Sayfa 6 / 10 İlkİlk ... 2345678910 SonSon
Toplam 137 mesajın 76-90 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #76
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Sevgili Levent..

    Bu başlık buraya nasıl geldi? İstersen baştan sona okuma ama şöyle bir göz gezdir..

    -Benim amacım insanları kavga etmeye davet etmekti..
    -Miskin, kaderci ve tembel olmanın ayrıca yaşama kattığı bir şey yok dedim..
    -Kavga yaşamdır ve kavga edilerek yaşanan her gün güzeldir dedim..
    -Kavgayı en başta kendinizle edin dedim.. Kendini aşması lazım insanın dedim..
    -Kavga en çok engellilere lazım dedim.. Kafalarındaki yaşamın önünde en çok engel onlar için konmuş dedim.. Ne kadar çok ihtiyacımız var kavgaya dedim..
    -Sonrada bu duygularımı doğru ve gerçekçi olarak anlatabilmek için her kelimenin, her kavramın içini doldurmaya çalıştım..Bana göre çünkü asıl kavga iletişim için yapılmalı.. Kafamızda olanı karşı tarafa aktaramıyoruz.. Konuşmayı bilmediğimizden değil, kavramlar yada duygu aktaran kelimeler her kesin kafasında ayrı kodlanmış.. Herkes kendi istediğini anlıyor ve her akım yada ideoloji kendini anlatmaya çalışırken aslında tam tersi bir iş yapmış oluyor.. Düşman yaratıyor..
    -Sonrada Sevgili Monalisa tartışmaya yeni bir renk getirerek benim sorun gördüğüm her şeyin çözümünün aslında var olduğunu, sosyalist bakış açısının bu sorunlara çözüm bulduğunu anlatmaya başladı ve beni postmodernizmi savunmakla itham etti.. Oysa diğerlerinden sadece birisi benim için sosyalizm, anlatmak istediğim sorunlar yumağında.. Aynı diğerleri gibi..
    Ne masum nede tek suçlu.. Oda bir aktör sadece..
    -Bende ısrarla hala asıl sorunun iletişim olduğunu söylüyorum.. İletişimi kavramların bitirdiğini söylüyorum..Her öğretinin, her akımın hatta her kişinin kendi terminolojini yaratması, kavramların içini kendince doldurması insanların iletişimini bitirmiştir diyorum..
    -Artık insanlar yada guruplar aralarında iletişim kurabilmek için aynı yabancı dil kursuna gider gibi kavram kurslarına gitmelidir diyorum.. Her kelimenin nasıl yüzlerce dilde karşılığı varsa her kavramında binlerce karşılığı var çünkü insanların inançlarında..
    -En vahim olansa bunu bilmiyorlar.. Hiç olmazsa bilmediğin yabancı dil karşısında susarsın.. Oysa kavramadığın kavramlarla duyguları, eylemleri ve planları aktarmaya kalkarsan iletişim değil, düşmanlık , yalnızlık ve kopukluk yayarsın çevrene.. Aynı dili konuşan insanlar ise öbek öbek toplanır bir takım izbelerde, hadi meydanlarda diyelim.. Ötekiler ise seyreder..

    Şimdi soruyorum Levent kardeş sana; Senin sorduğun tek sorunun muhataba mıyım ben?
    Tek laf ettim mi sınıf mücadelesi ile ilgili lehinde yada aleyhinde?
    Sadece diyorum ki sınıf mücadelesi için bile iletişim şart!
    Kavramlarla kodlanmış beyinler özgür kalırsa, düşünmeyi yeniden öğrenecek insanoğlu..
    Düşünmeyi öğrenen beyinler iletişim kurabilecek kolayca.. Ve doğrular çok değil iletişim olursa.. Bana bunlarla ilgili itirazın yada eklemen varsa konuşalım.. Yoksa benim Sosyalizmle olan kavgam diğer düşüncelerden daha az.. Ayrıca düşünsel anlamda kim arkamda duruyor ki benim? Kim hangi akım anlamında destekliyor ki beni? Herkes karşı bi şekilde, çoğu bir yere bağımlı yada kulağı oralarda.. Bu temelde kavga olacaksa varım.. Yoksa ret ettiğim kavgalara girmeyeceğim ben..
    Herkese saygılar..

