Sayfa 2 / 4 İlkİlk 1234 SonSon
Toplam 55 mesajın 16-30 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #16
    Üye
    hakanarslan Avatarı

    Gerçek Adı
    Hakan
    Üyelik Tarihi
    07.03-2006
    Son Giriş
    29.08-2014
    Saat
    14:31
    Yaşadığı Yer
    Denizli/merkez
    Mesaj
    320
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    denızsu tup bebek naklı ıle kök hücre calısmaları cok farklı tup bebek calısmalarında sadece tup bebek olur ama kök hucre calısmaları ve gelıstırlesı cok tehlıkelı devlet denetımınde yapılmaz ıse sonucları korkunc olur ınsan govdelı aslan baslı yaratıklar yapılabılır...

  2. #17
    Üye
    Fuzulim Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.07-2005
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Erzurum
    Mesaj
    328
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: OturanBoğa
    Din, kök hücre ile ilgili çalışmalardaki engelin %99'unu teşkil ediyor. Birkaç ülkenin dışındaki tüm ülkelerde kök hücre çalışmaları dini gerekçelerle yasaktır. Ve bu bir yorum değil, veridir. Yani dinlerin izin verip vermemesi ayrı bir tartışmadır evet, ama dini gerekçelerle yasaklanması bir veridir.
    Hayır efendim ben buna katılmıyorum. Diğer dinleri bilmem ama islamın kök hücre nakline yasaklayıcı olduğunu hiç duymadım. Duyan varsa çıksın söylesin ve kaynak göstersin. Yok duyan yoksa bu tartışma niye.
    Bilim dünyasının içinde olamayan islam alimleri zaten böyle bir fetvada veremezler. Ortada sadece bilim adamları tarafından yönlendirilen kiliselerin ve bir çok sağ duyulu insanın karşı çıktığı bir mesele vardırki o da DNA yapısını değeiştiren biyolojik deneyler ve gen kopyalama işidir. Eee haksız da sayılmazlar. İnsan oğlunun tabiatın dengeleriyle oynamasının yanı sıra birde yaratılanların şeklini değeiştirme çabası içinde olması ne derece doğaldır.
    Not : bu tür deneylere sadece din adamları değil, kanunlar eşliğinde bir çok bilim adamı da karşı çıkmaktadır.

  3. #18
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    22:59
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.874
    Alınan Beğeniler
    935
    Verilen Beğeniler
    1.231

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Fuzulim: "Hayır efendim ben buna katılmıyorum"

    Valla senin katılıp katılmaman çok da önemli değil doğrusu. Soru basit: Dünyanın birkaç ülkesi hariç diğer bütün ülkelerde kök hücre çalışmaları yasak mı? Evet. Neden peki? Çünkü din cevaz vermiyor!

    İslam coğrafyasında kök hücre çalışması yapılacak bilimsel gelişme var mı, oralarda buna izin veriliyor mu, onu da bilmiyorum doğrusu. Tek bildiğim, Amerika ve Avrupa'daki ülkelerde konunun dini görüşle çarpıştığı.

    İslam'la ilgili şurada yazılanlar bu konuda daha aydınlık geldi bana. Tabii bu genel bir kabul mü, onu da bilmiyorum:

    İslam kök hücre araştırmaları için ne diyor?

