Sayfa 5 / 11 İlkİlk 123456789 ... SonSon
Toplam 162 mesajın 61-75 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #61
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Sanırım biraz daha aklı selim düşünceler yazılmaya başlandı. Tabikii farklı düşüncelerde olacağız, farklılıklar bu anlamda ufkumuzun zenginleşmesi demektir.

    Her ne kadar sevgili oturanboğa daha farklı bir algılayışla yazısını yazmış olduğunu söylese de yazılar ister istemez burada şekillendiği gibi olabilir. Bu yapacaksak eğer anafikri saptırmadan bu konu da da fikrimizi söyleyerek eleştirilerimizi doğru zemine kaydırmak zorundayız.

    Bende Hrant ın öldürülmesinden son derece üzüntü duyan birisiyim. Bunu duymayan yok. Bunu bile görmek çok güzel.Kuşkusuz benim de aklıma takılanlar olmadı değil.

    Cenaze törenini burada yazılı olduğu gibi biz olabilmek adına yapıldıysa bunun bize getirisi son derece faydalıdır. Törenler esnasında üzüntüleri nedeniyle törene Türk bayraklarıyla katılmak isteyen insanlarımızın bayraklarını açtırmama gibi bir durumu yaşadıklarını da biliyorum.

    Kuşkusuz her olayda art niyetli kişiler olacaktır. Ertesi gün yine benzer şekilde hunharca öldürülen Türk aydını Uğur Mumcu nun İstanbul da anma törenleri vardı.Bir gün önceki kalabalığın aksine neredeyse gözle sayılacak kadar az bir sayıda insanın bir araya geldiği bir anma günü oldu.

    Benzer şekilde öldürülen onlarca aydınımızın unutulmadığının ve bu tip bölünmelerden, ayrıştırmalardan bıktığının son derece güzel bir örneği olması gerekecekken bir önceki gün cenazede olan aydınlarımızın hiç biri yoktu o anma gününde.Nereye gitti o insanlar?Neden yoktular?

    Bu sebeple ben gerçekten biz olmamızı isteyip istemediklerinden kuşkuluyum. Ötekileştirmenin bir başka versiyonunu izledik anlayacağınız.

    Kuşkusuz bunda Hrant ın hiç bir günahı yok.O düşüncelerini özgürce söyleyemedi sadece.Söyleyebilmeliydi arkadaşlar. Birileri de çıkıp yanlış düşünüyorsun diyebilmeliydi.Bu; nefreti ,kini beraberinde taşımanın gerekliliğini sağlamaz.

    Buradaki arkadaşların bir kısmı sakatlıkları nedeniyle ayrımcılığa uğramadığına inanıyor. Açıkcası bende sakatlara bu anlamda bir ayrımcılık yapıldığına inanmıyorum. Eksiklikler yok mu? Düzinelerce.Bu uğurda savaşılmalı mı? Evet, savaşılmalı.

    Ben hala neler yapılmalı konusunda bir adım atmamamızın endişesindeyim sadece.

    Sahi neler yapmalıyız????

  2. #62
    yeditepe
    Misafir Üye
    yeditepe Avatarı

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    andante ne güzel sormuşsun "sahi neler yapmalıyız?"
    ...
    burda tüm yazılanları okudum. okumadın denmesin yani
    işin açıkçası başlığı gördüğümde olabilecekleri tahmin etmek güç olmadı. işin açıkçası bütün bu olacaklara rağmen hrant'ın anılması,akabinde ayrımcılığa atıfta bulunulması ve güya bizden olmadığı sanılan( aslında bizden biri hrant) birinin başına gelenin acısını paylaşma isteği beni oldukça duygulandırdı.

    ülkemizde çoğu güzelim konular sırf bu "konuşamamak" yuzunden, hep sloganlara kurban gitmiştir. bu anlamda site yönetiminin bu ekstra mesai gerektirecek konuyu gundeme getirmesini, buyuk bir özveri olarak algılıyorum.

    aslında hrant bu sitede de bir ilke imza attırdı. onun ölümü, olması gereken bir mucadelenin önemini ve yollarını hatırlattı. sloganvari çıkışlar,kışkırtıcı ortam yaratır düşüncesi artık önemini yitirdi. yüreklerimize ayrımcılıkla mucadelenin oyle kolay olmayacagını gösterdi.bu anlamda onun için tekrar rahmet diliyorum. tskler...

