Sayfa 1 / 3 123 SonSon
Toplam 34 mesajın 1-15 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    03:09
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.940
    Alınan Beğeniler
    954
    Verilen Beğeniler
    1.250

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Hemen hemen hepimizin sakatlığımızın sakat olma halimizle ilgili komik anıları var. Şu forumda bunun çok güzel örnekleri var:
    Yaşama Dair Anı, Düşünce ve Duygularımız

    Önceki tartışmalardan da esinlenerek şöyle bir tartışma başlatmak istiyorum:

    "Korkmayın! Sakat olmak kötü bir şey değil. Ve dahası bunun aksini düşünenlerle karşılaşınca biz sakatlar, çok eğleniriz..."

    * Yukarıdaki varsayıma katılıyor musunuz?
    * Sakatlık haline sakat olmayanların bakışında sizce komiklikler var mı?
    * Sakatlığınızla ilgili güldürmecelerinize karşılık sakat olmayanların yaşadığı şaşkınlık sizce komik mi?
    * Toplumun büyük çoğunluğunun sakatlığı acınası ya da öcü gibi gördüğü söylemini veri olarak ele alırsak, sizce sakatların bu durumdan komiklikler çıkarması, sakat olmayanlarda ne tür duygular uyandırır ve bu durum engellilerin toplumda varolma çabalarına nasıl etki yapar?

  2. #2
    Üye
    aydin_3454 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    09.03-2006
    Son Giriş
    11.10-2011
    Saat
    11:25
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    119
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Kendi durumu ile eğlenen veya buna izin verenlerin psikolojik sorunları olduğuna inanıyorum. Sayın bülent bey bence bu konu bu şekilde olmamalı idi.Verdiğiniz linkteki yazıları okudum ve şahsi fikrim abesle iştigal gördüm.Toplum olarakta öcü olarak görüldüğüne de katılmıyorum.Eskiden sakat ve yaşlı insanları daha müşfik sahiplenirdi yurdum insanı.Maneviyat azaldıkça bu tip değerlendirmeler yaşanmaya başladı.Sakat olmaya gerek yok batı toplumlarında olduğu gibi yaşlı aile bireyleri bakım evlerine yollanmaya başladı.Toplumda özürlerini lakap olarak kullananlarıda görmek mümkün."topal m......,kör s....."Ben yaşadığım şu zamana kadar bu lakapları kullananları hep yerdim.Sahip olunanla yaşamayı öğrenirken alay etmek yanlıştır.Bu benim kişisel düşüncem.

  3. #3
    Üye
    Sema Avatarı

    Gerçek Adı
    Sema
    Üyelik Tarihi
    28.07-2004
    Son Giriş
    12.12-2017
    Saat
    17:16
    Yaşadığı Yer
    A.
    Mesaj
    4.345
    Alınan Beğeniler
    33
    Verilen Beğeniler
    17
    Blog Mesajları
    28

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sokakta kadının biri Down Sendromlu bir çocuğu göstererek " Bu çocuğu geçen gün Mersin'de de görmüştüm" demişti :lol:
    "Aynı çocuk değildir , bütün Down sendromlular birbirine benzer" diye açıklama yapmıştım.

    Biz kendi sakatlığımız haricindeki diğer rahatsızlıklar konusunda da daha bilgiliyiz diğerlerinden.

  4. #4
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bu konu da bir şeyler yazabilirim açıkcası.

    Hatırlarsanız bundan iki yıl kadar önce engelli arkadaşlarla bizim evde buluşmuştuk.

    Benim evime her zaman engelli arkadaşlar gelir ama bu kadar çok engellilerin olduğu bir durumu o zaman ilk defa yaşamıştım.

    Buradaki engelli arkadaşları ilk tanımama da denk geliyor bu zaman dilimi.

    İşin kötüsü dördüncü katta oturuyorum ve asansörüm yok benim. Eve gelecek arkadaşlardan biri de tekerlekli sandalyedeydi. Sevgili Cincin...

