Toplam 5 mesajın 1-5 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    ertugrul01 Avatarı

    Gerçek Adı
    Ertuğrul
    Üyelik Tarihi
    06.11-2010
    Son Giriş
    23.02-2014
    Saat
    11:46
    Yaşadığı Yer
    Anadolu
    Mesaj
    1.499
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    RAMAZAN-I ŞERİF
    "Ramazan ayında oruç tutup, Şevval ayında da altı gün oruç tutan kimse bütün seneyi oruçla geçirmiş gibidir." (Müslim)
    Âyet-i kerime'de:
    "Ramazan ayı öyle bir aydır ki, onda Kur'an-ı kerim nâzil oldu." buyuruluyor. (Bakara: 185)
    Cenâb-ı Hakk'ın rahmet ve bereketini bol bol ihsan ettiği, Cenâb-ı Fahr-i Kâinat -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz'in "Ümmetimin ayıdır." buyurduğu çok feyizli çok mübarek bir aydır. Bu ayda nafile olarak yapılan namaz, zikir, sadaka gibi her türlü ibâdetler, diğer aylarda edâ edilen farzlar gibidir. Ramazanda edâ edilen bir farz ise sair zamanlardaki yetmiş farza muadildir.
    Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hadis-i şerif'lerinde şöyle buyurmaktadır:
    "Ramazân-ı şerîfin girmesiyle rahmet nüzulü için cennet kapıları açıldığı ve yasaklardan sakınma sebebiyle cehennem kapıları kapandığı gibi şeytanlar da zincir ile bağlı ve hapsolunurlar." (Buhâri)
    Ramazanın evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden azad olmaktır. Bir kimse bu aya lâyık olduğu hürmet ve saygıyı göstererek ihyâ ederse onun bütün senesi iyi olarak geçer.
    Ramazan-ı şerif Hazret-i Allah'ın bir misafiridir. Farz-ı muhal ki çok zengin sayılan, çok muteber bir kimse bize misafir olarak gelecek, bir çok da kıymetli hediyeler getirecek. Böyle bir misafiri nasıl karşılarız? Bir de bu misafir Hazret-i Allah'ın misafiri olursa, o zaman nasıl karşılamak ve geldiği zaman da nasıl ağırlamak gerekir?
    Ramazan-ı şerif öyle bir misafir, tasavvura sığmayan bir lütuftur ki Kadir gecesi gibi kıymetli bir hediye ile gelmiştir. O Kadir gecesi ki Hazret-i Allah biricik Habib'inin -sallallahu aleyhi ve sellem- hürmetine ihsan ve ikrâm buyurmuştur. Kendisi de kıymetli, hediyesi de kıymetlidir. Nimet içinde nimet...
    Her şeyden evvel Ramazan-ı şerif'i ihyâ edebilmeyi Hazret-i Allah'tan dilemek "Allah'ım, bu kıymetli ayda rızâna uygun hareketler yapabilmeyi ihsan et." diye niyaz etmek lâzımdır. Bu ayı ahireti kazanmak için fırsat bilmelidir. Bizden hoşnut olursa, belki de ebedi kurtuluşumuza vesile olacak.
    Diğer taraftan Ramazan-ı şerif gelince hayatımıza nizam ve intizam girer. Gece ibadetlerine kalkmayan bir insan dahi sahura kalktığı zaman hiç olmazsa iki rekât namaz kılar da yatar.
    Ramazan-ı şerif'te tutulan oruç da çok kıymetlidir.
    Hadis-i şerif'te:
    "Kim ki faziletine inanarak ve mükâfatını Cenâb-ı Hakk'tan umarak Ramazan'da oruç tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır." buyuruluyor. (Tirmizi)
    Bir diğer Hadis-i şerif'te de şöyle buyruluyor:
    "Ramazan ayının orucu, on ay oruç tutmaya, ondan sonraki altı gün orucu da iki ay oruç tutmaya bedeldir. İşte bu, senelik oruç gibidir." (Ahmed bin Hanbel)
    Hadis-i şerif'te Ramazan orucundan sonra tutulması tavsiye edilen altı günlük oruç, Şevval orucudur.
    Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz:
    "Ramazan ayında oruç tutup, Şevval ayında da altı gün oruç tutan kimse bütün seneyi oruçla geçirmiş gibidir." buyurmuşlardır. (Müslim)
    Bir Hadis-i şerif'lerinde ise şöyle buyuruyorlar:
    "Ramazan-ı şerîf'te çok kimseyi yedirip içiriniz. Zîra bu nafakayı çoğaltıp yedirip içirme işi savaş alanında aç kalan gâzîleri doyurmak kadar ecirli ve sevâbı bol bir iştir." (Câmius-sağir)

