Sayfa 2 / 2 İlkİlk 12
Toplam 25 mesajın 16-25 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #16
    Üye
    cevdet Avatarı

    Üyelik Tarihi
    03.02-2005
    Son Giriş
    30.05-2016
    Saat
    12:20
    Mesaj
    22
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    İlk iş başvurumda işe girdim.internetten gördüğüm ilan üzerine firmayı aradım ve durumu acıkladım. Baslangıcta 1 ay kadar sigortasız olarak calıstım. Daha sonra engelli kadrosunda eleman ihitiyaçları oldugu için olmalıdır ki hemen sigortamı başlattılar. Engelli personelin çalıştırılmasının tamamen kanunlar uymak için yapıldıgını fark ettim. Meclisten beklentim bu kanunların yaptırımlarını daha da arttırmaları.
    (elektronik mühendisi )

  2. #17
    Üye
    Oya Tekin Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.07-2004
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    İzmir
    Mesaj
    567
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Özürlü İstihdamı İçin Neler Yapılmalı?

    ARİF TEMİR / İş Müfettişi

    Birçok ülkede özürlülerin topluma kazandırılması yönünde çeşitli çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmalardan biri de özürlülerin çalışma hayatında yer almasını sağlamaya yönelik çabalardır. Ülkemizde de özürlülerin çalışma hayatı içerisinde yer alması için çeşitli hukuki düzenlemeler yapılmıştır. Bu düzenlemelerin başında sözleşme serbestisinin sınırlandırılması gelmektedir. Hukuk düzeni içinde işçi ve işverenler diledikleri kişilerle iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler. Kural olarak hiçbir işveren, bir işçi ile iş sözleşmesi yapmaya zorlanamaz. İşveren çalıştırmak istediği işçiyi seçmek ve işçi de çalışmak istediği işverenle iş sözleşmesi yapmakta serbesttir. Ancak devletin sosyal devlet olma olgusundan hareketle yasal düzenlemelerle kamu yararı amacıyla çalışma ilişkilerindeki iş sözleşmesi serbestisine müdahale ettiğini görmekteyiz. İş sözleşmesi serbestisini sınırlayan, yani zorunlu istihdamın uygulamasını gerektiren hususlardan biri de özürlü işçi istihdamıdır.
    İş mevzuatına göre bedensel, zihinsel, ruhsal, duygusal ve sosyal yeteneklerindeki engelleri nedeniyle çalışma gücünün en az yüzde 40'ından yoksun olduğu sağlık kurulu raporuyla belgelenenler özürlü kabul edilmektedir.

    Sayıyı Bakanlar Kurulu belirler
    Özürlü, eski hükümlü ve terör mağduru olarak çalıştırılacak işçilerin oranları her yıl Bakanlar Kurulu'nca ocak ayı içerisinde yürürlüğe girecek şekilde belirlenir. Bu kapsamda çalıştırılacak işçilerin toplam oranı yüzde 6'dır. İş Kanunu'na göre özürlü işçilerin oranı toplam oranın yarısından aşağı olamaz. Buna göre özürlü işçi istihdamı oranı en az yüzde 3 olmak zorundadır. Bakanlar Kurulu'nun 2005/9077 sayılı kararı uyarınca 2006 yılı için uygulanan özürlü çalıştırma oranı özel işyerleri için yüzde 3, kamu işyerleri için ise yüzde 4'tür. 2007 yılı için henüz özürlü çalıştırma oranları belirlenmemiştir. Bu durumda 2006 yılı için belirlenen oranlar yürürlüktedir.

