Sayfa 1 / 3 123 SonSon
Toplam 33 mesajın 1-15 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    reyhan gazel Avatarı

    Gerçek Adı
    Reyhan
    Üyelik Tarihi
    03.08-2004
    Son Giriş
    20.12-2011
    Saat
    01:15
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    104
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Sitenizi şöyle bir geziyorum da konu başlığı doğrudan engellikle ilgili olmasa da laf dönüp dolaşıp yine engellere takılıyor. - doğal olarak -
    Toplumlarda bireyler engelli de olsalar engelsiz de yine de hayatın doğal parçasıdır. Herkes kendi hayatından bir yol tuturup yaşar gider. Herkes mutluluk peşindedir. Nerde mutluysa orda olmak ister hep. Ama kendi yaşadıklarımızdan yola çıkarak insanların yaşam analizlerini yaptığımızda aslında bütün engellerin dışında hayatların ne kadar yarım yaşandığını anlarız. Yarım hayat nedir diye hiç düşündünüz mü ?
    Günümüzün zor sosyal ve ekonomik şartlarında tam hayatı yaşamanın ne kadar zor olduğunu biliyoruz aslında yine de sorgulamadan edemiyoruz işte. Yaşamım ne kadar tam...?
    Ne dersiniz biraz insan felsefesi yapalım mı ?
    Eminim kopyaya ihtiyacınız yoktur ama yine de vereyim isterseniz.
    Arkadaşlık kavramı size neyi anlatır? Bir insana arkadaşım demek için öncelikle beynimizdeki arkadaş kavramının kendi yaşadıklarımızın dışında kavramlaşmış olması gerekmiyor mu? Bu bakışla ARKADAŞIMIZIN yaptığı iyi bir şey neden bizi rahatsız ediyor? Eğer arkadaşsa onun için iyiyi istemek gerekmez mi ? Arkadaşımızın iyi şeyleri - artık neyse o iyi şeyler - bizi rahatsız ederken o arkadaşlığın ya da arkadaşlıklarımızın tam yaşandığını kim söyleyebilir ki?

    Sevgiyle kalın...

  2. #2
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    18:24
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.882
    Alınan Beğeniler
    940
    Verilen Beğeniler
    1.231

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Montesquieu der ki: "Hepimizde başkalarıın dertlerine dayanacak kadar güç vardır".
    Her önergenin tersten okunuşu da doğrudur.
    Buna göre, yukarıdaki sözü şöyle de okuyabiliriz:
    Hepimizde başkalarının MUTLULUKLARINA dayanacak kadar güç YOKTUR (Amanın!!!)
    Durun bir çomak daha sokayım
    Honore de Balzac da der ki:
    "İki dosttan her biri, kendisinin ötekinden bir parça daha üstün olduğunu düşündüğü sürece, dostluk sürer"
    Varın bu sözü de tersine siz çevirin

  3. #3
    Üye
    reyhan gazel Avatarı

    Gerçek Adı
    Reyhan
    Üyelik Tarihi
    03.08-2004
    Son Giriş
    20.12-2011
    Saat
    01:15
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    104
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ne güzeldir paylaşmak...Her şeyi ama her şeyi. iyiyi kötüyü,mutluluğu mutsuzluğu, yalnızlığı, hüznü,güzellikleri,sevinci, heyecanı,kısaca yaşamı...
    Bir kaç gün önce tam bunların aslında gerçek dışı olduğunu düşündüğüm bir anda bir şey oldu. Geçmişte bunları sorguladığım bir hocama sohbete gittim. Yine bu kavramların ağırlığını hissettiğim bir anda tekrar özüme döndüm.
    Ne kadar önemli bir kavramdır arkadaşlık. Ama sadece kavram olarak kalırsa ne işe yarar ki ...Yaşanmalı, istenmeli, özlenmeli ama nasıl ?
    Dostlukların yarım yaşandığını düşündüğüm bir anda yaşanılan gerçekler ne kadar da ağırlığını hissetirirse hissettirsin olabildiğince paylaşmanın önemini kavradım yeniden. Olabildiğince ne demek diye düşünün lütfen...
    Olabildiğince yaşamak arkadaşlıkları, her şeyin eksiksiz olması gerekmediğini bizler herkesten daha iyi biliyoruz aslında. O zaman geriye ne kaldı?