  2. #2
    Üye
    ***Neri*** Avatarı

    Gerçek Adı
    neriman
    Üyelik Tarihi
    18.12-2009
    Son Giriş
    08.12-2016
    Saat
    19:58
    Yaşadığı Yer
    BÜYÜKÇEKMECE İSTANBUL
    Mesaj
    2.097
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    3

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Benim aklımda şöyle bir soru var.ramazandan sonra tutulan şevval orucunun bir süresi varmıdır ?
    Mesela ramazandan sonrakı ilk ay içerisinde gibi bunu çok merak ediyorum

    hepimize hayırlara vesile olması dileğiyle....
    Hayırlı ramazanlar

  3. #3
    Üye
    ertugrul01 Avatarı

    Gerçek Adı
    Ertuğrul
    Üyelik Tarihi
    06.11-2010
    Son Giriş
    23.02-2014
    Saat
    11:46
    Yaşadığı Yer
    Anadolu
    Mesaj
    1.499
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Şevval Ayındaki Oruç ile ilgili Hükümler
    Soru:
    Ramazan orucunu tamamlayamayan (üzerinde kaza orucu olan) bir kimse, 6 günlük Şevval orucunu tutabilir mi? Çünkü bu kimse, dînî bir özüre bağlı olarak Ramazan ayından 10 gün oruç tutamadı. Bu kimse, Ramazan orucunu tamamlayan, ardından da 6 günlük Şevval orucunu tutan ve senenin tamamını oruç tutmuş gibi sevap kazanan kimsenin sevabına nâil olur mu?
    Bu konuda bizi bilgilendirir misiniz? Allah sizi en güzel bir şekilde mükâfatlandırsın.

    Cevap:
    Hamd, yalnızca Allah'adır.
    Kulların, Allah için yaptıkları amellerin karşılığını vermek, Allah -azze ve celle-'ye âittir. Bir kul, amelinin karşılığını Allah -azze ve celle'den bekleyerek O'na itaatte gayret gösterirse, Allah Teâlâ onun ecrini zâyi etmez.

    Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:
    "Şüphesiz ki îmân edip, salih amel işleyenlere gelince, muhakkak ki biz,iyi davranışta bulunanların ecrini zâyi etmeyiz''(Kefh Suresi 30)

    Üzerinde Ramazan orucundan kaza borcu olan kimsenin, öncelikle tutamadığı bu günleri tutması, sonra da 6 günlük Şevval orucunu tutması gerekir. Çünkü Ramazan orucunun tamamını tutmadan, Ramazan ayından sonra 6 günlük Şevval orucunu tutan kimse, Ramazan orucunu tam olarak tutmuş sayılmaz.

    Tevfik, Allah Teâlâ'dandır.

    Allah Teâlâ, Peygamberimiz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e, onun âile halkına ve ashâbına salât ve selâm eylesin.
    İlmî Araştırmalar ve Fetvâ Dâimî Komitesi Fetvâları; c: 10, s: 392

    Soru:
    Hem Pazartesi ve Perşembe günlerinde tutulan orucun sevabını elde edebilmek, hem de 6 günlük Şevval orucunu tutmak için Pazartesi ve Perşembe günleri oruç tutmam doğru olur mu?

