Sayfa 1 / 3 123 SonSon
Toplam 42 mesajın 1-15 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    14:53
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.874
    Alınan Beğeniler
    935
    Verilen Beğeniler
    1.230

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Mutlu olmak için illa tüm organlarınızın olması mı gerek? Ne bilim, bir kolu olmayan ya da felç olduğu için tekerlekli sandalye kullanan birinin mutlu olup olmamasının, bu uzuv kayıplarıyla doğrudan nasıl bir bağlantısı olabilir?!
    Moda olarak sunulan ve "normal" diye dayatılan kriterlerde olmak ya da olmamak mıdır mutlu olmanın belirleyicisi?
    Mesela sivilceli olunca mutsuz oluruz genelde. Çünkü sivilceli olmak hoş karşılanmaz toplumda ve dalga geçilecek bir unsur, bir baskı aracı oluverir bir anda ve derhal o sivilceleri giderecek moda ürünler kullanmamız gerektiğini düşünüveririz! Oysa sivilce, bu toplumsal baskı olmasa, yaşamı sürdürmekte/mutlu olmakta tamamen etkisizdir.
    Pekii, bu durumda sorgulanması gereken eksik uzuv ya da basit iki sivilce midir, yoksa bu sivilceyi ve farklılığı sorun sayan bakış açısı mıdır? Ve kim belirler bu "normal"leri?
    Ssakat olmanın bu sorgulamalar için bizlere ciddi bir avantaj sağladığını söylemek yanlış olmaz diye düşünüyorum; insanlık adına!..
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  2. #2
    Üye
    Sema Avatarı

    Gerçek Adı
    Sema
    Üyelik Tarihi
    28.07-2004
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    17:16
    Yaşadığı Yer
    A.
    Mesaj
    4.345
    Alınan Beğeniler
    33
    Verilen Beğeniler
    17
    Blog Mesajları
    28

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Lise yıllarımdaki en yakın arkadaşımın ( hala en yakın ) kilo sorunu vardı.
    Sınıfta benim sakatlığım dalga konusu olmazken onunla çok uğraşır kalbini kırarlardı. Sırf dalga geçmek için aşk mektubu yazıp eğlenirlerdi. Evde annesi zayıflaması için baskı yapardı. Düşünebiliyor musunuz ben bacaklarımı hiç takmadan istediğim mayo-bikiniyi alıp giyerken birlikte gittiğimiz mayo alışverişlerinden ağlayarak dönerdi. Gençliğinin en güzel yıllarını takıntı halinde diyet- spor - baskül üçlemesi ile geçirdi. Şimdi dal gibi ince
    Hangimiz mi daha mutluyduk ? Ölçülüp, biçilen , kıyaslanabilen bir kavram olmasa da sanırım ben daha mutluydum diyebilirim.

  3. #3
    Üye
    Oya Tekin Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.07-2004
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    İzmir
    Mesaj
    567
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Evet ne komiktir ki ufacık bir sivilce yüzünden güzelliğim bozuldu krizine giren insanlar var toplumumuz da. Bu sakatlığından utanıp etek giymeyen denize girmeyen insanlar içinde geçerli. Tüm organları yerinde olsaydı peki bu insanlar mutlu olur muydu? Bence olmazdı çünkü bunun temeli kendine olan güven duygusuyla bağlantılı. Kendine güveni olmayan insanlar her zaman bir şeylerden utanacaklardır. Hayatlarının içine kompleks girmişse bir kere asla bunu silemezsiniz. Her şeyleri tam olduğunda bu sefer kendilerinden güzelini , beceriklisini kabul edemezler. Yani bunun adı organların tam olmasıyla gelen mutluluk değil bence. Kendine güvensizlik, kendi yetersizliği. Ve yine bence bu bir tür hastalık. Aynı fobiler gibi. Bu yüzden bu tür insanların önce bu komplekslerini yenmeleri sağlanmalıdır bu yönde tedavi görmelidirler. Kendileri ile barışık olmayı öğrenmelidirler. Aksi taktirde sorunlarının daha ciddi hastalıklara gideceğine inanıyorum ben.

