Sayfa 2 / 4 İlkİlk 1234 SonSon
Toplam 46 mesajın 16-30 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #16
    Üye
    masiva Avatarı

    Gerçek Adı
    Fatma
    Üyelik Tarihi
    21.06-2006
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    326
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    D ŞIKKI HİÇBİRİ!

    Muafiyet sağlanacak vergilerin ve engelliye bağlanan maaşların kişilerin gelir düzeyine (hayat standardına) göre ayarlanması gerektiğini düşünüyorum. Şimdi Sabancının, Koç'un......vs. olası oğluna/kızına bağlanacak engelli maaşının ya da lütfedilecek vergi muafiyetinin ne gibi bir anlamı olur.

    Her engelli aynı şartlarda muafiyet yada lütuflara tabi olmamalıdır.

  2. #17
    Üye
    bayke Avatarı

    Gerçek Adı
    Kemal
    Üyelik Tarihi
    06.04-2005
    Son Giriş
    07.02-2009
    Saat
    15:10
    Yaşadığı Yer
    İSTANBUL/Beykoz
    Mesaj
    756
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    rekursion merak ediyoo
    shimdilik aklima gelenler bunlar... merak ettigim bir konu, tek kolu ampute olanlar ulashimda ne tür problem cekio?...
    örneğin lavuğun biri sinyal vermeden solladı diyelim..
    naaaparsın?
    (*)milli el sanatlarımızın güzide örneklerinden birini camdan bu lavuğa göstermen gerekir... tek kol amputeyse yapamazsın, çıldırıp hayati tehlike yaratırsın.
    diii mii.?

    (*) baş parmak işaret parmağıyla orta parmak arasına sokularak el bi yumruk haline getirilerilir ve bu yumruk muhataba doğru kol sabit kalmak şartıyla bilekten sallanır. salınımın hızı, şiddeti ve süresi yapılan lavukluğun ölçüsüyle doğru orantılıdır. bu sanatın icrası esnasında karşı tarafın annesine veya ebesine bi ufak selam sarkıtmak da milli geleneklerimizdendir.

    bunu yapamayan adama ehliyet verilirse noolur.. milli kültürümüz zamanla unutulur. ki bu affedilemez bi durumdur.

  3. #18
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    13:40
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.898
    Alınan Beğeniler
    943
    Verilen Beğeniler
    1.237

