Sayfa 6 / 9 İlkİlk ... 23456789 SonSon
Toplam 127 mesajın 76-90 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #76
    Üye
    mezopotamyali kederi Avatarı

    Gerçek Adı
    ASYA
    Üyelik Tarihi
    02.02-2008
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.371
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Sevgili fatma kahveci,

    Olaylara ya da durumlara "inanan" insan gözüyle baktığımızda Allah'ın kahrını da lütfunu da hoş karşılıyoruz. Ben en basit baş ağrısında bile "kesin şu başımı" diyebiliyorum.Tabi bunu ne kadar içtenlikle söylediğim tartışılır. İşin içine acısız bir rahatsızlık girdiğinde hayat bir şekilde devam ediyor;çevremde buna emsal gösterebileceğim o kadar çok insan var ki.Lakin dinmeyen acıları,sızıları olan birini görmedim.O yüzden dilim varmıyor oturanboğanın sorusuna "var ya da yok "diye cevap vermeye...

    Edebi metinler dersinde bir beyitle karşılaşmıştım üniversite yıllarında.Aşağı yukarı şu hikayeyi şiirleştirmişlerdi.Ben aklımda kalanları kısacası aktarayım.
    Eyüp peygamber sabrıyla sınanmıştır.Yaralarından kurtlar dökülür ve bunu Allah'tan bilirmiş.Hatta bir keresinde yarasının üstünden bir kurt düşüyor ve onu yarasının üstüne koyuyor.O an bir ses duyuluyor."Allah'tan daha mı merhametlisin?Biz herkesin rızkını düşünürüz" diye...
    Ben çok Eyüp gördüm...Hatta ondan daha çok acı çekenleri...Birçok yatalak hasta kendini şanslı hissediyor bazen.Allah'ın sevgili kuluymuş da onun ilgisini her an üstünde hissetmek için o derdi vermiş gibi düşünüyor.Bu belki bir savunma mekanizması.Lakin birçok kişiyi de hayatta tuttuğu da gerçek.Yorumlarından din mefhumunu sıyıramamana şaşmadım.

    "Vardan da yoktan da ötede bir VAR vardır.." demiş fatma kardeşimiz.Ben de devam ediyorum."Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır"...

    Sevgili OturanBoğa,şüphesiz her birimizin ölümü dahi özlediği zamanlar olmuştur.Acılardan kurtulmak için bir bilinmeyene göz kırpmak o an için kaçıştır.Bazen bırakın bedensel acıları, manevi yaralarımız bile ölümü istememize neden olmuştur.Fakat şu da bir gerçek ki acılar aynı uyum eşiğinde kalmıyor.Kişinin kendine şans vereceği, bu eşiği atlatacağı bir dönem, ve bu dönemde ona rehberlik edecek birileri olmalı diyorum ben. Dünyadan geçmek o kadar kolay mı?

    Düşünüyorum da benden ötanazi isteyen birini asla affetmezdim.Beni yalnız bıraktığı için.Hatta bırakmayı bırak,bunu düşündüğü için...Kendim için bişey mi istiyorum?-evet.... Peki o kendi için bişey mi istiyor?-Evet. Farkımız var mı? Hayır... Ömrümüzden birinin gidişi bizim eksilişimiz oluyor.Mutlak sondan kaçılmaz tamam...Eksileceğiz...Ama bunu öncelemenin bir anlamı yok.

    Çok üzgünüm...... :cry:

  2. #77
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    14:53
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.874
    Alınan Beğeniler
    935
    Verilen Beğeniler
    1.230

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Şunu değerlendirir misiniz lütfen: "Benim dini inancım gereği kimse ötenazi yapamaz. Bence ötenazi günah ve benim çoğunlukta/güçlü olduğum toplumda/devlette herkes benim kriterlerime uymak zorunda. Senin, yani ötenazi isteyenin ne istediği ya da neye inanıp inanmadığı umurumda değil. Acıyı çekeceksin ve ölmek için dua edeceksin"

    Eğer bu söylem teorik ve pratik olarak olumlanırsa, bu, güçlü olanın güçsüz olana tahakkümü değil midir?
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  3. #78
    Üye
    shukufe Avatarı

