Sayfa 4 / 6 İlkİlk 123456 SonSon
Toplam 82 mesajın 46-60 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #46
    Üye
    Cigdem Kuyucak Avatarı

    Üyelik Tarihi
    01.08-2008
    Son Giriş
    20.07-2013
    Saat
    17:25
    Yaşadığı Yer
    Antalya
    Mesaj
    168
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    KEŞKE dediğiniz gibi olsaydı cicikıs 8.5 milyon sakat dışarlarda olsaydı.
    otobüsde ,trende, sokaklar tekerlekli sandalyeli binlerce hadi onlarca engelli dışarda olsaydı.Yada tek kolu hemşire olabilseydi, güneyde bacağı olmayan birileri yüzmeye çalışsaydı.
    Eğer bunlar olabilseydi zaten tartışacak ne kalırdıki.İnanki işte o zaman çocukların psikolojisi bozulmazdı.

  2. #47
    Üye
    ECOnomiST Avatarı

    Üyelik Tarihi
    28.09-2007
    Son Giriş
    17.11-2017
    Saat
    18:40
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    274
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    artık yazılanları okumakta bana nasıl hissedeceğim konusunda yol gösteremez oldu...

    icraatleri ile konuşulan başkanlar gibi olmaya heveslendim... bazı şeyleri lafta bırakmak yerine icraate dökerek denemek bana daha cazip gelmeye başladı...

    durmadan isyan ediyor ve çevremize tehditler savuruyoruz... tehdit dediysek yanlış anlamayın... bazılarımızın tehditleri kendisine bile zarar veremeyecek kadar zararsız kalabiliyor... benimse kendimden öte başkalarına da zarar verebilecek kadar gucum olduğunu duşunuyorum... yada en azından kendi ipimi çekecek kadar engelsizim...

    bunları duşunurken kendimi iyi hissettiğimi farkettim... engelli olduğum için bazı şeyleri yapamıyor olmak bana hep acı vermişti... amma velakin sonumu hazırlayacak kadar kapasite sahibi olduğumu farketmek özguvenimi yerine getirdi diyebilirim...

    bazı şeyleri çok açık yazdığım için eleştirildiğimi görmek beni zaman zaman uzuyordu... ancak bu uzuntuyu içimde yok etmek ve kalemtraşımı yeniden elime almak için de buyuk sabırsızlık duyuyordum...

    ne acıdırki kelemin tepesindeki silgiyle buluştuğu yere geldiğimi biliyorum ve onca yazılan çizilen palavradan sonra gerçeğe artık daha yakın olduğumu hissediyorum...

    hintliler gibi de geçici bir sureliğine geri dönuşum kutusuna atılacağımıda sanmıyorum...

    kaldıki ben bir yola başkoyarsam geri döndurulemeyeceğimide adım gibi biliyorum.......

  3. #48
    Üye
    Cigdem Kuyucak Avatarı

    Üyelik Tarihi
    01.08-2008
    Son Giriş
    20.07-2013
    Saat
    17:25
    Yaşadığı Yer
    Antalya
    Mesaj
    168
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sevgili Pasaman cümlelerimin talihsiz olduğunu hiç düşünmüyorum.
    Aslında yumuşattığımı bile düşünüyorum.
    Burada bahsedilen sokaktaki yada güney sahillerinde yüzen sakatlar değil; küçük çocuklara yönelik yapılan bir TV programıdır.
    Bizim ülkemizde de engellilere yönelik bir kaç TV programı yapıldı ve bunları engelli insanlar hazırlayıp sundular; gayet güzel programlardı.Kim kalktıda "bu ne,çocuklarımızda izleyebilir, psikolojisi bozulabilir" dedi. Ama burada bahsedilen İngiltere de ki TV programının çocuklara yönelik olmasıdır.
    O programdan etkilenecek tek bir çocuk varsa bile aileler bu konuda haklıdır diyorum.
    Engellilerin bu kompleksten çıkmaları ve kaprislerini bir kenara bırakmaları gerektiğini düşündüğüm için önyargılarımızı bir kenara bırakalım diyorum.
    Bizim de kolu yada bacağı olmayan arkadaşlarımız var. Biz bu arkadaşlarımıza "sizinle görüşemem çocuğumun psikolojisi önemlidir "demiyoruz elbette, ayrıca onları evimizde ağırlamaktan mutluluk duyuyoruz. Daha öncede söylediğim gibi bizim çocuklarımız bu gibi durumlara alışıktır. Ama her çocuktan yada büyükten bunu normalmiş gibi davranmasını yada algılamasını bekleyemeyiz ...Beklememeliyiz.
    Ayrıca size "çocuğunuz olsun görürüm" de demiyorum. Ama umarım en yakın zamanda Zeynep'i ve Muhammed'i kucağınıza alırsınız.

