Sayfa 1 / 9 12345 ... SonSon
Toplam 124 mesajın 1-15 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Engellilerden olaylara karşı ortak refkleks beklenir hep.. Daha doğrusu buna, bir olaya karşı ortak tavır demek lazım.. Olması beklenen olayları etkilemek de dahil buna.. İstenilmeyen olayları savmak içinse ortak kararlılık.... Engellilerin kendileri ve Engelli dostları da böyle sanır olayı.. Oysa ortak payda yoktur Engelli insanlar arasında..

    Toplumda ötekileştirilmiş çok gurup ve insan vardır..
    - Kadınlar, sadece kadın olduklarından dolayı öteki hissedebilirler kendilerini..
    - Çocuklar kendilerine daha değişik davranıldığını hissedebilirler..
    - Etnik kökene bağlı olarak öteki hissedebilir insan kendisini..
    - Dini inancı değişik olan yada olmayanlar öteki sayılırlar..
    - Cinsel tercihinden dolayı öteki sayılanlarda az değildir toplumda..
    - Mesleki ötekileştirmeye uğrayanda az değildir..
    - Ülkemizde bedensel eksikliği olan insanlarda ötekidir aslında..

    Başka bir platformda da tartışmaya açmıştım bu konuyu.. İkiye ayırdım ötekileştirilenleri: Duygusal ötekiler.. Fiziksel ötekiler..

    Duygusal ötekileştirilenler arasında acayip bir ortak refleks göreceksiniz.. Hemen hemen her konuda ortak düşünüp ortak tavır koyabilirler..
    Fiziksel ötekilerin ortak bilinci oluşmamıştır daha. Oluşması gerekir. Ancak şimdilik öteki sayıldıklarının ayrımına varmanın ruhsal çöküntüsünü taşımaktansa, öteki olmadıklarının ispatı ile geçirirler zamanlarını. Zaten sistem kimseye ötekisin demez.. Duygusal ötekilere de sen ötekisin denmez.. Aksi söylenir hep.. Ancak sistemin yaptıkları ve yapmadıkları ile ötekileşir insanlar..
    Ancak engelliler bunu şimdilik yutmaktadır.. Çünkü engellilik kişinin kendisiyle sınırlıdır.. Duygusal ötekileşmede ise tarihsel kökler yatar..

    Hep söylenir; Ülkemizde engelli sayısı on milyonlara varır ve güçtürler.. Parti kursalar iktidar olurlar.. İstedikleri her yasayı çıkarabilirler… Birleşseler yer yerinden oynar diye.. Koca bir palavradır bu.. Temelinde yatan da bu fiziksel ötekiliğin ruha yansımamasıdır.. Aksine yaranma arsızlığı bile var denilebilir sisteme.. Duygusal ötekilere en saldırgan olan fiziksel ötekilerdir bu yüzden.. Öteki olmadığının kanıtı sanırım..

  2. #2
    Üye
    perenay33 Avatarı

    Gerçek Adı
    murat
    Üyelik Tarihi
    28.02-2009
    Son Giriş
    08.12-2017
    Saat
    12:51
    Yaşadığı Yer
    mersin china
    Mesaj
    148
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    3

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    afedersiniz türkçemizde ötekileşmek başkalaşmak ne demek ben cahılımde bu konularda ozur dılerım

  3. #3
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    TDK Sözlüğü şöyle diyor:
    ötekileşmek
    (nsz)

    Dışlanmak
    başkalaşmak
    (nsz)

    1 . Başka bir varlığa, niteliğe dönüşmek, değişmek, farklılık kazanmak:
    "Adamın kimliği bile bir başkalaşıyor denize adım atıldı mı."- Z. Selimoğlu.
    2 . Biçim değiştirmek, istihale etmek:
    "Artık giyim kuşam, kılık kıyafet de başkalaşmıştı."- T. Buğra.
    3 . mecaz Kötüleşmek, bozulmak.