    şimdi gelelim başka bir konuya... elbette bu konular konuşulmalı. elbette kışkırtıcı mesajlar da olacak. fakat unutmayalım ki bu konular ulkemizde hep boyle "konuşulamamıştır".
    o yuzden karşı düşüncelerini ifade eden arkadaşlar düşüncelerini ifade ederlerken, onlara "ırkçılık, ayrımcılık içeren ve sloganvari konulara girilmesin" demekle bitmiyor mesele. ve elbette kurallar da uygulanacaktır. buna da şükür...
    fakat arada onlara "konuyu okumadınız galiba" ya da "eminim burdan çoğu sadece konunun başlığını okumuştur" gibi çıkışlar yersiz.
    madem hrant isek bizler ve "bizler hrantız" derken ki soylemin açılımını yapıyorsak eger, bu konuda "okumadınız" ya da "bilgi sahibi olmadan yazılmış" gibi çıkışlar yerine bin kere anlamaya ve anlatmaya çalışacagız.
    buna barış ve sevgi adına mecburuz.
    bahsettiğimiz şey barıştan sevgiden yana ayrımcılıktan uzak bir dunya ise bunun yolu mucadeleden ve sabırdan geçer.

    hrantı ugurlayan yüzbinlerin olması tahmin ediyorum ki yine hranta baglıydı. o hayatı boyunca ayrımcılıkla mucadele ederken; kaybetmek yerine kazanmayı, sevecenlikle sürekli anlatmayı ve eyleme dönüştürmeyi seçmiştir.aşağılamadan, küçümsemeden, cahil mahil gibi atıflarda bulunmadan ugraşmayı benimsemiştir.

    evet okumamaktan herkes şikayetcidir. ama bir mucadelenin insanı, okumamayı yüze vurarak bu işten sıyrılmaz. nitekim birkaç arkadaş ısrarla konuyu defalarca her açıdan anlatıp duruyor. çünkü boyle gerektiğini biliyorlar.
    bazen okunulsa da baştan sona, her yazı anlaşılacak diye bir olay yoktur. anlamamanın sebebi, salt okumamak ya da bilgi sahibi olmamak değildir.
    çoğu okumayanların ya da bilgisi olmayanın bile ayrımcılık konusunda yazılan bu yazıları anladıgını görebiliriz. o halde sorun ön yargı dediğimiz olaydadır.
    önyargı da ancak konuşarak bilgi paylaşımıyla yıkılacak bir meseledir.
    biz ermeni kelimesinin küfür olarak kullanıldıgı bir ülkede yaşıyoruz.
    elbette önyargıları yıkmak kolay olmayacaktır.
    bunun için bin kere de yuz bin kerede soylenecek çizilecektir.
    önemli olan bu fazla mesaiye deger mi bu konu?
    ayrımcılıkla mucadeleye gönül vermiş bizlere soruyorum deger mi?
    bence deger.
    ayrımcılıkla mucadelenin onundeki en önemli engellerden biri de çünkü yerleşmiş kalıplaşmış önyargılardır.
    bu yuzden madem bu toplumda bunlardan şikayetciysek ugraşalım çabalayalım. sabırla bıkmadan...
    yeter ki konuşabilecek hale gelelim önce.
    gerisi Allah Kerim...
    bu ulkede boyle önyargıların olduğu konularda slogansız,kavgasız konuşmayı beklemek aşırı bir iyimserlik olur.
    ama ben hrantı takip eden yuzbinleri, gördükten sonra işin açıkçası umutluyum)
    sadece biraz sabır!!
    elbette baştan sert çıkışlar olacak. ama durulacak.
    çünkü biz boyle bir milletiz. boyle sevgi dolu bir millet...
    bizim insanımız bu sevgisinden yola çıkarak hemen atlar, sivri çıkışlar yapar.başka konulara atlar.
    ama ermeni filan dinlemz yolda kaldıysa, açsa sofrasını da paylaşır
    o yuzden arkadaşlarıma sesleniyorum. yüreklerinizi yüreklerimizle birleştirelim, geliniz.
    geliniz her konuyu konuşabilecek bir ulusun evlatları olduğumuzu gosterelim.
    karşı çıksak da bir konuya, hepimizin bu ulkenin çocukları oldugunu unutmayalım.
    barış için,sevgi için. gelin şu tartışmanın zevkini çıkaralım.
    bilgilerimizi ve duygularımızı saygı ile bize yakışır bir şekilde paylaşalım.
    inanın çok aç kaldık bilgi ve duygu paylaşımına çokkkkkkkkkk.
    sevgiler...

