Toplam 4 mesajın 1-4 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    ibo3535 Avatarı

    Gerçek Adı
    İBRAHİM
    Üyelik Tarihi
    28.04-2011
    Son Giriş
    28.05-2017
    Saat
    15:25
    Yaşadığı Yer
    izmir
    Mesaj
    392
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Abdullah İbni Ümmi Mektum, Peygamber’imizin ilk eşi Hz Hatice vâlidemizin dayısı Kays İbni Zâide’nin oğludur Annesinin adı Âtike binti Abdullah’tı
    Cennetle müjdelenen ilk ama sahabi Abdullah İbni Ümmü mektum Kendisi annesine nispetle ‘Ümmi Mektum’un oğlu’ anlamında İbni Ümmi Mektum ismiyle meşhur olmuştur Çocukken gözlerini kaybetmiş olduğunu şu mukaddes sohbetten öğrenmekteyiz: Hz Enes’in rivayet ettiğine göre, bir defasında Hz Cebrail, Peygamber’imizin huzuruna geldiğinde İbni Ümmi Mektum da orada bulunmaktaydı Cebrail, “Gözünü ne zaman kaybettin?” diye sorunca o da “Çocukken” cevabını vermiştir Bunun üzerine Cebrail kendisine şu müjdeyi vermiştir: “Allah, buyuruyor ki: ‘Ben bir kulumun gözünü aldığım zaman ona cenneti mükâfat olarak veririm’ Bu hadis-i kudsi sâyesinde Abdullah İbni Ümmi Mektum, dünyada iken cennet müjdesini almış oluyordu Bir Kur’an âşığı olan Abdullah, Peygamber’imizin huzurunda bulunmak, O’nun manevî atmosferinden istifade etmek ve O’ndan Kur’an’dan âyetler öğrenmek için, sık sık Resulullah’ın yanına giderdi Bir gün Abdullah, bu niyetlerle Peygamber’imizin huzuruna gelir Bu esnada da Resulullah, belki içlerinden birkaçı imana gelir ümidiyle Kureyş müşriklerinin ileri gelenlerine canla başla İslâm’ı anlatmaktaydı Abdullah, meclise gelerek Peygamber’imize hitaben, “Yâ Resulallah, bana Kur’an okut Allah’ın sana öğrettiğinden bana da öğret” dedi


    Resulullah, müşriklerin üzerinde daha fazla durma gereği duyduğundan, O’nunla yeterince ilgilenemedi Abdullah, arzusunu birkaç defa tekrar etti Resulullah, ona aldırmayıp yüzünü buruşturup döndü, sözünün kesilmesini istemedi ve misafirlerle sohbet etmeye devam etti Fakat çok sürmedi, tam sözünü bitirip kalkacağı sırada İlâhî ikaz geldi: “Yanına âmâ geldi diye yüzünü ekşitip döndü! Nereden bileceksin, belki de o günahlarından arınacaktı! Yahut o öğüt alacak ve o öğüt kendisine fayda verecekti! Öğüde ihtiyaç duymayan kimseye gelince sen ona yöneliyorsun Onun inkâr ve isyan pisliği içinde kalmasından sen mesul değilsin! Sana koşarak gelen ve Allah’tan korkan kimseyi ise ihmal ediyorsun! Sakın! O Kur’an bir öğüttür” (Abese Sûresi; 1, 10)

