Sayfa 3 / 6 İlkİlk 123456 SonSon
Toplam 82 mesajın 31-45 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #31
    Forum Moderatörü
    Life Avatarı

    Gerçek Adı
    ---
    Üyelik Tarihi
    17.07-2005
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    20:07
    Yaşadığı Yer
    Türkiye
    Mesaj
    2.702
    Alınan Beğeniler
    86
    Verilen Beğeniler
    75

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    programın sunucusunu değiştirmek o engelliyi işsiz bırakmak yerine gündüz kuşağında bir program yapması sağlanabilir küçük yaştaki çocuklarında engelli kavramını anlayabilmeleri sağlanabilirdi ancak her yerde olduğu gibi burdada maalesef engellilere yönelik dışlanma sözkonusu

  2. #32
    Üye
    neptune Avatarı

    Üyelik Tarihi
    24.04-2005
    Son Giriş
    04.07-2010
    Saat
    11:05
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    459
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bu çocuklar neden ekrandaki bir siyahtan korkmuyor? Kilolu bir teyzeden? Ya da bir burkalıdan? Ama bence en önemli soru "neden bazı ailelerin çocukları korkarken bazıları korkmuyor" olmalı.

    İngiliz aile olasılıkla kendi önyargılarını, ayırımcılıklarını yansıttıkları çocuktan korku şeklinde tepkiler almışlardır. Eğer 50 yıl önce TV olsaydı ve bu çocuk programını bir siyah sunsaydı, çocuklar ondan da korkacaktı.

  3. #33
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    21:36
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    59
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sevgili Abdullahtr,benim anlamadığım akşam ya da sabah farkeden ne olacak...Gündüz korkmayacak mı çocuklar?Spikeri gündüz programına aldıklarında, topluma etkisi daha mı farklı mı olacak?
    Spikerin o programın devam etmesini desteklemeliler bana göre...İnsanlara ne kadar taviz verirsen,daha fazlasını isterler.Bu sefer engelliler sokağa çıkmasın,çalışmasın,gezmesin bizim çocuklar korkuyor diye yakınmaya başlarlar...Madem çocuklarını çok korumak istiyorlar,başka TV kanalı mı yok çocuklarına izletecekleri,onları engellilerden koruyacak,korkutmayacak,mutlu mesut yaşamalarını sağlayacak bir dolu programlar vardır...Olmadı aileler,pembe hayallerle süslü hikayeler okusunlar çocuklarına...Cam faunusda büyütsünler...O zaman korkusuz ve kaygısız çocuklara sahip olurlar...

  4. #34
    Üye
    cicikıs Avatarı

    Üyelik Tarihi
    27.12-2008
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    14:31
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    557
    Alınan Beğeniler
    41
    Verilen Beğeniler
    29

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Serdar Bilgili'nin "Engelleri Kaldıralım" fotoğraf sergisine giden yada resimleri hatırlayan var mı? Ampüte cennetiydi adeta iki kolu iki bacağı vs. bir sürü azası eksik engelli arkadaşların resimleri. Yeğenimi o sergiye götürdüğümde 3,5 yaşındaydı. Resimlerin altında açıklamaları vardı bütün resimleri tek tek inceleyip nasıl engelli kaldıklarını ve başarılarını okuduk. Kimi trafik kazası geçirmiş, kimi doğuştan vs. ve bu kadar basitdi. Çocukları korkutan bence mana veremedikleri şeyler. Bir açıklama yaparsanız daha fazla irdelemiyorlar.

    Yeğenim şimdi 6 yaşında ve onu engelli seyansına katıldığım havuza götürüyorum zaman zaman. Bir çok engelliyle birlikde yüzüyorum o da tribünden bizleri izliyor. Soyunma odamıza geliyor hiç bir zaman gördüklerini ne yadırgıyor ne de onlar hakkında bana soru soruyor. Sokakta parmağıyla kimseyi göstermiyor, kimseyi bakışlarıyla taciz etmiyor.

    Çizgi film kanallarında yayınlanan garip garip yaratıklar 8-10 kollu 4-5 gözlü varlıklar, sürekli şiddet ve kan gördüğümüz şeyler için kazan kaldırsınlar.

