Sayfa 1 / 3 123 SonSon
Toplam 32 mesajın 1-15 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    alperstein Avatarı

    Gerçek Adı
    Alper
    Üyelik Tarihi
    05.02-2006
    Son Giriş
    18.10-2017
    Saat
    14:27
    Yaşadığı Yer
    İzmir
    Mesaj
    211
    Alınan Beğeniler
    8
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Hayatın 2 yılı kaç para eder?

    Dr. Alper Kaya

    İnsan hayatına değer biçmek şöyle dursun; hayatın sadece 2 yılı kaç para eder?
    1000 ytl? 100.000 ytl?

    Sabahın ilk ışıklarıyla uyandığımda, başucumdaki solunum cihazımın fısıltısını duyarım. Birçoğunuzun farkında olmadan aldığınız nefesi benim dostum solunum cihazım bana bağışlıyor.

    Son zamanlarda neredeyse her sabah kendime sorduğum bir soru...
    Hayatın sadece 2 yılı kaç para eder?

    Herşeyin bir bedeli var mıdır?
    Evet...
    Bu bedel her zaman parasal bir değerde midir?

    Sevdiği bir yakınını, o soğuk toprağa vermiş, üzerine serpilen toprağı görürken çaresizlik ve acı içinde gözyaşı dökenlere soralım: Yakınınızı bir haftalığına hatta bir saatliğine tekrar görmek için neleri feda ederdiniz? Bu soruyu bir de kendimize soralım...
    Cevabınız?

    Vereceğimiz cevabın içinde hayatın değeri yatmaktadır...

    Bu cevap benim için özel bir anlam taşıyor. Çünkü 2 yıldan beri solunum cihazı ile yaşıyorum, yaşatılıyorum...

    Yaşam, nefes almak ise, bunu benim yerime solunum cihazım gerçekleştiriyor. Yaşam boyunca alacağımız nefes artık kısıtlı değil. Vücudumun yapamadığı işlevi bir solunum cihazı yapabiliyor.

    Bu küçük cihaz, dakikada 12 kez, 800 cm3 havayı akciğerime pompalıyor. Diyafram kasının yapamadığını yapıyor. Küçük bir hesap ile, saatte 720, günde 17.280 ve yılda 6.300.000 nefes!

    ALS ( Amyotrophic Lateral Sclerosis) hastalığı, kaslarımıza elektrik uyarısı gönderen sinir hücrelerinin ölümüne yol açıyor. Giderek yaşamsal kaslardan sayılan diyafram kası da çalışmaz duruma geliyor. 2 yıl önce yoğun bakım ünitesinde nefes borusuna bir hava yolu (tracheostomy) açılarak solunum cihazına bağlandım. Şu dakikaya dek solunum cihazı desteği ile yaşıyorum.

    ALS hastalarının ortalama %80 i ilk 5 yıl içinde yaşamını yitiriyorlar. Ben, geri kalan %20 lik grup içindeyim ve tanı konduktan sonra 16 yıldır yaşıyorum. Bu açıdan kendimi şanslı görüyorum. (Bazılarına göre bu hastalıkla 16 yıl uğraşmak şanssızlık sayılsa da)

    Günümüzde hastalığımın bilinen bir tedavisi yok. Ancak tıbbi teknolojideki yenilikler, hastalıkla başetmeyi kolaylaştırıyor.

    Mikroişlemcilerin gelişmesiyle giderek ivme alan teknolojik gelişmeler, benim de hayatımı kolaylaştırmaya başladı. Akülü tekerlekli sandalyeler daha kullanışlı hale geldi. Herhangi bir çalışan kas ile kullanılabilen microswitch'ler, artık sizi bilgisayara bağlayarak birçok işlemi yapmanıza olanak veriyor. Bilgisayar teknolojisi yardımıyla bu satırları yazabiliyorum. Hatta bir gün sesimi de kaybedecek olursam, yazdıklarımı benim yerime konuşacak bir program bile mevcut.

    Sözettiğim teknolojik gelişmeler içinde belki de en önemlisi ya da yaşamsal önemi olanı, solunum desteği veren sistemlerin geliştirilmesidir. Bir zamanlar bir oda büyüklüğündeki çelik ciğerler şimdi 3-5 kilodan fazla olmayan, taşınabilir cihazlar haline gelmiştir.