    Özürlü işçi istihdam etme zorunluluğu aynı il sınırları içerisinde 50 ve 50'nin üzerinde (tarım işkolu için 51 ve üzerinde) işçi istihdam eden işverenlere getirilmiş olan bir yükümlülüktür. Aynı il sınırları içinde birden fazla işyeri bulunan işverenin bu kapsamda çalıştırmakla yükümlü olduğu işçi sayısı, toplam işçi sayısına göre hesaplanır. Yer altı ve su altı işlerinde özürlü işçi çalıştırılması yasaklanmıştır. Bu nedenle toplam işçi sayısının tespitinde işverenin yer altı ve su altı işlerinde çalışan işçileri hesaba katılmaz. 4857 sayılı İş Kanunu çalıştırılacak işçi sayısının tespitinde belirsiz ve belirli süreli iş sözleşmesine göre çalıştırılan işçilerle kısmi süreli iş sözleşmesine göre çalışanların esas alınacağını öngörmüştür. Kısmi süreli iş sözleşmesine göre çalışanların çalışma süreleri tam süreli çalışmaya dönüştürülerek hesaplanır. Oranların hesaplanmasında yarıma kadar kesirler dikkate alınmaz, yarım ve daha fazla olanlar tama dönüştürülür.

    İki yöntem var
    İşverenler çalıştırmakla yükümlü oldukları işçileri Türkiye İş Kurumu aracılığıyla temin ederler ya da kendileri bulup kuruma tescil ettirirler.
    İşyerinden malulen ayrılmak zorunda kalıp da sonradan maluliyeti ortadan kalkan işçiler, eski işyerlerinde tekrar işe alınmalarını istedikleri takdirde, işveren bunları eski işleri veya benzeri işlerde boş yer varsa derhal, yoksa boşalacak ilk işe başka isteklilere tercih ederek, o andaki koşullarla işe almak zorundadır. Aranan koşullar bulunduğu halde işveren iş sözleşmesi yapma yükümlülüğünü yerine getirmezse, işe alınma isteğinde bulunan eski işçiye altı aylık ücreti tutarında tazminat öder.
    4857 sayılı Kanun'un 30. maddesindeki hükümlere aykırı olarak özürlü çalıştırmayan işveren veya işveren vekiline çalıştırmadığı her özürlü ve her ay için aynı yasanın 101. maddesi gereğince 2007 yılı için 1.266 YTL para cezası Türkiye İş Kurumu il müdürlüklerince uygulanır. Söz konusu idari para cezası her yıl 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na göre yeniden değerleme oranında artırılmaktadır.

    İşverene düşen yükümlülükler
    İşverenler işyerlerini imkânları ölçüsünde, özürlülerin çalışmalarını kolaylaştırabilecek şekilde hazırlamak, sağlıkları için gerekli tedbirleri almak, mesleklerinde veya mesleklerine yakın işlerde çalıştırmak, işleriyle ilgili bilgi ve yeteneklerini geliştirmek, çalışmaları için gerekli araç ve gereçleri sağlamak zorundadırlar. Özürlüler, yapabilecekleri işler dışında sağlıklarına zarar verecek diğer işlerde çalıştırılamaz. Uygun koşulların varlığı halinde çalışma sürelerinin başlangıç ve bitiş saatleri özürlünün durumuna göre belirlenebilir.
    Özürlü işçiler, diğer işçilere yapılan sosyal yardımlardan aynen yararlanırlar. Özürlü olmak daha düşük ücretle çalıştırma sebebi olamaz.

    İş sözleşmelerine veya toplu iş sözleşmelerine bu işçiler aleyhine hükümler konulamaz.
    Özürlü işçi istihdamını artırmak için işveren prim hissesinin bir kısmının hazinece ödenmesi için bazı düzenlemeler yapılmıştır. Bu bağlamda

    *Bakanlar Kurulu'nca belirlenecek oranların üstünde özürlü çalıştırılması
    *Özürlü çalıştırmakla yükümlü olmadıkları halde özürlü çalıştırılması
    *Çalışma gücünü yüzde 80'den fazla kaybetmiş özürlünün çalıştırılması koşullarının gerçekleşmesi durumunda işverenlerin 506 sayılı SSK Yasası'na göre ödemeleri gereken işveren sigorta prim hisselerinin yüzde 50'si işveren, yüzde 50'si de Hazine tarafından ödenir. Ayrıca kontenjan (çalıştırma zorunluluğu) sınırları içerisinde de olsa özürlülük oranı yüzde 80'den fazla olan işçinin çalıştırılması durumunda işveren prim hissesinin yüzde 50'sini Hazine ödeyecektir.

