Mürşide Teslim Ol

Konu içerisinde hem tarikata girmek isteyen hem mürşid arayan kimselere hem detarikata girmiş kendisine bir mürşid bulmuş kimselere öğütler var.


Ey mürid, iyi insanlarla arkadaşlık etmeğe, salihlerle sohbette bulunmaya çokönem vermelisin. Salih bir şeyhi, sana doğruyu gösterecek bir mürşidi aramaktakararlı olmaksın. Bulup istifade edeceğin şeyh; şeriatı çok iyi bilen,tarikatta sülûkü olan, hakikati tatmış, aklı kâmil, sadrı geniş, idaresi güzel,insanların derecelerini iyi bilen, onların maksadlarını ve temayüllerinibirbirinden ayırdedebilen, fıtratlarına âşinâ, hallerinden anlayan bir şeyholsun.

Eğer bu vasıfta bir şeyh bulursan hemen teslim ol ve her işinde onunyönlendirmesine tabî ol. Her işinde onun görüşüne ve istişaresine müracaat et.Bütün hareketlerini ve sözlerini örnek al. Ancak onun şeyhliğine aid vekendisine has davranışlarını taklid edeceğim diye kendini zorlama. Çünkü o hertürlü insanla görüşmeye, her birini durumuna göre idare etmeye, uzak ve yakınıAllah'a çağırmaya mecburdur. Bu ve benzeri şeyleri ona mahsus olarak bil.


Zahir ve bâtın hiçbir işinde ona muhalefet etme. Kalbine onun aleyhine birhavatır gelecek olursa silip atmaya çalış. Eğer buna güç yetiremiyorsan git onamüracaat et, böyle şeyleri içinden nasıl temizleyeceğini sana o anlatır.Karşılaştığın güçlükleri, anlayamadığın şeyleri ona bildirmen lâzımdır.Özellikle tarikata dair müşkillerini arzetmen gerekir.

Onun seni gördüğü yerde ona itaat edip de, zahiren seni görmediği yerde ona âsiolmaktan sakın. Kendi kendini helak etmiş olursun.


Sülûke ehliyetli meşâyihden hiçbiri ile şeyhinin izni olmadıkça görüşme. Eğersana izin verecek olursa, kalbini muhafaza etmek şartıyla git görüş. Eğer sanaizin vermemişse bil ki senin iyiliğini düşünerek izin vermemiştir. Bu sebebleonu hiçbir şekilde itham etme ve "İşte falan şeyhi çekemediği için benimonunla görüşmeme müsaade etmedi" deme. Allah dostlarının hiçbirinden böylebir şeyin sudur edeceğini düşünmekten Allah'a sığınırız.


Senin maruz kaldığın havâtırı şeyhin ille de bilecek diye bir düşünceyesapmayasın. Çünkü gaybı Allah'dan başka kimse bilmez. Bir velînin varabileceğien ileri nokta, Allah'ın ona bazı zamanlarda bazı gaybleri bildirebileceğidir.Çok defa mürid şeyhinin kendi havatırını bilmesini bekleyerek huzuruna girer debir şey eline geçmez. Mürid bununla kendini aldatmamalıdır. Gerçekte şeyhi onundurumunu bilmekte ve görmektedir. Ancak bir sırrın muhafazası ve içindebulunulan halin örtülmesi gerekmektedir ve şeyhi bu edebe riâyet etmektedir. Müridbunu idrak etmeyebilir. Çünkü Allah dostları sırları saklamaya en dikkatliolanlardır. Keramet göstermemeyi de en çok isteyenlerdir. Eğer kendilerine birkeramet gelirse üzerinde durmaz geçerler.


Velilerden, sâdır olan kerametlerin çoğu onların istemesi olmaksızın vâki olur.Bir velîde bir keramet zahir olur da onu biri görürse kendisi dünyadanayrılıncaya kadar onu kimseye söylememesini vasiyet eder. Bazan da birkerametin açıklanması lâzımdır. Açıklandığında gizlendiğinden fazla müridlerinfaydası varsa bu durumda açıklanabilir.
Yine bilmelisin ki, kâmil şeyh himmetini, fiilini, sözünü müridineulaştırabilen, huzurunda olduğu ve olmadığı zamanda müridinin kalbini muhafazaedebilendir. Mürid, mekan olarak şeyhinden uzakta bile olsa farkı yoktur. Müridböyle bir durumda zorda kalırsa şeyhinden külli bir işaret istemelidir. Müridiçin en tehlikeli şey, şeyhinin kalbinin ona karşı incinmesidir. Böyle bir şeyvâkî olduysa, yeryüzünün bütün şeyhleri bir araya gelseler onu düzeltemezler.Bunun tek çaresi şeyhinin ona karşı kalbinin düzelmesidir.


Şeyh arayan bir müridin her önüne gelen şeyhe, şeyhlik iddiasında bulunanherkese teslim olması doğru değildir. Mürid, şeyhinde yukarıda sayılansıfatları aramalı, onun bu yolun şeyhliğine lâyık bir kimse olduğuna kalbi tammutmein olmalıdır. Aynı şekilde bir şeyhin de kendisine teslim olmak için gelenherkese müsamahakâr davranmaması, önce onun arzusunda sâdık olduğunu tam olarakanlaması, ondan sonra tarikat vermesi lazımdır.


Bunlar müridin şeyhi, şeyhin müridi seçiminde dikkat etmesi gerekennoktalardır. Bir de müridin şeyh elinde, gassal elindeki meyyit gibi olmasıbuyurulmuştur. Yahud bir süt çocuğu annesinin yanında ne olması lazımsa, müridde şeyhinin yanında öyle olmalıdır. Bu durum, insanın teberrüken ziyaret ettiğişeyh ile arasında geçerli değildir. Yani bir insanın asıl şeyhi kim ise ona buteslimiyeti göstermelidir. Bir insan meşayihı ne kadar ziyaret eder, onlarınbereketinden istifadeye çalışırsa o kadar iyidir.


Eğer mürid bir şeyh bulamamışsa ciddî şekilde Cenab-ı Hakk'a iltica edip onakendisini irşad edecek bir mürşid nasib etmesini istemelidir. Çaresiz kalanaicabet eden Allah, ona da icabet edecek ve elinden tutan bir kulunakavuşturacaktır.


Bazı müridler kendilerinin şeyhi bulunmadığını zannederler. Bunların şeyharadıklarını görürsün, halbuki böylelerin şeyhi vardır, görmezler. Şeyhlerionları nazarıyla terbiye etmektedir, her zaman görüp gözetmektedir, farkınavarmazlar. Müridin niyeti ve ameli sıdk terazisi ile tartıldığında ortaya çıkannetice sıdkın azalmış olduğudur. Yoksa hakîkî mürşidler daima mevcuddurlar."Allah'ı candan arayan muhakkak surette O'nun dostunu bulur. Çünkü Allah,kendi dostlarını ancak kendini arayanlara buldurur."(*)


(*) Bu, Atâullah İskenderî rahımehullah'ın sözüdür. Manası şudur: Allah sanabir dostunun yolunu gösterirse sana kendi yolunu göstermiş demektir. O velîninyolunu göstermiş demek değildir. O velî kulunu sana göstermesi sana kendinibuldurmak içindir. Eğer böyle olmasaydı velî kullarını halk içinde gizlerdi.Bu, Allah yolunun, Allah dosttarı yoluyla bulunacağından dolayıdır.
Alıntıdır.