Sayfa 15 / 30 İlkİlk ... 511121314151617181925 ... SonSon
Toplam 449 mesajın 211-225 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #211
    Üye
    dostempati Avatarı

    Gerçek Adı
    Kalperen C* Türkoğlu
    Üyelik Tarihi
    16.02-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    kalpOder Turan * Krt
    Mesaj
    1.544
    Alınan Beğeniler
    34
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    ------------

    -- D A V E T L İ S İ N İ Z --

    - Davası olmayanın daveti olmaz; davanız varsa davetiniz vardır.
    - Gerçek davetçi “Bize gel” diyen değil, “Kendine gel” diyendir.
    - Davası Allah olanın, destekçisi Allah’tır.
    - Duası olanın davası olur, davası olanın iddiası olur.
    - Davanız duanızdır.
    - Davet fiili duadır.
    - Dava sahibi olanlar heva sahibi olmazlar.
    - En etkili davet temsildir.
    - Reddedilme ihtimali var diye davet sorumluluğu terk edilemez.

    ----------------------------------------------------------------------------

    Mustafa İslamoğlu

  2. #212
    Üye
    dostempati Avatarı

    Gerçek Adı
    Kalperen C* Türkoğlu
    Üyelik Tarihi
    16.02-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    kalpOder Turan * Krt
    Mesaj
    1.544
    Alınan Beğeniler
    34
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    -----

    Sözümüz Kur an
    Özümüz Kur an
    Gönlümüz Kur an

    -----------


    OKUDUN MU?

  3. #213
    Üye
    dostempati Avatarı

    Gerçek Adı
    Kalperen C* Türkoğlu
    Üyelik Tarihi
    16.02-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    kalpOder Turan * Krt
    Mesaj
    1.544
    Alınan Beğeniler
    34
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Kütübü Sitte

    ----------------


    914 - İbnu Mes'ud (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bana:


    " - Kur'ân'ı bana oku!" dedi. Ben (hayretle):

    " - Sana indirilmiş bulunan Kur'ân'ı mı sana okuyayım?" diye sordum. Bana:

    " - Evet, ben onu kendimden başkasından dinlemeyi seviyorum!" dedi.

    Ben de ona Nisa süresini okumaya başladım. Ne zaman ki, "Her ümmete her şâhid getirdiğimiz ve ey Muhammed, seni de bunlara şâhid getirdiğimiz vakit durumları nasıl olacak?" mealindeki âyete (41. âyet) geldim.

    " - Dur!"dedi. Durdum ve dönüp Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a baktım. Bir de ne göreyim, iki gözünden de yaşlar akıyordu."


    -------------------------------------------------------------------


    Buharî, Fedâilu'l-Kur'ân 32, 33, 35;
    Müslim, Musâfırin 247, (700);
    Tirmizî, Tefsir, Nisa, (3027, 3028);
    Ebü Davud, İlm 13, (3668).

  4. #214
    Üye
    dostempati Avatarı

    Gerçek Adı
    Kalperen C* Türkoğlu
    Üyelik Tarihi
    16.02-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    kalpOder Turan * Krt
    Mesaj
    1.544
    Alınan Beğeniler
    34
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ------

    Bismillahirrahmanirrahim (Rahman, Rahim Allah adına) cümlesiyle ifade edilen hakikate kısa adıyla besmele denir. Besmele, hem ilk vahyin bir sonucu, hem ilk emrin bir gereğidir. Zira Allah Rasulü’ne gelen ilk vahiyYaratan Rabbin adına oku!” emridir. Bu emir yine Kur’an’da Bismillahirrahmanirrahim şeklinde formüle edilmiştir. Efendimiz Kur an daki emirleri Müslüman hayatının kodları olarak hem uygulamış, hem de müminlere uygulamalarını söylemiştir. Mesela Allahu ekber bunlardan biridir ve Müzzemmil suresindeki “Ve Rabbini tekbir et!” emrinin kodlanmışıdır.

