Sayfa 5 / 8 İlkİlk 12345678 SonSon
Toplam 113 mesajın 61-75 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #61
    Üye
    Baben Avatarı

    Gerçek Adı
    Babür
    Üyelik Tarihi
    03.09-2005
    Son Giriş
    18.09-2010
    Saat
    12:56
    Yaşadığı Yer
    Konya
    Mesaj
    2.223
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    tartışmadan çekilmeyi düşünmüştüm. Ayrı dillerden konuşuyormuşuz gibi geldi.. Ama andante'nin dünkü yazısında aktardığı mailden sonra fikrimi değiştirdim..

    Ağabeyim de lise öğretmeni.. Belki o kadar olmasa da, o mailde anlatılanları üç aşağı beş yukarı yaşadıklarını söylüyor. Yıllar önce bana bir şey daha söylemişti. "Lise eğitimiyle yönetim arasında 30 yıl vardır." demişti. Yani bugünün lise öğrencisi kuşak 30 yıl sonra "yönetici" olacak.. Bugünün yöneticileri 30 yıl önce lise öğrencisi idi. Araya 12 Eylül'ü de katarak varın siz hesaplayın gerisini. :evil:

    "Dibe vurmak" diye bir deyim vardır. Batmakta olan bir şey, dibe vurarak hız alır ve tekrar yukarı çıkar. Ama bataklığın dibi olmaz! Ya da dibe canlı olarak asla varılamaz! Belki çok karamsarım, umarım yanılıyorumdur: Biz bataklığa düşmüşüz ve orada çırpınıyoruz!

    Sevgili Rekursion Türkiye'de değil. Yaşadıkları ülkelerde çözülmüş olan bazı problemlerden sonra "saçmalık da yapabilmeliyiz" diye düşünebilmelerini çok görmem onlara.. Ama Türkiye'de yaşayanlara "işte tablo, zaten boğazımıza kadar saçmalığın içerisindeyiz, daha ne saçmalığı istiyorsunuz?" diye sorarım. :evil:


    Değişim konusunda 4 ay yazdım, 3 ay tartıştık. O nedenle kendimi tekrar etmek istemiyorum burada. Ama gözden kaçırdığın bir kaç şey var Bülentçim, Birincisi, olayları zaman ve mekân boyutları içerisinde değerlendirmek, diğeri, evrim ya da nicel birikim olmadan, nitel sıçrama (devrim, değişim) olmaz!


    Ensest konusuna ben de deyineyim biraz:
    Ensest ve yakın akraba evliliklerinin tedavisi günümüzde dahi olanaksız hastalıklara hatta üreme olayının körelmesine neden olduğu ilk kez anlaşıldığında bu yolda ilk düzenleme yapılmış, çok yakın kan bağı olan ana-baba ile çocuklar ve kardeşler arası cinsel ilişkilerde (ensest) kesin YASAK konulmuştur.
    ...
    Toplum içinde ilk yasak, cinsel ilişkiler üzerine konmuştur. Bu yasak Tarihöncesinin sosyal hayatında düşlenemeyecek ölçüde büyük ve geniş sonuçlar yaratmıştır. Toplumun bütün üstyapısında ‘insanı insan yapan bu yasaktır’ denilebilir. Totem ve Tabu gelişirken, insanın içinde: Bir bilinen Bilinç, bir de bilinmez Enkonsiyon (bilinçaltı) ikiliği ve çelişiği yaratarak her türlü Yüceltim (Sublimation)lere olanak verir. “Psikoloji” dediğimiz şey, bu sosyal yasağın yaratığıdır. Dinlerden, güzel sanatlara kadar bütün ülkücülüklerin kaynağı da budur. Bilinç dışı, bilince rağmen en gerçek etki-tepki yapan mekanizmaların başında gene bu yasak gelir. Bu kadarla da kalmaz. Bütün o yasakların toplum emrine verdiği sosyalize yüceltimler, Toplum’dan kaynak almış dinamizmlerle kişi içine işleyip kişiyi insanlaştırırlar.
    ...
    Bugün Tıp bilimi, yakın akraba arasındaki evlenmelerin, çok defa cılız, (dejenere) döl yetiştirdiğini (kapalı Yahudi ve hükümdar [firavun y.n.] ailelerindeki örnekleriyle) ispat etmiş bulunuyor. İlk insanın işlek zekâsı da bunu sezmekte gecikmemiş. Sağlam nesil için evlenme yasaklarını gittikçe sıkılaştırmış.
    ...

    Son olarak.. İstatistik bazen tehlikelidir! Önceki iletilerimin birinde yazdım: "doğru rakamlarla yalan söyleme sanatıdır." diye. Kabaca bilgi verebilir ama yanılmalara da neden olabilir. Bu yüzden ısrarcı olmamak gereklidir!