    Üyelik Tarihi
    20.01-2007
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    ankara
    Mesaj
    5.450
    Alınan Beğeniler
    112
    Verilen Beğeniler
    168

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    dın dayatma olursa bu dın degıldır bu otanazıde buyuk gunah olması lazım cunku bunu yapan katıl gıbı hıssetmezmı kendını vıcdan azabı cekmezmı
    sımdı acı cekenler ıcın acıyı hafıfleten ılaclar var bıldıgım
    bır sekılde hayatına son vermek ısteyen ınsanlar bunu nasılsa kendılerı yapar ama bılıncı yerınde olmayan bırıne otanazı dıye hayatını sonlandırmak yanlıstır bece

  4. #79
    Üye
    karakaya Avatarı

    Gerçek Adı
    Musa
    Üyelik Tarihi
    30.07-2005
    Son Giriş
    02.11-2017
    Saat
    09:18
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    858
    Alınan Beğeniler
    11
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    5

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bir çok arkadaş ötenazi ve intihar kavramlarına gerek düşünsel,gerekse felsefe boyutuyla yaklaşmış.Bizde dinin bu iki kavrama bakışını anlatmaya çalışalım.

    İntihar etmek haramdır.Peygamber Efendimiz (a.s.m.) pekçok hadis-i şeriflerinde kendi canına kıyan kimselerin büyük bir günaha girdiklerini, Cehennem azabına uğrayacaklarını bildirmiştir.Ve intihar edenin cenaze namazınıda kılmamıştır.Ancak sahabenin kılmasına ses çıkarmamıştır.İslam alimleri intihar edenin,yaptığı eylemi doğru bulmadığı müddetçe yani haramlığını reddetmediği müddetçe müslüman kabul eder ve cenaze namazının kılınması gerektiğini ifade ederler.

    Ötenazi konusuna islam dininin yaklaşımıda benzerdir.Haram olarak kabul edilir.Üstelik intiharda kişi bu fiili tek başına işlerken,ötenazide sizin talebiniz ve bir insanında yardımı söz konusudur.

    Nisa 93 ayet

    Kim de bir mü’mini kasden öldürürse, onun cezası, içinde devamlı kalmak üzere, cehennemdir. Allah ona gazab etmiş, lânet etmiş ve büyük bir azab hazırlamıştır.

    Ayetini okuyunca ilk akla gelen bir insanın diğer bir insanı kasden öldürmesi anlaşılıyor ancak ötenazide bir kişi hasta olan insanı bir şekilde öldürüyor.Yani öldürme kastıyla ya ilaç içiriyor yada farklı bir araç...Bu bağlamda intihar ile ötenazi birbirinden ayrılıyor.

    İslam alimleri intihar eden müslümanın günahını çektikten sonra cennete gireceği görüşündedir.Ancak ötenaziyi uygulayan bir insan nisa 93 kapsamına giriyorsa ebediyyen cehennem cezası göreceği anlaşılıyor.

    Şahsi düşüncem:
    İntihar yada ötenazi emanet olan bir beden üzerinde emanet sahibinin ne diyeceğini düşünmeden futursuzca tasarruf yetkisi aramaktır.Kavramlar ötenazi veya intihar,sonuç itibariyle yaşama son vermektir.Nasıl ki,kürtaj islam dininde bir cinayet olarak kabul görüyorsa,intihar edende katildir,ötenaziyi kabul eden ve ona yardım edende katildir.İnsan yanılıp intihar edebilir ama bir insan bile bile kasden bir insanı öldüremez,üstelik bunu merhamet adına yaptığını hiç söyleyemez.
    Allah,Kur'anda bir çok yerde sabretmekten ve sabreden kullarına mükafattan bahseder.Üstelik,kullarına benzer sıkıntılar vereceğinide haber verir ve karşılığını ahirette vereceği müjdesini verir.Müjdeyi beklemek varken niçin gazabı seçelim?