    İsmet Berkan

    Sağlık Bakanlığı embriyonik kök hücre araştırmalarını durduran bir genelge yayımladığında ben dahil pek çok kişinin aklına ilk gelen şey aslında bir önyargıydı: İktidarda İslami kökleri olan bir parti var, onların bu yasak kararının ardında da dini kaygılar ve hassasiyetler var.
    Bu önyargımızın ne kadar temelsiz olduğu hemen ertesi gün anlaşıldı. Sağlık Bakanlığı'nın durdurma kararının ardında Türkiye Bilimler Akademisi TÜBA'nın bir raporu etkili olmuştu. Söz konusu raporda, Türkiye'deki hukuki boşluktan söz ediliyor ve bu boşlukla birlikte gelecek tehlikelere değiniliyordu.
    Embriyonik kök hücre konusu dünyanın dört bir yanında çok tartışılan bir konu. Örneğin bundan bir yıl kadar önce İngiltere'de İşçi Partisi hükümeti bir yasa çıkararak kök hücre araştırmalarını belli şartlar altında serbest bıraktı. Bu yasanın tartışmaları sırasında konuyla ilgili olarak yapılabilecek bütün itirazlar yapıldı, konuyu savunmak için söylenebilecek her şey de söylendi.
    Aynı şekilde, konu yıllardır Amerika'da da tartışılıyor ve başta dini-ahlaki argümanlar olmak üzere bütün olası argümanlar hayli güçlü biçimde dile getiriliyor.
    Esasında kök hücreyle ilgili olarak önü sürülen dini-ahlaki argümanların hepsinin gelip dayandığı bir nokta var:
    İnsanın hasta veya hasarlı organlarının yedek parçalarını üretmek için bir insan üretmek doğru mu değil mi?
    Hemen bu argümana itirazlar yükseliyor: Evet ama o yedek parçaları aldığımız 'şey' bir insan değil ki?
    Embriyonik kök hücre insan mı değil mi?
    Embriyon insan mı değil mi?
    Aynı tartışma geçmişte ve bugün kürtajla ilgili de yapıldı, yapılıyor... Ana rahmindeki bir embriyon ne zaman insan olur? Dini-ahlaki argüman sahiplerine göre o embriyon rahme düştüğü an insandır.
    Bazı hukukçu ve doktorlara göre ise belli bir haftadan sonra embriyon insan olur.
    Şimdi konuştuğumuz şey ise kürtajdan hayli farklı. Laboratuvar ortamındaki bir embriyondan söz ediyoruz.
    Hiçbir zaman bir rahme yerleşmeyecek olan, hiçbir zaman bir insan olarak doğmayacak olan bir embriyondan.
    Acaba o da insan mı?
    'Potansiyel insan' kavramı var burada devreye giren.
    * * *
    Her neyse burada tartışmanın bütün detaylarına girecek değilim. Buna yerim de uygun değil zaten. Ancak, bir noktadan itibaren Hıristiyan dünyasının konuya bakışıyla Müslüman dünyanın bakışının farklılaştığını söylemeliyim.
    Bu farklılaşmayı ben geçen pazar günü Yeni Şafak'ta yazan Hayrettin Kahraman'dan öğrendim. Kahraman, benzer bir konunun geçmişte tüp bebek tartışmaları sırasında da gündeme geldiğini hatırlatıyor. Embriyonun insan olup olmadığı konusunda Kahraman şöyle diyor:
    "Aşılanmış yumurta rahime yerleşip cidara tutunarak beslenmeye başlayınca, müdahale edilmediği takdirde gelişir ve insan olarak doğar.
    İşte bunun -ki, cenindir- imha edilmesi (alınması, kürtaj yapılması, düşürülmesi) caiz değildir. Rahime yerleştirilmemiş embriyo ise kendi haline bırakıldığı takdirde gelişip insan olarak doğmaz; bu sebeple buna insan olarak bakmamak gerekir ve imha edilebilir."
    Radikal
    09/10/2005

  4. #19
    Üye
    Halil Avatarı

    Üyelik Tarihi
    03.11-2006
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Bayburt
    Mesaj
    820
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    O.B OĞA İSMET BERKANIN YAZISINDAN ALINTI YAPMIŞ BENCE İSMET BERKAN OLAYA TARAFSIZ GÖZLE BAKABİLECEK BİRİ DEĞİL BU KONUDA DİYANETİN FİKRİ DAHA DOĞRU OLUR SANIRIM.

  5. #20
    Üye
    yeday Avatarı

    Gerçek Adı
    Hakan
    Üyelik Tarihi
    23.12-2005
    Son Giriş
    09.12-2017
    Saat
    21:00
    Yaşadığı Yer
    Hatay/Antakya
    Mesaj
    127
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ya daha düne kadar bazı din alimleri organ bağışlamayın öteki dünyada bağışladığınız organ sizden hesap sorar demediler mi? Dediler de organ bekleyen nice hastaları hüsrana uğratmadılar mı? Onların ağzından çıkan bir sözle nice hayatlar sönmedi mi? Onların ağzından çıkan bir sözle bu kadar organ bekleyen hasta varken organ bağışlamak isteyenler bu kararlarından vazgeçmediler mi? Ve bu din alimleri (!) bu fikirlerinin temelini dine dayandırmadılar mı? Yapmayın Allah aşkına... Sağır sultanlar duydu, bir tek siz mi duymadınız!!!!