    Bu işi nasıl yapacağımızı merak etmiyor değildim. Ama o kadar kolay oldu ki, sokağımızdan geçen yakışıklı delikanlılarla sevgili cincin bir kraliçe edasıyla taa dördüncü kata çıkartılıverdi. Ama bu işe gönüllü arkadaşlarımızda vardı. Bunlardan bir tanesi de sankhaydı.

    Sevgili nafiye protezleriyle yürümeye yeni başlamış, ama bana gelmeyi de başarmış biriydi. O da dördüncü kata güle oynaya çıktı. Koltuk değneklerinin yardımıyla.

    Benim tanıdığım engelli arkadaşlarım, sakatlıklarıyla barışık insanlardı. Ve çok doğal olarak bu engelleriyle dalga geçmesini de becerebiliyorlardı. Durdukları yerde değil tabii.

    Muhabbet geliştikçe protezler çıkartılmaya başladı. Evin içi, çeşitli kol ve bacaklarla doluydu. İşte tam bu esnada kızım eve geldi. Ev alıştığı ortamın tamamiyle dışındaydı. O ürkek bakışlarını hiç unutmayacağım. İşte burda engelli arkadaşlarımın kendilerine olan güvenleriyle yaptıkları esprileri unutmak mümkün değil.

    Valla ben en çok sankhanınkine gülmüştüm izninizle anlatayım;

    Sankha, bana gelirken Kastamonundan sarmısak getirmişti. Ama bu sarmısak öyküsü oldukça ilginç.

    Bildiğiniz gibi, sakatlara, engelli mi, özürlü mü dense tartışması çok yapıldı. Sankha bize yeni bir tanım daha buldular diye sarmısağı alma hikayesine başladı.

    Bildiğiniz gibi Sanhka nın kolunda protez var. Bunu hisseden sarmısakçı ona" abi kolunda bir arıza mı var ? " diye sormuş. Bizim ki cevabı vermiş tabii;

    Ne arızası be abi, a.... k..... mun kolumu mu var ki arızası olsun ?

    Epey gülmüştük.

    Açıkcası bazı engelli arkadaşlarımızın, hem engellerini içine sindirmenin, yani kabulun yanında, eğer toplumda bir yerlerdelerse, biraz daha hoş görülü, ve mutlu olduklarını düşünüyorum. Kişinin iç yapısı ve düşünme mekanizmasıyla da doğru orantılı olarak gelişen bir şey bu ayrıca.

    Bendeki etkileri ne oldu derseniz?

    Her zaman söylüyorum, bende bir engelli olabilirim diye bir yaklaşımı her zaman aşağılayıcı buluyorum. Ama emin olun tanıdığım bazı engelli arkadaşlarım, sadece bunların sayısı o kadar çok değil ne yazık ki diyorum, benim yaşama daha sıkı tutunmamı sağlamışlardır. Onlardaki yaşama azminin göstergesi zaman zaman kendime gelmemi, ve yapılacak onlarca işin olduğunun en basit göstergesi olarak gücüme güç katmıştır diyorum.

    Kısacası yaşam bir şekilde karşılıklı olarak etkileşim ve sonuçları paylaşma alanıdır diye özetleyebilirim düşüncelerimi.

  5. #5
    Nil Acar
    Misafir Üye
    Nil Acar Avatarı

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Kendi durumu ile eğlenen veya buna izin verenlerin psikolojik sorunları olduğuna inanıyorum...
    Bana göre bu cümle yanlış!.. Katılmıyorum...
    Bu tamamen kendinle "barışık" olmanla alakalı bir durum...
    Biz Türkler için bir çok konuyu dramatik hale getirmek, salya sümük ağlamak/ağlatmak o kadar kolaydır ki, severiz göz yaşını,
    hassas milletiz vesselam...
    "Aramızda kalsın ben de sulu gözün tekiyimdir"
    Ama söz konusu gülmek ve güldürmek olduğun da bir abimin, bir de Metin Şentürk... başka adam tanımam...
    Biz ailece abim Cem'e çok güleriz...
    Cem işitsel engelli ve sanırım dünyanın en geveze ve de en komik adamır!..
    Bir akşam TV da izlemiştim...
    Metin Şentürk bir gün ayağını kırmış, basının karşına tek ayağı havada çıkmış, bir adam da metin e geçmiş olsun abi dedi... En masumundan!...
    Metin de; saol canım, ciğerim napalım işte kör, topal idare ediyoruz dedi... Sonra koptu millet tabii...
    Şimdi bu komik değil de ne?.. Böyle dedi diye ağlamalı mıyım?..
    Adam komik, gülüyorum işte napim... Psikoloğa mı gitmeliyim?..
    Benim saçmaladığım, kendimi komik duruma soktuğum o kadar çok zamanlarım vardır ki!.. Bunları paylaşmaktan asla çekinmem...
    Sen de rahat ol esne... herşey daha kolay ve çekilir olacaktır inan....