    Bugün de yeteri kadar saçmaladım mı acaba?

  2. #62
    Üye
    Rekursion Avatarı

    Üyelik Tarihi
    08.12-2003
    Son Giriş
    18.03-2017
    Saat
    16:40
    Yaşadığı Yer
    Alamanya
    Mesaj
    618
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    oyoyoyoyyy! amma da cok yazilar yazilmish, yetishemiom artik arkadashlar ... mesajlari anliyabilmem icin bi defa degil 2-3 defa okudugumdan (pegasusa selam :P) hepsini okuyamadim, sevgili andantenin bi yazisinda takilip kaldim... ondan sonra gelen yazilari da okiycam ama daha... söz!...

    tam da seni anladigimi düshünüodum, bazi sözlerinle tekrar kafami karishtirdin andante...
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: andante
    Toplum her zaman herkese alışılmış kavramlarla yaklaşır. Siz alışılmış kavramlarla yola çıkarak sakat ve sakat olmayan insan gibi bir ayrımcılığı yaptığınızın farkında değilsiniz.

    Sakat insanlara yaptıkları saçmalık yoluyla ne de olsa sakattır imajını veren toplum, sağlam birine de yaptığı saçmalık karşısında başka bir isim verebilir. Sonuçta verilen isim değildir önemli olan, size nede olsa sakattır anormal der bizde de saçını kırmızıya boyadığı için adi kadın daha da ileri gider ya, nede olsa internet ortamı açıkca yazmayayım ama siz anlıyorsunuz, der...
    tamam da andantecim... bizim burda eleshtirmeye calishtigimiz toplumun sakatlara "alishilmish" kavramlarla yaklashmasi degil ki (bunu da eleshtirmeliyiz tabe, ve dedigin gibi sakat-saglam ayrimi yapmadan)... burda eleshtirdigimiz nokta toplumun sakatlara FARKLI saglamlara FARKLI kavramlarla yaklashmasi... eger tekerlekli sandalyede oturan bi kadina da sacini kirmiziya boyattigi icin "adi kadin" ya da bahsettigin internet ortaminda sölenemicek olan kavram kullanilirsa (sakat-saglam acisindan) eleshtiricek, kinayacak hic bishi bulamam... ama öle yapmio toplum... senin kullandigin örnekteki gibi "ne de olsa sakattir" dio, ya da "haline bakmadan yaptigi harekete bak!" dio... "adi kadin" demio (belki de kadin yerine bile koymuyo)... bazilarimiz buna (bence hakli olarak) "ayrimcilik" dioz... ve sen (yanlish anlamadiysam) buna ayrimcilik dioz diye bize ayrimcilik yaptigimizi sölüosun... ishte ben de bunu anliamiom... hem arkadashlar, eger dikkatinizi cekmediyse, "bu ayrimciligi sadece saglamlar yapio" demios... sakatlar da yapio dios... bu yüsden altini cize cize TOPLUM dioz... (tabiiki kendimize de "hooop!" diyebilmeliyis, sevgili baben )

    elbette ki sacini kirmiziya boyatan kadina "adi kadin" denmesi hosh degil... "normal" (akilli uslu) bi kadin icin -heleki bi de öretmense- kirmizi sac (daha dogrusu sac boyatmak) anormal karshilanio ve "adi kadin" gibi garip kavramlar kullanilio... "normal"in dishina ciktigi icin yakishtirilmio ona, bi türlü cezalandirilio...

    ve sen bu (siz kadin öretmenlere yakishtirilan) "normal"i belirleyen yönetmelikleri eleshtirmek/ezmek/cignemek/kaldirmak icin inadina sacini kirmiziya boyatip müdürün karshisina dikiliosun (dikleniosun)... bi sacmaligi ortadan kaldirmak adina eylem yapiosun (dayatilan "normalin" dishina cikiosun, sacmaliosun)... ve bicok insan -ben de dahil - bu hareketini alkishlio (cok hoshuma gitti gercekten )...

    shimdi biz de burda toplumun bize dayattigi "normali" -yönetmelikleri diyelim hadi- (sakatlar üzgün olmali, boynu bükük olmali, en azindan ciddii olmali, eglenmek yerine önündeki engelleri ashmaya ugrashmali, aglaya sizlana hayatmücadelesi yapmali, mümkün oldugu kadar sakatligini birsheylerle örtmeli/belli ettirmemeli, gerekirse kütüphaneler dolusu kitaplar okuyarak sakatliginin ona verdigi bi "eksikligi" doldurmali ("tam insan" olmali), ve daha neler neler) eleshtirios ve gelin hep beraber eylem yapalim dios... mesela cellmaam.in dedigi gibi "yamuk bedenlerimizle herkesin gittigi bi havuza gidip, müzik calip inadina, inadina oynayalim" dioz (ayrica cok eglenceli bi mücadele türü )...

