Sayfa 5 / 8 İlkİlk 12345678 SonSon
Toplam 110 mesajın 61-75 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #61
    Üye
    dilemma Avatarı

    Üyelik Tarihi
    31.12-2004
    Son Giriş
    27.11-2017
    Saat
    00:45
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    739
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    3

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    alemsin arkadaşım yaa. Harika bir tanım. Aklına sağlık.

  2. #62
    Üye
    KanatlıTırtıl Avatarı

    Gerçek Adı
    Vefa
    Üyelik Tarihi
    04.03-2003
    Son Giriş
    07.12-2017
    Saat
    09:47
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    319
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Biri ENGELLİ leri tanımlıyor.... Buradaki en azından 300 Engelli uyuyor!

    Pes! Nasıl iş bu? Ne o, 300 kişi düşünme engelli mi? Ki hepiniz adına 1 (bir) kişi sizi tanımlıyor?

    Sadece kelime yerleri falan değişerek, dokuzuncu (Versiyon9) şekline kadar gelen bu tanımın çatısı hep aynı.
    Hep aynı mesajı veriyor;

    "Engelli kişi topluma/yönetime karşı mücadele etmelidir, çünkü bu engelli tanımındaki aksaklıklardan toplum/yönetim sorumludur. Ve bu tanım sabittir. Yani hep aksaklık vardır ve hep toplum/yönetim suçlanır."


    TDK nın tanımı daha iyi.. Varsın öyle kalsın..

    Yok artık o tanımda ısrarla beklediğiniz sosyal hareketler falan BU ÇAĞDA. Bu şekilde doğrudan suçlayarak, zan altında koyarak olacaksa da hiç Olmasın zaten.

    İnsanlar bireyselleşti artık. Ne kadar dürtseniz de, kimse başını kaldırıp çıkarmaz kabuğundan......... Neyse konu bu değil.

    İşe bireyin sosyal tutumunu/görevini/halini/sebeblerini karıştırmadan yapmamız gereken net Tanım şunun gibi bir şekilde olmalıdır (çünkü burada kişinin bedensel olarak diğerlerinden farkını tanımlıyoruz, bu durum sonucu ortaya çıkacak olan sosyal, psikolojik, ekonomik vesaire oluşumlar tamamen ilgili branşların alanına girer. Mesela engelli kişinin şu andaki duruma-yönetime-şartlara göre çoğunlukla işsiz olmasını ele alarak, engelli tanımına işsizliği Ve/Veya Sebeplerini de EKLEYEMEYİZ..):


    ENGELLİ : Vücudunda doğuştan veya sonradan oluşmuş, fiziksel, biyolojik veya estetik olarak, görünüm/işlev bozukluğu olan kişi. (Örnek kullanım: görme engelli, işitme engelli, zihinsel engelli, ortopedik engelli, konuşma engelli, ...)


    Tıp ve teknoloji ilerledikçe, tüm veya çoğu aksaklıklarınn çözülmesi mümkün olduğuna göre, şu anki fiziksel engellerimizden aslında teknolojik ilkelliğimiz de sorumlu olabilir! O zaman yine bir tanım yapmak gerekir, ama bu tanım bile GEÇİCİ olur... Üç yüz yıl öncesiyle şu anki durum tamamen farklı. Üç yüz yıl sonra bence, siber ve nanoteknoloji sayesinde DUYMA VE GÖRME ENGELLİ kalmayacaktır mesela!

  3. #63
    Üye
    Pegasus Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.11-2003
    Son Giriş
    12.12-2017
    Saat
    18:03
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    834
    Alınan Beğeniler
    40
    Verilen Beğeniler
    19

