Sayfa 5 / 7 İlkİlk 1234567 SonSon
Toplam 102 mesajın 61-75 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #61
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    21:10
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    58
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Yavuz_can "Davul bile dengi dengine çalar" bir deyim...Eşitliği açıklamay çalışmış,ama engelliler için söylendiğinde incitici oluyor...

    Bu konuyla ilgili bir de şiir var:

    "Davul bile dengi dengine çalar
    O senin dengin değil
    Yüreğinden onu söküp at çıkar
    O sana layık biri değil"

  2. #62
    Üye
    seker kiz Avatarı

    Gerçek Adı
    Melike
    Üyelik Tarihi
    05.08-2008
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    00:37
    Yaşadığı Yer
    Antalya
    Mesaj
    1.848
    Alınan Beğeniler
    23
    Verilen Beğeniler
    17

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Davul dengi dengine çalar sözü aslında bir anlamda gerçeklik payı olan bir söz.bunu önyargılı bir şekilde bi mecburiyetmiş gibi ele almak yerine gerçekçi bakış açısıyla ele almak daha doğru olur bence.mesela bir yazı okudum geçen gün.bilimadamları tarafından yapılan araştırmalarda insanların genelde kendi benzerlerine aşık oldukları benzerleriyle arkadaş oldukları anlaşılmış.kendimiz gibi olan insanların yanında daha rahat olduğumuz bir gerçek arkadaşlar bunu inkar etmeye gerek yok.ancak tabi bu birbirimize bağımlı olduğumuz anlamına gelmiyor.tercih meselesi.

  3. #63
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    21:10
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    58
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sevgili Pasaman,konumuz sosyolojik dirayetsizlik zaten...Hayat metropoldan ibaret değil,Anadolu'nun en ücra köşelerinde hayat nasıl akar,insanlar nasıl düşünür,nasıl yaşar görmek gerekiyor.Geleneklerin,göreneklerin,törelerin ne kadar katı olduğunu,bireye yaşam alanı bırakmadığını da görmek gerekir...Topluma karşı,psikolojik dirayet göstereceğim diye insanlar canlarını feda etmişler...Tabi bu kadarı yetmiyor,kültürü değiştirebilmek için yüzyılların geçmesi gerekiyor,hemencecik değişen bir şey değil...Belki 1000 yıl sonra Sosyolojik ve psikolojik dirayetten bahsedebiliriz...
    Anarşizim otoriteye, kurumlara ve hiyerarsiye karşıysa eğer,aile gibi bir kurumun varlığını sürdürmesi mümkün mü?Anarşizimde aile diye şeyin olmaması gerekiyor...Meşruyeti olmayan birliktelikler olacak,o aile mi olur?Bildiğimiz aile modeli olmaz sanırım,kadın ve erkek olabildiğince özgür,hesapsız bir yaşam modeli...Otorite de yok,köle de yok...Çevresel baskı da yok...Eşitlik ve özgürlük var...

  4. #64
    Üye
    monalisa Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.04-2008
    Son Giriş
    14.01-2016
    Saat
    21:05
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    335
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Kuyucak demiş ki:

    Sevgili Monalisa anladım boş ve boşlukta değilsin..
    Anlaşılmak ne hoş!

    Kuyucak demiş ki:
    Fakat çok acele etmeyelim istersen.. Sindire sindire yazalım.. Bizlere anlatacakların var.. Bizlerinde sana naçizane anlatacaklarımız var.
    Çevremde o kadar boş insan olunca ben de açlığımı burada doyuruyorum. :)

    Kuyucak demiş ki:

    Sartre ve Nietzche ‘den etkilenmeyen yok bu dünyada merak etmeyin..


    Nerden biliyorsunuz? Anket mi yaptınız?

    Kuyucak demiş ki:

    Anarşistliğe gelince.. Bizimki teoride kaldı.. Keşkeler de kaldı..


    İşte çelişki!

