Sayfa 1 / 4 1234 SonSon
Toplam 58 mesajın 1-15 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    18:39
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.873
    Alınan Beğeniler
    935
    Verilen Beğeniler
    1.226

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Birine ömür vermek ne kolay: Organ Bağışı/Nakli
    • * 'Organ Bağışı' dendiğinde aklınıza gelen ilk üç kelime nedir?
      * Kendinizi organ bağışı konusunda yeteri kadar bilgili ve duyarlı görüyor musunuz?
      * Sizce, hastanede bir ölüm gerçekleştiğinde ilgili doktorun ölenin yakınlarına gidip, "organ bağışında bulunmak ister misiniz?" diye sorması bir kural haline getirilmeli midir?
      * Sizce ölüden organ nakli bazı (hangi?) koşullarda devlet tarafından zorunlu tutulmalı mı, neden?
      * Siz ya da en yakın akrabalarınızdan biri vefat ettiğinde, organların alınıp başka bir insana ömür vermesini ister misiniz, neden?
      * Kısa süre içinde organ bağışı konusunda bir girişimde bulunacak mısınız?
      * Şimdi arkanıza yaslanın ve gözlerinizi kapatıp şunu hayal edin: Doktora gidiyorsunuz ve doktor bir organınızın iflas ettiğini söylüyor. Tek çare organ nakli... Ve düşünün, sizi yaşatacak olan organ, her gün ölen binlerce insanla birlikte çürüyüp gidiyor... Bu konuda vicdanınızı öne alıp, duygularınızı bizlerle paylaşır mısınız lütfen?



    Organ bağışında kafalara takılan sorular

  2. #2
    Üye
    Oya Tekin Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.07-2004
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    İzmir
    Mesaj
    567
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bu sorulara tek tek cevap vermek yerine dün 14 Ekim'i değerlendirirken yaşadığım bir olayı yazmıştım. Bence bu yaşadıklarımız bu sorulara cevap veriyor. Bu yüzden kendi yazdığım yazıdan altıntı yapmakla başlamak istiyorum konuya.

    14 Ekim Avrupa Organ Bağışı Günü ve Bugünün Düşündürdükleri.

    Akşam 22.00 sularında gelen bir telefon umutların yine yeşermesini sağlamış ailede tarifi olmayan bir neşeye sebep olmuştu. Arayan diyalize girdiği hastaneydi. Bir kadavra çıkmış kendilerini çağırıyordu. Kızıyla birlikte hazırlanıp çıktılar çok acele etmeliydiler. Çünkü kendileri gibi başka hastalara da haber verilecek çağrılacaklardı. İlk gitmek çok şeyi değiştirebilirdi. Oysa bu sadece bir teselliydi kendilerince. Ya uyarsa. Hastane yakın olmasına rağmen takside yol gözlerinde büyümüştü adeta. Çabuk çabuk taksici. Hastaneye varmışlardı. “Hemşire hanım biz geldik.” “Ha iyi biz de sizi bekliyorduk. “Şu tahlilleri hemen yapın lütfen.” Hastaneye gelen diğer hastalarla beraber yine hızlı bir koşuşturmaca başladı kendi aralarında kim daha evvel yaptırırsa hak onun olacaktı içlerindeki düşünceye göre. Oysa ne taksicinin hızlı gelmesi, ne de tahlillerin en önce yapılması bulunan böbreğin sırasını kendilerine verecekti. Doku testlerinin uygunluğuyla karar verilecek bir konuydu bu. Ama o umut sarıldıkları o umut onlara böyle düşündürüyordu.