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    1 ve 3. şık arasında kararsızım. Evet, bu hak ulaşım konusunda sorun yaşayan kişiler içindir, diyorum tereddütsüz, ama sonra düşünüyorum, iyi de bu ülkede sakat olmak zaten başlı başına bir dezavantaj. Herkesle eşit eğitim, iş vb. olanaklarından mahrum olan engelliler, doğal olarak maddi açıdan da ortalamanın altında kalıyorlar. Bu durumda (geçici bir süre ile de olsa) bu kişiler içinde bir muafiyet olabilir. Ama sonra uygulamayı düşününce bunun altından kalkamıyorum.
    Hala oy kullanmadım, ama ağırlığım 1. şık yönünde.
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  4. #19
    Üye
    Fuzulim Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.07-2005
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Erzurum
    Mesaj
    328
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    - Sakatlık oranının minimum %40 olma şartının yanısıra Ötv muafiyetinden faydalanmak için asıl kriter "Arabam Benim Bacaklarım" sloganına paralel olarak ilk öncelikle yürüme engelli kişilere tanınmalıdır. Bunun haricinde ki engel gurupları ise illa ötv muafiyeti gibi bir olanakla ödüllendirilmek zorunda olmayıp kendi engellleriyle ilgili olarak başka olanaklarla ödüllendirilebilir.
    - ÖTV de ne kadar muafiyet olacağı yürüyememe derecesine göre belirlenmelidir. Örneğin %50 yürüyemeyen bir şahıs ile % 100 yürüyemeyen başka bir şahısın ÖTV muafiyeti aynı olmamalıdır.
    - Yine engelli kişinin ve ailesinin gelir seviyesi de ÖTV muafiyetinde bir etken olmalıdır. İşte sayılan bu etkenlerin ortalaması alınarak ÖTV muafiyetinin ne oranda uygulanacağı belirlenebilir.
    Bu şekilde sınırllandırmaların yanı sıra araç alımında çeşit, motor hacmi v.s. gibi hiç bir sınır bulundurulmamalı ve sadece 5 yıl satamama sınır bulunmalıdır.
    Yukarıda sayılan kriterlere göre çok basit formüller geliştirilip uygulamaya konulabilir. Gerçek adaletin ayrıntılarla sağlanacağını düşünen biri olarak tamamen doğru olmasa da şu an için düşündüğüm bir methodu sunmak istiyorum. Bu önerimi kesinlikle bu methot olsun diye bir şekilde değil de demekki olabilirmiş yada bir formül geliştirilebilirmiş şeklinde algılarsanız sevinirim.
    formül şöyle olabilir: Tüm engel etkenlerinin oranını toplayıp 2/3 gibi bir katsayıyla çarpmak. Şimdi bazı örneklerle açıklamaya çalışacağım.
    Örnek- 1:
    tekerlekli sandalyeye mahkum hiç yürüyemeyen (yani %100 yürüyemeyen) ve gelir seviyesi olarak kendi durumu veya kendisine bakmakla yükümllülerin durumu çok iyi olan (örneğin : türkiyede ilk %20 girecek derece de zengin) engelli birinin;
    ÖTV muafiye oranı = 2/3 * (%100+%20) = %80 dır. Yani ÖTV nin ancak %80 ninden muaf olabilir.
    Örnek- 2:
    Yine tekerlekli sandalyeye mahkum hiç yürüyemeyen (%100 yürüyemeyen) ama bu sefer maddi durumu çok kötü (gelir seviyesi olarak türkiyede %90. durumda yani 10 kişiden en zengin 9. kişi. yani en fakirler arasında) bir engelli için
    ÖTV muafiyeti oranı=2/3 (%100 + %90)= %127 bu kişinin devlet ötv sini tamamen kaldıracağı gibi ayrıca aldığı araca ötv oranının %27 si kadar da yardımda bulunmalıdır.
    Örnek- 3:
    Tamamen göremeyen engelli: Göremediği için yürümede çektiği zorluk %40 olsun. Ve gelir seviyesi olarak türkiyede ilk %50 nin içinde olsun.
    ÖTV muafiyeti oranı= 2/3 *(%40+%50) =%60 demekki böyle bir engelli de ÖTV nin %60 ınden muaf olabilir.
    Örnek- 4:
    1 kolu olmayan engelli : Yürürken kollarla denge sağlanıldığını düşünürsek kolunun olmaması da yürümeye engel teşkil edebilir. Bu kişinin yürüme engeli (nasıl hesaplanacak sa onu sağlıkçılar belirleyecek artık) %20 olsun. Bu kişi gelir seviyesi olarak türkiyede ilk %30 da olsun.
    ÖTV muafiyeti oranı= 2/3 *(%20+%30) =%33 bu kişinin ötv muafiyeti %33 olmalıdır.
    Örnek-5:
    Şimdi de kendimi örnek vermek istiyorum. Kendimi örnek vermek istemem hem formülün sağlaması, hemde beni bencillikle suçlayanlara cevap olması için.
    Sakatlık oranım %50 ama yürüyememe oranım %65 gibi bişi olsun.
    Gelir seviyesi olarak türkiyede ilk %25 e girebilirim diye düşünüyorum.
    Ötv muafiyeti= 2/3 * (%65 + %25)=%60. yani benim durumumda biri de ötv nin ancak %60 ından muaf olmalıdır.
    Şimdi benimle ilgili çıkan bu oranı düşünüyorum da adalet yerini buldumu? Evet buldu. Benim durumum da (engel durumu ve madi durumu) olan engellililerin haklarından kesilip daha zor durum da olan engellilere aktarılması veya benden daha iyi durumdakilerden kesilip bana aktarılması bence gereken adalettir.
    Bu örnekler çok çeşitlendirilerek uygulanan formül yada formülde kullanılan katsayı çıkan sonuca göre değiştirilebilir. Kaldı ki ben öyle yaptım. Bu formülizasyonu gerçek manada istatistiklere dayanarak geliştirebilecek ve tam layıkıyla, hakkıyla düzgün çalışabilen bir formül çıkarabilecek bir çok kurum bulunmaktadır. (şu anda aklıma gelen örneğin ÖYSM olabilir.)
    Kanun koyucularda tembellik etmemeli çok ince noktalarına kadar düşünülmüş bir kanun çıkararak adaleti sağlamaları gerekir. Ne şiş yansın ne kabap. Devletimizde zarar etmesin, engellilerde mağdur olmasın. Bu konuda oluşturulacak bir komisyonla gereken mantıklı bir kanunun çok kolay çıkarılabileceğine inanıyorum. Kanunları hazırlanirken biraz daha fazla düşünmek, kanundan sonraki içinden çıkılmaz durumları düşünmekten çok daha kolaydır.
    Bilgi Notu : Matemetikte bu şekilde denenerek bulunan ve istenen sonucu vermeye en yakın formüllere Amprik Formül denir.
    Bu söylemlerime paralel bir şık olmadığı için malesef ankete oy veremiyorum.
    Şöyle bir şık eklenebilir. Yürüme engelli ve maddi durumu bozuk olan şahıslara bunların oranında ötv muafiyeti uygulansın. Ama illada oy gerekirse 3. şıkkı onaylamak daha mantıklı gibi. Ama şuna eminimki 2. şık kesinlikle ama kesinlikle yanlış bir tercihtir.
    Herkese hayırlı Cumalar.

