Toplam 6 mesajın 1-6 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    bayke Avatarı

    Gerçek Adı
    Kemal
    Üyelik Tarihi
    06.04-2005
    Son Giriş
    07.02-2009
    Saat
    15:10
    Yaşadığı Yer
    İSTANBUL/Beykoz
    Mesaj
    756
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    artık pencerede bekleyen kadın kalmadı..
    şimdi gözler ekranda. ordan bi haber bekleniyor..cep telefonunun ekranı, bilgisayarın ekranı.
    bu ayrıntıyı yakalamış olan haşmet babaoğlu'nun yazısının ilginizi çekeceğini sanıyorum.
    -----------------------------------
    Pencerede bekleyen kadınlar
    Anneanne bir saattir gözlerini cep telefonundan ayıramayan torununa baktı.
    Bekliyor musun?
    Evet, dedi genç kadın, onu bekliyorum.
    Şöyle bir durdu anneanne, ayaklarını altına toplarken mırıldanır gibi konuştu.
    Biz pencerede beklerdik, dedi; pencereden bakan kadınlardık hepimiz...

    Upuzun bir tarih yavaş yavaş silinip gidiyor muydu yoksa?
    Şimdi o pencereler küçülmüş minik bir dijital ekranın içine sığışmıştı.
    Belli bir saat gelince gözler o ekrana odaklanıyor, ışığının yanması bekleniyordu.
    Zaten artık kimsenin dünyası pencereden görünenden ibaret değildi.
    "Dünya" ekrandı çoktandır.
    Televizyon ekranı, bilgisayar ekranı, cep telefonu ekranı...

    Yazımın girişindeki konuşma bana aktarılınca hemen aklıma Camille Laurens'in "Aşkın Romanı" adlı yapıtı geldi.
    O kitapta "pencerede bekleyen kadınlar" üzerine bir bölüm olacaktı, hatırlıyordum.
    Açtım, buldum. O da ninesinden, anneannesinden ve annesinden söz ederek açmıştı konuyu.
    Şöyle anlatıyordu Camille Laurens...
    "Pencerede bekleyen kadınlar soyunun üçüncü kuşağındanım. Ninem bir şey yapmadan duramıyordu. Camın yanında gözlerini kaldırmadan dikiş dikiyordu... Anneannem, öğleden sonraları en sevdiği koltuğunda oturur, pencereden dışarı bakardı. Dizlerinin üzerinde örgüsü dururdu. Ama o hiç kıpırdamadan otururdu. Sanırım bir taraftan da düşünüyordu. Hayatını, aşkı, bizi...
    Sonra annemin, perdenin arkasından kulesindeki prenses gibi Andre'yi bekleyip gözetlediğine tanık oldum. Pencerede çok kalmıyordu. Annem onu merdivenin başında karşılıyordu.
    Bana gelince...
    Ben tek bir kare cam için yanıp tutuşuyorum.
    Ah! Ayakta burnu cama dayalı dikilmiş annesini bekleyen bir çocuk gibi aşkı bekleyeceğim o pencere kenarını ve o zamanı bana bir verseler!.."

    Beklemek...
    Başlı başına sevmektir.
    Hatta ne zaman ki erkek de beklemeye başlar; içindeki "dişi" yan ortaya çıkar; aşıktır kesin!
    Ama erkekleri bir kenara bırakıp yine kadınlara dönelim; pencerede bekleyen kadınlara...
    Bir yandan "yol gözleyen" bir yandan hayatı yeniden yeniden gözden geçiren kadınlar var mı hâlâ?
    Gün içinde haberleşmeyi sürekli kılan, kimsenin birbirinden habersiz kalmasına izin vermeyen o aygıtlar var ya...
    "Bekleme"yi kalbin derinliklerinden koparıp kısa endişelere indirgeyen o aygıtlar...
    Belki de sevme ve sevilmeyi yeniden şekillendiriyorlar.
    Farkında mıyız?

    Haşmet Babaoğlu

  2. #2
    Üye
    Mehmet YALCIN Avatarı

    Üyelik Tarihi
    07.04-2007
    Son Giriş
    14.01-2012
    Saat
    22:54
    Yaşadığı Yer
    kırşehir/merkez
    Mesaj
    1.311
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    harika paylşım abi teş.ederim..
    haşmet babaoglu da yazmış hani degilmi harika

