Sayfa 1 / 2 12 SonSon
Toplam 30 mesajın 1-15 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    bayke Avatarı

    Gerçek Adı
    Kemal
    Üyelik Tarihi
    06.04-2005
    Son Giriş
    07.02-2009
    Saat
    15:10
    Yaşadığı Yer
    İSTANBUL/Beykoz
    Mesaj
    756
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    ..
    Hadi dedim kımılda biraz ,bu dünyanın sonu değil ,iki şarapnelle yıkılmamış adamsın sen, nolmuş çekip gittiyse..
    Aslında eşinin terk etmesinden çok oğlundan uzak kalmaktı onu korkutan..haylazın tekiydi,
    eve barka pek uğramazdı ,anneannesinde kalmayı tercih ediyordu. Üniversite imtihanlarında başarısız olunca tamamen dağıtmıştı kendini.
    Öptüğünü,sarıldığını bir gün saçlarını okşadığını görmedim ama kendine göre çok severdi oğlunu. Bir gün:
    - Keşke vurulduğumda ölseydim, iyi para geçerdi ellerine, belki o zaman yurt dışında bi üniversiteye gidebilirdi bu çakal..! dedi.

    Kahır akşamlarından biriydi bana telefon ettiğinde ,yine sarhoştu, kelimeler ağzından zor çıkıyordu,
    sadece boş odada yankılanan şarjörün sesi net olarak geliyordu kulağıma.
    - Hey na'pıyorsun dedim . Hani söz vermiştin..sarhoşken oynamayacaktın silahla. Anlamadığım bir şeyler mırıldandı.
    ..Ve ard arda boşa düşen tetik sesleri.
    Sonra telefonu kapattı. Geri aradığımda meşgul çalıyordu.
    Son zamanlarda oldukça sık yaşar olmuştum bu veya buna benzer olayları.
    **
    Bilgisayar, hayatımın neredeyse tamamını işgal etmesine rağmen onun hiç ilgisini çekmiyordu.
    Bana geldiğinde sadece soliterde bi iki el fal bakmakla yetinir sonra bundan da sıkılıp kapatırdı.
    Fal bakan insanın hayattan bir beklentisi bi umudu olmalı diye düşünürdüm.
    -Neye niyetlemişdin dedim.
    -Ölüme dedi
    - ...?
    -Açılırsa ecele, açılmazsa tetiğe ..!

    Baktığı sürece hiç açılmadı soliter, ruhunun tüm ağırlığını parmak ucunda toplamayı başardığı bir gece namluyu soktu ağzına emekli subay dostum. Çocukluk ve gençlik arkadaşım.
    On yıl ruhunda taşıdığı ağırlığı tetik taşıyamamıştı.
    Ve sanılanın aksine tetiğin dolu düştüğü o gece sarhoş da değilmiş.
    Ölümden korktuğu, ölüm düşüncesini aklından uzaklaştırmak istediği için sürekli sarhoş olduğunu anladım, geç de olsa..
    İçine sığmaya çalıştığı votka şişesinden onu çekip çıkarma gayretlerim ve baskılarımla, aslında onu bu hayatın dışına ittiğim düşüncesi yerleşiyor kafama ve sanki ölümüne sebep olan benmişim gibi bir duyguya kapılıyorum.
    Böyle bir şubat günü, artık kafasına sığmaz olan beynini karşı duvara yapıştırmıştı İrfan.
    Duvardan seken mermi camı parçalayıp çıkmış ve yıllar sonra ilk defa gün ışığı girmişti odasına.