  3. #63
    Üye
    UTOPYA Avatarı

    Gerçek Adı
    Zeki
    Üyelik Tarihi
    07.06-2005
    Son Giriş
    04.11-2017
    Saat
    21:28
    Yaşadığı Yer
    ANTALYA
    Mesaj
    2.266
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    IMAGINE

    imagine there's no heaven,
    it's easy if you try,
    no hell, below us,
    above us only sky,
    imagine all the people
    living for today...

    imagine there's no countries,
    it isn't hard to do,
    nothing to kill or die for,
    no religion too,
    imagine all the people
    living life in peace...

    you may say i'm a dreamer,
    but im not the only one,
    i hope some day you'll join us,
    and the world will live as one.

    imagine no possessions,
    i wonder if you can,
    no need for greed or hunger,
    a brotherhood of man,
    imagine all the people
    sharing all the world...

    you may say i'm a dreamer,
    but im not the only one,
    i hope some day you'll join us,
    and the world will live as one........


    HAYAL ET

    hayal et cennetin olmadığını
    denersen kolaydır
    cehennem yok altımızda
    üstümüzde ise
    sadece gökyüzü
    tüm insanların
    bugün için yaşadığını
    hayal et

    hayal et ülkelerin olmadığını
    o kadar zor değil bu
    uğruna öldürecek ya da
    ölecek bir şey yok
    ve din de yok tabii
    tüm insanların
    barış içinde yaşadığını
    hayal et

    hayalci diyebilirsin bana
    oysa yalnız değilim ben
    umarım bir gün sen de
    katılırsın bize
    ve bir bütün olur dünya

    hayal et malın mülkün
    olmadığını
    merak ediyorum
    yapabilir misin
    ne açlık var ne aç gözlülük
    insanların hepsi kardeş
    tüm insanların
    tüm dünyayı paylaştığını
    hayal et.

    John LENNON...

  4. #64
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Konu dışı


    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: İLAYDA
    madem hrant isek bizler ve "bizler hrantız" derken ki soylemin açılımını yapıyorsak eger, bu konuda "okumadınız" ya da "bilgi sahibi olmadan yazılmış" gibi çıkışlar yerine bin kere anlamaya ve anlatmaya çalışacagız.
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: İLAYDA
    burda tüm yazılanları okudum. okumadın denmesin yani
    E.. böyle başladıysan mesaj yerine ulaşmış demektir. Bizim de amacımız oydu..

    Yeni üyeler için bişey demiyoruz. Ama eski üyeler, bir forum kullanma konusunda bir şeyler öğrensinler di mi?

    Sadece bu başlık ve forumda değil, çok mesajı olan bütün başlıklarda; biz adminlerin, hatta birçok üyenin yakındığı en büyük problemlerin başında gelir: Ortadaki ve uzun mesajların okunmaması! Oysa sorduğu sorunun cevabı orada vardır. Okumuş olsa o mesajı yazmayacaktır!

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: İLAYDA
    evet okumamaktan herkes şikayetcidir. ama bir mucadelenin insanı, okumamayı yüze vurarak bu işten sıyrılmaz. nitekim birkaç arkadaş ısrarla konuyu defalarca her açıdan anlatıp duruyor. çünkü boyle gerektiğini biliyorlar.
    Burada hiç kimse, profesyonel gazeteci ya da –dediğiniz gibi- mücadele insanı değildir, olduğunu iddia etmez.. Çünkü bunun, klavye başında yazı yazmaktan çok daha farklı gerekleri vardır!

    Bu forumlarda; eski yazılarından gerek alıntılar yapan, gerek link veren kişilerden biri de benimdir. (Belki de başta gideni :P ) Bu işlemi yapmayı hiç ama hiç sevmem! Çünkü o yazıyı daha önce okumuş olan arkadaşa saygısızlık yapmış olarak görürüm kendimi. Ancak, üye yapısının sürekli değiştiği bu tür forumlarda zaman zaman gerekli oluyor bu!

    Her şeyden önce burası bir okul değildir! Üye yapısı, yaş ve öğrenim derecesi olarak çok farklıdır. Bazı üyelere tekrar tekrar anlatmaya çalışmak, yukarıda değindiğim gibi, bazı üyelerin rahatsız olabileceği bir durum ortaya çıkartabilir. Ve hiç kimseyi zorlayamazsın!.. Ancak, uyarabilirsin. Çünkü, her arkadaşın mesajını yazarken verdiği bir 'emek' vardır ve bunun karşılığında onun okunmasından başka bişey istemez.. Ama cevabını verdiği soruların tekrar tekrar sorulması o yazısının okunulmadığı anlamına gelir. Bu da emeğe saygısızlıktır!