    ------------------------------------------------------

    Mustafa İslamoğlu

  5. #215
    Üye
    dostempati Avatarı

    Gerçek Adı
    Kalperen C* Türkoğlu
    Üyelik Tarihi
    16.02-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    kalpOder Turan * Krt
    Mesaj
    1.544
    Alınan Beğeniler
    34
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ------

    Besmele Müslüman hayatının bir numaralı kodudur. Kur’an’ı bir ülkeye benzetirsek besmele bu ülkenin vizesidir. Yok, Kur’an’ı eğer bir siteye benzetirsek, besmele bu muhteşem sitenin ana giriş kapısının anahtarıdır.

    Hz. Peygamber “Besmelesiz yapılan işler sonuçsuz kalmaya mahkumdur” buyurur. Nuh ve Süleyman Peygamber hakkında nakledilen ayetler de gösteriyor ki besmele, ilk insandan bu güne insanlığın değişmez değerlerini savunan tüm İslam Peygamberlerinin sembolüdür. Hz. Peygamber de bu sembolü yüceltmiş, kendisine indirilen ilk ayet olan “Oku yaratan Rabbinin adıyla” (96:1) emrini yine Kur’an’da yer alan ilahi bir form olan “Bismillahirrahmanirrahim”le yerine getirmiştir. Peygamber besmeleyi yalnızca Kur’an okumaya başlarken ya da sure girişlerinde değil, her bir işe başlarken okuyor ve müminlerine de bunu tavsiye ediyordu. Muhtemelen O bu anlayışını Nuh Peygamberin gemiyi yürütürken ve Süleyman Peygamber’in mektup yazarken besmeleyle başladığını ifade eden Kur’an’dan çıkarıyordu.

    -----------------------------------------

    Mustafa İslamoğlu

  6. #216
    Üye
    dostempati Avatarı

    Gerçek Adı
    Kalperen C* Türkoğlu
    Üyelik Tarihi
    16.02-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    kalpOder Turan * Krt
    Mesaj
    1.544
    Alınan Beğeniler
    34
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    -----------

    Kur’an ülkesinin muhteşem kapısı olan Fatiha’nın anahtarı olan besmelenin sembolize ettiği anlam aslında hayatın tümünü içine alan bir ‘hayat felsefesi’, müminin varlığa bakış açısının koordinatlarını veren bir ‘âlem görüşü’dür. Buna göre, işine Allah’ın adını anarak başlayan birinin bu davranışı şu anlamlara gelir:

    a) Hamd ve şükür: Yaptığı işi Allah sayesinde yaptığını hatırlamış, O’nun adını anarak ikram sahibine teşekkür etmiştir. Eğer okunan Kur’an ise, onu okumaya besmeleyle başlamak, Kur’an’ın kaynağını hatırlamak ve onu gönderene hamdetmek anlamına gelecektir. “Eğer şükrederseniz, artırırım” (14:7) ayeti gereğince, besmele o nimetin bereketini celbedecektir. Bu nimet Kur’an gibi muhteşem bir nimetse, bunun artırılması oransal ve fiziksel değil manevi bir şekilde olacaktır ki, bu da Kur’an’ın yüreğe, zihne, hayata daha fazla ışık saçması, daha fazla yerleşmesidir.

    b) Bağlanma (ilsâk): Nasıl Kur’an’ın anahtarı besmele ise besmelenin anahtarı da başındaki “be” edatıdır. Besmele’nin başındaki “be” edatı ilsâk içindir. İlsâk, iki şeyi birbirine bağlamak, iki taraf arasında ilişki kurmak için köprü, geçit, bağlantı yapmak demektir. Peki, bu bağlantı neyi sembolize etmektedir? Bu bağlantı, İnsanın Allah’a olan bağını sembolize eder. Besmele ile insan içkini aşkına, dünyayı ahirete, bedeni rûha, ednâyı a’lâya, ûlâyı ukbâya, geçiciyi kalıcıya, eşyayı mukaddese bağlamış olur. Bu anlamda besmele insanın Rabbi ile iletişime geçmek için kullandığı Allah tarafından verilmiş bir parola, bir şifredir. İnsan, maveraya bu şifre sayesinde ulaşır ve ötelere sesini bu sayede duyurur.