    Sosyal güvencem, yukarıda sözettiğim hayatı kolaylaştıran teknolojik cihazları karşılamasa da şu anda kullandığım yaşamsal cihazları karşılamıştır. (Yeni sağlık sistemimizde yani "sağlıkta dönüşüm projesi”nde artık benim gibi hastaların durumu daha iyi olmayacak gibi görünüyor)

    Sosyal güvencemin olmaması durumunda halim ne olurdu düşünmesi bile korkunç!

    Ailem, akrabalarım, dostlarım, hiç çekinmeden ellerinden geldiğince parasal destek verirlerdi büyük olasılıkla ama nereye kadar?

    Tüm bahsettiğim teknolojik desteğin var olması, kendi yaşamımın ve çevremdekilerin yaşamının çok kolay olduğu anlamına da gelmiyor kuşkusuz. 24 saat bakım gerektiren hastalıklarda evde bir yardımcının olması zorunludur. Zaman zaman hemşirelik hizmeti almak kaçınılmazdır. Bu tür hizmetlerin parasal karşılığı halihazırda sosyal güvenlik kurumu tarafından ne yazık ki karşılanmamaktadır. (Benim durumumda olanların sosyal güvencesinin karşılamadığı daha ne çok harcama listesi olduğunu listelesem inanılmaz olduğu görülür ancak bu, ayrı bir konu)

    Şimdi, yazımın başındaki soruya dönelim.

    2 yıldır solunum cihazı ile yaşıyorum. Bu süre içinde kızımın ergenlikten genç kızlığa geçişini yaşadım. Aile içinde birçok doğum günü kutladık. Yoğun bakımda evlilik yıldönümümüzü kutladık. Dostlarımızın iyi-kötü günlerini paylaştık. Onların çocuklarının sınav streslerini, nişan düğün heyecanlarını, yeni doğan bebeklerini gördük. Güldük ağladık birlikte.

    Tüm bunlar için bir fiyat biçelim bakalım.
    Sizce ne kadardır 2 yılın bedeli?

  2. #2
    Üye
    neptune Avatarı

    Üyelik Tarihi
    24.04-2005
    Son Giriş
    04.07-2010
    Saat
    11:05
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    459
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bırak iki yılı, bir anın bile karşılığının olabileceğini sanmıyorum.

    Mehmet Öz'ün bir röportajını hatırladım, aklımda kaldığı kadarıyla Amerikalılar bir bedel biçmişti, eğer bir hastanın ameliyatının ve bakımının maliyeti hastanın ömrünü yıllık olarak kişinin ekonomiye katkı yaptığı bedel ile orantılı olarak uzatmıyorsa ameliyatı yapmaktan kaçınıyorlar demişti. Google da aradım ama bulamadım. Bu acımasız mantığa yavaş yavaş yaklaşıyoruz gibi sanki.

  3. #3
    Üye
    bertuğ Avatarı

    Gerçek Adı
    ÖZGÜL SERT
    Üyelik Tarihi
    08.09-2006
    Son Giriş
    05.11-2017
    Saat
    19:36
    Yaşadığı Yer
    Denizli
    Mesaj
    209
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    12

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    öncelikle geçmiş olsun dileklerime iletirim.sorunuzun cevabıda sonu gelmeyen ''0'' yani 10000000000...... :roll:

  4. #4
    Üye
    Ergin Avatarı

    Gerçek Adı
    Ergin
    Üyelik Tarihi
    01.11-2003
    Son Giriş
    27.07-2017
    Saat
    00:29
    Yaşadığı Yer
    Uzak Diyarlar..
    Mesaj
    262
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    sevgili alperstein öyle bir yazı yazmışın ki..

    bir an ne diyeceğimi bilemedim.

    sadece, saygı,sevgi ve hayranlıklarımı sunabilirim.

  5. #5
    Üye
    Nafiye Avatarı

    Gerçek Adı
    Nafiye
    Üyelik Tarihi
    17.06-2004
    Son Giriş
    26.07-2016
    Saat
    19:00
    Mesaj
    243
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Evet Ergin'e bende katılıyorum...

    Bir soluk da okudum yazınızı bir gün bile değil iki yıla değer biçmek neye göre yazdıklarınızdan sonra hiç kimse bir şey yazamaz....

    Çok zor bir soru ve ben bu soruyu cevaplayamam..