  5. #20
    Üye
    Fuzulim Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.07-2005
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Erzurum
    Mesaj
    328
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ben bişi farkettimde bu ÖTV, araç alımı gibi konulara çok az arkadaş ilgili. Bunun sebebi ne olabilir? Belkide engellilerin çoğu araç alacak durumda değil. Asıl meselede burada zaten. Birileri şu kanun koyuculara engellilerin çoğunluğunun zaten araç alamayacak durumda olduklarını bu sebeple çok fazla endişe etmelerine gerek olmadığını bildirmesi lazım

  6. #21
    Üye
    Kederli Avatarı

    Üyelik Tarihi
    24.04-2005
    Son Giriş
    17.10-2017
    Saat
    16:51
    Yaşadığı Yer
    *
    Mesaj
    459
    Alınan Beğeniler
    4
    Verilen Beğeniler
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Fuzulim
    Ben bişi farkettimde bu ÖTV, araç alımı gibi konulara çok az arkadaş ilgili. Bunun sebebi ne olabilir? Belkide engellilerin çoğu araç alacak durumda değil. Asıl meselede burada zaten. Birileri şu kanun koyuculara engellilerin çoğunluğunun zaten araç alamayacak durumda olduklarını bu sebeple çok fazla endişe etmelerine gerek olmadığını bildirmesi lazım
    Zaten sorun da burada. Engelliler çok iyi imkanlara sahip kişiler değiller. Elbette ki maddi durumu iyi olanlar da var ama yine de içinden çıktığımız ailemizden kaynaklanan bir birikimimiz yoksa bir araç almayı bırakın kendi ailemizi geçindirebilecek kaynağı ancak bulabiliyoruz. Tabii ki bir şekilde bir aile kurabildiysek...

    Ben ailemden kalan hiçbirşeyi olmayan onlardan hiçbir destek almayarak kurduğu aileyi idare etmeye çalışan birisiyim. Ama kendi yağıyla kavrulmak hiç de kolay değil. Mutlaka birşeylerin eksik kalıyor. Hayatta bazı şeylerden mahrum kalmak zorunda kalıyoruz. Tabii ki bir araç sahibi olmak da bunlardan biri.

    Hadi diyelim heves edip "şu hayatta bir de bizim bir arabamız olsun, araba sahibi olmak, kullanmak nasıl birşeymiş anlayalım" desek ve borçtu, krediydi göze alsak bu sefer de insanın karşısına -benim yaşadığım gibi- anlamsız ve can sıkıcı, heves kırıcı problemler de çıkabiliyor (Heyet raporu gibi). Zaten başka sorunlarla uğraşırken ve engellere takılırken bir de böyle engellerle karşılaşmak hayatı daha da tatsızlaştırıyor. İnsan birşey istediğine pişman oluyor.