  4. #4
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    BİZ VE ÖTEKİLEŞTİRMEK..
    Perenay33 hangi amaçla sormuş olursan ol, konuyu açmak gerektiğini bana hissettirdiğin için teşekkür ederim..

    Biz; Ortalama olandır.. Çoğunluk filan demiyorum artık, çoğunluk olmasa da hakim düşünce demek lazım aslında Ortalama olana.. Normal olanların ortalama düşüncesi diyelim istersen;
    Normal olanların, ortalama düşüncesi nelerdir;
    -Bir kere erkek ve hetereseksüeldirler.. Yani Erkekkkkkkktirler… Hiç çocuk olmamışlardır.Dünyaya bu şekilde ve bu yaşta gelmiştirler.. Ortalama yaşları 35-45 tir..
    -Hiç katışıksız Türk’türler.. Soy kütüklerini at sırtında getirmişlerdir Orta Asya’dan.. Sorduğun anda hiç aralıksız beş bin yıllık tarihlerini anlatırlar sana.. Kaynana gelin kavgaları hariç tüm yaşamları kavga ile, pardon savaş ile geçmiştir..
    -Elhamdülüllah müslümandırlar.. Ve onların büyük kısmı Orta Asya’dan gelirken bu inançla geldiklerini sanırlar.. Hatta beş bin yıl önce bu inançta olduğunu iddia edenlere rastlarsınız..
    -Soy ve sop olarak onların içinden hiç ibne çıkmamıştır..
    -Onlar hiç kirli ve pis iş yapmamıştır.. Hepsi bey, paşa torunudur..Soyunda ağa olmayan yoktur.. Hepsi geçmişinde varlıklıdır ve hovarda dede bitirmiştir her şeyi..
    -Hepside bedensel olarak tamdır bütündür..

    İşte kendini biz sayanların ortak özellikleri bunlardır.. Bu biz olanların biz sayıp, ama o bizin yanına koyduğu başka şeylerde vardır.. Bu genellikle;
    İş isterken yapılır..
    Kız isterken yapılır..
    Yerleşmek isterken yapılır..
    Mezar yeri seçilirken yapılır..
    Sofrada yer seçilirken yapılır..
    Ülke zenginliği paylaşılırken yapılır..
    Şöyle denilir; (Asla yüzüne karşı değil ama.. Sen çıktığında denir, yada çıkarken denir bunlar.. Bazen sende duyarsın.. Duymamazlığa gelirsin)
    -O bizden ama Kadın..
    -O bizden ama Gay..
    -O bizden ama Lezbiyen..
    -O bizden ama Hristiyan, Musevi..
    -O bizden ama Alevi..
    -O bizden ama Allahsız..
    -O bizden ama Çingene..
    -O bizden ama Kürt..
    -O bizden ama Köylü..
    -O bizden ama Sakat..

    Biz olanların, biz saydığı ama yanına sıfatlarla eklemeler yaptığı,topluluklara öteki denir..
    Yaptıkları işe ötekileştirmek denir..Adı da başkalaştırmanın bok yemecesidir..

  5. #5
    Üye
    perenay33 Avatarı

    Gerçek Adı
    murat
    Üyelik Tarihi
    28.02-2009
    Son Giriş
    08.12-2017
    Saat
    12:51
    Yaşadığı Yer
    mersin china
    Mesaj
    148
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    3

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ben affınıza sıgınarak gunluk hayatta kullanılmadıgı için herhangı bır yanlıs anlasılmaya meydan bırakmamak adına sıze sormustum şimdi yazıyı daha farklı yorumlayabılıyorum tesekkur ederım

  6. #6
    Üye
    MELEKDERYA Avatarı

    Gerçek Adı
    Melek Derya
    Üyelik Tarihi
    06.06-2004
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    ANKARA
    Mesaj
    1.451
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ötekileştirmek, yani insana farklı davranmak,insan haklarını ihlal etmektir.Toplumda ötekilşetirilmeyi minimuma indirmek için engelliler olarak topluma ve düzene karşı güçlü,yapıcı tepkiler sergilemeliyiz..