  2. #77
    Yasaklı Üye
    tekecig Avatarı

    Üyelik Tarihi
    04.12-2008
    Son Giriş
    03.01-2010
    Saat
    17:16
    Yaşadığı Yer
    Plüton
    Mesaj
    713
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: leventsarıtaş Mesajı Gör
    neyse uzatmıyayım çok öykü var köyde şehirde okulda fabrikada mahallede

    halkına uzaksan yadsıyorsan gerçeği kafanı kuma gömüyorsan insanken at gözlüğü takmaya çalışıyorsan göremezsin zaten bu gerçeği ehline helaldir
    Bu sözde kolay bir mevzuda ,gerçek hayatta pratiği olmayan bir şey.

    Halk gerçeğin kendisiyle yüzleşmek istemiyor.O yüzden aydın söylem helkın tamamı tarafından destek görmediği gibi hatta menfi tepkide alıyorsunuz..

    Yani halkın seviyesi o kadar aşağıdaki aydın insanın söylediği ve halkın menfaatine olan şeyleri kendisine zararlı görüyor.

  3. #78
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    İki görüş o kadar net ve açıkça ortaya çıktıki, galiba evrensel kavga burada;
    -Bir yanda iletişim kurmak ehil işidir.. Gerektiğinde kurulabilir..
    -Öte yanda halkın seviyesi çok aşağıda.. Ona bulaşmak bile onun düşmanı olmaktır..

    Fakat halk adına karar vermek bize kimin buyruğu? Aydın olmanın temel şartımı acaba?

    Oysa beraber evrilsek, beraber olsak, iletişim içinde olsak beraber deviremezmiyiz ortak
    kavga ettiklerimizi?
    Kavga yaşamdır.. Kavga güzeldir.. Fakat kimle kavga ettiğimiz ve niye kavga ettiğimiz en can alıcı nokta galiba.. Bir çoğu kendiyle kavga ediyor, fakat aynadaki kendisiyle..
    Olmak istediği kendisi olsa ve olduğu kendisinini dövse onada amenna.. Fakat aynadaki kendisi ile kavga geri adım attırıyor insana.. Mutlaka ben, ego çıkıyor ortaya.. Başkası yok ortada..

  4. #79
    Üye
    monalisa Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.04-2008
    Son Giriş
    14.01-2016
    Saat
    21:05
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    335
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    nGeçenlerde Oktay Akbal'ın kitaplarını okurken sevdiğim bir yazarın sözünden alıntı yaptığını gördüm.

    Nedense birdenbire kendimi onun bir özelliğiyle özdeşleştirdim. Hani kendime çok fazla bir anlam yükleme değil bu... Ya da onun bu sözleri kendimi anlamama ışık tuttu diyelim.

    Evet, benim de kimileyin çok saf bir yanım var... İnsanların düşüncelerini sağlam kanıtlarla değiştirebileceğimi sanıyorum. Onun için sürekli temelllendirme temellendirme diyorum. Hani kendine neden böyle bir misyon yükledin diyenler olabilir. Çünkü, ben bana ayna tutanlardan çok şey öğrendim. Ben de bana ayna tutanlara borcumu ödemek istiyorum. Bu anlamda kendime dev aynasından bakmıyorum. Ancak, bilginin paylaşıldıkça çoğalacağına inanıyorum.

    Belki de yöntem olarak yapmam gereken yalnızca düşüncemi söyleyerek geri çekilmek... Çünkü, yaptığım bir saptama bile yanlış anlaşabiliyor. Yoksa bir insanı neden suçlayayım ki! Öyle değil mi Kuyucak!

    Belki de çok sert bir dil kullanıyorum... Bu dilden dolayı yanlış anlaşılıyorum. Öyleyse, kullandığım bu dili değiştirmem gerekiyor. Galiba bunu dengelemeyi başaramıyorum. Kibar ve nazik nasıl tartışılması gerektiğini bilmiyorum sanıyorum.