    Eşi bırakıp gittikten sonra düştüğü yalnızlık ve terkedilmişlik duygusundan kurtulur ümidiyle bi arkadaşlık sitesinden ona profil hazırlamıştım.
    Başlarda benimle dalga geçmesine:
    - Şu sayfaya girmekten vazgeç, bize bi şey çıkmaz oradan demesine rağmen ,her gün heyecanla telefon edip:
    - Bana mesaj yazan var mı? diye sorardı. Sayfada resmi olmadığı için arama esnasında ilk sıralarda yer almadığını söyleyemedim.
    Suratının büyük kısmı parçalandığından beri hiç fotoğraf çektirmemişti.
    Garip isimli bir kan hastalığı vardı, bu yüzden kapsamlı bir estetik de yapılamıyordu.
    Nasıl olsa sanal bir dünya değil miydi orası..kendi resmimi ,hem de en sevdiğim en beğendiğim eski bir resmimi koydum sayfaya. Resmi de o seçmişti..bir oyun oynuyorduk ve hangi kartı atacağımı o söylüyordu.
    Yine de hiç mesaj yazan olmuyordu.
    Başka bir sebepten dolayı telefon ediyormuş gibi arıyor ve öylesine birden aklına gelmişçesine, önemsemez bi ses tonuyla
    - "Hala bana mesaj yazan yok mu ?" diye sorardı.
    Mesaj var deseydim hemen kalkıp gelecekti. Cevabı kendi yazmak istiyordu.
    Bu beklentisine son vermek için, onun beğenilerine uygun bir "kadın" profiliyle siteye üye olup mesaj attım ve ardından telefon edip haber verdim.
    -Sana mesaj var..
    Yine önemsemez bi tavırla :
    -Yarın öbür gün bi ara uğrarım beraber cevaplarız dedi..!
    Bir saat geçmemişti ki kapının önünde duran taksiden indi.
    - Bu taraflarda bir işim vardı da.. dedi.
    Kaygılarını, beklentilerini, meraklarını bildiğim için onun hoşuna gidecek tarzda mesajlar yazıyordum.
    Resmini istemiyordum, evli olup olmadığını sormuyordum, askerlikle ilgili konulara girmiyordum.
    En büyük korkusu karşı tarafın görüşme isteğiydi.
    Tabii mesajlaştığı sürece hiç görüşme teklifi almadı.
    Bu seferde: niye görüşmek istemiyor acaba diye sormaya başladı.
    Hemen bir uzak bir yurt dışı görevi planlayıp kadını oraya gönderdim..!
    Yeni bir kadın ismiyle yeni bir üyelik alıp ona mesajlar yazmaya başladım.
    Sonu belirsiz bi oyuna girmiştim ama umurumda değildi.
    Bu mesajlar onu hayata bağlıyordu.. ya da ben öyle sanıyordum.
    yok yok malesef ben öyle sanıyormuşum.
    Çünkü en umutlu, en sevinçli, en heyecanlı olduğu günün gecesi geldi artık odasına gün ışığı girdiğinin haberi.

    Gündüz gezmeyi özlediğini söylerdi hep.
    Karlı fırtınalı havaları gözlerdi umutla. Ancak o zaman karı ve soğuğu bahane ederek yüzünü atkı ve bereyle sarıp dolaşmaya çıkabiliyordu şehrin aydınlık ve ışıklı sokaklarını. Ancak o zaman karışabiliyordu özlediği kalabalıkların arasına.
    Kimse korkmuyordu ondan yüzü kapalıyken.
    Korkmayanların da acıyan bakışlarından kaçmak zorunda kalmıyordu.
    Çocuklar onu görünce ağlamaya başlamıyordu.
    Hamile kadınlar yolunu değiştirmiyordu.
    - Köpekler bile ürküyor beni görünce..!
    - Isırmıyorlar ama havlayıp, hırlayıp yakınlarında bulunmamamı istediklerini belli ediyorlar diyordu.

    Bu sene kar yağmadı İstanbul'a
    Öyle soğuklar, şiddetli fırtınalar da olmadı.
    Eğer yaşıyor olsaydı, bu kış; iğrenç bir suçlu gibi kaşkol ve beresinin arkasına saklanarak ama özgürce ve rahatça şehrin ışıklı aydınlık sokaklarında dolaşamayacaktı İrfan.

    O bir engelli miydi ?
    Tüm uzuvları yerindeydi. Sadece yüzü yanmış ve parçalanmıştı.
    İnsanlar ondan korkuyor ve kaçıyordu..
    35 yaşındaydı.. 1.90 boyundaydı..yapılıydı..adaleliydi..
    Hani derler ya kapı gibiydi.
    İki üniversite diploması ve iyi derecede İngilizcesi vardı.
    Hareket adamıydı. Evde yaptığı pasif işler doyurmuyordu onu. Çok canı sıkılıyordu.
    Tüm cesaretini toplayarak bi işe girmek için müracaat ettiğini söylemişti.
    Gece işiymiş.. tam bana göre diyordu. Daha onu görür görmez:
    - Özür dileriz biraz önce o kadroya birisini aldık demişler. Ama ertesi günü başka isimle telefon ettiğinde gelin görüşelim demişler.
    Şimdi tekrar soruyorum .Tüm engellilerin yaşadığı sorunlara benzer sorunlar yaşayan bu arkadaşımın engeli neydi ?