    Engelli olmadan önceki hayatımla kıyasladıkça ötekileştirilmenin gerçek manasını yaşadıkça öğreniyorum.Acı,onur kırıcı,insanı psikolojik olarak derinden etkileyen,yalnızlığa sürükleyen,bir tutum,….Üreten çalışan biri olmama rağmen,çevremle hep yapıcı ilişkiler kurmaya çalışmama rağmen,yürüyemediğim için,gerek iş hayatımda gerekse aile ve arkadaş çevremde dışlanmayı özellikle engelliliğimden sonra oldukça hissettim.,Zaman oldu çok ağladım,çok üzüldüm,bunalımlar atlattım..

    Ama artık hayata hep pozitif bakmaya çalışan biri olarak, toplum beni ötekileştirdikçe,topluma dahil olma hissimi kamçılıyor,yaşama azmim daha da arttı,hatta engelliliğimden sonra daha çok sosyalleştim,içimde ve işimde,aile ilişkilerimde daha dinamik olmaya başladım…

  7. #7
    Askıda Üyelik
    LaiLa Avatarı

    Üyelik Tarihi
    29.01-2007
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Kalbimin attığı yerdeyim..
    Mesaj
    5.559
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    6

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Engelliler, ötekileştirilmiş bilinç, "ben öteki değilim" refleksi

    Ötekileşmiş bilinçte olduğumu düşünmüyorum kendi adıma sadece aynı frekansta olmadığım insanlarla karşılaşabiliyorum insanları engelli engelsiz diye ayırt etmekte hiç tarzım olmadı şimdiye kadar,hepimizin içinde azıcık şeytan var zaman,zaman ortaya çıkıp bu sen değilsin dedirtiyor,o şeytanı dinlemek yerine yine içimdeki meleğin sesine kulak verip gereksiz kuruntuya kapılma toparla kendini diyerek silkeleniyorm ister polyana desinler isterlerse gargamel, öteki değil hayatın içindekiyim..

  8. #8
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Öteki olduğumuzu biliyoruz bizler.. Zaten bunu içinde duymamak mümkün değil.. Toplum bunu hissettiriyor bizlere.. Yaptıkları ile hissettiriyor..İş isterken, eş seçerken, eğitim alırken,
    Para verirken, sosyal statü verirken vs vs.. Yapmadıkları ile hissettiriyor.. Yaşamın her alanı biz yokmuş gibi düzenleniyor..

    Bunları biliyoruz.. Ancak biz fiziksel ötekiler arasında, olaylara ortak bir tavır, ortak bir duygu, ortak bir refkleks gelişemiyor.. Burada bunu anlatmaya çalışıyorum.. Galiba kültürel bir şey bu.. Dün akşam umutlarım iyice azaldı..Anlatayım;

    Sezen Aksu konserine gittik.. 5-6 tanede engelli arkadaşımız vardı..
    (Sezen benim için ayrıdır.. Herkese ulaşabilen, herkesin kendisine ulaşabildiği bir ruhtur..Bütün bunları ise çok basit bir yolla yapar.. Saklamaz, korkmaz, utanmaz ve çırılçıplaktır.. Bu düşünsel ve yaşamsal çıplaklığı herkese ulaşmasını sağlar.. Her içinde çıplaklığı arayan onda bulur kendini.)
    Bu engelli arkadaşların kaprisleri, hareketleri, çığırtkanlıkları ve arsızlıkları onların etrafında olan yüzlerce kişiyi ve görevliyi bezdirdi..
    En başta beni.. Çünkü ben oraya Sezen’e gelmiştim.. Onlar yüzünden O’nunla olamadım..