    Öyleyse kitaplar ve yazarlar yol göstersin bana... Bunu yalnızca paylaşmak istedim.

    Anlaşamadığımız konu önemli değildir. Önemli olan o konuyu sağlıklı tartışıp tartışmadığımızdır diyor Markus.

    Ve... Montei... Yüzyıllarca yıl tartışmasını bilmeyen insanın analizini yapmış... Evet, bu analizin içinde insan egosu da var... Diğerlerine girmeyeceğim.

    Kuyucak'ın bu analizi doğru... Yalnızca egomuzun ön plana çıkması bile birbirimizi anlamamaya itiyor.

    Yine Platon tartışmayla ilgili şunları diyor.

    "Doğru dürüst adım atıp yürümesini bilmeyen insanla gerçeği aramaya kalkmanın anlamı var mı? "

    Yok, tabii... Ama sorun acaba ben öyle bir insan mıyım sorunu...

    Yine aynalara bakıp yüzleşmek en temel olan galiba...

    Ben bu tartışmalarda eğer bir hata yapıp haddimi aştıysam, affola diyorum.

    Herkesi saygıyla selamlıyorum...

  5. #80
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sevgili Monalisa..

    Elbet amaç karşındakini kırmak, hakaret etmek ya da bilinçli olarak köşeye sıkıştırmak olmaz.. Tartışılan insanın bilgisini ölçmek ve bilmediği yerlerden, zayıf noktalarından vurmak bi şey kazandırmaz bunu yapan insana.. Ancak yukarıdaki yazdıklarım gerçek anlamda iletişim içindir. Fikir alışverişi içindir.. Yeni düşüncelere aç insanlar içindir.. Oysa artık bu tür insanların kelaynaklara döndüğünü görmek de çok üzücü..

    Yani artık çoğunlukla insanlar taraf olarak katılıyor tartışmalara.. Önyargılı ve taraf.. Taraflık kötü değil elbet.. Ancak körü körüne ve bilerek doğruyu yadsımak kendisine ihanettir bence insanın.. Kazandırmaz kişiye, aksine kaybettirir..

    Bana göre tartışırken ilk temel kural konu, kişilerden bağımsız olmalı, kişiliklerden bağımsız olmalı.. Kişiler tartışma platformuna kendi kişiliklerini koymamalı.. O konuyla kişilikleri arasına bir sınır koyabilmeli.. Hangi taraftan bakılırsa, karşı tarafın bakışı incitmemeli kişiyi.. Bildiklerini ve hissettiklerini, kendi potasında eriterek koymak her zaman daha uygundur bana göre.. Alıntılar dipnotlar elbet olabilir.. Ancak karşı sorular karşısında paniğe neden olabilir bu bakış açısı.. Ve kişiliğe saldırı olarak algılanır bu panik anında..
    Ayrıca herkes düşündüğünü ve düşünmediğini hatta bu konuyla ilgilenmediğini ve nedenini söyleyebilmeli.. Katılımın çokluğu önemlidir bence..

    Sana özel söyleyeceğim bir şey yok.. Genel bütün bunlar.. Kendime, sana ve herkese..
    Temel hata herkesin elinde anahtar var.. O anahtarla açmaya koşullanmış herkes tüm kapıları..
    Uymayınca kilide elindeki anahtar, başlıyor kapıları yumruklamaya, tekmelemeye.. Çünkü eline o anahtar tutuşturulmuş .. Her anahtarın üstünde yüce, ulu yada bilimsel süsler, işaretler var.. İçeri girebilse anlaşacak oysa herkesle.. Bundan kuşkum yok..
    İşte benim kavgam bu.. İçerdekiler açsınlar kapıları..