    ve sen bize "yola yanlish cikiosunus, bölelikle sakat-saglam ayrimciligini kendiniz yapiosunus" diosun... halbuki senin "insanca yashama" adina eylem (inadina sac boyatma) yapmanla bizim "insanca yashama" adina eylem yapmak isteyishimizin arasinda bi fark göremiom ben... (gördügüm tek fark senin o eylemi tek bashina yapman bizim de birlikte yapmak isteyishimiz, yoksa eleshtirmek istedigin nokta bumu?)... bu mesele neden bu kadar olay oldu anliamadim?!... ishin icinde sakatlar oldugu icin olmasin?! ...

    sac boyama eylemini (sacmalamayi) yaptigin icin "bu hareketinle ( mesela: kadin öretmenlerle öretmen olmayan kadinlar arasinda) ayrimcilik yapiosun" diyen oldu mu hic?... veya erkek bi müdüre diklenen kadin öretmen olarak kadin-erkek ayrimciligi yapiosun diyen?... hic birini de sanmiom... ayrica yapilmak istenilen herhangi bi eylemden (sakat harekatindan) hic kimse dishlanmio ki, herkes davetli...

    bu noktada havuz-eylemini ben de cok begendiimi söylemek istiom ama daha bashka eylemler de düshünülmeli... tesettürlü arkadashlarimizin da katilabileceyi eylemler...

    sevgilerimle...
    herkese muckslaaar

  3. #63
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    18:24
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.882
    Alınan Beğeniler
    940
    Verilen Beğeniler
    1.231

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: esranas7777
    GEÇEN CUMA GÜNÜ İŞ OTOBÜSTEN İNDİM,İŞ YERİME GİDİYORUM.YANIMA BİR KADIN GELDİ VE BANA 25.000 LİRA UZTTI VE BİR İSRAR EDİYORKİ.İŞ ARKADAŞLARIMDA ARKADAN GÖRMÜŞLER,KADININ YAPTIĞINA NASIL GÜLÜYORLARDI AMA.KENDİMİ O KADAR KÖTÜ HİSSETTİMKİ.DİLENCİLERE VERMEZLER,BENİM DİLENCİYE BENZER HALİM OLMADIĞI HALDE BABA PARA VERDİ,ÜSTELİK CEBİME ATTI,GİTTİ.ARKADAŞLARDA BOŞVER CAHİLİ DİYE BENİ AVUTTULAR.BU BENİM BAŞIMA 2.Cİ DEFA GELİYOR VE HİÇ HOŞUMA GİTMİYOR.BUNU SİZLERLE PAYLAŞMAK İSTEDİM.
    http://www.engelliler.biz/forum/view...=122611#122611
    Buna benzer para verme olayları (pegasus dahil) birçok sakat üyemizin başına geldi.
    Sizce, normal giyimli ve normal tavırlı biri -sırf sakat diye dilenci muamelesi görüp eline para tutuşturulduğu bir toplumda- keyifli bir anında özgürce/herkes kadar saçmalayabilir mi?! Hanginizde o mangal gibi yürek var!?
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  4. #64
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    18:24
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.882
    Alınan Beğeniler
    940
    Verilen Beğeniler
    1.231

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    O zaman şöyle sorayım: sakat olmayan birinin saçmalamak için mangal gibi bir yüreğe ihtiyacı yokken, sakat birinin mangal gibi bir yüreğe ihtiyaç duyması, sizce de düşündürücü değil mi?!
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  5. #65
    Üye
    andante Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.01-2005
    Son Giriş
    15.12-2009
    Saat
    18:11
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    811
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    İnsanların aynı düşüncede olmaması gibi seçimleri vardır. Ve aynı düşüncede olmayan insanlar kendi düşüncelerini ortaya koyarken çok farklı bir uslup kullanırsa ben bu olaya kullandığı dil, yöntem vs. gibi şeyleri ekleyerekte bakarım.

    Ve pegasus seninle aynı kanıda olmadan düşüncelerini çok daha farklı bir dille ortaya döktüğünden bu yazı çok hoşuma gitti.

    Sen bunu bir usturupsuz mesaj olarak yorumluyorsun ama inan ben o kanıda değilim. Neyse bu senin algılayışındır ve buna saygı duyarım.Sana bu konuda ki cevabı pegasus verir ben onun adına konuşacak değilim zaten.