  5. #35
    Üye
    Cigdem Kuyucak Avatarı

    Üyelik Tarihi
    01.08-2008
    Son Giriş
    20.07-2013
    Saat
    17:25
    Yaşadığı Yer
    Antalya
    Mesaj
    168
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    İngiliz ebeveynler tek kollu sunucunun çocuk programı yapmasını istemiyormuş.
    Engellilere ön yargı ile yaklaşılıyor diye bağıran biz, şimdi ön yargı ile ebeveynlere kızıyoruz. İtiraz eden arkadaşlarında bu kadar ön yargılı olduklarına şaşırıyorum doğrusu. Televizyon büyük kitlelere hitab ettiğine göre bir çok yaş grubundan çocuk izliyordur. 5 yaşındaki çocukla 9 yaşındaki çocuğun algılaması elbette farklıdır. 5 yaşındaki bir çocuk kendisinden farklı insanlara şaşkınca bakar ama bir uzvunun olmadığı bir insandan ürkebilir bu da son derece doğaldır. Hiç bir şekilde, eğer çevresinde engelli biri yoksa 5 yaşındaki çocuğa bunu anlatmanız mümkün değildir.
    Benim oğlum ilk engelliler basket maçını izlediğinde eve karnına ağrılar girerek gelmişti. (ki tekerlekli sandaliye ye alışıktı.) Bir dahaki sefere maça gitmek istemedi.

    Engelli bir anne olarak diyorum ki: Söz konusu çocuğunuz ve onun psikolojisi olunca başkaları ne düşünür, engelliler gücenir mi diye düşünmüyorsunuz.

  6. #36
    Üye
    Rekursion Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.12-2003
    Son Giriş
    18.03-2017
    Saat
    16:40
    Yaşadığı Yer
    Alamanya
    Mesaj
    618
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Cigdem Kuyucak Mesajı Gör
    5 yaşındaki bir çocuk kendisinden farklı insanlara şaşkınca bakar ama bir
    uzvunun olmadığı bir insandan ürkebilir bu da son derece doğaldır.
    o halde 5 yashindan daha önce sakatligi olan insanlarla karshilashma shansi taninmali cocuklara ... belki o zaman onlara bishiler anlatmaya gerek bile kalmaz ... hem sakatlardan korkmak o kadar dogalsa, sakatlik -dogasi geregi- görünce korkulmasi gereken bisheyse (neptune'nin dedigi gibi) neden korkmayan cocuklar da var?... anormal mi o cocuklar?...


    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Cigdem Kuyucak Mesajı Gör
    Benim oğlum ilk engelliler basket maçını izlediğinde eve karnına ağrılar
    girerek gelmişti. (ki tekerlekli sandaliye ye alışıktı.)
    Bir dahaki sefere maça gitmek istemedi.
    peki bashka sebepten dolayi karnina agrilar girmish olamaz mi... o kadar cok sayida sakati bi arada görmenin, (tekerlekli sandalyeye alishik olan) oglunun sindirim sistemine fazla agir geldiginden o kadar emin misin gercekten, yoksa tahmin mi yürütüosun?... hic mi bashka bi ihtimal yok?... konushtun mu kendisiyle, sordun mu inceledin mi gittin mi bu konunun üstüne?... bi dahaki sefere maca gitmek istemediyse maci (veya sandalyeyle oynanan versionunu) sevmemish olamaz mi?... o güne kadar (saglamlarin oynadigi) basket maclarina severek, kosharak gidio; gülerek, oynayarak mi dönüodu hep eve?...