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Vefacım ben seninle hemfikir değilim bu konuda. 'Engelli' tanımı yaparken sakatlığa vurgu yapmış oldun bence. ama 'engelli' kelimesi içerik itibariyle sakatlığa vurgu yapmıyor zaten. Bu kelime sakat olan insanların içinde bulunduğu koşulları vurgulayan bir tanımlama. Arada ciddi fark var. Ama eleştirine kismen katılıyorum, o da engelli olmak halini 'belli kişi/kurumlar' tarafından engellenmek şeklinde ifade ettiğimiz ya da o anlama gelecek bir söylem kullandığımızda meselenin özünü hep engellilerin dışında birilerine mal etmiş oluyoruz. Oysa bu tutum engellileride kapsayabilecek genel bir kültürel durumu yansıtıyor. Bu nedenle bu durumu 'kollektif bir hata' olarak nitelendirmemiz ve suçlayıcı olmamamız lazım gelir sanıyorum. Kaldıki bu tanımı kabul ettirmek istediğimiz engelsiz insanların kendilerini sçlayıcı niteliği açıkça ortada olan bu tanımlamadan ürkmeleri mümkün. "Ürksün anasını satayım" de diyebiliriz tabi...

  4. #64
    Üye
    gadjodilo Avatarı

    Üyelik Tarihi
    26.04-2006
    Son Giriş
    30.11-2017
    Saat
    09:48
    Yaşadığı Yer
    uruguay/santa maria
    Mesaj
    154
    Alınan Beğeniler
    5
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    görmek, duymak, yürümek, düşünmek vs. vs. bunların hepsi bir fonksiyondur, bir işlevselliği vardır, aynı amaca farklı algılarla farklı yollarla ulaştığınız takdirde de sorun kalmamıştır.
    yani göremeyen bir insan için eğer kabartma kitaplar basarsanız, paraların telefonların üzerilerine kabartmalar yaparsanız, kişinin görememekten kaynaklanan fonksiyon eksikliğini telafi ederseniz görememek o kişi için kısmen de olsa engel olmaktan çıkacaktır.
    duyamayan insanlar için işaret dilini -belçikada olduğu gibi- 2. bi resmi dil kabul edersein(bu biraz mübalağa ama en azından bu kadar yaygınlaştırırsanız anlamında) o zaman duyamamak o insan için artık engel olmaktan çıkacaktır.
    zihinsel engelli bir insanı mümkün olan son noktaya kadar rehabilite ederseniz, mevcut zihin kapasitesine göre eğitim ve iş olanağı sağlarsanız, spesifik ihtiyaçları için sosyal hizmetliler tahsis ederseniz o insan -ki bilemiyorum algı düzeyleri nedir- zihinsel engelli olmayacaktır kısmen.
    tekerlekli sandalyede hayatını sürdüren insanlar için tüm şehri minicik ön tekerleri olan bir araba için imar ederseniz tekerlekli sandalyede olmak o insan için engel olmaktan çıkacaktır.

    medeniyetin uygarlığın başını çeken bir ülke ve toplum deiliz.(lütfen kimse ecdadımız şuraları almıştı buraları almıştı, ilk saunayı türkler bulmuştu gibi çıkışlar yapmasın günümüz şartları için konuşuyorum) yani yapılacak işleri bizden önce hemde çok daha güzel bir şekilde yapmış olan ülkeler var. (bkz. hollanda,belçika,amerika) eğer hiçbir fikir yoksa ortada ne yapılacağına dair o zaman modelleyin kardeşiiiiiiiiiiiiiiim.

    tabi bunlardan daha evveli bunları isteyen insanların tüm sayılan güzellikleri bir insan olarak hak ettiğine inanmaları ve günün tüm realite ve umutsuzluklarına rağmen mücadelelerine arsızca devam etmeleri gerekiyor...

  5. #65
    Üye
    KanatlıTırtıl Avatarı

    Gerçek Adı
    Vefa
    Üyelik Tarihi
    04.03-2003
    Son Giriş
    07.12-2017
    Saat
    09:47
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    319
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    günün tüm realite ve umutsuzluklarına rağmen mücadelelerine arsızca devam etmeleri gerekiyor...
    Ne arsızlık yapmak, ne de v9 tanımındaki gibi her şartta suçlu gördüğünüz topluma-yönetime karşı durmak durumunda değilim. Herkes kendi kapı önünü temiz tutsa yeter aslında.

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Pegasus
    Vefacım ben seninle hemfikir değilim bu konuda. 'Engelli' tanımı yaparken sakatlığa vurgu yapmış oldun bence. ama 'engelli' kelimesi içerik itibariyle sakatlığa vurgu yapmıyor zaten. Bu kelime sakat olan insanların içinde bulunduğu koşulları vurgulayan bir tanımlama. Arada ciddi fark var.
    Bu farkı tabi ki görüyorum. Daaa mantık kurun yahu..