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: İLAYDA
    bazen okunulsa da baştan sona, her yazı anlaşılacak diye bir olay yoktur. anlamamanın sebebi, salt okumamak ya da bilgi sahibi olmamak değildir.
    Burada haklısın! Ancak, dediğim gibi burası bir okul değildir, biz de öğretmen değiliz. Yine de, kimsenin kimseyi "küçümseme", "aşağılama" durumu yoktur, olamaz, buna izin verilmez, diyebilirim!!!

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: İLAYDA
    inanın çok aç kaldık bilgi ve duygu paylaşımına çokkkkkkkkkk.
    Bu sitede de bunu diyorsan "pesss" demekten başka çarem yok!

    Aslında başka şeyler yazmak geçiyordu kafamdan ama bu seferlik böyle oldu. ops:

  5. #65
    yeditepe
    Misafir Üye
    yeditepe Avatarı

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Hrantımıza kıydılar

    ...Geçenlerde bir yazımın sonunda “Yazık! 2007 yılı da Mevlânâ Yılı olmayacak!” demiştim. Mevlânâ “Hrantımız” diyebilenlerin ulularındandır. Ancak “aşk” ile, yoğun ve katışıksız sevgi ile Türk ve Ermeni farkı kalmayacağını, doğru anlamında sevgi ile herkesin insanlık değeri açısından eşit görüleceğini söylemişti. (Der aşk bedel şeved heme çîz/Türkî sazend ermenî râ!)

    “Hrantımız” başlığı gösteriyor ki, bu ülkede İslâm'ın sevgi tebliği boşa gitmemiştir. Ey bu başlığı ilham eden temiz yurtdaşlar, eli temiz, gönlü temiz olanlar! Hrantımız son kurban olsun, gelin artık bir dört başı mamûr Hılf-ul-fudûl (Erdem andı) ile, ülkemizi baştanbaşa bir zehirli bataklığa döndürme tehlikesi gösteren bu ufûnetli bataklığı kurutalım. Ancak bu işe girişirsek (2007) yılı Mevlânâ Yılı olur.

    Yazık! Tedirgin güvercinimizi koruyamadık. Ey kebûter! Ger perî ber bâm-i kasr-i ân perî/Mî nevîsem nâmeî ez hûn-i dil, ân câ berî! (Ey güvercin! O perînin kasrının damına doğru uçarsan, gönül kanı ile bir mektup yazayım da oraya götür!) Bu mektubu sevgili Hrant'a veriyorum: ....Biz insanlık sınavında henüz başarılı olamadık! Yine de Allah'ın sonsuz rahmetinden ümîdimizi kesmiyoruz. Hrant'ı da sevgi insanı olduğuna tanıklık ederek sevgiyle uğurluyoruz. İnnâ Lillâhi ve innâ ileyhi râci'ûn.

    Umarım, artık başka bir güvercin ile başka bir mektup göndermeme ve gönül kanını mürekkep olarak kullanmama gerek kalmaz. Seni çok özleyeceğiz Sevgili Güvercin! Allah'a emânet ol!

    Hüseyin Hatemi
    Kaynak

    Bu halk biziz

    Hrant Dink'i uğurladık.. Hem de ne uğurlama. Özlediği Türkiye portresine sağlığında kavuşamadı Hrant..
    Ama hiç olmazsa son gününde..
    Halkı onu tek yürek olarak uğurladı..
    Hrant Dink, bizden daha fazla bu memlekete aitti.
    “Kaç” dediler kaçmadı..
    “Git hayatını yaşa, Avrupa'da seni el üstünde tutarlar” dediler..
    Gitmedi..
    O, “Toprak istiyorum, ama üstünü değil, altını.. Bu topraklarda gömülmek istiyorum” dedi.. Öyle de oldu..
    Her insan gibi doğal yollardan yaşama veda etmek isterdi..
    Olmadı..
    17 yaşında bir çocuğun eline silahı tutuşturdular karanlıkta..
    Hrant Dink ise aydınlıktaydı..
    Daha önce de karanlıkta düşman gösterilenler oldu biribirine..
    Sabah sağcıyı vuran silah, akşam bir solcuyu vurdu..
    Ya da tersiydi, bilmiyorum..
    Binlerce memleket çocuğu düştü toprağın kara bağrına..
    Kimisi ondört yaşındaydı..
    Kimisi yirmi..
    Sonra bir düdük çaldılar ve silahlar sustu..
    İkinci düdüktü bu..
    İlki “Ayrılın ve vurun biribirinizi” idi. Ayrıldık..
    Ve vurduk..
    Ve vurulduk..
    Sonra kardeş olduğumuzu hatırladık..
    Mahalle arkadaşları olduğumuzu..
    Babalarımızın aynı çorbaya kaşık salladıklarını..
    Düğünde dernekte kol kola halay çektiklerini..
    Cenazede aynı safta el bağladıklarını..
    Aynı harmanda buğdayı başaklardan ayırdıklarını..
    Birileri unutturmuştu..
    Şimdi de unutturmaya çalışıyorlar..
    Ama artık unutmayacağız..
    Bu memleket bizim..
    Bu halk biziz..
    Hrant Dink, ölümünle bile bize hatırlattın kardeş olduğumuzu.. .
    “Güle güle”