  4. #4
    Üye
    bernas Avatarı

    Üyelik Tarihi
    12.09-2005
    Son Giriş
    08.01-2008
    Saat
    19:27
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    7
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Mutluluk aslında anlık birşey. Ne engelli olmakla ilgisi var nede engelsiz olmakla. An geliyor insan kendini dünyanın en mutsuz insanı gibi hissediyor.Çevresindeki bütün herşeyi olumlu,olumsuz negatif algılıyor .An geliyor bütün eksiler artıya dönüveriyor. Mutluluk birazda bakabilmeyi bilmekte sanırım. Gözün olsada, kolun olsada bakmayı kullanmayı bilmiyorsan mutlu olacak birşey de yok ortada.
    Aslında insanoğlu biraz garip birşeyleri kaybetmeden onun varlığıyla mutlu olmayı pek beceremiyoruz. Kaybettikten sonrada keşkelerle başlayan cümleler kurmaya başlıyoruz. Mesela çoğumuz şuanda bu formda olduğumuz için, interneti kullanabildiğimiz için ne kadar şanslı olduğumuzun, bunun bizim için bir mutluluk kaynağı olabileceğinin farkında değiliz taki bu imkanlardan mahrup kalıncaya kadar...Düşünüyorumda internetimin olması beni hiç mutlu etmiyor ama olmasa mutsuz olurdum sanırım Demek ki varolanın farkına varmak gerekiyor mutlu olmak için. Olmayanlar ve olamayacak olanlar için hayıflanmayı, keşkelerle dolu cümleler kurmayı bırakıp...

  5. #5
    Üye
    gulpembe Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.12-2004
    Son Giriş
    09.01-2017
    Saat
    01:23
    Yaşadığı Yer
    Elazığ
    Mesaj
    183
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Hayatın birçok evresinde Sıkıntılar yaşadım ;Üzüldüm,Ağadım, Mutsuz oldum. bunlara sebep: '' Engelli Olmam '' değildi , kesinlikle değildi

  6. #6
    Üye
    aferits Avatarı

    Gerçek Adı
    Ferit
    Üyelik Tarihi
    15.07-2004
    Son Giriş
    23.10-2017
    Saat
    21:37
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    1.279
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Nasıl mutlu olyorsam öyle yaşarım. Asla engel tanımam.
    Ne bir parça eksikliği nede başka bir şey engel teşkil edemez.

  7. #7
    Üye
    ilerya Avatarı

    Üyelik Tarihi
    27.10-2005
    Son Giriş
    15.09-2017
    Saat
    13:41
    Yaşadığı Yer
    istanbul
    Mesaj
    35
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bana göre ;
    Bu soruya cevaben, mutluluk kavramı göreceli hal alır,,
    Sorgulanması gereken adı üstünde olan basit sivilce değil, eksik uzuv’dur..
    Bunun da sorgulama bir açmaza götürür,,
    Beyin fonksiyonları ile görsellik aynı paralelde gitmediği sürece bu böyle olacaktır..
    Ticari mantalite normalleri belirler,,,

  8. #8
    Üye
    polatH Avatarı

    Üyelik Tarihi
    13.01-2006
    Son Giriş
    17.02-2014
    Saat
    09:48
    Yaşadığı Yer
    urfa
    Mesaj
    19
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    (EVET MUTLU OLMAK NASIL BİR DUYGU ACABA) MUTLU OLAMAK BENCE BAŞKASININ MUTLU OLMASINI SAĞLADIGIN ANDA UMUTLU OLMAKDIR BENCE MUTLU OLMAK BUDUR

  9. #9
    Üye
    kaderb Avatarı

    Üyelik Tarihi
    21.02-2005
    Son Giriş
    27.01-2017
    Saat
    23:45
    Yaşadığı Yer
    İSTANBUL
    Mesaj
    182
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Dünyada yaşayan her insan gibi
    yeri gelir ağlar yeri gelir gülerim.
    elbetteki engelimizin bize yaşattığı sıkıntılar oluyordur
    ama bunu kendime dert edip mutluluğumu engelliyemem

  10. #10
    Üye
    WaLe Avatarı

    Üyelik Tarihi
    02.07-2005
    Son Giriş
    27.10-2013
    Saat
    16:22
    Mesaj
    304
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Soruyu farklı bir şekilerde sorup farklı bir açılardan yaklaşalım.

