Sayfa 1 / 5 12345 SonSon
Toplam 69 mesajın 1-15 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    A_GEYiK Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2006
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    16:16
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.507
    Alınan Beğeniler
    29
    Verilen Beğeniler
    30
    Blog Mesajları
    20

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Özürlü, engelli, sakat... vs.

    27 yıldır özürlüymüşüm, yeni fark ediyorum. 27 yaşındayım, nasıl farkına vardım onu anlatmaya çalışayım. hayatım boyunca hiç bir özürlü, dernek vakıf vs üye olmadım. Normal bir kişi gibi yasadım. (normal nasıl olunuyorsa) ilkokula annem götürüyordu, insanların bana bakışlarını çok yakışıklı ve de çok çalışkan olduğum için sanıyordum. Yaşım ilerledikçe anladım ki benim yürüyüşümde bir gariplik var. Ben bunu hissetmiyordum. Evet özürlüydüm belki ama hangimiz özürlü değiliz ki. ya insanların hepsi benim yürüdüğüm gibi yaratılmış olsaydı ve tek tük de şuan sağlam diye nitelendirdiğimiz insanlar olsaydı. Bu seferde biz onlara özürlü gözüyle bakacaktık. Kendimi hiç özürlü HİSSETMEDİM.

    11 yaşında bisiklet kullanmayı istedim, sen yapamazsın dediler. azim, hırs bilmiyorum nedenir? 1 ay sonunda basardım. org aldırdım zorla, o zamanın meşhur parcası olan "lambadayı" çalabiliyordum ve sadece 5 parmakla, ve bazen düşünüyorum da 2 el fazla geliyor bana. Son zamanlarda insanları incelemeye başladım, aynı anda 2 el ile farklı işlemleri nasıl yapıolar die düşünüyorum. Bazende insanları yaratık olarak düşünüyorum, hani 3. gözümüz olsa ne olurdu? 15 yaşında tutturdum ben araba kullanacam. sol ayak bleğimi oynatamadığımı o an anladım (arabada debriyaj diye bir pedal varmış ve sol ayak ile basılması gerekiyormuş ) Babamdan anahtarları alıp müzik dinleyeceğim bahanesiyle garajda araba calışmıyor iken ben bu arabayı nasıl kullanabilirim diye uğraşırken 2 ay sonunda sol ayağım ile debriyaja basabildim. 18 yaşında üniversite 2. sınıfta iken H sınıfı ehliyetimi aldım, fakat arabamda her hangi bir özel tertibat yok. 20 yasında çoğu kişinin yerimde olmayı isteyeceği Türkiye nin en iyi özel şirketlerinden birinde bilgisayar teknikeri olarak işe başladım. Ben sadece işimi yapıyordum, şirketim bana bir süre sonra gel satınalma sorumlumuz ol dedi.

    Bu esnada insanız (en azından) ya özel hayatımızda devam etmekte. Özel hayat ya fazla girmeyeyim. Bir çok kız arkadaşım oldu. Hepsi de sağlam diye nitelendirdiğimiz kişilerdendi, ha bu arada özürlü olanları vardı ise de ben farketmedim, görmedim. Beni kız arkadasımla beraber yürürken görenler her halde bir çok kişi beşik kertmesiyiz diye de düşünmüştür. bu konudaki düşüncelerimi uzunca "185 gün yaşamak" adlı yazımda yazıyorum.