    Baba kız ve diğer hastalar tüm tahlilleri yaptırmışlardı. Artık bekleyiş başlamıştı. Herkes oturup bekleyecekti gelişmeleri. Asıl zulüm de bu bekleyişteydi. O an her birinin kafasından kim bilebilirdi ki neler geçtiğini. Onların ve yanlarında ki yakınlarının. Aralarında henüz hayata yeni başlamış çocuklar, gencecik insanlarda vardı. Bir kısmı aynı hastanede diyalize girdikleri için birbirlerini tanıyorlardı. Ara ara kendi aralarında kritik yapmalarına rağmen genelde suskun durmaktan yanaydılar. Suskun duruyorlardı belki de ağızlarından keşke bana çıksayı söylemekten korktukları için. Yüzlerine yansıyan ifade bu bekleyiş anında bunu anlatıyordu çünkü. Bir şey çıksa da sıraları geçse, kendilerine kalsaydı.

    Hepsinde heyecan doruktaydı. Kolay mıydı haftada üç gün diyaliz makinesine bağlanmak? Günün önemli bir bölümünü hastanede geçirmek? Bağlanmadıkları günlerde de kâh iyi kâh kötü hayatlarını devam ettirmek? Herkes gibi kendilerine planlar hazırlayamıyorlardı onlar. Diyalize girmedikleri günler yaşam şansları azalıyordu onların. Eşlerine, sevgililerine yeterince zaman ayıramıyorlardı, çocukluklarını yaşayamıyorlardı doyasıya, iş bile vermiyorlardı onlara kimse. Çünkü hayatları bir makineye bağlıydı onların. İkinci hayat şanslarıysa işte bu kadavraydı. Bu yüzden bu hayat onların olmalıydı. Bu gelen şans umut sadece onun olmalıydı. Herkes bu yüzden bunu düşünüyordu düşünmekte de haklıydılar.

    Bu sessiz bekleyişte bu düşünceler içerisinde geçerken o an artık gelmişti. İçlerinden sadece biri kadavradan gelen böbreğe sahip olacak ikinci yaşamına kavuşacaktı. O kişinin adı açıklandı. Baba kız ve diğerleri sabaha karşı yine hüsranla geri döndüler tüm umut dolu bekleyişin ardından. Aralarından bir kişiyse umuduna kavuşmuştu yeniden bir hayat bağışlanmıştı kendisine.

    Baba kız uzun bir süre günün yorumunu yapmadılar birbirlerine. Kız babasının duygularını hissediyordu ama söze dökemiyordu. Diğer hasta yakınları gibi. Bir süre sonra tek söz çıktı: "Allah büyük! Bir daha çıkar.. Arkadaşımız için dua edelim uyum sağlasın."

    Anlattığım bu hikâye babamla benim yaşadığım bir kadavra bekleyişindeki yaşadıklarımızdır. Bundan sonra da birkaç kez bu bekleyişleri yaşadık. Ama umudumuzu hiç yitirmedik bir gün mutlaka.

    14 Ekim, Avrupa Organ Bağışı Günüydü. Ve biz nerdeyiz bu günde? Yapılan araştırmalara bakıldığında durum içler acısı. Organ bağışının önemini birkaç duyarlı insanla, bire bir yaşayan insanlar mı biliyor sadece?. Aslında her gün bir yığın kadavra çıkıyor ama organları bağışlanmadığı için ya da bağışlansa da aileleri izin vermedikleri için nakiller yapılamıyor. Bu yüzden bekleyişlere cevap sadece organlarını bağışlayan kadavralarla gerçekleştiriliyor yasal yollardan ve de aile yakınları kanalıyla. Bir başka insana hayat vermenin güzelliğini neden bilincinde değiliz hâlâ. Bir takım dinî değerlerin arkasında, olur mu olmaz mı tereddütleri içerisindeyken göz göre canlar gidiyor bu bekleyişler içerisinde. Oysa bizlerin bağışladığı her organ yeni bir hayata ışık tutacakken neden hâlâ bu tereddütler içerisindeyiz doğrusu bunu anlamakta zorluk çekiyorum.