  4. #49
    Üye
    seker kiz Avatarı

    Gerçek Adı
    Melike
    Üyelik Tarihi
    05.08-2008
    Son Giriş
    16.12-2017
    Saat
    18:49
    Yaşadığı Yer
    Antalya
    Mesaj
    1.848
    Alınan Beğeniler
    23
    Verilen Beğeniler
    19

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    O programı izleyen çocuklar kolsuzluğun yada sakatlığın ne demek olduğunu bunlardan korkmanın ne demek olduğunu bilecek kadar akılbaliğmi aceba?? yada daha açıkcası bunların korkulacak birşey olduğunu nerden çıkarıyorlar aceba???eminimki akıllarının ucuna bile gelmemiştir o kadından korkmak.bir olaydan bir iki kişinin etkilenmesi bütün toplumları bağlamaz.
    Çiğdem hanım anladım ki siz engelli değilsiniz.Bu çok belli oluyor.size tasiyem bizi kaprisli olmakla suçlamak yerine lütfen çocuklarınıza bunun doğal bir durum olduğunu anlatmaya çalışın.

  5. #50
    Forum Moderatörü
    mac72 Avatarı

    Gerçek Adı
    Ercihan
    Üyelik Tarihi
    17.01-2009
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    20:16
    Yaşadığı Yer
    Antalya
    Mesaj
    40.810
    Alınan Beğeniler
    53
    Verilen Beğeniler
    59
    Blog Mesajları
    10

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Beğenmeyen kızına almasın kardeşim.. Her yere de gidiyorum, giriyoru m çıkıyorum rahatsız olan varsa o da onun problemi..

  6. #51
    Üye
    neptune Avatarı

    Üyelik Tarihi
    24.04-2005
    Son Giriş
    04.07-2010
    Saat
    11:05
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    459
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Rekursion Mesajı Gör
    hem sakatlardan korkmak o kadar dogalsa, sakatlik -dogasi geregi- görünce korkulmasi gereken bisheyse (neptune'nin dedigi gibi) neden korkmayan cocuklar da var?... anormal mi o cocuklar?...
    Bu bir tepkinin içgüdü mü yoksa kazanılmış mı olup olmadığnı belirlemek için oldukça sadık bir değerlendirme kriteri. O yüzden bu düşünceden vazgeçme.

    Üstelik bak Japonlara; ödü kopmuş bir nesil yetiştirmek için neler yapıyorlar:

    8114 2201 05032009 1 - İngiliz ebeveynler tek kollu sunucunun çocuk programı yapmasını istemiyor [Tartışma]
    8114 5854 05032009 1 - İngiliz ebeveynler tek kollu sunucunun çocuk programı yapmasını istemiyor [Tartışma]

    Bunlar Japonya'da bir ilkokulda başlatılan pilot uygulamada kullanılan robot öğretmenin resimleri. Çocukların nasıl psikolojisi bozulacak şimdi ama.

    Hadi diyelim ki bu korku doğuştan. Ama hepimizde sadece korku değil, doğuştan gelen birçok dürtü var. Cinsel dürtülerimiz, içgüdülerimiz doğuştan geliyor diye herkes heryerde herkesin üstüne mi zıplıyor? Uygarlık diye bir kavram var. Engelli bir bireyin TV'a çıkmasını çocukları -doğal olarak- korkuttuğu için eleştirmek, eğer uygar bir toplumda yaşadığınızı ya da yaşamak istediğinizi iddia ediyorsanız, bir kişinin -doğal olarak- istediğinin üzerine atlayabileceğini düşünüp buna karşı çıkıp üzerine birilerinin atlamasını istemeyenleri eleştirmekten pek farklı değil.