  6. #81
    Üye
    empatizan Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.02-2008
    Son Giriş
    20.03-2017
    Saat
    10:49
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    845
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Keşke engellilerin yaşam kavgası engelsiz olarak ötekileştirdiğiniz ötekilerden farklı olmasaydı.
    Keşke Türkiye’de yaşamasaydınız demeye dilim varmıyor ama keşke engellilerin yaşamı ülkemizde de Amerika’daki ya da bir Avrupa ülkesindesindeki kadar kolay olsaydı.
    Benim hiç gitmediğim Amerika’dan yeni dönen kızımın engellilerle ilgili gözlemlerine ve pek çok Avrupa ülkesindeki intibalarıma dayanarak yazıyorum bu serzenişi.
    İyi ki varsınız muhalif arkadaşlar. İyi ki varsınız sesinizi yükseltenler. İyi ki varsınız hayata dahilim, müdahilim diyenler. İyi ki varsınız öteki olmak istemeyenler.
    Engelli değilim ama yanınızdayım. Kavganıza dahilim. Haksızlığa ve ötekileştirmeye müdahilim. Laf aramızda sizin adınıza pozitif ayrımcılıktan yanayım.
    Fiziksel anlamda negatif olan her koşulun pozitif anlamda desteklenmesi gerektiğini savunuyorum ve bir gün bu kavganın bizim ülkemizde de kazanılacağına inanıyorum.
    En azından inanmak istiyorum ve ben de muhalif dostlar gibi inançlarım uğruna çaba sarf ediyorum. Bu çabanın forumlara yazmakla sınırlı kalamayacağını biliyorum.
    “Bu böyle olmaz” dediğim koşulları elimden geldiğince düzeltmeye çalışıyorum. Çabalarımın sonuçlarını gördükçe mutlu oluyorum.
    Siz varsınız. İyi ki varsınız. İyi ki kavganızdan vazgeçmiyorsunuz ve asla öteki değilsiniz. Ve bir gün bu kavganızı, kavgamızı kazanacaksınız, kazanacağız.
    Kavgaya devam

  7. #82
    Yasaklı Üye
    tekecig Avatarı

    Üyelik Tarihi
    04.12-2008
    Son Giriş
    03.01-2010
    Saat
    17:16
    Yaşadığı Yer
    Plüton
    Mesaj
    713
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: kuyucak Mesajı Gör
    İki görüş o kadar net ve açıkça ortaya çıktıki, galiba evrensel kavga burada;
    -Bir yanda iletişim kurmak ehil işidir.. Gerektiğinde kurulabilir..
    -Öte yanda halkın seviyesi çok aşağıda.. Ona bulaşmak bile onun düşmanı olmaktır..

    Fakat halk adına karar vermek bize kimin buyruğu? Aydın olmanın temel şartımı acaba?
    Kuyucak duygusallığınıı anlıyorum.Ancak sizde biliyorsunuz ki, alt seviyede bir yapıyla üst seviyede bir yapı ileyişim kuramaz.

    Eğer kurabilseydi bunun doğada pratiği çok fazla görülebilirdi. lakin böyle, bir örnek dahi yoktur.

    Her durumda üst seviyenin alt seviyeyi yönlendirip yönettiği görülür.

    Buda alt ve üst arasında çekişme ve kavganın her daim devamını sağlar.

    Ama bu zevk veren bir kavga değildir. Dönem dönem her iki tarafıda yaralayan ,acı veren bir kavgadır. Eğer kazanan taraftaysanız güzel olduğunu düşünürsünüz.
    Kaybeden taraftakinin neler düşüneceği malum...

  8. #83
    Üye
    leventsaritas Avatarı

    Gerçek Adı
    Levent
    Üyelik Tarihi
    11.09-2009
    Son Giriş
    27.09-2017
    Saat
    17:55
    Yaşadığı Yer
    Istanbul
    Mesaj
    322
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    38

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    merhaba

    hasan abi önceki yazında posmodernizim alıntı yazısına tahammül edemeyip bana şu suçlamalarla geliyorsun
    ( benim amacımın seni susturmak olduğunu yazıyorsun. bu suçlama hiç ilkeli deil iletişim kurmak isteyen birinin bakış açısıyla bakarsak

    2. suçlaman ise bu gerçekten hiç kabuledilir deyil şunları yazıyorsun ( halk dalkavuğu.. İşte ben oyum Levent. beni halka dalkavuk demekle suçluyorsun ve o yazıyı okuyanların yanılsamasına neden oluyorsun
    seni abim olarak daha tutarlı dikkatli olmaya çağırıyorum ileşim adına.

