ediyor devletin bu çelişkilerini.. (bkz.Çünkü...* Konu tam ayrımcılık/pozitif ayrımcılık'la ilgili olmasa bile güncel olması bakımından link verdim..)

    Dahası, tüm çalışanların aldığı çıplak maaşları dışındaki sosyal yardım, yan ödeme vb., 65 yaş üzeri muhtaç ve engelli kişilere ödenen 2022 aylığı, evde bakım aylığı, yeşil kart vb. hepsi bu şablonun içerisinde yerini bulur. Yani bunların hepsi POZİTİF AYRIMCILIK için verilir! Devlet bunlarla (kendinin de dahil olduğu) otoritenin ayıbını bir parça örtmek için yapar bunu..

    Kısaca, senin ihtiyaç giderilmesini sağlayan, dediğin düzenlemelere diyoruz zaten POZİTİF AYRIMCILIK diye.. Gözünüzde bu kadar büyütmeyin, lütfen..


    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: neptune Mesajı Gör
    Adı pozitif ayrımcılık uygulaması olduğunda, toplumda kaç kişi engellilerin vergisiz araç almasını haklı görüyor sence?
    Sayı ya da bakış açısı hiç önemli değil! "şeref ekmek bulamazken şerefsiz budu götürdükçe ciger aney içim yanıyor"dur bütün mesele.. Herkese "ekmeğini" hak ettiği ya da ihtiyacı olan kadarını verirsen kimse kimsenin 'ne aldığını' veya 'ne almadığını' sorgulamaz.. Elbette "eğitim" de şarttır. Ama hepsi birlikte çözülmelidir! Sen; iş veremediğin, karnını doyuramadığın elemana yüksek lisans diploması versen kaç yazar?

  14. #59
    Üye
    neptune Avatarı

    Üyelik Tarihi
    24.04-2005
    Son Giriş
    04.07-2010
    Saat
    11:05
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    459
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Hala devleti soyut bir kavram olarak görüyorsun. Bir başka yönden de halkı gerçekçi olmayan bir şekilde idealize ediyorsun. Devlet politikalarını ortaya çıkaranlar uzaylı değil, aramızdaki insanlar. Toplumun hayat görüşü neyse devletinki de odur. Durumlarını olumlu ya da olumsuz olarak değerlendirmeden sorayım; büyük çoğunluk Hırant Dink ya da Uğur mumcu için farklı mı düşünüyordu dersin? Farklı düşünseler verdiğin örnekler mevcut olur muydu sanıyorsun?

    Hadi diyelim ki devleti yönetenler senin istediğin yönde düşündü, ya da istersen zorlandı ve senin bakış açına göre ayrımcılıktan uzaklaştı; ama toplum ne kadar ayrımcılıktan uzaklaştırılmaya çalışılırsa çalışılsın, insanlar farklı düşündükçe başarılı olunmaz. Yani devlet istediği kadar engellilere uygun otobüs getirtsin, şöför eğer bu mantıkta değilse rampayı indirmez. Zorlama ile ceza ile rampa indirtilirse de, o şöför gazı kökler, frene ani basar, yine bir şekilde intikamını alır; ya da devlet senin istediğin gibi kaldırımları beş santim yaparsa, engellileri umursamayanlar arabalarını kaldırımlara bırakır, yine engelliler geçemez. Bu örnekleri istediğin kadar çoğaltabilirsin, bu forumun topiklerine şöyle bir göz atmak yeterli.

    Bir de, ben arabamla kaza yaptığımda, daha önce yaptırmış olduğum sigorta tarafından hasarımın ödenmesi ne kadar pozitif ayrımcılıksa, gözüm bozulduğunda SGK'nın bana ödediği gözlük parası da o kadar pozitif ayrımcılıktır.

    Sevgiler.

  15. #60
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: neptune Mesajı Gör
    Hala devleti soyut bir kavram olarak görüyorsun. Bir başka yönden de halkı gerçekçi olmayan bir şekilde idealize ediyorsun. Devlet politikalarını ortaya çıkaranlar uzaylı değil, aramızdaki insanlar.
    Hiç de bile.. Bu platformda, bu sözü (uzaydan gelmedik sözünü) belki en çok kullanan benimdir.. Ben sadece "devlet ayrımcılık yapmaz" savına karşılık yazmıştım onları.. Halkı eğitecek olan da devlet! Sorumluluğu o almış çünkü.. O zaman benim tek muhatabım devlettir! Eğitim mi, yoksa ceza mı vermesi gerektiğini o düşünsün.. Bana ne.. Haa.. ben üzerime düşeni yapmaya çalışırım.. Olumsuzlukları toparlarım, ilgililere bildiririm.. Ama ne "ceza" verebilirim, ne de zorla eğitmeye kalkışırım.. Benim işim o değil çünkü..

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: neptune Mesajı Gör
    büyük çoğunluk Hırant Dink ya da Uğur mumcu için farklı mı düşünüyordu dersin? Farklı düşünseler verdiğin örnekler mevcut olur muydu sanıyorsun?
    Çoğunluğun nasıl düşündüğü bazen hiç önemli olmayabiliyor toplumbilimde! Hatta onunla dalga geçen bir grafitti vardı.. "B.k yiyin! Milyonlarca sinek yanılıyor olamaz!!" derdi aklımda kaldığınca.. Ve ben bu soru üzerine düşünmem bile! Beni, Mumcu'yu, Dink'i ve bütün toplumu bağlayan yasalar var! O yasalar birine AYRI, diğerine AYRI uygulanırsa bu direkt AYRIMCILIĞA girer.. Çoğunluğun ne düşündüğü kimseyi ilgilendirmez.. O yasaları yapmışlar uysunlar.. Madem uymayacaklar niye yaptılar?

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: neptune Mesajı Gör
    Bir de, ben arabamla kaza yaptığımda, daha önce yaptırmış olduğum sigorta tarafından hasarımın ödenmesi ne kadar pozitif ayrımcılıksa, gözüm bozulduğunda SGK'nın bana ödediği gözlük parası da o kadar pozitif ayrımcılıktır.
    Arabanla kaza yaptığın için, hangi gruba alıyoruz seni? Bak tanımı bir kez daha alayım istersen:

    "Toplumdaki diğer kişiler ile eşit koşullarda yaşamadığı düşünülen belli gruplara, belirli koşullarla haklar tanıyarak onları destekleme."

    "Toplumdaki diğer kişiler"e mi yoksa "eşit koşullarda yaşamadığı düşünülen" (yani mağdur olan, desteklenmesi gereken) gruba mı? Özel arabayla mağduriyet yan yana iyi durmuyor.. Sakın başka yerde söyleme..

    Selamlar..




Sayfa 4 / 5 İlkİlk 12345 SonSon