    Herkese selamlar.

    Not: Ampüte korkusu diye bir içgüdü ya da çocukluk korkusu hiç duymadım. 2-3 yaş civarı çocuklarda yabancı korkusu görülebilir ama bunun ampütasyonla bir ilgisi yok. Bunu belki de fobi olarak değerlendirmek daha doğru olur. Bilen arkadaşlar bunu öznel varsayımlarla değil de bilimsel kaynak göstererek yazarlarsa konu daha iyi değerlendirilebilir.

  7. #52
    Üye
    inzibat Avatarı

    Gerçek Adı
    ErdaL
    Üyelik Tarihi
    02.03-2009
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    15:07
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    426
    Alınan Beğeniler
    5
    Verilen Beğeniler
    13

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bu tür bir haber bizim ülkemiz de olsaydı emin şuan tepki gösteren İngilizler; bizleri geri kafalı yobaz olarak lanse ederlerdi.
    Görünüyor ki Engelli birisinin sözde çok gelişmiş bir ülke de bile böylesine ayrımcılığa maruz kalabiliyor.
    Bizim ülkemizdekilere pek fazla söz söylemeye gerek yok. Ne kadar gelişirsek gelişelim Örnek alınan ülkelerin hali de ortada.

  8. #53
    Üye
    Cigdem Kuyucak Avatarı

    Üyelik Tarihi
    01.08-2008
    Son Giriş
    20.07-2013
    Saat
    17:25
    Yaşadığı Yer
    Antalya
    Mesaj
    168
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ah Pasaman; acaba ben nerede corafi ve kültürel farklılıktan bahsettim. Benim anlatmak istediğim son derece açık. Çocuk programı ile büyüklere yönelik programın farklı olması gerektiğinden bahsediyorum. İster Avrupa'da olsun ister Asya'da ne fark eder.
    Neyse ; Pasaman ,siz dahi yanlış anladıysanız artık kimseye hiç bir şey söylemiyorum.
    Konu nerelerden nerelere taşındı zaten baksanıza, insanlara sanki dışarı çıkmayın çocukların psikolojisi bozuluyor deniliyor gibi yorumlar yapıldığına göre buna burada son vermek gerek galiba...

  9. #54
    Üye
    cicikıs Avatarı

    Üyelik Tarihi
    27.12-2008
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    21:04
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    559
    Alınan Beğeniler
    42
    Verilen Beğeniler
    31

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Cigdem Kuyucak Mesajı Gör
    KEŞKE dediğiniz gibi olsaydı cicikıs 8.5 milyon sakat dışarlarda olsaydı.
    otobüsde ,trende, sokaklar tekerlekli sandalyeli binlerce hadi onlarca engelli dışarda olsaydı.Yada tek kolu hemşire olabilseydi, güneyde bacağı olmayan birileri yüzmeye çalışsaydı.
    Eğer bunlar olabilseydi zaten tartışacak ne kalırdıki.İnanki işte o zaman çocukların psikolojisi bozulmazdı.
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Cigdem Kuyucak Mesajı Gör
    Sevgili Pasaman cümlelerimin talihsiz olduğunu hiç düşünmüyorum.
    Aslında yumuşattığımı bile düşünüyorum.
    Burada bahsedilen sokaktaki yada güney sahillerinde yüzen sakatlar değil; küçük çocuklara yönelik yapılan bir TV programıdır.
    Bizim ülkemizde de engellilere yönelik bir kaç TV programı yapıldı ve bunları engelli insanlar hazırlayıp sundular; gayet güzel programlardı.Kim kalktıda "bu ne,çocuklarımızda izleyebilir, psikolojisi bozulabilir" dedi. Ama burada bahsedilen İngiltere de ki TV programının çocuklara yönelik olmasıdır.
    Sevgili Cigdem Kuyucak;

    Benim yukarıda yazdığım şey sen ve senin gibi düşünen annelerin tek kolu olmayan bir spikerin/engellinin/sakatın tv de yasaklanmasının ardından kurgulanan bir senaryodur. Bu gün tek kolu yok diye tv de yarın, plajda, pazarda, sinemada, marketde de olmasınlar diye yaygara kopartırlar.

