Sayfa 11 / 30 İlkİlk ... 78910111213141521 ... SonSon
Toplam 449 mesajın 151-165 arasındakiler
Buraya tıklayarak yazıları büyültebilirsiniz Buraya tıklayarak yazıları küçültebilirsiniz
  1. #151
    Üye
    dostempati Avatarı

    Gerçek Adı
    Kalperen C* Türkoğlu
    Üyelik Tarihi
    16.02-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    kalpOder Turan * Krt
    Mesaj
    1.544
    Alınan Beğeniler
    34
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    STAR, dünyanın en güvenli, en sağlıklı, en konforlu ve en dayanıklı tekerlekli sandalye minderi.
    ----

    “Vahiy, bir hatırlatmadır. Demek ki unutulan bir şey var.”

    --------------

    Mustafa İslamoğlu

  2. #152
    Üye
    dostempati Avatarı

    Gerçek Adı
    Kalperen C* Türkoğlu
    Üyelik Tarihi
    16.02-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    kalpOder Turan * Krt
    Mesaj
    1.544
    Alınan Beğeniler
    34
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ----

    Yüce Allah'ın dostluğunu isteyenler vahyin dostluğuna sığınsınlar;

    Zira Yüce Allah'ın dostluğu vahye dostlukla elde edilir.

    -------------

    - Mehmet Okuyan -

  3. #153
    Üye
    dostempati Avatarı

    Gerçek Adı
    Kalperen C* Türkoğlu
    Üyelik Tarihi
    16.02-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    kalpOder Turan * Krt
    Mesaj
    1.544
    Alınan Beğeniler
    34
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    indirmek için link: Hasenat 5 çıktı - Dünyanın en gelişmiş Kuran araştırma programı


    Emek verenlerden Allah razı olsun.


    Hasenat 5 sürümüne eklenenler :

    0 WORD uyumluluğu.

    Yazıcıdan çıktı alma imkanı

    Ses paketlerini çalma esnasında indirme.

    iPhone tarzı kayar menüler.

    Kelime meali.

    Sözlük içinde Türkçe, Arapça arama ve kopyalama.

    Sekme yerleşimi, silinen sekmeleri kurtarma.

    Kaydedilen çalışmaları birleştirebilme.

    İnternet tarayıcısı.

    Gelişmiş bir kelime işlemci.

    Yapışkan notlar.

    Arayüz değişikliği.

    Sekmelerde rtf (zengin metin biçimi) ve text dosyaları desteği. Rtf ve txt dosyalarını herhangi bir sekme içinde açabilme imkanı.

    Sayfa üzerinde yapılan tüm değişikliklerin çalışmayı kaydetme ile birlikte eksiksiz kaydedilmesi.

    Sekmede gelen sonuç sayfasında kes, kopyala, yapıştır, metin düzenleme, font stil, renk, ölçü ayarlama.

    Programın altına eklenen düğmelerle sayfalar arasında kolayca gezinme. Ve istenilen sayfaya gitme imkanı.

    Sanal Arapça ve Türkçe klavye.

    Arama geçmişi özelliği.

    Fonksiyon sekmelerinin altındaki arama alanları sayesinde kolayca ve fonksiyonel arama imkanı.

    Büyüteç. Sayfaları fontla oynamadan büyütme imkanı.

    Sayfa içinde Bul-Değiştir fonksiyonu.

  4. #154
    Üye
    dostempati Avatarı

    Gerçek Adı
    Kalperen C* Türkoğlu
    Üyelik Tarihi
    16.02-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    kalpOder Turan * Krt
    Mesaj
    1.544
    Alınan Beğeniler
    34
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    41. MECLİS

    Bilesin ki, bütün eşya, ilâhî kuvvetle hareket eder ve aynı kuv­vetle sükûnet bulur. Bir kula bunu anlamak nasib olursa, kullarda kuvvet bulmaktan istiğna duyar. Ve onları Hakk'ın kudretine ortak etmez. Ayrıca kullar da ondan rahat ederler. Çünkü yeryüzünde o, kimseyi ayıplamaz ve kimseden bir talepte bulunmaz.