    Hiç kimse kusura bakmasın benim tedavim kök hücrede ise böyle bir tedaviyi din alimleri değil kök hücre tedavisi ile şifa bulacak olan benim gibi insanların fikirleri önemli... Çünkü bizim yüreğimiz yanıyor ve onların söylediği söze bakarak hiç kimse benim kök hücre ile tedavi olma hakkımı elimden alamaz. Asıl ben öteki dünyada bu din adamlarından hesap sorarım.

  6. #21
    Üye
    can_bey Avatarı

    Gerçek Adı
    Can
    Üyelik Tarihi
    13.10-2006
    Son Giriş
    12.06-2017
    Saat
    14:50
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    113
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    of ya böyle bişi olurmu ya beni iyileştirebilece mutlu edecekse Allah niye kızsın günah yazsın bilmiyorum benim aklım almıyor neyse yine herşeyi Allah bilir..

  7. #22
    Üye
    CaMaDaM Avatarı

    Gerçek Adı
    Zekeriya Ünal
    Üyelik Tarihi
    10.11-2006
    Son Giriş
    03.04-2012
    Saat
    14:24
    Yaşadığı Yer
    Adana
    Mesaj
    100
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    bence kök hücrenin karşısında din engeli denilen birşeyin lafı bile edilmemeli. allah yaşamayı, yaşatmayı, insanlara şifa dağıtmayı makbul görürken, din engeline takılıp da kök hücreye ihtiyacı olduğu halde tedavi göremeyen insanlara kim hesap verecek?

  8. #23
    Üye
    denizsu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    07.08-2005
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    251
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ÇOK DOĞRU İFADE ETMİŞSİNİZ CAMADAM....

    AYRICA BENİM SÖYLEMİŞ OLDUĞUM TÜP BEBEK OLAYI ŞUYDU; KÖK HÜCRE TEDAVİSİ YASAL BULUNMUYORSA (YANİ DİNEN SAKINCALI GÖRÜLÜYORSA Kİ, DEĞİL !!! ) BENCE TÜP BEBEK YAPMAKDA GÜNAH O ZAMAN DEMİŞTİM..YANİ SONUÇTA BEBEK SAHİBİ OLMAK İÇİN BİR TÜR İŞLEM GÖRÜLÜYOR...
    BENCE İKİSİDE AYNI KAPIYA ÇIKIYOR, ETİK OLARAK.

  9. #24
    Üye
    yener_01 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    26.12-2006
    Son Giriş
    29.12-2008
    Saat
    13:05
    Yaşadığı Yer
    Adana
    Mesaj
    278
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    kök hücre ilk okudugumda 1996 5 yıl sonra diyorlardı on yıl oldu haa on yıl sonra belki diyorar offff offfff

  10. #25
    Üye
    UTOPYA Avatarı

    Gerçek Adı
    Zeki
    Üyelik Tarihi
    07.06-2005
    Son Giriş
    04.11-2017
    Saat
    21:28
    Yaşadığı Yer
    ANTALYA
    Mesaj
    2.266
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ANKARA - Sağlık Bakanlığı'nın embriyonik kök hücre çalışmalarını yasaklayan genelgesi, dünyada bu konuda yaşanan kafa karışıklığının Türkiye'de de yaşandığını ortaya koydu.
    Sağlık Bakanlığı, ülkede kök hücre çalışmalarını yasaklasa da Dışişleri Bakanlığı, Birleşmiş Milletler'deki (BM) konuyla ilgili hukuki altyapı hazırlama çalışmalarına gönderdiği görüşte, sağlık ve araştırma amaçlı çalışmalara sıcak bakıldığını belirtti. Birleşmiş Milletler Komitesi, kopyalamayı yasaklayan, tedavi ve araştırma amaçlı çalışmalarla ilgili kararı da tek tek ülkelerin kendisine bıraktı.
    BM, insan ve tedavi amaçlı organ klonlama konusunu yedi yıldır tartışıyordu. Çalışmalar, BM Genel Kurulu bünyesindeki hukuk komitesinde ve genel kurulda sürüyordu. Görüşmeler sırasında hiçbir birlik tek bir görüşte birleşemedi. İslam Konferansı Örgütü (İKÖ), İslam âlimlerinden görüş aldı, ama bir sonuca varamayıp BM'den süre istedi. Türkiye, İKÖ ile değil sağlık amaçlı çalışmalara yeşil ışık yakmak isteyen Belçika ile hareket etti.