    Bu harekatın sadece çocuklara yönelik bir programın yayından kaldırılması gibi düşünülmesini hiç doğru bulmuyorum. Bu bir başlangıç sadece. Neden sadece sağlıklı çocukların pskolojisini düşünüyoruz? Ya sakat çocukların pskolojisi!

    Ben de bir zamanlar sakat bir çocuktum ve sakat olmayan anne babaların sakat olmayan çocukları tarafından köşe bucak kaçmak zorunda kaldım çoğu kez. Beni ilginç/değişik/anormal buldukları için taşlandım, aşağılandım, incitildim. Belki tv de kendim gibi birinin program yaptığını görseydim hayata daha erken tutunabilecek, kendime olan güvenimi daha önce yakalayabilecektim. Belki komşu çocuklarda öyle birilerini tv de izleseler beni daha az ilginç bulacaklardı hım?

    Belkide bunların sizin (Sağlıkı çocuk annesi olarak) için bir önemi yoktur toplum önünde zira ben bir azınlığım. Benim gibi azınlık sakatın psikolojisimi yoksa sağlıklı insanların sağlıklı çocuklarının psikolojisi mi daha önemli

    Not: Empati yapamayışınız yüzünden hatırlamak istemediğim bir çocukluk anımı yazmak zorunda kaldığım için fevkalade mutsuzum.

  10. #55
    Üye
    neptune Avatarı

    Üyelik Tarihi
    24.04-2005
    Son Giriş
    04.07-2010
    Saat
    11:05
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    459
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: cicikıs Mesajı Gör
    Neden sadece sağlıklı çocukların pskolojisini düşünüyoruz? Ya sakat çocukların pskolojisi!
    Ayırımcılık bu işte zaten. O zaman sakat çocuklar için ayrı bir çocuk programı mı düzenlense acaba. Sakat sunucuyu da o programa versek, hepsi de böylelikle sakat olmayanların dünyasından uzak olsa. "normal" çocukların da psikolojisi kurtulur böylece. Ama yeter mi? Ya dediğin gibi markete, plaja giden sakatlar? Peki sakat bir çocuk bir oyuncak marketine girdiğinde içerideki bütün çocuklar bağıra çağıra kapıdan bacadan dışarı mı atlasın şimdi? O zaman ne yapmalı? Sakat tezgahtarların çalıştırdığı sakatlara açık bir market belki? 50 sene önce siyahların öndeki beyazlar rahatsız olmasınlar diye otobüslerin sadece arka koltuklarında oturabilmesi yanlış bir uygulama değilmiş mi acaba.

    Bir tek şeyi merak ettim, ampüte bir çocuk da ampüte bir sunucuya baktığında "doğal olarak" korkuyor mu? O zaman literatüre "ampüte oto-korku" diye bir kavram da yerleştirmek gerekecek, zira bu çocuk eninde sonunda aynaya da bakacak.

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: cicikıs Mesajı Gör
    Çocukları korkutan bence mana veremedikleri şeyler. Bir açıklama yaparsanız daha fazla irdelemiyorlar.
    Buna korkutan demeyelim de nasıl tepki vereceklerine karar veremedikleri durumlar diyelim istersen. Zira daha sonra korku şeklinde de, ya da yeğenin gibi tam tersi bir tepki de verebilirler.

    Böyle durumlarda çocuklar etrafı örnek alırlar. Tereddütte kaldığı zaman sıkça görmüşsündür ki güvendiği insanlara bakıp nasıl tepki vereceklerine karar vermeye çalışırlar. Dolayısı ile Cigdem Kuyucak'ın çocuğunun verdiği tepki aslında yakın çevresinin duygularının bir tür projeksiyonu.

    Zira çocuklarda açıklamalar etkili ya da yeterli olmuyor. Çocuklarla olan iletişimde, muhakeme, soyutlama,vs kabiliyetleri gelişmediği için kelimelerin gücü son derece sınırlı. Güvendiği insanların ne söylediğine değil nasıl söylediğine bakıyor; sözlerine değil vücut diline değer veriyor. Bu yüzden çocuk bilgi değil tutum alıyor. Yakın çevresinin duygularını, değer yargılarını benimsiyor ve tepkilerini buna göre dışarıya yansıtıyor.