    Bu yüzden bir kere daha bu konuyu dile getirmek istedim yaşadıklarımızla. Umarım farkında oluruz yaşanan kayıpların ve bizlerde bir umuda ışık tutarız.

  3. #3
    Üye
    ==ORHAN== Avatarı

    Üyelik Tarihi
    22.09-2005
    Son Giriş
    14.07-2015
    Saat
    14:27
    Yaşadığı Yer
    AKSARAY
    Mesaj
    209
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sevgili Bülent; Güzel bir konuya değindiğin için öncelikle çok teşekkür ederim. Sorularını aldımki hepsine samimiyetle naçizane cevaplamaya çalışacağım.

    * 'Organ Bağışı' dendiğinde aklınıza gelen ilk üç kelime nedir?
    Doktor, Organı alınacak kişi ve yakınları.

    * Kendinizi organ bağışı konusunda yeteri kadar bilgili ve duyarlı görüyor musunuz?

    Kendimi bağış konusunda tam anlamıyla bilgili görmüyorum. Zira dini yönden kesin bilgi alamıyorum. Duyarlımıyım hayır.

    * Sizce, hastanede bir ölüm gerçekleştiğinde ilgili doktorun ölenin yakınlarına gidip, "organ bağışında bulunmak ister misiniz?" diye sorması bir kural haline getirilmeli midir?

    Asla böyle birşeyin yapılmaması taraftarıyım neden diyorsanız çünkü doktor yakınlarına hemen bu konuyu sorduğunda zaten acılı olan yakınları büyük tepkiler verebilir ve olumsuzlulara yol açabilir. Bu konuda naçizane bir fikrim var. Bu organ bağışına konu olacak tüm kuruluşlarda ve hastanelerde boy boy afişlerde insanların gözüne gözüne sokulsa zaten doktorun bunu sormasına gerek kalmaz.

    * Sizce ölüden organ nakli bazı (hangi?) koşullarda devlet tarafından zorunlu tutulmalı mı, neden?

    Bir insan üzerinde devletin böyle hükmedici karar vermesini çokta uygun bulmam doğrusu. Yine hasta yakını kararı uygun olur bence.

    * Siz ya da en yakın akrabalarınızdan biri vefat ettiğinde, organların alınıp başka bir insana ömür vermesini ister misiniz, neden?

    Buna cevap vermek istemiyorum. Yakınımın kendi kararına saygı duyarım.

    * Kısa süre içinde organ bağışı konusunda bir girişimde bulunacak mısınız?

    Organlarımı bağışlamam konusunda bir soru ise olumsuz (kendi adıma) Benim organlarım Böbrek yetmezliğinden dolayı zarar gördüğü için bağış yapamıyorum.

    * Şimdi arkanıza yaslanın ve gözlerinizi kapatıp şunu hayal edin: Doktora gidiyorsunuz ve doktor bir organınızın iflas ettiğini söylüyor. Tek çare organ nakli... Ve düşünün, sizi yaşatacak olan organ, her gün ölen binlerce insanla birlikte çürüyüp gidiyor... Bu konuda vicdanınızı öne alıp, duygularınızı bizlerle paylaşır mısınız lütfen?

    Tabi elbette paylaşırım. Tamda sorulduğu şekliyle oldu. Doktora yüzüm gözümde şiş oluyor şikayeti ile gittim ve direkt olarak yüzüme sen ölümcülsün gizli kanama geçiriyorsun gibi bir cevap tokat gibi çarptı. Bir an söyleyecek hiçbirşey bulamadım dondum kaldım. O anda organ naklini kim düşünebilirki acaba çok zor. Allah kimseye bunu yaşatmasın.



    -''Bağışladığım organlar parayla başkasına satılabilir mi?''

    Olması muhtemel bir soru diyorum. Bu sorunun altında zaten organ nakli suistimallere açık konu olduğu vurgulanmış.

    -''Organ bağışında bulunurken alınan bilgiler organ ticareti yapanların eline geçer mi?''