    Ama bilesin ki sana katıldığım gibi katılmadığım bir çok yönde var.Kuşkusuz sakatların yapacağı herhangi bir hareket ilk önce beni de heyecanlandırır. Çünkü bu toplumda yaşayan bir birey olarak herkesin kendisini kötü hissettiği bir konuda bir şeyler yapabilmek özgürlüğüne sahip olduğuna inanırım. Bunun aksi düşünülemez. Bunlar ne olabilir diye kafa patlattığım zamanlarda var biliyorsun.

    Zaten hiç bir şey yapılmadığı için ben sakatlara bu anlamda kızgınım bile.Hala daha sakatlık edebiyatının pençesinde çoğu. Burdaki tartışmanın da başlığı herşeyden önce saçma. Gerçekten saçma, çok hoşunuza gittiğini biliyorum ama yinede bu konuda fikrimi söylüyorum.

    Dilediği yerde dilediği saçmalamayı yapabilme özgürlüğü....

    Buradan yola çıktığımda anlamsızlaşıyor olaylar benim için. Hiç kusura bakmayın. Saçmalamak benim için başlı başına anlamsız bir şey zaten.

    Sokakta sarhoş gezmek, sevgilisiyle öpüşmek saçmalamanın ötesinde zaman zaman tüm bireylerin ihtiyaç duyduğu bir olgu ve kişi bunun sonuçlarına katlanabilecekse bunun özgürlükle bir ilişkisini kurmak bana saçma geliyor.

    Burdan yola çıktığınızda ise sizler bana çok daha farklı yaklaşabiliyorsunuz.

    Dürüstlükle cevap veriyorum sözlerinize , hiç bir kaçamağa sapmadan.

    Ben sokakta avaz avaz bağıran bir sakat görsem, inanın beni rahatsız ettiyse bağırması " ne oluyor sana kardeşim " derim. Onun sakat olup olmaması beni hiç ilgilendirmez. Çünkü bu gözle zaten bakmıyorum ben insana kenid gerçeği olarak algılıyorum herşeyi.

    Yani sizlerin dediği gibi onun sakat olması yüzünden düşüncelerimi yada duygularımı ört bas etmem.

    Diyeceksiniz ki, sen yapmayabilirsin ama çoğu kişi yapıyor.

    O zaman cümlelerimizi doğru kuralım.

    Öyle bir söylemde ele alıyorsunuz ki tüm toplum aynı hareketi yapıyormuş gibi yansıtıyorsunuz. Hayır!!! ben yapmıyorum ve ben bile tek başıma bu toplumun içinde olan bir birey olarak varsam, siz genelleyemezsiniz. Ki, yalnız olmadığımı ,benim gibi davranan ve düşünen çok sakat olmayanıda biliyorum.

    Bu arada sakat arkadaşlarımın hep beraber denize girmesini saçmalamanın ötesinde son derece doğal ve olması gereken bir olay olarak ele alıyorum.Tüm insanlar nasıl denize toplu yada yalnız giriyorsa, sakatlarda toplu yada yalnız denize girebilir.

    Bakanlar olur mu? şaşıranlar olur mu?... delidir ne yapsa yeridir diyen olur mu?

    Olur tabii. Bunu yadsıyabilecek bir yapıdamıyım ben sizce????

    Bu dünya için küçük ama sakatlar için büyük bir adımsa helal olsun, yapın derim, bende çıplak girerim sizlerle.... şaka değil yazdığım son derece ciddiyim.

    Ama öncelikle bunun son derece doğal bir olgu olduğunu siz içinizde hissedin, sanki hissetmiyormuş gibi bir yansıma var kelimelerinizde, ne olur anlamaya çalışın beni. Sizin karşınızda değil tam tersine yanınızdayım. Sakat falan olduğunuzdan da değil, bir şekilde sizleri tanıdığım ve sevdiğim için.

    Bunun dışında sakatlıklarınız sizlerin gerçekliği. Toplum yada adına ne derseniz deyin herşey çok harika olmuş olsa, bu yazdıklarınızın hiç biri söylem olarak bile kullanılmasa oluşmuş utopik düzende, kendinizle başbaşa kaldığınızda sakatlığınızlada başbaşasınız.

    Söylemlerden çok bu gerçekliğin sindirilmesi bana göre ilk adım olmalıdır. Topal, çolak, kör, sağır, deli yada buna benzer terimlerin hiç birinin kullanılmadığı ve hiç bir anlam ifade etmediği bir toplumda bile olsak, kör kördür, sağır sağır canım kardeşim...

    Kelimelere fazla takılmışız gibi geliyor bana. Yada sizlerin deyimiyle sağlamların dünyasında olup bitenlere.