  5. #80
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    14:53
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.874
    Alınan Beğeniler
    935
    Verilen Beğeniler
    1.230

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Evet karakaya, bu konuda gerek İslam'ın gerekse diğer dinlerin bakışı tam da senin aktardığın gibi. Bu sebeple dindar kişiler kolay kolay bu yolu seç(e)mezler. Amenna. Fakat, ben ısrarla şunu merak ediyorum: Ben dinsizim, yada benim inancım ölmeme engel değil, ya da işte ne biliim, çok acı çekiyorum ve cehenneme rağmen ölmek istiyorum, ya da Allah'ın affediciliğine inanıyorum, veya her ne dersen de işte; böyleyken, benim isteğimin dışında zorla yaşatılmam, yani sen "öyle inanıyorsun" diye benim inanmadığım/umursamadığım/karşı çıktığım şeyin mağduru olmam, senin inancının (sırf güçlüsün diye) benim bedenim üzerinde söz söyleyebilmesi doğru mu? Yani güçlü olan güçsüze istediği şeyi yapabilir mi?
    Diyelim Hindistan'dasın ve orada öldün. Malum, oranın kendine has dini ritüelleri var. Orada ölüler yakılıyor. Şimdi, orada Hindular güçlü diye senin bedenini gömmek yerine yaksalar, bu olur mu? Onların dinine göre insan yakılmalı zira...
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  6. #81
    Üye
    karakaya Avatarı

    Gerçek Adı
    Musa
    Üyelik Tarihi
    30.07-2005
    Son Giriş
    02.11-2017
    Saat
    09:18
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    858
    Alınan Beğeniler
    11
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    5

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Dediğiniz gibi dine inanmayan bir insan ötenazi talebinde bulunuyorsa,bunu uygulamayı kabul edende onun inandığı değerleri paylaşıyorsa,sanırım itirazın bir anlamı kalmıyor.

    İnanan bir insanın Allah'ın affediciliğine,merhametine sığınarak bunu talep etmesi ise çok daha farklı.İslam alimlerinden İmam Yusuf intihar eden kişinin yoğun ağrı,dayanılmaz sancılar yüzünden bunu yapmış olmasını normal intihardan farklı değerlendirmiştir.Allah'ın affetmesini dileriz elbet...

    Yani güçlü olan güçsüze istediği şeyi yapabilir mi?
    Söylediğiniz düzlemde nispeten haklı görünüyorsunuz.Kişi nasıl inanıyorsa o şekilde bir talepte bulunabilmeli.Yani çoğunluğun inancı doğrultusunda değil,kendi inandığı doğruya göre özgür tercihiyle baş başa bırakılabilmeli.

    Aslında gerek ötenazi gerek intiharda konu inanç düğümünde şekilleniyor.İnanan sabretmeyi seçerken,inanmayan bu yolu benimseyebiliyor.Yukarda dediğim gibi inanmayan biri ötenaziyi talep ediyorsa,önünde bu isteğini reddedecek bir neden görülmüyor.

  7. #82
    Üye
    shukufe Avatarı

    Üyelik Tarihi
    20.01-2007
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    ankara
    Mesaj
    5.450
    Alınan Beğeniler
    112
    Verilen Beğeniler
    168

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    yerınde engın bılgı sahıbı olarak bızlerı dını olarak bılgılendırdıgınız ıcın cok tesekkurler karakaya
    dın zaten toplumların mutlu yasaması ıcın vardır
    otenazının dını yonunu bırakalım hayata gecırılısıne bakarsak mantıklı degıl
    en adıl sekılde bıle kanunlasırsa bunun magduru cok olur bunları ıygulayacak olanlarda ınsan olduguna gore ınsanları barbarlastırır bunlar

