Toplam 2 mesajın 1-2 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #1
    Üye
    ibo3535 Avatarı

    Gerçek Adı
    İBRAHİM
    Üyelik Tarihi
    28.04-2011
    Son Giriş
    28.05-2017
    Saat
    15:25
    Yaşadığı Yer
    izmir
    Mesaj
    392
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    Bir şiir daha başlıyor.
    Ama bu, asırlık bir şiirdir.
    On dört asırlık bir şiir.
    Peygamber sohbetinin
    Şiirleşmiş ifadesidir.

    Şimdi o güne gidiyoruz.
    Yine bir yolculuğa çıkıyoruz.
    Yeni bir yolculuğa…

    Zaman ötesi zamanda
    Ulvi bir vakitteyiz
    Ve sanki biz, şimdi Asr-ı Saadetteyiz.
    İzhir ve celil otlarının o hoş kokusu yayılır.
    Mecenne sularının sesi gelir uzaktan
    Şame ve tufeyl dağları ninni söyler sahraya.
    Herşey uysaldır.
    Herşeyde nazlı bir gül edası.
    O’nun edası…
    Ve O’nun sohbeti.
    Dinleyenler sahabe topluluğu.
    Sanki başlarında bir kuş var,
    Ve sanki o uçmasın diye pür dikkât
    O’nu dinliyorlar.
    Aileden, maldan ve amelden bahsediyor.
    Sohbet bitince Abdullah b. Kürz izin istiyor;
    “Ya Rasulallah!
    Anlattıklarınızı şiir halinde söyleyeyim mi?
    İzin verir misiniz?”
    Hz. Peygamber;
    “Olur.” Buyuruyor.
    Ve Abdullah b. Kürz şiirine başlıyor.
    Ailem, yaptıklarım ve ben sanki üç kardeşiz.
    Ölüm yaklaştığında onları çağırıp konuşan biri gibiyiz.
    Adam kardeşlerine der ki;
    “Ölüm kapımı çaldı! Bana yardım edin.
    Geri dönülmez bir yolculuk başlıyor.
    Uzun ve güvenilmez.
    Bu hal karşısında bana nasıl yardım edebilirsiniz?”
    Malı der ki;
    “Benden ayrılmadığın sürece
    Her isteğini yerine getiririm
    Ama ayrılık olursa aramızdaki dostluk biter.
    İstediğini benden şimdi al.
    Çünkü yakında ben, savrulan kumlar arasına katılacağım.
    Başka insanların olacağım.
    Beni sonraya bırakma, harca.
    Hızla yaklaşan ölüm gelmeden,
    Elini çabuk tut, hayır yap.”

    Ailesi de şöyle der;
    “Ben seni cidden sever,
    Seni herkesten üstün tutarım.
    Gücümü kuvvetimi senin için harcar, iyiliğini isterim.
    Ama iş ciddileştiğinde senin için ölemem!
    Ardından göz yaşı dökerim,
    Yüksek sesle ağlarım,
    Seni hayırla yâdederim.
    Cenazende bulunur,
    Gireceğin kabre kadar,
    O son durağına kadar,
    Hasretle tabutunu taşır,
    Sonra geri dönerim.
    Sanki aramızda hiç bir şey yokmuş gibi,
    Hiç birbirimizi sevmemiş gibi,
    Hiç birbirimizden sevgi görmemiş gibi…”
    İşte insanın ailesi!
    İşte desteği.
    Ve işte gerçek yüzü.

    Sonra ameli konuşur insana;
    “Ben, senin kardeşinim” der
    “Sarsıntıların dehşetli anında
    benim gibi bir kardeş bulamazsın.
    Benimle mezarda karşılaşacaksın.
    Orda seni savunacağım.
    Hesap günü, ağır gelmesi için gayret gösterdiğin kefeye oturacağım.
    Beni unutma, değerimi bil!
    Ben üzerine titreyen merhametli bir öğütçüyüm.
    Seni hiç bir zaman yalnız bırakmam.
    İşte senin amelin!
    Vuslat günü kavuşacağın güzel amellerin!”

    Abdullah bu şiiri okuyunca,
    Rasulullah ve arkadaşları ağladılar.
    İşte o günden sonra,
    Hz. Abdullah,
    Ne zaman ki bir topluluğun yanından geçse
    Kendisini çağırır, şiirini okumasını rica ederlerdi.
    O da okurdu.
    Ve yine göz yaşı.
    Yine çağlayan sahabe yürekleri!

    Bu şiir asırlık bir şiirdi.
    On dört asırdır okunan bir şiirdi.
    Peygamber sohbetinin,
    Şiirleşmiş ifadesiydi

  2. #2
    Üye
    ibo3535 Avatarı

    Gerçek Adı
    İBRAHİM
    Üyelik Tarihi
    28.04-2011
    Son Giriş
    28.05-2017
    Saat
    15:25
    Yaşadığı Yer
    izmir
    Mesaj
    392
    Alınan Beğeniler
    0
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    ne güzel bi şiir böyle