    Ben de ısrarla bizler bir bütünüz diyorum. Sakat hareketi sakatlığın kabuludur onayıdır bir şekilde. Bu sebeple herşeye rağmen insanca yaşam içinde el ele olmak daha anlamlı diyorum.

    Aynı şey kadın hareketleri içinde geçerlidir benim için. Bir kısım kadınların başlattığı eylem hareketleri kadınların ikinci sınıf vatandaşlığının kabuludur ve onaylanmasıdır. Hani beynin cinsiyeti yoktu????

    Ben demedim bu lafı, ama sık kullanırım.Kadın erkek, sakat sağlam, vs. bir bütün olarak insanca yaşam......

    Canım devam edebilirim...Rekursion senin sorularına da sonra cevap vereceğim

    ( Not, topluma etkili bir mesaj vermeyi bu anlamda ele almadığımı bildiririm.)

  6. #66
    Üye
    Oya Tekin Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.07-2004
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    İzmir
    Mesaj
    567
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Evet Bülentçim okudum ve bu soruyuda bu bağlamda sordum. Yine aynı konuda ısrarcıyım. Sağlam insanlar bizlere nasıl bir rol biçiyorlar? Söylenen örnekler beni hiç tatmin etmiyor ve yine aynı şeyi söylüyorum bütün bunlara neden bizlerin tutumlarıdır. Esranın verdiği örneğe gelince bunun bir benzerini biz de yaşadık. Geçen yıl İzmir organizasyonunda balon dağıtırken. Olayı kısaca anlatacağım ve ardındanda nedenlerini. Biz üzerinde sitemizin adı yazılı balonları dağıtırken ve bazı şeyleri haykırırken BMV'nin içerisinde oturan bizle beraber olan bir üyemize birisi balonların karşılığı gibi para uzattı. Evet yanlış duymadınız bu kişi BMV aracının içerisindeydi buna rağmen bu parayı uzattılar. Balonların bir karşılığı yoktu tanıtım amaçlıydı bunu söylüyor olmamıza rağmen üstelik BMV'deki arkadaş balon dağıtmıyordu bile kendi araçlarında oturuyorlardı.

    O şahıslar bunu yaptılar ama bu o şahısların suçu değil. İşte benim anlattığım konu bu. Esra'nın yaşadığı olayda da bunun suçlusu ona para veren kişi değil. Sakatların dilenci gibi görülmesinin yine nedeni bizleriz bizim kuruluşlarımız ve aillerimiz? Neden ailelerimiz çok yakın çevremizde yaşadığım için bu örneği vereceğim ve bir çok ailede de bunun benzerlerinin yaşandığını biliyorum. Oğlu çocuk felci olan bir yakınımız oğlunu dilencilik yapması için zorladı buna bire bir şahit oldum. Bu yüzden rahatlıkla ailelerimiz diyorum. Ve dernekler çoğunda yapılan yol bu. Böyle olduğu sürecede insanların bizleri dilenci gibi görmemesini bekleyemeyiz. Hala aynı teknik devam ediyor çünkü. Bu sağlam insanların bizlere biçtiği bir rol yada bakış değildir. Bu bakışı bizler onların kafalarında oluşturduk ve ne yazık ki silmemizde çok zaman alacak.

    Buna benzer para verme olayları (pegasus dahil) birçok sakat üyemizin başına geldi.
    Sizce, normal giyimli ve normal tavırlı biri, sırf sakat diye dilenci muamelesi görüp eline para tutuşturulduğu bir toplumda, keyifli bir anında özgürce/herkes kadar saçmalayabilir mi?! Hanginizde o mangal gibi yürek var!?
    Gelelim keyifli bir anında saçmalayabilmekteki yüreğe. O yürek bende var Bülent ve defalarca saydığın adı saçmalık olan şeyleri ki bana göre saçmalık olmayan şeyleri defalarca yaptım. Ve yeri zamanı geldiğinde de yine yapmaya devam edeceğim. Bunları yaparkende kimsenin aa sakata bak ne yapıyor gibi bir yaklaşımıyla ya da gözleri ile karşılaşmadım. Tabii bu saçmalıkların sınırlarını bilerek. Sınırdan kastım zaten defalarca anlattık tekrar girmeyeyim. Hatta ve hatta bu saçmalıkların bir çoğunu sağlam insanlar bile yapamamış olabilirler. Bunların kişinin cesaretiyle doğru orantılıdır. Piyzing takan bir insana nasıl bakıyorsak hepimiz bunu yapan kişi sakat diye değil yapılan saçmalığın radikal çıkışından bakılır. Sadece iş o çıkışı yapabilecek cesarete sahip olmaktadır. İşte bu anlamda o mangal gibi yürek ben de var.