    Cevap:
    Hamd, yalnızca Allah'adır.
    Evet, Pazartesi ve Perşembe günleri oruç tutmanızda bir sakınca yoktur. Bununla size, hem 6 günlük Şevval orucunun sevabı, hem de Pazartesi ve Perşembe günleri orucunun sevabı yazılır.

    Değerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn -Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle demiştir.
    "Bu 6 günlük Şevval orucu, Pazartesi veya Perşembe günlerine denk gelirse, bu takdirde hem 6 günlük Şevval orucu niyetiyle, hem de Pazartesi veya Perşembe orucu niyetiyle Pazartesi orucunun sevabına nâil olur.

    Nitekim Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:
    "Ameller, ancak niyetlere göre geçerlilik kazanır. Herkes ancak niyet ettiğinin karşılığını alır. Kimin hicreti, (niyet ve kasıt olarak) Allah ve Rasûlü için ise, onun hicreti (sevap ve ecir olarak) Allah ve Rasûlü içindir. Kimin de hicreti dünyadan bir menfaat elde etmek ya da bir kadınla evlenmek için ise, onun da hicreti, hicret ettiği (gâye) içindir."(Buhârî; hadis no: 1/9 (1). Müslim; hadis no: 1907)

    Soru:
    Bir kimse, 6 günlük Şevval orucunu tutmaktadır. Yıllar sonra bu kimse hastalandı veya bir engel çıktı veyahut da bu orucu tutmakta tembellik gösterdi. Bundan dolayı kendisine bir günah var mıdır? Zirâ biz, bir yıl içerisinde bu orucu tutan kimsenin bu orucu bırakmaması gerektiğini işitiyoruz.

    Cevap:
    Hamd, yalnızca Allah'adır.
    6 günlük Şevval orucunu bayramın birinci gününden sonra (ikinci gününden itibaren) tutmak sünnettir. Bu orucu (hayatında) bir veya birden fazla tutan kimsenin, onu devamlı tutması gerekmez. Ayrıca bu 6 günlük orucu tutmayan kimse, günahkâr olmaz.

    Tevfik, Allah Teâlâ'dandır

    Allah Teâlâ, Peygamberimiz Muhammed'e, âile halkına ve ashâbına salât ve selâm eylesin.

    Soru:
    Bir kimse, 6 günlük Şevval orucunu Zilkâde ayında tutarsa, bu 6 günlük oruca has olan sevabı elde edebilir mi?

    Cevap:
    Hamd, yalnızca Allah'adır.
    Bir kimse, hastalık, âdet kanının gelmesi veya loğusa olması gibi bir özür sebebiyle orucunun kazasını veya 6 günlük Şevval orucunu tutamayıp ertelemişse, bu oruca has olan sevabı elde etmesinde hiçbir şüphe yoktur. Nitekim İslâm âlimleri böyle belirtmişlerdir.

    Fakat bir kimsenin hiçbir özürü olmadan orucunu tutmayıp Zilkâde veya başka bir aya ertelemişse, hadisin zâhiri, bu kimsenin 6 günlük oruca has olan sevabı elde edemeyeceğine delâlet eder ve mutlak oruç olarak kalır (herhangi bir nâfile oruç hükmünde olur).

    Soru:
    6 günlük Şevval orucuna ne zaman başlayabilirim? Çünkü biz, şu an yıllık izindeyiz.

    Cevap:
    Hamd, yalnızca Allah'adır.
    6 günlük Şevval orucuna, Şevval ayının ikinci yani Ramazan bayramının ikinci gününden itbaren başlanabilir. Çünkü bayramın birinci günü oruç tutmak, haramdır. Aynı şekilde 6 günlük Şevval orucunu, Şevval ayının dilediğin günlerinde tutabilirsin. Fakat iyiliğin en hayırlısı, bir an önce yapılanıdır.

    Soru:
    İlmî Araştırmalar ve Fetvâ Dâimî Komitesi'ne:
    "6 günlük Şevval orucuna, Ramazan ayından sonra bayramın birinci gününden hemen sonra başlamak gerekir mi?
    Yoksa bayramdan birkaç gün sonra, Şevval ayında başlanabilir mi?