    peki, farz edelim ki gercekten o sebepten agridi karni; yegenim okula ilk bashladigi zamanlarda hergün karin agrisiyla okula gidip karin agrisiyla eve geliodu, hatta bi seferinde kusmushtu bile... sen yengemin ve abimin yerinde olsan ne yapardin, cocugum daha cok kücük, okulun önemini anlatamiom bi türlü, psikolojisi msikolojisi bozulur yollamayiveriym okula mi derdin... bi süre karni agridi, sonra alishti, güle oynaya gitti geldi (ha! belirteyim de; sinif arkadashlarinin da ögretmenlerinin de uzuvlari hep yerli yerindeydi, hicbiri sakat degildi )... sahi, oglunun gittigi anaokulunda/okulda bazi uzuvlari olmayan sinif arkadashlari olsaydi ne yapardin?... göndermez miydin cocugu, okulu mu degishtirirdin, uzvu olmayan cocuklara ille de protez giydirin diye tutturur muydun?... cocugunun "psikolojisini kurtarmak" icin nasi bi yol secerdin?... hadi farz edelim ki sakat cocuklari ve saglam cocuklari güzelce (usulünce) ayirdik ve kendilerine has okullara yolladik... sakat cocuklarin psikolojisini nasi kurtaricaz?... e, madem o kadar dogal, onlarin birbirinden ve ceshit ceshit sakatliklarindan korkmaya hakki yok mu?...


    hayir hani, önyargilarimi kirmak icin soruyom bu kadar cok soruyu, yanlish anlashilmasin... ayrica, babenjimin ima ettigi gibi günah kecisi arayan var mi burda gercekten?... ortada yanlish bi davranish, yanlish bi tutum olduguna inanarak tepki gösterioruz kendimizce... yoksa günahlarimi sirtina yükleyebilicem birilerini bulma cabasinda degilim shahsen (en azindan bilincli olarak yapmiom öle bishe )... ve bu mesele "engellilerin gücenmesine" indirgenicek kadar önemsiz deil, cok daha ciddi bi mesele bence... ... engelli bi anne olarak, tek kollu kadinin cocuk programi yapmasini istemeyen ebeveynleri desteklemen cokta fazla etkilemedi beni acikcasi, sevgili ciigdem kuyucak... eger onlar engelli olmadiklari icin öyle davrandiklarini düshündügümü düshünüosan yaniliosun - bunu da söylemish oliym da ... engellilerin önyargi, ayrimci tutum gibi kötü alishkanliklardan uzak, incelikli, harika birer insan olduklarini hic bi zaman iddia etmedim, etmiom, etmem de!... kendimi de o alishkanliklardan uzak görme cesaretini -cok istesem de- bulamiom ve önyargilarimi kirmayi basharan herkese teshekkürü bi borc biliom ...


    sevgiler ...

  7. #37
    Üye
    Cigdem Kuyucak Avatarı

    Üyelik Tarihi
    01.08-2008
    Son Giriş
    20.07-2013
    Saat
    17:25
    Yaşadığı Yer
    Antalya
    Mesaj
    168
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sevgili Rekursion;
    Hiç bir sağlam anne-baba çocuğuna durduk yerde sakatlığı anlatma gereği duymaz. Hele 5 yaşındaysa bu çocuk ,ailenin aklının köşesinden geçmez. Bu daha sonraki aşamadır ve okulda başlar ailelerde isterse devam eder anlatmaya.
    Gelelim çocukların sakatlardan korkmasına sanırım cümlem yanlış anlaşıldı.
    Benimde yeğenlerim benimle büyüdü ya da oğlum, elbette farklı algılayacaktır sakatlığı diğer çocuklardan. Hayatında hiç engelli görmemiş çocuklardan bahsediyorum.
    Sandalyede giden yada salanarak yürüyen ,göremeyen ,duyamayan ...engelliden korkmaları değil burada söylediğim.
    Eksik uzuv çocukları korkutabilir dedim. Çocukların hayal dünyası o kadar geniştirki, olmayan bir kolun belki de gece ayaklanıp yanına geldiğini bile düşünebilirler..
    Bunu özellikle TV için söylüyorum. Eğer sınıflarında varsa böyle bir arkadaşları inan herşey daha kolay olurdu.En azından o arkadaşına sorarak algılamaya çalışırdı.
    Oğlumun basket maçı ardından karnının ağrımasına gelince; tabiki gerçekte karnı ağrımamıştı. Bir sürü sakatı bir arada görmek onların sık sık düşmesi,onun canını sıkmış ve üzmüştü. Karnım ağrıyor demesi "beni bir daha götürmeyin" demekti. Bundan sonraki maçlar için karar onundur isterse gider,istemezse gitmez. Bazen yine karnı ağrıyor (aynı yeğeniniz gibi) okula yada dershaneye gitmemek için, ama bu gibi durumlarda karar senin demiyoruz ,bir vitamin şurubu verip bununla geçecek hadi iyi dersler diyoruz.
    Kısacası ,zamanla sakatlara yapılan davranışlara gülüp geçmeyi yada çocukların senden daha önemli olduğunu yaşam sana öyle bir anlatıyorki, buna kendin bile şaşıp kalıyorsun...