    Ya onlar? Bilmiyorum.. Bildiğim Sezen’e gelen O’nu dinler.. Tek diyebildiğim bu..
    Şimdilik o kadar açlar ki hayata karışmaya, o kadar açlar ki, o açlık beni korkuttu diyerek
    sözü bitiriyorum.. Kendini beğenmişlik diye de adlandırılabilir bu yazı.. Ancak ortak refleks
    koyamama gerekçelerinden biride bu değiil mi zaten?

  9. #9
    Üye
    monalisa Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.04-2008
    Son Giriş
    14.01-2016
    Saat
    21:05
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    335
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Türkiye Sakatlar Derneği’ne 1990 yılında geldim. Öyle bir düşüm vardı ki, tüm sakatlar hep bir araya gelip bir güç birliği oluşturacaktı. Sonra da tüm Türkiye’de yer yerinden oynayacaktı.

    Tabii ki, bir düş kırıklığı yaşadım. Düşündüklerim yaşamla uyuşmuyordu.

    Ötekileştirilmek, dışlanmak ya da ayrımcılığa uğramak olarak kabaca tanımlanabilir.

    Kuyucak’ın duygusal ve fiziksel ötekiler ayrımını neye göre, hangi benzerlik, hangi aynılık, hangi nitelik, hangi bağıntıya göre yaptığını anlamadım. (Artık soru sormayı bıraktım. Yanlış anlaşılıyorum çünkü. En iyisi öznel düşüncemi söylemek.) Bu ayrım bana pek flu geldi.

    Kadınlar bu ülkede ayrımcılığa kadın olduklarından dolayı uğruyor. Burada cinsiyet ayrımcılığı yapılıyor. Türü insan.

    Engelliler, bir organları yok ya da o organları yeterince görevini yapamıyor diye ayrımcılığa uğruyorlar. Türü insan.

    Etnik köken, insanların dil, renk gibi farklılıklarından dolayı ayrımcılığa uğradıklarını belirtiyor. Türü insan.

    Yani, hepsinde ortak nokta insan türünden gelmeleri…

    Peki ortak noktası insan olan bir tür,(!!!) neden ayrımcılığa uğruyor?

    Bunun başında bizlere dayatılan belli kimlikler, belli modeller gelmektedir.

    Sonra da her kimlik ifadesi, onun karşısına bir başka kimlik olarak çıkartılıyor. Böylece her ikisi de birbirlerini meşrulaştırıyor.

    Artık ortada şu durum vardır. Birbirlerinden ayrı olan, birbirlerini dışlayan kimlikler.

    Kimlik insana tözcü bakışın sonucudur. Bu bakış açısı insanı daraltır. Gelişimini durdurur.

    Kimlik günümüz dünyasının ekonomik, toplumsal örgütlenmesine uygundur. Onun için sürekli insanlara pompalanır.

    Bir insan kendine verilen kimlikle özdeşleşirse ne olur?

    Ben bana uzatılan kimlikle yıllarca kendimi özdeşleştirdim. Yani yıllarca sakat kimliğimle sakat gibi yaşadım. Bir gölge gibi taşıdım o sakatlığı…

    Öyleyse, insan kimlik hapishanesinden kurtulmalıdır. Sonra da insan, kendisini insanlaştıran, insanlığa bağlayan değerleri içselleştirmelidir.

    İnsanlaşma ne demektir? İnsan türünün biriktirdiği ortak değerler ışığında kendini oluşturarak insanlığa, insan türüne katkı yapmaktır. Kimlikle insan insanlaşamaz. Önemli olan kişiliğimizdir.

    İnsanlığa bölen her türlü ayrımcılığa karşıyım. Yine bu sitede olup ayrımcılığa uğrayıp homoseksüel/biseksüel olanları bombardımana tutanları da gördüm. Bir türlü aklım almadı bu dışlamayı… İnsanların cinsel seçimi hiç kimseyi ilgilendirmez. O onun seçimidir.