    Sorgulamadan olabildiğince mutluluk peşinde koşmak ...Koşmak koşmak..

    Sevgiyle kalın

  4. #4
    Üye
    enderture Avatarı

    Üyelik Tarihi
    16.01-2004
    Son Giriş
    21.03-2012
    Saat
    14:25
    Yaşadığı Yer
    K.Çekmece- İstanbul, Turkey
    Mesaj
    66
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Arkadaşlık bence herşeyi paylaşmaktır. Acıyı, sevinci, mutluluğu, sorunu, çözümü kısacası hayatı.
    saygı ve sevgilerimle.

  5. #5
    Üye
    Rekursion Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.12-2003
    Son Giriş
    18.03-2017
    Saat
    16:40
    Yaşadığı Yer
    Alamanya
    Mesaj
    618
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    deshelim!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: OturanBoğa
    Hepimizde başkalarının MUTLULUKLARINA dayanacak kadar güç YOKTUR (Amanın!!!)
    bu o kadarda "amanin!!!" diil bence...
    "hicbirimisde bashkalarinin MUTLULUKLARINA dayanacak güc YOKTUR" olsaydi, daha da "amanin!!!!" olurdu...

    honore de balzac'in söledii sösün tersi ne oluo o saman??
    "iki dosttan biri, kendini dierinden birazcik ashai gördüü an o dostluk biter" mi oluo?

    aman da ne güsel sheymish bu dostluk
    vazgectim, deshmeyelim... intihar etmemi istemiosan yazma bidaa böle sösleri... =)pppp

  6. #6
    Üye
    SiyahPelerinliAdam Avatarı

    Üyelik Tarihi
    31.05-2004
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    01:52
    Yaşadığı Yer
    Sivas
    Mesaj
    598
    Alınan Beğeniler
    24
    Verilen Beğeniler
    6

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Rekursion
    vazgectim, deshmeyelim... intihar etmemi istemiosan yazma bidaa böle sösleri... =)pppp
    bu sözü düşünerek mi intihar etceksin;

    "İradenin inkarı olmak şöyle dursun..." diye yazıyor Schopenhauer, "...intihar yaşama iradesini teyid etmenin yoğun bir belirtisidir"

    Durum elindeki son "imkan" ı kullanacak kadar vahim yani!..

    Yok Yok her ne kadar Erbab-ı İlim'in "Şey"ler zıddı ile açığa çıkar sözünü dikkate alsam da; her önergeyi tersten okumaya niyetim yok diyor ve intihar sebebiyle hatrıma gelen bir şiir ile bitiriyorum...

    YALNIZLIK CİNAYETTİR

    kendime kuytu bir ölüm arıyorum yalnızca kendime
    düşlerime sokak kedilerinin gözleri giriyor, korkuyorum
    boynunu kendi bileğine dolayıp asılan bir adam
    kanını sulandırılmamış alkole banan
    sokak satıcıları epey bilir bunu yalnızlık cinayettir!

    yalnızlık cinayettir, bütün notalarda, bütün dillerde
    bütün hecelerde, "a" sesinde, re minörde, mors alfabesinde
    yalnızlık cinayettir kendi tükürüğüyle
    ıslanan bedenlerde eski bir kokudur, yalnızca budur

    ıslak paspas kokusudur, gece morudur
    bileği tahriş olmuş bir kadının dinmeyen korkusudur
    ansızın yakalanmasıdır bir kuşun kapana
    trenin gecikmesidir istasyona yalnızlık cinayettir

    sevişirken kramp girmesidir, ölürken birdenbire
    sıçramaktır başka bir zamana, kadeh tutarken
    elinin titremesidir, sesinin duyulmasıdır susarken
    karnına saplanan bıçağı sevmektir yalnızlık cinayettir

    cinnettir

    kendime kuytu bir ölüm arıyorum çok iyi biliyorsun bunu
    düşlerime kalabalık bir cadde giriyor. korkuyorum
    saçlarını sırtından sallandıran kadınlar kadar
    uzayıp gitmesi kadar bir aşkın telaşla
    yanlışlıkla, su katılmamış bir sevişmenin ardından
    ters yakılması kadar sigaranın, benim kadar
    yani ellerim kadar, bedenim kadar, düşüncelerim
    sırlarım, kaçışlarım kadar saçmadır yalnızlık cinayettir