    En içten gülücüklerimle
    nil

  6. #6
    Üye
    Pegasus Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.11-2003
    Son Giriş
    12.12-2017
    Saat
    18:03
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    834
    Alınan Beğeniler
    40
    Verilen Beğeniler
    19

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Burada benim kafamda soru işaretleri oluşmasına yol açan bir duruş, ifadelerin arasında usulca kendine yer edinmiş gibi. Engellilik ve hayatı neşeyle karşılamak tabiki rahatlıkla yanyana gelebilir. Zaten bunun aksini savunmak çok saçma olurdu. Ancak burada anlayamadığım "mutlu bir engelli olmak" ile "engellilik" daha doğrusu engelliliği ortaya çıkartan bize içkin ana unsur olan sakatlık durumu kendi içinde aynı şeyler midir? Sakatlık kendi başına bir neşe kaynağı mıdır? Engellilerin neşelenebilecekleri gerçeği, bu neşe ve kahkahalar arasında, sakatlığın aslında son derece olumsuz ve insan doğasına aykırı olan yönüne nanik yapmamızı sağlasa bile ben nedense bunu yapan arkadaşlarıma hüzünlenmeden kendimi alamıyorum.

    Bence şu şekilde yaklaşmak çok daha sağlıklı olurdu; evet, sakatlık kendi başına ciddi anlamda olumsuzluk içeren ve üzerinde neşelenilmesi düşünülemeyecek bir durumdur. Ama bu olumsuz durum sakat olmayan insanlarında hayatlarında yüzyüze gelebilecekleri diğer olumsuzluklar gibidir. Olıumsuzluklar sonsuz sayıda çeşitlenerek bambaşka formlarda yaşamın içine serpilmişlerdir. Sakatlık da bunlardan biridir. Bu gerçeği bir adım aştığımızda tıpkı sağlam insanlar yüzyüze kaldıkları sorunlara rağmen mutlu olabiliyorlarsa bunu sakatlarda yapabilir ve yapıyorlar. Ama burada sakatlık gibi bir olumsuzluğun içinde mutluluğu yakalayabildiğimizin farkında olmak gerekiyor.

    Geçtiğimiz günlerde siteden duyma engelli bir arkadaşımızın oldukça hüzün verici hikayesini dinledim. Sonradan geçirdiği bir hastalıkla engelli olan bu arkadaş delice bir özlemle çok sevdiği müziği tekrar dinlşemenin hayalini kuruyordu. binlerce farklı örneğe değinmeden bu arkadaşın müzikten koparılışına kendi içinde olumluluk atfetmekte zorlanıyorum. Ama bu olumsuzluğun bir adım ötesine geçip tıpkı o arkadaşın yaptığı gibi böyle bir sorun yumağına rağmen mutlu olabilmek bambaşka bir şey. Sanırım Necip Fazıl ın sözüydü. "En güzel güller bataklıkta yetişir" demişti. Yani olumsuzluğu güzelliğe de çevirebiliriz. Tabi olumsuzluğu yok sayarak değil...

    Sanırım iki yıl kadar önceydi. Bir dernekte doğuştan itibaren yürüyemeyen ve hayatlarını tekerlekli sandalyede geçiren iki genç kızkardeşle sohbet ediyordum. Kızlar ısrarla ne kadarda mutlu olduklarını anlatıp duruyor ve ekliyorlardı; "eğer sağlam bir insan olma şansım olsaydı bunu reddederdim, çünkü ben bu şekilde çok mutluyum" !!! Bu cümle beni çok düşündürmüş, ısrarla neden böyle düşündüğünü sormuştum. Bana mantıklı bir gerekçe sunamamıştı. Böylece onun verdiği bu cevabın sakatlığına yönelik kendi zihninde geliştirdiği bir savunma mekanizması olduğuna karar verdim.