  2. #2
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    16:42
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.941
    Alınan Beğeniler
    954
    Verilen Beğeniler
    1.250

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Farklı olmak! Var mı ötesi?

    Sakatlığı olan insanların sorunu, ellerinin-ayaklarının-gözlerinin olup olmaması değil, bu farklılığı bahane eden toplumun onlara karşı (bilerek ya da bilmeyerek) ayrımcı/ötekileştirici/dışlayıcı/engelleyici tutum takınmalarıdır. Bu ayrımcılık bazen iş başvuruları için "sakat olmamak şartı" şeklinde; bazen kamu binalarına ya da halka açık binalara erişememe şeklinde; bazen herkesin yararlanabildiği toplu ulaşım araçlarından yararlanamama şeklinde; bazen okula alınmama şeklinde; bazen kiralayacak ev bulamama şeklinde... olabiliyor.
    Yani sakat olmak kendi başına kişiye hiç bir sorun yaratmazken, toplumsal tutum ve tercihler sebebiyle sakatlar herkes gibi YAŞAYAMAMAKTADIR.
    O dağ gibi İrfan kardşim de farklı olmanın bedelini ödedi işte... Farklıysan, ya sana biçilen rolü oynayacaksın, ya da...
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  3. #3
    Üye
    lady_aylam Avatarı

    Üyelik Tarihi
    22.12-2006
    Son Giriş
    30.03-2008
    Saat
    00:16
    Yaşadığı Yer
    ANTALYA
    Mesaj
    15
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    YA GERÇEKTEN OKURKEN GÖZYAŞLARIMA HAKİM OLAMADIM..SOKAKTA BİLE ÖZGÜRCE DOLAŞAMAMAKKK...ÖZGÜRLÜKDEN BAHSEDİLEN BİR ÜLKEDE ÖZGÜRCE YAŞAYAMAMAK...NEDEN İNSANLAR BÖYLE YA.... NEDEN SOKAKTA HEPSİ BİRER HAKİM EDASIYLA BİZİ SÜZÜP EVE HAPSETMEYE ÇALIŞIYORRR... İRFAN BEYYY KEŞKE SAVAŞSAYDI...NEYSE YA DAHA FAZLA YAZAMAYACAĞIMM.

  4. #4
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Yine döktürmüşsün, Sevgili bayke..

    Bu tür öyküler anlatıldığında Rambo'nun ilk filmi gelir aklıma. Hani şu adı "İlk Kan" olan.

    Vietnam gazisi, üstelik hiç ama hiçbir özrü, sakatlığı vesairesi olmayan (hatta rockyleri çevirecek kadar sağlam vücudu olan) bir savaş gazisinin içinde doğup büyüdüğü topluma geldiğinde sırf gazi oluşundan dolayı dışlandığını anlatan film! Gerçi bir film kurgusu olarak ele alındığında çoğu yerinde abartı vardı. Ama o ilk bölüm yine de bir şeyler anlatıyordu, diye düşünüyorum. (Sonraki bölümlerde suyunu fazla kaçırdılar, o başka )

  5. #5
    Askıda Üyelik
    LaiLa Avatarı

    Üyelik Tarihi
    29.01-2007
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Kalbimin attığı yerdeyim..
    Mesaj
    5.559
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    6

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    içinde bulunduğumuz şartlar ne kadar zor olsada bu engelimizi yaradanımız bizlere hediye etmiş ve ne olursa olsun ayakta durmamız gerek arkadaşlar.bir söz var çoğunuz biliyorsunuzdur.HAYAT KADERE İNAT SENİ SİL BAŞTAN YAŞAYACAĞIM AHTIM OLSUNNNNNNNNNN.