    Evet geçer geçtide. Kapıma dayananlar oldu böbrek satalım diye.

    -''Organ nakli iyi bir tedavi yöntemi midir?''

    Sağlıklı ortamda ve uzmanına bağlı bir durum olduğu için kesin bişey söylemem mümkün değil.

  4. #4
    Üye
    ==ORHAN== Avatarı

    Üyelik Tarihi
    22.09-2005
    Son Giriş
    14.07-2015
    Saat
    14:27
    Yaşadığı Yer
    AKSARAY
    Mesaj
    209
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Oya Tekin
    Anlattığım bu hikâye babamla benim yaşadığım bir kadavra bekleyişindeki yaşadıklarımızdır. Bundan sonra da birkaç kez bu bekleyişleri yaşadık. Ama umudumuzu hiç yitirmedik bir gün mutlaka.
    Anlattığın hikayeni okudum ve çok duygulandım. Biran kendimi düşündüm ve birkez daha yaşadım 11 Eylül 2003 gecesi saat 01 de başlayan koşturmamı ve o hastane kapısındaki uzuuun bekleyişimi. Bende olumsuz cevap aldım ve hala anlamış değilim bu durumu. Ben bu konuda umudumu yitirdim sayılır. Hastaneden bir olumlu sonuç çıkacağına inanmıyorum. En azından benim için.

  5. #5
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    18:39
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.873
    Alınan Beğeniler
    935
    Verilen Beğeniler
    1.226

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ==ORHAN==, dini konuda Diyanet İşleri Başkanlığı olmak üzere herkes onay veriyor, hatta özendiriyor. Neden aklında soru işaretleri oluştu ki?

    ''Organ bağışında bulunurken alınan bilgiler organ ticareti yapanların eline geçer mi?" sorusuna, "Evet geçer geçtide. Kapıma dayananlar oldu böbrek satalım diye" şeklinde cevap vermişsin. Durumu tam anlamadım, onun için soruyorum; kapına dayananlar senden organ mı almak istediler (sen hastaneye organ bağışında bulunmak istediğini mi söyledin?), yoksa sen organ beklediğin için, sana organ satmaya mı geldiler?
    "Organ ticareti yapanlar"ın eline geçebilecek bilgi, "organ bekleyenler"in bilgileri mi, yoksa "organ bağışlayacak olanlar"ın bilgileri mi?
    Üstteki mesajda alıntıladığım röportajdaki ilk 3 soru/cevap, bu işin suistimale oldukça kapalı olduğunu söylüyor:

    • -''Bağışladığım organlar parayla başkasına satılabilir mi?''
      -''Hayır, satılamaz. Ölen insanın organları bağışlandığında, bir koordinasyon sistemi devreye girer. Bu sistem gereğince, bağışlanan organlar Sağlık Bakanlığının Bölge Koordinasyon Merkezine (BKM), oradan da Ulusal Koordinasyon Merkezine (UKM) bildirilir. Organların merkezlere dağıtımı bu bildirimler sonucunda belirlenir. Bu şekliyle bağışlanan her organ ulusal bir servettir ve sadece sistemin uygun gördüğü bir kişiye takılabilir. Böyle bir sistemde herhangi bir kişinin organı, kimsenin haberi olmadan para karşılığı birilerine satılamaz.''

      -''Organ nakli suistimale açık bir alan olduğuna göre sistem nasıl kontrol ediliyor? Suistimallere karşı yaptırımlar nelerdir?''
      -''Sistem otokontrolden kurtulamayacak kadar komplekstir ve kalabalık bir ekip gerektirir. Olası bir satış durumunun üstünü örtemeyecek kadar çok kişi sistemin içinde bulunmaktadır. O nedenle özellikle kadavra organ bağışlarında bir suistimal olması düşünülemez. Nitekim adli kayıtlara geçmiş hiç bir olay da yoktur. Canlı vericili nakillerdeki suistimaller de gizlenemez. Bunlar zaten herkesin bildiği biçimlerde kanuni açıklardan yararlanılarak gerçekleştirilmektedir.''