    cennettir

    kendime kuytu bir ölüm arıyorum çok görüyorsun bunu
    bütün delillerimi yaktım, beni ötelere götürecek
    yollardan zaten uzaktım
    her kadına yeni, bir zevk, her kadına
    yeni kurulmuş tuzaktım bütün delillerimi yaktım
    sonrası yok. sonrası çok gizli bir fotoğrafın arabı
    yüzümüz siyah ve anlamsız, dışımız beyaz ve derin
    sanki bir diktatör anıtı, kan akıtan bir nehir
    işlenmemiş suçlarımız sanki yalnızlık cinayettir

    cennettir
    cinnettir
    cinayettir.

    zaman doldu
    artık gidiyorum arkama bile bakmadan
    arkaya bakmak çok eski huyudur
    bazı çirkin adamların
    zaman doldu
    artık gizlemiyorum kendimi
    çok kadınla seviştim çoğu buluttu
    basbayağı buluttu bildiğimiz buluttu
    dağılıp gidiyordu ben çoğalttıkça
    bir akşam usulca girdim kanıma
    kendim karar verdim
    hep kendim karar verdim
    yanlış da olsa sevdim
    pişman değilim,
    neden olayım?
    bir akşam;
    üç gün üç gece poker oynamıştım
    ne güzel.
    üç gün üç gece
    yeterince
    içmiştik demek ki onar şişe, belki on beş
    yirmi belki de.
    abdullah,
    ah dostum, sevdiğim, çalı yüzlüm abdullah
    kaç kurşun sıktı üstüme
    yeterince içmiştik.
    vuramadı
    vurdu,
    ben anlamadım belki de
    belki de yavaş yavaş devam ediyorum ölmeye...


    *Altay Öktem

  7. #7
    Üye
    Rekursion Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.12-2003
    Son Giriş
    18.03-2017
    Saat
    16:40
    Yaşadığı Yer
    Alamanya
    Mesaj
    618
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    yoo, illede o sözü düshünerek diil...
    yalnizlik cinaettir de ondan...
    hayati yashamaya deger kilan en önemli sheylerden birinin dostluk olduunu düshünücek kadar 'saf'mishim da ondan...
    burda okuduklarima göre dostluk mümkün diilmish de o yüsden...
    yalnizlik cinnettir, cennettir, cinaettir ya hani, o yüsden... =P

    schopenhauer.den daa pesimist birini bulamadin mi alinti yapicak??? hemde intihardan bahseden birine...
    hade gel onu da tersinden okualim, güsel bishi cikicak gibi

    (ödevimi yaptim söslüe baktim "teyit etme" = "doorulama" oluomush )
    "...intihar yashama iradesini dogrulamanin youn bir belirtisidir" demishse schopenhauer amca...
    "yashama iradesini kirmanin en youn belirtisi de yashamak" mi demek istemish???

    hehe, sefdim bu tersinden okuma ishini

  8. #8
    Üye
    SiyahPelerinliAdam Avatarı

    Üyelik Tarihi
    31.05-2004
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    01:52
    Yaşadığı Yer
    Sivas
    Mesaj
    598
    Alınan Beğeniler
    24
    Verilen Beğeniler
    6

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bunun dinin intiharı yasaklayan yönüyle ilişkisi var gibi ne dersin... Yine de cümle fazla ters çevrilecek gibi değil. İntihar'ın zıddı yaşamaya karar vermek? belki bu bile zıddına karşılık gelmiyor aslında... Ama intihar'ın zıddında çok şey gizli eminim... :wink:

    Kimsenin karar vermek için geç kaldım bahanesi olmayacak galiba...

    Yeter bu kadar! düşünmek
    Narkozu damardan verirler dimi... Bu şiir istisna; bunda ense kökünden vermiş şair... :wink:

    Karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında...
    Öyle yoruldum ki, yoruldum dünyayı tanımaktan,
    Saçlarım çok yoruldu gençlik uykularımda...
    Acılar çekebilecek yaşa geldiğim zaman,
    Acıyla uğraşacak yerlerimi yok ettim...
    Ve şimdi;
    Bütün sayfalarını atlayarak bitirdiğim kitabın,
    başından başlayabilirim...



