TEKSAN İnovatif Medikal Ürünler İstanbul, Bursa ve İzmir'de
Sayfa 1 / 11 12345 ... SonSon
Toplam 162 mesajın 1-15 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    15:31
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    57.505
    Alınan Beğeniler
    3.871
    Verilen Beğeniler
    4.124

    Zaten Değerlendirdiniz! 0
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Türk Ceza Kanunu
    "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama
    Madde 216- (1) Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kamunun güvenliği için tehlikeli tarzda kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
    (2) Halkın bir kesimini, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılayan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
    (3) Halkın bir kesiminin benimsediği dinî değerleri alenen aşağılayan kişi, fiilin kamu barışını bozmaya elverişli olması hâlinde, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır."
    UYARI: "Nefret söylemi ifade özgürlüğü kapsamında değildir"
    "İfade özgürlüğü kapsamında, ırkçı ve ayrımcı bir nefreti vurgulayan ifadeler, korumayı gerektirmez. Çünkü başkalarının haklarıyla ilgilidir. Başkalarının haklarının gözardı edilmesiyle ilgilidir."
    "Ulusal, ırksal ya da dinsel nefretin, ayrımcılık, düşmanlık ya da şiddete kışkırtma biçimini alacak şekilde savunulması, yasalarca yasaklanır."
    "Nefret söylemini engellemeyen gazeteci de suç işler"

    UYARI: Aşağıdaki tartışma ayrımcılık ve ötekileştirme zemininde açılmıştır. Bunun dışına taşacak siyasal polemiklere ve sloganlara müsade edilmeyecektir.

    Ötekileştirmek ve Ayrımcılık

    “Ötekileştirme, kendi özdeğerliliğini, başkasının farklılığını kötüleyerek ve kendini överek arttırma çabasıdır.”

    “Ayırımcılık (discrimination), bir kişi ya da gruba yaş, ırk, renk, milliyet ya da etnik köken; cinsiyet, hamilelik ya da medeni durum; özürlülük; dini inanç; cinsel tercih veya diğer kişisel özellikler nedeniyle başka kişi ya da gruplara göre farklı davranılması sonucu oluşur.”
    “Bazı insanların, din, yaş, cinsel yönelim, cinsiyet, sosyoekonomik sınıf, kültür, etnik köken, ulus, siyasi görüş vb. nedenlerle diğer insanlardan farklı muamele görmesi ve çoğunlukla aşağılanması.”
    Bir başka deyişle ayrımcılık, “insanları ırk-dil-din-cinsiyet-sakatlık vb. ayrımı yaparak değerlendirme”ktir.

    “Ayrımcılık, bir kişinin normal günlük yasam etkinliklerine özgürce ve tam olarak katılma olanağından mahrum bırakılması durumunda ortaya çıkmaktadır. Ayrımcılık, işyerinde taciz ya da haksızlığa uğrama; bina ya da tesislere fiziksel erişimin engellenmesi; mal ve hizmetlerden yararlanmadan mahrum bırakılma; uygun barınma ya da konut bulmada zorluklar; ya da sendikaya katılmadan mahrum bırakılmayı kapsayabilir.”

    TCK 122’de ayrımcılık, “kişiler arasında dil, ırk, renk, cinsiyet, özürlülük, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım” yapmak, olarak ifade ediliyor.

    "BM İnsan Hakları Komitesi, 1989 yılındaki 37. Oturum’unda yaptığı 18 No’lu Genel Yorumu’nda ayrımcılığa ilişkin şu tanımı geliştirmiştir; “KomiteSözleşmelerde kullanılanayrımcılık teriminin ırk, renk, cinsiyet, dil, din, politik ya da diğer görüşler, ulusal ya da sosyal köken, mülkiyet, doğum ya da diğer statüler gibi herhangi bir zemin üzerine dayandırılan, ve bütün hak ve özgürlüklerin eşit ölçüde bütün bireyler tarafından tanınmasını, kullanılmasını veya yararlanılmasını kaldırma veya zayıflatma amacına sahip, herhangi bir ayırma, dışlama, kısıtlama veya üstünlük tanıma olarak anlaşılması gerektiğine inanmaktadır” ( U.N. Human Rights Committee ,1989).

    Avrupa Konseyi’nin de, Avrupa İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerin Korunması Sözleşmesine Ek 12 nolu Protokolü benzer bir ayrımcılık tanımı yaparak, ayrımcılığı genel olarak yasaklar. Protokol’daki tanımda; “Kanunda öngörülen haklardan yararlanma, cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasî veya başka görüşler, ulusal ya da sosyal köken, ulusal bir azınlığa mensubiyet, servet, doğum veya başka bir statüden kaynaklanan herhangi bir nedenle ayrım yapılmaksızın sağlanır. Hiç kimse herhangi bir kamu otoritesi tarafından, yukarıda sayılan gerekçelerle ayrımcılığa tâbi tutulamaz” demektedir ( Council of Europe, 2000).
    Ayrımcılıkla mücadele konusu, sosyal dışlanmayla mücadelesi ile de yakından ilgilidir. En fazla sosyal dışlanma tehlikesi altında olanlar; farklı kökenlere sahip kimseler, kadınlar, yaşlılar ve özürlülerdir. İşsizlik, alkol ve ilaç bağımlılığı, fiziksel veya zihinsel özürlülük, ailede rolün azalması vb. nedenler de toplumsal dışlanmaya sebep olabilmektedir."