    Şöyle; Sizi mutsuz edebilecek en küçü şey nedir ? sorusunun cavabı , an itibariyle milyonlarca şeydir.

    Soruyu "sizi mutlu edebilecek en küçük şey nedir ? "diğe değiştirdiğimizde sorunun cevabı yine aynı an itibariyle milyonlarca şey.

    Netice itibariye yüzündeki sivilcesi nediyle mutsuz olan bir kişinin, bir kuru gül ile de çok mutlu olabilmesi muhtemeldir.

    ( kayarak düşüp bitarafımı incitebileceğim buzlanma beni mutsuz etmez ancak pantatonumda gördüğüm çift ütü çizgisi motivasyonumda deprem yaratbilir ki bunun üstüne duyduğum canım nasılsın sözü yıkık motivasyonumun ilacı olabilir .. )

    yani küçük şeylerden mutsuz olanlar, küçük şeylerle mutlu olamazlar önermesi yanlıştır. Buna paralel büyük problemlerle yaşamak durumda olanlar mutsuz olurlar önermeside yanlıştır.

    Durum itibariyle problemleri onları mutsuz edebilir ancak durum itibariylede çok küçük şeyler onlara büyük mutluluk yaşatabilir.

    konu itibariyle engelli, engelsiz ayırımı yanlıştır. ki mutluluk ayırmıyor.

  11. #11
    Genel Yayın Yönetmeni
    OturanBoğa Avatarı

    Gerçek Adı
    Bülent
    Üyelik Tarihi
    09.01-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    14:53
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    55.874
    Alınan Beğeniler
    935
    Verilen Beğeniler
    1.230

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bu tartışmayı açmaktaki amacım, sakatlığın mutlu olup olmamakla doğrudan bir ilgisinin buşunmadığının altını çizmektir. Sakat olmayan kişiler, sakat ve mutlu birilerini gördüklerinde şaşırırlar genelde! "Ne güzel, sakat ama mutlu. Ne azimli..." diye düşünür ve çoğu zaman bunu dile getirirler. Yani daha en baştan itibaren sakat olan kişilerin mutlu da olamayacakları düşüncesi hakimdir zihinlerde.
    Oysa yaşam akışında insanın durumunu anlatan söz ve bakış açısı "sakat ama..." değil, "sakat ve..."dir;
    sakat ve akıllı/aptal, sakat ve çalışkan/tembel, sakat ve güzel/çirkin, sakat ve ve ve ve ve...

    Sonuç olarak "sakat ama" ile başlayan bakış açısı, daha en baştan sakatlığı her şeyin üstünde olumsuz bir durum olarak algılar ve aşağılayıp "öteki" yapar, sakatlığı olumsuzlar.
    Ve bu yanlıştır.
    Sakat olmayanlar bilmelidir ki sakat olmanın sarışın-esmer-kumral-mavi gözlü vs. olmaktan hiç bir farklı yoktur. Sakat olmak, insanı sıradan insan olmaktan alıkoymaz!
    - Arkadaşlar, lütfen sorularınızı özel mesajla iletmek yerine ilgili foruma yazarak cevap arayın. Böylece hem soru-cevaplardan herkes yararlanır hem de en doğru cevaba en hızlı şekilde erişmiş olursunuz.
    - Lütfen sorunuza cevap aldıktan, bir sorununuza çözüm bulduktan sonra dönüp gitmeyin. Siz de başkalarına yararlı olmak için bilgilerinizi, tecrübelerinizi, duygularınızı paylaşabilirsiniz. Unutmayın, siz nasıl yana yakıla cevap arıyorduysanız, başkaları da içine düştüğü açmazdan çıkmak için aynı hararetle sorularına cevap arıyor...