    Şimdilik kısa kesiyorum. Ama devam edeceğim. Bu arada nasıl bir yürekle neler yaptığımı resimlerle de koymayı düşünüyorum. Bir ara koyarım bel :wink: ki.

  7. #67
    Üye
    emembur Avatarı

    Üyelik Tarihi
    28.03-2006
    Son Giriş
    08.04-2016
    Saat
    22:53
    Yaşadığı Yer
    eskişehir
    Mesaj
    3
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    arkadaşlar Rousvelt yakın bir zamanda Amerika nın başkanıydı,Tito,yugoslavyanın,Rousvelt tekerlekli sandalyede amerikayı yönetti.Tito kolsuz ,Yugoslavyayı yönetti.İngiliz fizikci tekerlekli sandalyesinde dahi zor otururken uzaydaki kara delikleri bularak bilim dünyasını aydınlatıyor.Timur orta asyaya hakim olmuş bir özürlü.
    o zaman sorun özürlü olmakta değil.Sorun sorunlarımızı sorun yaptığımız zaman ortaya çıkıyor.
    Arkadaşlar hiçbirşeyi sorun yapmayalım,mutluluk kafadadır,düşüncelerdedir.hepinize mutluluklar

  8. #68
    Üye
    pluton... Avatarı

    Gerçek Adı
    MEHMET ÖSEN
    Üyelik Tarihi
    12.04-2006
    Son Giriş
    02.11-2015
    Saat
    13:01
    Yaşadığı Yer
    Bursa
    Mesaj
    109
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Saçmalama adı üstünde,saçmalama neden bir insan saçmalama ihtiyacı duysunki ve bunu yapmak için neden mangal gibi yürek lazım olsun.Saçmalayan insan sağlamda olsa sakatta olsa amacına ulaşmış olur yani saçmalamış olur.Ve bu durumu gören saçmaladığı kanaatine varan insanların saçmalayan hakkında ne düşündüğü o kadarda önemli değil bence.Zaten amaç saçmalamak değilmiydi. Saçmalayan bir insan diğer insanlar ne düşünüyor diye düşünse zaten saçmalamazdı.Yani saçmalamak isteyen saçmalasın diğer insanlar ne düşünür diye düşünmesin.SAÇMALAMANIN ZEVKİNİ YAŞASIN :lol:

  9. #69
    Üye
    emembur Avatarı

    Üyelik Tarihi
    28.03-2006
    Son Giriş
    08.04-2016
    Saat
    22:53
    Yaşadığı Yer
    eskişehir
    Mesaj
    3
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Şimdi biz neden saçmalık yapamıyoruz diye üzülüyorsak ,bu çok saçma bir üzüntü olur bence.

  10. #70
    Üye
    Pegasus Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.11-2003
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    18:03
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    834
    Alınan Beğeniler
    40
    Verilen Beğeniler
    19

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Nihayetinde senin tabirinle parodiden ibaret bir yazı için neredeyse bir tez yazmışsın.

    Tırsmadım dersem yalan oluryazını okuyunca Üstelik birazda kızdım hani itiraf ediyorum. Çünkü bu yazıya cevap vermek zorundamıyım diye düşünmek bile yordu beni birde, cevap yazsam ne olurdu halim anla artık.

    Cinsiyet konusundaki cevaplarınıza çok güldüm. Ben çift cinsiyetlilik gibi (hermatrof) sıradışı olaylardan haberdarım tabi. Hatta bunlardan meydana gelmiş bir rahipler tapınagıda vardır taylandda. Bussi rahipleri deniyor onlara. Sadece çift cinsiyetlilerden oluşuyor. Tabi bu çift cinsiyetlilik genital organlara sahip olmak mıdır yoksa hem kadınların iç üreme organlarına hem de erkeklerin iç üreme orgabnına sahip olunmakta mıdır bilmiyorum ben de. Ancak ben çift cinsiyet derken bildiğimiz sıradan insanı hani şu memelilere ait olan canlıyı kastetmiştim. Yani amipler hakkında konusmuyordum. Bu nedenle insanı tabiki ayrı tutarak vermiştim cevabımı.

    Yazılanlar hakkında genel bir cevap vermek için çok yorgunum. ama gercekten okurken gülümsemekten kendimi alamadıgım seyler var. bir ara bunlara deginecegim.

    Fakat yazıyı okuduktan sonra ortaya cıkan temel durum nedir ona baktıgımda elimizde ne kaldı onu anlayamadım. Ortaya cıkan fotografta genel iktidar ilişkileriyle açıklanan düşünsel ortam alternatif olarak neredeyse yeni hiç bir şey sunmuyor.