      -''Organ bağışında bulunurken alınan bilgiler organ ticareti yapanların eline geçer mi?''
      -''Bu bilgiler hiç bir zaman nakil için yeterli değildir. Kişinin sağlık durumunu değil, niyetini belirten bir iki kimlik bilgisi dışında bir özellik taşımaz.''

  6. #6
    Üye
    alianill Avatarı

    Üyelik Tarihi
    30.09-2006
    Son Giriş
    17.04-2007
    Saat
    00:40
    Yaşadığı Yer
    İSTANBUL
    Mesaj
    1
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ben öldükten sonra organ bağışı hakkında düşüncelerimi yazacağım.
    Organ bağışı dendiğinde aklıma öncelikle yaşam-ölüm tezatı geliyor. Belki de yaşayacak çok günümüz olduğunu düşünürken veda ediyoruz hayata, ki ölüm zamanımız için bir anlaşmamız yok; aynı anda bağışlayacağımız organ/larımızla yaşamdan umudu kesmiş bir kişiye sağlıkla yaşayacağı günler kazandırıyoruz. Etkileşimde bulunduğumuz kişilerin ya da bizim hayatta kalmamız için bir organa ihtiyaç duymadığımız sürece konunun önemini kavrayamayabiliriz. Ama organ bağışına olumsuz bakanların ya da gerekli olduğunu savunup eylemde bulunmayanların psikolojik, dini v.s.çekinceleri vardır kanımca. İnsanlar ölümden sonra organlarının yok olacağını bilseler de kendilerinden bir şey eksilmesini istemiyor olabilirler. Ya da ölüm sonrası bedenen olmasa da ruhen acı çekeceklerinden korkuyor olabilirler. Bu liste uzayıp gider ; fakat, bağış sayesinde kazandırılan bir hayat söz konusu. Çocuklarını, eşlerini kaybedip onların organlarını bağışlayan ailelerin söyledikleri neredeyse hep aynı “ yakınımı kaybettim ama artık organlarıyla başkasında hayat buldu”. Ne kadar acı çekiyor olsalar da birine hayat kazandırmanın vermiş olduğu huzur var içlerinde diye düşünürüm.
    Organ bağışı konusunda maalesef benim de kaygılarım var. Ehliyetin arka yüzünde bağışlanan organlar diye bir bölüm vardır, ehliyetimi alacakken organlarımı nasıl bağışlayabilirim diye sormuştum. Oradaki bir görevli ürkütücü bir cevap vermişti: sen bağışla da cenazeni yakın zamanda kaldıralım... Nasıl oluyor yani organlarını bağışlayan herkesi öldürüp bir şekilde organlarını ele mi geçiriyorlar, dedim. Tabii ki hayır. Bu kadar abartılı bir olay olmasa da bu uyarıyı hafife alamadım. Organ mafyası dizilerden filmlerden türemiş değil bizzat mevcut. Bir çok haber kanalında içinde uzman hekimlerin olduğu nice olay izledik. Açıkçası benim ve bir çoğumuzun kaygıları sistemin denetlendiğine ve düzgün işlediğine kanaat getirdikten sonra geçecektir.
    Organ bağışına teşvik için, insanların empati kurmalarını sağlayacak reklamlara afişlere verilebilir. Kan bağışı gibi kolay bir işlem olmadığı malum ama en azından içeriğinin ne olduğu gösterilmeli, ilgili olanların akıllarındaki soru işaretlerine yanıt verilmelidir.

  7. #7
    Üye
    botanical Avatarı

    Üyelik Tarihi
    29.07-2004
    Son Giriş
    09.08-2015
    Saat
    15:23
    Yaşadığı Yer
    samsun
    Mesaj
    39
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ben organ nakli hakkında soru cevap olarak değilde kısaca düşüncelerimi yazmak istiyorum sadece.