    Sonuç olarak; ben "Sokakta bağırarak gülmek, eğlenmek, sevgilinizle sarmaş dolaş yürümek ya da kızmak, küfretmek, sarhoş olmak, kavga etmek" bunların hepsini ve dahada fazlasını yaptım. "ama" kelimesini kullanmadım, ama ben özürlüyüm yamamam ki demedim. asla banchi jamping yapamam , bu özürlü olduum için değil yüksekten korktuğum için. Özürlü olduğum için yapamayacaklarım da vardır. bunlar umrumda değil.
    Belkide kendi kendimizi özürlü kılıyoruz. Neden kendimizi diğerlerinden ayırıp dernekler kuruyoruz, neden ben suan engelliler sitesinde bunları yazıyorum? Neden sorusuna verilecek en iyi cevap çünkü ile başlar.
    Çünkü biz kendimizi dierlerinden ayırıyoruz, kendimizi özürlü hissediyoruz, Onlar varsınlar bize farklılığımızdan dolayı baksınlar, bizde onlara bakarız (bunu yaptım da) Eğer ben özürlüysem bununla gurur duyuyorum ve hep gurur duyacağım. "Keşke" yerine "İyiki" yi kullanalım. Hayatı bir film olarak görün tek başlangıç ve tek son vardır. Bitti diye nitelendirdiğimiz olaylar aslında devamlardır.

    İyi ki özürlüyüm, iyi ki yaşıyorum.

    Hadi alın uçurtmanızı koyun üstüne tüm acıları, geçmişi, kavgaları, başarısızlıkları, hataları, uçurun uçurtmayı gökyüzüne bırakın uçup gitsinler. Hayat tüm acılara zaman ayırıp ağlayacak kadar uzun değil…
    En iyi günler

  2. #2
    Üye
    A_GEYiK Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2006
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    16:16
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.507
    Alınan Beğeniler
    29
    Verilen Beğeniler
    30
    Blog Mesajları
    20

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Gerçekleşmemiş her olayın olma ihtimali %50 dir, sonuçta ya olacak ya da olmayacak.Ben özürlüymüşüm, travmalar geçirmişim, kemik erimesi olmuşum, takmıyorum bunlar önemli değil. Şunu yapmasaydım bunu yapmasaydım da diyemem, çümkü hayatın, anın alternatifi yok. Bunun olayları kabullenmemizlede bir alakası yok, aslında öyle bir lüksümüzde yok. Ben özürlü olarak dünyaya gelmeyi istemedim, şuan sorulsa bana yine aynı şekilde dünyada var olmak isterdim. Çünkü ben kendimi özürlü olarak hissetmiyorum.
    Tek başlangıç ve tek son vardır. Doğarsınız ve ölürsünüz. Bu iki nokta arasındaki çizgide karşılaştığımız her sorun illaki bir şekilde (iyi ya da kötü) çözümlenecek. Önemli olan bu olaylardan kendimize pozitif yönde mutluluklar çıkarmaktır.
    Her duygu zamanında yaşanmalı, yeri gelecek güleceğiz, yeri gelecek ağlayacağız, mutlu olacağız, acı çekeceğiz vs. vs. Bu duyguların herhangi birinin var olmadığını bir düşünür müsünüz? Hayat daha mı güzel olurdu sizce? Asla isyan etmeyeceğiz ve bunu özürlü olup olmamamızla bağdaştırmayacağız. Sonuçta hepimiz insanız ve insan gibi yaşayacağız ve sadece iyilik yapacağız. İnsanın en önemli işi iyilik yapmaktır, çünkü; belkide insanın bu dünyaya gönderilmesinin tek sebebi budur

  3. #3
    Üye
    A_GEYiK Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2006
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    16:16
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.507
    Alınan Beğeniler
    29
    Verilen Beğeniler
    30
    Blog Mesajları
    20

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Karakteri insanın kaderidir. Ben başardıklarımı yaparken bunları yapmam gerektiği için değil, istediğim için yaptım. Sanırım her şey kendi beynimizde bitiyor. Ben çevreyle bağdaştıramıyorum. Sosyal yaşantım gereği çok gezen bir kişiyim. Bilişim fuarına arkadaşlarımla gittiğim bir sene, Hep beraber normal girişten girerken görevlilerden biri gelerek "Sizin için ayrılmış giriş var, oradan girebilirsiniz" dedi "Biz kimiz" dedim, "özürlüler için" dedi. Çevreme bakarak "Hani nerede, özürlü mü var buralarda" dedim, bir şey diyemedi biz yolumuza devam etti.