  6. #6
    Üye
    İbrahimkara Avatarı

    Üyelik Tarihi
    05.02-2007
    Son Giriş
    09.02-2007
    Saat
    16:23
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    1
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    OKUYUNCA GÖZYAŞLARIMI TUTAMADIMM. FİLM GİBİ.TIPKI BENİM BAŞIMDAN GEÇENLER.

  7. #7
    Üye
    ikinci bahar Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.07-2005
    Son Giriş
    06.12-2017
    Saat
    21:55
    Yaşadığı Yer
    ankara
    Mesaj
    443
    Alınan Beğeniler
    19
    Verilen Beğeniler
    27

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    İnşllh ikinci hayatı güzel olur..gerçek bir hikaye ise!!
    İrfan ,şarapnelle yıkılmış sönmüş,solmuş bir ruh olmuş..
    O nun engelinin adı öncelikle özgüvenini kaybetmek.
    Özgüveni gitmiş bir insan, ne işe yarar ki?
    Her gün ölmektense bir kere ölmüş ..
    İntihar etmeseydi kaderci olsaydı, suçu kadere atsaydı..
    kaderiyle tanışmış gibi yaşayamamış diğerleri gibi..
    şekilde takılı kalmamak ,özü yakalamak için
    kimse çaba sarfetmez,güzelliği içine sindirir herkes.
    niye edeyim ki hadi öz de kötüyse ?..vakit harcamam ..
    genelde bu düşüncede insanlar
    Ancak total kör olmak gerekir özü sevmek için..
    İrfan burda çok masumda hayat mı bu kadar kötüydü?
    sanmam.
    (irfan ı tenzih ederek söylüyorum isim objesi)

  8. #8
    Üye
    ada Avatarı

    Üyelik Tarihi
    09.01-2007
    Son Giriş
    15.12-2017
    Saat
    17:08
    Yaşadığı Yer
    İzmir/Karabağlar...
    Mesaj
    527
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    3

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    her zamanki gibi yine mükemmel bir öykü...sakın yazmayı erteleme ne olur..çünkü seni okumak,başka bir hyataın kapısını aralamakla bağdaşıyor..güçlü kalemine sağlık..

  9. #9
    Üye
    ayşenaz Avatarı

    Üyelik Tarihi
    13.08-2007
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    ankara
    Mesaj
    44
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    slm bayke
    hikaye çok güzel ama arkadaşının onu yaşatmak hayata bağlamak için çabaları daha güzel ...
    o engelini aşamamış yazık ...
    çünkü hayatta ne olursan ol ister engelli ister engelsiz mücadele her yerde her şeyde bir lokma bie çiğnenmeyince yutulmaz
    o çoktan vazgeçmiş hayatından

  10. #10
    Üye
    aksahin Avatarı

    Üyelik Tarihi
    16.07-2007
    Son Giriş
    18.05-2016
    Saat
    17:01
    Yaşadığı Yer
    ANKARA/KEÇİÖREN
    Mesaj
    948
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    SLM BAYKE ABİ
    ÇOK ETKİLENDİĞİM BİR YAZI DÖKÜLMÜŞ KLAVYENDEN.BELKİ BİR HAYAL ÜRÜNÜ BELKİDE BİR YAŞANMIŞLIK.AMA YÜREĞİMDE İZ BIRAKAN BİR YAZI,BİR DÜŞÜNCE.
    HEPİMİZİN HAYATINDA BUNA BENZER OLAYLAR OLMUŞTUR.AMA BU ÇOK DAHA FARKLI, SONU HÜZÜN DOLU.
    NE KADAR BİZLER ARTIK ÖZÜRLÜ OLMANIN BİZE VERDİĞİ DEZAVANTAJI AŞTIK DESEK TE,YÜREĞİMİZİN BİR KÖŞESİNDE HEP KANAYAN BİR YARA VARDIR ASLINDA.ÇOĞU KEREDE YALAN SÖYLERİZ KENDİMİZİ GÜÇLÜ GÖSTERMEK İÇİN.
    BAZENDE BİZE GÜÇ VERECEK ŞEYLER ARARIZ ETRAFIMIZDA.BU BAZEN RUHUMUZDA DERİN İZLER BIRAKAN BİR YAŞANMIŞLIĞIN TELAFİSİ NİTELİĞİNDE OLUR.BAZEN KARŞI CİNSTE ARARIZ TERKEDİLMİŞLİĞİN TELAFİSİNİ.YADA BİR DOSTTA YİTİRİLEN GÜVEN DUYGUSUNU YENİDEN YAKALAMAKTIR.AMAÇ YASLANMAKTIR SEVGİ VE GÜVEN DOLU BİR HAYATA VE ONU BİZE SUNACAK HER ŞEYE.
    BELKİ BİR HİKAYEYDİ YAZDIKLARIN AMA ÇOK ÜZÜLDÜM.SONU BÖYLE BİTMEMELİYDİ.