    Yukarıda ki yazı bir alıntıdır....
    Görüldüğü gibi sorun sadece DİNİ değil...
    BİLİMSEL olarak da bir kafa karışıklığı mevcut...
    Etik olarak bir kafa karışıklığı var....
    Gördüğünüz gibi Birleşmiş Milletlerde bile bir kaos var....
    Peki dünya neden korkuyor...
    Kök hücrenin insan klonlamanın başlangıcı olabileceğinden....
    Çünkü kök hücreler sayesinde organlar yaratılabiliyor....
    Bilimsel görüş olarakda büyük bir korku hakim...
    Eğer bir insan sağlığına kavuşabilecekse ben kök hücre tedavisinin en kısa zamanda başlamasından yanayım....

    Bu arada Denizsu Kök hücre tedavisi ile Tüp bebek işlemleri arasında dünya kadar fark var...
    İsterseniz aşağıda vereceğim linklerde Kök hücrenin ne anlama geldiğini okuyabilirsiniz...
    http://tr.wikipedia.org/wiki/K%C3%B6k_h%C3%BCcre
    http://www.thehealthnews.org/tr/spec...cell/index.htm

  11. #26
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    22:59
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.874
    Alınan Beğeniler
    935
    Verilen Beğeniler
    1.231

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Evet, UTOPYA'nın dile getirdiği o etik/insani kaygıları ben de paylaşıyorum. Kesinlikle belli ve mutlak kontrollü bir sistem gerek. Ama bunu yaparken, bu etik kuralların dışında (kürtaja yasak getirmek gibi) dini yasaklarla bu çalışmaların önü kesilmemeli.

    Din fetva verir "kök hücre günahtır" diye, dileyen dindarlar fetvaya uyar! Onun dışında din, dini onlar gibi anlamayan ya da herhangi bir sebeple dini görüşlere katılmayan/umursamayan kişileri bağlayıcı engellemeler yapamaz/yapamamalı.
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  12. #27
    Üye
    UTOPYA Avatarı

    Gerçek Adı
    Zeki
    Üyelik Tarihi
    07.06-2005
    Son Giriş
    04.11-2017
    Saat
    21:28
    Yaşadığı Yer
    ANTALYA
    Mesaj
    2.266
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Evet..
    Bülent in söylediği gibi... Benim korkum din yüzünden değil...
    Din adamları bu günah dese de umursamam...
    İnsanlar için büyük bir umut kök hücre tedavisi...
    Herkes sizin yerinizde olmadığı için çoğu insana önemsiz gelebilir....
    Herkes sizin neler çektiğinizi anlıyamaz...
    Olay EMPATİ de biter.....
    Ben kendimi sizin yerinize koyuyorum..... Ama gerçekten koyuyorum...
    Böyle bir durumda din adamlarının ne söylediği benim için önemli değil.....
    Ama merak etmeyin... Türkiye kök hücre tedavisine çok önem veriyor...
    Aşağıdaki yazıda görebileceğiniz gibi...
    Bu konuda bir çok ülkeden oldukça ilerdeyiz... Olmalıyız da....

    TÜRKİYE'DEKİ KÖK HÜCRE ÇALIŞMALARININ BAZILARI
    Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Prof. Dr. Serdar Bedi Omay ve ekibi, enfarktüs geçirmiş ve by-pass olamayacak 10'a yakın hastadan onay alarak kalpte doku hasarı olan bölgeye kök hücre nakletti. En az 4 ay süreyle takip edilen hastaların hem yaşam kalitelerinde, hem de klinik bulgularda iyileşme görüldü. Bu hastalarda, kendi kanlarından toplanan kök hücreler kullanıldı. Aynı işlem geçen günlerde nörolojik sorunu olan kişilere de yapıldı.

    Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde farelere kalp krizi geçirtildi. Daha sonra farenin, kendi kemik iliğinden elde edilen hücreleri, kalpte hasar görmüş dokunun içine iğneyle sıkıldı. O bölgede tekrar doku oluştuğu görüldü. Ayrıca damar tıkanıklığı olan bir bölgeye farenin kendi kemik iliğinden alınan kök hücreler yerleştirildi. Bölgede kök hücrelerin damar yapmaları sağlandı.

    Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı tarafından yapılan çalışmada mezenkimal kök hücre üretiminde yeni bir teknik tanımlandı. Ayrıca mezenkimal kök hücreden yağ ve kalp kası hücresi, nöron ve hepatosit (karaciğer hücresi) üretilerek bu hücrenin ilk elektronmikroskopik analizi de gerçekleştirildi. Halen KTÜ'de renal hücreli kanser, kolon, mide, multiple myloma (kas hastalığı), malign melanom (cilt kanseri), lenfoma (lenf bezi tümörü), lösemiler için aşı üretim çalışmaları yapılmakta.

    Antalya Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde böbrek hücreleri üretilmeye çalışılıyor.

    Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirurji ve Hematoloji bilim dallarının organize ettiği ve KTÜ Hematoloji Bilim dalının da katıldığı bir çalışmada Amniyotrofik lateral sklerozis (kalıtsal iskelet hastalığı), tümör cerrahisi ve nöron hasarlarında mezenkimal kök hücre tedavisinin etkinliği araştırılmaya başlandı. Bu çalışma kapsamı ve dizaynı açısından tüm dünyada bu alanda yapılan en geniş araştırma olma özelliğini taşıyor.

    Tümör aşıları ile ilgili olarak ilk çalışma 2000 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde yapıldı. Kök hücreden dentritik hücre (değişime uğramış kök hücre) üretimi başarılarak üretimde farklı bir metodoloji tanımlandı. Bu alandaki ilk klinik uygulama ise Erciyes Üniversitesi Hematoloji-Onkoloji Bilim Dalınca yapıldı, etkin sonuçlar yayınlandı.

  13. #28
    Üye
    neptune Avatarı

    Üyelik Tarihi
    24.04-2005
    Son Giriş
    04.07-2010
    Saat
    11:05
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    459
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Kök hücrenin insan klonlamanın başlangıcı olabileceğinden....
    Bunun tam olarak sakıncası nedir arkadaşlar?

    Ayrıca kök hücre tedavisi ile klonlamanın nasıl bir ilgisi var sizce? Hiç araştırdınız mı?

  14. #29
    Üye
    UTOPYA Avatarı

    Gerçek Adı
    Zeki
    Üyelik Tarihi
    07.06-2005
    Son Giriş
    04.11-2017
    Saat
    21:28
    Yaşadığı Yer
    ANTALYA
    Mesaj
    2.266
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Evet neptune araştırdım...
    Kök hücre bir canlı için başlangıç noktasıdır...
    kök hücre sayesinde sıfırdan başlayarak yeni bir organ yaratılabilir...
    Yani eşittir klonlamanın başlangıcı...
    Genetik bilimin başlangıcı....
    Genetik şifrelerin başlangıcı.....
    Klonlamanın ne olduğunu biliyorsun herhalde....
    Senden 1 tane daha yaratabilirler yani.....
    Dolly yi yarattıkları gibi....
    Hatta geçenlerde bir kedi yi kopyalamışlardı...
    Ve biliyormusun kedinin duyguları bile asıl kedinin duygularına benzemiş..
    O nun yaptığı hareketleri yapmış.... Aynısı.........
    Klonlama çok tehlikeli birşey...
    Ve klonlama sayesinde neler yapılabileceğini düşünmek dahi istemiyorum...
    Bu yüzden kök hücre tedavisi için gereken şeylerden vazgeçilsin demiyorum.....
    İnsanlığın buna ihtiyacı var....
    Tek isteğim çok sıkı kontroller dahilinde yapılması....

  15. #30
    Üye
    denizsu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    07.08-2005
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    251
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    sevgili UTOPYA, kök hücrenin ne anlama geldiğini gayet iyi biliyorum...

    kök hücre ve tüp bebek uygulamalarının birbirinden farklı şekilde gerçekleştiğinide biliyorum...
    demek istediğim sadece, hani dini yönden eleştiriliyor yaa...onun için böyle bir benzetme ve karşılaştırma yaptım...

    ben insanlığa faydası olacak, herşeyin arkasındayım !!!
    kök hücreninde bazı engelleri aşıp, gerçekleştirilmesinden yanayım ...




Sayfa 2 / 4 İlkİlk 1234 SonSon