    Kuyucak demiş ki:

    Umut fakirin ekmeği ye memet ye… Bizimki o hesap işte.. Size başarılar..


    Benim sorduğum sorulara yanıt vermemişsiniz. Teorik olarak tartışılan bir konudan direkt olarak bana kimi atıflarda bulunarak konuyu kapatmaya çalışmışsınız. Neden dersiniz? Kendi görüşünüzü temellendirememişsiniz.

    Kuyucak demiş ki:

    Dağıtalım konuyu ama hep birlikte..
    Dağıtılan birleştiriler de…

    Canınız sağolsun…

    Empatizan demiş ki:

    Ben kendimi anarşist olarak görmesem de toplum dediğimiz etrafımdaki azınlık beni anarşist olarak tanımıyor sevgili Monalisa.
    Anladıysam Arap olayım! Siz hangisisiniz? Anarşist mi? Değil mi?

    Empatizan demiş ki:

    Şimdiki aklım olsaydı …. Diye başlayan onlarca cümle kuruyorum. Medeni kanun hükümlerine bağlanmış evlilik sözleşmelerinden nefret ediyorum. Güya kadını korumak için düzenlenmiş bu kanunlar, bazı durumlarda insana tam bir cehennem azabı çektiriyor.
    Evliliğe karşı değilim. Hatta etraf beni her ne kadar anarşist olarak bellese de meşruiyetten yanayım.
    Hem meşruiyetten yanasınız. Hem de evlilik insana cehennem azabı çektiriyor diyorsunuz. Şimdi kafamız karıştı. Evlilik, ikisinden biri mi? Yoksa hiçbiri mi? Bir şey, hem o hem bu olabilir mi?

    Pasaman demiş ki:

    Monalisa, bu şiarıma uygun değil. Evlilik benim fikri meskenimde; farklı biyolojik bedendeki soru mihenk bir soru. Zaten buna “Evet. Köleleştirir…” cavabını vermek benim kalplerin, tıp dediğimiz pozitif ilmin aksine yürek olarak yek bir bedende hayat bulmasıdır… Ötesi benim tasvirim dışında kalır… Hiçbir gönüllü bağlılığı da kölelik olarak adlandıramam... Emma denilen hatunla ortak bir paydamız yok bu konuda…
    m o hem bu olabilir mi?
    Valla! Pek metafizik laflar etmişsiniz. Hiçbir temeli olmayan sözler… Bunlar bana faso fiso geliyor. Eğer, evlilik görünmez bağlarla birbirine bağlanmak ise, neden devletin önünde bir sözleşmeyle bunu tüm topluma gösteriyoruz? Böyle bir şeye neden gereksinme duyuyoruz?

    Tabii ki, Emma’yı tartışmıyoruz burada. Ama Emma hiç olmazsa muhalefet etmek için muhalefet yapmıyor. Bunu eylemleriyle gösteriyor.

    Onun başkaldırısı insanın düşünce dünyasını altüst ediyor.

    “İş isteyin. Eğer iş vermezlerse, ekmek isteyin. Eğer ekmek vermezlerse zorla ekmeğinizi alın. “ diyor.

    Dahası var mı?

  5. #65
    Üye
    meltem_ Avatarı

    Üyelik Tarihi
    30.11-2006
    Son Giriş
    28.03-2017
    Saat
    16:30
    Mesaj
    122
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    selam arkadaşlar. bu forumu okuyunca inanın geçmişime döndüm gözyaşlarımı tutamadım. hayatım boyunca asla unutamayacağım anımla yaşıyorum. zamanında bizde genç olduk sözde dayımın oğlu bana aşık peşimden çok koştu ama ben bir engelli olarak kalbim asla SENİ SEVİYORUM diyemedim. sevdim ama asla söyleyemedim. zaten sevdiğim çocuk akrabamdı dayımın oğlu ve yengem bunu duyuyor bana çok hakaret etti çalıklığınla nasıl oğlumu seversin haddini bil dengeni bul yıkıl karşımdan sözleri beni bitirdi. ondan sonra asla aslaa bir başkasını sevmeye cesaret edemedim (((

  6. #66
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Monalisa;

    Bizim boş olmadığımız ima ederek gönlümüzü aldın..Teşekkür ederim kendi adıma..

