Sayfa 1 / 9 12345 ... SonSon
Toplam 124 mesajın 1-15 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    kibar26 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    20.12-2005
    Son Giriş
    14.02-2006
    Saat
    16:07
    Yaşadığı Yer
    eskişehir
    Mesaj
    3
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Bence koltuk sevdasından başka şey düşünmüyorlar

  2. #2
    Üye
    vakar Avatarı

    Üyelik Tarihi
    09.11-2005
    Son Giriş
    09.01-2007
    Saat
    12:49
    Mesaj
    15
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Arkadaşlar genelleme yapmanın pek doğru olmayacağını düşünüyorum. bu tip dernekleri şahsi çıkarları için kullanan insanlar az değil. ancak mesleki ve vicdani sorumlulukla çalışan insanlara haksızlık etmemeliyiz. Ayrıca özürlülere ne gibi yardımlardan kastınızı da tam olarak açmanız faydalı olacaktır.

  3. #3
    Üye
    minerva Avatarı

    Gerçek Adı
    Hatice
    Üyelik Tarihi
    21.03-2005
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    Ankara
    Mesaj
    2.522
    Alınan Beğeniler
    13
    Verilen Beğeniler
    8
    Blog Mesajları
    6

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ben hiç bir derneğe üye olmadım çünkü benim üye olmamı gerektirecek beni bu yönde ikna edebilecek engellilere yönelik hukuki,maddi,manevi,sosyal,psikolojik vb.ne yapabiliyorlarsa bunları netleştirip bizede vizyonlarını iyi yansıtabilirlerse bizlerde ikna olabiliriz dernekleri sadece özel günlerde engellileri toplayıp yemek eğlence gibi sosyal aktiveteler yapan, üç beş dernek yöneticisinin engelli derneği çatısı altında tamamen kendi koltuk,makam sevdalarınu yürüttükleri sosyal kurumlar olarak görmeyiz diye düşünüyorum :!:

  4. #4
    Üye
    basari Avatarı

    Gerçek Adı
    başar
    Üyelik Tarihi
    30.12-2004
    Son Giriş
    Bugün
    Saat
    20:31
    Yaşadığı Yer
    Bursa
    Mesaj
    1.558
    Alınan Beğeniler
    6
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    dernekler sadece kendilerini düşünüyolar bu durumu kınıyorum :evil:

  5. #5
    Üye
    AsTeRuNyA Avatarı

    Gerçek Adı
    EMRAH
    Üyelik Tarihi
    13.06-2005
    Son Giriş
    Dün
    Saat
    16:44
    Yaşadığı Yer
    İSTANBUL/sultangazi
    Mesaj
    483
    Alınan Beğeniler
    9
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ne hakkı ya bu ülkede bizim hakkımız yok
    bir hakkımız var oda otobüslere bedava binmemiz

  6. #6
    Üye
    DENİZ77 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.06-2005
    Son Giriş
    03.03-2006
    Saat
    22:47
    Mesaj
    10
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Bir konuyu eleştirirken iyi gitmediğini savunurken ne zaman beraberinde çözümlerinide sunacağız.

    sadece olumsuz eleştiriler belirtmek den ileri gidemeyecekmiyiz? bu dernekler bizim yani biz engellilerin gidip sahip çıkmazsak görev almakdan kaçarsak değişimin ve işleyişin düzelmesini çok bekleriz.

    Şahsım adına dernek yöneticisi olduğum için olayın içinde olan biri olarak idealist ve profesyonelce konulara çözüm arayan dernek yöneticileri bir elin parmakları kadar bile değiller. Çünkü sadece istemekle yetinen ama somut çözümlere destek olan birlik içinde görev almakdan kaçan bizler daha bu şekilde çok dertleniriz.

    Lafla peynir gemisi yürümüyor.

    Suya sabuna dokunmazsak kirlilik içinde bir yaşam sürdürmek zorunda kalmaya mahkum olacağız.

    saygılar ve sevgiler.

  7. #7
    Üye
    Sema Avatarı

    Gerçek Adı
    Sema
    Üyelik Tarihi
    28.07-2004
    Son Giriş
    29.11-2017
    Saat
    15:58
    Yaşadığı Yer
    A.
    Mesaj
    4.344
    Alınan Beğeniler
    33
    Verilen Beğeniler
    16
    Blog Mesajları
    28

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Siteye üye olduğum gün göndermiştim bu makaleyi , nostalji oldu...