    Bizim lafı bu kadar uzatmadan sordugumuz sy neydi? Din mesela. Yüzlerce din var dünyada. İnsan gözlerini açtıgı bu inanılmaz evren karsısında güçsüzlüğünü bir nebze giderebilmek için tanrılar yarattı kendine. Bu tanrılar ki bildigimiz eski yunanda insansal özellikler arzedebildigi gibi hayvanlara da tanrısallıklar atfedildi. Yüzlerce farklı formda ortaya cıkmış bu dinler nihayetinde bugun bize "saçma" gelen durumlar degil mi? Ama benim ögrenmek istediğim şey bunların sacma olması bu dinleri ortaya cıkartan nedenleri de saçma mı kılıyor? Yani Ölüm gibi inanılmaz bir soğukluga sahip gercegin oldugu yerde dinlerin bir korunma giysisi olarak ortaya cıkısı sacma olsa ne olur olmasa ne olur. Onlar sacma olsa dahi onları olusturan koşullar tamamen maddi koşullardır. Degil midir yoksa? Benim tüm bu tartışmalarda anlayamadıgım işte bu nokta. Yani dinin kurgusallıgı degil onu ortaya cıkaran nedenler. Tabi burada cıktıktan sonra onun da iktidar ilişkilerine alet olmasından hareketle onu ortaya cıkaran nedenleride bu ilişkilere atfedebiliriz. Tıpkı diğer tüm konularda oldugu gibi.

    Neyse benimde sabah sınavım var ve burada cevaplar uzun. Sonraya bırakıyorum.

  11. #71
    Üye
    neptune Avatarı

    Üyelik Tarihi
    24.04-2005
    Son Giriş
    04.07-2010
    Saat
    11:05
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    459
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Hım,
    andante'nin ve diğer bazı arkadaşların bazı noktalarda farklı yöne gitmesindeki temellerden biri acaba engellilere yönelik bu topikteki özel yakınmanın tüm topluma mal ediliyor gibi gösterilebilecek şekilde bir anlayış çıkartılması mı? Sanırım benim son yazımdan da böyle bir anlam çıkartılabiliyor; ama ben bu anlayışla yazmamıştım, sanırım diğer arkadaşlar da öyle.

    Bu tür ayrımcı davranışları gösteren kişiler tabii ki toplumda çoğunluk değil ama bir bardak suyun içindeki küçük bir miktar farklı boya gibi o suyu tatsız hale getirebiliyorlar. Hele ki diğer kesimin bir kısmı etkisiz eleman olarak kalırsa.
    Genel olarak isterseniz "çok düşünceli olmayan" diye adlandırabileceğimiz bu kesim aslında izole olarak da bu davranışın içinde değil; bunlar bu tür düşüncesizlikleri her platformda gösterebiliyorlar; yolda yürürken diğerlerine omuz atarak, arabalarını yaya geçidinden geçen insanların üzerine sürerek, yani kısaca çıkarları olmadığı sürece başkalarının kişiliğine saygı duymayarak ve onları umursamayarak hatta ezerek yaşadıkları bir hayatı sürerek kendilerini belirliyorlar.
    Ama engellilerle ilgili bir platformda bu adlandırılan yakınma tabii ki engellilerin özelinden yola çıkarak yapılmak durumunda, genel kavramlarla yapılması çok doğru değil sanırım.

    Off-topik:
    Somut ve basit kavramlarla olayları nasıl bu kadar felsefik hale getirebiliyorsunuz hayret ettim ve çok da hoşuma gitti.
    Örneğin ensest konusu bile nerelere gelmiş. MÖ yaşayan adamlar oturup felsefe yapmamışlardı bu konuda, ya da genetik hastalıkları düşünmemişlerdi emin olun; onların pratik gereksinimleri vardı; şöyle ki;
    Bir aslan ailesini düşünün, erkeğin bir haremi vardır ve yavruları olur. Ama erkek yavrular üreme çağına gelince kapının önüne konurlar, çünkü artık onlar erkek aslanın cinsel krallığı için birer tehdittir. Biz bir aslan ailesi değiliz, daha entellektüel bir toplumsal aileyiz. Peki bizim atalarımız bu aileyi korumak aynı zamanda da bu tehdidi ortadan kaldırmak için ne yaptılar dersiniz? Ensest tabusunu buldular. Zira başka türlü bu kalabalık aileyi sağlıklı bir şekilde bir arada tutmak olanaklı değildi.
    Bu yaklaşımı tüm tarih boyunca toplumun kültürünü tehdit eden her kavram için görebilirsiniz zaten. Ne kadar tehdit, o kadar tabu ve yasak vardır. O kadar felsefik yaklaşmaya gerek yok.

    Selamlar, sevgiler.