  8. #83
    Üye
    Fuzulim Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.07-2005
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Erzurum
    Mesaj
    328
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: OturanBoğa
    Fakat, ben ısrarla şunu merak ediyorum: Ben dinsizim, yada benim inancım ölmeme engel değil, ya da işte ne biliim, çok acı çekiyorum ve cehenneme rağmen ölmek istiyorum, ya da Allah'ın affediciliğine inanıyorum, veya her ne dersen de işte; böyleyken, benim isteğimin dışında zorla yaşatılmam, yani sen "öyle inanıyorsun" diye benim inanmadığım/umursamadığım/karşı çıktığım şeyin mağduru olmam, senin inancının (sırf güçlüsün diye) benim bedenim üzerinde söz söyleyebilmesi doğru mu? Yani güçlü olan güçsüze istediği şeyi yapabilir mi?
    Ötenazinin intihar olduğunu düşünen dindar bir kişi ötenaziya engel olma hakkını şu mantığı yürüterek kendinde bulabilir :
    "Bu dünyada ki acılarda, neşelerde hepsi gelip geçicidir. Önemli olan diğer taraftır. Hasta kişi çektiği acıların etkisiyle bu gerçeği görememe noktasına gelip sınırlı süredeki bir acıdan kurtulmak için ebedi sürecek bir acıya adım atmamalıdır. Bu onun adına engellenmesi gereken bir durumdur."
    Peki bu mantık ne derece doğrudur. İşe dini yönden bakacak olursak aslında bu durumun hastanın ahiretini,imanını olumsuz etkileyen yönleri olamazmı. Mesela dayanılmaz acılar çeken dindar bir hasta düşünün. Bu hasta doğa kanunlarının tersine çeşitli makina ve ekipmanlarla suni olarak yaşatılmaya çalışılıyor olsun. Bu hasta yaşama süresi uzadıkça (mesela 20-30 sene) sabrı tükenip Allah a isyan noktasına gelirse (ki bu durum olağan bir şeydir) bu isyanın günahı hastadanmı sorulur? Yoksa onu bu isyana sürükleyen, isyan etmesine zemin oluşturan hasta yakınlarındanmı sorulur?
    Ötenaziye kesin bir dille intihar veya günah diyenlerin meseleyi ayrıca bu yönden de düşünmekte gerekir diye düşünüyorum.
    Ötenazi bir intihar olarak düşünülüyorsa öncelikle intihar gerçekten günahmıdır? günah sa neden ve hangi hallerde günahtır? Günahın derecesi nedir? intihar eden kişi kafirmi olur? bunların da sorgulanması gerekir.
    Yani kısaca
    Ötenazinin günah olup olmadığı noktasında bir fikre varmak için;
    1- ötenazi intiharmıdır?
    2- İntihar gerçekten insanı kafir edecek kadar günah bir işmidir?
    Bunların araştırmasının yapılması gereklidir diye düşünüyorum.

  9. #84
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Anlamadığım bazı konular var, onları nereye koyacaksınız,cidden merak ediyorum.

    Bir konu da sanırım anlaşıyoruz. Ölümün mutlak ve kesin bir şey olduğu konusunda. Doğum olduğu süre içersinde ölüm kesinlikle o canlı için vardır.

    Ölümle ilgili olarak bilmediğimiz tek şey bunun zamanının ve yerinin ne zaman olacağıdır kaba anlatımla.

    Şimdi benim kafamı karışıtıran bazı konuları sizlerle paylaşmaya çalışayım.

    İnsanlık tarihi bile bile lades denilen olaylarla doludur, özellikle savaş ortamında. Ölümü kutsallaştırdığımız anlarda var.

    Şehit diyoruz mesela. Öleceğini bile bile kendini ölümün kucağına atan binlerce milyonlarca insanın kanlarıyla sulandı bu toprak.

    Ya kardeşim savaş ın yanlış olduğunu hepimiz bilmemize rağmen, savaşın alternatifinin barış olduğunu bilmemize ve bunu özlememize rağmen, doğrusunun da bu olduğunu üstüne basa basa söylememize rağmen, göz göre göre bir dakika sonra öleceğini bilen insanlarımız ne yapmıştır.

    İntihar mı, ötenazi mi, yoksa iki birden mi?

    İşimize geldiğinde ölümü kutsallaştırıp başka yerlere, işimize gelmediğinde başka yerlere koyarak nasıl bir aldatmaca içersindeyiz acaba?