    Kız arkadaşımla bir gün sahilde gezerken bankta oturan 2-3 kızın önlerinden gecerken aralarında (hayretle) "şu çocuğa bak nasıl yürüyor" dediğini duydum. Kız arkadaşımın elini bırakarak yanlarına gidip oturdum. "Bakın şimdi yürümüyorum" dedim. "şeeeey afedersiniz" dedi kız. Benim öyle bir "lüksüm yok yukarıdakine söyle" dedim.

    Bunun gibi bir çok olay yaşadım ve bu olaylar beni hiç rahatsız etmiyor daha çok gülümsetiyor. Sanırım biz kendimizi insanlara istediğimiz gibi yansıta biliyoruz.

  4. #4
    Üye
    Athena Avatarı

    Gerçek Adı
    Gülcan Aksoy
    Üyelik Tarihi
    07.09-2005
    Son Giriş
    16.09-2017
    Saat
    21:26
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    26
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    , iyi ki yaşıyorum.
    KESİNLİKLE EVET
    İyi ki özürlüyüm,
    AMA BU KADAR DA DEĞİL YANİ :wink:

  5. #5
    Üye
    A_GEYiK Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2006
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    16:16
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.507
    Alınan Beğeniler
    29
    Verilen Beğeniler
    30
    Blog Mesajları
    20

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Athena

    Nasıl yani?

  6. #6
    Üye
    Athena Avatarı

    Gerçek Adı
    Gülcan Aksoy
    Üyelik Tarihi
    07.09-2005
    Son Giriş
    16.09-2017
    Saat
    21:26
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    26
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    İyi ki özürlüyüm,
    demem yani... :wink:

  7. #7
    Üye
    gulpembe Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.12-2004
    Son Giriş
    09.01-2017
    Saat
    01:23
    Yaşadığı Yer
    Elazığ
    Mesaj
    183
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Hayata bukadar Pozitif bakabiliyorsanız ne Mutlu size

  8. #8
    Üye
    A_GEYiK Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2006
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    16:16
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.507
    Alınan Beğeniler
    29
    Verilen Beğeniler
    30
    Blog Mesajları
    20

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Mutlu olmamak için neden yok ki, halen hayattaki tüm duyguları hissedebiliyor ve yaşayabiliyorum. "İyi ki özürlüyüm" diyebilirsek zaten herhangi bir özürümüz, engelimiz kalmamış olur

  9. #9
    Üye
    Hoskal Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.08-2004
    Son Giriş
    08.01-2016
    Saat
    17:02
    Mesaj
    69
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    A_GEYİK, iyi ki varsın!

  10. #10
    Üye
    A_GEYiK Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2006
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    16:16
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.507
    Alınan Beğeniler
    29
    Verilen Beğeniler
    30
    Blog Mesajları
    20

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    İyi dilekleriniz için tesekürler,

    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: Hoskal
    A_GEYİK, iyi ki varsın!
    Hoskal öncelikle tesekkürler, imzandaki yazın dikkatimi çekti, "Dünyaya yeniden gelsem, yine engelli olmak isterdim!" hep böyle mi düşünüyordun yoksa bu düşüncen yeni mi oluştu.
    Saygılarımla,

  11. #11
    Üye
    A_GEYiK Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2006
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    16:16
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.507
    Alınan Beğeniler
    29
    Verilen Beğeniler
    30
    Blog Mesajları
    20

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Gerçekleşmemiş her olayın olma ihtimali %50 dir, sonuçta ya olacak ya da olmayacak. Şunu yapmasaydım bunu yapmasaydım da diyemezsin, çünkü hayatın, anın alternatifi yok. Bunun olayları kabullenmemizlede bir alakası yok, aslında öyle bir lüksümüzde yok. Ben özürlü olarak dünyaya gelmeyi istemedim, şu an sorulsa bana yine aynı şekilde dünyada var olmak isterdim. Çünkü ben kendimi özürlü olarak hissetmiyorum.