  6. #6
    Üye
    Pegasus Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.11-2003
    Son Giriş
    12.12-2017
    Saat
    18:03
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    834
    Alınan Beğeniler
    40
    Verilen Beğeniler
    19

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Üstat bahsettiğiklerin hemen hepimizin umursamadan önemsiz bir şeylermiş gibi yaşayıp tükettiğimiz ayrıntılar.

    Acı olan hayatın bu ayrıntılardan oluştuğunun çokta farkında değiliz.

    Hep bizi çok daha fazla mutlu edecek bir şey için bakıyoruz ufka. Elde ettiklerimizin nasıl bir mucize olduğu elde edilince unutulup gidiyor.

    Bir insana "hadi al sana yüz milyar dolar şu güneşi benim için doğdur ve kızıla kessin her yan" desek bunu böyle devasa bir para karşılığında bile hiç kimse gerçekleştiremez. Oysa her gün biz bakma gereği bile duymadığımızdan görmesekte o güneş doğup batıyor. İnanılmaz bir kızıllığa bulanıyor her yan...

    Yaşamak parayla hesaplanır mı? Bence hayır.
    Yaşamanın ne kadar mucizevi ve değerli olduğunun farkında mıyız? Bence hayır.

    Bunu annelerimizin sevgisine benzetiyorum. Cezmi Ersöz bir yazısında yazmıştı. "Sevgilimizin eline bir kerz dokunabilmek için uçarcasına evden çıkarken annelerimiz sırtımızı okşarda hissetmeyiz bile" Oysa bizi onlardan çok kim sevebilir. bunun bir bedeli olabilir mi? Asla...

    Hayatta bunun gibi bize öylesine kucak açan, öylesine mucizevi bir şey ki parayla ölçmek imkansız. anneler gibi. Zaten anneliğin yaşamakla özdeş bir yanı da yok mudur?

    Yaratmaya kalksak bugünkü imkanlarla dünyanın tüm paralarını versek elde edemeyeceğimiz milyonlarca güzellikle bezenmiş bir dünyada yaşıyoruz. Bu kadar değerli şeylerin farkında olmamaızın tek sebebi onlara sahip olmamız...Birazcık sahip olduklarımıza odaklansak ne değerli olduklarını anlayacağız.

    Ben omuriliğime sahipken ne mucizevi bir organ olduğunu düşünmüyordum. Şimdi biliyorum. Tıpkı şu senin sinir hücrelerin gibi..çok değerliler ve maddi bir karşılıgı yok...

  7. #7
    Üye
    muzox5 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    28.03-2006
    Son Giriş
    07.05-2017
    Saat
    03:21
    Yaşadığı Yer
    izmir
    Mesaj
    65
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Canım dostum, abim.
    Şimdiki hesap makinaları karmaşık işlem yapamıyorlar daha. Onun için bir saatin bile değerini biçmek beyinsizliktir. Hatırlarmısın bilmem sanırım 98 yılında idi. Als ile ilgili bir yayın getirmiştin. Orada yazıyordu ALS hastalarının % 50 sinin 3 yılda, kalan % 50 sininde 6 yılda ölümü tadacağı. Sen ta o zaman benim 8 yıl oldu paçayı yırttım demiştin. Sendeki bu yaşama azmi, sevinci varken daha çok paçalar yırtarsın, yayınlarda alt üst olur, hesap makineleride. Hele birde arkanda kapı gibi ablam olunca.

    Daha uzun yıllar dostluğunu abiliğini yaşayacağım senin. Bunun ne maddiyatı ölçülür ne maneviyatı. ama böyle bir durumda şanslı olduğunu bilmelisin. Kendini şanssız şanslı olarak görsende şanslısın. Seni seviyorum Abiiiiiiiiiiiiiiiiim.

  8. #8
    Üye
    alperstein Avatarı

    Gerçek Adı
    Alper
    Üyelik Tarihi
    05.02-2006
    Son Giriş
    18.10-2017
    Saat
    14:27
    Yaşadığı Yer
    İzmir
    Mesaj
    211
    Alınan Beğeniler
    8
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Canım Muzom,
    Buna cevabım telefonla gelecek aç telefonu:-)
    Şanslıyım tabii bunun da farkındayım çok şükür.
    Lütfedip yorum yapan diğer dostlara da teşekkürler.
    Sevgilerimle

  9. #9
    Üye
    aferits Avatarı

    Gerçek Adı
    Ferit
    Üyelik Tarihi
    15.07-2004
    Son Giriş
    23.10-2017
    Saat
    21:37
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.279
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Yaşama değer biçmek mi? asla olamayacak şeylerden bir olduğunu
    düşünüyorum.

