Sayfa 6 / 6 İlkİlk ... 23456
Toplam 84 mesajın 76-84 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #76
    Üye
    Pegasus Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.11-2003
    Son Giriş
    12.12-2017
    Saat
    18:03
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    834
    Alınan Beğeniler
    40
    Verilen Beğeniler
    19

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Sevgili kardeşim konuyu tuttun olumlu olumsuz noktasına taşıdın yav. Derdimiz bu mu bizim? Mahkümiyet tabiki olumsuzluk çağrıştıracak. Ortada bir zorunlu bağımlılık durumu var. Sorduğun insanların bunu olumlamasını nasıl beklersin. Tabiki böyle olacak. Sen herhalde "AAA ne kadar güzel demek tekerlekli sandalyeye mahkum. hımm harikaaa" gibi cümleler kurmalarını bekliyordun.


    Çevrene sor bakalım, Sakat kelimesi için, kör, sağır vb kelimeleri için olumlu mu diyecekler.

    bunlar tabiki kendine içkin bir olumsuzluğa sahiptir.

    Ya sonunda anladım galiba. Sen nihai olarak sanırım sakatlığı olumlu bir şey olarak görmemi istiyorsun...

    Şimdi soru şu; bir sakatın kendi sakatlığını olumsuz bir şey olarak kabul edip yola devam etmesi mi doğrudur yoksa sakatlığını ısrarla olumlu bir durum olarak kabul etmesi mi? Bunlardan hangisi doğrudur??? Ve hangisi gizli bir kompleks içermektedir???



    Bir de yukarda sürekli sakatlarınbaşarılarına şaşıyormuşuz gibi alıntılamışsın düşüncelerimi. Yahu ben bu dünyada havada asılı olan bir adama, su üstünde yürüyen birine bile şaşırmam. Kaldıki bu dediklerine... (Mesele şaşırmak değildir kaldıki şaşırdıgımızı söyleyerek bizi salakmış gibi göstermeye çalışman gözümden kaçmadı. Böyleşam şeytanlıklarına ihtiyaç duymana üzüldüm valla )

    Mesele takdir etmektir hepsi bu. Sana göre bu yanlış bana göre bu yapılan illada aşağılama amacı gütmeyebilir. Sen bunun tümden yapılmaması gerektiğini savunuyorsun (Galiba) bense bunun yapılmasının faydaları olabileceğini...

    Yani şaşmak falan yok.

    Şaşıran sensin.

    Şaşkın kardeşim

  2. #77
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ya birgün, okul müdürüm öğrenciler için; onlar bizim velinimetimizdir dediği zaman birden irkilmiştim. Ne yani şimdi bu öğrenciler müşteri mi diye geçirmiştim aklımdan....

    Mantıklı bir şekilde düşününce, öğrenci olmadan öğretmenliğinde olmayacağı sonucuna vardığımda neden olmasın demiştim......

    Her şey bir yana da, ben neyi düşünmeye başladım biliyormusun sevgili şefim????

    Ya ben galiba bu siteye üye olmadan önce çok daha mutluydum.

    Kelimelerime dikkat etmeliyim, övgü de bulunmamalıyım, sonra ne gelecek hıııııı

    Kardeşim özgürlüğümü elimden aldınız, bu nasıl iş yaaaaaaaaa

    Sadece bir başka açı kazandırabilmek için, bir nefes alma diye düşünün bu yazdıklarımı, yoksa hayatımdan hala memnunum.

  3. #78
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    01:14
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.909
    Alınan Beğeniler
    949
    Verilen Beğeniler
    1.237

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!

    Hangisini tercih edersin(iz), neden?
    1- tekerlekli sandalyeye mahkum olmak
    2- tekerlekli sandalye kullanmak

    Elimizde olumlusu varken, neden olumsuzu tercih edelim? Ve neden bu tür çıkışlarla insanlarda farkındalık uyandırmayalım?