    Abdullah Muradoğlu
    Kaynak

  6. #66
    Üye
    Pegasus Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.11-2003
    Son Giriş
    12.12-2017
    Saat
    18:03
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    834
    Alınan Beğeniler
    40
    Verilen Beğeniler
    19

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Olayın özünü yakalayan güzel bir yazıyı paylaşmak istiyorum. Ece Temelkuran yazmış;

    Biz korkuyuz!

    "Bu ülkede kimse kimseyi istemiyor. Ülke dolusu bir kalabalık artık beraber yaşamaktan haz etmiyor. Birileri ölünce başka birileri "Oh!" çekiyor. Biri can verirken ötekinin canına değiyor. Her ölümde bir, her "Oh!"ta iki ilmek sökülüyor bizden. Birbirimizin ölümüne karşı meraksızlık, birbirimizin hayatına karşı meraksızlıkla başlıyor. En çok birbirimizin hikâyelerini bilmemek çözülmez hale getiriyor "çilemizi".
    Her gün ilmek ilmek çözülüyoruz biz. Bizi söküyorlar durmadan. Hikâyelerimizi söküp söküp, dolaşık bir yün çilesi gibi önümüze atıyorlar. Çilemizle baş başa kalıyoruz, karışıyoruz ve vazgeçiyoruz çözmekten, yeniden örmekten. Toplumsal bağlarımız, düğümleriyle bizi yıldıran bir çile gibi çözülmüş duruyor önümüzde.
    Biz, bu ülkenin muhalif insanları olarak bu sökümün neresinde duruyoruz? Birinin ölümüne trene bakar gibi bakanlar memleketin toplumsal örgüsünü sökerken ilmek başlarında inatçı düğümler gibi durabiliyor muyuz mesela?"

    Ağustos ayında yayımlanan "Ne Anlatayım Ben Sana!" kitabının önsözüne böyle yazmışım. Bir gün Hrant'ın gideceğini bilmeden, "Hepimiz Ermeniyiz" sloganının acıyı paylaşmak için olduğunu anlatmak zorunda kalacağımızı hiç bilmeden... Şimdi yeniden soruyorum: Biz bu sökümün neresinde duruyoruz?

    Anlatsan anlarlar mı?
    Dün Can Dündar yazdı, pazar günü ben yazdım, bizler yazıyoruz. Biz o sloganla ne kastettik, bunu anlatmaya çalışıyoruz. Ama mesele ne bizim anlatamayışımızda ne de onlarda anlama kıtlığı var.
    "Hepimiz Hrant Dink'iz! Hepimiz Ermeniyiz!" sloganını ilkokul düzeyinde eğitim almış, hatta hiç eğitim almasa bile bir kalbi olan herkes anlar. Bunun kimseyi Ermeni yapmayacağı da açıktır. Böyle olduğuna göre bu "anlaşamazlık" halinin başka bir nedeni olmalı.