    Kişi tanımlıyorsunuz. Ve sakat kişiyi tanımlıyorsunuz.

    Durum tanımlamak isterseniz böyle olmaz.

    Mutlaka tanımdaki başlığa EK gerekir.

    ENGELLİ SAKAT veya ENGELLİLİK

    gibi......

  6. #66
    Üye
    gulpembe Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.12-2004
    Son Giriş
    09.01-2017
    Saat
    01:23
    Yaşadığı Yer
    Elazığ
    Mesaj
    183
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Kanatlı tırtıl Tanımın güzel ancak bana göre biraz yarım kalmış. devamı şöyle olabili
    '' işlev bozukluğu nedeniyle yaşamın birçok alanında kısıtlanan engellenen kişiler '' şeklindede olabilirdi

  7. #67
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    02:14
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.925
    Alınan Beğeniler
    954
    Verilen Beğeniler
    1.246

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    KanatlıTırtıl, sen eğitimin o olduğu için mi daktilograf kadrosunda çalıştırılıyorsun, yoksa birileri seni sakatsın diye engellediği/kadro vermediğ için mi?
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  8. #68
    Üye
    KanatlıTırtıl Avatarı

    Gerçek Adı
    Vefa
    Üyelik Tarihi
    04.03-2003
    Son Giriş
    07.12-2017
    Saat
    09:47
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    319
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Neden yorumlarımı duymazdan geliyorsunuz?

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: OturanBoğa
    KanatlıTırtıl, sen eğitimin o olduğu için mi daktilograf kadrosunda çalıştırılıyorsun, yoksa birileri seni sakatsın diye engellediği/kadro vermediğ için mi?
    Birileri bana sakatım diye bu kadroyu vermedi. Daktilograflıkla spastikliğin hiç bir yakınlığı yok ki. Zaten daktilo da yok: Herkes böyle ilgisiz kadrolarda başlıyor. Diplomasındaki mesleği icra eden kaç kişi var şu dünyada? Bülent, bu herkesin sorunu, sadece engellilerin değil. Sadece engellilerin sorunu olsaydı o zaman haklıydın.

    Aferits abi gibi yapıp, girmemeliydim bu tartışmaya aslında. Başlıkta "Sizce sözlükte/ansiklopedide 'engelli' kelimesinin karşısında nasıl bir tanım/açıklama olmalı? " deniyor.. Ancak baştan beri sadece Bir kişinin tanımı mutasyon geçirip duruyor...:

    Doğuştan veya sonradan meydana gelen hastalıklar, sakatlıklar (vücudun görsel/işlevsel farklılıkları) öne sürülerek, toplumsal/yönetsel tutum ve tercihler sonucu yaşamın birçok alanında kısıtlanan, önlerine engeller çıkarılan kişi(ler).
    Bu paragraf devrik bir cümle kurgusuna sahip ve kişiyi değil durumu tanımlıyor.. Paragrafın asıl hali şu:

    Kişinin; Doğuştan veya sonradan meydana gelen hastalıklar, sakatlıkları (vücudun görsel/işlevsel farklılıkları) öne sürülerek, toplumsal/yönetsel tutum ve tercihler sonucu yaşamın birçok alanında kısıtlanması, önlerine engeller çıkarılmasıdır.

    Paragrafı oluşturan cümlede yüklem kısıtlanmak ve önlerine engeller çıkarılmak tır...

    Bu cümlenin öznesi toplum veya yönetim dir.

    Bu cümlede biz yani sakatlar ise sadece bir nesnedir!

    Yani bu cümle engelliyi tanımlamıyor, gerçek şu ki önyargılı ve ayrımcı bir düşünceyle toplumu/yönetimi hedef veya suçlu gösteriyor. Bunun aksini kimse söyleyemez. Cümle aynen ortadadır.