    O kullar, büyük derecelerin sahibidir. Onlar, önlerindeki plana göre hareket ederler. Dinimizin çizdiği çerçeve dahilinde yürürler. Dinimizin emri onlara yeter. Onun verdiğini almak onlara kâfi ge­lir. İlim yolları ile kullara yol gösterirler. Karihalarından kimseye bir şey demezler. Kullara bir şey söylerken ilimle hikmeti de birleş­tirirler.


    Allah Teâlâ, kulların yaptığını görür; buna inanmak icap eder. Hiçbir hüküm o görmeyi bozamaz. O'nun görmesi asıldır. Sonra O'nun görmesi, aklı bütün olan herkes tarafından arzu edilen şey­dir. O'nun görmesi olmasa yaratılmışların hâli nice olur?


    Hak Teâlâ yaptığından sorumlu değildir. Kullar hep sorumlu­dur. Hak Teâlâ kulların yaptığını görmese, bilmese, neyi soracak? Hak Teâlâ, her şeyi bütün inceliği ile görür. Bu, her iman sahibinin mutlaka inanması gereken bir mevzudur. Tevhid ehli ve Allah'ın kudretine ikan yolu ile iman eden ve razı olan kişi, kalbi ile bunları tasdik eder. Kadere ve verilen hükme uyan kişi, kendisi ve başkası için olan her şeye boyun eğer. Sabırla karşı koyar. Kullara değil, Hak Teâlâ'ya sığınarak kurtuluş çarelerini arar.


    Cenâb-ı Hak, senden de, yapacağın sabırdan da müstağnidir. O yalnız senin tutumunu gözetir. İman yolunda tuttuğun davanda doğ­ru musun, yoksa yalancı mısın?


    Sadık sevgi sahibi, herhangi bir şeye sahip olmaz.
    Her şeyini sev­gilisine bırakır. Sevgi ve dünyalık toplamak, bunların ikisi, bir kal­be sığmaz. Hak Teâlâ'yı seven de böyle olur. Mademki yalnız O'nun sevgisini kalbinde taşıyor, o halde nefsini, malını, sonunu, O'na bırakır, ne kendisine ne de başkasına seçtiği bir şey olur. İman sahibi bilir ki, kendisinin ve başkasının sahibi Allah'tır. O hâlde ne ister? Bir şey yapılacaksa Hak Teâlâ en iyisini yapar.

    * * *

    Hak Teâlâ'yı yaptığı işler için itham etme. Aceleci olma. Cahil olma, cimri olma. O'nun katından çıkacak bir şey varsa, sana gelir. O'na teslim olmayı bil.

    Bütün yönler kapanır. O'nun kapısı açık kalır.
    O'nun kapısına girersen bütün kâinata sahib olursun.


    Senin sevgin gelişemez! Ancak bir şartla; o da, Hak Teâlâ'dan gayri bütün ciheti kendine kapalı tutmak. Sana yalnız O'nun cihe­ti kalmalı. Sen O'na yönel ve yalnız O'nu sev. O sevgilin, kalbini te­mizlemeyi iyi bilir. Arş'tan yerin derin katına kadar inen yaratılmış­ların hiçbiri sana tesir edemez. Hepsi sevgili kudreti ile atılır, gider.


    Dünyayı sevme, âhireti isteme. Onlar kalbinden uzak dursun. Dünyada çalış, öbür âleme göç ettiğinde cennete koyarlarsa gir.


    Mecnun gibi olmalısın. O, kalbinde sevgi yer ettiği zaman halk arasından çıktı. Yalnız olmayı istedi. Vahşî hayvanlarla yaşadı. Şe­hirleri terk etti, harabelere gitti. Halkın ne övmesini dinledi, ne de kötülemesine kulak astı. Kulların konuşması ve sorması ona farksız oldu.
    Övmeleri hiç olduğu gibi, kötülemeleri de sıfıra düştü.

    O Mecnun öyle anlar geçirdi ki, sordular:

    “Sen kimsin?” Söyledi:
    “Leylâ...”
    “Neredensin?”
    “Leylâ...”
    “Nereye?”

    “Leylâ...”