  8. #38
    Üye
    ECOnomiST Avatarı

    Üyelik Tarihi
    28.09-2007
    Son Giriş
    17.11-2017
    Saat
    18:40
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    274
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    hepimizin bildiği ama kendimize bile itiraf edemediğimiz bir durum bu...

    böyle haberleri okuyunca kendimi fabrikada uretilen defolu mallara benzetiyorum...

    hiçbir halta yaramayan, kendisine bakılınca hep ilk önce eksikliği göze çarpan, boktan bir hayatı yaşamak zorunda olan, ayrıca bu lafları deme luksude olmayan birisiyim...(dersek isyankar oluyoruz...)

    bazen duşunuyorumda neden yaşamak zorundayımki bunca eziyeti...

    şairinde dediği gibi... ölümü özlüyorum anne, yaşamak isterken delicesine...

  9. #39
    Üye
    mezopotamyali kederi Avatarı

    Gerçek Adı
    ASYA
    Üyelik Tarihi
    02.02-2008
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.371
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: ECOnomiST Mesajı Gör
    hepimizin bildiği ama kendimize bile itiraf edemediğimiz bir durum bu...

    böyle haberleri okuyunca kendimi fabrikada uretilen defolu mallara benzetiyorum...

    hiçbir halta yaramayan, kendisine bakılınca hep ilk önce eksikliği göze çarpan, boktan bir hayatı yaşamak zorunda olan, ayrıca bu lafları deme luksude olmayan birisiyim...(dersek isyankar oluyoruz...)

    bazen duşunuyorumda neden yaşamak zorundayımki bunca eziyeti...

    şairinde dediği gibi... ölümü özlüyorum anne, yaşamak isterken delicesine...
    İmza:

    Mezopotamyali kederi...

  10. #40
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Rekursion Mesajı Gör
    o halde 5 yashindan daha önce sakatligi olan insanlarla karshilashma shansi taninmali cocuklara ... belki o zaman onlara bishiler anlatmaya gerek bile kalmaz ... hem sakatlardan korkmak o kadar dogalsa, sakatlik -dogasi geregi- görünce korkulmasi gereken bisheyse (neptune'nin dedigi gibi) neden korkmayan cocuklar da var?... anormal mi o cocuklar?...
    E.. Rekucum.. Yukarıda "genetik şifreleme" dedim ya!.. Bu şifreleme olayı herkeste ama herkeste değişik oluyor.. Bu nedenle matematiksel kesinlik aramak yanlış! Matematikte/PC'de ikili sistemi benden iyi bilirsin.. Doğru ya da yanlış! Normal ya da anormal! Siyah ya da beyaz! Üçüncü bir seçenek yoktur! Ama sosyal yaşamda "gri ve tonları" da mevcut.. O nedenle, bu mantıkla bakınca olaylara, bir sonuca varılmıyor!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Rekursion Mesajı Gör
    ayrica, babenjimin ima ettigi gibi günah kecisi arayan var mi burda gercekten?... ortada yanlish bi davranish, yanlish bi tutum olduguna inanarak tepki gösterioruz kendimizce... yoksa günahlarimi sirtina yükleyebilicem birilerini bulma cabasinda degilim shahsen (en azindan bilincli olarak yapmiom öle bishe )
    Olmaa mı? Elbette var! (Sen diilsin, merak etme! ) Ama bu keçi biraz farklı! Suçluyu arıyoruz.. Sonra işin kolayına kaçıp "TOPLUM"u suçlu ilan ediyoruz.. "Önyargılı" falan diyoruz.. Olay bitiyor! Oysa bir sorun varsa, sorunun nedenlerini, gelmişini-geçmişini, masaya yatırmadan, yanlışları düzeltmeye çaba harcamadan o 'sorun' ortadan kalkmaz ki!