    Bu tanımdaki diğer bir sakatlıksa, "engelli/özürlü/sakat" bireyden ve bir de toplumdan sanki ayrı kümelermiş gibi bahsederek, bireyi topluma ve yönetime karşı veya muhalif durmasını tavsiye ediyor. Tanım bireyi tanımlamak amacını aşıp, adeta bir "engelli hareketi" oluşumunun manifestosuna giriş görevini yapıyor.

    Hoş, 1 (bir) kişinin yaptığı bu tanımın, bu şekliyle zaten TDK başta olmak üzere hiç bir resmi sözlük veya ansiklopediye girmesine ihtimal verilemez.

    Tanımlar, terimler, kavramlar....... Amerika'yı yeninden keşfetmeye kalkanlar............

    Durum gayet nettir. Engelli=Özürlü=Sakat=... Bu sözcüklerden en uygunu engellidir. Çünkü bu tanım sadece veya neredeyse her zaman insan için kullanılmıştır. Özürlü veya sakat terimlerini nesne veya eşyalarda da kullanabildiğimizden, çok sık kulllanılan bu iki sözcük zaman zaman "alay/aşağılama" maksadıyla da kullanılır.

    Ama ben hiç kimseden engelli terimini amaç dışı kullandığını görmedim. Kimse kimseye bu kelimeyle dalga geçmemiştir. Çünkü bu kelime, bireyin sakatlığını doğrudan ona yükleyerek değil, sakatlığının onun günlük ihtiyaçlarını vs karşılamada engel teşkil ettiğini göstererek ifade ediyor.

    TDK :

    görme engelli : sıfat: Görme duyusu olmayan (kimse), görmez, gözsüz, kör, âmâ.

    konuşma engelli : sıfat : İşitemediği için söz söyleme alışkanlığı edinememiş olan (kimse).

    engellilik -ği : isim : Engelli olma durumu.

    görme engellilik -ği : isim : Görme engelli olma durumu, körlük, âmâlık.

    sakat :

    sıfat Arapça sa®aµ :

    1 . Vücudunda hasta veya eksik bir yanı olan, engelli, özürlü:
    "Ben gördüğünüz gibi bir sakat askerim, malul."- Y. K. Karaosmanoğlu.
    2 . mecaz Bozuk veya eksik:
    "Sakat bir anlatım."- .
    "Sakat bir iş."- .


    özürlü :
    sıfat :

    1 . Özrü olan.
    2 . Engelli.
    3 . Kusuru olan, defolu:
    "Özürlü kumaş."- .
    Şimdi Bülent'in tanımı mı daha net, TDK nınki mi?

    Mesela ben bir lokantada garsonluk yapamıyorum. Bunun nedeni toplumun veya yönetimin önüme engel çıkarması mı : )))))) KOMİK OLMAYIN! Engelliyim, sakatım işte! Gocunacak birine suç atacak ne var!

    İşitme engellinin kuşları duyamamasının sebebi de mi toplum veya yönetim?

    Bacağı olmayanın 10 saniyede 100 m. koşamamasının sebebi de mi toplum veya yönetim?

    Gerizekalı veya önyargılı Selen Hanım'ın, kaza geçirip, kolunu yitiren Fatih Bey'i terk etmesinin sebebi de mi toplum veya yönetim?

    YA DA.. YAHUT...VEYA... Diyelim ki yarın tam istediğiniz gibi bir hükümet geldi ve 10 yıl içinde çoğu şeyi düzeltti. O zaman nerede engel çıkaracak toplum/yönetim? O zaman ENGELLİ tanımını oturup tekrar mı yapacaksınız?

    Medeniyetin doruğunda yaşadığı iddia edilen ülkelerden birinde de mi halen toplum/yönetim suçludur sakatların doğrudan veya dolaylı sorunlarından? (örnek: zaten yüklü işsizlik maaşı aldıkları için engelliler çalışmak istemiyor orada!)
    ...
    Saçmalık!
    Sebep NETTİR ve engelliliktir, sakatlıktır.
    ...
    Sustum.. Siz devam edin. Bakalım ne şekilde karar kılacak(sın-ız)..
    ...
    KOLAY GELE..