    DERNEKLERİMİZ VE KATILIMCI DEMOKRASİ
    Halil Köseler

    Belirli amaçlar etrafında demokratik baskı grubu olarak topluma ve devlete sesini duyurmak, üyelerinin hak ve çıkarlarını koruyarak sorunlarına çözüm bulmak üzere kurulmuş dernekler birer sivil toplum örgütleridir.

    Dernekler birbirini etkileyen ve birbirinden etkilenen üyelerden oluşur. Her derneğin kendine özgü bir kimliği vardır. Bu kimliğin ortaya çıkmasını sağlayan en Önemli faktör ise derneği oluşturan üyelerdir. Her üye, farklı, bilgi ve yetenekleri, farklı ilgi alanlarıyla, farklı siyasi eğilimleriyle o derneğin zengin insan kaynaklarını oluşturur. Bir dernek, üyeleri ne kadar farklı birikim ve eğilimlere sahipse o ölçüde daha güçlüdür. Ruhsal, sosyal, kültürel ve siyasal birikimleriyle farklı olan üyeler üyesi oldukları derneğe de farklı fikirler, değerler, perspektifler sunarak dernek çalışmalarına büyük bir ivme kazandırırlar. Bu nedenle farklılıklar bir korku ve endişe kaynağı değil, güçlülük ve zenginlik kaynağı olarak görülmelidir. Her üye birbirinden bir şeyler öğrenirken dernek aynı anda bunların hepsinden yararlanır. Bir dernekte Farklı özelliklere sahip üyelerin varlığı, ayrı, ayrı nehirlerin aynı denize dökülmesi gibi değerlendirilmelidir.

    Üyeler daha çok, uyulması istenen mecburiyetlerle değil, bilgi ve yeteneklerini kullanmak üzere verilen fırsatlarla motive edilmelidir. Dernekte her üye potansiyel bir yönetici, bir lider olarak görülmelidir. Her üyenin dernek yararına sunmak üzere az ya da çok bir katkısı olabileceği düşünülmelidir. Örneğin bazı üyeler, Bir projenin parasal kaynaklarını bulmakta, bazı üyeler projeyi uygulamaya koymakta, bazıları güzel yazı yazmakta, bazıları güzel konuşmakta, bazıları sosyal etkinlikleri organize etmekte yetenekli olabilirler. Bütün üyeler, ortak çalışmalar ve fedakârlıklar için inandırıcı nedenlere, somut hedeflere ve yeterli psikolojik motivasyona sahip oldukları sürece dernek faaliyetlerine daha etkin olarak katılırlar. Başkalarına yapılabilecek en büyük iyilik, kendi zenginliklerimizi onlarla paylaşmak değil, onların kendi zenginliklerini keşfetmelerini ve geliştirmelerini sağlamaktır.

    Üyeler ilk başlarda, derneğin amaçlarının , kendi hak ve sorumluluklarının neler olduğunu bilmeyebilirler. Bu gibi eksikliklerin giderilmesi planlı ve sürekli eğitim çalışmalarıyla sağlanmalıdır. Dernek yönetimleri, üyelerin istediği her soruyu sorabileceği, istediği her şeyi öğrenebileceği, istediği her fikri açıklayabileceği, demokratik bir ortam oluşturarak, onları tatmin edici her türlü açıklamalar yapmaktan kaçınmamalıdırlar. Böyle bir sürecin yaşanması engellendiği takdirde, üyelerin sorunlarla nasıl başa çıkabilecekleri konusunda gerekli bilgi ve deneyimlere sahip olma olanakları da engellenmiş olur. Bilinçli bir kitle yaratmak bilinçli bir üye yaratmakla başlar. Bir üye, "dernek benim için ne yapıyor sorusunu sorma hakkına sahip olduğu kadar, ben dernek için ne yapıyorum sorusuna da cevap vermek zorundadır. Her dernek üyesinin seyirci üye olmaktan çıkıp katılımcı üye olması halinde, sorunlar çok daha kolay çözülecektir. Her sorundan şikâyetçi olan ve çözümü hep başkalarından bekleyen insan, bir mum yakmak yerine sürekli karanlığa küfretmeyi sürdüren bir insana benzer. Karamsar insan, her olanaktaki engelleri, iyimser insan ise her engeldeki olanakları görür.