    Organ nakline olumlu bakıyorum, bu konuya çok duyarlıyım ama bilgili değilim. O yüzden nasıl ve nereye başvurulacağıyla ilgili ayrıntılı bilgi verilirse çok sevinirim. çünki bu benim kesinlikle yapmak istediğim ve henüz girişimde bulunmadığım bir konu. Bu vesileyle de en kısa zamanda nerden başlanacağıyla ilgili bilgilenip başvurmuda yapmış olurum.

    Genelde insanlar dini yönden çekinirler ve olumlu bakmazlar organ bağışı konusuna. Şahsen bu konuda din beni bağlamaz. şeriatlada yöetilmiyoruz. hem dinde izin veriyormuş zaten. ben ölüp yokolduktan sonra tam olan organlarımın ne faydası olacak bana. o yüzden hiç olmazsa yaşarken iyi ve faydalı bişeyler yapmanın iç huzurunu yaşarım.

  8. #8
    Üye
    Nafiye Avatarı

    Gerçek Adı
    Nafiye
    Üyelik Tarihi
    17.06-2004
    Son Giriş
    26.07-2016
    Saat
    19:00
    Mesaj
    243
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bende sorulara tek tek cevap vermek yerine kısaca bi şey anlatmak istiyorum.

    Arkadaşlarımla organ naklini konuşuyorduk ve arkadaşım organ naklinin diyanet açıkladığı gibi olmadığını söyledi anlatmak istediği kısaca tek tek organlarımızın bize şahitlik yapacağıymış.

    Bende dedim o zaman benim ayaklarım ne olucak benden önce mezara girdiler.Kime kime şahitlik yapıcak.

    Diyanet İşlerinin kendi hocalarına imamlarına vaaz verdiyor ama özeline dönünce bu adamlar hala organ nakline günah diyorlar. Bütün hocaların aynı düşüncede olması lazım ki inanan insanlar rahatlıkla karar versin o yüzden çoğu kişi bu konuda kararsız kalıyor.

    Eğer benim vucudumdaki organlar bi işe yaracaksa sormadan alsınlar...
    Onlar sonuçta benim değil mi öldüğüm zamanda gelip beni bulup şahitlik ederler.

  9. #9
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: seli
    ... ama bilgili değilim. O yüzden nasıl ve nereye başvurulacağıyla ilgili ayrıntılı bilgi verilirse çok sevinirim. çünki bu benim kesinlikle yapmak istediğim ve henüz girişimde bulunmadığım bir konu. Bu vesileyle de en kısa zamanda nerden başlanacağıyla ilgili bilgilenip başvurmuda yapmış olurum.
    ...
    Organ Bağışı nedir?
    Organ bağışı, kişinin sağlığında, kendisi öldükten sonra organlarının kronik organ hastası olan kişilere nakledilmesi için bağışlamasıdır.

    Organ bağışı nasıl ve nerelere yapılır ?
    Yasalara göre herkesin, iki tanıkla birlikte, kendisi öldükten sonra organlarını bağışladığını belirten bir belgeyi doldurarak imzalamasıyla ve bu belgeyi yetkili kurumlara teslim etmesiyle yapılmış olur. Bu belgeler yetkili kurumlarca hazırlanmış olabileceği gibi, kendilerinin hazırladığı bir belge de olabilir. Ayrıca sürücü belgesi alan kişiler, belgede "organlarımı bağışlıyorum" bölümünü işaretlemiş olmakla, organlarını bağışlar. Organlarının tümü, biri ya da birkaçı bağışlanabilir. Bu seçenekler bağış belgelerinde vardır. Bağış Belgesi, yetkili sağlık kuruluşlarının kayıtlarına geçer. Kişi bu belgeyi yanında bulunduracak olursa, ölümü halinde bağış vasiyeti yerine getirilir. Kişi bağış kararı aldıktan sonra vazgeçebilir, bunun için belgesini imha etmesi veya yanında organlarını bağışlamadığını beyan eden bir belge taşıması yeterlidir. Kişi organ bağışı yapmak istemediğini bir belge ile belirten kişiden hiçbir koşul altında organ alınması mümkün değildir. Organ bağışlamak tam anlamıyla kişinin iradesiyle ve gönüllü biçimde yapılan bir insani davranıştır.