    İşte bu kızımızın iddia ettiği gibi sakatlık kendi başına bir mutluluk kaynağı olamayacağı gibi umursanmayacak, hesaba katılamayacak kadar önemsiz sıradan bir olay da değildir.

    Zaman zaman okuduğum üniversitede tanıştığım bazı kızlar bana yanaşıp sakatlığımın hiç önemli olmadığını hatta bunu hiç ciddiye almadıklarını söyleyebiliyor. Açıkçası bu insanları hiç ciddiye almıyorum ve sanırım bundan sonrada almayacağım. Çünkü bence sakatlık başlıbaşına farkında olunması gereken ve ancak bu farkındalıktan sonra bir adım ötesine geçilebilecek oldukça ciddi bir durumdur. Ancqak gerek kişinin kendisi gerekse diğer insanlar bu farkındalığa sahipse bir sonraki adım sağlıklı bir şekilde atılabilir ve işte o zamn insanlar gülebilir de eğlenebilirde. Çünkü zaten düşünürsek bu şekilde tavır almak yapılabilecek en akıllı ve alternatifi olmayan bir davranış olur. Sakatlığı hayatın merkezine koyarak dünyadan ve bu dünyanın sunduğu mutluluklardan uzaklaşmaktansa sakatlığın bir adım ötesine giderek hayata ve hayatın verdiklerine odaklanmaktan daha mantıklı ne olabilir?

  7. #7
    Pathetique
    Misafir Üye
    Pathetique Avatarı

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Hayatımda pek fazla engelli tanıdığım yok. Ancak dostum diyebileceğim yegane insan omurilik felçlisi olduğu için engelli biriyle konuşurken gereksiz, yersiz sözcüklerin ağızdan birden dökülüvermesinin ne menem birşey olduğunu çok iyi bilirim(yani kendimden biliyorum!).Öncelikle bu sarfedilen kelimeler genellikle safça(ya da aptalca) olduğu gibi altında herhangi bir art niyet de yoktur. Tamamen bilgisizlikten/cahillikten ya da dalgınlıktan ortaya çıkarlar...

    Bu tip şaşkınlıklar yapınca ilk önce ettiğin lafı geri almaya çalışırsın ama sözcükler malum fazla soyutturlar sana fırsat bile vermeden havaya karışmışlardır bile!Sonra ettiğin bu lafı bir şekilde toparlayıp nasıl söylememiş gibi görünürüm? diye düşünmeye başlarsın. Bu düşünceler aklından ışık hızıyla geçerken karşı tarafın vereceği tepki çok önemlidir...

    Eğer karşı taraf sert ve sivri dille sarf edilen bir cevap veriyorsa işte o zaman ordan aklından geçen düşünceler gibi ışık hızıyla yok olmak, bir daha da o kişi ile arana mümkün mertebe bir mesafe koymak ya da hiç görüşmemek istersin...Veya karşı taraf öyle güzel alttan alır ve işi bir o kadar güzel şakaya vurur ki sen de rahatlarsın...

    Misal;Bir dalgınlık anım arkadaşıma "Hadi kalk yürü gidelim,acele et!" diyorum aklımdan bir ton düşünce geçmeye başlarken aldığım cevapla rahatlıyorum "Yok ben kalkmayayım bugün üzerimde nedensiz bir ağırlık var!". Bunun üzerine biz gülüyoruz, ben rahatlıyorum, güldüğümüz için o gün güzel geçiyor en önemlisi dostluğumuz pekişiyor...