    Bu ayrımcılıklar küreselleşme ile birlikte daha fazla su yüzüne çıkarılmıştır. Kimlikle özdeşleşen insan , sürü insanıdır. Özgür bir gelecek ancak kişilikli insanlarla kurulabilir. Sürülerle değil.
    Kişiliğin yitirilmesi insanlığımız yitirilmesidir. İnsanlık değerlerinin yitirildiği bir toplumda neyi, nasıl konuşacağım? Neyi anlatacağım?

    Kültürel kirlenme her yanda. Bunun sorumlusu kim? Egemen olan dünya görüşü insanlığı bölüp parçalarken hepimize düşen görev bu kirlenmeye dur demektir.

    Yaşam akıyor. Yaşam akarken tabii ki, bir değişim içindeyiz. Önemli olan biz kendimize nasıl bakıyoruz sorusudur. Eğer ben kendimi sınırlanmamış duyumsuyorsam, o sınırlar yoktur. İşte itici güç buradadır.

    Ben öteki değilim. Beni ben yapan niteliklerim önce insan olmamdır. Birleştirici güç, insan olmaktır.

    Neden birleşemiyoruz sorusu ayrı bir forumun konusu olmalıdır.

  10. #10
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Tabi anlatırım Monalisa..

    Tüm ayrıma uğrayanları ikiye ayırdım ben..
    -Fiziksel özelliklerinden dolayı ayrıma uğrayanlar Sanırım bu en büyük kütleyi tek tek tarif etmeye gerek yok.. Bu kütle toplumun yaptıkları ve yapmadıkları ile en fazla öteki aslında.. En ezilen, en eğitimsiz, en yoksulu..Evlerde hapis..Vatandaşlık haklarına ulaşamıyor..
    Ancak fiziksel ötekiler arasında duygu bütünlüğü yok.. Kültürel bütünlük yok.. Bu en fazla öteki sayılan en büyük kütle bir ezilmişlik dışlanmışlık duygusu etrafında toplanamıyor.. Onlar aksine herkesten fazla milliyetçi, dindar ve ortalama yaratılan insanın kafasına doldurulan her şeyin daha ateşli savunucusu.. Bu en büyük öteki kütle, ötekilik temelinde duygu taşıyamadığı için, öteki bile sayılmaz benim gözümde.. Öteki olduğu duygusundan bile
    yoksun bu kütleye o yüzden öteki bile diyemiyorum ben.. Olsa olsa fiziksel ötekidir bunlar.. Ancak ruhsal olarak öteki değiller.. O yüzden ortak refleksleri olmaz.. Olaylara ortak bakışları, ortak kültürleri olmaz..Ortak bilinçleri olmaz..

    -Diğer tüm öteki sayılanların ortak özelliği ise, kültürel olmasıdır.. Duygularında öteki olduğunu bilirler.. Ortak bilinçleri , kültürleri ve ortak refleksleri vardır..
    Her öteki sayılan gurubun kendi içlerinde oluşan, kendilerine ait dilleri, edebiyatı vardır ve ortak duyguları gelişmiştir.. Öteki sayıldıkları kimliğe karşı kendileri yeni bir kimlik geliştirmiştir..Dil geliştirmiştir..Gelenek ve yaşam tarzı geliştirmişlerdir.. Siyasi görüş ve ortak politikalar geliştirmişlerdir..Örgütlüdürler..

    En acı olan burası işte; Bir alevi örgütü, bir gay örgütü, bir kadın kuruluşu, bir roman derneği kendini öteki sayan toplumdan yardım istemez.. Bize yardım edin diye yalvarmaz..

    Fiziksel ötekiler bu bilinçte olmadığı için, o yüzden ötekilikleri sadece fizikseldir.. Gereklimi kendini öteki saymak? Hep bunu sorgularım ben.. Ortalama sayılanların içinde gelişmek, düşünmek, mücadele etmek yanlış olur mu hiç.. Ancak Onlar almıyorlar ki içlerine..
    Öteki sayıyorlar.. Ortalama insanların posası olmaktansa, duygusal ötekilerin en büyüğü olarak ötekiler içinde yerimizi almalıyız bizler.. Onlar gibi yaparak.. Gerektiğinde birbirimizi taşıyarak..Bunu diyorum..