    Derneklerimizin; haklarına sahip çıkan, sorumluluklarına da yerine getiren üyelere ihtiyacı vardır. Demokrasinin vaz geçilmez bir parçası olan oy kullanmak, bir üye için hem önemli bir hak, hem de önemli bir sorumluluktur. Bir kişinin oyu o kişinin sesi demektir. Oy kullanmayan kişinin sesini de hiç kimse duyamayacaktır. Oy kullanmak, kendimizin ve diğer özürlülerin geleceğini etkileyen kararların oluşumuna, bilgili ve deneyimli yönetici kadroların seçilmesine katkıda bulunmak demektir. Oy kullanmayan kişi, kendisini ve toplumu etkileyen bütün oluşumlar karşısında sessiz kalmayı tercih eden bir insana benzer. Tarih, bazı önemli dönüşümleri sağlayan kararların, sadece bir veya iki oy farkıyla alındığını gösteren çeşitli örneklerle doludur.

    Demokrasi, toplumun yararını esas almak suretiyle, herkesin arzularına ve tepkilerine aklına ve bilgisine, vicdanına ve iradesine hiçbir engel ve baskı uygulanmadan özgür düşünce ve ifadeleriyle, oylarıyla karar alma süreçlerine katılabilmesini sağlayacak sosyal, fiziksel, psikolojik koşullardan oluşan bir sistemdir. Demokrasi, bireyler için koşulların eşitliğini değil, fırsatların eşitliğini garanti eder.

    Dernek yaşamında, bütün Sorunları parmak hesabına dayalı oylamalarla çözmek, arkasındaki çoğunluk oylarına güvenerek, bunu diğerleri üzerinde sürekli bir baskı unsuru olarak kullanmak, örgüt içi ayrışmaları arttıran önemli nedenlerden biridir. Günümüzde sorunların çözümünde uygulanan en etkili yöntem katılımcı demokrasidir. Üyeler arasında Katılımcı ruhun oluşmasında, uygulanan seçim sisteminin de önemli bir rolü vardır.

    Üye sayısı bakımından büyük olan kör derneklerinde, çoğunluğa dayalı seçim sistemi ve mutlak listecilik anlayışının, katılımcı demokrasiyi zayıflattığı görülmektedir. Bir derneğin genel merkezini ele alalım. Genel kurulu yasama, yönetim kurulunu, yürütme, denetleme ve onur kurulunu yargı olarak düşünelim.

    Şu anda Uygulanan seçim sistemi sonucu, bazı derneklerde, yasama, yürütme ve yargı organlarında yer alan kişilerin hepsinin de tek bir anlayışın taraftarlarından oluştuğunu görmekteyiz. Örneğin, Yönetim kurulu, denetleme kurulu, onur kurulu, federasyon delegeleri gibi birimlere ait adayların hepsi de aynı listede seçilmekte ve aynı düşünceyi destekleyen kişilerden oluşmaktadır. Bu sisteme göre, oy kullanan üyelerin, seçeceği kişilere, bilgi ve yeteneklerine göre, derneğe yapmış oldukları katkılara göre değerlendirerek oy verme olanakları yoktur. Kendi oyundan başka bir tek oy bile alamayacak olan ve dernek çalışmalarıyla hiçbir ilgisi bulunmayan bazı yetersiz kişiler böyle bir listede yer aldıkları için yüzlerce oy almış gibi seçilmiş sayılırlar ve aldıkları bu oylarla övünürler. Çoğunluğa dayalı seçim sistemine göre, herhangi bir liste diğerlerinden bir oy bile fazla alsa derneğin bütün organlarına ve birimlerine tek başına sadece o listedeki isimler seçilmiş olur. Yüzde kırk dokuz oy alan diğer listedeki isimler ise, hiç bir yere seçilemezler. Hatta, belli bir süre sonra, bu sistemin kaçınılmaz sonucu olarak, seçimlerde, farklı düşünceye sahip kişilerden oluşan ikinci bir listenin çıkması da söz konusu olamaz hale gelir.