    Herkes hata yapabilir ya da bazen cahil olduğu konular olabilir. Sadece biraz empati

  8. #8
    Üye
    gadjodilo Avatarı

    Üyelik Tarihi
    26.04-2006
    Son Giriş
    30.11-2017
    Saat
    09:48
    Yaşadığı Yer
    uruguay/santa maria
    Mesaj
    154
    Alınan Beğeniler
    5
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Toplumumuzun farklılıklara ezelden gelen bi yabanlığı vardır hep. bunun uygarlaşma, medenileşme yolunda bi süreç olduğunu düşünürüm. nitekim 8 ay önce küçük bir anadolu şehrinde yaşarken insanların bakışı ile şu an istanbulda insanların davranışları arasında -temelde aynı olmasına karşın- büyük farklar var. zannımca toplumumuzda nereye oturtulacağımız ve yaklaşımla ilgili bi belirsizlik hakim. yani insanlar bizlere acımaları gerektiğinimi yoksa görmezden gelmeleri gerektiğinimi yoksa normal bir birey gibi davranmları gerektiğinimi tam olarak kafalarında bi yere oturtabilmiş deiller. bu başlıkta herkes kendi bakış açısını yansıtacaktır. çokta şu doğrudur diebileceğimiz bi durum deil çünkü. sadece hissettiklerimi söölemek gerekirse bir insan bana geçmiş olsun ya noolduda bööle oldun dediğinde gırtlağını oracıkta sıkasım geliyor :twisted: ama nedendir bilinmez kendi gerçeğimle ilgili çok kolay dalga geçebiliyorum. hepimiz kendimize normal ve gayet anlaşılırız ta ki insanlar bizi sorgulayana kadar. kendi durumumuzu ne var yani kardeşim bunda gibisinden hafife alarak -ki bu ayarı vermek kolay olmayacaktır- insanların eğri büğrü bakış açısına şok etkisiyle bi düzeltme yapabileceğimize inanmıyorum.
    hayatta bi çok şeyi sağlıklı insanların yaptığından daha iyi yaptığınız halde hala gelip size vay yawruuum çekmeleri hakkatten sinir bozucu bişey. daha dün yaşadığım olayı size aktarıyorum. üzerimde gayet güzel bi tişört, kot pantoloun ve full şekilli saçlarım elimde yards poşeti olduğu halde eminönünde yürürken yolda 5 ykr yani kuruş bulan bir amca arkasına dönüp o parayı bana vermeye kalktı. cebimden 50 milyonu çıkarıp dansöze yapıştırır gibi alnına yapıştırıp sen bunu al diicektim ama bunamış olabileceğini düşünerek vazgeçtim lakin ağzıma geleni söölemektenden de geri durmadım.
    şu halimizle bile insanların bakış açısı bu iken, bizler kendimize daha çok saygı duyup daha ağır abiler ablalar olmadıkça, hele ki birde kendi halimizle maytap geçince olacaklar can sıkacaktır die düşünüyorum...
    saygılar

  9. #9
    GoKcHe
    Misafir Üye
    GoKcHe Avatarı

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    bence kendi özürümüzle dalga geçmek Pathetique nin de dediği gibi karşı tarafı da rahatlatır ve aradaki bağı kuvvetlendirir die düşünüorum. çünkü karşı taraf sözcüklerinden alınmayacağımızı bildiği için rahat olur,tedirginlik yaşamaz. mesela bende yürüme cihazı kullanıyorum, bir gün arkadaşım bilgisayarda göstereceği bişey için ''gökçe koş koş baksana şuna çabuk'' dedi. ''koşmasam yürüsem olur mu?'' dedim gülerek o da gülerek ''olur olur'' dedi. yada bazen kardeşimle oturup muhabbet ederken saçma bişey söylediğinde ''seni ayakta alkışlamak isterdim ama kalkmaya üşeniorum'' derim :P bilmiorum böyle davranmak benim hoşuma gidior.bu acizlikten yada psikolojik bir sorunumun olmasıyla alakası yok, tamamen hayata bakış açısıyla alakalı bişey. pozitif düşünürsen, pozitif enerji yayarsın çevrene..