    (İ.Ö - Kanla Kirlenmiş Evrak'tan)

  9. #9
    Üye
    Rekursion Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.12-2003
    Son Giriş
    18.03-2017
    Saat
    16:40
    Yaşadığı Yer
    Alamanya
    Mesaj
    618
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    eet, "var gibi" derim... zaten schopenhauer de budizme gönül vermish biri diilmiidi? (bashkasiila mi karishtiriom?)

    neyse canim, dediin gibi cümlenin tersi de tersinin tersi de ayni kapia cikio galiba...
    ama intihar.in ziddi "yashamaya karar vermek" diil bikere!
    olsa olsa "yashamaya devam etmek" ya da "yashamai kabul etmek", belkide "yashama boyun egmek" olabilir... bilemiicem...
    bu dünyaya gelirken yashamaya karar vererek mi geldim, o kismi pek hatirliamiom?!
    bu gün de karar verdiim icin mi yashiom, bunu da bilmiom...
    neyse düshünmiim fasla, yormiim güsel kafami =)p
    yashiom ishte
    zaten sen de "sakin intihar falan etme, yoksa Allah seni yakar!!" diosun galiba...
    seni mi kiricam be siyahPelerinciim, yashiim bari... yashamaya karar veriim

    "kanla kirlenmish evrak'tan"... uhiii, tüülerim diken diken oldu be... cok mu aradin bu shiiri bulmak icin?
    shairin bahsettii "aciila uurashicak yerlerimiz" nerelerimiz oluo peki? nerelerimizi yok edices ki aciyla uurashmialim?
    benim ilk aklima gelen yerlerim kalbim ve beynim oldu...



    neyse daattik gene konuyu.... "arkadashlik/dostluk" meselesini konushuoduk burda....
    oturanboanin soktuu comaklari hazmedemediimden midir nedir farkli sheyler cikio montesquieu.yü tersinden okuduum zaman...
    ve farkli sonuclara variom...

    "Hepimizde başkalarıın dertlerine dayanacak kadar güç vardır"
    shimdi, kim kimin neine ne yapio??

    kim? hepimiz <---ziddi---> hicbirimiz
    kimin? bashkalarinin <---ziddi---> kendimizin
    neyine? dertlerine <---ziddi---> mutluluklarina
    ne yapio? dayanabilio <---ziddi---> dayanamio

    yane: "hicbirimis kendi mutluluklarimisa dayanamios!"
    ama "bashkalarinin dertlerine dayanios"
    biras mazoshistis galiba, dert cekmei cok sefios

    vardiim sonuc:
    önce kendimle dost olmai beceriim ki, bashkalarina da dost olabiliim, onlari kendime dost edinebiliim...

    üfff, gene mi?!... hep böle oluo ya... dönüom dolashiom 'kendime geliom'... incelediim bütün meseleler dönüo dolashio bana gelio, bende bitio...
    disharlarda ne ariom ki?!
    ne varsa bende var yawf.. (sizde hic bishi yok... :P hatta hicbirinis yoksunus, bitek ben varim muahahahaa)
    benim bashim aariosa, komshum aspirin icmish bana ne fayda?
    size de olurmu bazen bilmem, ter basar birden, sicaklanirim... yanimdakine "yaw cikarsana shu örgükazaani, terlemiomusun, fenalik geldi bana" die kizarim, halbuki o zavallim belkide üshüo o an ... hani o soyunduunda ben ferahlasam neyse : ))))

  10. #10
    Üye
    Baris Gurol Avatarı

    Gerçek Adı
    Barıi
    Üyelik Tarihi
    10.03-2005
    Son Giriş
    24.11-2005
    Saat
    17:08
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    176
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Rekursion yine düşünce akışınla beni hasta ettin. :P

    Ben çocukken arkadaşımı fazla benimserdim. Benim olurdu arkadaşım, benden başkasına yar etmezdim. Neden böyle yaptığımı bilmiyorum ama demek ki paylaşmayı seven biri değilmişim. Oyuncaklarımı da paylaşamazdım zaten. Şimdiyse arkadaşlarımı fazla özgür bıraktım galiba,.. Benden uzaktalar ama bıraktığımız yerde buluşuyoruz da her zaman sanki böyle yeni bir açılım yapamazsak üstüne, eksik kalıyor. Şöyle herşeyimle benim olan bir arkadaşım yok eskisi gibi.. Birisi birazımı biliyor, birisi diğer birazımı, kimse tamamımı bil(e)miyor.