    Özürlü işçi istihdamını artırmak için devletin bazı koşulların varlığı halinde işveren prim hissesinin yüzde 50'sini karşılaması şüphesiz ki olumlu bir uygulamadır. Ancak bu uygulama tek başına yeterli değildir.

    Araştırmaların gösterdiği
    Özürlüler toplumumuzda önemli bir yer tutmaktadır. Yapılan araştırmalara göre Türkiye'de özürlülerin toplam nüfusa oranı yaklaşık olarak yüzde 12'dir. Türkiye İstatistik Kurumu 2002 yılı verilerine göre ortopedik, görme, işitme, dil ve konuşma ve zihinsel özürlü nüfusun işgücüne katılma oranı yüzde 21.75, işsizlik oranı yüzde 15.46 ve işgücüne dahil olmayan nüfus oranı ise yüzde 78.29'dur. Türkiye İş Kurumu 2005 yılı verilerine göre kuruma işe yerleştirilmek üzere başvuran özürlü sayısı 490.133'tür. Başvuranlardan 55.339'u kamuda, 159.414'ü özel kesimde işe yerleştirilmiştir. Bütün bu istatistiksel veriler bize gösteriyor ki özürlülerin işgücüne katılma oranı düşüktür.

    Bu nedenle özürlülerin işgücüne katılımlarını artırmak için
    *Elli ve üzerinde işçi çalıştıran özel kesim işverenlerinin sosyal devlete katkı sağlamaları noktasında gönüllülük esasına dayalı özürlü işçi çalıştırmaları için işveren sigorta prim hisselerinin tamamının devletçe karşılanması, vergi indirimi, kredi taleplerinde kolaylık, ucuz enerji sağlanması gibi teşvik edici çeşitli uygulamalar yürürlüğe konulması,

    *Özürlü çalıştırma yükümlülüğünde olan veya olmayan işverenlerin
    özürlü çalıştırmaları durumunda işyeri maliyetlerinin azaltılması için düzenlemeler yapılması,

    *Özürlülerin işe gelip gitmesi için belediyeler tarafından servis hizmetlerinin verilmesi,

    *Özürlü işçi istihdam eden işverenlere/işyerlerine kullanmış oldukları su bedellerinde, çevre temizlik vergisi ve emlak vergisinde belediyeler tarafından indirime gidilmesi,

    *Özürlü işçi istihdam eden işverenlerin ticaret odaları vb meslek kuruluşlarına yapmış oldukları aidat ödemelerinde indirime gidilmesi,

    *İşyeri sahipleri ile özürlü işçilerin belirli aralıklarla seminer konferans panellerde veya bire bir görüşme şeklinde bir araya getirilerek özürlülere karşı duyarlılığın artırılması ve özürlülerin sorunlarının belirlenerek çözümlenmesi,

    *Herkesin bir gün özürlü olabileceği gerçeğinden hareketle özürlülere yönelik toplumun duyarlılığı artırılarak bu bağlamda özürlülerle ilgili çeşitli etkinlikler yapılması,

    *Özürlülerin niteliklerinin geliştirilerek verimliliklerinin artırılması,

    *İl düzeyinde işletmelerin hangi özür grubuna ihtiyaç duyduklarının tespit edilmesi ve buna göre işyerlerine özürlü işçi gönderilmesi,

    *Özürlülerin işyerlerindeki çalışma ortamlarının iyileştirilmesi için çalışmalar yapılması, gerekmektedir.

    Ayrıca zorunlu istihdam uygulamasına tabi olan işverenlere öngörülen cezaların karşılığında bir ödüllendirme sistemi de getirilmelidir. Zorunlu istihdamı yerine getirmeyen işverene nasıl ceza uygulanıyorsa, zorunlu istihdam yükümlülüğünü yerine getiren işverene de ödül verilmelidir. Ödül sisteminin getirilmesi özürlü istihdamının sayısını artıracağı gibi işverenlerinde istihdamın artırılması konusundaki motivasyonlarını artıracak, dolayısı ile zorunlu istihdam uygulaması gönüllü istihdam
    uygulamasına dönüşecektir.