    "Ön (ve bön) yargı" diyoruz! İşte onun olumsuz olanı da bir tür "günah"tır! Bu da -senin de dediğin gibi- herkeste var! Ama "toplum b/önyargılı!" deyince günahı yükleyecek keçi aramaktan başka bi şey yapmıyoruz! Yasık değil mi keçiye!



    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: ECOnomiST Mesajı Gör
    .. bazen duşunuyorumda neden yaşamak zorundayımki bunca eziyeti
    Sevgili ECOnomiST, hani bi başka konuda tartışmıştık da (aslında sevmem bir konuyu oradan oraya taşımayı. Taş yerinde ağırdır. Ama burada gerekli oldu! ) sen " her zaman ayrımcılıktan yana olduğumu ifade etmişimdir demiştin! İşte biz, sana bu soruyu sordurtan ve karamsarlığa düşmene neden olan şeye; tek kelimeyle "AYRIMCILIK" diyoruz!

  11. #41
    Üye
    ECOnomiST Avatarı

    Üyelik Tarihi
    28.09-2007
    Son Giriş
    17.11-2017
    Saat
    18:40
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    274
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    eğer karamsarlığa duşmem ayrımcılık yaptığım içinse evet kabul ediyorum ve yaptığım şeyin sonuçlarınıda ustleniyorum...

    bazı gerçekleri birarada olarak yada görmezden gelerek, ayrımcılık yapmayarak görmezden gel derseniz bana... kusura bakmayın ama ben buna yokum...

    bana her koşulda senle beraberiz diyen bir kitleye inanmamı kimse beklemesin...

    ayrımcılık yapmamakta bir ayrımcılıktır baben... ayrımcılık yapmayanlar ve yapanlar olarak ayırdın bizi...

    ben derdime ortak aramıyorum... derman aramayı bırakalıda çok oldu...

    tek isteğim gerçeklerle başbaşa kalmak... bunun içinde elimden geldiğimce ayrımcılık yapmaya devam edeceğim...

  12. #42
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: ECOnomiST Mesajı Gör
    eğer karamsarlığa duşmem ayrımcılık yaptığım içinse evet kabul ediyorum ve yaptığım şeyin sonuçlarınıda ustleniyorum...
    Burada bir kavram karmaşası var! Bizim mücadele ettiğimiz "Ayrımcılık", bireysel değildir! Yani sen istesen de ayrımcılık yapamazsın! Bizim muhatap aldığımız; devletin, kamunun, tüzel kişilerin yaptığı ayrımcılıkla ilgili kişiler! Bireyler ancak ondan yana ya da karşı olurlar! Bu da "yapmak" demek değildir!

    Tam anlatamadım galiba.. "Ayrımcılık yaptığın için 'karamsarsın'" demedim! "Seni bu hallere koyan/karamsarlığına neden olan, başkalarının (devletin, kamunun, tüzel kişilerin) yaptığı ayrımcılıktır" demek istedim!

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: ECOnomiST Mesajı Gör
    bazı gerçekleri birarada olarak yada görmezden gelerek, ayrımcılık yapmayarak görmezden gel derseniz bana... kusura bakmayın ama ben buna yokum... bana her koşulda senle beraberiz diyen bir kitleye inanmamı kimse beklemesin...
    Tam tersine! Bunları yapmak, yani "bazı gerçekleri görmezden gelme"yerek onlara karşı tavır almaktır Ayrımcılıkla Mücadele! Çünkü asıl ayrımcılığı yapanlar, bazı gerçeklerin görülmemesini isterler!

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: ECOnomiST Mesajı Gör
    ayrımcılık yapmamakta bir ayrımcılıktır baben... ayrımcılık yapmayanlar ve yapanlar olarak ayırdın bizi...
    İnsanları "ayırmak/sınıflandırmak", "ayrımcılık yapmak" demek değildir ki! Bak bu konuda bir makalem vardı: Ayrımcılık Üzerine . Ayrıca yukarıda dediğim gibi ayrımcılık, bireysel değildir! Yani Baben de yapamaz!