    Sanıyorum her zaman, arkadaşımın iyiliğine olan şeyleri destekledim, gerçekten arkadaş kabul ettiklerimin mutluluğu beni de mutlu etti.

    "Bensiz mutlu olmanı istemiyorum" demişti birisi de, "tüm mutlulukları birlikte yaşamalıyız" dedi, acaba beni çok mu seviyordu yoksa hiç mi sevmiyordu, anlayamadım.

  11. #11
    yarenn66
    Misafir Üye
    yarenn66 Avatarı

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    GÜNÜMÜZDE BU KONU ÖYLESİNE KARIŞTIKİ ANLAYABİLENE TAM OLARAK CEVAP VEREBİLENE HELAL OLSUN.ARTIK DÜŞMAN DEĞİL SIRTTAN VURAN İNANIN DOSTLAR DAHA GÜZEL VURUYOR O NEDENLE BEN PEK YORUM YAPAMAYACAĞIM.AMA BU KONUDA KENDİME AİT BİR ŞİİRİ KOYMAK İSTİYORUM KONUYA.

    ARKADAŞ

    BİR KERE DÜŞTÜNMÜ DOST BULUNMUYOR
    CAN KİŞİNİN KENDİ CANI ARKADAŞ
    AKRABASI DOSTU YARAN SARMIYOR
    CAN KİŞİNİN KENDİ CANI ARKADAŞ

    PARAN VARSA YARAN SARAN ÇOK OLUR
    DOST SENİNLE TOKTUR SENLE AÇ OLUR
    BİR KERE DÜŞTÜNMÜ HEMEN YOK OLUR
    CAN KİŞİNİN KENDİ CANI ARKADAŞ

    HELE O ACILAR PAYLAŞILMIYOR
    BAZI DERTLER VARKİ HİÇ ÇEKİLMİYOR
    İNSANOĞLU BİR DOST BİR CAN ARIYOR
    CAN KİŞİNİN KENDİ CANI ARKADAŞ

    KARDEŞİNDE OLSA HEPSİDE BOŞA
    ONUN NANKÖRLÜĞÜ GİTMİYOR HOŞA
    ARKEP OLUR SOKAR GELİRSİN TUŞA
    CAN KİŞİNİN KENDİ CANI ARKADAŞ

    KENDİN OTUR KENDİN KENDİNİ DİNLE
    AĞRIN OLSA BİLE YANLIZKEN İNLE
    DERVİŞ BOŞ KONUŞMAZ ÇOK İYİ DİNLE
    CAN KİŞİNİN KENDİ CANI ARKADAŞ
    DERVİŞ ADNAN ÖZALP(yarenn66)

  12. #12
    Üye
    sabır Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.06-2005
    Son Giriş
    19.02-2006
    Saat
    18:21
    Yaşadığı Yer
    adana
    Mesaj
    32
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Arkadaş, dost , sevgili , yaren vs....

    Bazen anneler şöyle der;
    -Çocuğumla arkadaş gibiyiz.

    Yada çok iyi anlaşan iki kardeşten büyük ihtimalle şu tarz bir laf duymuşuzdur;
    -Kardeşim benim dostumdur, her şeyimdir. Her şeyi paylaşırım onunla.

    Bir anne (yada baba) evladıyla olan ilişkisinin samimiyetini ve/veya düzeyini belirtmek için böyle bir cümle kullanabiliyor.
    Yada bir insan kardeşiyle olan bağına dostluğu da katıp, kardeşlikten daha ilerde duyguları olduğunu ifade edebiliyor.
    Peki bu kavramları iç içe kullanabiliyorsak , neden ayırma ihtiyacı duyuyoruz.
    Şöyle;