    Sonuç itibarıyla özürlüler bazı haklardan daha çok yararlanmak zorundadırlar. Toplumun bütün kesimleriyle birlikte başta istihdam olmak üzere her konuda özürlülerimize destek olmalıyız.

    RADİKAL

  3. #18
    Üye
    gunesstar58 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    03.02-2007
    Son Giriş
    12.11-2014
    Saat
    16:16
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    283
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    haklısın gül bende kamuda memurum başkanın sekretere ihtiyacı varmış başkanın özel kalemi sen sakat olmasaydın seni sekreter olarak buraya oturturuz demişlerdi cünkü buraya her yerden insanlar geliyor başkanın yanına başkan sekreteri içeri cağırdımı içeriye eli ayağı düzgün biri olması lazım dediler ben zaten kabul etmezdim ama ben o kelime ile karşlaştım aslında eli ayağı düzgün dedilerya benim elim ayağım düzgün hiç hırsızlık yapmadımkı :lol:

  4. #19
    Üye
    Leandros Avatarı

    Gerçek Adı
    Serdar
    Üyelik Tarihi
    13.04-2007
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    45
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Işyerinde gereksiz insan muamelesi görmenin temelinde ne yatıyor acaba?
    A) "sakat adam gereksiz adam" düşüncesi mi?
    B) bazen amirlerinizin her nedense üstünüze fazla gelmemesinden ötürü çalışma arkadaşlarınızın(!) kıskançlık krizleri mi?
    C) her ikiside
    çoğu zaman ismi çıkanların üzerine çok gidilir oysa, aynı durumla karşılaşmamış insanlara kusursuz gözüyle bakmamak lazım.
    Aslında nazi almanyasında yahudiler nasıl imlenip dışlanıyorsa bugün de engelli insanlarda böyle bir durum söz konusudur. Her insan olmasa da, birçok insan tarafından gereksiz görülme durumu söz konusudur. Işyerlerinde, eğer ayakta çalışamıyorsanız, ayakta çalışmak zorunda olanların, eğer oraya buraya gönderilemeyecek durumdaysanız , bu işi yapanların hışmına uğruyorsunuz.

  5. #20
    Üye
    elmadaglı Avatarı

    Üyelik Tarihi
    24.11-2007
    Son Giriş
    16.12-2007
    Saat
    22:10
    Yaşadığı Yer
    ANKARA
    Mesaj
    9
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Evet 10 senedir diyaliz hastasıyım ve iş konusunda tek sorunum haftada 3 gün 4 saat diyaliz makinasına girmem olarak görüyordum ben fakat bu insanlıktan mahrum kalanlar için öyle değilmiş biz hasta olarak o iş dallarında çalışamaz ve özürlü eleman olamaz mışız.ben her konuda iş yerelerine işlerini aksatmayacağım konusunda ikna etmeye çalışsamda onlar bizze 1 deneme şansı bile vermiyorlar.ama isterim ki bizede bir şans bir denem aşaması verilsin .iş kurumunda mesleki eğitim kursuna katıldım.bilgisayar operatörlüğü sertifikasınıu başarı ile bitirdim size iş bulacağız kesin dediler ma 2 senedir iş felan yok bu konuda ne konuşılacaksa ne gerekiyorsa buyrun beraber yapalım.ilği gösterdiğiniz için çok tyeşekürler.

  6. #21
    Üye
    sindaannun Avatarı

    Üyelik Tarihi
    27.10-2004
    Son Giriş
    19.09-2008
    Saat
    00:14
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    34
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ben ITU Makine Mühendisliği son sınıf öğrencisiyim ve temmuzda işe girmem gerekecek. Son 3 aydır bunun sıkıntısını yaşıyorum. Kendime göre bir iş bulabilir miyim diye. Hatta başka sebeplerle birleşince bunalıma bile girdim. Daha önce hiç deneyimim olmadı ama 2 stajım oldu. Sonuncusu Mercedes fabrikasındaydı, galiba staj yapan tek engelliydim. Amirlerim beni sevdiler, ayrılırken fikirlerini sorduğumda uzmanlaşmamı önerdiler. Yani bir makine mühendisliğin alt konusunda daha fazla eğitim gör dediler. Bu konuya eğileceğim, size de fikir verebilir.