    Başkalarını gözü görmüyordu. Başkalarını işitmeye kulağı da­yanmıyordu. Artık o bu hâlinden dönemezdi. Yüz çevirenler, onun Mecnunluk hâlinden anlamadılar.

    Şu şiir ne güzel söylenmiş:


    Bir ülkede ki, nefisler koşar boşa

    Halkı, soğuk demiri döver daim boşa.

    Bu kalp Hak Teâlâ'yı bilirse, sever. O'na tam yakınlık duyar. Yaratılmışlar onu ilgilendirmez. Ve ruhuna huzur veremez. Maddî olan her şey ona ağırlık verir. Yemek, içmek vs. şeylerle tatmin ol­maz. Şehir hayatı onun için önem taşımaz. Kalbi huzur içinde olduk­tan sonra, harabeler de ona çok gelir. İlâhî emirler dışında hiçbir şey, Hak irfanına sahib olan kalbi bağlayamaz. Her hâli bir prensi­be bağlıdır. Fiil tecellisi onu garketmiştir. Sadece kaderin gelişine bakar; başka şeyleri bilmez.

    Allah'ım rahmet elini bizden çekme; dünya denizi bizi boğar. Mevhum varlığımız bizi yere serer. Ey keremi bol, reyinde isabetli ve geçmiş hükümlerin sahibi, bize yetiş.

    * * *

    Ey evlat! Sözlerimi iyi anla ve amel et. Dediklerimi anlamak ko­lay değildir. Ancak bilfiil tatbikat yapmak lazımdır. Tatbikat her şeyde elzemdir. Yapılmasını sevdiğim şeyleri yapmayan, sözlerimin devamını dinleyemez ve anlayamaz. Hakkımda iyi düşünce beslemeyen, sözlerimin doğruluğuna inanamaz. Bir sözle ki, iş yapılmaz, o söz ne ile ve nasıl anlaşılır?

    Ebû Hureyre (r.a), Peygamber (s.a.v) Efendimiz’den işittiği şu hadîs-i şerifi rivayet eder: “Bir kimse, Allah'tan hoşnut olarak sıtmalı bir gece geçirse, anadan doğduğu gün gibi günahtan çıkar.”

    Bu günlerde sana bir şey gelmez oldu. Yola gelmen için biraz daralman lazımdır. Başka türlü olmayacak.

    Ashâb-ı Kirâm'dan Muaz (r.a) bazen ince ve derin dinî mese­lelere işaret eder, şöyle derdi:
    “Geliniz, bir anımızı imanlı geçirelim.” Bunun mânası: “Geliniz, bir anlık olsun zevk âlemine dalalım; geliniz, o yüce kapıdan bir anlık olsun içeri girelim.

    Bu kelâmı ile Muaz (r.a) her şeye esas nazarla bakılmasını ve yakîn gözü ile görülmesini isterdi. Zahirde her İslâm adını alan, iman sahibi olamaz. Derin, ince ve önemli meselelere akıl yorması ve an­laması lazımdır. Benliğinde ilâhî bir yakınlık duymayan da iman sa­hibi olmaz. Muaz (r.a) bunları iyi bilirdi. Sözlerini bilgisine göre söylerdi.

    Sözü, Peygamber (s.a.v) Efendimiz’e şikâyet yollu duyuruldu: “Sanki imanımız yok mu da, bize Muaz böyle diyor?” Bunun üzerine Peygamber (s.a.v) Efendimiz şöyle buyurdu.


    “Muaz'ı haline bırakınız.”


    Ey nefse ve şeytana tapan, dünyaya kul olan, senin kullar ya­nında kıymetin yok; Hak katında da önemin kalmadı. Salih kullar yüzüne bakmaz oldular. O salih kişiler âhiretin nimetine tapanı bi­le sevmezler; sen dünyaya tapar oldun; bakarlar mı yüzüne?


    Yazık, hâline acı; işin dil kalabalığı ile geçiyor. Onunla eline ge­çen şeyi alma. Sözü bırak, işe bak. Sen başkalarına göre yalancısın; ama doğruluktan dem vuruyorsun. Şirk ettiğin bilindiği hâlde, tas­dik ettiğini vehmediyorsun.