    Not: Aşağıdaki yazı, Sosyal Grupların ve Ayrımcılığın Kökeni başlıklı yazımın devamı niteliğindedir.

    ****

    Sakatlar da 'Hrant'

    Bülent Küçükaslan

    "Gözümüz başkasını görmeyecek kadar kararmış, ruhumuz başkasını hissetmeyecek kadar yıpranmış, vicdanımız hiçbir şeyden incinmeyecek kadar körelmiş değil" (Füsun Sayek)
    19 Ocak 2007 Cuma günü saat 15:00’da dünyanın en güzel yürekli, en kocaman gülen, en içten bakan, en candan seven kocalarından-babalarından-dedelerinden-ağabeylerinden-dostlarından-arkadaşlarından-komşularından-gazetecilerinden biri, Hrant Dink, öldürüldü!
    O dakikadan beri boğazım düğüm düğüm.
    “Sanki bir yanım eksildi” değil, sahiden bir yanım eksildi. Sekiz sene önce vurulup felç olduğumdan beri bacaklarımın tutmaması gibi, şimdi de boğazımda bir düğüm var, nefes alamıyorum.

    Eğer sizin, bir çift bacağın sadece yürümek için değil yaşamak için de gerekli koşul kılındığı bir durumda ‘bacaklarınız olacak’ aileniz-dostlarınız-arkadaşlarınız-akrabalarınız-devletiniz yoksa, yürüyememek çok acıdır; ve eğer size ‘nefes verecek’ 100 bin ‘Hrant’ınız-milyonlarca vicdan sahibi omuzdaşınız yoksa, nefes almak gerçekten çok zordur.

    Varsa...

    Evet bir yanınız yine dertli olur, ama bu derdin ancak toplumsal bir meseleden kaynaklandığı sürece dert olduğunu, toplumsal bilinç ve tercihler doğru olduğunda dertlerin de ortadan kalkacağını bilir, yaşama kaldığınız yerden devam eder, 100 bin çift ayakla sekiz kilometre yolu yürüyebilir, ve nehirler gibi akabilirsiniz...

    Hrant Ağabey’i uğurlayan yüzbin çift ayak ve milyonlarca yüreği görünce, nedir dedim acaba bunun sırrı, neden Hrant Dink herkesi bu kadar birleştirdi, nasıl oldu da 100 bin kişiyi çatlağına çekebildi ve koca bir ırmak olarak akabildi?

    Bu sorular zihnimi kurcaladığında (şaşırtıcı şekilde) cevap da apaçık ışıldadı zihnimde. İşte o zaman anladım ki, bu işin büyüsü (empati/duygudaşlık kuranlar için) cevapların çok kolay ve açık olarak görülebilmesindeydi.
    Cevap çok açıktı:

    Çünkü O ‘bizden’ biriydi.

    Her nereli olursak olalım, hangi dili konuşursak konuşalım, geçmişimiz ne olursa olsun, ne düşünürsek düşünelim; her ne olursak olalım yani, mutlaka birlikte ve iç içe yaşayalım, dediği için ‘bizden’di Hrant Ağabey.
    Kimsenin kimse üzerinde baskı kurmadığı, hiç kimsenin farklı olan (din, dil, ırk, cinsiyet, sakatlık vb.) özelliklerinden dolayı hor görülmediği, herkesin kendi kültürünü ve değerlerini özgürce yaşayabildiği, ama illa da iç içe yaşayabildiği, rengârenk bir çiçek bahçesi olsun Türkiye’miz, dediği için ‘bizden’di Hrant Ağabey.
    Vicdanı olan birilerini gördüğünde, “Bakın bu benim yaram” diyebildiği, birinin yarasını gördüğünde, “Gel kardeşim, bilirim nasıl sızlar o yara, bilirim o yaranın merhemi yüreklerimizdedir, senin yaran benim yaram” diyebildiği, o kocaman yüreğini herkesten önce ve herkesten daha içten ortaya koyabildiği, “Korkma! Bu topraklar, bu halk, herkese analık eder, herkesin yarasını iyi eder Anadolu” dediği için ‘bizden’di Hrant Ağabey.
    Ayrımcılığa uğrayıp ötekileştirildiğinde, “Tıpkı bir güvercin gibiyim... Onun kadar sağıma soluma, önüme arkama göz takmış durumdayım. Başım onunki kadar hareketli... Ve anında dönecek denli de süratli.(...) Ama tüm bunlar olurken şu gerçeği de tek güvencem sayacağım. Evet kendimi bir güvercinin ruh tedirginliği içinde görebilirim, ama biliyorum ki bu ülkede insanlar güvercinlere dokunmaz. Güvercinler kentin ta içlerinde, insan kalabalıklarında dahi yaşamlarını sürdürürler. Evet biraz ürkekçe ama bir o kadar da özgürce.” dediği için ‘bizden’di Hrant Ağabey.
    Hayatını bu coğrafyada haksızlığa uğrayan, ezilen, aşağı görülen kimliklerin hak mücadelelerine adadığı için ‘bizden’di Hrant Ağabey.