    TOND

  10. #10
    Üye
    leydii Avatarı

    Üyelik Tarihi
    24.04-2006
    Son Giriş
    26.11-2009
    Saat
    15:17
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    43
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    uzun süredir düşündügüm bir konu organ bagışı..ben gözlerimi bagışlamak istiyorum..düşününce ne garip,benim hayranlıkla baktıgım bir çok şeye benim gözlerimle bir başkası bakacak..bunu bilmek bile çok huzur vericii..

  11. #11
    Üye
    Oya Tekin Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.07-2004
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    İzmir
    Mesaj
    567
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Nafiye
    Bende sorulara tek tek cevap vermek yerine kısaca bi şey anlatmak istiyorum.

    Arkadaşlarımla organ naklini konuşuyorduk ve arkadaşım organ naklinin diyanet açıkladığı gibi olmadığını söyledi anlatmak istediği kısaca tek tek organlarımızın bize şahitlik yapacağıymış.

    Bende dedim o zaman benim ayaklarım ne olucak benden önce mezara girdiler.Kime kime şahitlik yapıcak.

    Nafiye çok güzel bir konuya değinmiş aslında. Ve güzel de cevap vermiş. Dini açıdan etik bulmayanlara aslında sorulacak en güzel soru bu. Peki hesap verecek organlar bizden önce mezara girdiyse öyle ya engelli camiasında bir çok arkadaşın gözü, ayağı kolu yok onlar nasıl bir hesap verecekler. İşte bu hurafelerin yanlış olduğunu insanlara doğru anlatmak
    gerek.Babamın hastalığı sebebiyle bir çok kişiyle bire bir tanıştım ve bu olaylara tanık oldum.

    Bundan aylarca önce bir anne oğluna böbrek vermeye karar vermişti. Çocuk 20'li yaşlarda bir genç hastahanede nakil için hazırlanırken annede evden ambulansla getirilecekti. Anne son anda böbreğini vermekten vaz geçti. Hani hayat verendi hani can katmıştı evladına onun canı ondan kıymetliydi. Ama işte öyle değilmiş öyle olmuyormuş. Dini nedenlerden dolayı ( bana göre içinde ki korkudan ya yaşayamasam sonra bende. bir diğer anlamıyla ölüm korkusu) günah işlemekten korkmuş. Ya evladını yarı yolda bırakınca günah işlemiş olmuyor mu? O evlat hastahanede bunun sevincini yaşarken böyle bir yıkımı nasıl karşıladı. İşte anne olmakta bazen sorunu çözmüyor. İnanın beş yıldır öyle şeylere tanık oldum ki aile içi kavgalardan tutun bir annenin babanın vefasızlığına kadar. Bu yüzden bu konu zannedildiği gibi ha deyince çözülebilecek bir konu değil. Hani dini nedenler diyoruz ya bence bu arkasına sığınılan bir korku. Yani bu nakli yaptıktan sonra tabi canlıdan nakil için söylüyorum bunları ya bende aynı şeyleri yaşarsam korkusu. Kadavra olarak nakil vermeyenlerde de yeterli bilinç olmaması. Sanırım bizlere düşen görevde bunu en iyi şekilde anlatabilmek.

    Bu arada ORHAN sakın pes etme. Mutlaka bir gün uygun böbrek bulunacaktır. Asla ve asla umudunu kaybetme olur mu?