    Nietzche’den etkilenmeye gelince.. Bazı düşünürler vardır.. Karşı düşüncede olanlar bile karşı düşüncesini yazarken onu bilmeye muhtaçtır.. Karşıtlığını kişisel almayın lütfen, taşıdığı düşünsel akımın yani Romantizmin zirvesidir o.. Romantizme karşı savaş açanlar bile onu tanımak zorundadır.. Örneğin bir çok kadının içinde yatan Emma bile onu tanır. Etkilenmiştir.
    Dedim ya, bazı insanları tanımak zorundasınızdır.. Tabiî ki düşünce diye bir derdi olanlar için diyorum bu sözleri .. Yoksa böyle bir derdi yok yığınların.. Niye bu kadar önemli bu adamın dedikleri.. Toplumun baskısını ciğerinde en iyi duyan kişide o yüzden.. Toplumun biz ağzımızla kuş tutsak değişmeyecek önyargıları için ondan öğreneceklerimiz var..
    En başta geleni ise; yahu sürü diye kimseyi iplemeyen ben, sağlam diye mi ipliyeceğim bir çok koyun saydığım kişiyi.. Toplum kendi bireylerini hizaya getiredursun.. Beni yok saysın..
    Ben onu çoktan yok saydım.. Fakat içinde de yaşamak zorundayım.. Oda beni taşımak zorunda.. Merak etmeyin..

    Biraz ders gibi olacak ama olsun; Arşi yönetim demektir.. An yok demektir..Eski Yunaca’da..
    Anarşi yönetime, yönetilmeye karşı çıkılması anlamını taşır.. Anarşist aslında kurallara karşı
    anlamına gelmesi gereken bir kavramdır..

    Birde şunu ekleyeceğim.. Bilmek ayrı bir şeydir.. Bildiğini yaşamak ayrı bir şeydir.. Umarım
    sen bildiklerini yaşarsın.. Düşündüğün kişi olabilirsin.. Fakat şunu deme bana olur mu?
    ‘’Yaşadığın adamı düşün.. Yaşadığın adam ol’’..

    Not; İstanbul’a yolum düştü yarından sonra.. Gelince bakacağım yazılanlara…

  7. #67
    Üye
    monalisa Avatarı

    Üyelik Tarihi
    15.04-2008
    Son Giriş
    14.01-2016
    Saat
    21:05
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    335
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Meltem diyor ki:

    Ben bir engelli olarak kalbim asla SENİ SEVİYORUM diyemedim.
    Tam da sorun burada. Öncelikle, engelsiz olanı sorgulamadan önce bir engelli olarak kendimizi sorgulamamız gerek. Niçin biz toplumun normlarına göre kendimize anlam biçiyoruz? Kendimizi diğerlerinden değersiz, sevilemez, güzel olmayan biri gibi tanımlıyoruz?

    İşte tüm bu normları ben kendi adıma red ediyorum.

    Sevgili Kuyucak!


    Niçe, felsefeyi darmadağınık etmiştir. Sistem kuranlar, ahlaksızlardır der. Niçe’ye kadar filozoflar belirli ilkeler koymuşlardır. Bu değerlere göre yaşayın demişlerdir. Niçe, hiristiyanlığı ve kapitalizmi yerle bir etmiştir.

    Bütün sorun şudur? Nasıl yaşacağız?

    Niçe’nin yanıtı:

    “ Uçuruma bakar gibi bakacaksınız. Yoksa mağaradan çıkamazsınız “ der.