    c) Allah’tan bağımsız bir alan fikrinin reddi: Besmele çeken biri, Allah’ı işine karıştırmış, dahası işini Allahlı kılmıştır. Bu, aynı zamanda Tevhid’in ameli bir boyutudur. Hayatını besmeleli hale getiren biri, hayatına Allah’ı şahit tutmuş, özetle hayatı ibadete dönüştürmüş demektir. Çünkü, Allah’ın razı olmayacağı şeylere besmele çekilmez. Bu Allah’la istihza etmek anlamını taşır. Şu halde, hayatı besmeleli geçen biri, hayatını ibadete dönüştürmüş biridir.

    d) Dua: Besmele, aynı zamanda Allah’a çıkartılmış bir davetiyedir. Bir işe başlarken besmele çeken biri “Allah’ım, bu işi senin yardımın olmadan yapamam. Senin verdiğin imkan, güç ve kuvvet sayesinde bu işe başladığımı biliyorum, bu işten umduğum amaca ulaşmak için de sana, yardımına ihtiyacım var” demiş sayılır. Besmele bu anlamıyla bir duadır.

    e) Zikir: Zikrin en geniş anlamının “geriye dönük tefekkür”, “unutulan gerçeği hatırlama” olduğu göz önünde tutulursa besmele, “unutmakla malul” olan insanın sahip olduğu tüm değerlerin kaynağını hatırlaması anlamına gelir. Zikrin amacının “Allah ve ahlak bilinci”ni insanda yerleştirmek olduğu hatırlandığında besmelenin işlevi daha bir aydınlanmış olur.

    ---------------------------------------------------------------------

    Mustafa İslamoğlu

  7. #217
    Üye
    dostempati Avatarı

    Gerçek Adı
    Kalperen C* Türkoğlu
    Üyelik Tarihi
    16.02-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    kalpOder Turan * Krt
    Mesaj
    1.544
    Alınan Beğeniler
    34
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ---

    Bir aylık Ramazan mesaisinin ödülü nasıl bayram ise,

    Bir ömürlük iman mesaisinin ödülü de cennettir.

    ---------------------------

    Mustafa İslamoğlu

  8. #218
    Üye
    dostempati Avatarı

    Gerçek Adı
    Kalperen C* Türkoğlu
    Üyelik Tarihi
    16.02-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    kalpOder Turan * Krt
    Mesaj
    1.544
    Alınan Beğeniler
    34
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Seferberlik başladı - 28.07.2012 - Gundem - Yeni Şafak

    Türkiye Diyanet Vakfı, Arakanlı Müslümanlar için yardım kampanyası başlattı. Kampanyayı duyuran Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, "Burma'nın Arakan Müslüman topluluğunun soykırıma tabi olmalarından dolayı Diyanet olarak bir kampanya başlattık. Biz Türkiye Diyanet Vakfı olarak buradaki kardeşlerimiz için yardımlara başlayacağız. Şu sorulacak, 'kendi yakınlarımız dururken neden uzak yerlere gönderiyoruz?' Milletimiz, uzak yerlere yardım ederse Cenab-ı Hak yardımseverlerin kazançlarını kat kat bereketlendirecektir" diye konuştu.

    Türkiye Diyanet Vakfı tarafından organize edilen 31'inci Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı, Ankara Kocatepe Camii'nde kurulan fuar alanında açıldı. Açılışa katılan Diyanet İşleri Başkanı Görmez, "Oku diye başlayan bir kitabın mensupları olarak çok az okuyoruz" dedi. Görmez, İslam Ansiklopedisi'nin elektronik ortama aktarıldığı müjdesini verdi. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ise "Yeni bir Srebniza yaşanmaması için uluslararası toplumun bu zulme 'dur' demesi gerekir. Diyanet'in yardımı akan kanı durdurmayacak ama önemli ihtiyaçlarını karşılayacak" diye konuştu.

    ARAKAN YAZ 5601'E GÖNDER

    Türkiye Diyanet Vakfı'nca Burma'daki Müslümanlar için başlatılan kampanyanın ramazan ayın sonuna dek süreceği kaydedildi. Yardım kampanyasına katılmak isteyen vatandaşların Turkcell, Avea ve Vodafon operatörlerinden 'ARAKAN' yazıp 5601'e mesaj göndererek 5 TL'lik bir katkıyla Arakan ve Mali'deki Müslümanlara destek olabilecekleri belirtildi. İsteyenler ise TDY'nin internet sitesinden online olarak bağışta bulunabilecek.