    Neden Sakatlar da Hrant?
    Şimdi biraz bencillik yapıp, O’nu kendime daha yakın hissetmemi sağlayan yukarıda saydıklarımın dışında birkaç ortak noktamızı daha sıralamak istiyorum.
    ‘O’ askerde hak ettiği halde çavuş olamamış mesela, ‘biz’ de ne asker ne polis olabiliyoruz. ‘O’ kaymakam ya da üst düzey bir bürokrat olamıyor mesela, ‘biz’ de olamıyoruz. ‘O’nun nüfus cüzdanına “Ermeni” diye yazılıyor mesela, ‘biz’imkine “sakat”. ‘O’ndan Ermeni diye uzak duruyorlar mesela, ‘biz’den sakatız diye. ‘O’nu ders kitaplarında aşağılıyorlar mesela, ‘biz’i okullara almıyorlar. ‘O’na Ermeni diye kız vermiyorlar mesela, ‘biz’e sakatız diye. ‘O’na rahatça yaşayabilmek için göze batmaması öğretilmiş mesela, ‘biz’e sakatız diye evde oturup verilenle yetinmemiz. ‘O’nu Ermeni diye ötekileştirdiler mesela, ‘biz’i sakatız diye. ‘O’ Ermeni diye ikinci sınıf vatandaşlığa itiliyor mesela, ‘biz’ sakatız diye.

    Ve ‘Ermeni’ sözü de ‘sakat’ sözü de aşağılama ve küçük görme aracı olarak kullanılıyor mesela.
    Ve ‘O’, Ermeni diye öldürüldü mesela!
    ...
    ...
    ...

    Yürüyebilmek için iki koltuk değneği kullanmak zorunda olan bir arkadaşımız, bir süre önce bir çocukluk anısını anlattı.
    Beş-altı yaşlarındayken, yeni taşındıkları ahşap evin önünde oturmuş, “belki birisi gelir çağırır” diye umarak, karşı arsada oyun oynayan mahallenin çocuklarını izliyormuş. Arada bir çocukların kaçamak gözleri takılıyormuş bizimkinin koltuk değneklerine, ama ne gelen varmış ne de çağıran.
    Arada onların meraklı bakışlarını hissettiğinde bizimkisi, kulaklarını daha bir “dört açıp, ağızlarından çıkacak bir ‘gel’ kelimesi”ni bekliyormuş umutla; ama yok yok yok!
    Beklemeyi sürdürmüş...
    Derken iki çocuk koşarak yanına gelmiş. Bizimkinin yüreği heyecan ve mutlulukla pır-pır atmaya başlamış tabii.

    - İsmin ne?
    - Musa
    - Seni tanımıyoruz, yeni mi geldin?
    - Evet.

    “Bir yandan da çocuklar biraz çekimser biraz da merakla koltuk değneklerime dokunuyorlar...
    Onlar beni incelerken, ben de nice umutlar çıkartıyorum derinlerden.
    Ama her şey kararıyor birden!
    Koltuk değneklerimi çekiyorlar aniden!
    Düşüyorum önlerinde!
    Bedenimde acı, kulaklarımda kahkahalar, ama en çok da yüreğimde sancı!
    Sadece iki koltuk değneği yüzünden eğlence oldum mahallenin çocuklarına.
    Ağlıyorum, ve ilk o zaman engelli olduğumun farkına varıyorum”

    Hasılı... Sadece iki koltuk değneği yüzünden mesela! *

    ***
    Her şeye karşın Hrant Ağabey’in sanırım en belirgin özelliği, sürekli ve amansız bir umut adamı olmasıydı. Biz de öyle bitirelim...
    Yaşar Kemal’in Ölmez Otu romanında, köyde bir başına bırakılan Meryemce Ana’ya haykırttığı gibi,

    • “Kokusuna kurban olduğum insanoğlu, kokusuna kurban olduğum insanoğlu, kokusuna kurban olduğum insanoğlu.”
      “Cenneti tümden verseler insansızsa vizzo istemem. Cehenneme atsınlar, insan varsa can kurban. İnsansız dünya batsın.”
    “Kendini hâlâ insan hissedebilenlerin başı sağ olsun.”


    * Nazi Almanya'sında 200 bin sakat ve hasta İNSAN, üstün ırkı bozuyorlar/kirletiyorlar gerekçesiyle öldürüldü.

  2. #2
    Üye
    naska Avatarı

    Üyelik Tarihi
    04.08-2005
    Son Giriş
    02.11-2015
    Saat
    08:47
    Yaşadığı Yer
    Petrol Kentli..
    Mesaj
    76
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0
    Özgürlükleri kısıtlayan her türden gerici zihniyeti her yerde ve her zaman yerle bir etmesini bilelim. Bu uğurda Hrant Dinklerin niçin aramızdan alındıklarını unutmamak kadar, özgürlük ateşiyle, esaret altında tutulmaya çalışılan insanlığımızın onurlu yürüyüşlerine sahip çıkmak, vicdanı olan her insanın olmazsa olmazı olmalıdır....

    Evet hepimiz birer HRANT DİNK olmalıyız....destekliyorum..

  3. #3
    Üye
    harme28 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    22.01-2007
    Son Giriş
    10.10-2007
    Saat
    11:05
    Yaşadığı Yer
    GİRESUN
    Mesaj
    16
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0
    Bülent bey demişki sakatlarda hrand dink .nedemek sakatlarda hrand ben kendi adıma hrand ın öldürülmesini kınıyorum ama hrand dinkin hiç bir fikrine katılmıyorum,hrand dink in konuşmaları öyle son yazdıkları gibi değil.ben sakalatım ama hrand değilim olmakta istemem.hrandla bizim ne alakamız var.