    Sanıyorum Türkiye'de yaşıyorsak yapacağımız en akıllı iş eğer hayatımız bir şekilde devam ediyorsa ona hiç müdahele etmeden, farklı birşey yapmadan yaşayıp gitmek. Hergün "karnım doydu, başımı sokacak dört duvar arasındayım, bugün de ölmedim" diye sevinmek. Bu ülkede insanların sadece yapmak istedikleri şeylere değil hayallerine ve ümitlerine bile engel koyuyorlar. Burası engellilerin ülkesi değil engellerin ülkesi....

  7. #22
    Üye
    abalı Avatarı

    Gerçek Adı
    osman
    Üyelik Tarihi
    23.01-2005
    Son Giriş
    05.12-2015
    Saat
    13:21
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    163
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ENGELİ OLUPTA TOPLU ULAŞIM ARAÇLARINDAN YARARLANAMIYACAK DURUMDA OLUPDA RAPORLA BELGEYELEN EŞİTLİK İLKESİNE DAYANARAK HER ENGELLİNİN FAYDALANMASI KANISINDAYIM



    ABALI

  8. #23
    Üye
    yeday Avatarı

    Gerçek Adı
    Hakan
    Üyelik Tarihi
    23.12-2005
    Son Giriş
    09.12-2017
    Saat
    21:00
    Yaşadığı Yer
    Hatay/Antakya
    Mesaj
    127
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Toplu ulaşım araçlarından yararlanamayacak derecede engelli olan bireylerden marka, model ve motor hacmi sınırlaması olmaksızın ÖTV, KDV ve MTV alınmaması gerekir diye düşünüyorum. Özellikle bu kişiler için devletin bir kolaylık sağlaması gerekir. Aksi takdirde bu tip engelli grubuna giren kişilerin toplumun içine çıkma ve kaynaşma şansı olmayacaktır.

  9. #24
    Üye
    Hasan DURMUŞ Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    13.03-2006
    Son Giriş
    31.01-2015
    Saat
    01:20
    Yaşadığı Yer
    Trabzon
    Mesaj
    839
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sakatlığın azıda bir coğuda getirisi ve götürüsü ne olur
    Biri diğerinden yaşam koşullarında birazdaha masraflı olur.
    (%40 ile %90 ) engellilik oranlarını işe alımlarda %3 lük paylaşımın içindeysek
    tüm engelliler aynı haktan yararlanmalıdır diye düşünüyorum.

  10. #25
    Üye
    Rekursion Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.12-2003
    Son Giriş
    18.03-2017
    Saat
    16:40
    Yaşadığı Yer
    Alamanya
    Mesaj
    618
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    yine ücüncü shikki sectim ama bu sefer isteyerek

  11. #26
    Üye
    zekhan Avatarı

    Üyelik Tarihi
    05.03-2005
    Son Giriş
    10.02-2017
    Saat
    00:25
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    119
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Arkadaşlar bence ötv kdv adı neyse hepsinden muhaf olmalıdır.
    Eğer diğer araçları kullanamıyacak durumda olan engelliler bu haktan yararlanmalıdır.

    Fakat bir gerçek varki ingilterede engelli bir kişi hiç para vermeden araç alıyor. Vr bu aracını 3 yılda sıfırıyla değişmek zorundaymış. Biz malesef daha nerelerdeyiz.

    Aslında gerçekten ihtiyaç sahibine devlet aracını ücretsiz temin etse bizdede ne güzel olurdu dimi. Neyse uyanayım burası türkiye.

  12. #27
    Üye
    ismet tanış Avatarı

    Gerçek Adı
    ismet tanış
    Üyelik Tarihi
    02.04-2005
    Son Giriş
    07.02-2013
    Saat
    20:01
    Yaşadığı Yer
    adana
    Mesaj
    458
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    bencede tüm şıklardan yararlansalar ne olur yani hükümetlermi yıkılır..