    Kapitalizmi eleştirmesi çok ağırdır. Kapitalistleri ahlaksız olarak eleştirir. Çünkü, ne kadar metaya sahipsen o kadar ahlaklı sayılırsın. Ahlaki değerler, nesnelere bağlıdır, der.

    Sürü insanı, doğduğu değerler dünyasında yaşar. Özgürleşme gibi bir sorunu yoktur. Gözü de yoktur. Kulağı da… Kafası da… Gönlü de… Kendisinin değildir onlar… Başkasına göre yaşar. Bu anlamda Niçe, yanlısıyım ben de…

    Sevgili Kuyucak!

    Biliyorsunuz, üst insana yani özgür insana ulaşmak için edilginliği aşmak gerekir. Etkin nihilist, yalnız kendisinin değil başkalarının da yolunu açar. Siz neden bu kadar edilgen bir tutumu yeğliyorsunuz? Bunu anlamadım işte.

    Teori ile pratikteki ayrılığın ne olduğunu biliyorum. Evet, insanın istediği gibi bir insan olması çok zor. Ama eğer bildiklerimizi içselleştirmeksek, o bilgileri belleğimizde bir yük gibi taşırız. O zaman da, bildiklerimizin ya da öğrendiklerimizin hiçbir anlamı yok. Öyle değil mi?

  8. #68
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bana kalırsa sen Nietzche'yi kendisinden değil, başkalarından dinlemişsin..
    Zerdüşt böyle buyurdu'ya tekrar baktım şöyle bir, pekde dediğiniz laflara rastlamadım..

    ''Niçe, felsefeyi darmadağınık etmiştir. Sistem kuranlar, ahlaksızlardır der. Niçe’ye kadar filozoflar belirli ilkeler koymuşlardır. Bu değerlere göre yaşayın demişlerdir. Niçe, hiristiyanlığı ve kapitalizmi yerle bir etmiştir'' diyorsun..Suçluyorsun..

    Sen onun anlattıklarına uzaksın bence..Üstelik yakın olmak zorunluluğun yok..Fakat bir insanı mücadele ettiği şeyle suçlarsan yanlış olur.. Köle ahlakı dediği şey salt kapitalist
    yada hristiyan ahlakı değildir onun.. Edilgen olanların, beynine huniyle düşünce doldurulmuşların, üstelikte bunları kendi düşüncesi sananların ahlakıdır..Binlerce yıllık zavallı düşkün insanların ahlakıdır karşı çıktığı..

  9. #69
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    21:10
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    58
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    monalisa ve kuyucak çok güzel dağıtmışsınız konuyu,bir arada toparlarsınız artık
    Niethzche'nin düşüncesini tartışırken bu kadar dağıtmaktan dolayı kemikleri sızlıyordur kesinlikle...

  10. #70
    Üye
    mezopotamyali kederi Avatarı

    Gerçek Adı
    ASYA
    Üyelik Tarihi
    02.02-2008
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.371
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Birçoğumuzun anarşistliği sanırım kendi benlik coğrafyasında mevcut..."Dayatılana hayırdacılık" anarşistlik mi oluyor?Valla içinde bulunduğum duruma bir kavram koyma telaşı yaşamıyorum.Ama tepkiliyim evet...Sıcağı sıcağına da tepkimi gösteriyorum.Suskun redcilerden değilim...

    Engelli/engelsiz ilişkisi dendiğinde aklıma ilk gelen duygusal birliktelikler oldu.Oysa engelli/engelsiz ilişkisi akrabayla,patronla,esnafla,arkadaşla dahası bir çok grupla ilintilendirilebilir.Bu gruplardan herhangi biriyle sorun yaşadığımda sesim gür çıkıyor da,yürek işlerinde kısılıyor sesim.Gücüm kırılıyor...Yürek işi benim bam telim...Bam tellerinden birini kopardığımda biliyorum ki içimdeki aheng bozulacak... Oysa ne güzel çalarım,ne güzel söylerim... Artık kendime çalıp kendime söylemeyi seçtim...Anlamayan için ne çaldığının ne söylediğinin manası yok...