  9. #69
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    02:14
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.925
    Alınan Beğeniler
    954
    Verilen Beğeniler
    1.246

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    KanatlıTırtıl, haksızlık ediyorsun! Başlıkta yazdığın ve yazdığım mesajlara sırayla bakarsan bunu göreceksin.

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: KanatlıTırtıl
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: OturanBoğa
    Böylece sakatlık değil, engelleyen kişi üzerinde yoğunlaşılabilir, engelleyen kişi ve sisteme sorumlulukları-görevleri hatırlatılabilir...
    Haklısın..
    Keşke resmi olarak ÖZÜRLÜ denmese.. Çünkü bu sıfatla tüm yük sakata biniyor. Sorumlu olması gerekenler de küme dışı kalıyor.
    Ama engelli dersek kümeye yeni elemanlar katılmak mecburiyetinde kalıyor.
    Yine de mühim olan kavramlar değil, kavramı kullananlar.. Kavramları koysak da içi balon oluyor. puffffffffff
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: KanatlıTırtıl
    Bülent, bu tanım çok çok doğru, tabii ki içinde karşı çıkılacak o kadar önemli bir şey yok. Ama sen bu tanımı ENGELLİ başlığı altına yapman, ENGELLİ kelimesini bu şekilde tanımlaman, hem hatalı, hem eksik.
    Şu ana dek oluşan 9 versiyonun 4-5 tanesi senin görüş ve eleştirilerinle ortaya çıktı! Nasıl olur da "Biri ENGELLİ leri tanımlıyor", "1 (bir) kişinin yaptığı bu tanım" ve "Sustum.. Baştan beri kaale alınmıyorum nasıl olsa. Siz devam edin. Bakalım ne şekilde karar kılacak(sın-ız).. " gibi bir iddiayı/hakareti dillendirebiliyorsun?
    Sen kendini kaptırmış gidiyorsun... Umurumda değil; ama beni de çekme lütfen!

    ***
    "Bu paragraf devrik bir cümle kurgusuna sahip ve kişiyi değil durumu tanımlıyor"

    Durumu tanımlayan senin son yazdığındır.
    Versiyon 9'da önce durum (engel) anlatılıyor, sonra o durumdan etkilenen kişi (engelli) tanımlanıyor. Ve amacımız da bu zaten! Yoksa teknik olarak TDK'nın tanımı elbette doğru/kolay/basit/genel. "Desenli: deseni olan", "haleli: halesi olan", engelli: engeli olan".
    - "eşşek"i cümlede kullan oğlum
    - Ali eşşek!
    Bu mudur yani! Oysa ben bunun ötesinde bir kavram olması gerektiğini düşündüğüm için konuyu tartşmaya açtım.
    Ayrıca TDK ya da başkalarının kullanıp kullanmaması da önemli değil. Önemli olan sakatların/engellenenlerin bu kavramı içselleştirmesi ve sakatlık ile engellilik arasındaki FARK üzerinde düşünmesi.


    "Yani bu cümle engelliyi tanımlamıyor, gerçek şu ki önyargılı ve ayrımcı bir düşünceyle toplumu/yönetimi hedef veya suçlu gösteriyor. Bunun aksini kimse söyleyemez. Cümle aynen ortadadır."

    Elbette! Bunu sen de haklı bulmuştun üstte alıntıladığım mesajonla di mi!?
    Ve sen de TOPLUMUN İÇİNDESİN di mi? Ben, "sakatlar hariç, geri kalan toplum" mu dedim bir yerde de, sen tanımdan bahsederken "engelli/özürlü/sakat bireyden ve bir de toplumdan sanki ayrı kümelermiş gibi bahse[diyor]" diyorsun?! Sen de toplumun içindesin, ben de... herkes! Herkes engelleme potansiyeline sahip. Kim engellerse, benim hedefimde olan o'dur.


    "bireyi topluma ve yönetime karşı veya muhalif durmasını tavsiye ediyor"

    Haklarını savunmasını, engelleyeni görmesini tavsiye ediyor!

    "Tanım bireyi tanımlamak amacını aşıp, adeta bir "engelli hareketi" oluşumunun manifestosuna giriş görevini yapıyor."

    Bunu büyük bir iltifat olarak kabul ediyorum. Umarım o günleri görürüm...

