İçimde uçsuz bucaksın bir karanlık var, ve ben o karanlığın en uzak noktasında, sadece gözlerinin ışıltısını görüyorum.
Her fırsatta koşmak istiyorum sana ama ayaklarımda anlayamadığım bir yorgunluk. Düşüp düşüp kanatıyorum dizlerimi.
Sen hep ulaşılamaz kalacaksın, ben hep o karanlıklarda sana hasret.
Hiç seni sevdiğimi bilemeden sarılacaksın sevdiğine..
Oysa...
Hiç sevmem karanlıkları, seni benim gibi gizli gizli sevenleri de.
Sen bende masumsun..
Bir başka sevdanın yalancı koynunda tebessüm etmemeli yüzün.
O küçük bildiğim ellerini sıkmamalı başka bir el
Ve düşündüğün hep ben olmalıyım.
Yoksa ne değeri kalırdı sana olan aşkımın?

Söyle bu kaçış neden?
Yarım kalan aşkların hüznü mü seni mutsuz eden?
Söyle, susma yoksa bu suskunluk seni benden edecek.
Oysa hep mutlu ol istiyorum.
Benim olmadığım yerlerde beni düşünerek.
Sen uykuların en derininde olduğun vakitlerde
Rüzgârlarla geleceğim beni fark etmeyeceğin pencerene.
Mutlu olduğumu sandığım vakitlerde, hep bir hüzünsün zavallı yüreğimde ve hep bir eksiklik olacak ellerine hasret ellerimde.
Sen mutluluk rolünü oynarken, ben hep seni seyredeceğim
Sahilden bakıp uçsuz bucaksız denize.
Sevgi bazen çift taraflı işkence, neden acıtır ki insan sevdiğini hiç olmadık nedenlerle?
Aslında mutluluk yok biliyorum senin olmadığın şehirlerde. Bu yüzden mutsuzluğu yaşıyorum kokunu duymadığım sahillerde.
Senden bir başkasında tadamayacağım mutluluğu
Ve beklemeyeceğim başka bir selam hiç kimseden.
Senin dudaklarından çıkmayan hiç bir kelime önemli değil inan.

Bir gün daha bitti sensizliğin sokaklarında başıboş, Ellerim, ahh zavallı ellerim cebimde, Ellerine hasret, çaresiz şimdi.
Düşlediğim her şeyin kahramanısın sen, ve mutlu oldum Düşlerden her uyanışımda.
Acaba ne düşünüyorsun uyurken? Neleri hayal ediyorsun?
Oysa ben uykusuz ve yorgun gözlerimle Duvarlara defalarca gözlerini çiziyor ve onlarla sohbet ediyorum bilmiyorsun?
Sana düşlerden bir aşk yaptım.. İçinde hep birlikte olacağımız.
Ama ne yazık her uyanışımızda bir birimizi yanımızda bulamayacağız.
Olsun, sevmek seni zaten yokluğunda da sevmekti.
Ve hiç şikayet etmedim
Ben sende anlam kazandım. Yanımda olamasan da, bakamasam da hiç rengini bilmediğim gözlerine.
Ahh o gözlerin! Biliyorum yakacak bedenimi her gece..

Dur! Biraz daha yanımda kal, yanımda varlığına sarılayım.
Gitme! Gitme ki ellerime söz dinleteyim.
Yüreğimin sesine dayanamıyorum
Sen giderken haykırırcasına arkandan seslenişine gitme...
Sen sağır, yüreğin sağır.
Hiç bakmadan gidiyorsun bensizliğe.
Gidişin acı veriyor düşlerde bile.
Sen, yorulduğunda aşklardan ve yalnız hissettiğinde kendini sakın korkma sadece gözlerini kapat ve beni düşün,
göreceksin yalnızlığının usulca seni terk ettiğini.

Yüreğimde sana ait bir yer var, kimsenin bilmediği ve kapısında taştan duvarlar ne zaman ki beni düşünürsün.
Depremler olur yıkılır tüm duvarlar. Avuçlarıma bak ve anla senin varlığınla terlemek istediklerini.
Ve dudaklarıma bak sonra, hiç öpmediğin öpemeyeceğin hayallerle kuruduğunda.
Ne avuçlarıma bakacaksın, ne dudaklarıma
Ne yazık yüzü bedeni olmayan bir aşkı satırlarda bırakacağız.
Unuttun beni. Biliyorum unuttun, yine sevdalara dalmış olmalısın,
Olsun bir gün, nasılsa bir gün anlayacaksın gerçek aşkın tuttuğun ellerde değil de benim hüzünlü aşk şiirlerimde olduğunu.
Seni sevmek için acelem yok. Ben bir ömre sığdırdım seni

Acı ve hüzün zaten adım benim. Daha ne kadar acı çekebilirim?
Zaten uzaktan sevmek sadece niyetim. Sen kimsin ben kimim boşver bilinmesin...
Hiç bu kadar yanmamıştı içimdeki sana ait yüreğim kor akşamlarda ve hiç bu kadar gözyaşı dökmemiştim
dilsiz duvarlara bakıp sen, ben ve imkânsız bir vuslat, hiç bu kadar acıtmamıştı canımı.
Söyle, şimdi, şu an, nerdesin?
Seni severken
Bu aşk
Nereye varacak diye hiç düşünmedim.
Düşünseydim zaten sevemezdim ...

ALINTI