Bir hiç uğruna yaşattığın acıların bir hiç uğruna ruhunu kemirdiğini anladığın anlardır vazgeçişlerinin yaşandığı zamanlar…
' Hangi işkence yüreğini silebilirki ...
Ruhunu bedeninden ayıran mutsuzluğundur . zaman değil...
bedenine saplı kalmış acıları cıkarmak istersin ..
İnanırsın ...
Ne kadar kandırırsan kendini .
Bi o kadar tuz basarsın yarana.
Gözlerinin hayallere daldığı anda tekrar anlarsın.
' Hangi işkence yüreğini silebilirki ...
Tek kişilik olmaya hazır değildir yüreğin
Yürek en cok kendisiyle savaşır.
Kaybettikleriyle Yada Söyleyemedikleriyle ..
İçlerinden hangisi kazanırsa kazansın savaşı .
Yüreğin yine acır kanar ..
Kanayan yaranın kapanması imkansız dır bazı savaşlarda .
Kolay deildir.
Yaşananları yaşanmamış
Söylenenleri söylenmemiş .
Kabul etmek.
Uçurumdan atmaya çalıştığın ama bir türlü başaramadığın acıların bırakmaz yakanı.
Her seferinde yanında tekrar yanarsın.
İnsan kendi kendine işkence yapamaz dersin.
Yine yanılırsın.
Sahi Yanılmadığın bir an oldumu?
Her seferinde yanılmışsındır oysa.
Kazandığın hiç bir savaş yoktur.
Hatırlamak istemediklerin sadece avuntudur.
Oysa bütün yaşananlar aklındandır.
Bir an olsun çıkaramazsın aklından.
Bazen sabahlara dek ağlarsın.
ARkadaşların teselli etmeye gelir.
Başaracağım dersin.
Kendini yalanlarla avutursun.
Peki ya eline geçen bir şey varmı bu yalanlardan?
Avuntulardan başka.
Bu ayrılık seni öyle bir zindana mahkum etmiştirki.
Günler aylar deil Yıllar geçse unutamazsın sevdiğinin yüzünü.
Oysa unutmak için ölümleri göze alanlar bizler deilmiyiz.
Neden bu avuntular?