  12. #12
    Üye
    mami6 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    06.03-2005
    Son Giriş
    09.09-2017
    Saat
    00:28
    Yaşadığı Yer
    hatay/iskenderun
    Mesaj
    151
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ONEMLİ OLAN FİZİKSEL ENGEL DEGİL KALP VEE KAFANDA SORUN YOKSA YETERLİ FİZİGİNLE DEGİL KALBİNLE YASA (İÇİNDE UMUT YOKSA YASAMAK BOS GELİR İNSANA UMUDUNLA YASA )

  13. #13
    Üye
    Pegasus Avatarı

    Üyelik Tarihi
    23.11-2003
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    18:03
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    834
    Alınan Beğeniler
    40
    Verilen Beğeniler
    19

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Merhaba,

    Sevgili kardeşim ben bu konuda senin gibi düşünmüyorum. Yani sakat olma halinin sarışınlık ve esemerlikteki gibi bir farka tekabul ettiği fikri bence doğru olmadığı gibi çok da gariptir.

    Mutluluk kavramının engelli bireyin sahip olduğu sakatlıkla olan etkileşiminden önce belirtilmesi gereken; sağlıklı, sağlıklı olduğu gibi hayatta bilinen anlamda ciddi sorunları olmayan insanlar için bile bir problematik olduğudur. Mutluluğun ne olduğu, ne gibi durumlarda ortaya çıkacağı, ne kadar süreceği binlerce düşünür tarafından binlerce farklı düşüncelerle temellendirilmeye çalışılmıştır. Bu felsefi tartışmayı tekrar açacak değilim.; ancak işin sakat olmakla ilintili kısmı hakkında kendi düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.

    Engellilerin dünyasına adımımı atalı önümüzdeki mart ın 19 undan itibaren beş yılı doldurmuş olacağım. Bu süreç zarfında daha ilk günlerden itibaren asla pes etmeyen ve hayatın avuçlarından "yaşamak" adına ne koparırsam kardır şeklinde bir felsefeyle hareket ettim. Bu haldede yapılacak yaşanılacak çok şey vardı. Elde edilecek sayısız başarı bizim içinde biryerlerde bekliyordu ve bizlerin yapması gereken uygun koşulları araştırıp bizi bekleyen bu başarıları elde etmek için çalışmaktı. Ben kendi adıma engelliliği avantaja dönüştürmenin yollarını aramışımdır hep. Peki dedim kendime evet artık sakatım... Hayat artık eskisi gibi olmayacak..Peki Öyleyse bu durumda daha önceki hayatımda yapma fırsatı bulamadığım şeyleri gerçekleştireyim... Okumak istediğim ancak fırsat bulamadığım yüzlerce kitabı okumak, üniversite eğitimi almak, bağlama çalmak... bunlar benim engelli olmakla gerçekleştirme fırsatı bulduğum hayallerimdi. Hepsini yaptım ve yapmaya devam ediyorum; ancak bana şimdi sorsanız "Peki Bülent bunları yapamama pahasına geçmişe dönmek ister miydin?" diye cevabım kesinlikle "EVET" olurdu. Öyleyse bütün bu mutluluk verici edimlerin dışında değerlendirilmesi gereken bir durum var ortada. Nedir o? Şöyle söyleyelim. İnsan doğası gereği koşmak, tırmanmak, dans etmek, cinselliğini yaşamak gibi bir takım özelliklerle donanmış bir canlı. Her şeyden önce bu edimleri yerine getirememe durumu insanın doğasına ters bir durum. Bu terslik halinin gözardı edilmesine karşıyım. Bu terslik hali bir "realitedir" ve kişinin bunun farkında olması gerekir bu durumu yok sayarak polyannacılık oynaması değil...

    Peki bu durumu yok saymamak ne demektir. Bence gerekirse bu durumun üzüntüsünü de yaşamaktır..."Ben ayaklarımı kaybettim ; ama inanın ben çok mutluyum" diyen birinin ruh haline kuşkuyla yaklaşırım. Kuşkuyla yaklaştığım o insanın "o anki" mutluluğu değil tabi. Mutluluğun sakatlıkla özdeş hale getirilmesi... Yoksa insan her halde mutlu olacak bir şeyler bulabilir. Örneğin annenizi kaybettiniz. Hepimiz için korkunç bir durumdur bu.; ama bu durumda dahi sizi mutlu edecek bir şeyler olabilir. Ama bunlar annenizin ölümünü umursamamanız gerektiği anlamına gelmemeli.