    Cevap:
    "6 günlük Şevval orucunu, Ramazan bayramından hemen sonra tutmak gerekmez. Aksine bayramdan bir veya iki gün sonra bu oruca başlanabilir. 6 günlük orucu, -imkânı ölçüsünde-, Şevval ayında arka arkaya ya da aralıklarla tutabilir.Dînî açıdan bu meselede genişlik vardır. Çünkü bu oruç, farz değildir, aksine sünnettir.

    Tevfik, Allah Teâlâ'dandır."

    Allah Teâlâ, Peygamberimiz Muhammed'e, âile halkına ve ashâbına salât ve selâm eylesin.

    Soru:
    Ramazan ayından sonra tutulan 6 günlük Şevval ayı orucunun aralıksız tutulması şart mıdır? Yoksa her hafta sonunda yani hafta tatilinde ikişer gün olmak üzere üç defada ayrı ayrı tutabilir miyim?

    Cevap:
    Hamd, yalnızca Allah'adır.
    6 günlük Şevval ayı orucunun aralıksız tutulması şart değildir.Eğer bu 6 günlük orucu, ayrı ayrı veya aralıksız tutarsa, bunda bir sakınca yoktur.

    Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
    "(Ey mü'minler!) O halde hep hayırlara (Allah'ın, İslâm dîninde size meşrû kıldığı sâlih ameller işlemeye) koşun, yarışın!"

    Allah Teâlâ yine şöyle buyurmuştur:
    "(Allah'a ve elçisine itaat ederek) Rabbiniz tarafından bir mağfirete, genişliği göklerle yer kadar olan ve takvâ sahipleri için hazırlanmış olan bir cennete doğru yarışırcasına koşuşun!"

    Musa -aleyhisselâm- Rabbine şöyle demişti:
    "Ve benden daha çok râzı olman için sana kavuşmakta acele davrandım ey Rabbim!"

    Fakat bu 6 günlük orucu ne kadar erken tutarsa, onun için daha fazîletlidir. Çünkü geciktirmede nice âfet ve musibetler olmaktadır.

    Şâfii âlimleri ile Hanbeli âlimlerinden bazıları bu görüştedirler. Fakat bu 6 günlük orucu tutmada acele etmeyip geciktirmekte de bir sakınca yoktur. Eğer bu orucu, Şevval ayının ortalarına veya sonlarına doğru ertelerse, bunda bir sakınca yoktur.

    İmam Nevevî -Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle demiştir:
    "Ashâbımız şöyle demişlerdir: Şevval ayından 6 gün oruç tutmak müstehaptır.Bu hadis için şöyle demişlerdir: Bu 6 günlük orucu, Şevval ayının başından itibaren birbiri ardınca aralıksız tutabilir.Eğer 6 günlük orucu aralıklarla tutarsa veya Şevval'den sonraya ertelerse, câizdir.Çünkü bu hadis, genel ve kayıtsız olduğu için bu sünneti işlemiş olur. Bu meselede bizde (Şâfiî âlimleri arasında) bir görüş ayrılığı yoktur.Nitekim Ahmed ve Davud da bu görüştedirler."

    Soru:
    Ramazan bayramının birinci gününden sonra tutulan 6 günlük Şevval orucu konusunda bir kadın, âdet görmesi sebebiyle Ramazan'da tutamadığı günleri mi önce kaza edip sonra da 6 günlük Şevval orucuna başlamalı? Yoksa ne yapmalıdır?

    Cevap:
    Hamd, yalnızca Allah'adır.
    Bu kadın, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şu hadisinde zikredilen sevabı istiyorsa, önce Ramazan orucunu tamamlaması, ardından da 6 günlük Şevval orucunu tutması gerekir.

    Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:
    "Her kim, Ramazan orucunu tutar da sonra ona Şevval'den 6 günü eklerse, bütün sene oruç tutmuş gibi olur.(Müslim; hadis no:1984)

    Böylelikle bu kadın, hem yukarıdaki hadise göre hareket etmiş olsun, hem de hadiste zikredilen sevaba nâil olsun.