    Yorum yazmak bile zorluyor insanı.

    Sadece vurguladığın ve bize yaşamımızın paha biçilemeyecek bir
    varlık olduğunu hatırlattığın için teşekkürler.

  10. #10
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    17:29
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.940
    Alınan Beğeniler
    954
    Verilen Beğeniler
    1.250

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bu enfes paylaşım için çok çok teşekkürler Alper Abi.

    Dün ER dizisini iziliyordum televizyonda. Dizideki bir doktor (genel cerrah sanırım) kendi hastalığı için başka bir doktorla (Nörolog) görüşüyor.
    Tetkikler sonucu anlaşılıyor ki, 1,5 yl önce ameliyatla alınan beyindeki tümör yeniden ortaya çıkmış...
    Şöyle bir konuşma geçiyor aralarında:
    - Bütün bulgular tümörün yeniden oluştuğunu gösteriyor.
    Kısa bir sessizlik
    - 1.5 yıl önceki yere döndük! Peki, silahı ağzıma dayamaktan başka bir seçeneğim var mı?
    - Yapma. Eğer o ameliyatı olmasaydın, çoktan ölmüştün. Oysa bu sürede çocuğunun doğumunu gördün, ...... yaptın. Bu çok iyi bir armağandı.
    Kısa ve hüzünlü bir sessizlik.
    - Bu çok iyi bir armağandı. Sen yaşamı dolu dolu sürdürdün...
    Sessizlik...
    - Yapılabilecek bir şey var mı?
    - Tek seçenek radyasyon tedavisi.
    - Başarılı olursa..?
    - 4-5 ay daha yaşarsın
    Sessizlik...

    Bu diyaloğun ardından hasta doktor hiçbirşey olmamış gibi çalıştığı hastanedeki görev yerine gidiyor ve acil serviste insanların canını kurtarmaya devam ediyor...

    Bu sahneyi izlediğimde, Alper abinin bu yazısı geldi aklıma. Zamanın kıymetini bilmek ve dolu dolu doya doya yaşamak... Sakat/hasta olunca bunları daha bir -en azından kolay- görebiliyor insan sanırım.
    İşte bu avantajı ortaya serebilmek için ekledim yukarıdaki soruları ve konuyu Haftanın Konusu yaptım.

    * Yaşamınızdan memnun musunuz?
    Elimdekiyle en iyisini yapmaya çalışıyorum. Eksikler olmasına ve bazen kahretmeme rağmen;
    • YİRMİNCİ ASRA DAİR

      — Uyumak şimdi,
      uyanmak yüz yıl sonra, sevgilim...

      — Hayır,
      kendi asrım beni korkutmuyor
      ben kaçak değilim.
      Asrım sefil,
      asrım yüz kızartıcı,
      asrım cesur,
      büyük
      ve kahraman.
      Dünyaya erken gelmişim diye kahretmedim hiçbir zaman.
      Ben yirminci asırlıyım
      ve bununla övünüyorum.
      Bana yeter
      yirminci asırda olduğum safta olmak
      bizim tarafta olmak
      ve dövüşmek yeni bir âlem için...

      — Yüz yıl sonra, sevgilim...

      — Hayır, her şeye rağmen daha evvel.
      Ve ölen ve doğan
      ve son gülenleri güzel gülecek olan yirminci asır
      (benim şafak çığlıklarıyla sabaha eren müthiş gecem),
      senin gözlerin gibi, Hatçem,
      güneşli olacaktır...

      12.11.1941
      Nazım Hikmet

    * Yaşamınızı anlamlı kılan şeyler (kişi, olay vs.) nelerdir?
    İnsanlık, ülkem, mücadelem, yaşamım, canım aiem, dostlarım, arkadaşlarım, bu site, bilmediklerim/öğrenebileceklerim/değiştirebileceklerim, yemek, gülmek, güldürmek...