    "Mesela ben bir lokantada garsonluk yapamıyorum. Bunun nedeni toplumun veya yönetimin önüme engel çıkarması mı : )))))) KOMİK OLMAYIN! Engelliyim, sakatım işte! Gocunacak birine suç atacak ne var!"

    Eğer seni lokantada garsonluk yapmaya mecbur bırakıyor, başka -ve sana uygun- bir iş bulamıyorsa toplum/yönetenler, elbette ki sorumludur/suçludur!
    Sakatlıktan gocunan kim var?
    Saktlıkla engellilik aynı şey mi? Bir ayağı hafif topal olan birisi mesela, engelli midir? Nerede engellidir o kişi? Araba kullanabilir, istediği yere gidebilir/ulaşabilir, istediği eğitimi alabilir... Bu anlamda sakat olmasının onun açısından hiç ama hiç bir önemi olmaz.
    Peki nasıl engelli olu(nu)r?
    Okula gittiğinde, eğitim sistemi sakatlığın dalga geçilecek birşey olmadığını öğretmediği için arkadaşları dalga geçer; sakat olmayan çocukların anne-babaları 'çocuğumun psikolojisi bozuluyor, sakatlarla aynı sınıfta olmasını istemiyorum' der... ve çok çok zor bir eğitim yaşamı sürmek zorunda kalır (sosyal engel). Sonra zar-zor üniversiteyi bitirir ve iş hayatına girmek ister, ama kolay değil, çünkü sakat olduğu için iş bulamaz ya da "beden işçisi" olarak bulur!! Herkes gibi kamu çalışanı olamaz mesela, çünkü devlet memuru olmak için "sakatlık olmamalı"!! Sonra evlenmek ister, ama kimse sakata kız vermez! Sonra yol kenarında otururken dilenci sanılıp önüne para konulur. Sonra, sonra, sonra...
    Bunların tek sorumlusu o sakat kişi di mi? Sakat olmasaymış!


    "Diyelim ki yarın tam istediğiniz gibi bir hükümet geldi ve 10 yıl içinde çoğu şeyi düzeltti. O zaman nerede engel çıkaracak toplum/yönetim? O zaman ENGELLİ tanımını oturup tekrar mı yapacaksınız?

    Elbette! Yaşam hep akar ve değişir. Engel olmasaydı, "engelli" kelimesi olur muydu? Kelimeler de yaşar. Ne zaman ki o kelimenin anlattığı şey yeryüzünden kalkar/yokolur ya da o anlatılan şeyi daha güzel ifade eden bir kelime bulunur, o zaman o -eskiyen- kelime de ortadan kalkar. Bundan doğal ne olabilir ki! Bundan bilmem kaç sene önce "engelli" kelimesi var mıydı? Ya da bundan bilmemkaç sene önce kullanılan jhfkjhfkjd kelimesi bugün var mı?
    Kelimeler ihtiyaç duyulduğunda yaratılır, ihtiyaç sonlandığında yokolur.


    Derdimi, şu iki tanım arasındaki fark anlatır sanırım (TDK'ya atfen)

    Engelli: Engeli olan
    Bence engelli: Engelle karşılaşan

  10. #70
    Üye
    KanatlıTırtıl Avatarı

    Gerçek Adı
    Vefa
    Üyelik Tarihi
    04.03-2003
    Son Giriş
    07.12-2017
    Saat
    09:47
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    319
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bülent, bu tanım çok çok doğru, tabii ki içinde karşı çıkılacak o kadar önemli bir şey yok. Ama sen bu tanımı ENGELLİ başlığı altına yapman, ENGELLİ kelimesini bu şekilde tanımlaman, hem hatalı, hem eksik.

    Bu yaptığın tanım, ENGELLİ BİREY İÇİN....;

    ENGELLENMİŞLİK veya SOSYAL ENGELLENMİŞLİK kavramını açıklamaya çalışıyor.

    Limonata da güzeldir, faydalıdır, Süt de! Fakat siz süt kutusunda limonata verirseniz suratlar ekşir.