  9. #219
    Üye
    dostempati Avatarı

    Gerçek Adı
    Kalperen C* Türkoğlu
    Üyelik Tarihi
    16.02-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    kalpOder Turan * Krt
    Mesaj
    1.544
    Alınan Beğeniler
    34
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    -----

    Üç günlük dünya için gayret üstüne gayret, ebedi yaşam için gayret yok hayret…

    --------------------

    Necip Fazıl Kısakürek


  10. #220
    Üye
    dostempati Avatarı

    Gerçek Adı
    Kalperen C* Türkoğlu
    Üyelik Tarihi
    16.02-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    kalpOder Turan * Krt
    Mesaj
    1.544
    Alınan Beğeniler
    34
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    -------

    Vahiy : Allah’ ın dil dışı yöntemlerle insanlarla konuşması, insana mesaj iletmesidir ve vahiy Allah’ ın en büyük hidayetidir.

    ----------------------

    Mustafa İslamoğlu

  11. #221
    Üye
    dostempati Avatarı

    Gerçek Adı
    Kalperen C* Türkoğlu
    Üyelik Tarihi
    16.02-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    kalpOder Turan * Krt
    Mesaj
    1.544
    Alınan Beğeniler
    34
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    -------------

    Euzubillahimineşşeytanirracîm

    İsti aze: Akleden kalbe aldırılan abdest


    İstiaze sığınma ve yardım talebi demektir. Kur an ın açık bir emridir. İki ayrı ayette gelir. İkisi de birbirine yakın zamanlarda inmiş olan Nahl ve Mü minun surelerinde yer alır.

    Birincisinde doğrudan Kur an okuyana bir emirdir: Kur an okuyacağın zaman, aşağılanarak kovulmuş Şeytan ın şerrinden Allah’a sığın! (16:98)

    İkincisinde Kur an okuyanla sınırlı olmaksınız yine emir olarak gelir: Ve de ki: Rabbim! Şeytanların fitleme ve dürtüklemelerinden Sana sığınırım! (23:97).

    ------------------------------------------

    Mustafa İslamoğlu

  12. #222
    Üye
    dostempati Avatarı

    Gerçek Adı
    Kalperen C* Türkoğlu
    Üyelik Tarihi
    16.02-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    kalpOder Turan * Krt
    Mesaj
    1.544
    Alınan Beğeniler
    34
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    -------------

    Bu iki emir arasında birçok fark vardır. Bu farkları anlamak, Allah a sığınma emri olan istiazeyi de anlamayı kolaylaştırır. Nahl suresinin 98. ayeti Kur an okumaya niyetlenen kimseye emirdir. Ayette kara e fiili kullanılmıştır, telâ fiili değil. Bu da anlamak için okumaya”delalet eder. Bu, aktarmak ve saklayıp ezberlemek için okumaya delalet eden tela dan farklıdır. Demek ki, ayetteki Şeytan dan Allah a sığınma emrinin anlamayla doğrudan bir ilişkisi vardır. Şeytan dan Allah a sığınma emrinin amacı Kur an ı doğru anlamak”tır. Dahası Kur’an’ı yanlış anlamaya sebep olan her tür görünür görünmez saptırıcıdan uzak kalmaktır. Emrin ilk yarısı budur.

    İkinci yarısı ise Allah a sığınmaktır. Bu ikisi arasındaki irtibat kelime-i tevhidin iki yarısı arasındaki irtibat gibidir. İstiğfar ve tevbe arasındaki irtibat gibidir. Her iki boyutuyla istiaze, Şeytan dan yüz çevirip Allah a yüzünü dönme işlemidir. Aynı zamanda Allah ın anlamın hem kaynağı hem de garantisi olduğunu ifade eder.