    bu forumda sizinle birlite oluşum kendi sağlıksal gurubum içinde olmak ( beni mutlu ediyor )
    ben foruma katılalı 1 ay oldu ve biz engellilerin türkiyede örgütlenemeyen hak aramasını bilmeyen anayasal haklarını vatandaşlık haklarını bilmeyen türkiye sistemi kapitalist sistemin istetediği gibi dayattığı gibi kurumların kapısında hak dilenen dilencigibi

    aiylesine çevresine bağımlı olan onlardan bağımsız yardımları olmadan hiçbirşey yapamayan tekellerin ( patronların ) sanatcıların nemalarıyla varlığını sürdüren derneklerin peşinde bir oyanı bir buyanı devlet yardımı olmadan sürünen sürünemeyen
    içinde yaşıyor olduğumuz sınıflı toplumun bizi dilenciler gibi görmesinden
    içinde yaşıyor olduğumuz sınıflı toplumun üst zengin sınıfının ve devletin bazı arkadaşlarımızı dilenci olmak zorunda bıraktığından

    bizlere layık olacak sistemin sosyalist sistemin olduğunu bilerek
    insanı dilencileştirmeyen temel hak ve özgürlüklerini veren
    bizli ötekileştirmeyen barınma beslenme sağlık eğitim kültür sanat vs.
    bunlar gibi haklarımızı dilenmemize gerek kalmadan veren sosyalist sistemin ışığında
    bizim örgütlenenme ve mücadele etmemiz gerektini bilerek konu başlıkları aşdım forumda rahatsız olan arkadaşlarda vardır başlıklardan rahatsız olsunlar

    yani hasan abi benim amacım bu yazdıklarım seni susturmak deil niyetimi çekinmeden ortaya koyuyorum
    bizim kavgamızın kapitalist sistemle olması gerektiğini söylüyorum
    kişinin kendiyle kavga etmesi için bizi ötekileştirenleri tanıması gerek

    yoruldum ekran kılavyesiyle yazıyorum keşke sohbet odamız olsa orda sesli konuşarak ifade etsem kendimi

  9. #84
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Tekecig.. Kuyucak duygusallığınıı anlıyorum diyerek başlamışsın söze.. Çok güzel, teşekkür ederim..
    Fakat sen gerçekçi ve katı olmanın gereklerini sıralamışsın .. Hatta doğal olduğu için zorunluluğunu ve kaçınılmazlığını.. Sonuçlarının acıtıcı olabileceğini de eklemişsin .. Üst seviyenin alt seviyeyi yönlendirdiğini anlatmışsın..
    Hatta her daim kavganın alt ve üst seviye arasında olduğunu belirtmişsin..

    Şimdi ben ne diyeceğimi şaşırdım inan.. Konumuz Aydın ve entelektüellerle halk arasındaki iletişim sorunu idi.. İletişim kopukluğu idi .. Hatta kavram kargaşası yüzünden iletişim sorunu öyle boyutlara varmıştır ki yapılan çalışmalar düşmanlığa yardım eder diye iddiada bulunmuştum ..

    Şimdi seninle nasıl iletişim kurabileceğiz? Senin anlatmak istediğin alt ve üst seviye arasındaki kavga sınıfsal bir şey midir? Yoksa Aydın yani üst seviye bilince ulaşan insanlar ile halk yani alt seviye insanlar arasındaki kavgamıdır?
    Yada ben bi şeyleri kaçırdım mı? Yada sen üst seviyeye saflarındasın da kaderinize razı olun mu diyorsun?