    Bu hadiseden sonra Resulullah, Abdullah’a daha çok iltifat ve ikramda bulunmuştur Ne zaman onu görse, o hadiseyi hatırlatarak, “Ey Rabb’imin beni ikazına sebep olan kardeşim, merhaba!” diye onun gönlünü alırdı Abdullah, ilk Müslümanlardan olduğu gibi, ilk muhacirlerden olma şerefine de nail olmuştu Peygamber’imizden önce, Medine’ye Musab b Umeyr ile ilk hicret edenlerdendi Peygamber’imizden Kur’an âyetlerini ezberleyen ve bu şekilde hafız olan Abdullah, Musab ile birlikte Medineli Müslümanlara Kur’an öğretmiştir Görme özürlü olmasına rağmen, Hz Peygamber onu Bilal ve Ebû Mahzûre ile birlikte Mescid-i Nebevî’de müezzinlikle görevlendirmiştir Hz Bilal-i Habeşî olmadığı zaman Eb’u Mahzûre, o da bulunmadığı zaman Abdullah ezan okurdu Ramazan aylarında ise sahurun bittiğini ilan etmek için ayrıca ezan okurdu Abdullah Bunun için Resulullah müminlere “Bilal ezanı gece okuyor, İbni Ümmi Mektum ezan okuyuncaya kadar yiyip içiniz” buyurmuştur

    Abdullah (ra) dinde çok hassastı Mesela cihadın fazileti ile ilgili âyetler indiğinde, sanki bu âyetlerin kendisini muhatap kıldığı kaygısı ile bir gün Peygamber’imize gözyaşları ile gelerek: “Ya Resulallah! Vallahi, cihat etmeye imkânım olsa, ederdim!” diyerek Rabb’ine yönelmiş ve “Ya Rab; Özrümü beyân eden âyet indir! Özrümü beyân eden âyet indir!” diye yalvarmıştır Peygamber’imizin kâtibi, Zeyd İbni Sâbit bu hadiseyi şöyle rivayet etmektedir: “İbni Ümmü Mektum, Resulullah (sas) bana vahyi yazdırırken gelmiş ve bu sözleri söylemişti Bu sırada Resulullah’ın dizinin bir kısmı dizimin üzerine geliyordu Birden dizi ağırlaşmaya başladı Vahiy başlamıştı Dizim ezilecekti zannettim Biraz sonra hafifledi Bana dönerek, “Zeyd, yazdığını oku!” buyurdu Okudum: “Müminlerin savaşa katılmayıp oturanlarla, malları ve canlarıyla Allah yolunda cihat edenler bir değildir” Resulullah ilâve etti ve yazmamı söyledi: “Özürlü olanlar hariç” (Nisâ; 4, 95, 96)

    Hakkında ayet inerek muaf tutulmasına rağmen, cihada katıldı ve sancak taşıdı Ancak, Resulullah döneminde her sefere katılamazdı Çünkü Efendimiz onu Medine’de vekil bırakarak, imamlığı ona veriyordu İslâm Peygamberi ona, toplam on üç kez Medine’de vekillik, “kaim-i makam”lık vermiştir İslâm’da özürlülerle ilgili çeşitli hükümlerin belirlenmesi, onun sâyesinde mümkün olmuştur Veda Hutbesi’ni cemaate yüksek sesle tekrarlamıştır Hz Abdullah, Hz Ömer’in halifelik döneminde İran’ın fethinde bulundu ve şehid oldu(Miladî 636

  2. #2
    Üye
    ibo3535 Avatarı

    Gerçek Adı
    İBRAHİM
    Üyelik Tarihi
    28.04-2011
    Son Giriş
    28.05-2017
    Saat
    15:25
    Yaşadığı Yer
    izmir
    Mesaj
    392
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Cok güzel bi hayat hikeyesi

  3. #3
    Üye
    ibo3535 Avatarı

    Gerçek Adı
    İBRAHİM
    Üyelik Tarihi
    28.04-2011
    Son Giriş
    28.05-2017
    Saat
    15:25
    Yaşadığı Yer
    izmir
    Mesaj
    392
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ders cıkarmak lazım

  4. #4
    Üye
    Tayanç Avatarı

    Gerçek Adı
    Ensar
    Üyelik Tarihi
    24.03-2012
    Son Giriş
    07.10-2017
    Saat
    18:59
    Yaşadığı Yer
    İstanbul
    Mesaj
    4.595
    Alınan Beğeniler
    17
    Verilen Beğeniler
    28
    Blog Mesajları
    1

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    Gerçekten de anıt isimlerin yaşam öykülerini okumak insanı derinden etkiliyor.
    Allah onlardan razı olsun.