    Böyle bir dernekte katılımcı bir demokrasinin varlığından söz edemeyiz. Kendi içinde yapılan Denetimlerin ve yargılamaların tarafsız olacağını düşünemeyiz. Örneğin, onur kurulu; seçimlerin kazanılmasında, listenin oluşumunda belirleyici rolü olan bir yönetici hakkındaki şikâyetler karşısında tarafsız karar veremez. Onu himaye edici bir tavır sergiler. Yöneticilerin istemediği üyeleri ise, hiç tereddüt etmeden ve hiç bekletmeden haksız yere dernekten ihraç eder. Seçim sistemi nedeniyle dernek içerisinde Güçlü bir muhalefet olmadığından, Denetleme kurulu, ciddi eksiklikleri olan bir yönetim hakkında kendi taraftarları olması nedeniyle hiçbir işlem yapmaz. Bunlar, geçmişte ve bugün bizzat yaşayarak tanık olduğumuz olaylardır. Bazı istisna olumlu örnekler ise, bu düşüncemizin yanlış olduğunu kanıtlamaz. Çünkü, istisnalar kaideyi bozmaz.

    Bir dernekte, nisbi temsile dayalı seçim sistemi uygulandığında, üyelerin dernekle bağları güçlenir ve katılımcı bir üye potansiyeli oluşmaya başlar. Olumsuzluklar önemli ölçüde azalır. Özürlülere zarar veren yanlış zihniyete sahip yönetimlerin iktidarları bu kadar uzun sürmez. Çünkü, bu sistemde, seçime birden fazla liste katılır ve her liste aldığı oy oranında dernek organlarına kendi adaylarını sokabilir. Bağımsız olarak giren adaylar da aynı olanaklara sahip olurlar. Nisbi temsil sistemine karşı çıkanlar bu sistemin derneklerin bölünmesine yol açacağını iddia edebilirler. Ancak, bu doğru bir iddia değildir. Çünkü, bölünmeye yol açan asıl sistem, seçimlerde üyelerin yüzde kırk dokuzunun dernek organlarında temsil edilmesini önleyen çoğunluk sistemidir.

    Bütün bu ve başka nedenlerle; derneklerimizde, demokrasinin, başarının, dürüstlüğün, katılımcılığın güçlenmesini isteyenleri, nisbi temsil seçim sisteminin uygulanmasını savunmaya ve buna katkıda bulunmaya çağırıyorum.

  8. #8
    Üye
    DENİZ77 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.06-2005
    Son Giriş
    03.03-2006
    Saat
    22:47
    Mesaj
    10
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    sema ellerinize sağlık paylaştığınız için teşekkür ederim.
    ne güzel anlatılmış anlatılmak istenilenler.

  9. #9
    Üye
    BATUHAN Avatarı

    Üyelik Tarihi
    10.01-2006
    Son Giriş
    09.11-2012
    Saat
    14:54
    Yaşadığı Yer
    KOCAELİ
    Mesaj
    16
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    BENİM DERNEKLER KONUSUNDA FİKRİM: BELKI AMİYANE BİR TABİR OLACAK AMA BAL TUTAN PARMAĞINI YALARMIŞ ŞEKLİNDE

  10. #10
    Üye
    shadoww Avatarı

    Üyelik Tarihi
    14.07-2003
    Son Giriş
    22.03-2008
    Saat
    17:42
    Yaşadığı Yer
    lüleburgaz/Kırklareli
    Mesaj
    27
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    bence bizler herseyi hazır bekliyoruz size sorsam türkiye cumhuriyeti kurulduğundan bu yana bizim için çıkan kanunları kimler çıkartıyor ve çıkması için kimler çaba gösteriyor tabiki sivil toplum örgütleri yani dernekler peki sizler simdiye kadar ne ler yaptınız sizden sonar gelecek engelli arkadaslarınız kader ortaklarınız icin eleştiri ve temenninden başka bir kösede oturupta ahkam kesmek kolay derneklerinde kaderini belirleyen üyelerdir üyeler ne kadar cok bilgili ve aktif olursa derneklerde o kadar faydalı olacağı inancındayım

  11. #11
    Üye
    DENİZ77 Avatarı

    Üyelik Tarihi
    11.06-2005
    Son Giriş
    03.03-2006
    Saat
    22:47
    Mesaj
    10
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: BATUHAN
    BENİM DERNEKLER KONUSUNDA FİKRİM: BELKI AMİYANE BİR TABİR OLACAK AMA BAL TUTAN PARMAĞINI YALARMIŞ ŞEKLİNDE
    Bende amiyane bir cevap vermeği isteği içine girdim.

    Uzakdan davulun sesi güzel gelirmiş.