    Doğruluk, karışık işler arasında olmaz. İşlerin çürük; ama her işini cevherli sanmaktasın.


    Şu anda seninleyim; senin iyiliğin için meşgul olmaktayım. Ya­lan söylemeni yasak ediyorum. Doğru söylemeni emrediyorum. Elim­de üç âlet var. Her şeyi bunlarla ölçmekteyim. O ölçüler;
    Kitap, Sün­net ve kalbimdir. Bunlarla bütün iyiyi, kötüyü bilirim, anlarım. Kal­bimle, kalıpların durumunu sezerim. Yaptıkları işe bakarım. Bir kalbin her şeyi olduğu gibi bilmesi için, Kitap ve Sünnetle amel etmesi icap eder. İnsan, kâmil olabilmesi için, Peygamber (s.a.v) Efen­dimiz’e tam uymalı; Kur'an yolunu tutmalıdır. Başka kurtuluş yolu yoktur.

    Bilgi ile amel etmek, ilmin süsüdür. Bilgi ile amel kalbi sağlam kılar ve temizler. Kalp sağlam olursa, bütün duygular sağlam olur. Kalp temiz olunca da bütün duygular ona uyar. Kalbe süsler açılın­ca, dış duygulara da verilir. O öyle bir et parçasıdır ki, sağlam olur­sa bünye de sağlam olur.

    Kalbin sıhhati, Yaratan'la kul arasındaki muamelenin
    dürüstlü­ğüne bağlıdır. O muamele bir sırdır. Bazen bir kuş gibi uçar gider. Kalp bir kafestir, sağlam olursa kuşu tutar. Kalp de bir kuştur; onun kafesi ise bünyedir; sağlam olursa kalp orada durur. Bünye de bir kuştur; kafesi ise kabirdir. O öyle bir kafestir ki, ondan kaçıp kurtul­mak imkânsızdır. Herkes oraya girer. Oranın darlığından kurtulan­lar ise, iman sahipleridir.

    -----------------------------------------------------------------------------------------------------------

    GAVS-ÜL-A'ZAM SEYYİD ABDULKADİR GEYLANİ (41.MECLİS)

  5. #155
    Üye
    dostempati Avatarı

    Gerçek Adı
    Kalperen C* Türkoğlu
    Üyelik Tarihi
    16.02-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    kalpOder Turan * Krt
    Mesaj
    1.544
    Alınan Beğeniler
    34
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Sayın Nur-u Dilara;

    Güzel dilekleriniz için teşekkür ederim. Yüce Rabbim sizden ve tüm mümin kardeşlerimizden razı olsun. Bizleri Kur an dan, imandan ayırmasın...amin...

    -----------------------------------------------------------------------------

    Mecnun gibi olmalısın. O, kalbinde sevgi yer ettiği zaman halk arasından çıktı. Yalnız olmayı istedi. Vahşî hayvanlarla yaşadı. Şe­hirleri terk etti, harabelere gitti. Halkın ne övmesini dinledi, ne de kötülemesine kulak astı. Kulların konuşması ve sorması ona farksız oldu. Övmeleri hiç olduğu gibi, kötülemeleri de sıfıra düştü.

    O Mecnun öyle anlar geçirdi ki, sordular:

    “Sen kimsin?” Söyledi:
    “Leylâ...”
    “Neredensin?”

    “Leylâ...”

    “Nereye?”

    “Leylâ...”


    Başkalarını gözü görmüyordu. Başkalarını işitmeye kulağı da­yanmıyordu. Artık o bu hâlinden dönemezdi. Yüz çevirenler, onun Mecnunluk hâlinden anlamadılar.


    GAVS-ÜL-A'ZAM SEYYİD ABDULKADİR GEYLANİ (41.MECLİS)

  6. #156
    Üye
    dostempati Avatarı

    Gerçek Adı
    Kalperen C* Türkoğlu
    Üyelik Tarihi
    16.02-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    kalpOder Turan * Krt
    Mesaj
    1.544
    Alınan Beğeniler
    34
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Kur an ı daha iyi anlayabilmek için kullanabileceğiniz güzel bir program. 20 farklı meal, Arapça sözlük, Kur an fihristi ve daha pek çok özellik var. Özellikle Arapça dan Türkçe ye çeviri yapmak için kullanabilirsiniz. Arapça öğrenmek ve Kur an ı Arapça okuyup anlamak için kullanabilirsiniz. Ben elimden geldiği kadar Arapça metinler üzerinde çalışıyorum.