  7. #22
    Üye
    akasya Avatarı

    Üyelik Tarihi
    24.08-2005
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    513
    Alınan Beğeniler
    9
    Verilen Beğeniler
    3

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Aylar önce bu başlığa yazdıklarımı okudum da epey umutsuzmuşum :? Sanırım üst üste yaşadığım olumsuzluklar beni bu noktaya getirmiş. Ama hayatımda yazdıklarımın tam tersi gelişmeler yaşadım. Şu an kendi mesleğimi yapabildiğim bir işim var. Özel bir şirkette avukat olarak çalışıyorum. Başvurduğum kadro da engelli kadrosu değil normal bir kadroydu. Demek ki tek tük de olsa bize güvenen , şans veren işverenler hala var. Bunu sizlerle paylaşmak istedim. Umutsuz olan arkadaşlar varsa belki de herşey göründüğü kadar kötü olmayabilir. :wink: Kırk kapıdan kovulsak da 41. kapıyı çalmaya devam diyorum.

    Haaa bu arada engelli kadro ile ilgili yakın zamanda yaşadığım trajikomik bir olay da var. Onu da sonra anlatayım ki yukarıda yazdığım pozitif mesajıma gölge düşmesin :lol:

  8. #23
    Üye
    veysel çelebi Avatarı

    Üyelik Tarihi
    07.05-2008
    Son Giriş
    25.10-2017
    Saat
    03:32
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    200
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    4

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Gerçekten böyle sosyal sorumluluk projeleri oldukça beni hayata bağladı bu proje iş yaşamımda daha aktif oldum ve serhan bey de bir yardımım oldğunda çok sıkışmıştım ilaçlarımı alamıyordum karşılıksız bana ilaçları karşıladı kendi cebinden ben EPİLEPSİ hastasıyım ve ilaçlar benim için çok önemli bu proje birkaç arkadaşımın hayatına da katkıda bulundu ve şu an beni onlarla ve MSD ailesiyle anıştırdı bu projede emeği geçen herkese teşekkür ediyorum

  9. #24
    Üye
    sahaf1972 Avatarı

    Gerçek Adı
    mehmet salıh
    Üyelik Tarihi
    25.12-2008
    Son Giriş
    26.10-2014
    Saat
    06:38
    Yaşadığı Yer
    İstanbul / Bahçelievler /van merkez,
    Mesaj
    508
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ben ilklendırme ve mekanık teknık eleman olarak 8 yıldır aynı işyerınde çalışıyorum ben hıc bır zaman kendımı engelı olmayan arkadaşlardan aşağı görmedım tam aksıne herzaman işimın gereyınde fazla önemsedım ve işımden başarı gostermek ıçın cok calıştım coğu zaman lar dıyer teknık arkadaşlar bende işle ilgılı yardım talep edıyorlar bır işi iyi yapmak ve oşte başarı gostermek önemlı başarılı olduğunuz zaman kımse engelı tarafınızla ilgilenmıyor benım calışma hayatımda en muzdarıp olduğum konu çalışan arkadaşların iki yuzluluk olmalarıdır senın yanında başka arkanda başka konuşanlar benı uzen taraf budur

  10. #25
    Üye
    veysel çelebi Avatarı

    Üyelik Tarihi
    07.05-2008
    Son Giriş
    25.10-2017
    Saat
    03:32
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    200
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    4

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Kesinlikle ben bu projede yer aldım hayata bağlandım
    Bu projeyi yapan herkese teşekklür ediyorum işsizler e iş buldu beni de hayata bağladı
    Ağdeta yeniden doğdum




Sayfa 2 / 2 İlkİlk 12