  12. #72
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    18:24
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.882
    Alınan Beğeniler
    940
    Verilen Beğeniler
    1.231

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    neptune'ye katılıyorum, bence de bu tartışma o kadar da felsefik değil, olmamalı. Hatta bence bu pıppıratik (bu kelimeyi de şimdi uydurdum ) bir bir konu. Düpedüz yaşamın her anıyla ilgili...

    Bir de yine neptune'nin dikkat çektiği bir konuya katılıyorum, o da şu: Burada andante, Oya, IŞIK, Bülent sakatlara nasıl davranıyor, ne kadar iyi insanlar, ne kadar sıkı mücadeleciler ve saireyi konuşmuyor ve "toplum" derken istisnaları ayrı tutuyoruz.
    Bunu özellikle belirtme ihtiyacı duymamız, bence tartışmanın sertleştiği anlamına geliyor. İlk buluşmada çaylar benden. Orada kucaklaşır rahatlarız

    Son olarak, bu topraklarda, bu konuda, bu denli düzeyli ve geniş açılı bir tartışma/sohbet inanın bir ilk; ya da ben rastlamadım. Berdevam...

    Sevgiler...

    Not: Rekursion, hala cevabını bekliyoruz.
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  13. #73
    Üye
    Oya Tekin Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.07-2004
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    İzmir
    Mesaj
    567
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: OturanBoğa
    Bir de yine neptune'nin dikkat çektiği bir konuya katılıyorum, o da şu: Burada andante, Oya, IŞIK, Bülent sakatlara nasıl davranıyor, ne kadar iyi insanlar, ne kadar sıkı mücadeleciler ve saireyi konuşmuyor ve "toplum" derken istisnaları ayrı tutuyoruz.
    Şimdi bu sözünden şunu mu anlamalıyım ben sakat biri olamayarak sakatlara iyi davranıyorum toplumda bir istisnayım. Eğer yanlış anladıysam açıklık getirebilir misin Bülentçim? Tam olarak burada ne demek istediğini anlayamadım.

  14. #74
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    18:24
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.882
    Alınan Beğeniler
    940
    Verilen Beğeniler
    1.231

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Evet, ben, sakatlara ayrımcılık yapmayanların, toplumda (Madem yanlış anlaşılıyor ben de ilk ve son defa not düşeyim: toplum'a sakatlar da dahildir!) çok çok çok istisna olduğunu düşünenlerdenim.
    % 60'ın, sakatlarla aynı ortamda bulunmaktan "çok rahatsız" olduğu ve andante'nin -benim de katıldığım- "bu az bile" dediği bir ortamda, bence ayrımcılık yapmayanlar sahiden de çok az.
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  15. #75
    Üye
    sanaldunyam Avatarı

    Gerçek Adı
    İsmail ÖĞE
    Üyelik Tarihi
    04.07-2005
    Son Giriş
    18.05-2017
    Saat
    18:29
    Yaşadığı Yer
    Şanlıurfa
    Mesaj
    51
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: OturanBoğa
    % 60'ın, sakatlarla aynı ortamda bulunmaktan "çok rahatsız" olduğu ve andante'nin -benim de katıldığım- "bu az bile" dediği bir ortamda, bence ayrımcılık yapmayanlar sahiden de çok az.
    Toplumun türlü hareketlerle ayrımcılık yaptığı, üstünde hemfikir olduğumuz bir sonuçtur sanırım, ancak aynı toplumun %60 diye telaffuz ettiğiniz kesiminin "sakatlarla aynı ortamda bulunmaktan çok rahatsız olduğu" ciddi bir iddiadır bence. İlgili konuda yapılmış bilimsel bir ankete mi dayalı bu sözleriniz, yoksa kendi fikriniz mi? Eğer bir ön kabulse bu, açıkçası bana pek mantıklı gelmiyor!

    Zira iddia ettiğiniz şey ayrımcılığın zirvesidir ve hatırlarsanız Adolf Hitler'in Nazi Almanyası'nda da Özürlülerin, tahammül derecesini aşan varlıklarına Nazilerin daha fazla dayanamayıp onları yok etme eylemlerine girişmeleri hafızalardan pek silinememiştir. (Bu örnek günümüz için biraz mübalağalı oldu ama rahatsızlık o dönem için de söz konusuydu)

    Şunu merak ediyorum ve de size sormak istiyorum, acaba bu %60'ın içinde özürlülerin topluma aidiyeti konusunda % kaçı Naziler gibi düşünüyodur? ( Sadece başlangıç noktası itibariyle , sonuç kısmı sanırım pek abartılı ve günümüz için düşünülmesi bile abes bişey olur)




Sayfa 5 / 8 İlkİlk 12345678 SonSon