    Tek başlangıç ve tek son vardır. Doğarsınız ve ölürsünüz. Bu iki nokta arasındaki çizgide karşılaştığımız her sorun illaki bir şekilde (iyi ya da kötü) çözümlenecek. Önemli olan bu olaylardan kendimize pozitif yönde mutluluklar çıkarmaktır.

    Her duygu zamanında yaşanmalı, yeri gelecek güleceğiz, yeri gelecek ağlayacağız, mutlu olacağız, acı çekeceğiz vs. vs. Bu duyguların herhangi birinin var olmadığını bir düşünür müsünüz? Hayat daha mı güzel olurdu sizce? Asla isyan etmeyeceğiz ve bunu özürlü olup olmamamızla bağdaştırmayacağız. Sonuçta hepimiz insanız ve insan gibi yaşayacağız ve sadece iyilik yapacağız. İnsanın en önemli işi iyilik yapmaktır. Belkide insanın bu dünyaya gönderilmesinin tek sebebi budur.

  12. #12
    Üye
    Hoskal Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.08-2004
    Son Giriş
    08.01-2016
    Saat
    17:02
    Mesaj
    69
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Yazdıklarını okuduktan sonra da: ""Dünyaya yeniden gelsem, yine engelli olmak isterdim!" düşüncesi oluşabilirdi bende; çünkü düşüncelerime ayna tutmuştun. Sorunun cevabına gelince yaklaşık iki yıldan beridir imzam bu şekilde. Yani aynı yolun yolcuları bir yerde buluşuyorlar. Bizi mutlu edecek düşünce sisteminin yazılarından sızan ışık huzmesi olduğunu düşünüyorum.

  13. #13
    Üye
    A_GEYiK Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.04-2006
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    16:16
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.507
    Alınan Beğeniler
    29
    Verilen Beğeniler
    30
    Blog Mesajları
    20

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Gökche nin ilişkisinde yaşanan 6 sene var, Acaba gökce 6 senesini mi verdi yoksa 6 sene aldı mı, Yaşanan hiç bir "an" boşuna değildir, vakit kayıbı değildir, farkında olmasakta hayattan cok şey alırız burada 6 seneye acımak değil de iyi ki yaşamışım demek gerekli. Yaşadığımızın farkına varabilmek için varolan tüm duyguları yaşamalıyız.

  14. #14
    Üye
    bager_ozlem Avatarı

    Gerçek Adı
    Özlem ÖZKAN
    Üyelik Tarihi
    12.03-2003
    Son Giriş
    05.06-2017
    Saat
    17:12
    Yaşadığı Yer
    Mersin
    Mesaj
    34
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    haklısın a-geyik.yaşanmış olan hiçbişey boşuna değildir.ondan çok şey öğreniriz.büyürüz ama beynen.....bende bir zamanlar terk edildim.hemde boyum kısa diyeöğrendiğimde çok üzüldüm ama sonradan kaybedenin ben değil onun olduğunu anladım.boy devede de var ama......o beni kaybettiğne yansın tek dieceğim budur.Bence Gökçe sen değil o kaybetti.Bunu asla unutma....

  15. #15
    Üye
    Lilyum Avatarı

    Üyelik Tarihi
    17.07-2005
    Son Giriş
    29.11-2014
    Saat
    22:29
    Mesaj
    302
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Arkadaşlar yazılarınızı okudum. Benim de kendimi engelsiz hissedesim geldi :mrgreen:

    Ben engelliyiz diye hiçbir şey başaramayız diye düşünmüyorum. Gerçekten istedikten sonra başarılamayacak birşey yok. Ancak bazı konularda engelli olduğumuz hissettiriliyor ne yazık ki (Gokche'nin yaşadığı olay gibi...).

    Cemm'e katılıyorum, mücadeleye varım (sadece toplumla ya da çevresel engellerle değil, kendimle de mücadeleye varım), ama iyi ki engelli oldum diye düşünmüyorum




Sayfa 1 / 5 12345 SonSon