    Allah hepimizden razı olsun...

  7. #157
    Üye
    dostempati Avatarı

    Gerçek Adı
    Kalperen C* Türkoğlu
    Üyelik Tarihi
    16.02-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    kalpOder Turan * Krt
    Mesaj
    1.544
    Alınan Beğeniler
    34
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    -----

    Kur’an
    bir mucize-i bakidir; onun mucize oluşu ancak anlaşılınca tecelli eder.

    --------------------

    Mustafa İslamoğlu

  8. #158
    Üye
    dostempati Avatarı

    Gerçek Adı
    Kalperen C* Türkoğlu
    Üyelik Tarihi
    16.02-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    kalpOder Turan * Krt
    Mesaj
    1.544
    Alınan Beğeniler
    34
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ------

    - De ki: “Benim yolum budur: Ben yalnızca Allah’a çağırıyorum. Ben de, bana uyan kimseler de (ne yaptığımızın) çok iyi farkındayız; ki Allah’ın şanı pek yü­cedir ve ben O’na ait vasıfları başkasına yakıştıranlardan değilim. (Yusuf Sûresi.108)

    -----------------------------

    Hayat Kitabı Kur’an Gerekçeli Meal-Tefsir - Mustafa İslamoğlu

  9. #159
    Üye
    dostempati Avatarı

    Gerçek Adı
    Kalperen C* Türkoğlu
    Üyelik Tarihi
    16.02-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    kalpOder Turan * Krt
    Mesaj
    1.544
    Alınan Beğeniler
    34
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    -------

    Kendilerine ilâhî mesaj (verilip) de onu tilavet etmenin hakkını verenler var ya: (a) işte onlardır ona hakkıyla inananlar; (b) kim de bu mesajı inkâr ederse, işte kaybedenler de onlardır.(c) -Bakara:121 -



    NOTLAR

    a- Tilavet tek başına değil hakka tilavetihi kaydıyla gelmiş. Tek başına tilavette anlamak ve yaşamak şart değildir. Fakat vahyi tilavetin hakkı anlamak ve yaşamaktır. Allah Rasulü de bu ibareyi “ona gereği gibi uyanlar” şeklinde tefsir etmiştir (İbn Hanbel).

    b- Cuma sûresinde “kitap yüklü eşekler” olarak nitelenenlerin tam tersi.

    c- Eğer bir mesajı uygulamak ona gereği gibi inanmanın şartıysa, bir mesajı uygulamamak da ona gereği gibi inanmamanın sonucu olmalıdır. Âyette bu durum inkâr olarak adlandırılmaktadır.

    ------------------------------------------------

    HAYAT KİTABI KUR’AN - MUSTAFA İSLAMOĞLU

  10. #160
    Üye
    dostempati Avatarı

    Gerçek Adı
    Kalperen C* Türkoğlu
    Üyelik Tarihi
    16.02-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    kalpOder Turan * Krt
    Mesaj
    1.544
    Alınan Beğeniler
    34
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ------

    Diğergâm olunuz, hodgâm olmayınız. Eğer insanlar inandıkları bir dünyayı rahatlarından, servetlerinden, konforlarından, hayatlarından fedakârlık yapmadan kurabileceklerini düşünüyorlarsa, koskoca bir insanlık tarihi onları yalanlayacaktır. Batıl ehlinin batıl davası için yaptığı fedakârlığı, hak ehli hak davası için yapamıyorsa zaferden söz etmesi de abes olacaktır. Çünkü hayatın en değişmez yasasıdır: “İnsan için ancak çalışmasının karşılığı vardır.” Kur’an böyle buyurmaktadır. Buradaki şart “çalışmak”tır. Bir insanın hak yolda oluşu, tembelliğinin mazereti olamaz. Kazananlar, çalışanlar olacaktır.