  12. #12
    Üye
    ismet tanış Avatarı

    Gerçek Adı
    ismet tanış
    Üyelik Tarihi
    02.04-2005
    Son Giriş
    07.02-2013
    Saat
    20:01
    Yaşadığı Yer
    adana
    Mesaj
    458
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    hiç bir dernek hiç bir üyesinin sorunlarına adamakıllı çözüm bulmamıştır..

  13. #13
    Üye
    polatH Avatarı

    Üyelik Tarihi
    13.01-2006
    Son Giriş
    17.02-2014
    Saat
    09:48
    Yaşadığı Yer
    urfa
    Mesaj
    19
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    O zaman arkadaşlar derneklerden ne bekliyorsunuz?
    Beklentilerinizi belirtirseniz dahi iyi olmazmıi..!

  14. #14
    Üye
    asimavi Avatarı

    Üyelik Tarihi
    27.12-2005
    Son Giriş
    05.06-2012
    Saat
    23:01
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    31
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    derneklerin yapması gerekenlerden hariç her haltı yediklerini çok iyi biliyorum
    hepsinin köküne kibrit suyu
    şimdi demeyin ammada yaptın diye

    ben 14 senedir bir sivil toplum örgütünde çalışıyorum
    şahsi işler dışında pek birşey yapılmadığına inanıyorum

  15. #15
    Üye
    erkan isik Avatarı

    Üyelik Tarihi
    06.07-2004
    Son Giriş
    11.07-2013
    Saat
    12:46
    Yaşadığı Yer
    istanbul / üsküdar / çamlıca
    Mesaj
    11
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    şimdi dernekleri taşlamadan önce iğneyi ilk önce kendimize batırmamız lazım çuvaldız nereye gideceğini bilir birkere dernekleri ayakta tutan genellikle üyeleridir yani bir derneğin üyesi ne kadar çoksa söz hakkı okadar çoktur genelde böyledir ha sorun nerde hiç bir derneğin üyeleri yönetime karışmaz eğer yönetimdeki yönetici idealist biriyse yani hakikaten bir şeyler yapma çabasındaysa kendisi çabalar ve üyelerine bir şeyler vermeye çalışır ama bu çalışma hep kısır döngüdür çünkü üyelerden bir tepki gelmez ve en sonunda ya dernek kapanır yada kurnazın biri gelir daha çok şeyleri yapabileceğini savunarak eski idalist yöneticiyi ortadan kaldırır ve bu yeni kurnazımız kendi istekleri doğrultusunda derneği yönetir ve asıl tartışılan cep doldurma olayı gerçekleşir. Bazı sivil toplum örgütleri gerçekten başarılıdır niye başarılıdır çünkü katılım vardır yöneticileriyle beraber üyelerde bir şeyler yapabilme isteğindedir, belki bizdede istek var bizede imkanlar verilse mükemmel işler çıkartabiliriz ama bir sorunu atlıyoruz o da derneklere gitmeyi kaç kişi acaba üye olduğu derneğe gidiyor 1 sefer yada 5 sefer gitmek bahsetmiyorum sürekli gitmekten bahsediyorum genelde hiç birimiz gitmeyiz hepimizin kendimize göre gerekçeleri kesin vardır ama genede derneklerimizi yöneticilerine teslim etmemek gerekir ama bildiğiniz gibi genel olarak türkiyemizde ufak bir ulaşım problemimiz vardır tekerlekli sandalyede olanlar mesela otobüsleri kullanamıyorlar mecbur ya birisinin aracıyla bir yere gitmek zorundadır yada taksiye binmelidir eh buda biraz mali yönden külfetli olmaktadır bu sorunuda aşmamızı ancak istanbul için konuşursak eğer iett halledebilir otobüslerinde değişiklik yaparak ama böyle bir projeye büyük şehir belediyesi sıcak bakmadığı için otomatikman iett de yapamayız diyor büyük ihtimalle diğer şehirlerimizdede durum böyledir yani özetleyecek olursak derneklerin bişey yapabilmesi için üyelerinin yöneticilerine istekte ve katılımcı olması gerekiyor buda derneğe sürekli gitmeyi gerektiriyor derneğe sürekli gidebilmek için laşım probleminin çözülmesi gerekiyor buda gene bizlerin birey olarak değilde topluca sürekli bıktırana kadar daha üst yöneticilere baskı yaparak halledilebilir. biraz uzun oldu kusura bakmayın parmaklarıma hakim olamadım daha yazacak çok şey var ama şimdilik sanırım bu kadar yeter.




Sayfa 1 / 9 12345 ... SonSon