    * Hayalinizdeki yaşamı tarif edebilir misiniz?
    5 dönüm bahçe içine kurulu, havuzu olan, ailem ve birkaç dostumla paylaşabileceğim bir ev. İçi bana göre düzenenmiş bir minibüs. Sebze-meyveyi bahçeden toplamak, dayatılan tüm hengamelerden uzak kalabilmek. Dilediğim zaman minibüsümle geziler yapabilmek. Ayda 3-5 milyar da geldi mi... Ooooooh! Dünyada cennet

    * Yaşamınızı daha iyi hale getirmek için neyin eksikliğini hisediyorsunuz?
    Para

    * Sakat olmak yaşamı algılayışınızı, günlük yaşam ritüellerine/hengamesine biçtiğiniz değeri etkiliyor mu, etkiliyorsa ne yönde?
    Etkiliyor!
    Fatura ödemek için köle misali çalışmak zorunda kalmanın, kendimize ve sevdiklerimize zaman ayıramamanın, havuca doğru koşmanın, aslolan tek şeyin İNSAN olduğununu unutmanın, siyasi kudurganlıkla can almanın, dogmalarla köleleştirilmenin... bedensel/şekilsel değerlendirmelerin anlamsızlığını çooook daha kolay anlıyor insan.

    * Sakat olmanın 'daha insanca bir yaşam'ı hayal etmek/ettirmek için baskı/fırsat oluşturduğu, düşüncesine katılır mısınız?
    Kesinlikle.
    Ne kadar çok "bilen" olursa, o kadar daha umutlu olunur insanlık adına.
    Yukarıda saydığım farkındalıkları çok çok önemsiyorum. Farkedenlerin artmasını, en derin sulara ulaşan oksijen tanecikleri gibi düşünüyorum. Oksijen ne kadar artarsa ve derinlere inerse, yaşam da o kadar varolur.

  11. #11
    Üye
    alperstein Avatarı

    Gerçek Adı
    Alper
    Üyelik Tarihi
    05.02-2006
    Son Giriş
    18.10-2017
    Saat
    14:27
    Yaşadığı Yer
    İzmir
    Mesaj
    211
    Alınan Beğeniler
    8
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Herkes yaşamında bir mucize olmasını bekliyor.
    Oysa yaşamın kendini bir mucize...

    Bu dünyadaki hayatımızın ne kadar süreceğini bilemiyoruz. Hatta doktorlar "6 aylık ömrün kaldı" deseler bile gerçekten ne kadar süremiz olduğunu Tanrı'dan başka kimse bilmiyor.

    Ölümcül bir hastalığı olup da en yetkili doktorlar tarafından ömür biçilen insanları, terminalde otobüs bekleyen bir yolcuya benzetirim. Otobüse bineceğiz er ya da geç. Bazen biraz geç kalır otobüs.

    ALS hastalarının ortalama yaşam sürelerinin 3-5 yıl olduğu düşünülürse, benim otobüs 11 yıl rötarlı ve hala görünürde yok. Terminalde o kozmik otobüsü beklerken karar bize kalıyor; durakta oturup otobüsümüzün gelişini dört gözle beklemek ya da çevremizde olan biteni, hareketliliği, insanları, yaşamın tam da kendisini izlemek, hatta içine dalıp keyfini çıkarmak...

    Kendi adıma ikinci yolu seçtim.

    Yaşama odaklanmak için ölüm korkusunu bir kenara bırakmam gerektiğini anladım.

    Kendimin tekrar yaşama dahil olduğunu görmek, bana değişik bakış alçısı da kazandırdı. Fazladan yaşanan her gün, yaşam mucizesinin bana düşen payı idi.

    Bu sürede yine yaşamın gerçeklerinden olan "ölüm" ile tanışan yakınlarım oldu. Ben, sıranın bana geldiğini sanırken kalp krizinden bir doktor dostumu kaybettim.

    Yaşamımızdaki hastalık, sağlık, neşe, keder ve ölüm; hepsi yaşamın ta kendisi.

    Hayat, kimin kazanacağı belli olmayan bir oyun. Kartları iyi oynayıp mümkün olduğunca oyunda kalmaya çalışıyorum.

    Sevgilerimle

  12. #12
    Üye
    goodness angel Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.03-2005
    Son Giriş
    10.09-2011
    Saat
    08:48
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    72
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    geriye getiremediğimiz hiçbirşeyin değerinin biçilemeyeceği gibi 'an'ların da değerini biçemeyiz.

    gerçek anları 'güzel' yaşamak dileğiyle

  13. #13
    Üye
    Cigdemy Avatarı

    Gerçek Adı
    Çiğdem
    Üyelik Tarihi
    02.04-2003
    Son Giriş
    28.11-2016
    Saat
    21:01
    Yaşadığı Yer
    Kocaeli
    Mesaj
    702
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Söylenmesi gerekeler zaten söylenmiş,
    teşekkürler çok teşekkürler
    aldığım tek bir soluğun bile ne kadar değerli olduğunu yeniden hissettirdiğiniz için.