    Belki dikkat etmişsinizdir, doktorlarla daha önce özel bir tecrübesi olmayan bir çocuk, ilk kez bilinçli olarak bir doktora muayene olmaya gidince genellikle nasıl davranacağına pek karar veremez. Ama sıkça getirenlerden biri bir ara, "korkma, korkacak birşey yok, hiç birşey olmayacak" türünden sözlerle çocukla konuşmaya başlar. İşte çocuk genellikle ondan sonra yaygarayı kopartır, çünkü çocuk için kelimelerin çok önemi yoktur. Ortamdaki, anne babasındaki gerilimi, beklentiyi hisseder ve "korkacak bir şey yok" cümlesinin doğrusunu, yani "senin normal olarak şimdi korkman gerek" duygusunu, düşüncesini hisseder.

    Cigdem Kuyucak'ın çocuğunun verdiği tepki ile senin yeğeninin verdiği tepki butün bunlar nedeni ile birbirinden farklı.

    Herkese selamlar, sevgiler.

  11. #56
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bayılıyorum şu PC mantığına!

    Ya bir, ya sıfır. İki yok!

    Ya siyah, ya beyaz. Gri yok!

    Ya genetik/içgüdüsel/doğuştan/doğal ya toplumsal/sonradan kazanılmış. İkisinin bir arada olabilmesi olanaksız!

    Ne güzel! Ya o, ya o.. Fazla düşünmeye de gerek yok.

    Sanki daha önce:
    İnsanın büyürken aldığı eğitim, okuduğu kitaplar, izlediği film, tiyatro vb. yardımıyla -deyim yerindeyse- genetik mutasyon bir sonraki kuşağın genlerine aktarılıyor.. böylece devam ediyor..
    ve
    Mutlaka anne-babasından, yakın akrabalarından da çok şeyler öğreniyordur! Ama genetik/kalıtımsal özelliklerin sadece fiziksel olacağını kimse söylemesin bana.
    Hem o bebişin anne-babası uzaydan gelmiş değil ki.. Her şeyiyle mükemmel olsun! Onlar da bu dünyanın insanları.. Onlar da kendilerinden önceki kuşaklardan genetik bazı özellikler almışlar..
    dememişim gibi..

    "insan, çevre yaratığı ve yaratıcıdır."
    dememişim gibi; insana ait her bi özelliğin doğuştan geldiğini savlıyormuşum gibi algılanınca bi garip oluyorum yaa.. Sanki suya yazıyoruz..

    Yine söylüyorum: Ne çocuklar, ne ebeveyn uzaydan gelmiş değil! Bu dünyanın insanları! Hep beraber yaşıyoruz! -En azından şimdilik- "Başka dünya yok!"

    "bunun genetizmle falan da alakası yok " dediğimizde çoook büyük bir şeyi atlarız.. Yani bundan önceki kuşaklarda böyle bir şey yoktu, bu sadece bu insanlara özgüdür.. Çocuklarına sakatlardan korkmaları gerektiğini öğreten insanlar da bunlardır, bu insanlar yok edilirse sorun biter! gibi garip bir sonuca varırız..

    İroni yaparken bile eleştirdiğimiz kişilerin mantığıyla 'kanlı-bıçaklı düşmanmış gibi' "cephe" açarsak bir yere varacağımızı hiç sanmıyorum!

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: cicikıs Mesajı Gör
    Ben de bir zamanlar sakat bir çocuktum ve sakat olmayan anne babaların sakat olmayan çocukları tarafından köşe bucak kaçmak zorunda kaldım çoğu kez. Beni ilginç/değişik/anormal buldukları için taşlandım, aşağılandım, incitildim.
    Yalnız değilsin!! Buradaki çoğu kişi -ben dahil- benzer şeyleri yaşadı/yaşayacak! Ama bunlarla mücadele, tekil ve agresif olmaktan çok örgütlü ve akılcı düşünce ve davranışlardan geçer!

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: cicikıs Mesajı Gör
    Çocukları korkutan bence mana veremedikleri şeyler. Bir açıklama yaparsanız daha fazla irdelemiyorlar.
    Sadece çocukları mı?! Büyükleri de, bizi de.. "Mana" veremediğimiz/açıklayamadığımız o kadar çok şey var ki! Görüyoruz; kimimiz 'ceza' diyor nefret ediyor, kimimiz 'ödül' diyor seviniyor. Biz bile 'ayağı yere basan' cümlelerle açıklayamazsak durumumuzu çocuklara nasıl anlatacağız? İngiliz ebeveynin durumu da böyle olabilir! Açıklama yapamayınca film kopuyor!