  11. #11
    Üye
    bayke Avatarı

    Gerçek Adı
    Kemal
    Üyelik Tarihi
    06.04-2005
    Son Giriş
    07.02-2009
    Saat
    15:10
    Yaşadığı Yer
    İSTANBUL/Beykoz
    Mesaj
    756
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: aksahin
    SLM BAYKE ABİ
    ÇOK ETKİLENDİĞİM BİR YAZI DÖKÜLMÜŞ KLAVYENDEN.BELKİ BİR HAYAL ÜRÜNÜ BELKİDE BİR YAŞANMIŞLIK.AMA YÜREĞİMDE İZ BIRAKAN BİR YAZI,
    bu öykü ve yazdığım tüm diğer öyküler gerçek yaşamdandır
    olağanüstü olan benim anlatım gücümdür :wink:

  12. #12
    Üye
    minerva Avatarı

    Gerçek Adı
    Hatice
    Üyelik Tarihi
    21.03-2005
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    2.522
    Alınan Beğeniler
    13
    Verilen Beğeniler
    8
    Blog Mesajları
    6

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Başlık güzel olmuş çünkü onun engelini adlandırmak zor :!: Bu gerçek öyküyü okurken tek düşündüğüm engelli olmaktan dolayı şikayet yerine şükretmek oldu :? en büyük engel her zaman ruhumuzun,yaşama isteğimizin amacımızın sakatlanmasıdır bence :!: ki o talihsiz kaza sonrasıda İrfan bey in yaşama isteği bedene yaşama gücü veren ruhuda tıpkı yüzü gibi parçalanmış olmalı :cry: ve sonunda sadece sürüklediği bedeninede kurşun skarak hayatını sonlandırmış :roll: Allah kimseye taşıyamayacağı yük vermesin diyebilirim...

  13. #13
    Üye
    delikanlibankaci Avatarı

    Gerçek Adı
    fazlı ayan
    Üyelik Tarihi
    27.10-2007
    Son Giriş
    30.11-2015
    Saat
    23:40
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    97
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Hikayeyi okuyup çok duygulandım.İnsanların bakış açıları toplumun değer yargıları insan sevgi üzerine odaklanmadığı sürece bu tür hikayelerle karşılaşmamız kaçınılmaz görülmektedir.Biz insanı yaratılmışların en üstünü olarak görmessek.Ben yaratılanı severim yaratandan ötürü felsefesini dahi içimize sindiremessek.İnsanları dış görüntüsüne fiziki yapılarına göre değerlendirirsek insanlığımızdan çok şey kaybetmişiz demektir.