    Ben kendimi alt üst yada başka bir yerlere koymuyorum .. Burası engellilerin olduğu yani bilincin minumum seviyede olduğu kabul edilmiş bir yer.. Başka yerlerden buraya bi şeyler taşıma gayreti içinde değilim.. Benim gayretim buradaki insanlara kavga etme duygusunu anlatmak.. Onları buna ikna etmek..
    Diğer insanlarla iletişime geçmek gerektiğini anlatmak.. Kendi kapılarımızı açmamız yada kırmamız gerektiğine inanmalarını tartışmak.. Ben kendimi bu insanların içinde görüyorum.. Hissen yada duygularımızla, istersen telepati diyebilirsin, onlarla daha iyi iletişim kuruyorum .. On beş kitap okudum diye kendimi üst seviye bilinç içinde olanlar içinde saymıyorum.. Onları engellilik temelinde red etmiyorum.. Üst seviye bilinçlerinden kaçıyorum onların.. Onlar dediğim tüm inanç ve ideoloji gurupları.. Militanlar ve her derde deva ilaç reçeteleri gibi düşünceleri cebinde taşıyanlar.. Tek bir insan kalmadı onların ulaşabildiği.. insanlar onları aramakta bulmakta . Onlar geleni bile kaçırır.. Biz engellilere gelince, bizde bulacağız birilerini .. Bize yakın olanı ..
    Fakat bi şartla; Kendinden utanmadan, ezilmeden .. Eşit olduğumuzu inanmaları şartıyla .. Aramızdaki fark sen bilinç taşıyorsun .. Ben kapılarımızı açmamız gerektiğinden bahsediyorum .. Sence var mı aramızda iletişim? Ya da fark ne?

    Levent sanırım sana da seslenmiş oldum bu arada.. Kendinden olanla tartışalım diye arada bir üzerine gelirsem darılmaca yok.. Hiçbir insan tek bir kerede anlatamaz zaten içindekileri .. Bu uzun soluklu bir mücadele olacak.. İstediğin kadar kısa yada uzun yazabilirsin.. Ama bir kerede değil..

  10. #85
    Üye
    empatizan Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.02-2008
    Son Giriş
    20.03-2017
    Saat
    10:49
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    845
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sayın leventsarıtaş
    Kavgaya yanlış yerden bakıyorsunuz ya da siz hala aynı yerde misiniz demeyeceğim ama niye sisteme takılıp kalıyorsunuz.?
    Sistem her ne olursa olsun o sistemin içinde örgütlenme ve mücadele de mümkündür ve mevcut olan sistem her ne olursa olsun, hak verilmez alınır.
    Sosyalist sistem denendi, olmadı, yürütülemedi ya da ütopik anlamda hiç var olmadı bile.
    Ben artık insana layık olacak sistemin sosyalist sistem olduğunu düşünmüyorum.
    Her ferdin olmasa bile çoğunluğun refah içinde yaşadığı, hak ve özgürlüklerin korunduğu sistem, adı ne olursa olsun iyi bir sistem. Bunun sadece sosyalist bir düzende mümkün olacağını söylemeyeceksiniz herhalde. Sorun o güzel sistemin bizde bir türlü olamaması, oturtulamaması.
    Söylemek istediklerimi bu kadar kısa bir yazıyla anlatabileceğimi sanmıyorum ama uzun uzun yazmayacağım. Hatta tek bir cümleyle: ben artık sistem masallarına inanmıyorum.

  11. #86
    Yasaklı Üye
    tekecig Avatarı

    Üyelik Tarihi
    04.12-2008
    Son Giriş
    03.01-2010
    Saat
    17:16
    Yaşadığı Yer
    Plüton
    Mesaj
    713
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    kuyucak ,

    Ben toplumu bir piramit gibi kabul ederim.Piramitin zirvesinden aşağıya doğru her basamak bir toplumsal sınıfı temsil eder.

    Aynı basamakta olmayan kişiler birbirlerinin ne demek istediğini anlamazlar. O yüzden sınıflar kendi arasında iletişir. Bir üst basamaktakilerin sevk ve iradeleriyle hareket ederler.Bir alt basamaktakileri ise yönlendirirler.

    Şimdi bu görüşlerim bazı kimselere faşizm gibi gelebilir.Fakat ilgisi yok bu doğal gerçeklerle alakalı.

    Sosyalizm ve kapitalizmin çatışması bu piramitin şekliyle alakalıdır.

    Sosyalistlere göre piramit çok yüksek olmamalı ,basamak sayısı mümkün olan en alt seviyede tutulmalıdır.