    "Canımızı istediler..."
    "Milliyetçi hislerle" doya doya yazılıp çizilen "slogana tepkiler" haberlerinden biri ilginçti. Trabzon'da oynanan futbol maçında tribünlerdeki bir pankart şöyle diyordu:
    "Can dediniz canımızı verdik/Kan dediniz kan verdik/Biz bu vatanı karşılıksız sevdik/Serseri lafını hak etmedik"
    Bu pankartı yazan çocuklar, 90'larda doğdular. Hayatlarında milliyetçilikten, dinden, güçten ve paradan başka bir erdem olduğunu öğrenmemeleri için her şey yapıldı. Onlara Abdi İpekçi'nin değil Mehmet Ali Ağca'nın, Uğur Mumcu'nun değil Abdullah Çatlı'nın, Deniz Gezmiş'in değil Baki Tuğ'un, Musa Anter'in değil İbrahim Şahin'in ayakta kaldığı gösterildi, iyice belletildi.
    Onlar da ayakta kalmak istediler. "Varlığım varlığına armağan olsun" diye diye, "milliyetçiliğin azı zarar çoğu yarar" diye diye, Rakel'in dediği gibi "bebeklerden katiller yaratılan" bir tezgâhın içinde biçimlenip büyüdüler. Belki abileri Güneydoğu'da öldü ve cenazelerde "vatan için kurşun atan da yiyen de..." diye başlayan konuşmalar dinlediler. Ne bekleniyordu? Sonunda büyüdüler ve çoğaldılar.

    Beyaz Bereliler
    Daha da kötüsü artık onlardan korkuyoruz biz. 16-17 yaşındaki çocuklardan korkuyoruz. Artık meşru olanı onlar belirliyor çünkü. O çocuklar da Ermeni olmaktan, Kürt olmaktan, Süryani olmaktan korkuyor, ülkeleri elden gidecek, kendileri hain olacak diye korkuyor.
    Tek övündükleri şey olan Türklükleri elden gidecek diye korkuyor. Aşağılanmaktan korkuyorlar. Geçen hafta yazdım, beyaz bere satışlarının patladığını. Önceki gün yüz kişilik bir grup beyaz bere giyip tribünlerde kendini gösterdi.
    Biz niye o sloganı attık, anlamak istemeyecekler. Anlatmayın boşuna. Çünkü onlar korkuyorlar. Korkuyla örgütleniyorlar. Peki biz ne yapıyoruz? Bu sökümün inatçı düğümleri olmayı hâlâ becerebilir miyiz? Son günlerde olup bitenlerden sonra artık bu soruyu sormanın vakti gelmiştir
    .

  7. #67
    Üye
    hdaglar Avatarı

    Gerçek Adı
    hanlar
    Üyelik Tarihi
    16.07-2006
    Son Giriş
    03.09-2017
    Saat
    14:39
    Yaşadığı Yer
    hakkari
    Mesaj
    44
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    büyük bir ulkeyiz bunun için farklı inançların farklı ırkların olması narmal yalnız insanların inaçları veya ayrı ırklardan olması yuzunde duşunceleri ayrı fikirlerden dolayı öldurulmesini kınıyorum hepmiz kardeşçe beraber yşamalıyız yanlış yapanı devlet kanunlar cezalandırmalı kişiler deyil
    saygılar

  8. #68
    Üye
    denizsu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    07.08-2005
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    251
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ben din,dil,ırk ayrımı yapmıyorum...
    sonuçta hepimiz insanız....ve insani özellikleri taşıdıktan sonra,sorun yok bence...
    (kimsenin,kimseden üstünlüğü yoktur.)

    ''her şey sevmekle başlıyor.''diyor mevlana...

    ''yaradılanı, yaradandan ötürü sevmek''

  9. #69
    Üye
    berfin Avatarı

    Üyelik Tarihi
    07.06-2005
    Son Giriş
    10.12-2017
    Saat
    18:17
    Yaşadığı Yer
    dünya
    Mesaj
    123
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    9