  14. #14
    Askıda Üyelik
    tarelif Avatarı

    Gerçek Adı
    Elif Köse
    Üyelik Tarihi
    19.08-2005
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    İstanbul-Erzurum-Gemlik
    Mesaj
    408
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Kendimden örnek vereceğim bu konuyla ilgili. kendimi biraz da olsa İrfan’la bağdaştırdım. İrfan’ın duygularını çok iyi anlayabiliyorum.
    Eskiden ben de hep gizlerdim kendimi, hep ücralarda yaşardım. Siziler fotoğraf karesinde öne çıkıp sağından, solundan el sallayıp, gülümserken, ben hep birilerinin arkasına saklanarak poz verirdim. Şimdi ücralar bazen sığınağım oluyor, kısa süreli ziyaretlerde bulunuyorum ona… İnsanların tiksinerek ya da korkarak davranmaları, çok farklı duygu. Eskiden hep insanlara takılırdım, ne der diye düşünürdüm… Yanılgılar dolu onca sene…
    Bu özgüven eksikliğinden farklı bir duygu… Çevrede dolaşman insanlara zarar veriyormuş, onları çok korkutuyormuş, psikolojilerini etkiliyormuşsun gibi. Doğduğum günden beri böyle öğretilegelen, genetik kodlarıma işlenen, taaa ilkokula kayıt gününden hafsalamda kalan maruz kaldığım hatalı davranışlar… Sadece engelinden dolayı yapamadığın şeyler değil, toplumun koyduğu engeller. Hala da çok karşılaşıyorum korku dolu bakışlarla, bazen Fredy’nin kabusu gibi oluyorum galiba.
    Bu duyguları yenmek uzun zamanımı alsa da, sonunda oldu, muvaffakiyetimi ilan ettim. İrfan gerçeklerle yüzleşmekte zorlandı, dayanamadı, kaçmayı tercih etti. Neden birçoğumuz kaderi, hayatı ya da kısmeti suçlar ki? Belki onlarda bizleri suçluyorlardır, neden olmasın ki?
    İrfan kışın rahat dolaşıyordu, yüzünü örtüyordu demişsin, benim kamufle edecek durumum bile yokken, bazen kral çıplak diyen çocuk misali olaylarla karşılaşırken (sanki durumumu unutmuşum da hatırlatma gereksinimi duyulmuş), heyhat ben zorları sevdim, tercih ettim ve hep sizinleyim, komplikelerde yaşamayı sevdim, düstur ettim kendime. Biraz daha uğraşabilirdin İrfan, zor deyip kesip atmadan, mücadele edebilirdin, ki, senin bayke gibi fedakar arkadaşın varken bu pes etmen neden ki? Onca sıkıntılara göğüs ger yaşa, katlan ama bir anda her şeyi bitir, neden ki?Bayke arkadaşını çok seviyormuşsun,ona ne kadar büyük fedakarlık yapmışsın. Üzülmesin mutlu olsun diye elinden geleni yapmışsın, birçok insan bırak böyle yapmayı aman bana ne demeleri ya da iyice mutuz etmeleri oynarken….

    Not: Acılı günlerimdeyim, işyerinden bir arkadaşımın kendini asıp hayatına son vererek, hazin bir şekilde hayatına son vermesi deruni hislere daldırdı.

    16.01.2008 tarihinde yazdığım bir yazı ancak ekleyebildim.

  15. #15
    Üye
    kitap38 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    03.05-2005
    Son Giriş
    14.11-2017
    Saat
    11:01
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    125
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Çirkinlik nerede biliyormusunuz arkadaşlar, insanların bize karşı dayattıkları ve bu dayatmayı kabul etmemizi istedikleri ve bizim de bunu saçma sapan arbesk duygulara kapılıp kabul etmemizdir. karşımdaki kişiye göre her farklı şekle sahip olabilirim. belki de bu bir gerçek, ben bunu kabul ediyorum ben farklı biriyim, belki de yaşam boyu yalnızlıklar girdabı içinde olabilirim. ama o ve ya herkes beni öyle değerlendirip bana öyle bakıyorlar diye kendimi ne saklarım ne de gizlerim. aksine İNADINA İNADINA gözünün içine girecek şekilde beni rahatsız ettiği şekilde ben de gözünün önünde daima var olmaya çabalarım. zaten o bana karşı biletini kesmiştir. herhangi bir şey kanıtlamak zorunda değilim . ama sadece şunu yaparım yaşamda hakketmiş olduğum nefesi bir başkasına devretmeye hiç niyetli olamam, kusura bakmasın. mademki öyle bir acımasızlık var, o zaman yapılması gereken o acımasızlığa karşı daima duruş sergilemektir. rahatsız olan olmuş benim umrumda değil. yaşamak benim hakkım, kimse bunun için TER dökmemiştir.sonuç olarak hiç bir yere gitmiyoruz arkadaşlar, yaşama hakkımızı sonuna kadar kullanalım. güzelliğini çirkinlerle! paylaşanlara sevgilerimle...




Sayfa 1 / 2 12 SonSon