    ----------

    Haydi bir adım daha ileriye gidelim..
    Fiziksel ötekilik kölelik kültürüdür aslında.. Kölelik kültüründeyse;
    Daha iyi köle olarak, bir şey koparma, kendini diğer kölelerden daha iyi köle olduğunu gösterme vardır.. Kölelik kültüründe kölelikten kurtuluş yoktur..İşte tam anlamıyla demek istediğim budur..

  11. #11
    Üye
    monalisa Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.04-2008
    Son Giriş
    14.01-2016
    Saat
    21:05
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    335
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Hep birlikte bir akıl yürütme yolculuğuna çıkalım mı? Ne dersiniz? Bakalım nereye varacağız?

    1) Fiziksel ötekiler. ( Sakatlar kümesi)
    2) Duygusal ötekiler. (Kadınlar, kürtler, aleviler, zenciler, çingeneler, homoseksüeller v.s. v.s. )

    Yukarıda söylediğimiz her sözcük tümel bir kavram. Biz soyutlama yaparak belli nitelikleri bir çokluğa yüklüyoruz. Böylece çevremizdeki varlıkları, nesneleri kategorileştiriyoruz.

    Benim bildiğim kategorileşme yaparken varlıkları diğerlerinden üç ayrı anlamda ayırıyoruz.

    Genel anlamda ayrım, birşey, herhangi bir başkalıkla ayrı olduğu zaman ayrıdır. Örneğin, Monalisa Kuyucak’tan ayrıdır. Çünkü o başkadır. Özel anlamda ayrım, bir şey, kendinden ayrılamayan bir ilinekle (parçayla) başkasından ayrıldığında ayrıdır. Örneğin, Monalisa’nın gözlerinin kahverengi olması böyle bir ayrımdır.
    Bir de özgül ayrımlar var. İnsan, akıllı olmasıyla attan ayrıdır.

    1.ve 2.ayrımlar onu nitelik yönünden değiştirir. Özgül ayrımlar ise, onu tümüyle başka yapar.

    Şimdi yukarıdaki kategorileştirmeye gelince…

    Gerek sakatlar, gerekse kadın ve kürtler, gerekse diğer kümelerin ayrımları, yalnızca nitelik yönündedir. Aslında hepsinin özleri aynıdır. Özleri aynı ise, birinin diğerinden farkı yoktur. Farkları yoksa, duygusal ya da fiziksel ötekiler diye ayrılamaz.

    Kaldı ki, fiziksel ötekiler arasında bir duygudaşlık yok demek bir genelleme yapmaktır. Öyleyse niye buradayız? Yine ben Sakatlar Derneği’ne gittiğimde ortak yaşanmışlıklar ya da ortak duygulanımların insanları birbirlerine yaklaştırdığını gördüm. Dernekten kopamayışımın bir nedeni de oydu. Orada kendimi çok rahat ve huzurlu duyumsuyordum. Yine ben kendim, başka kümelere, başka topluluklara katıldığım da, sakat olmanın zorluklarını yaşadım yaşamasına ama beni bağırlarına bastıkları zamanlarda oldu. Önemli olan kendi duvarlarımızı kendimiz örmemek.

    Ama niçin örgütlenemiyoruz sorusunu irdeyelim başka bir başlıkta. Ya da bu konu çok irdelenmiştir belki de.

    Ben sizin kültüre yüklediğiniz anlam dışında bir anlam yüklüyorum kültüre.

    Kültürün tanımı çok basit.

    Kültür, insanın yarattığı her şeydir.

    Biz henüz köylü kültüründeyiz. Köylü toplumu olmaktan kurtulamadığımız için modernleşme olmadı. Bundan dolayı bir adım öteye geçip kırmızı çizgileri aşamıyoruz.

    Ben kendimi "öteki" olarak kabul etmiyorum. Ama kadınları da, zencileri de, homoseksüelleri de v.s. v.s.