    "Sen nihai olarak sanırım sakatlığı olumlu bir şey olarak görmemi istiyorsun"
    Hayır, ben sakatlığın sadece bir durum olarak görülmesini istiyorum O durum bazen olumlu olur, bazen olumsuz, ve bazense etkisiz... Baştan bir önkabul yapmayalım diyorum.
    Bir parmağının olmaması da sakatlıktır, sadece bir parmağını hareket ettirebilmek de! Bir parmağı olmadığı için Anadolu'da iş bulamayan biri de sakattır, hareket ettirebildiği bir parmağıyla İstanbul'da bilgisayar uzmanı olan biri de! Yani, her durum kendi içinde ve o anki koşullara göre değerlendirilmelidir.

    Mesele taktir etmekse, hakeden elbette taktir edilecek. Ama herkes için sıradan olan şeyleri sakatlar yapınca (sen yapamayacaklarını sandığın için!) sakatları taktir etmeyeceksin bir; ikincisi de taktiri her hakedene yaptığın gibi, başarının kendisini överek yapacaksın, sakatlığa atfederek değil...

    Not: Burada tartışmaları biraz (da) felsefik olarak ele almış oluyoruz aslında...
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  4. #79
    Üye
    mevlude Avatarı

    Gerçek Adı
    Mevlüde
    Üyelik Tarihi
    07.12-2005
    Son Giriş
    11.04-2013
    Saat
    14:32
    Yaşadığı Yer
    İstanbul / Ümraniye
    Mesaj
    128
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ya bizlerin sadece kelimelr üzerinde yoğunlaşması bana biraz saçma geliyor.engelli çocuklarımızı tamam çocukken bu tür kelimelerden koruyalım büyüyüpte tek başına dışarı çıkacak olursa ne yapacağız.helede ergenlik dönemi esnasında dışarı çıkıyor arkadaşlarıyla ve birisi ona sakat,özürlü veya aaa t.sandalyeye mahkum bakın dediğinde evinde bizim yani en güvendiği ailesinin yanında hiç duymadığı bu sözleri duyunca esas ben o zaman o çocuğun psikolojisini düşünemiyorum.kendimden örnek ben ailemden çok küçük yaşlarda benden bir yaş küçük olan kardeşimin haricinde topal kelimesini asla duymadım.nitekim büyüdüm okula ve kurslara gitmeye başladım.ve bir gün okuldan çocuklardan biriyle tartıştık bana ilk dediği sözün topal olduğunu hatırlıyorum.tabi ben çocuğu bir güzel dövdüm.daha sonra ailem çağrıldı vs. Yani arkadaşlar bize nasıl hitap edildiği değil bizleride birey olarak kabul etmeleri önemli insanların.yine bence tabii

  5. #80
    Üye
    Rekursion Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.12-2003
    Son Giriş
    18.03-2017
    Saat
    16:40
    Yaşadığı Yer
    Alamanya
    Mesaj
    618
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: andante
    Ya ben galiba bu siteye üye olmadan önce çok daha mutluydum.

    Kelimelerime dikkat etmeliyim, övgü de bulunmamalıyım, sonra ne gelecek hıııııı

    Kardeşim özgürlüğümü elimden aldınız, bu nasıl iş yaaaaaaaaa
    hahaha =)... kelimelere dikkat etmek, üc düshünüp bir konushmak her zaman iyidir ... eger bunu bu sitede ögrendiysen üye oldugun icin cok mutlu olmalisin :P... ben de burayi daha cok ziyaret etsem iyi olucak galiba


    ***

    gecen sene bulundugum rehabilitasyon merkezinin pnömoloji bölümünde cigerleri kanserden bitmish, dört aylik ömrü kalmish bir hasta ile tanishtim... sandalyesinde oturan bana "ölecegim ama... sana shöyle bakiorumdaaa... sandalyeye mahkum bir hayattansaaaa......." dedi, daha tanishali 15 dakika bile olmamishti ... ne diyecegimi shashirdim, "haklisin" dedim ... sandalyeye olan "mahkuietimle" ölmek üzere olan bir insana ölümü biraz olsun sevimli kilabildiysem ne mutlu bana ...

    ya da haberlerde karshilashiriz hani, türlü sebeplerden dolayi intihar etmek icin bir yerlere cikip "ölmek istiorum, atlicam!" diyenlere... evlerinde kahvelerini yudumlayarak seyrederken "salak! ordan atlayinca ölüceni nerden bilion? ya ölmeyip te sakat kalirsan? ömrünün sonuna kadar tekerlekli sandalyeye mahkum olarak cekersin o zaman!" diyenlere ne demeli?... bu cümlenin farkli versionlarina bir kac kez shahit oldum...

    böyle sheyleri göz önüne alinca sandalyesine olan mahkumietinin bilincinde olarak hayatini özgürce yashayanlardan cok daha fazla o hayata dishardan bakanlar "mahkum" kelimesine ihtiyac duyuyor gibime gelior ...