  4. #4
    Üye
    naska Avatarı

    Üyelik Tarihi
    04.08-2005
    Son Giriş
    02.11-2015
    Saat
    08:47
    Yaşadığı Yer
    Petrol Kentli..
    Mesaj
    76
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0
    harme28 demişki..
    Bülent bey demişki sakatlarda hrand dink .nedemek sakatlarda hrand ben kendi adıma hrand ın öldürülmesini kınıyorum ama hrand dinkin hiç bir fikrine katılmıyorum,hrand dink in konuşmaları öyle son yazdıkları gibi değil.ben sakalatım ama hrand değilim olmakta istemem.hrandla bizim ne alakamız var.
    seninde fikrine saygı duyarız..sende oyle düşünüyorsun..

  5. #5
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    15:31
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    57.505
    Alınan Beğeniler
    3.871
    Verilen Beğeniler
    4.124

    Zaten Değerlendirdiniz! 0
    harme28 ve engin934, Allah'a salarak soruyorum: ilk mesajın tamamını okudunuz mu?
    Türklük-Ermenilik-Memetlik-Hrantlık değil burada tartıştığımız şey.

    Elbette hepimiz Türk'üz, hepiniz Türk'sünüz, zaten onun için bunu söylüyorsunuz, söylüyoruz. Ermenilerin böyle bir şey söylemesine gerek yok ki.
    "Hepimiz Ermeni'yiz" demek, "Acınız bizi birleştiriyor, size empati duyuyoruz" demek.
    Bunu nasıl anlamazlar?
    1963 yılında ABD Başkanı John F. Kennedy sıkıntı içindeki Berlin'e gitti ve konuşmasında:
    "Ich bin ein Berliner!" (Ben de Berlinliyim) dedi. Amerikalılar ona "Hayır, sen aslında Bostonlusun!" diye itiraz ettiler mi?
    1993 yılında Almanya'nın Solingen kasabasında altı Türk'ün aşırı milliyetçiler tarafından yakılması üzerine sokaklara dökülen Almanlar 'Hepimiz Türk'üz!' diye haykırdılar. Acaba onlara 'Hayır siz Alman'sınız!' diyen oldu mu?
    Avrupa'nın çeşitli yerlerinde zencilerin ırk ayrımcılığına kurban gitmeleri üzerine 'Hepimiz zenciyiz!' sloganları atıldı. Acaba onlara, 'Hayır siz beyaz derilisiniz' diye karşı çıkıldı mı?
    Bu sloganlarla kimse ikamet, renk, milliyet ya da din değiştirmiyordu ki! Sadece haksızlığa uğramış olanlara empatiyle bakıyor, kör nefreti kınıyor.
    Bu kadar basit bir şeyi anlayamayanlar başka herhangi bir şeyi anlayabilirler mi, doğrusu bilmiyorum. Belki de bal gibi anlıyorlar ama anlamamış numarası yapıyorlar.
    H.Ş.
    bir alıntı da empati (duygudaşlık) üzerine: "empati genel olarak; diğeri'ni "diğeri" olarak anlamaya ve onun potansiyellerini tahmin etmeye yönelik çaba harcamak, kendini diğerinin yerine koyabilme kapasitesidir. Bu çaba, bireyin kendini merkeze alarak dünyaya ve dolayısıyla diğerine bakmak yerine, kendinden çıkarak diğerinin bakış açısına yerleşmesini gerektirir.."

    Birisi ağlarken onunla ağlamak, düştüğünde kaldırmak, "hadi dayan" demek... hele hele de bizler gibi çok sık "düşen" ve "ağlayan" (sakat) insanlar için o kadar da zor olmasa gerek!?

  6. #6
    Üye
    aymesel Avatarı

    Üyelik Tarihi
    18.12-2006
    Son Giriş
    11.05-2009
    Saat
    00:37
    Yaşadığı Yer
    Bursa Osmangazi Setbaşı
    Mesaj
    11
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0
    Harme 28 , Engin 934 , Selda Akdağ'a tamamen katılıyorum.

    Hayatta herkese saygılı olmaya çalışırım ve herkesin de herkese saygılı olmasını isterim.
    Bu üzücü olyı da sonuna kadar kınıyorum.
    Ama olayların da birbirine karıştrılmamasını isterim kendi adıma ; sakatım ama bir başkasının adını almaya onunla özdeşleşmeye ihtiyacım yok derdimi anlatabilmek için. Tam tersine olayları birbirine karıştırmayalım ki ; durumumuzu net ifade edeblelim. Bence bize ayrımcılık yaplımıyor ; anlaşılmıyoruz. Bunun için de durumumuzu doğru ifade edebilmeliyiz.

  7. #7
    Üye
    ümit81 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    27.04-2006
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:32
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    28
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0
    Alahın verdiği canı ancak Allah alır.Her türlü şiddete karşıyım Ama Engin934 e katılıyorum....