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ben cinsiyetimi, dinimi, adımı, soyumu, dahada ileri gidersek insan alarak dünyaya gelmemi seçmedim. Bunlar bana atandı. Benim tercihlerim dışında olan ünvanlar. Benim tercihlerim şu anlamda Mademki ben, insan olarak yaşama katılmışım, o zaman dilimden, ırkımdan, cinsiyetimdem, soyumdan,engelimden utanmamalıyım. En önemlisi de hesap vermemeliyim. Demokrasiden,insan haklarından,milliyetçilikten,anayasadan bahsediyorsunuz.Hangi demokrasiden,hangi milliyetçilikten …bahsediyorsunuz!!Bu kavramlar kullanılarak ülkemizde neler yaşandı ve yaşanıyor bir bakmak gerekir.Yasalardan bahsediyorsunuz bunları uygulamadıkça pratiğe dökmedikçe ne önemi var söyler misiniz?Hem ayrımcılığa uğramaktan şikayetçi oluyoruz (engelliler olarak)hem de asıl ayrımcılığı bizler yapıyoruz .Kürtçü,Türkçü,Ermeni…diyerek insanları bölüyoruz.Bu çok tehlikeli.Vedat Türkali’ye Kürtçü diyen zihniyetin kendisi Türkçüdür .Yazarlarımızın,aydınlarımızın isimlerini böyle bir platformda lekelemek çok yanlış.Aynı düşüncelerde olmayabilirsiniz,olmayabilirimde bu ayrı bir zeminde tartışılır.Yeri burası değil.Çamur at izi kalsın!İnsanları hedef haline getirmeyin!Ermeni bir vatandaşımıza’.. kendi ülkesine gitsin,..komutanda olsun.’bu nasıl bir zihniyettir anlamış değilim.TC vatandaşıysa neden komutan olmasın! ‘Milliyetçiliğin Kötü örneklerini bu coğrafyada bulamaz kimse.Etnik yapısından dolayı haksızlığa uğradığını söyleyenler tam tersi bu ülkede en rahat eden,düşündüğünü rahatça söyleyen çevrelerdir..’diyen başka bir arkadaş. Olaylar tam olarak kimsenin istediği gibi gitmiyorsa, durum bütün taraflar açısından karmaşıklaşıyorsa, sebep, işte bu, yüzleşilmesi tüm taraflar açısından imkansız olan tarihtir.
    Hep aynı hata yapılıyor. Herşeyi unutuyoruz!!İnsanlar unutuyor ya, memleketin bir hafızası, bir tarihi olmadığı sanılıyor. Bir ülkenin hafızası, teker teker insanların hafızasıyla eşitleniyor. Doğrudur, insanlar unutur.Nelerin unutulduğuna değinmeyeceğim.

    Ama insanların bunları unutması, tüm bu karanlığın bir bütün olarak memleketin hafızasından silindiği anlamına gelmez. Bunlar o hafızadan silinir sanıyorlar. Bir memleket bunlardan yaralanmaz, yaralansa bile çabuk iyileşir sanıyorsunuz. İnsanların hafızasından silinen olaylardır. Olgular, neden-sonuç ilişkileri bir insan hafızası sorunu değildir. Sistemin çözülüş dinamikleri tarihte saklıdır ve o çözülüşün nedenleri el yakmaktadır. Yüzleşemediğiniz, çaresiz kaldığınız yer burasıdır!!

    Hiç kolay değildir ama umut vardır, bu memleket her şeye rağmen iyileşir. Ama iyileştirecek olanlar, hastalığa sebep olanlar değildir!!!

  10. #70
    Üye
    abalı Avatarı

    Gerçek Adı
    osman
    Üyelik Tarihi
    23.01-2005
    Son Giriş
    05.12-2015
    Saat
    13:21
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    163
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bülent bey burada konu ile ilgili yazılan yazılanları okudum.Okudukdan sonra düşüncemi yazdım.Belki benim kabahatim senin gibi düşünmediğimden olabilir.zannediyorum bu konuyu başka bir ardaşımız acmış olsaydı ya silerdin yada ayrımcılıkla eleştirini yapardın .Bu konuyu hrant dink ölümü ile engelliler arasındaki baglantıyı kurarak ayrımcılıgı buraya taşıdığın kanısındayım..Hrant ölümüne üzüldüm insan olarak kimsenin ölmesini veye öldürülmesini istemem.sen nasıl fikrini söylüyerek eleştiri yapıyorsan sana karşı zıt fikirlerede saygı duymak gerek ben kerkesin fikrine saygı duyarım.



    ABALI

  11. #71
    Üye
    ELİFŞAH Avatarı

    Üyelik Tarihi
    09.01-2006
    Son Giriş
    31.01-2007
    Saat
    21:26
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    12
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    BEN NE HRANTIM NE ERMENİYİM NEDE HRİSTİYANIM
    BENBEN ELFİM TÜRKÜM VE DE ALLAHIMA CK ŞÜKÜR MÜSLÜMANIM ELFİM TÜRKÜM VE DE ALLAHIMA CK ŞÜKÜR MÜSLÜMANIM
    ELHAMDURİLLAH!!
    :twisted: :twisted: :twisted:

    SİZİ VE YAZINIZI KINIYORUM!!!
    NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!!!