    Câiz olup-olmaması meselesine gelince, bu kadının, bir sonraki Ramazan orucunun öncesine kadar Ramazan orucunun kazasını ertelemesi câizdir.

    Soru:
    Bir kimse, Şevval ayında tutulan 6 günlük orucundan üç günü ile hicrî ayın 13., 14. ve 15. günlerinde tutulan bîd günleri orucuna bir niyet ederse, aynı fazîleti elde eder mi?

    Cevap:
    Hamd, yalnızca Allah'adır.
    Şeyhimiz Abdulaziz b.Abdullah b. Baz'a bu mesele hakkında sorduğumda kendisi bana şu cevabı verdi:
    - O kimsenin, bu sevabı alması ümit edilir. Çünkü bu kimse için hem 6 günlük Şevval orucunu, hem de bîd günleri orucunu tutmuş olmaktadır. Allah Teâlâ'nın lütuf ve fazîleti, geniştir.
    Aynı mesele hakkında değerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn'e sorduğumda da bana şu cevabı verdi:
    - Evet, o kimse, 6 günlük Şevval orucunu tutarsa, üç günlük bîd günleri orucu kendisinden düşer. 6 günlük orucu ister bîd günlerinde tutsun, ister öncesinde, isterse sonrasında tutsun aynıdır. Çünkü bu kimse, ayın üç gününü oruçla geçirmiş sayılmaktadır.

    Nitekim Âişe -Allah ondan râzı olsun- bu konuda şöyle demiştir:
    "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- her aydan üç gün oruç tutardı. Ayın başı veya ortası veyahut da sonu olmasına hiç bakmazdı''(Tirmizî)

    Bu oruç, sünnet namazını kılan kimseden sâkıt olan Mescidi Selâmlama namazı (Tehiyyetu'l-Mescid) gibidir (ona benzer). Zirâ bir kimse, mescide girdiğinde sünnet namazını kılarsa, kendisinden Mescidi Selâmlama namazı düşer.

    Allah Teâlâ en iyi bilendir."

    Soru:
    Ramazan bayramının ikinci veya üçüncü günü kaza orucunu tutmaya başlamak câiz midir?

    Cevap:
    Hamd, yalnızca Allah'adır.
    Ramazan bayramı, sadece bir gündür. O da, Şevval ayının ilk günüdür
    İnsanlar tarafından bilinen ve Ramazan bayramının üç gün olduğu meselesine gelince, bu, insanlar arasında meşhur olan ve hiçbir dînî hüküm gerektirmeyen bir örften ibârettir.

    Buhârî -Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle demiştir:

    "Ramazan bayramı günü oruç tutma babı... Sonra 1992 nolu hadisi rivâyet etmiştir.

    Ebu Saîd el-Hudrî'den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir:
    "Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Ramazan bayramı ile Kurban bayramı günü oruç tutmayı yasaklamıştır.

    Buna göre Ramazan bayramı sadece bir gündür. Oruç tutulması haram olan gün de o gündür. Şevvâl ayının ikinci veya üçüncü gününe gelince, bu günlerde oruç tutmak haram değildir. Bu iki günde Ramazan orucunun kazasını veya nâfile oruç tutmak câizdir.

    Allah Teâlâ en iyi bilendir.

  4. #4
    Üye
    ***Neri*** Avatarı

    Gerçek Adı
    neriman
    Üyelik Tarihi
    18.12-2009
    Son Giriş
    08.12-2016
    Saat
    19:58
    Yaşadığı Yer
    BÜYÜKÇEKMECE İSTANBUL
    Mesaj
    2.097
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    3

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    vermiş olduğunuz bilgiler için çok tşkler

  5. #5
    Üye
    ertugrul01 Avatarı

    Gerçek Adı
    Ertuğrul
    Üyelik Tarihi
    06.11-2010
    Son Giriş
    23.02-2014
    Saat
    11:46
    Yaşadığı Yer
    Anadolu
    Mesaj
    1.499
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    rica ederim önemli degil..