    Kapitalizm ise piramitin inşasında mümkün olan en yükseğe kadar çıkılmasını ister. Böylece çok büyük bir kitle zirvenin güdümünde kalacaktır.

    Senle ben birbirimizi anlıyoruz demekki seviye sorunumuz yok.

    ama birbirimizi anlayamacak olsaydık nasıl iletişebilirdik?

  12. #87
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bak şimdi daha iyi anlaştık tekecig senle..
    Seni anlamaya başladım.. Ancak düşüncelerini kabul ettim anlamına gelmesin..
    İlginç geldi.. Orijinal geldi.. Geliştir bence bu düşünceyi..
    - Piramitlerde benim bildiğim yüzlerce basamak var.. Toplumu epey dilimlemek gerekecek ince ince sınıflara ayırmak için..
    -Engellilerin yeri sanırım en altta.. Varmı bizden altta olan?
    Onların bir üstünde olan kim olabilir diye düşünüyorum ama bulamadım.. Yani engelliler bir üst merdiven için kimlerle savaşacak?
    -Birde benim durumum var.. Ben bu modele uymuyorum.. Ne kabul edersem edeyim kendimi, bir altımla yada üstümle girişmem mücadeleye.. İlla karar verici ile kavga ederim.. Onun gücünü paylaşmaya çalışırım..
    Fakat genede düşüncelerin ilginç ve orijinal.. Sanki Doğal seleksiyonun felsefi versiyonu.. Faşist demem ben o yüzden.. Sana kolay gelsin çalışmalarında..

  13. #88
    Üye
    empatizan Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.02-2008
    Son Giriş
    20.03-2017
    Saat
    10:49
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    845
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sevgili Tekecig,
    Sizin son yazınızı okuyunca, bir zamanlar birebir (tek öğrencisi olarak) “siyasal iletişim” dersi alma şansı bulduğum değerli bir hocam vasıtasıyla öğrendiğim klasik elitizmin temsilcilerinden “Vilfredo Pareto” geldi aklıma.
    Adam 1848 – 1923 yılları arasında yaşamış İtalyan bir iktisatçı ve sosyolog. Faşizm konusunda hiçbir günahı olmadığı halde Faşizmin babası olarak anılıyor. Aşağı yukarı sizin söylediklerinizi söylemiş. İlgilenirseniz, Doğu Batı Yayınlarından Türkçe’ye çevrilmiş: “Seçkinlerin Yükselişi ve Düşüşü- Kuramsal Bir Sosyoloji Uygulaması" adlı bir kitabı var.
    Sosyalistler ve komünistler duymasınlar ama laf aramızda ben de sizin gibi (ve elitizm teorisyenleri gibi) çok büyük bir kitlenin zirvenin güdümünde kalmaya mahkum olduğunu düşünüyorum. İstediğimiz kadar kıçımızı yırtalım, bu gerçekten kaçış yok.
    Eski komünist ve sosyalist ülkeler de komünist elitler tarafından yönetiliyordu. Aksini iddia edenin alnını karışlarım.
    Pareto’nun analizinde en çok hoşuma giden nokta; şans ya da yetenek yoluyla piramidin üst basamaklarına tırmanabilenleri göz ardı etmemesi olmuştu. Amiyane bir tabirle mealen: Yürü oğlum tekecig, (ya da X şahıs) kim tutar seni

  14. #89
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    11:33
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    58
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sevgili empatizan,yazını çok bilimsel yazmışsın,okurken büyük bir keyif aldığımı söylemeden geçemeyeceğim
    Yaşamdaki kavgayı senin kadar güzel özetleyebilecek kimseyi tanımıyorum şu gezenimizde

  15. #90
    Üye
    empatizan Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.02-2008
    Son Giriş
    20.03-2017
    Saat
    10:49
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    845
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Uzuuun zamandır hiç kimseden hiçbir konuda iltifat almamıştım sevgili Şehribanu.
    En kısa zamanda görüşelim, size dört başı mamur bir sofra donatayım. Bu konuyu daha detaylı konuşalım.
    Sefgiler (sevinçten dilim dolaştı)




Sayfa 6 / 10 İlkİlk ... 2345678910 SonSon