  8. #8
    cem
    Misafir Üye
    cem Avatarı

    Zaten Değerlendirdiniz! 0
    Bir konu açılıyor...
    Aynı saatlerde konuya muhalefet etme cesaretinde olacaklar için tehdit duyurusu yapılıyor...
    Hiç kimsenin kimsenin canını almaya hakkı yoktur.Bizim insanlarımızda onların topraklarında binlerce kere öldü.Ama onlar hepimiz birer Türküz demedi,demezde...
    Yani ya hrank kişiyi seveceğiz,yada siteden gideceğiz.
    Muhalefet eden,yallah tazyik...
    Ben bir hrank değilim diye atılacakmıyım şimdi bu siteden?
    Ayrımcı kim şimdi?
    Benim benimsemediğim bir kişi ile özdeştirilmem isteniyor.
    Ermeni kişiye kız verilmiyor iş verilmiyormuşta,sakatada verilmiyormuş,aynı şeymiş...
    O insan vatanına gider ve kızda alır işte kurar komutanda olur.
    Sakatın ayrı vatanımı var?

    Ben bu ülkede sakatım...
    Bu ülkede işte buldum,aşta,eşte...
    Şimdi,ya ben sakat değilim,yada sakatım ve sizin önyargılarınız acımasız.
    Vallahi bravo...
    Hrankı ya benimse,yada siteyi terket deniliyor.

  9. #9
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    1.628
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: cem
    Bir konu açılıyor...
    Aynı saatlerde konuya muhalefet etme cesaretinde olacaklar için tehdit duyurusu yapılıyor...
    Hiç kimsenin kimsenin canını almaya hakkı yoktur.Bizim insanlarımızda onların topraklarında binlerce kere öldü.Ama onlar hepimiz birer Türküz demedi,demezde...
    Yani ya hrank kişiyi seveceğiz,yada siteden gideceğiz.
    Muhalefet eden,yallah tazyik...
    Ben bir hrank değilim diye atılacakmıyım şimdi bu siteden?
    Ayrımcı kim şimdi?
    Benim benimsemediğim bir kişi ile özdeştirilmem isteniyor.
    Ermeni kişiye kız verilmiyor iş verilmiyormuşta,sakatada verilmiyormuş,aynı şeymiş...
    O insan vatanına gider ve kızda alır işte kurar komutanda olur.
    Sakatın ayrı vatanımı var?

    Ben bu ülkede sakatım...
    Bu ülkede işte buldum,aşta,eşte...
    Şimdi,ya ben sakat değilim,yada sakatım ve sizin önyargılarınız acımasız.
    Vallahi bravo...
    Hrankı ya benimse,yada siteyi terket deniliyor.
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: OturanBoğa
    Değerli Arkadaşlar,

    Bundan böyle bu siteye IRKÇI, SALDIRGAN VE KIŞKIRTICI mesaj yazan kişilerin üyelikleri hiç bir açıklama yapmaksızın silinecektir.

    BU SİTE BARIŞTAN, ÖZGÜRLÜKTEN, EŞİTLİKTEN, KARDEŞLİKTEN TARAF, AYRIMCILIK KARŞITI BİR MİSYONA SAHİPTİR.
    Bu temel İNSANLIK ÖZELLİKLERİNİ RUHUNDA BARINDIRAMAYAN kişilerin bu sitede yeri yoktur.
    Kendisini bu değerlerin dışında gören her kim varsa, bir saniye bile burada durmasın ve üyeliğini iptal ettirsin...

    Ve bu konuda en küçük bir taviz verilmeyecektir.

    Engelliler.Biz Site Yönetimi
    E.. Pes yani Cem.. Buradan o anlamı çıkarmak için çok uğraştın mı? :evil:

    Muhalefet etmek "IRKÇI, SALDIRGAN VE KIŞKIRTICI mesaj yaz"makla mı oluyor sadece?

    "ÖZGÜRLÜKTEN, EŞİTLİKTEN, KARDEŞLİKTEN TARAF, AYRIMCILIK KARŞITI" muhalefet yapılamıyor mu?


    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: schatzzz
    HERKESİN FİKİRLERİ VARDIR HERKES DE FİKİRLERİNİ YAZABİLECEK KADAR DA ÖZGÜR Bİ YER SANIYORUM BU FORUMU VE BEN BÖYLE BİŞEYE ASLA KATIMIYORUM. ...
    "IRKÇI, SALDIRGAN VE KIŞKIRTICI" fikirleri yazmakla ne elde edeceksin, onu merak ettim. :roll:

    Özgürlük; isteyenin, istediği yerde, istediği zaman, istediği şeyi yapma hakkı değildir. Böyle bir şey, dünyanın hiç bir yerinde YOKTUR!




    Not: Sevgili Gökhan, mesajımı hazırlarken sen benden önce davranmışsın. Değiştirmeye gerek görmedim. Ayrıca uzun bir aradan sonra hoş geldin.

  10. #10
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    756
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0
    Beni tam beş yaşımda anaokulunda kendi halimde bir çocukken alıp özel bir izinle okula başlattılar Almanyanın Hamburg şehrinde.

    Neden bunu yaptıklarını anlatmak uzun bir hikayedir de o okula ilk gidişimi hiç unutmuyorum .

    Öğretmenim benim elimden tutarak sınıfın ortasına getirdi, ve beni sınıftaki diğer çocuklarla tanıştırdı.Sınıftakilerden tam iki yaş küçüktüm ve oldukça çelimsizdim de.