    Altı yıl kadar evvel bir dostum vardı. İlk beraber olduğumuz zamanlar onu kız arkadaşım, sonraları sevgilim ,en son dostum olarak görmeye başladım. Neden düşüncelerim böyle değişimlere uğradı? Çünkü insanların hayatında belirli çerçeveler vardır. En kural tanımaz , en asi, en özgürlükçü insanların bile çevreleri vardır. Ne ye yarar bu çerçeve? karşımızdakinin resmini nerde görmek istediğimizi belirtir.
    Kız arkadaşımken ona olan duygularımın, biraz daha sahiplenme, biraz daha kıskançlık ve geleceği hakkında çok fazla kaygılanma doğrultusunda değiştiğini/geliştiğini gördüm. İnsanın kız arkadaşı da , dostu da birden fazla olabilirdi ama aynı zaman içersinde sevgilisi asla. (Bu genellemeye gündelik ve yüzeysel birliktelikler yaşayanları katmıyorum )
    Sevgili kalamamamız nedeni neydi peki ? (gerçi onun yüreğinden bakınca ben hala sevgilisi sayılırdım. )
    Birlikteliğimiz ileri ki boyutlarında, onunla öpüşmeyi bıraktık. Onda buna karşı bir tepki yoktu. Gittikçe ondan soğudu mu hissediyordum, sevgili samimiyetine girdiğimiz zamanlar.
    Yaptıklarımızı, geçirdiğimizi zamanları, konuştuğumuz konuları düşünmeye başladım.
    Kaçımız sevgilimizle siyaset konuşuyorduk, hem de bir birine tamamen zıt iki görüşü hararetli bir şekilde tartışarak. Büyük toplulukların yaşamı, gençliğin gaflet uykusu, tüketim devrinin maneviyat üzerindeki etkisi vs. Konular siyasi ,felsefi, sosyal alanlara kapsamaya başlamıştı.
    Aşk üzerine şiir ve deneme yazan ben, sevgilim dediği kişiyle iki sevgilinin konuşacağı şeyleri pekte konuşmuyordu. Bu zamanlar daha değerli paylaşımlar içindi.
    Çünkü karşımda insanla konuştukça at gözlüğünü çıkarmaya başlamıştım. Yirmili yaşlarda kimseyi pek de umursamazken (akranlarım gibi) , karşımda ki insanın tavsiyeleriyle davranış tarzımı, hitab şeklimi bile düzeltmeye başlamıştım.
    -Kız ne haber
    - Aşkım nasılsın
    - bir tanem seni çok özledim.

    Gibi diyaloglardan çok uzaklaşmıştık. Çevremdeki her hangi bir şeyle ilgi problem yaşadığımda, onunla konuşma ihtiyacı hissediyordum. Psikiyatrist gibi de diyebilirsiniz ama değil çünkü oda aynı şeyleri benimle beraberken yaşamaya başlamıştı. “ bir erkeğin nedensizce karşımda ağlayabileceğine inanmazdım” bu kelimeler ona aitti.
    Mecburi bir ayrılık yaşamak üzereydik ve ona olan hislerime tam bir ad koyamadığım için ayrılamaya karar verdim. Kendimi kandırdığımı anlamam uzun sürmedi.
    Karşısına geçtiğim de, boğazım tıkandı, terledim, başıma ve mideme bir ağrı saplandı. Ken küm lerden bir cümle elbette oluşmadı. Parça parça olmuştum, karşımdaki kız arkadaşımsa şuracıkta ayrılırdım ve bir iki haftalık moral bozukluğuyla giderilirdi. Sevgilimse derinden yaralanırdım ve kolay bir ayrılış olmazdı –ki sevgili ihtimali çok zayıftı.-. Ama dostumsa işte o zaman ayrılamazdım. Ve çünkü “o yaşlarda özellikle bayan bir dost bulabilmek, kendini ve niyetini ona doğru zamanda doğru şekilde anlatabilmek ve onun senin duygularını bilmeye hak edecek değerde olduğunu anlamak çok ama çok zordu.”

    - Ayrılmalıyız.
    - Pekala sen öyle istiyorsan.
    Beni asıl mahveden de bu oldu. Bana olan desteğini ondan ayrılmak istediğimde bile esirgememişti. Kesinlikle dostumdu. Bir sevgili bu cevabı veremezdi.
    Sonra kıvırdım tabi. Ama oysa bana zaman tanıyacağını ve iyice düşünüp, sonra kararımı açıklamamı söyledi.
    Aradan 3 ay geçti. Üç ay görüşmedik. Ve sonunda güzel bir gün sebeplerimizi ve kararlarımızı konuşup anlaşarak ayrıldık. Dost olarak devam ettik.

    İşte kavramların nerde ayrı tutulup, nerde birleştiğine dair bir örnek.