    Eğer, bu tür kümelere ayrımcılık uygulanıyorsa bununla mücadele etmeliyiz diye düşünüyorum.

    Bunun için bu sitedeyim. Bunun için derneğe gidiyorum. Katıldığım topluluklarda engellilerin sorunlarını bunun için anlatıyorum. Çünkü, toplum bizleri tanımıyor.

  12. #12
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Durun bakalım.. O kadar hızlı gitmeyin.. Ayaklarınız yere bassın.. Kafaya göre kategorileştirme yapılmaz.. Tanımlamaların bir sistem içinde olması gerekir..

    Dün akşam hazırladığım, henüz tamamlayamadığım yazının bir bölümünü aktarayım:


    Hasanım, bize en yakın grubu unutmuşsun: Yaşlılar.. Onlar da bizcileyin "görünmez" (!) olduklarındandır herhalde.. Yüksek kaldırımlardan dolayı sokağa çıkamayan, asansörsüz kamu binalarına giremeyen, merdivenli bankamatiklerden para çekemeyen insanlar grubu..


    Sen fiziksel ve düşünsel diye ikiye ayırmışsın. Ben "somut" ve "soyut" diye ayırmak istiyorum izninle.. Bir de "tarihsel" açıdan bakmak istiyorum..

    Ekonomi ile ilgili öğrenim görmüş olanlar bilirler. Ekonomi üç ana başlıkta incelenir: Mikro, makro ve uluslararası.. Mikro ekonomi: bireysel, makro ekonomi: kamusal ekonomi ile uğraşır. Ötekinin adı üzerinde zaten..

    Şimdi sevgili Monalisa:
    Peki ortak noktası insan olan bir tür,(!!!) neden ayrımcılığa uğruyor?
    demiş..

    Emperyalizmin bir "divide et impera/böl ve yönet" politikası vardır, bilirsin.. Buna uluslararası dedik! Bunun Makrosu; AYRIMCILIK, mikrosu; ÖTEKİLEŞTİRME oluyor.. Yani birey/kişi/insan ancak ötekileştirme yapar, ayrımcılık yapmaz/yapamaz.. Yapsa bile kimse iplemez.. Ayrımcılığı: Devlet(kamu organları)/tüzel kişiler, kısaca otorite sağlayan kurumlar yapar.. Bunun altını çizdikten sonra gelelim soyut ve somut gruplara..

    Kuyucak belirtmiş ama ben sınırlarını bir daha çizeyim: Kadın, çocuk, yaşlı, engelli ve ırksal ayrımlar SOMUT ötekileştirme/ayrımcılık başlığı altında incelenebilir.. Çünkü karşıdan görerek onun NE olduğunu anlayabiliriz.. (Irksal ayrımda bu pek kolay olmasa da Zenci, Uzakdoğulu, Kızılderili vb. ayrımı kolaylıkla yapılır, sanırım)

    SOYUT ayrımda ise; bireyin kendi istemi dışında NE olduğunu anlamak olanak dışıdır! Yani söylemezse, yazmazsa, hangi gruptan olduğunu belirtecek bir üniforma, giysi vb. takmazsa, taşımazsa kim, nasıl anlayacak?

    Devamı gelecek..

  13. #13
    Üye
    monalisa Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.04-2008
    Son Giriş
    14.01-2016
    Saat
    21:05
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    335
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Billur gibi bir bilinciniz varmış Baben.

    Sizi tanıyanlar öyle diyor... Başkalarının sizi böyle tanımlaması güzel bir duygu olmalı... Bilginin karşısında el pençe durmaya hazırım. Kafamıza göre kategorileştirme yapmak ne haddimize düşmüş. Yalnızca neyi bilip neyi bilmediğimi araştıyorum ben kendi adıma.

    Bu anlamda söyleyeceklerinizi merak ediyorum. Siz noktayı bir koyun hele... Durmamız gereken yerde düşünürüz elbette...