    Sınıfa girer girmez gözüm sadece bir şeye takıldı. Tanrım!!!! ne kadar güzel bir kızdı o.... Lacivert gözlü, simsiyah saçlı beyaz tenli sanki tanrının özenle yatrattığı müthiş varlık lacivert gözleriyle bana bakıyordu.

    İçimden, öğretmenin beni bu kızın yanına oturtmasını diledim. Ve Tanrı dileğimi yerine getirdi. Adının Anita olduğunu işte o zaman öğrendim.

    Bak Anita sen de yabancısın, Sanem de Türk, beraber oturun çok daha iyi anlaşacağınızı düşünüyorum.

    Beş yaşında ilk red edilişim Anita sayesinde oldu. Bunu daha öncede yazmıştım. Red etmek üzerine dünya görüşü ve sanat bölümünde.

    Asla asla ben onunla oturmam diyebilmişti Anita bana. Yıllarca bunun nedenini merak ettim durdum. Hiç bir şey yapmamıştım. Sınıftan daha içeri yeni giriyordum, ne yapmış olabilirdim ki!!!!

    Daha sonra Türkiye ye dönüp ilkokula devam ettiğimde bunun nedenini anlayacaktım öğretmenimizin Kurtuluş Savaşını anlatma seanslarında.

    Yunanlılar bizim düşmanımızdı.....

    Anita da Yunanlıydı....

    Hepimizin yaptığı bir çok yanlış var .... Bizim yaptığımız yanlışlığı başkaları yapmıyor mu dersiniz????

    Şimdi ben bu başlıkta yazılanları okuyunca neyin tartışıldığını anlamakta zorlandım.Devam etsin bakalım düşünceler, meydana dökülsün incilerimiz birer birer de aydınlansın benim için ortalık belki o zaman bende işin içinde olurum.

    Ancak bu haliyle gerçekten ne yapılmak istendiğini anlayabilmiş değilim.

  11. #11
    Üye
    Grafiker Avatarı

    Gerçek Adı
    Fatih
    Üyelik Tarihi
    04.07-2005
    Son Giriş
    03.06-2010
    Saat
    01:44
    Yaşadığı Yer
    Samsun
    Mesaj
    158
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0
    Dünkü yazımda ne vardı bilmiyorum silinmiş.Mesele değil.

    Allah aşkına kimse Türkiye de Türk olmayanların ezildiğini ayrımcılık yapıldığını söylemesin.Eğer ayrımcılık yapılsaydı kimse ülkemizde yaşıyan ermeni, rum unsurlarından behsedemezdi..Aslında ayrımcılık yapıldı.Ayrımcılığa uğrayanlarda bizzat Türkler olmuştur..Hırant Dink'e gelen tepkiler sanki ermeni olduğu için geldi.Bu tepkinin nedeni yazdığı yazılardır.Dınk'i yazdığı "Türk"ten boşalacak o zehirli kanın yerini dolduracak temiz kan, Ermeni'nin Ermenistan'la kuracağı asil damarında mevcuttur." yazısıyla tanıdı.Bu çevreler ayrımcılığı öyle körüklediler ki yaptıkları yetmiyor ki artık 301. maddeyide kaldırın diyorlar.Orhan Pamuk taziye evinden çıkar çıkmaz Dink'in katili 301. maddeyi savunanlardır demedi mi? Alın size ayrımcılık alın size ötekileştirme..Hiç kimse olayların bu noktaya nasıl ve kimler tarafından getirildiğini söylemiyor.Ayrımcılık yapmayın diyenlere bakıyorum Ağızlarında Türk'ten başka herkez var.Ama yaptıkları ve söyledikleri çok doğal karşılanıyor.Akıllarına gelen herşeyi söyleyecekler ama sen cevap vermeyeceksin kendini savunmayacaksın.Konuşuncada aşırı milliyetçi olacaksın.Milliyetçiliğin Kötü örneklerini bu coğrafyada bulamaz kimse.Etnik yapısından dolayı haksızlığa uğradığını söyleyenler tam tersi bu ülkede en rahat eden,düşündüğünü rahatça söyleyen çevrelerdir.

    Bir Söz vardır "Bana dostunu söyle, Sana kim olduğunu söyleyeyim" diye. Dink'i, Cenazesinden sonra ortaya çıkanlar sayesinde çok daha iyi tanımış olduk.Dikkatimi çeken ise bu insanların hep etnik ayrımcılıkla ve ötekileştirme çabaları ile ön plana çıkanlar olduğu.

    Dünyanın hiçbir ülkesinde azınlıklar Türkiye'de ki kadar rahat değildir.Nerde olursan ol insanların farkındalıklarını alttan alta kaşır insanları sen busun sende şu, siz 1 değil 5 siniz, 1000 yıldır aynı topraklarda yaşıyorsunuz ama senin birde yurdun vardı.AAA nasıl unutmuşum buda bayrağın derse...Kimse sana aferin devam et, istediğin gibi düşün ve yaşa demez.

    Engellilerle Dink'in aynı kefeye konması konusuna gelirsek.İdda ediyorum Dink çok daha rahat yaşıyordu.

    gokhanBu ülkede yaşıyacaksak kurallarada uyacağız.Bu kurallarda sen-ben diye ayrım yapmaz.Ayrımcılık olmasın diyosunuz ama "çiçek bahçesi, sayısız kimlikten örülü coğrafya" cümlelerini dile getirmekten de geri durmuyorsunuz..Bunların yerine "Etle tırnak olmuşuz"u tercih ederim.