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Pegasus
    Bu yazdıklarımız alıntılaman beni tam anlamadığını gösteriyor. Tabiki tekerlekli sandalyemiz bizi hayata bağlıyor ve hatta bizi özgürleştiriyor. Onsuz bir hayat bizim için düşünülemez bile. Ama zaten mahkum olmak durumu da tam da burada ortaya çıkıyor. Onsuz özgür olamıyoruz.

    tekerlekli sandalyemiz olmadan hayatın içine özgürce katılamıyor hatta hayattan neredeyse tam anlamıyla kopuyoruz. Bu özgürleşme esnasında tekerlekli sandalyemizle olan zoraki ilişkimize mahkumiyet diyoruz. Yoksa sandalyemizi kullanmamıza değil. sandalyemizi kullanmamız bizi özgürleştirse bile bu özgürleşme olayında ona mahkum olmamızdır mesele.

    Umarım bunu gözardı etmezsin
    gözardi etmiorum... hic bir zaman da etmedim (oturan boga.ya hitaben söylemishsin ama "tekerlekli sandalyeye mahkum" degimine pek sicak bakmayanlardan biri olarak cevap verme hakki buldum kendimde )... söylediklerini gözardi etmedigimi daha önceki mesajlarimda da görmüsh olmalisin zaten... seni yanlish anlamadiysam özetle "sandalyeye mahkum" kelimesine karshi cikishlarin altinda yatan tek shey sandalyeye olan ilishkiyi kabullenememek, reddetmektir diorsun... olabilir, insanlar sandelyesiyle, orteziyle, bastonuyla vs. olan ilishkisinden nefret edior, unutmaya calishiyor, "mahkum" kelimesiyle daha da cok hatirlatildigi icin karshi cikiyor olabilir... bilemicem... senin de bütün bunlari ashmish biri olarak bu kelimeye gayet "cool" baktigini gördüm, takdir ve tebrik ediorum... ama karshi cikanlarin arasinda tekerlekli sandalyede sürdürülen bir hayatin pek özgür olamayacagi düshüncesini biraz daha besledigi icin bu tanimlamanin kullanilmasini sakincali gören, bu yüzden dogru bulmayanlari da sen gözardi etmezsin umarim...

    yanlish anlamadiysam, oturanboganin konuyu olumlu-olumsuz noktasindan ele alishi bu tür deyimlerin sandalyedeki hayat hakkinda zaten varolan olumsuz düshünceleri biraz daha olumsuzlashtirdigina dikkat cekmek icindir... yoksa sandalyedeki hayata reklam yapmak, herkesi özendirmeye calishmak icin degil...

    iyyykk!!! bu gidishattan hic hoshlanmiom, senin eskiden tashidigin "oturanboganin yalakasi" ünvanini korkarim yakinda benim yakama yapishtiricaklar ... o "yüce" ünvana beni layik görücekler

  6. #81
    Üye
    Pegasus Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.11-2003
    Son Giriş
    12.12-2017
    Saat
    18:03
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    834
    Alınan Beğeniler
    40
    Verilen Beğeniler
    19

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bu tartışmada sizin pozisyonunuzu ve anlatmaya çalıştıklarınızı oldukça sıradışı şekilde savunan bir video. Düşüncenin namusu ve ilerlemesi adına paylaşıyorum. Ancak ben bu videonun bile fikrimi değiştirmediğini ekleyeyim.

    Sue Austin: Deep sea diving ... in a wheelchair | Video on TED.com

  7. #82
    Üye
    yelpaze Avatarı

    Üyelik Tarihi
    24.11-2007
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    halikarnassos
    Mesaj
    1.458
    Alınan Beğeniler
    54
    Verilen Beğeniler
    11

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    diğer yazılanların hiçbirini okumadan videoyu izledim MUHTEŞEMDİ.