  14. #14
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Diyenlerin ağzına sağlık.. Utandırmamaya çalışmalıyım onları..

    Aslında, hepimiz bir şeyleri araştırıyoruz, hepimiz eksik bilgilerimizi tamamlamaya çalışıyoruz, "hepimiz monalisa'yız" yani..


    "SOYUT ayrım"da kalmıştık..

    Duygusal ya da düşünsel diyebileceğimiz bu "ötekiler" grubuna ben eşcinselleri de eklemek istiyorum. Lâkin bu öyle bir grup ki.. Sınıflandırmak/kategorize etmek ötekinden hem daha güç, hem daha kolay! (Bunu daha sonra açacağım..)

    Bu gruba; ideolojik, dinsel, ulusal, meslekî ve cinsel tercih ayrımı yapılan grupçukları katabiliriz..
    Yani söylemezse, yazmazsa, hangi gruptan olduğunu belirtecek bir üniforma, giysi vb. takmazsa, taşımazsa
    demiştim.. Bireyin ideolojisini, dinini, milletini, (işyerinden uzakta ve sivil halde iken) mesleğini ve cinsel tercihini belirtmezse, anlamak hayli zordur! Bazı önyargılarla ve tahmin yoluyla bir takım çıkarımlar yapılabilinir belki..

    Ve şunu da ekleyim: Evrensel boyutta ele aldığımızda herkes ÖTEKİ! Çünkü; dünya üzerinde din, ideoloji, millet vd. sayısı ibadullah! Hıristiyan Müslüman'a, Müslüman Hıristiyan'a; Sosyalist liberale, liberal sosyaliste; Türk Yunan'a, Yunan Türk'e; GÖRE öteki! Tam bir "görecelik" var..

    Bu günlük de bu kadar.. İzlemeye devam edin..

  15. #15
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Sevgili Baben..
    Bu başlığa katkılarının olacağını zaten umut ediyordum, bekliyordum.. Senin bu konularda olan birikimlerin elbet hepimize yol gösterecektir.. Açıklaman dileğiyle birkaç soru soracağım;
    -Ayrıma uğrayanlar ötekidir bana göre.. Çünkü otorite onların ayrıma uğratılacağına karar vermiştir ve ince politikalarla nasıl öteki oldukları ‘’kanıtlanmıştır!’’.. Otorite olan öteki yaratmak zorunda mıdır? Ötekileştirme sınıfsal temelde ekonomik paylaşımı kolaylaştırmak ve kolay yönetmek içinmidir yoksa ruhsal bütünlüğü sağlamak için ortak düşman yaratmak için
    midir? Malum ötekilerin hepsi ‘’dış mihrakların iş birlikçileridir’’..
    -Bu başlığı açarken ayrıma uğrayan ötekilerin dökümünü yapmaktan çok, fiziksel ötekilerin farkını anlamaya çalışmaktı.. Bu bakış açısı ile; Yaşlılar konusunda haklısın.. Ancak her kes yaşlanacağı için sorunlarımız ortak bile olsa onları öteki saymakta tereddütlüyüm.. Onlara yapılanları az gelişmişlik olarak değerlendiriyorum..
    Zenciler ve Kızılderililer konusunda ise belki fiziksel olarak haklısın ancak benim dediğime cuk oturan bir bakış açısıydı onların durumu.. Bu gün Dünyanın her yerinde zenciler ayrıma uğradıkları otoriteye karşı bir zenci bilinci geliştirmişlerdir.. Bu bilincin içinde edebiyatı, müziği, ortak siyasi dili ve ortak yaşam kültürüyle hiçte öteki olmanın ezikliğini yaşamazlar..

    Birde bu yüzden değerlendirseniz diyorum.. Ötekilik bilinci fiziksel ötekilerde gelişmiyor..
    Gelişmediği için örgütlü değiller.. Zaten örgütleri de yardım toplayıp yardım etme derdinde..




Sayfa 1 / 9 12345 ... SonSon