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Baben
    Özgürlük; isteyenin, istediği yerde, istediği zaman, istediği şeyi yapma hakkı değildir. Böyle bir şey, dünyanın hiç bir yerinde YOKTUR!
    Babür abi buna sonuna kadar katılıyorum.Bu sadece cem ve schatzzz için geçerli değil sanırım.

    Engelliler.biz yönetiminden "Irkçılık" nedir? açıklaması istiyorm mümkünse.

  12. #12
    cem
    Misafir Üye
    cem Avatarı

    Zaten Değerlendirdiniz! 0
    Sevgili baben abi,
    Ermeni bir kişi ile özdeşleşmek istemediği yazınca,neyle suçlanacağımki başka?
    Ben nekadar arındırılmış yazarsam yazayım,yekünde ırkçı olacağım.
    Şimdi soruyorum,ben yazıdaki kişi ile sırf sakatım diye aynı kareye sokulmaktan hoşlanmıyorum.Bu düşünceye tamamen karşıyım.Saldırgan,kışkırtıcı ve ırkçımıyım?
    Elma elmadır,armut armut.
    Bir elma olarak,aslında hepimiz armutuz demek istemiyorum.
    Elmalığımı seviyorum diye,elmacı denecek.İyide,ben elmayım yahu...
    Ölen kişinin siyasi kimliği okadar önplandaki,biz nekadar bulaşmak istemesekte siyasi kısmına,başarmak nekadar mümkün?

    1 yılda 365 gün vardır.
    Ve bu 365 günün en az 35 gününde,dünyanın herhangi bir noktasında kabul edilen,oya sunulan,sunulması istenen gibi değişik başlıklar altında,ermeni soykırım tasarısını izliyoruz.
    Yani 10 günde bir,bizimle uğraşanlar aslında o milletin insanları.Kötü günler,düşmanlıklar geride bırakılmaktansa,bütün dünyada yankılandırmayı seçen onlar.Yardımına koştuğumuz lübnan bile soykırımı kabül etmiş.Bu kadar suyu bulandırmasalar,belkide bitecek bu nefret.
    Peki,her fırsatta tazeleyen ve her ülkenin anayasasına bu eski defterleri açan kim?
    İnsan insandır...
    Gönül isterki,savaşarak-yıkarak-mahvederek yaşayacağımıza,herkes kendi sınırları içinde uslu uslu otursun,yarınlarına baksın.
    Ama kimse rahat durmuyorki.
    Lübnan nereeeee,ermini soykırımını kabül ettirecek ermenistan nere.
    Dünyanın bütün ülkelerine bizi kötülemeleri ana damarları olan milletlerin insanını sevemiyoruz diye,ırkçımı olacağız?
    Sevmiyorum,sevemiyorum kardeşim...
    Biz ülke olarak,kimin nesinin tasarısı peşindeyiz,varmı bir örneği?
    Sırf bacağım 4cm kısa diye,tarih boyunca bizi çekememiş milletin insanları ile aynı karede yakıştırılmaya tahammül edemiyorum.
    Kaldıki,bu ülkede ticareti engellenmeyen birsürü yahudi-ermeni-rum vs. birsürü insan var.
    Kız vermiyorlar,iş vermiyorlar komik.
    Adamlar yüzlerce holding kurmuş,şakır şakır ticaret yapıyorlar memlekette.Kim ne diyorki?
    Hiçte bile ayrımcılık yapılmıyor.
    Burda markamı sayalım,birsürü şirket aslanlar gibi ticaretinide yapıyor,kimsede onlara sen ermenisin rumsun bilmemnesin demiyor.
    Zırt pırt dünya coğrafyasında tasarı diye yırtınmasalar,hangimiz yaşam savaşına düşmüşken 100 sene önceki günlerin derdini güdeceğiz.
    Bir tüp olmuş 38ytl.
    İnsanlar ekmek kavgasında işinde gücünde.Akşam evine gelip bebeğini severken haberlerde izliyor,fransa kabul etti,amerika görüştü,italya kaşındı,almanya hapşırdı bıdı bıdı ermeni tasarısı bilmemnesi.
    Milletin hayatına ayrımcılığı sokanlar,bizi beğenmiyor sonra.
    Bu ne perhiz,bu ne lahana turşusu...
    Ben hiçbir insanın dinine,milletine saygısızlık etmiyorsam,onlardanda o saygıyı beklerim.
    10 günde bir bizi vahşi diye tescillemek için debelenen bir milletin bize saygısımı var?Bize yapılanlar için,bizim kadar utanıyorlarmı?

  13. #13
    Üye
    berfin Avatarı

    Üyelik Tarihi
    07.06-2005
    Son Giriş
    17.03-2023
    Saat
    04:05
    Yaşadığı Yer
    dünya
    Mesaj
    98
    Alınan Beğeniler
    9
    Verilen Beğeniler
    31

    Zaten Değerlendirdiniz! 0
    Haftanın konusunu okuyunca ilk aklıma gelen şey konunun farklı yerlere sürükleneceği.Yapılan yorumlarda görüyorum ki tahminimde yanılmamışım ve önümüzdeki günlerde bu polemiklerin daha da artacağına hiç şüphem yok Ötekileştirmek ve Ayrımcılık’ı Bülent Bey çok güzel bir şekilde ele almış ve bu çerçevede konuyu ele almak tartışmayı daha verimli hale getireceği kanaatindeyim.