  10. #10
    Üye
    alis Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.06-2006
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    120
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Pozitif olmak hayın her alanında güzeldir.Zor olan hayatın başka bir fomülü vamı?Kendimize haksızlık etmeyelim,ayrıcada çevremizede iyi iletişim kurmamıza neden olur pozitif olmak. :roll:

  11. #11
    Üye
    neripar Avatarı

    Üyelik Tarihi
    19.01-2003
    Son Giriş
    24.03-2015
    Saat
    13:31
    Yaşadığı Yer
    Trabzon
    Mesaj
    1
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Merhaba arkadaşlar sakat ve sakatlık emin olun çok ayrı şeyler. Şimdi bu nasıl bir durum derseniz şöyleki, sakatlık insanın bedensel veya beyinsel işlevlerinin normalın dışıda olmuş olamlarıdır ve çok anlaşılırdır.
    Ancak bunların tamamının işlevlerini gerektiği biçimde kullanabilen bir canlının kullanım koşullarının özünü algılamaksızın kendi yetilerinin dışındaki her hadiseyı sakat algılamanın gerçek sakatlık olduğunun bilinmemesi esas sakatlıktır.özde sakat başkalarından daha iyi olduğunun düşünülmesidir.zira kimse kimseden iyi değildir yanlızca bazıları sizin kullamdığınız yetileri kullananlar,diğerleride sizin kullanamadılarını iyi kullanabilenlerdir temelde sakat yok.Kullanım alanı dataylı olan ve olmıyanlar olarak iki grup var hersi bu : be nedenle ben sol ayağımı iyi kullanmazken siz ikisinide benden iyi kullanabilensiniz.Ançak beyinfoksuyonlarınız beni sakat sizi sağlam algılar ken esas bir hata oluştu şu sizin bizden sakladığınız gözler önünde kullmadığınız bir çok yetinizi belirlemden verilmiş karadır ve hatadır..........
    teşekkürler biz bizi anlıabilenleriz ....

  12. #12
    Üye
    Gülcan83 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    19.01-2005
    Son Giriş
    17.09-2017
    Saat
    22:51
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    398
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bende engelimle eğlenmeyi seviyorum ama abartmadan tabiki.
    Örnek olarak bir grup kişi kendine yamuklar grubu demesi bence barışıklıkla alakalı değil saçmalıkla alakalı bir durum oluyor.

    Ben engelimle eğlenirken bazen öyle anlar oluyorki karşımdakini şaşırtırken sözlerimle bende kendime şaşırıyorum çünkü bazen engelimle şaka yaptığımın farkında bile olmuyorum


    Çok komik bir anım var bu konuda;
    Annem ameliyat olucaktı ve hastanede odadayız hastaneye yeni girmiştik çantalarımızı yerleştirdik bekliyoruz bende hasta yatağına oturdum tv açtım.Hasta bakıcılardan biri geldi ameliyat önlüğünü getirmiş ama gözü bende önlüğü bana vericekti
    -Hasta kim? diye sorunca ben hemen gülerek annemi gösterdim valla ben değilim dedim :lol: annem,ben ve hasta bakıcı gülmeye başladık.Kadın gidince anneme anne kadın gördü beni (buradaki kelime bende kalsın) azkalsın ameliyata beni alıcaktı yaw dediğimde annemle koptuk annemle.Annemde bu olay sayesinde hem ameliyat stresini birazolsun atmış oldu :wink:

    En komik anlarda küçük çocukların sorularına yanıt verirken oluyor.Genelde boyumun uzamama nedenini hep süt içmediğimden biliyorlar :lol:

    Herşeyi olduğu gibi kabullenmek ve hayatın tadını çıkartmak gerekir. :wink:

  13. #13
    Üye
    A_GEYiK Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2006
    Son Giriş
    14.12-2017
    Saat
    16:16
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.507
    Alınan Beğeniler
    30
    Verilen Beğeniler
    30
    Blog Mesajları
    20

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Aynı anda iki işi bir arada yapamayan insanlar vardır. Mesela ben;

    Sakız çiğnerken merdiven çıkamam, iyi de sakız çiğnemesem de çıkamıyorum ki.

    Muhabbet esnasında konu gelir "ben sol ayağımı oynatamıyorum" derim. Karşımdaki "Hani oynat bakayım" der. "Göz kırpamıyorum", "Kırp bakayım" !(?)

    Asansörde çıkan adam taklidi yapılır hani, ben de özürlü insan taklidi yapıyorum. Hem de 27 yıldır.

    Zaten ileride Stand up yapmayı düşünüyordum, lakin ayakta fazla duramadığım için Sitdown up yapmayı düşünebilirim.