  3. #3
    Üye
    Bacıbey Avatarı

    Gerçek Adı
    Havva
    Üyelik Tarihi
    30.06-2008
    Son Giriş
    24.06-2015
    Saat
    01:19
    Yaşadığı Yer
    Samsun
    Mesaj
    8.245
    Alınan Beğeniler
    2
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    evet yok artık pencerede bekleyen kadınlar yok çünki artık iç içe evlerin yüksek katlarından sokaklar gözükmüyor

    ama tabi konumuz bu değil benim annem pencerede bekleyen bir kadındı..pencereden bakar ve nerde kaldı bu adam derdi sesi kulağımda hala

    bende beklerdim annemle birlikte babamı..o heyecan o beklemek duygusu gerçekten çok başka..

    haa beklenen baba değilde yar olunca dahada bir başka olur heralde bilemiyorum şimdilikama tahminlerim var yani güzel olur güzel heleki beklenen gelecek umudumuz tamsa

    teknolojinin nimetlerinden faydalanmanın bir bedeli var elbette gerek maddi gerek manevi..ama keşke manevi değerlerimizi yok etmeseydi..hala pencerede bekleyen kadınlar olabilseydi..yinede olabilir insan istedikten sonra cep telefonu pc tv kullanmayabilir..gerçi biraz zor olur bu yaa..

    eski değerlerimizi yavaş yavaş değil artık çok hızlı bir şekilde kaybediyoruz en kötüsü alışıyoruzda..keşkelerin faydası yok ama keşke diyorum keşke eskisi kadar temiz ve içten duygularla sevebilsek ve pencerede bekleyen kadınlar olabilsek ...

  4. #4
    Üye
    bayke Avatarı

    Gerçek Adı
    Kemal
    Üyelik Tarihi
    06.04-2005
    Son Giriş
    07.02-2009
    Saat
    15:10
    Yaşadığı Yer
    İSTANBUL/Beykoz
    Mesaj
    756
    Alınan Beğeniler
    1
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Alıntı Alıntı Yapılan Kişi: serap_vuu Mesajı Gör
    evet yok artık pencerede bekleyen kadınlar yok çünki artık iç içe evlerin yüksek katlarından sokaklar gözükmüyor
    haklısın serap biliyor musun eski bir iki katlı evlerdeki cumba denilen çıkıntıların yapılışındaki tek amaç sokağı daha geniş olarak gözlemekti.
    nerdeee eski cumbalar

  5. #5
    Üye
    Sema Avatarı

    Gerçek Adı
    Sema
    Üyelik Tarihi
    28.07-2004
    Son Giriş
    29.11-2017
    Saat
    15:58
    Yaşadığı Yer
    A.
    Mesaj
    4.344
    Alınan Beğeniler
    33
    Verilen Beğeniler
    16
    Blog Mesajları
    28

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Yazıyı okuyunca dilime bu şarkı dolandı ...


    Elinde cımbızı aynası
    Cumbada oturur Mahmure
    Yastık dikerek Mahmure
    Rastık çekerek Mahmure
    Yaşar yuvada kuş gibi
    Tek tek sekerek Mahmure
    Şıkır şıkır şıkır da , fıkır fıkır fıkır da Mahmure

  6. #6
    Üye
    Sirine Avatarı

    Üyelik Tarihi
    30.09-2005
    Son Giriş
    22.11-2016
    Saat
    18:39
    Yaşadığı Yer
    ...
    Mesaj
    20.077
    Alınan Beğeniler
    7
    Verilen Beğeniler
    0
    Blog Mesajları
    4

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    güzel bir yazıydı paylaştığın için teşekkürler...

    hayalime canladın o eski cumbalı evler....arnavut kaldırımları evlerden süzülen o yemek kokuları....bahçede bağrışarak oynayan çocular ve bekleyen kadınlar kadınlarımız annelerimiz anneannelerimiz....pencereden bakmak...hayat bir pencere değilmi zaten...pencereden bakan el sallayıp....bu hayattan gööçüp gidenler...bir film şeridi gibi...aklımada pencere diyince konuyla alakasız olan ama hayatın bir pencere olduğu cümlesi geldi aklıma onuda söylemeden geçmek istemedim...

    özlemek beklemek telaşlı bakışlarla nerede kaldı bu adam demek...pencerenin perdelerinin ardından...merakla bakakalmak yada gidenin arkasından....geleni yada gideni...beklemek yada uğurlamak....devrin devamlı değiştiği şu günlerde moda dediğimiz şey günden güne değişmekte...eskiler yenilerin yerini tutmakta....belki apartmanlar cumbalı olmaz ama belki internetteki yazışmaların yerini hasret aldıkça...yada telefondaki sesin yerini artık özlem tuttukça...insan beklemeye başlıcak...yavaş yavaş özlemekte olduğunu farkedicek...ve beklenilen beklenilecek büyük bir arzuyla