    NOT:BENİDE BANTLAMINIZI İSTİYORUM DİĞER TÜRKLERE VE MUSLÜMANLARA YAPTIĞNIZ GİBİ!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

  12. #72
    yeditepe
    Misafir Üye
    yeditepe Avatarı

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    elifşah hayırdır niye böyle yazdın? elbette biz de Türküz ve müslümanız. burda Türklüğe ve müslümanlığa hakaret filan yapılmadı ki? elhamdülillah biz de müslümanız tabi ki. yazılan yazılarda böyle bir hakaret filan yok.
    eğer Türklüğe ve dinimize saldırılsaydı burdaki herkes senin gibi sinirlenirdi. tamam mı)
    hiç burdakilerde kendi milletine ve dinine laf ettirecek göz var mı?
    öyle birşey yapılmadı.

  13. #73
    Üye
    akasya Avatarı

    Üyelik Tarihi
    24.08-2005
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    513
    Alınan Beğeniler
    9
    Verilen Beğeniler
    3

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Birkaç gündür bu başlığı sadece izlemekle yetiniyordum. Yazılanları okudum. Evet bir insan öldü. Evet yapılan yanlış. Fakat elmalar armutlarla karıştırılmış. Hrant= sakat kavramı ne kadar doğru ? Ne açıdan aynıyız ? Ermeni olduğu için ayrımcılıkla karşılaştığı iddia edilmekte. Yaşam hikayesini okudunuz mu bilmiyorum ama orada en dipten en yukarıya çıkan bir adamın hikayesi var. Bu kişi Türkiye'de iş güç sahibi olmuş , evlenmiş , istediği yerde istediği şekilde yaşamış. Hatta Ermeni gazetesi bile çıkarmış. Ve T.C buna hiçbir şekilde mani olmamış. Maddi olarak da çoğumuzdan iyi şartlarda olduğuna eminim. Olayları at gözlüğüyle değerlendirmekten vazgeçelim.

    Bir de şunu söylemek istiyorum. Bu sitenin ve Bülent'in demokrat olduğunu düşünüyordum. Karşıt fikirlere ve çok sesliliğe her zaman hoşgörüyle yaklaşıldığına inanıyordum.
    Ama silinen mesajları ve banlanan arkadaşları görünce anladım ki ; en başta burada demokrasi yok. En başta burada ayrımcılık yapılmakta. İşte Hrant'da tam bu yüzden öldürüldü. Susturulmak için. Karşıt fikirlere tahammül gösteremediğimiz için. Çok sesliliği ve kardeşliği özümseyemediğimiz için. Mesajları silinen ya da banlanan arkadaşlar da aynı akibete uğramıştır. Hoşumuza gitmeyen şeyler söyledikleri için kurşunu yemişlerdir. Bu kadar basit. Hem de tam da bu cinayeti kınayan bir başlığın içinde bu olayın yaşanması traji komiktir
    NE MUTLU TÜRKÜM DEMEKTEN BU KADAR KORKAR HALE GELDİĞİMİZ İÇİN YAZIK DİYORUM.

  14. #74
    yeditepe
    Misafir Üye
    yeditepe Avatarı

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    yahu burda Türk olmayan yok ki zaten üstelik bundan gocunan da yok ki...
    şimdi herkes tek tek Türküm diye mi yazması gerekecek!
    önce ben başlatayım bari.
    NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!
    ...
    kim korkacakmış bu güzel ifadeden ya! gururla soylenecek bir sözdür bu.
    hepimiz Türküz!
    fakat yazılarda anlatılmak istenen başka şey.
    biz Filistin için de meydanlarda hepimiz Filistinliyiz diye bagırmıyor muyuz?
    orda Filistinli mi oluyoruz?
    sadece filistinlilerin yanında olduğumuzu soyluyoruz.haksızlıga ugrayanların yanında yani...
    Allah haksızlıga kim ugrarsa ugrasın, ayrım yapmadan yanında olunuz demiş.

  15. #75
    Üye
    ddm_76 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    02.10-2006
    Son Giriş
    06.01-2011
    Saat
    12:24
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    127
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    hrant'ın dusundugun kadar varlıklı oldugunu soyleten arkadas...sanırım ufak bır ayrıntı dikkatın kacmış.hrant ölduruldugunde ayakkabısının altı DELİKTİ..senın altı delık ayakkabın varmı?
    onun vardı....
    sımdı burda TÜRKLÜĞÜ zedeleyen yada asaglayan bı yazı olmadıgı ortada...
    ama malesef kı malesef hala bu olaya ve dıger olaylara bakıldıgı gıbı dar pencerelerden bakıldıkca bu ulkede huzur barış ortamı yaratılamayacak...
    herzaman dedıgım gıbı DOGRU OKUYUP ANLAYIN ARKADASLAR....




Sayfa 5 / 11 İlkİlk 123456789 ... SonSon