    Sevgiler...

  14. #14
    Üye
    wedo Avatarı

    Gerçek Adı
    WEDO
    Üyelik Tarihi
    07.03-2005
    Son Giriş
    09.06-2017
    Saat
    01:34
    Yaşadığı Yer
    İzmir
    Mesaj
    332
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Yaşamın değerini ölçmek mümkün değil.
    Ama bunu genelde başımıza birşey geldiğinde anlıyoruz.

  15. #15
    Üye
    Sirine Avatarı

    Üyelik Tarihi
    30.09-2005
    Son Giriş
    22.11-2016
    Saat
    18:39
    Yaşadığı Yer
    ...
    Mesaj
    20.077
    Alınan Beğeniler
    7
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    4

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    ilk olarak alper abinin sorusunu cevaplayalım??hayata paha biçmek mi???
    yüzyıla,asıra,yıllara,yıla,aya,güne,saate,dakikaya ,saniyeye,saniseye....ASLA VE ASLA PAHA BİÇİLEMEZ....YAŞADIKLARIMIZ GERİ GELMEYECEK O GÜZEL ANILARI HATIRALARI KİMSE GERİ GETİREMEZ....ÖYLEYSE BUNLAR BİZİM RUHUMUZDA,KALBİMİZDE FİLM ŞERİTİ GİBİ DALGALANIR....O ANDA YAŞADIĞIMIZ HİÇBİR DUYGUNUN HİÇBİR MUTLULUĞUN HİÇBİR ÜZÜNTÜNÜN TARİFİNİ KİMSE GERİ DÖNDÜREMEZ...BÖLE BİR ŞEY YOK ÇÜNKÜ....MADDİYAT BAZI ŞEYLERİ GERİ GETİREMEZ!!!YVE BİZİM YAPACAĞIMIZ TEK ŞEY YAŞADIKLARIMIZIN VE ŞİMDİNİN KIYMETİNİ BİLMEKTİR....

    GELELİM BÜLENT'İN SORUSUNA.....
    * Yaşamınızdan memnun musunuz?
    _EVET OLDUKÇA MEMNUNUM

    * Yaşamınızı anlamlı kılan şeyler (kişi, olay vs.) nelerdir?
    _AİLEM,DOSTLARIM,DÜNYA,MUTLULUK,SAĞLIK,KARAKTERİM, GERÇEK AŞKA İNANCIM :P RUHUM,VE DİYORUM Kİ BEN"YAŞIYORUM ÖYLEYSE ANLAMLIYIM"
    :mrgreen:
    * Hayalinizdeki yaşamı tarif edebilir misiniz?
    _MUTLU OLMAKTAN BAŞKA BİR YAŞAM DÜŞÜNEMİYORUM....BANA GERÇEKTEN DEĞER VERİP SEVEBİLECEK BİR İNSANLA KURACAĞIM BİR YAŞAM HAYALİMDEKİ YAŞAMDIR....VE EVİMİZDE GÜLÜŞEN,OYNAYAN KOŞAN,ANNEEEE BANA REÇELLİ EKMEK YAP DİYE BAĞIRAN YADA BABASININ KOYNUNA BABAMMMMMMM DİYE ATLAYAN MİNİK SEVİMLİ İKİZLERİM OLSUN....VE EVİMİZİN HER KÖŞESİNDE LALELER OLSUN......BU KADAAAAAA
    * Yaşamınızı daha iyi hale getirmek için neyin eksikliğini hisediyorsunuz?
    HİÇBİR ŞEYİN EKSİKLİĞİNİ HİSSETMİYORUM ŞUAN...
    Sakat olmak yaşamı algılayışınızı, günlük yaşam ritüellerine/hengamesine biçtiğiniz değeri etkiliyor mu, etkiliyorsa ne yönde?
    ENGELLİ OLSAYDIM BU SORUYA CEVAP VEREBİLİRDİM
    * Sakat olmanın 'daha insanca bir yaşam'ı hayal etmek/ettirmek için baskı/fırsat oluşturduğu, düşüncesine katılır mısınız?
    HER İNSAN İNSANCA YAŞAMAYI HAK EDER....(SANIRIM SORUYU ALGILAYAMADIM)TAM ANLAMIYLA




Sayfa 1 / 3 123 SonSon