    Teratophobia- Özürlü bir çocuk sahibi olma veya özürlü insan fobisi. Benden bu kadar..Fobi-korku, genetik-sonradan kazanılmış olması beni aşar.

    Not 1: Rekursion'a: Rekucum, ne yaptığını gördün mü yaaa? Bu yaptığına "cımbızla laf çekmek" denir.. Daha çok da siyasi demagoglar tarafından kullanılır.. Konuyu saptırmak, gündemi değiştirmek amacıyla anlamsızca sakız edilir.. O lafın öncesinin ve sonrasının hiçbir önemi yoktur onlar için!

    Not 2: Bir buçuk parmakla klavye kullanıyorum! Uzun yazılarımı yazmakta ve okumakta zorlanıyorum! Tekrar tekrar yazdırarak yormayın ve üzmeyin beni..

  12. #57
    Üye
    ECOnomiST Avatarı

    Üyelik Tarihi
    28.09-2007
    Son Giriş
    17.11-2017
    Saat
    18:40
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    274
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    uzmeyin baben abimizi ulennnn..

    ben bile yormayayım diye fazla muhalefet olmuyorum... ama abi bi yerde de adamın canına tak ettiriyorlar be abicim... salya sumuk içinde haykırırcasına, içimizden gelenleri yazabildiğimiz şu nadide sitemizin kıymetini bilmek gerek...

    bu konudaki tavrımızı yel değirmenlerine saldıran donkişot abimizin çabasına benzetiyorum...

    ve itiraf ediyorum... aynaya bakmaya ben bile korkuyorken karşımda benle oturup konuşmak zorunda olan kişileri neyle suçluyabilirim ki?...

    çamurdan çanaklar çömlekler yapan ustanın elinden çıkan eseri göz önune alıyorum... eğer ustası bunu eğri buğru yaptıysa; çanağın bunda suçu ne? çanağı alak istemeyen ( sevgili) muşterinin kabahati ne? ve en önemlisi bunu kabullenip almış olan çanak sahibinin aldığı çanağın içine en sevdiği çiçeği (kalbini) koyarak camının önune koyduğu bu çanağa7çömleğe/vazoya bakanların hissettikleri şeyin adı ne?

    bilinçli muşteri diye adlandırdığımız toplumumuzun bize bakış açısı işte bu kadar basit bir anlatımla ifade edilebilir...

    zaman zaman kendimi raflarda terkedilmiş ve alıcısı olmayan urunlere benzetmemde burdan ileri gelmektedir... biraz tozlu biraz modası geçmiş... ancak işlevini hiç kaybetmemiş...

  13. #58
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: ECOnomiST Mesajı Gör
    uzmeyin baben abimizi ulennnn..
    Saolasın..

  14. #59
    Üye
    Cigdem Kuyucak Avatarı

    Üyelik Tarihi
    01.08-2008
    Son Giriş
    20.07-2013
    Saat
    17:25
    Yaşadığı Yer
    Antalya
    Mesaj
    168
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bu konu benim için kapanmıştı ama insanoğlu boşveremiyor galiba.

    Sanırım milletçe konu saptırmayı çok iyi başarıyoruz. Elalemin memleketindeki TV çocuk programı ile başlayıp nerelere gelebildik.

    Cicikıs "Ben de bir zamanlar sakat bir çocuktum "demiş.
    Eh burası engelliler için bir siteyse %80 engelli vardır sanırım. Onun için bende şu kadar sakatım yok ben senden daha sakatım, vallahi ben daha daha sakatıma gerek yok.
    Sizin nasıl incinebildiğinizi az çok anlıyorum. Ancak Ortaçağda mı yaşadınız, hangi memlekette yaşadınız da taşlandınız bunları anlamış değilim.
    "Empati yapamayışınız yüzünden hatırlamak istemediğim bir çocukluk anımı yazmak zorunda kaldığım için fevkalade mutsuzum" demişsiniz not olarak. Bu notunuzla kendimi suçlumu hissetmem gerek anlayamadım. ,yada kimin yerine kendimi koyacağımda, anlamaya çalışacağım.
    Evet aslında ben empati yaptım ama karşı taraftan; sanırım bu pek hoşunuza gitmedi.
    Zaten empati tam aksinin yerine koymak değilmidir kendini....