    -------------------------------

    Mustafa İslamoğlu

  13. #223
    Üye
    dostempati Avatarı

    Gerçek Adı
    Kalperen C* Türkoğlu
    Üyelik Tarihi
    16.02-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    kalpOder Turan * Krt
    Mesaj
    1.544
    Alınan Beğeniler
    34
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    -----------

    İkinci ayet şeytanların şerrinden mücerret olarak sığınmayı ifade eder. Bu şeytanlara sadece görünmeyen cin şeytanları değil; aynı zamanda görünen şeytanlar da dahildir. Mesela insan şeytanları (Bkz: 6:112). Zira insan şeytanları da insanın algılarını köreltebilir, idrakini rotasından saptırabilir, aklını çelebilir, bilincini dumura uğratabilir ve hakikati bulanık görmesine sebep olabilir. Yine bu şeytanlara insanın öteki kişiliği haline gelen nefsi, bilinçaltı, güdüleri ve ayartıcı duyguları da dahildir (Krş: 43:36). Belki de cevhere yönelik sapmadan Allah a sığınmanın temel sebebi de budur.

    ------------------------------------

    Mustafa İslamoğlu

  14. #224
    Üye
    dostempati Avatarı

    Gerçek Adı
    Kalperen C* Türkoğlu
    Üyelik Tarihi
    16.02-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    kalpOder Turan * Krt
    Mesaj
    1.544
    Alınan Beğeniler
    34
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    --------

    İki ayet arasındaki bir diğer fark; Nahl 98’de Allah’a sığınılırken Mü’minun 97’de Rabbe sığınılmaktadır. Birincisi Allah’ın zatına sığınmayı, ikincisi sıfat ve fiiline sığınmayı ifade eder. Şeytan’dan Allah’ın uluhiyetine sığınmak, aslında Şeytan’ın insanın cevherine yönelik ayartmalarına taalluk eder. Allah’a sığınma bütün istiaze çeşitlerini kapsar. Yine Şeytan’ın hakikatin cevherine yönelik anlayışını saptırma teşebbüslerine taalluk eder. Rabbe sığınmak ise her tür şeytanın ve şeytansıların şerrinden Allah’ın fiillerine sığınmadır. İşte Hz. Peygamber’in şu istiazesi, iki ayeti de kapsayan muhteşem bir sığınma örneğidir:

    Allah’ım! Senin gazabından hoşnutluğuna, cezandan bağışlayıcılığına, Senden Sana sığınırım.” (Müslim, Salât 222, vd.)

    Hadisin son cümlesi olan “bike mink” ibaresi tam da Zattan Zata sığınmadır ki, sığınmanın en yücesini teşkil eder. Ondan önce Allah’ın fiillerine ve sıfatlarına sığınılmıştır. Çünkü gazabı, rızası ve cezası fiilleri, bağışlayıcılığı ise sıfatıdır.

    ------------------------------------

    Mustafa İslamoğlu

  15. #225
    Üye
    dostempati Avatarı

    Gerçek Adı
    Kalperen C* Türkoğlu
    Üyelik Tarihi
    16.02-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    kalpOder Turan * Krt
    Mesaj
    1.544
    Alınan Beğeniler
    34
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    ------

    İki ayet arasındaki bir başka fark; birinci ayetin bizzat fiili bir emir olmasıdır. Bu bir “yap” emridir. Yapılması istenen iş “sığınma” işidir. İstiaze cümlesini söylemek, bu emri tutmak için yeterli değildir. Yani e‘ûzü billahi mine’ş-şeytani’r-racim demek dil ile istiazedir. Bu olsa olsa Mü minun 97’nin bir gereğidir. Zira orada “de ki” emriyle gelmiştir talimat. Fakat Nahl 98’de demek değil yapmak emredilmektedir. Bu da gösterir ki, istiaze halden kale, gönülden dile, bilinçten eyleme, içten dışa doğru bütüncül bir sığınmayı ifade eder. Bir insan diliyle Allah a sığınırken, haliyle Şeytan a sığınabilir. Sözüyle Allah a sığınırken özüyle sığınmanın gereğini yerine getirmeyebilir. Bu ise gerçek bir sığınış değildir. Allah böylesi bir sığınmayı kabul etmeyecektir.

    ------------------------------

    Mustafa İslamoğlu




Sayfa 15 / 30 İlkİlk ... 511121314151617181925 ... SonSon