  13. #43
    Üye
    seker kiz Avatarı

    Gerçek Adı
    Melike
    Üyelik Tarihi
    05.08-2008
    Son Giriş
    11.12-2017
    Saat
    00:37
    Yaşadığı Yer
    Antalya
    Mesaj
    1.848
    Alınan Beğeniler
    23
    Verilen Beğeniler
    17

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Olay karşısında şok geçiren sunucu Cerrie Burnell, "Anne babalar, bu kadar ön yargılı olmamalı. Bana bir fırsat daha versinler, çocuklara engelli olmanın ne demek olduğunu anlatayım. Ayrıca engelli birinin televizyonda görünmesi çok önemli. Çünkü biz hayatın her alanında varız" diyerek kendini savundu.

    En güzel cevabı Cerrie Burnell vermiş zaten.
    Önyargılı,insani duygulardan uzak ebeveynler engelli bir insanın korkunç görünümlü bir mahluk olduğunu çocuklarının zihnine bu şekilde yerleştirmeye başlamışlar bile daha küçük yaşta.bunun genetizmle falanda alakası yok.çocuğun daha küçük yaşta engelli insanları görmesi,tanıması bunun doğal bişey olduğunu zihnine yerleştirilmesi gerekli tam tersi.o çocuğun ileriki bi zamanda engelli olmayacağını kimse garanti edemez çünkü.

  14. #44
    Üye
    cicikıs Avatarı

    Üyelik Tarihi
    27.12-2008
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    14:31
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    557
    Alınan Beğeniler
    41
    Verilen Beğeniler
    29

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Ya biz sakat insanlar çok kalabalık değilmiyiz? 8,5 Milyon sakat insan breh breh breh...

    Bu gün tv de görmese bizi çocuklarınız belki bir otobüste rastlarlar. tekerlekli sandalyesiyle binmiş hadsiz, bir başına üç kişilik yer kaplıyor. Zaten otobüs de kalabalık. Niye şunlar evinde oturmazlar ki!

    Bir sağlık kurumuna gidersiniz tek kollu bir hemşire çıkar karşınıza. Korku filimi gibi dimi tam. Çocuğa var olan tek koluyla aşı yapmaya kalkar eyvahhhhhhhhhhh gitti çocuğumun pskolojisi. Hem tek kollu bayan hemşire mi olur yaw

    Pazara alış verişe gidersiniz iki bacağı olmayan çocuk size sarmısak satmaya çalışır. Hay aksi şeytan ya bunlarında ne zaman insanın karşısına çıkacağı belli olmuyor ki . Gitti çocuğumun psikolojisi. Bunları pazara sokmamak lazım aslında.

    Derken yaz tatili gelir güneye bütün sakatlıklardan uzak her şeyin pespembe olduğu kıyılara vurmak istersiniz kendinizi. Plajda bir bacaksız daha Yüzmeye çalışıyo aklı sıra eeeee ya benim çocuğumun pskolojisiii!!! Gittii !!!

    Ya ne kabustur bu uyanmaya çalışırsınız yoksa cadılar bayramı geldi de bizmi farketmedik!

    Aslında Hitler büyük insanmış bela potansiyeli varsa yak kurtul. Dile kolay 8,5 milyon sakat yak yak bitmez. Küllerini savur, kalanından da sabun yap insanlığa bir hizmet olsun. Zira hayatta kaldıklarını sürece çocuğumun pskolojisi tehlikede. Ana yüreği işte düşünmek zorunda sakatlar gücenecek diye ihmal edemez bunu.

    Not: Rekursion'a selam

  15. #45
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    21:36
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    59
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    cicikıs tatilmizi de yedin hadi bakalım,yılda bir kere Güney sahillerinde yüzüyormuş gibi yapıyordum...
    Benim sakatlığım yüzünden cici çocukların psikolojisi bozulmuş da haberim yokmuş




Sayfa 3 / 6 İlkİlk 123456 SonSon