    Sakatlık kendi içinde mutlu olunacak bir durum değildir ve ben de sakat olduğum için mutlu değilim. Sakat bir insanın mutlu olmasının yolu bence bu durumundan uzaklaşmasıyla mümkün olabilir. Hayatta gerçekleştirildiğinde kişiyi mutlu kılacak yüzlerce, belki binlerce eylem var. Engelli birey bu nedenle hayatın içine daha çok atılmalı, yaşamı soluk soluk içine çekmeli ve bu şekilde elde edeceği mutluluklar sakatlıkla birlikte kaybettiklerini ona unutturmalıdır. Bakın son derece açık konusuyorum. Ben kendi adıma hiç bir şey yapmasam ve evimde sakatlığımla başbaşa kalıp hayatı bu gerçeğim üzerinden yaşamaya kalksaydım bu benim için çok zor olurdu; ancak ben yaşamda elde edilecek başarıların, yaşanacak başka mutlulukların hayaliyle bu durumu umursamayacağım bir noktaya gelebiliyorum. Aksi zaten olamazdı. İşte bu nedenle engelli, bireyin mutlu olmasını onun hayatın içine sokulması, yaşamın büyülü yüzüyle karşılaşması sayesinde mümkün olabileceğini düşünüyorum. Okuyan , araştıran, öğrenen ve tüm bunları yaparken elde ettiklerinin verdikleriyle mutlu olabilen... Hayata bu şekilde nufüz edebilen birey herşeyden önce kendisine fazlaca önem vermemesi gerektiğinin farkına varır. Evrendeki minicikliğinin farkına varırken aynı zamanda ne inanılmaz bir derya olduğunuda görür ve bu durumdan memnun olur. Aksi, artık kasları erimiş ayağınızla her gün yüzleşip ardından "olsun ben bu ayaklarlada çok mutluyum" gibi bence özünde çok saçma cümleler kurmaya benzer ki engelli bireyin mutluluğunun bu değil, aksine bu gerçeği aşmakla ilintili durumlar sayesinde olabileceğini düşünüyorum. İşte bu nedenledirki engellilerin yaşamın içine daha çok dahil olmaları gerektiğinin altını çiziyoruz. Yaşama dahil olmak demek kendinizin ve sorunlarınızın önemsizleşmesi demektir çünkü...Yaşama dahil olmak demek insanlşığın ortak sancılarını da hissedebilmeniz demektir. Bu sancıları duymaya başladığınız anda kendi küçük ağrılarınızı umursamamaya başlarsınız. Yoksa kendi ağrılarınızdan(sakatlıgınız) ibaret bir hayatınız var ise eğer bu durumun gölgesinde bırakın onunla mutlu olmayı normal kalmanız bile mümkün olmaz bence.


    Sevgiyle

  14. #14
    Forum Moderatörü
    Life Avatarı

    Gerçek Adı
    ---
    Üyelik Tarihi
    17.07-2005
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    19:34
    Yaşadığı Yer
    Türkiye
    Mesaj
    2.702
    Alınan Beğeniler
    86
    Verilen Beğeniler
    75

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sakatlığın mutlu olup olmamakla doğrudan bir ilgisinin olduğunu sanmıyorum.Herşey kişinin kendi elindedir,bazen en ufak bir meseleyi kişi kendine dert eder ve yaşamı kendine zindan eder.
    Bazende ufacık bir mutluluk onun için Dünyalar kadar değerlidir.
    Sakatlık veya bir uzvun eksik olması yaşamda bazı kısıtlamar getirse de mutlu olup olmamakla pek bir ilgisi yok.

  15. #15
    Üye
    Laus_Deo Avatarı

    Üyelik Tarihi
    31.03-2005
    Son Giriş
    22.08-2009
    Saat
    22:38
    Yaşadığı Yer
    Erdek
    Mesaj
    616
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    İNSAN İNSANDIR.ENGEL MENGEL İNSANIN İNSAN OLMASINI ENGELLEMEZ.MUTLULUĞUN ENGELLİLİK İLE ALAKASINI KESİNLİKLE VE ALTINI ÇİZEREK RED EDİYORUM.BU BENİM FİKRİM. DİĞER FİKİRLERE SAYGIM SONSUZ. 8)




Sayfa 1 / 3 123 SonSon