  15. #60
    Üye
    Rekursion Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.12-2003
    Son Giriş
    18.03-2017
    Saat
    16:40
    Yaşadığı Yer
    Alamanya
    Mesaj
    618
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    lütfen sakin ol, babenjim ...ne yapmishim ki ben sana, farkinda degilim, gercekten de degilim ...


    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Baben Mesajı Gör
    E.. Rekucum.. Yukarıda "genetik şifreleme" dedim ya!.. Bu şifreleme olayı herkeste ama herkeste değişik oluyor.. Bu nedenle matematiksel kesinlik aramak yanlış! Matematikte/PC'de ikili sistemi benden iyi bilirsin.. Doğru ya da yanlış! Normal ya da anormal! Siyah ya da beyaz! Üçüncü bir seçenek yoktur! Ama sosyal yaşamda "gri ve tonları" da mevcut.. O nedenle, bu mantıkla bakınca olaylara, bir sonuca varılmıyor!
    felaket taktin kafayi shu genlere, babenjim yaw =)p... (bi süre icin fa forumundan uzak mi tutsak seni, napsak, hem dinlenirsin biras )...

    ikili sistem mantigiyla siyah ya da beyaz diyerek yaklashamam belki bu olaya ama "gri ve tonlarini" siyaha ya da beyaza oldukca yaklashtirabilen "ampirik" diye bi kavram vardir bilimde - özellikle de sosyal bilimlerde - dicem ama bu sözcügü kullandigi icin bi zamanlar fuzulim arkadashimizin bashina gelenler (yaptigi deneyimler) benim de bashima gelir diye korkuom acikcasi ... ve büük bi ihtimalle, senin shu dogrulugundan hic shüphe etmio göründügün ve benim tam anlayamadigim "duygularin, düshüncelerin vb. genetik shifrelenmesi" teorisi bile kullanmaktan korktugum o kavramin bashinin altindan cikmishtir, ikili sistemin degil ...


    neyse... asil birileri cikip da "benim cocugum eksik uzuvlu insanlardan korkuyo; demek ki bu dogaldir; demek ki degishtirilemez (en azindan bin yil sürer); demek ki amputeler cocuk programlarindan uzak tutulmalidir" dedigi zaman ikili sistem mantigiyla olaya bakarak (gerci pek bakamio, ciddi bi mantik hatasi yapio) bi sonuca varmaya uurashmio da...... bizler "iyi ama korkmayan cocuklar da var, cerrie burnell'in o programi sunmasindan oldukca memnun olan, hatta bunu cok güzel bi firsat bilen ebeveynler de var!... durum böyleyken amputeleri/sakatlari cocuk programlarindan menetmek dogru olur mu, kimin hakki olabilir böyle bisheye?" diye karshilik verdigimiz zaman mi matematiksel kesinlik aramish oluyoz?...

    gri tonlar arasinda siyaha ya da beyaza en yakinini (ampirik cözümü - ooops ) aramak icin"korkan varsa korkmayan da var, acaba neden?" sorusunu soruyo olmayalim? ... tam da pc mantigindan uzaklashmak (ya da; uzak oldugumuz ) icin klavyelerimize ishkence cektirio olmayalim? =)p...


    senin rahatsiz olma sebebini anlayamadim, babenjim... samiimi olarak söylüom ki anlayamadim... kime, neden kiziosun?... yorulmalarinin, üzülmelerinin kaynagi olarak beni göstermen de beni üzdü =(... cimbizla laf cekmek icin, söylediklerini anlamsizca sakiz etmek icin degil de gercekten anlamadigim icin, konunun biraz daha aciklanmasini istedigim icin sormush olamaz miyim o soruyu?...

    sevgiler...



    oturanboga'ya not; 11 den fazla grafik kullanabilmek istiom... lütfen, shunu hic olmasa 15 yap, gözünü seviym, yaw =)...




Sayfa 4 / 6 İlkİlk 123456 SonSon