    ------------------------------

    TAVSİYELER - MUSTAFA İSLAMOĞLU

  11. #161
    Üye
    dostempati Avatarı

    Gerçek Adı
    Kalperen C* Türkoğlu
    Üyelik Tarihi
    16.02-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    kalpOder Turan * Krt
    Mesaj
    1.544
    Alınan Beğeniler
    34
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    -----

    Vahyin inşa ettiği akıl sınırlı formüllerle sınırsız problem çözer.

    -----------------------

    Mustafa İslamoğlu


  12. #162
    Üye
    dostempati Avatarı

    Gerçek Adı
    Kalperen C* Türkoğlu
    Üyelik Tarihi
    16.02-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    kalpOder Turan * Krt
    Mesaj
    1.544
    Alınan Beğeniler
    34
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    --------

    Allah'ı, O'na yaraşır bir
    sevgiyle seven, bu sevginin üzerine titrer.
    Yani, Allah sevgisini yitirme korkusuyla tir tir titreyenler.

    ''Onlar, O'nun yüceliği karşısında derin bir saygıyla titrerler'' (21:28) derken, kastettiği kimseler bunlardır.

    Aslında ''Allah korkusu'' adı verilen de budur: İlahi sevgiyi yitirmekten korkmak. ''Ya Allah beni sevmezse!'' , ''Ya O'nun sevgisini yıpratırsam!''

    ----------------------------------

    Mustafa İslamoğlu

  13. #163
    Üye
    dostempati Avatarı

    Gerçek Adı
    Kalperen C* Türkoğlu
    Üyelik Tarihi
    16.02-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    kalpOder Turan * Krt
    Mesaj
    1.544
    Alınan Beğeniler
    34
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    -------

    Kur’an;
    günah işlemeyenlerden değil, günahına tevbe edenlerden örnek verir.

    ----------------------------

    Mustafa İslamoğlu

  14. #164
    Üye
    dostempati Avatarı

    Gerçek Adı
    Kalperen C* Türkoğlu
    Üyelik Tarihi
    16.02-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    kalpOder Turan * Krt
    Mesaj
    1.544
    Alınan Beğeniler
    34
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    ----------

    - Hz. Adem örneği
    tevbenin inşası içindir.

    - En büyük hata, insanı hatasız görmektir. Kur’an bu yüzden Adem’in iğvaya düşmesinden, Hz. Musa’nın kaza cinayetinden, Hz. Yunus’un kaçışından, Hz. Davud’un tevbesinden, Hz. Peygamber’in uyarılmasından söz eder.

    - Şeytan; günahında ısrar ettiği için Şeytan oldu, Âdem günahına tevbe ettiği için adam oldu.

    - Günah işlemek kirlenmektir, istiğfar ise temizlenmektir. Günahla kirlenen istiğfar ile temizlenmelidir.

    -----------------------------------------------

    Mustafa İslamoğlu

  15. #165
    Üye
    dostempati Avatarı

    Gerçek Adı
    Kalperen C* Türkoğlu
    Üyelik Tarihi
    16.02-2009
    Son Giriş
    Saat
    Yaşadığı Yer
    kalpOder Turan * Krt
    Mesaj
    1.544
    Alınan Beğeniler
    34
    Verilen Beğeniler
    0

    Zaten Değerlendirdiniz! 0 Zaten Değerlendirdiniz!
    Panthera: hafif, agresif ve zarif aktif tekerlekli sandalye...
    ---------

    - İbrahimî
    iman, Allah'a fatura çıkarmayan imandır.

    - İmanda pazarlık olmaz, pazarlık olan yerde iman olmaz.
    - Kur'an'daki Hz. İbrahim örneğinin verdiği ders şudur: Hiçbir Nemrud'un ateşi İbrahimî bir imanı yakamaz.
    - Şarta bağlı her iman, samimiyetsizdir.
    - İman etmek değerlerinden emin olmaktır.
    - İman değerini insanın özgür seçiminden alır.

    -----------------------------------

    Mustafa İslamoğlu




Sayfa 11 / 30 İlkİlk ... 78910111213141521 ... SonSon