    Kuşkusuz benim için de vatan toprağı kutsaldır ve kanımızın son damlasına kadar korunmalıdır. Böyle bir durumda ölmeyi istemek ve öleceğini bilmek göklere çıkarılacak hatta cennet vaadleriyle şehitlik mertebesine ulaştığımız söylenecek, diğer tarafta acı çeken ve ölmeyi kendi özgür iradesiyle isteyen bir kişi için yokkkkkkkkkkk diyeceğiz. Günah ayıp, vs...

    Bu ne yaaa, cidden bu nasıl mantık?

  10. #85
    Üye
    shukufe Avatarı

    Üyelik Tarihi
    20.01-2007
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    ankara
    Mesaj
    5.450
    Alınan Beğeniler
    112
    Verilen Beğeniler
    168

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ben sehıtlıkle otenazının bı alakasını anlıyamadım mantık acısından

  11. #86
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Çok basit, anlaşılmayacak bir şey yok.

    Ölüm inaçlarımıza göre tanrının özgür iradesiyle olmalıdır. Kişinin ölümü ne adına olursa olsun isteyebilme hakkı yoktur değil mi?

    Ötenazi; ölümü kişinin isteme durumudur...

    İntihar; kişinin ölümü kendi elleriyle yapabilme durumudur.

    Ve bu ikisi de asla ama asla kabul edilemez bir şeydir dini inaçlarımız açısından.

    Dünyaya geldiysen yaşayacaksın, bu anlamda başka bir davranış şekli düşünmen yada istemen yasaktır.

    Yanlış mı buraya kadar?

    Pekii şehitlik nedir?

    Bir amaç uğruna kişinin yaşam hakkının elinden alınmış olmasıdır ve kutsaldır.

    Şehitlik düşüncesine inananlar ölümü göze alarak bu işe soyunmuyor mu? Kısacası ölümü istemiyorlar mı vatan ı kurtarmaya çalışırken.

    Ölümü isteyebilmek,ya da göze alabilmek diyelim ne adına olursa olsun bir yerde günah olacak bir yerde kutsal, bu nedir diyorum?

    Bu nasıl bir mantıktır diyorum...

  12. #87
    Üye
    masiva Avatarı

    Gerçek Adı
    Fatma
    Üyelik Tarihi
    21.06-2006
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    326
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: OturanBoğa
    .........sen "öyle inanıyorsun" diye benim inanmadığım/umursamadığım/karşı çıktığım şeyin mağduru olmam, senin inancının (sırf güçlüsün diye) benim bedenim üzerinde söz söyleyebilmesi doğru mu?
    Hayır dogru degıldır. Benım ınandıgım dının hukumlerıne uymak zorunda degılsınız, ıslam ınancının hıcbır alanında zorlama-baskı- dayatma yoktur. Kısı ozgur ıradesıyle arzu ettıgı yolu secer (sonucta aklı basında bır yetıskındır, secme hakkına sahıptır), boylelıkle otenazı hakkı da olmalıdır. Aklı melekelerı yerınde olan bır bırey boyle bır seyı ıstıyorsa/ onay verıyorsa bu ıstegı gaspedılmemelı dıye dusunuyorum.

    Hıc kımse bır dıger kısının arzularına gore bır hayat suremez, surmemelı! Yasam seklım nasıl arzu ettıgım sekıldeyse ve ben bunu ınanclarımla suslemıssem ve bu sekılde mutluysam kederlerımde bıle; ınanmayan bır ınsan da bu haklarından mahrum edılmemelı.

    Bu hayatı yasamaya zorlanmamalı, zıra onun uzerıınde soz hakkı olan bıreyler degıldır. Yaratıcısıyla arasındakı bır mukaveledır ucuncu kısılere soz dusmez.


    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: andante
    İnsanlık tarihi bile bile lades denilen olaylarla doludur, özellikle savaş ortamında. Ölümü kutsallaştırdığımız anlarda var.

    Şehit diyoruz mesela. Öleceğini bile bile kendini ölümün kucağına atan binlerce milyonlarca insanın kanlarıyla sulandı bu toprak.
    x durup dururken y'nın topraklarına tecavuz edıp halkı kılıctan gecırırken orda olurse kusura bakmayın ama telef olmustur sehıt degıl! Bakınız amerıkan askerlerı...