    Kalabalık caddede yürürken, kendime yol açmak için " çekilin özürlü geliyor" diyerek çok bağırmışımdır. İnsanlar şaşkınlıkla arkalarına dönerek ambulansa yol verircesine yolu açmışlardır.

    Biz özürlüler bir araya geldiğimizde şöyle yapsak; kalabalığız ya, (kalabalığız deyince de aklıma geldi. Eğer bizi dövmeye de kalkarlarsa, baston ya da değnek kullanan arkadaşlar, bastonlarını farklı amaçlar için de kullanabilirler. ) ve hepimiz de özürlüyüz. Sağlam dediğimiz insanlardan bir kurban seçerek (birden fazla da olabilir) Hep bir ağızdan "Aaa şuna bak ne tuhaf yürüyor" desek acaba, verecekleri tepki ne olurdu? Ne de olsa onlar bizlere göre çok tuhaf yürüyorlar.

  14. #14
    Üye
    Hasan DURMUŞ Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    13.03-2006
    Son Giriş
    31.01-2015
    Saat
    01:20
    Yaşadığı Yer
    Trabzon
    Mesaj
    839
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sakat olmanın kötü bir şey olduğunu hiçbir zaman düşünmedim.Bu bize Allah'ın bir lütfudur,bunun aksını düşünenlerin beyinlerinin sakat ve akıldan yoksun olduğunu düşünürüm.
    Sakatlık halinde sakat olmayanların bakış açısıda komiklikler yoktur.Bizlere karşı acıma hisleri vardır. bizlerin sakatlığı komiklik uyandıran insanların akıldan yoksun insanlar olduğunu kanatındeyım.
    Sakatlığımızla ilgili güldürmecelerimizde sakat olmayan sakat olmayan insanlarda yaptığımız hareketlerin karşı tarafı hayretler içine düşüreceğı bir duruma veya güldüreceği bir ortamsa bu insanlarin sakatlığını komik anlamına getirmez.Aynı durumda sağlam insanlarında yaptıkları komikliklerde bizlere ve diğer insanlarada gülünç gelebilir buda onların yaptıkları ve yaşadıkları olayları komikleştırmez.
    Eğer toplum önünde veya gündeme sakatlığımız kullanılarak var olacaksak bunu asla tavsip etmem.Ama bizlerinde sakatlığımızın vermış olduğu avantayları kullanarak(kendimizi toplum önünde rencide edici olmamak kaydıyle)insanlara sunacağımız bir çok hünerlerimiz olduğunu düşünüyorum bu hünerlerimizi sergilediğimiz zaman ortaya çıkacak komik hareketler her halde diğer insanları olduğu gibi bizleride güldürmüş olacak.
    Bütün bu yaptığımız işler eğer toplumda ses getirecek ve görüntü itibariyle güzel şeyler olursa toplum önünde veya toplum içinde var olmamızı sağlar buda bizleri devamlı gündemde tutar veya sesimızı duyurur.
    Toplumun bize bakış açısı pekte önemli değil, bizlerin kendimize bakış açısı ve kimliğimizi kabullenme açısı önemlidir.
    Saygılar;

  15. #15
    Üye
    minerva Avatarı

    Gerçek Adı
    Hatice
    Üyelik Tarihi
    21.03-2005
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    2.522
    Alınan Beğeniler
    13
    Verilen Beğeniler
    8
    Blog Mesajları
    6

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    bende naçizane müsküler distrofiliyim özelliklerimizden biri yavaş yürürüz tıpkı bir kaplumbağa gibi mıy mıy ve yürürken yere gözünün önüne bakmak çok önemli :shock: olaki bakmadan şöylede bir etrafıma bakayım çevremde neler oluyor bitiyor dediğim anların çoğunda kendimi yerde karıncalarla muhabbet ederken buluyorum
    keza ya minik bir taş bana hain bir pusu kurmuş oluyor ya da bizim karıncalardan biri çelme takabiliyor :?
    engelini bazen ti ye almakta gerekiyor hayatı daha esprili kılıyor :wink:




Sayfa 1 / 3 123 SonSon