  13. #28
    Üye
    Fuzulim Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.07-2005
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Erzurum
    Mesaj
    328
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: ismet tanış
    bencede tüm şıklardan yararlansalar ne olur yani hükümetlermi yıkılır..
    Tüm yaratılmış madde ve ruhun birbirlerine göre izafi olarak değerlendirilerek mana bulduğu evrende görecelilik kavramına karşı çıkmak kadar mantıksız bir mantık daha olamaz.
    Evet herşey görecelidir. Büyüğün ne kadar büyük olduğu yakınlarında bulunan bir küçük şeyle yada daha büyüğüyle anlam kazanır. Yada zenginin ne kadar zengin olduğu fakirlerin sayısı ve yaşama standartlarına göre ölçülür. v.s v.s.
    Şimdi sakatın ne kadar sakat olduğu önemli değil derseniz bu mantığınınz Allahın yarattığı düzene ters düşer. Bir sakatın negatif yönleri ne kadar çoksa pozitif hakları da okadar çok olmalıdır ki bunlar birbirini nötürleyip adalet yerini bulsun. Bu sebeple İsmet beyin ve bir çok arkadaşın bu tarz söylemleri ne kesinlikle ama kesinlikle katılmıyorum.
    Zaten bu ülkenin başına ne gelmişse mantığın tersi olan duygularla yönetildiği için gelmiştir.
    Bire bir ilişkilerin dışında duyguların genele yayılması, insanlık için hep hüsranla sonuçlanmıştır.
    Tekrar tekrar söylüyorum. Anlayınız lütfen. Ülkeler iyi niyetle değil mantıkla yönetilmelidir. Mantığın olmadığı yerde adalet, Adaletin olmadığı yerde daimiyet olmaz.Sevgilinize romantik olarak yaklaşabilirsiniz. Ama memleket meselelerini romantizm ile çözemezsiniz.

  14. #29
    Üye
    ismet tanış Avatarı

    Gerçek Adı
    ismet tanış
    Üyelik Tarihi
    02.04-2005
    Son Giriş
    07.02-2013
    Saat
    20:01
    Yaşadığı Yer
    adana
    Mesaj
    458
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    aynı duyguları paylaşıpta aynı hislere uzak olmak ne acı

  15. #30
    Üye
    Fuzulim Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.07-2005
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Erzurum
    Mesaj
    328
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Maksadımız insanları asgari düzeyde mutlu etmekse gelin kabahati olmadığı halde 3 borçlu kişinin borcunu kapatılm.
    - 10 lira borcu olan kişiye 10 lira veriseniz borcu kapanır.
    - 20 lira borcu olanada 20 lira vermeniz gerekir.
    - 30 lira borcu olan adama da 30 lira vermeniz gerekir.
    Doğrumu? Evet Doğru..

    Peki şimdi kısıtlı imkanlarla size sadece 60 lira para verilip bu kişilere iyilik etmeniz istense ve sizde az bişe düşünme zahmetinde bulunmayıp bu parayı bu üç kişiye de eşit taksimatla 20 şer lira olarak dağıtsanız ne olur?

    1. kişinin borcu kalmadığı gibi kara geçer.
    2. kişinin borcu kalmaz. Ama 1. kişi gibi ekstra parasıda olmaz.
    3. kişinin yine borcu kalır.

    Peki bu durumda ne olur?
    3. kişi bu taksimattan memnun kalmaz ve size sitem eder. Adalet diye kapınızı aşındırır ve sürekli ah eder.
    2. kişi, 1. kişiye bakarak ah eder. Neden bana da verilmedi diye söylenir durur.
    1. kişi, istemeyerekte olsa 3. kişinin hakkını yemiş olur. Hatta bu kişi haksızlığı hak olarak görmeye başlar ve hak ile karşılaştığında hakkı tanımaz. Çünkü kendisine tanınan ve hakkı olmayan hak onun normu olmuştur bir kere.

    Görüldüğü gibi mantık kurallarına göre yapılmayan işler ne Allah katında kabul görür, nede kul safhında bir işe yarar.




Sayfa 2 / 4 İlkİlk 1234 SonSon