    8 yıl önceki tartışmayı tekrar gündeme getirmen inanki değmiş. bence bu video ana sayfaya konmalı ve siteye girer girmez açılmalı. kendimi denizin altında hissettim inanki)

    bu sandalye hakkında nasıl fikir sahibi olabilirim acaba. bulunduğum yerde dalgıç klüpleri var, tüp bulabilirim.

  8. #83
    Üye
    tigér Avatarı

    Gerçek Adı
    Askin
    Üyelik Tarihi
    17.07-2008
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    20:02
    Yaşadığı Yer
    Gölcük
    Mesaj
    238
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    15

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Rekursion Mesajı Gör
    ... almancada da buna benser deimler var... örnein 'an den rollstuhl gefesselt' = 'terkelekli sandelyeye baalanmish/kelepcelenmish/zincirlenmish'... mahkum gibi ... cou engelliler bu deimden raatsis olduklari halde sadece halk arasinda diil basinda da cekinmeden kullanilio...
    Buda Almanların bağlanmış/kelepçelenmiş/zincirlenmiş anlamına gelen sözcüğü eleştiren bir karikatürü sanırım
    16719 zpsd6c3b04b - ''Tekerlekli sandalyeye MAHKUM''u kınıyorum... [Tartışma]

    "tekerlekli sandelyeye bağlanmış birini görürseniz, onu çözün,yada polisi arayın!"

  9. #84
    Üye
    Umuttan Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.05-2014
    Son Giriş
    02.03-2015
    Saat
    08:08
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    3
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: OturanBoğa Mesajı Gör
    Özgürlüğümü sağlayan tekerlekli sandalyemle ilişkimi "mahkum olmak"la açıklamak, sandalyemin bana verdiği özgürlüğü yoksaymak olmaz mı?
    Ya da şöyle sorayım: "mahkum olmak" deyince 'özgürlüğü kısıtlanmak, kötü bir duruma düşmek, hüküm giymek' anlaşılıyorken, beni özgürleştiren tekerlekli sandalyemle ilişkimi "mahkumiyet"le anlatmak nasıl bir mantığa sığabilir?

    Kelimeler canlıdır; diğer kelimelerle hangi koşullarda yanyana geldiklerine ve zikredildikleri zamana bağlı olarak anlam kazanırlar.
    Yürüyebilen birini tekerlekli sandalyede oturmaya/yaşamaya mecbur ederseniz, bu (onun için özgürlük kısıtlayıcı olduğundan,) bir mahkumiyettir. Ama aynı sandalyeyi yatalak birinin altına verirseniz, bu (onun için özgürleştirici olduğundan,) bir "mahkumiyet" değil, 'yardımcı'dır.

    Sonuç olarak diyorum ki: Bizler tekerlekli sandalyemize (hatta hayatımıza) tekerlekli sandalye kullanmayanların gözüyle bakıp, kendimizi değerlendirirsek, evet (ve vah vah!,) tekerlekli sandalyeye mahkumuz; ama kendi penceremizden bakarsak, o zaman tekerlekli sandalyemizin bizim için ne kadar özgürleştirici olduğunu (aaa!) görürürüz. İşte ancak o zaman (kendimiz olabildiğimiz ölçüde) tekerlekli sandalyenin mahkumiyetine bir son verebilir, ve o'nu, hücrenin kapısını açan anahtar olarak 'değer'lendirebiliriz.

    Burada yazılanlar o kadar değerli, o kadar güzel ki. Kelimeler gerçekten çok önemli. Bir dilin geçmişi insanlığın geçmişini taşıyor ve bilinçaltında yaşamaya devam ediyor. Belki de tekerlekli sandalyenin olmadığı zamanlardan kalan "yatağa mahkumiyet" insanlara hala uzak bir kavram olan tekerlekli sandalyeye uygulanıyor. Ya da engellilerin aslında cezalandırıldığı gibi daha ilkel düşüncelerin kalıntısı ifadeler...
    Bu umut ve akıl dolu tartışma için herkese çok teşekkürler.




Sayfa 6 / 6 İlkİlk ... 23456