    Bülent, yazdıklarımın tamamını gör lütfen. Elbette senin yazdığın o paragrafa -genellikle- hak veriyorum, ama bu paragraf ile ENGELLİ yi tanımlamana karşıyım.

    Kimseye hakaret etmedim, sadece durumu anlattım. Ben ve birkaç kişi daha tanım yaptı ancak sadece senin tanımın dallanıp budaklandı.

    Bülent, yazdıklarımı çarpıtma lütfen.
    "Mesela ben bir lokantada garsonluk yapamıyorum.
    derken, ben nerde ve ne şekilde bu işe mecbur edildiğimi kastettim ki:? Sen öyle bir senaryo üretiyorsun, ben değil. Garsonluk yapamıyorum. Yapmak istesem de yapamıyorum. Çünkü ENGELLİYİM. Anlatabildim mi?

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Oturanboğa
    "Tanım bireyi tanımlamak amacını aşıp, adeta bir "engelli hareketi" oluşumunun manifestosuna giriş görevini yapıyor."

    Bunu büyük bir iltifat olarak kabul ediyorum. Umarım o günleri görürüm...
    Senin adına umarım Bülent, umarım dileğin olur. Ama genel bir tanım yapmaya kalkıp, her engelliyi de böyle bir siyasi oluşumun içine sokmaya hakkın yok.

    Ancak şöyle olabilirdi :

    Biz Engelli Hareketi Oluşumumuza Göre, Engelli Bireyi Şöyle Tanımlıyoruz : "................................................. ............................................."

    İşte O zaman tanım yerini bulur.

    Ben de tanımımı biraz geliştireyim:

    ENGELLİ : Vücudunda doğuştan veya sonradan oluşmuş, fiziksel, biyolojik veya estetik olarak, görünüm/işlev bozukluğu nedeniyle günlük hayat ve sosyal yaşam içerisinde engel ve sorunlarla karşılaşmakta olup, hayata uyum sağlaması için genellikle özel gereksinimleri olan kişi. (Örnek kullanım: görme engelli, işitme engelli, zihinsel engelli, ortopedik engelli, konuşma engelli, ...)

  11. #71
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    02:14
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.925
    Alınan Beğeniler
    954
    Verilen Beğeniler
    1.246

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Versiyon 10: Doğuştan veya sonradan meydana gelen hastalıklar, sakatlıklar (vücudun görsel/işlevsel farklılıkları) öne sürülerek, toplumsal/yönetsel tutum ve tercihler sonucu yaşamın birçok alanında kısıtlanan, engellerle karşılaşan kişi(ler).

    ***
    ENGELLİ : Vücudunda doğuştan veya sonradan oluşmuş, fiziksel, biyolojik veya estetik olarak, görünüm/işlev bozukluğu nedeniyle günlük hayat ve sosyal yaşam içerisinde engel ve sorunlarla karşılaşmakta olup, hayata uyum sağlaması için genellikle özel gereksinimleri olan kişi. (Örnek kullanım: görme engelli, işitme engelli, zihinsel engelli, ortopedik engelli, konuşma engelli, ...)
    Yukarıda kırmızıyla belirginleştirdiğim noktaların büyük bir mevzi kaybına sebep olacağını düşünüyorum. Bu tanım yeni hiç bir şey getirmiyor. TDK da "engeli olan" diyerek sorumluluğu/suçu sakata/sakatlığa atıyor, bu tanım da "neden" olarak sakatlığı işaret ederek sakatı aynı yere itiyor. Oysa ben ".. hastalıklar, sakatlıklar (vücudun görsel/işlevsel farklılıkları) öne sürülerek..." diyerek, sakat olmanın engelli olmak anlamına gelmediğinin altını çizmek istiyorum. Sakatlar, sakat oldukları için okula gidemiyor/işe giremiyor/evlenemiyor/toplu ulaşımdan yararlanamıyor/fakir kalıyor vs. değiler. Sakatlar, sakatlıkları bahane edilerek önlerine engeller çıkarıldığı için ENGELLİ KILINIYOR.