    Bir de gönderme :
    Hiçbir şey yoktur ki hayatta , intiharı tek bir seçenek olarak önümüze sürsün.

    Okuyan arkadaşların sabrına , okumayan arkadaşlarında ilgisine teşekkür eder, yazının uzunluğundan dolayı affınıza müracaat ederim

  13. #13
    Üye
    Asmina81 Avatarı

    Gerçek Adı
    Asmina
    Üyelik Tarihi
    20.05-2005
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    İzmir-Buca
    Mesaj
    363
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    BU KONUDA TEK BİR ŞEY SÖYLEMEK İSTİORUM:
    ÇOK ARKADAŞIM VARDIR AMA HİÇ DOSTUM YOKTUR...
    Yada şölemi demeliyim tam anlamıyla dost olarak benimsediğim birileri çoktu ama şimdi yok...
    Neden arkadaşlarımla dost olamadığımı yediğim kazıkları fark edince anladım... gerçi hala kazıklanıp duruorus ama bu kazıklar bizi arkadaşlıktan dostluğa giden yolda daha temkinli kılıyor... Arkadaşla-dost ayrımı gerçekten çok önemli benim için... bu yazılar üzerine düşünüyorum şimdi tam anlamıyla hayatımı paylaştığım hiç arkadaşım oldumu diye... zorluyorum ama ıhhhh yok malasef hep bir yerde ama ve acabalarla frenlemişim... Dostluklarda tek tük işte... :wink:

  14. #14
    Üye
    Rekursion Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.12-2003
    Son Giriş
    18.03-2017
    Saat
    16:40
    Yaşadığı Yer
    Alamanya
    Mesaj
    618
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    acil shifalar diliom barish :P
    ii ki de cocukken senin arkadashin olmaya falan kalkishmamishim, oldum olasi rahatsis eder beni 'sahiplenilmek' bashkalariila 'paylashilamamak'... cocukluk yillarimda cok cektim bu konuda, en iisi hic anlatmaya bashlamiim bile

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Baris Gurol
    "Bensiz mutlu olmanı istemiyorum" demişti birisi de, "tüm mutlulukları birlikte yaşamalıyız" dedi, acaba beni çok mu seviyordu yoksa hiç mi sevmiyordu, anlayamadım.
    bana kalirsa bu sorunun cevabi duruma göre deishir... hadi bana kalsin, dayanamiom gene, yazicam...

    durum 1: sana o sözü sölien kishi ile hala arkadashsin, onunla hala görüshüosun
    cevabim:tabi de sevio seni... baksana seninle mutlu olmak istio... akil vermek gibi olmasin ama, sen de bol bol mutlu ol ki seni bu denli seven kishi de bol bol mutlu olabilsin ... (mesajimin devamini da okuma sakin! e mi?)

    durum 2: onunla artik arkadash falan diilsin ve görüshmüosun da
    cevabim:
    aman iiki uzak duruosun kiz ondan... kiskancin biriimish o... hic sevmiomush seni, mutluluklarini kiskaniomush... tabi sana acik acik "mutlu olmani istemiom" diememish "ben yokken bari mutlu olamasin" düshüncesiile mutluluklarini biraz olsun kontrol altina almak istemish... (ne kötüyüm dimi?! heh-hehee :twisted: )


    walla bence seven biri ne olursa olsun "bensiz mutlu olmani istemiom" demez asla...
    "sensis mutlu olmak istemiom... tüm mutluluklari birlikte yashamaliyis" der...
    ya da "bensis üzülmeni istemiom... üzülüceksen yaninda olmaliyim, birlikte üzülmeliyis" der...
    daha cok shey diebilir ama "bensis mutlu olma" diemes... ne demek yaaa?!... tööbe.... tööbe...

  15. #15
    Üye
    UTOPYA Avatarı

    Gerçek Adı
    Zeki
    Üyelik Tarihi
    07.06-2005
    Son Giriş
    04.11-2017
    Saat
    21:28
    Yaşadığı Yer
    ANTALYA
    Mesaj
    2.266
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    valla şu ana kadar tam anlamıyla arkadaşım diyebileceğim bir kişi olmadı. ama bu tanıma biraz da olsa yakın olan kişilerle sadece askerde tanıştım... zaten dünyada öyle dediğiniz gibi bir arkadaşlığa inanmıyorum...




Sayfa 1 / 3 123 SonSon