    Bahsettıgınız toprak onlara aıtse o askerler sehıttır cunku zaten kendılerıne aıt olanı korumak ıcın can vermıslerdır. Orada bır kutsallık soz konusudur otenazı ya da ıntıharla kıyaslanamaz; zıra onun olume kosma sebebı dıger ınsanların ve kendı evlatlarının can ve mal guvenlıgıdır.

    Haklı ve haksız davalar soz konusu verdıgınız ornekte..

  13. #88
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Yine kafam karıştı

    Kore de, kendi toprağımızdan binlerce kilometre uzakta, ölen askerlerimiz şehit olmuyor bu mantığa göre öylemi????


    Sanırım, öz de anlaşamıyoruz.

    Ölüm, ne adına olursa olsun her canlının yaşayacağı bu gerçek, belirli kıstaslarla, belirli kişilerin tekelinde anlam buluyor yada bulmuyor.

    Kaçınılmaz olan bir gerçeğin ahlaklısı, ahlaksızı, günahı yada sevabı olmaz benim için.

    Şehitlik meselesindeki asıl söylemek istediğim konuya varamıyoruz, varamayacakmışız gibi de geliyor bana.

    Not; konuyu dağıtmamak adına, kısaca yazacağım. Amerikalı askerler tabikii şehit olmuyor sevgili kardeşim.Senin deyimine göre telef olduklarını söyleyebiliriz. Çünkü şehitlik müslümanlıkla doğru orantılı bir inanış şeklidir.Yanılmıyorum değil mi???.

  14. #89
    Üye
    mezopotamyali kederi Avatarı

    Gerçek Adı
    ASYA
    Üyelik Tarihi
    02.02-2008
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.371
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ama sevgili andante…Şehitlik öncesinde çekilen bir sıkıntı yok ki... Her askere giden ya da savaşa giden mutlak ölecek diye bir kaide olmadığı için bu ölüme gidiş bir nebze içinde bulundurduğu "dönme ihtimali" nedeniyle korkutmaz arkada kalanları… Bir umut vardır.Ve umut bu bağlamda küçümsenecek bir şey değildir. Ötanazi isteyenler ise var olan sıkıntılarını bitirmek için bu yola başvuruyor. O yüzden bu ikisinin karşılaştırılması bana pek mantıklı gelmiyor.


    Kaçınılmaz olan bir gerçeğin ahlaklısı, ahlaksızı, günahı yada sevabı olmaz benim için.
    Evet,ölüm kaçınılmazdır.Ama bazıları ölürken bile güzeldir.Öldükten sonra da güzeldir. Ama ölüm çirkindir...

  15. #90
    Üye
    WaLe Avatarı

    Üyelik Tarihi
    02.07-2005
    Son Giriş
    27.10-2013
    Saat
    16:22
    Mesaj
    304
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Ohoo nereye gelmişsiniz gerçi geleceğinizi önceden kestiriyordum ben. : )

    Sevgili andante,

    Şehitlik olayı ile Ötanazi olayı birbirleri ile hayatın sona erişi noktası haricinde ilişkilendirilemez. ilişkilendirilmeside yanlış olur zaten.. Zira şehitlik, bir mertebe ve kusaliyeti bulunan dini bir olgudur.

    Soru şu olmalı aslında,

    Ötanazi uygulamasının kanunlar çerçevesinde yasak olması doğrumu ?

    Bana göre doğru değil..

    Dini açıdan yasak ve günah bundan şüphe yok. Ancak inanmayan biri için böyle bir yasak olma durumu söz konusu olamayacağına dini hükümlerin sadece inanları bağladığında vede bir şeriat devleti de olmadığımıza göre ötenaziye belli kaideler ve şartlar neticesinde izin verilmeli die düşünüyorum ben daha öncede belittiğim gibi. : )

    Çünkü dinen yenmesi yasak olan domuz etinin yenmesinin devletçe yasaklanması ne kadar abestse ötenazi uygulamasının devlet eli ile yasaklanması bir o kadar abesttir. Bana göre... : )




Sayfa 6 / 9 İlkİlk ... 23456789 SonSon