  11. #71
    Üye
    kuyucak Avatarı

    Gerçek Adı
    Hasan
    Üyelik Tarihi
    15.03-2007
    Son Giriş
    17.11-2010
    Saat
    23:39
    Yaşadığı Yer
    antalya
    Mesaj
    1.130
    Alınan Beğeniler
    3
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    7

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Gerçekten üzüldüm şimdi.. Oysa çok zaman insan düşüncelerinin birilerinin arkasına sığınmadanda anlatabileceğini savundum .. Demekki insan ya kendini savunmak zorunda kalınca yada bildiğini göstermek isteyince, yada karşısındakini en kolay mat etmeyi seçince karşı çıktığı şeyleri yapabiliyor.. Neyse kendi adıma özür dilerim..

    Bam teli orası işte.. Mim noktası orası işte Mezo.. Eşitlenmek istediğimiz yer orası.. Çünkü bir tek orada sınamak mümkün sağlam insanların duygularını.. Yani Mihenk taşı orası.. Kaç ayarmış insanların duyguları orada belli oluyor....

    Çözüm ne diyen o kadar çok insan varki.. Şimdilik insanların iki yüzlü olduğunu haykırmaktan başka çare yok.. Fakat her iki yüzlerine de haykırmak lazımki kendi yüzlerinide görebilsinler.. Kendi yüzlerini görmeleri lazım.. Hem bizlerin
    hemde kendi yüzlerine utanmadan bakabilmeliler iki yüzlü olmalarına rağmen.. Yada
    utanarak doğru olanı seçmeliler.. Doğru olan ahlak iki yüzlü olmayı asla kaldırmaz.. Kötü
    bile olsa, bize karşı bile olsa kendini savunabilen ahlak ancak iki yüzlü olmayan ahlaktır.. Ahlak ikircikli olmayı kaldırmaz.. Tektir ve herkese karşı eşittir..
    Kuyucak ahlakamı sığındı derseniz? Ahlak bir yaşam kültürüdür, düşünce bütünüdür derim..
    Not:Pasaman senin yazını okumadan yazdım.. deemkki aynı şeyleri düşünmüşüz

  12. #72
    Üye
    mezopotamyali kederi Avatarı

    Gerçek Adı
    ASYA
    Üyelik Tarihi
    02.02-2008
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.371
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Pasam seni anlıyorum..."Beni bir tek sen anladın,sen de yanlış anladın" deme Senin hazmedemediğin toplumun arkasına saklanan korkaklar... "Erkek olan kaçmaz er meydanından." diyosuuuun ben sana anarşist demiyorum...Eşkiya diyorum...Ya da "Aşkiya"...MI DESEM?

  13. #73
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Sehribanu Mesajı Gör
    Sevgili Baben abi,bizim için yanmak karanlıkları aydınlatmaktır,cehalete,haksızlığa karşı gelmek,ötekileştirilmeye karşı gelmek,bilgiyi ve bilimi ilke edinmektir.Biz yanmaya alışkınız her devirde,gerekirse yine yanarız aydınlık için...
    Elbette öyle olmalı! "İnsan ateştir; yanarken yakar!" Lâkin aşağıda diyeceğim gibi: Orada kalmamalı!

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Sehribanu Mesajı Gör
    Biz feodal ve ataerkil bir toplumuz.Bizim gibi kültürler toplumsal düşünür.Bireyin duygu ve düşünceleri önemli değildir...Sadece toplumun kriterlerinine uyup uymaması önemlidir.
    Burada bir kavram karmaşası var gibi. Ama önemli değil.. O kadarcık olur..

    "TOPLUMSAL" denildiğinde genellikle "çağdaş topluma özgü olan"ı anlarım. Çok kişi de öyle anlar heralde. Feodalitenin de çağdaş toplumla ilgisi yoktur uzaktan yakından.. Bizim kültürümüz de; feodal değil "feodal kalıntılar"ın olduğu bir kültür! Ayrıca bütün dünya "ataerkil" zaten.. Sadece biz değiliz..