    "hayata uyum sağlaması için genellikle özel gereksinimleri olan kişi" söylemi de benzer şekilde sorumluluğu sakatlığa atıyor. Dünya üzerinde "özel gereksinimi" olmayan tek bir kişi bile yoktur (en azından modern toplumlarda). Cep telefonu olmadan kaç kişi yaşayabilir? Otomobil-uçak-otobüs-metro-bilgisayar-internet-televizyon-radyo-bakkal-market vs.vs.vs. insanların özel gereksinimleri değil mi? "Bağımlılık"sa kastedilen, sence insanlar bunlara daha mı az "bağımlı"? Sen spastiksin mesela, spastik olmayan birine göre nasıl bir özel gereksinimin var Allah aşkına? Herkesin "genellikle" özel gereksinimi olur. Bence bunu sakatlara özel birşeymiş gibi göstermek ve hatta peşinen kabul etmek, mücadeleyi baştan gereksiz/anlamsız kılmaktır.

  12. #72
    Üye
    KanatlıTırtıl Avatarı

    Gerçek Adı
    Vefa
    Üyelik Tarihi
    04.03-2003
    Son Giriş
    07.12-2017
    Saat
    09:47
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    319
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: OturanBoğa
    ...sakatlara özel birşeymiş gibi göstermek ve hatta peşinen kabul etmek, mücadeleyi baştan gereksiz/anlamsız kılmaktır.
    Ne mevzisi Ya Bülent. Suç nerede? Mücadele ne? Kime ve neye karşı? Her engelli bu mücadeleyi yapmak ister mi ? Mecbur mu? Her engelli bunu yapabilir mi? ... Savaş mı var?

    Ha, diyorsan ki, aksaklıklar vardır ve hak aranmalıdır. O zaman herkes sahiplenmelidir bu tavrı. Sadece engelliler değil.

    Tanımımı biraz daha geliştireyim:

    v3 ENGELLİ : Vücudunda doğuştan veya sonradan oluşmuş, fiziksel, biyolojik veya estetik olarak, görünüm/işlev bozukluğu nedeniyle, günlük hayat ve sosyal yaşam içerisinde engel ve sorunlarla karşılaşmakta olup, genel hayata uyum sağlayabilmesi için, sosyal-bilimsel çaba ve desteklerle giderilmesi gereken özel gereksinimlere de ihtiyaç duyması muhtemel durumdaki kişi. (Örnek kullanım: görme engelli, işitme engelli, zihinsel engelli, ortopedik engelli, konuşma engelli, ...)

  13. #73
    Cellmaam
    Misafir Üye
    Cellmaam Avatarı

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sevgili arkadaşlar kendimi artık "Ateş Hattı" programında gibi hissediyorum. :mrgreen: Sonu nereye varacak acaba :?: kafam çok karıştı :roll:

  14. #74
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    02:14
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.925
    Alınan Beğeniler
    954
    Verilen Beğeniler
    1.246

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Vefa, eski ezberi (Engeli olan) süslemekten başka ne iş görüyor o tanımlama? Yeni ne getiriyor, nasıl bir açılım sağlıyor? Varolan neyi eleştiriyor ve yerine ne öneriyor?
    Bir üstteki mesajımda belirttiğim kaygılar, seninle -önceleri hak versen/desteklesen de sonradan tam terse döndüğün için- temelde anlaşamayacağımızın açık göstergesi...
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  15. #75
    Üye
    KanatlıTırtıl Avatarı

    Gerçek Adı
    Vefa
    Üyelik Tarihi
    04.03-2003
    Son Giriş
    07.12-2017
    Saat
    09:47
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    319
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: OturanBoğa
    -önceleri hak versen/desteklesen de sonradan tam terse döndüğün için- temelde anlaşamayacağımızın açık göstergesi...
    Ya ben anlatamıyorum ya sen ısrarla görmüyorsun.
    Fırıldak mıyım ki 180 derece döneyim?

    İçeriğe değil, bu içeriğin üzerine konulan başlığa karşıyım.
    Veya bu başlığa bu içeriği koymana.

    Hem seninle anlaşamamış olmak ne kii?
    Suç mu?
    Eksiklik mi?
    Hata mı?

    Mecbur muyum bu verdiğin kalıba girmeye?

    hı?




Sayfa 5 / 8 İlkİlk 12345678 SonSon