  12. #12
    Üye
    Bulent_7340 Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent YILDIZ
    Üyelik Tarihi
    05.08-2005
    Son Giriş
    31.12-2012
    Saat
    12:52
    Yaşadığı Yer
    KIRIKKALE
    Mesaj
    103
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Oya Tekin
    Anlattığım bu hikâye babamla benim yaşadığım bir kadavra bekleyişindeki yaşadıklarımızdır. Bundan sonra da birkaç kez bu bekleyişleri yaşadık. Ama umudumuzu hiç yitirmedik bir gün mutlaka.
    Sevgili KARDEŞİM OYA;
    Herşeyden önce ALLAH'tan sabır ve şifa temenni ediyorum...

    Kimileri umut bekler, kimileri uzaklardaki yarden bir haber. Kimileri de bitmek tükenmek bilmeyen ümitle kadavra...

    Anını okuduktan sonra dilime aşağıdaki dizeler dolandı;

    Bugünün hatrına benim hatrıma
    Kalk baba bugün bayram
    Gelinmesi imkansız yolların
    Ucundasın bilirim ama;
    Bugün bayram kalk baba

    ...

    Ne mutlu bana ki; site üyelerinden bir arkadaş aracılığıyla organ bağışlama erdemliliğine ulaştım ve cüzdanımda Organ Bağış Belgesini onurla taşıyorum. Bu onuru herkesin tatmasını ümit ediyorum...

    Nice babası, annesi hasta çocuklar hatrına; nice "hasta evlat" acısıyla kabuslu gecelerle uyuyup, karanlık güneşlerle uyanan anne-babalar hatrına; nice sevdikleri için kadavra bekleyen güzel yürekli güzel insanlar hatrına; yaşamaya ve yaşatmaya olan sevginiz için çok değil topu topu 1 saatinizi ayırın, size yakışanı yapın; ORGAN BAĞIŞLAYIN...

    Selam, sevgi ve saygılarımla...

  13. #13
    Üye
    wedo Avatarı

    Gerçek Adı
    WEDO
    Üyelik Tarihi
    07.03-2005
    Son Giriş
    09.06-2017
    Saat
    01:34
    Yaşadığı Yer
    İzmir
    Mesaj
    332
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    EVET. Bir çok hasta bağışlanmış bir organ için beklerken ölmektedir. Bağışlanmış bir organ, başarılı bir nakilden sonra, gerçek bir yaşam armağanıdır. " SİZ, BİR YAŞAM ARMAĞAN ETMEKTESİNİZ"

    http://www.bobrekhastalari.org.tr/organ.htm
    bu linkten bağış formuna ulaşabilirsiniz.

  14. #14
    Üye
    marina Avatarı

    Gerçek Adı
    metin SAYIT
    Üyelik Tarihi
    03.04-2006
    Son Giriş
    26.07-2011
    Saat
    19:49
    Yaşadığı Yer
    balıkesir
    Mesaj
    89
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ORGANLARIMI GEÇEN YIL BAĞIŞLADIM.TÜM ARKADAŞLARIMDAN RİCA EDİYORUM.ORGANLARINIZI BAĞIŞLAYIN.HAYAT KURTARMAK BU DÜNYADA YAPABİLECEĞİMİZ EN GÜZEL ŞEY.

  15. #15
    Üye
    botanical Avatarı

    Üyelik Tarihi
    29.07-2004
    Son Giriş
    09.08-2015
    Saat
    15:23
    Yaşadığı Yer
    samsun
    Mesaj
    39
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Sevgili Baben, verdiğiniz bilgi ve adres için çok teşekkürler. ayrıca Wedo'yada teşekkürler verdiği adres için. ben hiç düşünememiştim internetten bağış yapılabileceğini. hemen başvurumu yapıyorum.




Sayfa 1 / 4 1234 SonSon