    "BİREYSEL"likse kapitalizme özgüdür. O yüzden soğuk gelir bana. Ancak kapitalizm, bireyselliği "'1'eysel"lik olarak algılamış ve dayatmıştır.. Yukarıda sözünü ettiğim:
    bilinçli/örgütlü çağdaş insandır: Birey!
    özellikler yoksa, o istediği kadar BİREY olduğunu iddia etsin '1'ey'dir sadece.. Yalnız ve güçsüz!

    Feodal ve feodal kalıntılı toplumlarda ise -Kuyucak'ın deyimiyle- "sürü insanı" yaşar.. Kendi beyinleriyle düşünemez, sorgulayamaz, tartışamaz, gereği gibi yargılayamazlar. "Başkaları ne der", "ele güne rezil olmayalım" vb. takıntısındadırlar.

    Senin deyişinle "bizim gibi olmayan toplumlar": 500 küsur yıl önce başlattıkları; Reform, Rönesans, Aydınlanma çağı, Sosyal Devrimler, 1. ve 2. Dünya Savaşları ile defalarca yaşadıkları "Toplumsal Altüstlükler" ile bu aşamaya gelmişlerdir! -Ki geldikleri nokta bile hâlâ tartışılmaktadır!- Peki, biz bunların hangi birini, ne kadar yaşadık? Ve yeterli mi?



    Bu "Toplumsal Altüstlükler" öyle bişeydir ki; ne Mezo'nun "Sıcağı sıcağına tepki"si, ne Pasaman'ın "Aşkiya"lığı tek başına sonuca götürmez bizi. Adı üstünde: Toplumsal Altüstlükler!! Bireysel değil! Peki olmasın mı? Tam tersine olsun, ama orada kalmasın!

  14. #74
    Üye
    Sehribanu Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.05-2003
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    21:10
    Yaşadığı Yer
    İZMİR
    Mesaj
    7.464
    Alınan Beğeniler
    58
    Verilen Beğeniler
    9
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Baben abi anlaşılan kelimeler herkesin kafasında farklı yankı buluyor…

    Toplum dendiğinde farklı her türlü gruptan bahsedebiliriz… Toplumsal dediğimizde , topluma ilişkin bir kavramdır, sosyolojik bir şey benim demek istediğim..Toplumun illa gelişmiş ya da gelişmemiş, çağdaş ya da ilkel olması gerekmiyor…Bunların kendi içindeki ilişkiler de toplumsallığı ifade eder,yani her toplumun kendine göre bir dinamiği vardır…

    Birey dediğimde de kapitalist sistemdeki bireyden bahsetmedim… Bilinçli,kendi kararlarını kendi verebilen,aklını kullanabilen insandan bahsettim… Benim için birey olmak önemlidir…

    Aydınlanma dönemini biz yaşayamadık,Batıdan aldığımız bölük pörçük şeylerle gelişmeyi,çağdaşlaşmayı bekledik…Gelişmişliği hep taklit ettik,mış gibi gelişmiş olduk Gelişmek ve ilerlemek için yeterince çaba harcamadık…Emek verilmeden de bir şey elde edilmiyor…Bünyemize uymayan şeyleri taklit olarak alınca hazımsızlık sorunu yaşanıyor…Dediğin gibi yeterince Altüst olamadık…Yeterince yanamadığımız için de yeterince aydınlanamadık…

  15. #75
    Üye
    aferits Avatarı

    Gerçek Adı
    Ferit
    Üyelik Tarihi
    15.07-2004
    Son Giriş
    23.10-2017
    Saat
    21:37
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.279
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Benim için mesele, doğru zamanda doğru insanla karşılaşmaktı.




Sayfa 5 / 7 İlkİlk 1234567 SonSon