    Ayrıca “Hepimiz Hrant Dink’iz” sloganı hem halkların kardeşliği mesajını hem de Dink’e yapılan bu saldırıya duyulan aynı şiddetteki öfkeyi ifade ediyor.
    ‘’Hepimiz Hrantız!”, “Hepimiz Ermeniyiz!” sloganları o gün varolan acının simgesidir ve bunu saygı ile kabullenmek gerekir.binlerce insan durup dururken meydanları doldurup bu sloganları atmadı arkadaşlar. Genelde söylendiği gibi, tersi bir durumda da Hrant Dink, “Hepimiz Türküz!”, “Hepimiz Müslümanız!” diye bağırıyor da olabilirdi!!

  14. #14
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    1.628
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Grafiker
    Babür abi buna sonuna kadar katılıyorum.Bu sadece cem ve schatzzz için geçerli değil sanırım.
    Elbette.. Aylar önce başka bir forumda:

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Baben
    Burada, her şeyden önce, özgürlük kavramının tanımını doğru yapmak önemli! Özgürlük; isteyenin, istediği zaman, istediği yerde, istediği şeyi yapabilmesi midir, yoksa (bence de) zorunlulukların bilince çıkarılması mıdır?

    "Benim saçmalama özgürlüğüm var" diye iç çamaşırlarınızla sokağa çıkın bakayım? Ya da "ben istediğimi yaparım" diye otoyolda, sol şeritten 120 km.'yle gidin bakalım. Bütün arabalar üzerinize doğru gelirken. Kaç saniye dayanabileceksiniz?

    Hatta en basiti: "engelliler.biz" yazmak için, -e-, -n-, -g-, -e-, -l-, -l-, -i-, -l-, -e-, -r-, -.-, -b-, -i, -z-, (hoşuma gittiği için uzattım. :twisted: Kusura bakmayın. ops: ) karakterlerin sırasıyla yazmak zorundayız! "Özgürüm", "zorunluluk tanımam" diye başka karakterlerle ya da sıralamasını bozarak yazın bakalım.. Siteye girebiliyor musunuz? :evil:
    ...
    Kurallar, HERKES için geçerlidir!




    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: cem
    Şimdi soruyorum,ben yazıdaki kişi ile sırf sakatım diye aynı kareye sokulmaktan hoşlanmıyorum.Bu düşünceye tamamen karşıyım.Saldırgan,kışkırtıcı ve ırkçımıyım?
    Elma elmadır,armut armut.
    Bir elma olarak,aslında hepimiz armutuz demek istemiyorum.
    Elmalığımı seviyorum diye,elmacı denecek.İyide,ben elmayım yahu...
    Ölen kişinin siyasi kimliği okadar önplandaki,biz nekadar bulaşmak istemesekte siyasi kısmına,başarmak nekadar mümkün?
    * Böyle dediğin için; "IRKÇI, SALDIRGAN VE KIŞKIRTICI" olduğunu söylemedim! Sadece bu duyurudan o anlamı çıkartabilmene şaşırdım. Ve "Muhalefet etmek "IRKÇI, SALDIRGAN VE KIŞKIRTICI mesaj yaz"makla mı oluyor sadece?" diye ekledim..

    * Elma da, armut da sonuçta MEYVEdir, değil mi?

    * İşin siyasi boyutuna girersek, 1000 yıl öncesine gideriz ve içinden hiiiiiç çıkamayız. (Bugüne kadar o zamana gidip de geleni görmedim.) İyisi mi kalsın..


    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: schatzzz
    BEN SADECE FİKRİMİ YAZDIM NE KIŞKIRTMA NEDE IRKCILIK VAR SÖZLERİMDE NASIL Bİ ANLAYIŞTIR BU SİZİN Kİ ONUDA ANLAMIŞ DEGİLİM. BEN ERMENİ DÜŞMANIYIM DEMEDM SİZİN YAPTIGINIZ DA ÇOK YANLIŞ KONUYU IRKCILIGA KADAR GETİRMEYİ BAŞARDINIZ BİANDA.
    Ben senin sözlerinde "ırkçılık" var demedim ki!

    Cem "duyuru"ya biraz ters taraftan bakmış.. Ben de onun bu görüşünün doğru olmadığını vurguladım. Cem'i "sonuna kadar" destekleyince o uyarıdan payına düşeni almış oldun! Konuyu ırkçılığa getiren ben değildim, yani..

  15. #15
    Gülyagmuru
    Misafir Üye
    Gülyagmuru Avatarı

    Zaten Değerlendirdiniz! 0
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    HRANT DİNK OLAYINA ÜZÜLDÜM.BİR İNSAN BÖYLE ÖLMEMELİYDİ.SONUÇDA İNSANDI, CANDI. BABAYDI, ARKADAŞTI,DOSTU,VATANDAŞTI.AMA BU DEĞİLKİ SAKATIM DİYE HRANTIM.BEN KABUL ETMİYORUM.HRANT DEĞİLİM...

    Hepiniz birer Türk Bayrağı'sınız. Bayrağı lekelemeyin, kirletmeyin yere düşürmeyin.




Sayfa 1 / 11 12345 ... SonSon